19. Bölüm
Sınırsız Aykırı Serisi 3 / MİREL GERİ DÖNDÜ
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Giderek kuvvetlenen duygularıma engel olamıyor, her seferinde ona doğru çekiliyordum. Hissettiğim duygular başkalarından duyduğum aşka, sevgiye benzemiyordu. Ona karşı hissettiğim o bağ öylesine kuvvetliydi ki beni gözü kara, cesur bir kız yapıyordu. İçimin kıpırdanmasıyla huzursuzca yerimden kımıldadım. Bir an önce ona doğru koşmak, kollarına atılmak, defalarca özür dilemek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her şeyi unutana kadar teninde kaybolmak istiyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de aptaldım, aklımda oluşan şüpheli düşüncelere rağmen bana beni sevdiğini bile söyleyemeyen adam için çıra gibi yanacak kadar aptaldım. Bu beni gurursuz veya daha fazlası mı yapıyordu? Umurumda olan şey sadece gözlerimin önünde duran o güzel gözleri, sıcak elleri, üzerine bir sis perdesi örttüğü gerçek kimliğiydi. Herkesten sakladığına ihtiyacım vardı. Ona ulaşmak, kavuşmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben Mesih’le konuşana kadar tüm bunlardan ona bahsetme lütfen.” Bu sarsıcı geçmişin gizemini ben kaldırmak istiyordum. Ona gitmek, ellerini tutmak, yanında olduğumu hissettirmek istiyordum. Tüm planlarına ait olmak, ona yardım etmek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onaylarcasına kafasını salladı, vakit kaybetmeden Şah’la vedalaşarak depodan çıktığımda yanaklarımdaki kızarıklık yüzümü yakıyordu. Merak ettiğim öğrenmem gereken o kadar fazla şey vardı ki… Kehanet’in tüm derinliğine Mesih’le birlikte girmek istediğim için geriye kalan tüm hatıralarımı ona saklamıştım. Kendimi ondan duymak istiyordum, ona yaklaşmak istiyordum. Tüm bunları öğrendiğinde suratında oluşacak olan ifade gözümün önünde canlandıkça heyecanlanıyordum. O tepkisiz bakışlarında doluşacak olan ifadeyi merakla düşlüyordum. Belki biraz korku, biraz endişe hissediyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir soluk alarak adımlarımı hızlandıracakken, telefonumun çalmasıyla durarak çantamdan telefonumu çıkarttım. Ekranda Melikşah’ın adını gördüm. Kaşlarım çatılmıştı. Huzursuz hissedip telefonu açtığımda, “Mesih beni görmeye geliyor, her şeyi senden öğrenmesini istiyorsan ona gözükmesen iyi edersin. Aksi takdirde beni neden görmek istediğini sorgulayacaktır.” dedi. Hızla bir çırpıda konuşmuştu. Rahat bir soluk verdim, endişelenecek bir şey yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkür ederim.” Biraz daha beklemem gerekecekti. Mesih uzun süredir bekliyordu, ben de sabredebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kapattıktan sonra ağaçların arasına dalarak taksi çağıracakken telefonum tekrar çaldı. Semum arıyordu. Suratımda kocaman bir tebessüm oluştuğunda dakikalar öncesinde ağladığım için gözlerim yanıyordu. Mesih, Semum’a hiçbir şey yapmamıştı, Her şeyi Mirel denen o pislik yapmıştı. Bu yüzden o an, kendimi Semum’a karşı suçlu hissetmemiştim. Bildiğim her şeyi ona da anlatacaktım. Bu sayede hafızası daha da canlanacaktı. Bedeninde o yaraları açanın Mirel olduğunu daha net hatırlayacaktı. Mesih günahsızdı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Semum!” Telefonu coşkuyla açtığımda içim sıcacık olmuştu. İkisinden birini seçmeme gerek kalmamıştı, pekâlâ Semum’un yanında da olabilirdim. Onu böylesine bir sevinçle karşılayacağımı kestiremediği afallayıp sessiz kalmasından anlaşılıyordu. “Neredesin, yanına gelmek istiyorum.” Tüm mutluluk sesime kadar yansımıştı. O lanet yaraları Mesih açmamıştı, bunu defalarca haykırmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evdeyim, sen iyi misin?” dedi kuşkuyla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha önce hiç bu kadar iyi olmamıştım, Semum!” Suratımda giderek genişleyen tebessümümle, keyifle mırıldanmıştım. “Bir yere ayrılma, hemen geliyorum.” Cevap vermesine fırsat tanımadan telefonu kapattığımda içim sıcacık olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehanet’e ilk geldiğim zaman gözlerimin önünde beliriyordu. Semum, o koyu laciverte çalan gözleriyle ne kadar da ürkütücü bir havayla beni izlemişti. Onu gördüğüm an sırtımdan aşağı bir tüy inmiş, tüm bedenim titremişti. Daha sonrasında neden o gün otogarda beklediğini sorduğumda bana geçmişiyle ilgili bir şeyler hatırlamak için arada ziyaret ettiğini söylemişti. Suratımdaki tebessüm acı bir hâl aldı. Geçmişini hatırlamadığı için savunmasız olduğunu düşünüyordum. Bu hâliyle üzerime bir kalkan gibi kapanması ona güvenmemi sağlamıştı. Bana karşı her zaman cömert davranmıştı. Eğer izin verirse tekrar yanında olmak, hafızasını kazanması için elimden geleni yapmak istiyordum. Semum benim için değerliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre ne tarafa gittiğimi bilmeden ağaçların yanından yürüdüm, kenarda gördüğüm tabelaya doğru ilerledim. Sokağın girişine çıkıp vakit kaybetmeden, İsimsiz’e göre daha hayat dolu olan sokağa doğru ilerleyerek Semum’un evine doğru adımlarımı sıraladım. Coşkuyla yürüyorken, küçük bir çocuk kadar sevinçliydim. Kehanet’in sokaklarında ilk defa bu kadar mutlu ilerliyordum. Öylesine sevinçliydim ki kısa bir süre sonra mutluluktan uçacaktım sanki… Suratımdaki geniş tebessüme garip bir ifadeyle bakan insanları umursamadan, adımlarımı neredeyse sekercesine atarak Semum’un sokağına girdiğimde birazdan olacaklar karşısında heyecandan bayılmak üzereydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in üzerindeki tüm suçlamalar asılsızdı. Bir gün birazdan Semum’un öğreneceği gibi bunu herkesin görmesini sağlayacaktım. Mesih’i bu kasvetten kurtaracaktım. O hissiz bakışları yeniden can bulacak, donmuş duyguları aydınlanacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un evi İsimsiz’e yakın olduğu için neyse ki fazla oyalanmama gerek kalmamıştı. Merdivenlerini koşarak çıktığımda nefes nefese kalmıştım. Kendime toparlanma fırsat vermeyip, vakit kaybetmeden kapısını tıklattım, çok geçmeden kapıyı açmıştı. Dişlerim gözükecek şekilde ona doğru sırıtıp kendimi kollarına attığımda, afallayarak bir adım geriye doğru sendeleyip içeri girmemizi sağladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolunu uzatarak kapıyı kapattığında sırtım demir kapıyla buluşmuştu. O da hemen önümdeydi. Lacivert renk gözleri tedirginlikle üzerimde gezindiğinde koynundan yayılan kokusu etrafı doldurdu. Üzerine geçirdiği acı yeşil gömleğin önü tamamen açıktı. Bir süredir yaptığı sıkı çalışmanın etkisiyle çıkan göğüs ve karın kasları ona oldukça farklı bir görünüm katmıştı. Suratında da bir farklılık vardı sanki. Yüzünü dikkatle incelediğimde sol kaşının ortasına çizik attığını gördüm. Semum son zamanlarda hafızasını kazanmaya başlamasıyla beraber tarzını oldukça değiştirmişti. Uçları biraz uzun duran saçlarını tamamen kısaltmış, her tarafını üç numaraya vurmuştu. Bu farklı hava Semum’a iyi gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Afallamasından faydalanarak onu gereğinden fazla incelemiştim. Boğazını temizleyerek gergin ifadesini toparlamaya çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu tavırlarını neye borçluyum?” Her ne kadar kendini rahat tutmaya çalışsa da hissettiği kuşku tüm mimiklerine yansımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsememi tekrar suratıma kondurarak, “Merak etme, birazdan öğreneceksin,” diyerek kollarını tuttuğumda tavırlarıma hâlâ anlam veremiyordu. Daha fazla dayanamadan kafamı salladım. “Senden uzaklaşmama gerek kalmadı.” Çattığı kaşlarının arasında derin bir çizgi oluştu. Bana karşın o, oldukça negatif düşüncelerle doluydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl yani?” dedi aksi bir ifadeyle. “Mesih’ten vazgeçip beni mi seçiyorsun?” Sert ifadesiyle temkinli bir biçimde konuşmuştu, söylediklerine inanamıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir soluk aldığımda göğsüm yükselmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır.” Kafamı iki yana salladım. Bir adım ötemde duruyor, bana doğru eğdiği başıyla ne düşündüğümü anlamaya çalışıyordu. “Artık buna gerek kalmadı çünkü…” Kafamı ona doğru yaklaştırarak gülümsedim. “Sana bunları yapan Mesih değildi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden kanı çekildiğinde derisi öylesine gerilmişti ki üzerindeki negatif enerji âdeta gözle görülür bir hâl almıştı. Birden burun kanatları genişlediğinde çehresi sıkılaştı, gözlerinden ateş çıkıyordu sanki. Büründüğü ürkütücü hâlden korksam da onu anlayabiliyordum. Büyük ihtimalle ne saçmaladığımı düşünüyordu. Derin bir iç daha çekerek kapıyla arasından ayrılıp hole doğru birkaç adım attığımda arkamda kalmıştı. Her ne kadar suratını göremiyor olsam da giderek büyüyen öfkesini hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl hissettiğini anlıyorum Semum ama inan ki…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kes sesini!” Hayretle ona doğru döndüğümde solukları hızlanmış, çehresi iyice kararmıştı. Anlaşılan onu tüm bunları ona yapanın Mesih olmadığına inandırmak sandığımdan da zor olacaktı. Kirpiklerini kaldırıp gözlerini birer ateş topu gibi üzerime sabitlediğinde, kaşları hiddetle çatılmıştı. “İlk başta ben de inanamadım…” Dedim ve sustum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerime doğru bir adım attığında gözlerimi indirerek korkutucu bedenini inceleyip tekrar suratına çıktım. Buğday teni saniyeler içerisinde deri değiştirircesine renk atıyordu. Kızaran gerdanı ve şakaklarına hayretle bakakaldığımda dudaklarım aralanmış, tebessümümden tek bir iz bile kalmamıştı. Bir adım daha attığında öylesine ürkütücü ve korkunç gözüküyordu ki gözümle görmesem bir an, karşımdaki başka bir adam diyecektim. Sol bacağım kendiliğinden geriye doğru sendeledi. Kuruyan boğazımı ıslatmak istercesine yutkundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlaşılan, senin için bunu kabullenmesi, sandığımdan da zor olacak.” Bir adım daha attığında kaşlarımı çatarak, “Sakin ol lütfen,” dedim temkinli bir ifadeyle. Karşımdaki adam kırmızı görmüş bir boğa gibiydi. “İnan bana, her şeyi öğrendim. Tüm bunların arkasında Mesih yok, Mirel denilen o şeytan var,” dediğimde, irileşen gözlerinde giderek büyüyen bir öfke görmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de söylediklerim anılarına ilişiyor, hafızasını tazeliyordu. Mirel’i hatırlıyor, Mirel’in ona yaptıkları hafızasında canlanarak başka bir boyuta geçiyordu. Derinlemesine aldığı solukların ardından şakaklarında biriken terleri dirseğiyle sildi. Kuruyan dudaklarımı ıslatıp onu incelemeye devam ettiğimde bakışları aşağı doğru indi. Belli ki kendini sakinleştirmeye çalışıyordu, toparlanabilmesi için zamana ihtiyacı vardı. Ürkütücü bakışları artık suratıma sabitlenmediği için rahat bir soluk alarak kaskatı bir şekilde ayakta dikilen bedenine doğru ilerledim. Öylesine kasılmış, öylesine gerilmişti ki onu ilk defa bu hâlde görüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi omzuna koyarak yumuşak çıkmasını umduğum bir sesle, “Tüm bunları o cani yaptı,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yere bakan gözlerini kaldırdığında kirpiklerinin arasından attığı o sert bakış, etlerimi kesmişti sanki. Bana neden o şekilde baktığını anlayamıyorken birden yanağıma attığı tokadın etkisiyle kendimi yerde bulduğumda gözlerim kararmıştı. Dizlerimin üzerine düştüğümde kafam geriye doğru düşüp savruldu, boynumdan gelen çıtırtı sesleri kulaklarımı gıdıklamıştı. Ağrıyan ense kökümü sabit tutmaya çalışarak kafamı dik tutmaya zorladım. Boynumda öylesine şiddetli bir ağrı meydana gelmişti ki sanki başım yerinden çıkacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın arasından dökülen acı dolu sızlama beynimi uyuşturmuş, kulaklarımda yankılanmıştı. Parmaklarımı mermer zemine sıkıca bastırıp kendimi sabit tutmaya çalıştığımda sanki hareket etsem başım boynumdan çıkacaktı. Daha fazla dayanamadım, kafam öne doğru düştüğünde beynim zonkluyordu. Acıdan gözlerim yaşardı, saniyeler öncesinde yanağımda patlayan o tokadın etkisiyle yanağım ateşler içerisinde cayır cayır yanıyordu sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımdan dökülen inlemeler birbirini takip etmeye devam ediyorken kendimi bir anda nasıl bu durumda bulduğumu çözemiyordum bir türlü. Semum bana neden vurmuştu; her şeyden önce, ilk defa ondan böyle bir karşılık alıyordum. Bu zamana kadar genelde üzerime titreyen o adam, az önce bana gerçekten de tokat mı atmıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi defalarca açıp kapatarak gördüğüm kâbustan uyanmaya çalıştım. Bir türlü uyanamıyordum, gözümü her açtığımda ayaklarının dibinde yerde, ağrılar içerisinde oturuyordum. Dudağımın kenarından sıyrılarak çeneme doğru akan sıvı öylesine gerçekti ki aklım bulanıyordu. Kafamı güçlükle kaldırmaya çalıştığımda boyun kaslarıma hâkim olamadığım için başım geriye doğru yatmıştı. Buğulanan bakışlarım, azmettiren sert gözlerine hapsolduğunda burnundan aldığı hiddetli soluklarla göğsü kalkıp iniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Se-sen…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzımdan çıkanları kendi kulaklarım dahi zor duymuştu. Bilincim kapanmıştı sanki. Orada oturuyordum ama ruhum attığı tokadın etkisiyle bedenimden uzakta duruyordu sanki. Bana tepeden, alçak gören kudretli çehresiyle bakıyor, dudaklarını birbirine doğru mıhlıyordu. Yumruklarını kemik yerleri bembeyaz kalacak şekilde sıkıyordu. Kısılan gözlerinin altında oluşan koyu torbalarla öylesine ürkütücü duruyordu ki yarı kapalı olan bilincimle ne yapacağımı şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Altdudağımda oluşan kabuğu dilimle ıslattığımda çenemde ve dudak kenarımda hissettiğim sancıyla suratımı buruşturdum. Çenem öylesine emanet hissettiriyordu ki sanki yerinden çıkmıştı ve ben onu tekrar takmıştım. Semum sözlerime itimat etmemiş, bana inanmamıştı. Üstelik kendine aykırı davranarak beni incitmek pahasına da olsa korkunç bir tepki vermişti. Oysaki ben, buraya kadar onun için gelmişken…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden…” Diye sordum dolu dolu olan gözlerle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni yerden kaldırmak için kılını dahi kıpırdatmadı. Üzerinde tüten taze öfkeden, bana vurduğu için hâlâ pişmanlık duymadığını sezebiliyordum. Avuçlarımı yere bastırıp dizlerimi bükerek kalkmaya yeltendim. Başıma giren sancıyla sendeleyecek gibi olsam da toparlayabildim. Karşısına dikilerek kırgın gözlerle ona bakmayı sürdürdüğümde her geçen saniye havası değişiyor, suratındaki ifade iyice korkunç bir hâl alıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oluyor sana böyle?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öfkeli bakışları kısıldı, suratında dalga geçercesine bir tebessüm oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hâlâ anlamadın mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudağımdan sızan kanı elimin tersiyle sildiğimde giderek esrarengiz bir hâle bürünmesinden feci hâlde ürkmeye başlamıştım. Sertçe yutkundum. Geri adım atmamak için bacaklarımı sıkarak öylece dikilmeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni affetmeyeceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudakları biraz daha gerildi ve dişleri gözükecek şekilde gülümsedi. Farklıydı… Daha öncesinde gülümsediğinde dudaklarım kıvrılırdı, bu seferkinde ise gerginlikten midem ağrımıştı. İnsanı huzursuz eden bir tebessümü vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha fazla seninle evcilik oynayamayacağım.” Dudakları tiksinircesine kıvrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi tutamadan ona doğru ilerleyip göğsüne vurdum. “Ne saçmalıyorsun!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne yapmaya çalıştığını anlamıyordum. Eliyle boğazımı sıkıca kavradığında irice açılan gözlerle hayretler içerisinde ona bakmayı sürdürdüm. Nefes alamadığım için zorlukla ıkınıyordum. Tırnaklarımı etine geçirerek parmaklarını açmaya çalışsam da başaramamıştım. Suratımı kendine doğru çektiğinde burunlarımız birbirine değmişti. Giderek azalan oksijenimle başarısız bir şekilde can çekişerek onu ittirdim. Gözlerinde öyle karanlık bir ifade vardı ki karşımda azap meleğini görmüştüm sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geriye doğru savurduğunda güçsüz düşen bedenim, hızla yere doğru savrulmuştu. Yarım aldığım soluklar odayı inletiyordu. Ciğerlerimi henüz tam dolduramadan boğazlarım patlayacak şekilde öksürmeye başladığımda midem titriyor, öksürdükçe kusacak gibi oluyordum. Terleyen alnıma yapışan saçları, cansız parmaklarımla geriye doğru çektim. Beni biraz daha o şekilde tutmaya devam etseydi kollarında son nefesimi verecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi derisi incelen boğazıma götürerek yerde iki büklüm bir hâle geldiğimde kafamı düşmemesi için tutuyordum. Alçalan öksürüklerimin arasından kafamı kaldırdığımda gözlerinin içindeki korlarla tekrar buluştum. Bu, bu Semum olamazdı. Benim tanıdığım Semum fütursuzca canımı acıtmaya çalışmazdı. Karşımdaki adam canımın yanmasını zerre umursamayan, empati duygusunu hissetmeyen bir caniydi. Hayretler içerisinde orada öylece oturmaya devam ettiğimde zihnimde uçuşan seslerle âdeta aklımı kaçıracaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayır…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımdaki ifade dağıldı. Gözlerim irice açıldığında yanaklarımı gözyaşlarım doldurmuştu. Ağrıyan boynumu yana doğru çevirerek kafamı salladığımda hâlâ bu kâbustan uyanmayı bekliyordum. Böyle bir şey mümkün olamazdı ki… Aklımı kaçırmak üzereydim, tüm bunlar zihnimin oyunu olmalıydı. Semum, o… olamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralık duran dudaklarım kendiliğinden kıpırdadığında dudak kenarları yükseldi. Bu hâlim onu eğlendirmişti. Nasıl? O… Zihnim bir türlü aklımdan geçenleri kabul etmiyordu fakat gerçekler öylesine önüme serilmişti ki aklımı kaybetmiş olmalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yere eğdim, yerin yarılmasını ve içine girmeyi diliyordum. O… O benim en iyi arkadaşlarımdan biriydi ve lanet olsun ki böyle bir ihtimali zihnim bile kabul etmiyordu! Ben yanlış anlıyorum, hatta hâlâ uykudayım, birazdan uyanacağım ve yatağımda olacağım. Şimdiki anın rüya olduğunu göreceğim. Melikşah’ın yanından ayrıldıktan sonra bir yerde düşüp bayılmış olabilir miydim? Büyük ihtimalle o şekilde olmuştu ve ben de öğrendiklerimin etkisini rüyama taşımış, garip garip olaylar görüyordum. Gözlerimi yumarak uyanmayı bekledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben o şekilde oturdukça evdeki atmosferi iliklerime kadar hissediyordum. Tepemdeki zebani, kalp atışımdan daha gerçekçiydi. Etrafa yaydığı enerji, bakışlarının sırtıma yaptığı ağırlık, her zerresi, her bir zerresi etrafa yayılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı usulca kaldırıp bana tam anlamıyla yabancı bir suratla bakan adama yöneldim. Lanet olsun. O… O Mirel miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nasıl? Bu nasıl? O…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çünkü o piç hâlâ burada.” Melikşah’ın sözleri kulaklarımda yankılandığı an nefesim kesildi. Mesih’in, Alaz’ın ve Şah’ın en başından beri Semum’u sevmemesi, Semum’un hafızasını kazanmaya başladığından beri garip davranması zihnimde teker teker canlanmaya başladığında taşlar yavaşça yerine oturuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı tekrar ona doğru kaldırdığımda hazır bir ifadeyle sormamı bekliyordu. Kim olduğunu haykırmaya o kadar çok hazırdı ki… Sertçe yutkundum. Kalbim göğüs kafesimi delip geçercesine atıyordu. Boynumdan yayılan ısı suratıma kadar çıkıyor, alnımda ter formunda birikmeye devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen kimsin?” dediğimde sesim düşündüğümden de tiz çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öfkeli bakışları gözlerindeki yaşamına devam ederken, üzerime doğru eğilerek tek dizini kırıp kafasını suratıma yaklaştırdı. Tüm kaslarımı sıkarak sabit kalmaya, karşısında güçlü durmaya çalıştım. Yine de bedenimdeki titremelere engel olamıyordum. Çenemden kavrayarak suratımı suratına doğru kaldırdı. Boynumdan gelen rahatsız edici sancı, gözlerimi acıyla kısmama sebep oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gittikçe kararan gözlerini gözlerimden ayırmadan, “Sence, kimim ben?” derken varlığından gurur duyar gibi konuşmuştu. Sanki o, insanlığa lütfedilen özel biriydi. Kendini bu şekilde gördüğünü mimiklerinden, tavırlarından anlayabiliyordum. Artık gerçekler gün gibi ortadaydı. Elimin tersiyle itelemeye çalışmam, kabul etmek istememem, her biri anlamsızdı. Bana rengini gösteriyordu, artık her şey için çok geçti. Bana zarar vermeye devam edebiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızla aldığım solukların arasında yüreğim bir kuş kanadı gibi çırpınıyordu, içim sıkılıyordu. Bakışlarındaki o korlara daldığımda onunla ilk karşılaştığım ana, otogara, gittim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafa kısa bir bakış attığımda gözlerim, mavi gözlü bir çocukla kesişti. Kömür karası saçları, aydınlık kalan teninde parlıyordu. Siyah pantolonu ve kahverengi ceketi, birbiriyle ahenkliydi. Yüz hatları çok keskin olmasa bile, bakışlarıyla insanın ruhunu doğrayabiliyordu. Kulağında kulaklık vardı, büyük reklam panosuna sırtını yaslamış, her hareketimi izliyordu. Donuk bakışları rahatsız olmama yetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları o günkü kadar korkutucu gözüküyordu. Hoş geldin partilerini çıkartan kişi Mirel’di. O gün otogardayken hafızasını kazandığını sanmıyordum. Orayla arasında bir bağ hissettiği için düzenli olarak gidiyor, bir şeyler hatırlamaya çalışıyordu. Peki ya o, ne zamandır geçmişini hatırlıyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenemdeki parmakları sıklaşınca dişlerimin arasından sert bir soluk alarak, “Mirel,” dedim. Suratında ürkütücü bir tebessüm oluştu. Dişlerimin titreyerek birbirine çarpmasını önlemek için sertçe birbirine bastırıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hakkımdaki her şeyi öğrendin mi?” derken gözleri parladı. Buna ne demem gerektiğini bilemiyordum. Hangi seçenek daha az hasar almamı sağlardı? Tebessümü silinmese de sıkıştırdığı parmaklarından sabırsız hissettiği belliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öğrendim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesim boğuk çıkıyordu, karşısında kuyruğumu bacaklarının arasına sıkıştırmıştım. Kendimi toparlayarak ona diklenemiyordum, tepkilerini ölçemediğim bu canavara karşı usulca boyun eğiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri parladı, sol kaşını havaya kaldırarak üzerime doğru eğildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, en çok hangisi hoşuna gitti?” Dehşet içerisinde ona bakmayı sürdürdüm. “Ne o, Mesih’i gücü yüzünden sevmemiş miydin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in ismini tükürürcesine tıslamıştı. Titreyen gözbebeklerimle ona bakmayı sürdürdüğümde bedenimi geriye doğru yatırarak ondan uzak durmaya çalıştım, daha fazla eğildi. “Bana bir böcekmişim gibi bakıyorsun…” Fısıltısı tüylerimi ürpertmişti. Burnu burnuma dokundu. “Beni öğrendiysen sınırlarımın olmadığını da biliyor olman gerek…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudakları dudak kenarıma değdiğinde gözlerim irice açılmıştı. Ellerimi göğsüne koyup onu ittirmeye çalıştığımda sırtım yerle buluştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bırak beni!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genzinden bir gülme sesi geldi. Onu üzerimde hissettikçe zihnimde Şeyda’nın yaşadıkları canlanıyordu. Ayrılan dudaklarımın arasından bir çığlık koptuğunda, bu onu daha da eğlendirmişti. Kafasını biraz uzaklaştırıp gözlerimin içine keyifle baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne o, Mesih’i kabul etmiştin?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titrek bir soluk aldığımda saç diplerim gerildi, tenim birden buz kestiğinde, gözümü bile kırpmadan ona bakarak, “Sen Mesih değilsin,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları karardı suratındaki tebessümden eser kalmadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O, piç kurusu yıllarca benim yerime yaşadı. Elini boğazıma atıp göğüs oluğumdan aşağı doğru sürdüğünde onu ittirmeye çalışıyordum. Eli kemerimin üzerinde durduğunda göz göze geldik, panikle ona bakmayı sürdürdüm. Diliyle altdudağını yaladı ve dişledi. “Bir süreliğine ben de o olacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sözleri âdeta kanımı dondurduğunda eli kemerimi çözdü. Parmaklarımdaki kan çekildi; hissizce, bir bez bebek gibi öylece yattım. Bendeki tepkisizliği fark edince parmakları kemerimin üzerinde kaldı, sert bakışları donuk gözlerimle karşılaştığında hiçbir şey söylemeden ona sadece baktım. Tepki vermemi istiyor, ona vurmamı, onu durdurmamı istiyordu ama ben hiçbirini yapmadım, sadece baktım. Gözlerimden boşalan yaşlar şakaklarımdan kayıp gitse de donuk ifademi bozmadan sadece baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne var?” dedi nefretle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım kısıldı, titrek bir soluk alarak, “Ben, Elis’im,” dedim. Burnumu çekerek, “Sen bir hiçken tanıdığın Elis’im… Bana bunu nasıl yaparsın?” diye tamamladım sözlerimi. İçimdeki hayal kırıklığı dudaklarımdan dökülüp aramıza oturduğunda benden bu cevabı almayı beklemiyordu. Suçlayan bakışlarım üzerinde gezinirken çatallaşan sesimle, “Sana zarar gelmemesi için, senin için, bıçağın önüne atlayan Elis’im…” İkimizin de bakışları buğulandı, birlikte o ana gitmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşı gruptan birinin Semum’a doğrulttuğu bıçağı görünce çığlık atmak istemiştim fakat sanki benim de dilim kesilmişti. Semum, başka bir adam ile ilgilendiği için kendisine doğrultulan bıçağın farkında değildi. Semum’a döndüm, sesim çıkmıyordu. Kendisine yöneltilen bıçak her saniye daha da yakınlaşırken bacaklarım benden bağımsız bir şekilde ilerlemeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O da beni kurtarmıştı; bana, doğru yoldan olmasa bile, söz vermişti ve bana yardımlar etmişti. Bencil bir insan olmamıştım, bana yönelen yardımı iade etmem gerekirdi ve ben bunu yapacaktım. Semum’a ulaştığım an yakalarından tutup ittiğimde kafasını çevirip bana büyük bir şaşkınlık ile bakmıştı. Saniyeler sonra sırt bölgemde, karın boşluğuma yakın olan sağ kısımda, hissettiğim keskin sızı ile inlemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geçmişin gölgesinde kaldığımda sol gözümden akan bir damla yaş daha şakağımdan kayarak kulağımın kenarına kadar inerek saç dibimi ıslatmıştı. Geçmişin perdesi kalktıkça ruhum öylesine parçalara ayrılıyordu ki un ufak oluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O sınırları olmayan, kalıplara sığmayan kız gitmiş, yerine şefkate ihtiyacı olan küçük bir çocuk gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben bugün sevdiğim adamın bambaşka birisi olduğunu öğrenmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben bugün, arkadaşım dediğim adamın âdeta bir yaratık olduğunu öğrenmiştim. Bana vuran, saldıran korkunç bir yaratık… Geçmişini acı ve kanla bürüyen korkunç bir yaratık. Azad’ın o çok sevdiği arkadaşı olan Mirel… Kanvor’u Kehanet’e çeviren, kısa süreli de olsa burayı kendi hastalıklı arzularını tatmin etmek için kullanan o korkunç adam…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık karşımda Semum yoktu. Semum, bir daha hiçbir zaman gelmemek üzere gitmişti. Bir gün Semum’la son defa oturup sohbet etmiştik ama bunu ikimiz de fark edememiştik… Kötü hissettiğimde sığındığım, güvenliğim için kendini paralayan o Semum hiçbir zaman olmayacaktı. Hafızasını kaybettiği için boşalan kimliğine oturan o karakteri, ben çok sevmiştim. O da beni sevmişti. Uzun bir süre birbirimize tutunmuş, yoldaşlık etmiştik. Artık ona veda etmek zorundaydım. Karşımdaki caninin gözleri öylesine alevleniyordu ki benim tanıdığım Semum onu asla durduramazdı. O artık Mirel’di.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güvenliğim için kendimi toparlamalıydım. Araştırdığım ve gözlemleyebildiğim kadarıyla Mirel’in ayarsız bir gücü vardı. Empati duygusundan yoksun olduğunu da söyleyebilirdim. Yine de bu işin içerisinden çıkmamın bir yolu olmalıydı. Karşımdaki adamın hiçbir şeyden korkusu yoktu. Az önceki hamlesine devam ederek bana saldırsa ona karşı koyamazdım. Benden katbekat güçlüydü. Böyle bir konuda kendimi riske atamazdım. Bana saldırabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşüncesi bile tüylerimi ürpertiyordu. Mesih’e karşı olan nefreti ve onunla ilgili söylediklerini göz önünde bulundurduğumda ona ciddi şekilde hasar vermek istiyordu. Bunu da sadece benimle yapabilirdi. Veya onunla…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şah, bana Mirel’in Lisa’ya haddinden fazla düşkün olduğunu anlatmıştı. Aklıma birden geçmişe ait Semum’la olan konuşma geldiğinde, o an kimden bahsettiğini artık anlayabildiğim için bedenim bir heykel gibi kaskatı kesildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hissediyorum,” dedi suratıma doğru fısıldayarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarımı kaldırdım. “Neyi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi kalbine götürerek orada durdurdu, gözlerini kısa bir süreliğine yumarak mırıldandı. “Geçmişimi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından gözlerini açarak elimi serbest bıraktığında, fazlasıyla şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl yani?” Kararsız bakışları üzerimde gezinirken güven vermek isteyen bir tınıyla mırıldandım: “Bana anlatabilirsin.” Sesli bir soluk verdi ve ardından konuşmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçmişte olan birisi vardı sanki…” Söyledikleri iyice ilgimi çekmeye başlamıştı. Kaşlarımı çatarak dinlemeye devam ettim. “Daha öncesinde, koruyamadığım ya da sahip çıkmadığım birisi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında o, bana zamanında Lisa’dan bahsetmişti. Yaradan aşkına! Neyin içerisine düşmüştüm ben böyle? Lisa’ya karşı bir zaafı vardı. Hafızasını kaybettiğinde bile içinde ona ayırdığı bir yer vardı ve o da bunu benimle doldurmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni Lisa’ya benzettiği için korumak istemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bazen en ufak bir bakışında onu hissediyorum.” Varlığım, hafızasını kazanması için yardımcı olmuştu. Bunlar onun sözleriydi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni o şekilde görmüyorum. Sadece geçmişte ne olduğunu bilmediğim hatayı, seni koruyarak telafi etmek istiyorum. Seni bir arkadaştan öte görmedim.” Anlamak isteyen bir ifade ile suratına bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İzin ver seni koruyayım.” Elimin üzerindeki elini sıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendini tehlikeye atmanı istemiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben tehlikede değilim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O tehlikeli.” Gözlerini kıstı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorum, yine de seni koruyacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayat ne kadar da garipti. Kehanet’i mahveden adam, hafızasını kaybettiği için dedikodulara kulak asarak, yaptığı her şeyin Mesih’e ait olduğuna inanabiliyordu. Hiçbir şeyi hatırlamadığı için kolayca Mesih’i suçluyor, beni de ondan korumaya çalışıyordu. Ben de onun gibi dedikodulara kulak asarak benim için tehlikeye atılmasına engel olmaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nereden, nereye…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şimdiyse beni korumak isteyen adamla, bana zarar vermek isteyen adam aynı kişiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mirel’in Lisa’ya zaafı vardı. Tıpkı eski günlerdeki gibi Lisa’yı andırmayı başarabilirsem kendimi ona karşı koruyabilirdim. Lisa’yı daha öncesinde hiç bilinçli bir şekilde andırmadığım için ne yapmam gerektiğine dair en ufak bir fikrim bile yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşüncelerine daldığından dolayı buğulanan bakışları; kendine gelmeye, öfkeyle dolmaya başladığında ona sırtımı döndüm ve cenin pozisyonu alıp dizlerimi kendime doğru çektim. Lisa’yı sadece saklanarak ve korkarak andırabilirdim. Ona karşı koyamazdım. Çenemi dizlerime kadar çektim, yerde iki büklüm olmuş bir şekilde yatıyorken eli belimde kalmıştı. İfadesini göremesem de şaşırdığını hissedebiliyordum. Ne yaptığımı anlamlandıramıyordu. Karşı koymamı bekliyorken onu şaşırtarak sinmeyi tercih etmiştim. Lisa böyle bir durumla karşılaşsaydı büyük ihtimalle bu tepkiyi verirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapıyorsun!” Dişlerinin arasından tısladı. Kıpırdamayınca belimi kavrayarak beni kendine doğru çevirmeye yeltendi, karşı koymadığım için ona doğru dönsem de hâlâ cenin pozisyonundaydım. Bir an ne yapacağını bilememişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağır bir soluk vererek, “Sikeyim!” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yerden kalktığında solukları hızlanmıştı. Yanımdan gitse de rahatlayarak pozisyonumu bozmadım. Öncesinde ondan biraz da olsa emin olmam gerekiyordu. Kötü bir travma yaşamak istemiyordum, olabildiğince dikkatli davranmalıyım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dirseklerimin arasından baktığımda, kendi etrafında attığı voltaların ardından duvarın önüne geçerek bir yumruk attı. Omuzlarım sarsılarak irkildim. Mesih’ten öylesine nefret ediyordu ki bu fırsatı kullanamadığı için kendine kızıyordu. Beni Mesih’e karşı kullanmak, Mesih’i yakıp yıkmak istiyordu. Eğer yapabilseydi bu amaca benimle ulaşması mümkündü. Her ne kadar beni sevdiğini ondan duymasam da değerli olduğumu birçok kez dile getirmişti. Bana verdiği değeri ve önemi gerek davranışlarından gerekse sözlerinden anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mirel’le olmam güvenli değildi. Bir an önce yanından ayrılarak olanları Mesih’e anlatmam gerekiyordu. Lisa tehlikede olabilirdi. Ama öncesinde buradan çıkmam gerekiyordu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kalk!” Bağırarak yanıma gelince, dişlerimi sıkarak daha fazla büzüldüm. “Bir şey yapmayacağım, kalk!” Öyle bir bağırmıştı ki boğazında oluşan pütürün aynısını hissedebiliyordum. Sabrını sınamamak için usulca kalktığımda burnundan soluyordu. Bakışlarımı olabildiğince yumuşatıp, ürkekçe onu izlediğimde daha da zıvanadan çıktı. İşaretparmağını oyarcasına üzerime doğru sallayarak, “Bunu bilerek yaptığını biliyorum,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her şeyin farkındaydı. Kalbim sıkıştığında bedenime tekrar sıcak basmaya başladı. İfademi bozmadan öylece durmaya devam ettiğimde, boynunu kütleterek altdudağını diliyle ağzının içine doğru yuvarladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen, sandığımdan da tehlikelisin,” dedi kıstığı gözlerini üzerime dikerek. Altdudağımın alayla kıvrılmaması için dudaklarımı sıktım. Karşımdaki adi, kendi yaptıklarını umursamadan benim tehlikeli olduğumu söylüyordu. Alayla tebessüm etti. “O piçten hoşlanmasaydın…” Tek kaşını kaldırdı. “Hoşuma bile gidebilirdin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nefesimi tuttum. Bakışlarımın öfkeyle dolmaması için kendimle savaş veriyordum. Beni kışkırtmak istiyordu. Ona karşı hırçın davranmamı istiyordu. Bu sayede, Lisa rolümü sonlandırarak ona istediğini yaptıracaktım. Bu yemi yemedim. Mesih bana sandığımdan da fazla şey öğretmişti. Buz mavisiyle ilgili kötü konuştuğunda her ne kadar çenesini kırmamak için kendimi zor tutsam da şimdi bunları bilmesine gerek yoktu. Daha sonrasında elime geçen ilk fırsatta ağzını yamultmak istiyordum. Şimdi sırası değil, akıllıca davranmalıyım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarımı yere indirdiğimde daha da yaklaştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onun gibi bir puştun nesinden hoşlandın? Kimliksiz bir piç o.” Sakin ol Elis, sakin ol. Onu dinleme, bir aptalın sözleri kimse için önemli olmamalı. Omuzlarımı düşürerek kollarımı iyice bedenime yapıştırdığımda gördükleri onu çıldırtmıştı. “Siktir!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkasını dönerek kapıya doğru yürüyüp bir yumruk daha attı. Az önce bana baktığında kesinlikle Lisa’yı görmüş olmalıydı. Böylesine cani, herkese tüm kötülükleri yapabilecek bir canavar, nasıl olurdu da masum ve zayıf bir kıza karşı böylesine korumacı olabilirdi, aklım almıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni kullanıyorsun,” diye inlediğinde alayla tebessüm etmemek için kendimi zor tuttum. Lisa gibi davranırken ona karşı üzerime bir kalkan giymişim gibi hissediyordum. “Yeter! Kendine gel.” Tekrar yanıma gelip önümde durdu. “Bana, o Elis Mira Aktaş’ı göstersene.” Öfkesini bastırmaya çalışırcasına tebessüm etti. “Birkaç gün önce Mesih’i tüm canilikleriyle kabul eden kız, karşımda süt oldu birden.” İyice yaklaşıp, kaşlarını kaldırıp kelimeleri yuvarlayarak “Nerede, nerede o kaplan?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her ne kadar o iğrenç ifadeyle bakan suratına yumruk atmak istesem de kesinlikle istediğini almasına izin vermeyecektim. Boş bakışlarım lacivert renkteki gözleriyle buluştuğunda dudaklarını beyazlayana kadar sıktı. Elini göğsüme bastırıp, birden ittirince geriye doğru düştüm ve beklemediğim tepkisi karşısında şaşırarak ona bakmayı sürdürdüm. Karşımda, avına saldırmayı bekleyen yırtıcı bir panter gibi duruyordu, belki de kana susayan bir vampir…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkamdaki duvara yaslanıp dizlerimi, kendime doğru çekerek kollarımla sardım. Yanağımı koluma yatırdığımda, bir küfür savurarak geniş aralıktan geçip salona girdi. Gergin bakışlarım etrafta dolansa da kafamı kaldırmadım. Gelen seslerden anladığım kadarıyla kendini koltuğa bırakmıştı. Benimle savaşmaktan vazgeçmişti. Belki de karşısında Lisa’yı daha fazla görmek istemiyordu. Bir süre, sessizce oturmaya devam ettim. Bakışlarım yere düşen çantamla buluştu. Kapının sol tarafında kalmıştı, bir hayli uzaktı. Sessizce kalkmaya yeltensem bile beni duyar, ben telefonuma yetişemeden yanıma gelirdi ve büyük ihtimalle birbirimize girerdik. Kısa süreliğine de olsa güvendeydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aramızdaki sessizlik derinleştiğinde cesaretimi toparlayarak, “Bir şey sorabilir miyim?” dedim fısıldarcasına. Cevap vermeyince, “Hafızanı nasıl kazandın?” diye devam ettim. Bir süredir bize karşı oyun oynadığı aşikârdı. Özellikle dış görünüşünde oluşan belirgin değişimler esnasında, geçmişin bilincinde olduğunu düşünüyordum. Bir süre cevap vermese de bu durumdan yorulmuş olacak ki, “İshak ellerimde geberdiğinde,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yanağımdan kaldırdım. İrice açılan gözlerimle onu göremesem de salona doğru baktığımda birçok duyguyu aynı anda tatmıştım. Midem gerginlikle kasılmış, kalbim korkuyla hızlanmış, gözlerimse öfkeyle parlamıştı. O, o gün ve daha sonrasında, bile bile benim vicdanımla mı oynamıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana anlatır mısın?” Hissettiğim duygu karmaşasını fark etmemesi için neredeyse fısıldamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genizden gelen bir gülme sesi işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni kurtarmak için geldiğimde hiçbir şeyin farkında değildim.” Öfkesi dinmiş, yerine heyecan gelmişti. Anlatacaklarından dolayı coşkuluydu. “İçeriye girdiğimde seni öldürmeye çalışıyordu; ikinizi o şekilde görünce, vakit kaybetmeden İshak’ı üzerinden çekerek pataklamaya başladım.” Söylediklerine göre bu kısma kadar olan kişi Semum’du. Peki ya Mirel olaya ne zaman dahil olmuştu? “İçimde büyüyüp duran güçlü bir öfke vardı, onu yumruklarken bir süre sonra keyif aldığımı hissettim. Geçmişe dair hiçbir şey hatırlamadığım için hislerimden korkarak durdum, afallamamdan faydalanarak üzerime atıldı. Hareketi bir şekilde beni tetiklemişti.” İç çekti ve tehlikeli bir tonla, “Kulaklarım uğuldamaya başladı, geçmişteki birkaç anla o gün arasında gezmeye başladım. Daha sonrasını hatırlamıyorum, sen seslendiğinde İshak’ın ellerimin arasında cansız bir şekilde durduğunu fark ettim. Ne ara onu küvete soktuğumu bile hatırlamıyorum,” diyerek sözlerini tamamladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumarak Semum’un, İshak’ın cansız bedenini ellerinin arasında tutuşunu zihnimde canlandırmaya çalıştım. Sırtı bana doğru dönükken ona seslendim, kafasını çevirdiğinde surat ifadesi karmaşıktı. Karartılı bakışları o an bana yabancı geldiği için bilincinin yerinde olmadığını düşünmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Semum…” Titrek sesimi sonunda bulup fısıldayabildiğimde, girdiği transtan çıkmak istercesine silkelenip, ellerinde tuttuğu İshak’ın kayarak banyonun sularına karışmasına izin vermişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, kaldır!” Bir ümit, belki bir mucize olurdu ve İshak, o acımasız gözlerini dünyaya son bir kez daha açardı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum, bir çare gelmeyeceğini bilse de elini suyun altına daldırıp, İshak’ı yakalarından tutarak tekrar yüzeye çıkarttı ve ellerindeki cesede bir bakış attıktan sonra, gözkapaklarını yumarak genizden gelen ser bir sesle, “O artık öldü, Elis,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hüsranlı bakışlarım, su seslerini işitince tekrar kanın karıştığı su dolu küveti buldu; Semum, İshak’ı küvetin içinden çıkartıp fayansa yatırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dosyasını okurken geçmişinde, adının cinayete direkt karıştığı herhangi bir dosya görmemiştim. Ufuk’a karşı yaptıkları zorbalıklardan dolayı Ufuk intihar etmişti. Tabi, kesinlikle bu da onların işledikleri bir cinayetti. Sadece İshak’la olan olayın bir benzerini okumadığım için, o anki soğukkanlılığı tüylerimi ürpertmişti. Daha sonrasından Mirel gitmiş, yerine Semum gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Rapor!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İshak’ın ölüm raporunda Mesih’in bana karşı sakladığı ayrıntı buydu! İshak’ı Semum öldürmüştü. Semum’un, geçmişi hatırlamasından şüphelenerek onun üzerine ekstra düşmeye başlamışlardı. Kaşlarım çatıldığında bakışlarım sislendi. Semum’la, Mesih’in evinde kaldığımızda ertesi gün Onat gelmişti. O zaman anlam veremesem de şimdi çok iyi anlıyordum! Onu Mesih göndermişti! Onat, o günler benim için nöbet tutmuştu. Semum, o zamanlarda sürekli uyuyordu. Onat! Belki de ona sürekli uyuması için bir şeyler içiriyordu. Hayretle, öylece kalakaldığımda ne diyeceğimi bilememiştim. Mesih, ben Semum için delicesine çırpınıyorken bana en ufak bir şey bile söyleyememişti. O günleri ağır atlattığım için Semum’un İshak’ı öldürdüğünü saklamıştı. Bunu, belki de Semum’un hafızasını tetiklemesini istemedikleri için yapmışlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki ya sonra?” diye sordum merakla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O anki vahşi duyguların hepsi kayboldu. Kendimi hatırlamadığım için, İshak’la olanları kafaya takmıştım,” dedi tiksinircesine. Semum’dan nefret ediyordu, Mirel olmaktan onur duyuyordu. “Seninle kaldıktan sonra kendi evime geçtiğimde çok düşünmeye başladım. O anki öfke patlamasının sebebini bilmek istiyordum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Olanlar Semum’a tersti. Semum’ken de sırf bu yüzden Mesih’ten nefret etmemiş miydi? Hayat ne kadar da garipti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynı insan, aynı organlar, iki farklı karakter. Gelecekte olduğumuz kişiyi, geçmişte yaşadığımız olayların bu denli etkilediğine şahit olmak korkunçtu. Geçmişini hatırlamayan bir hiçken; yardımsever, doğru yaşayan bir insan olmayı tercih etmişti. Geçmişi olan Mirel’ken ise bir canavar…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ensemden ağrı tüylerim ürperdi; kafamı sallayarak ve silkinerek bacaklarıma daha da fazla sarıldım. Ona, geçmişini hatırlamaması için ismini bile vermemişlerdi. Farklı bir isim takmak yerineyse Semum demeyi tercih etmişlerdi. Daha doğrusu, Mesih… Birden gözlerim parladı, daha öncesinde ismini Mesih’in koyduğunu söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, Semum ismi nereden çıktı, Semum… Ne demek?” Dudaklarını birbirine bastırdığında, bana erkeksi bir gülüş bahşetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Semum, insanlara musallat olan cinlere denir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih, aslında her şeyi gizlememişti. Dudaklarım hayretle aralandı, etrafta bu kadar çok ipucu varken nasıl olmuştu da hiç şüphelenmemiştim. Ona koyduğu takma ad bile geçmişiyle bağlantılıydı. Mirel, insanları rahatsız eden caninin tekiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki, ne olmuştu da iki arkadaş, birden bu kadar uç kapılara çıkarak birbirlerinden nefret eder hâle gelmişlerdi? Semum, sırtındaki yaraları Mesih’in yaptığını söylemişti. Kehanet’e geldiği ilk güne ait olduğuna inanıyordu. Hoş geldin partisinde ona, bunun yapıldığına inandırılmıştı. Kimin yaptığını sorduğumda kendisini Mesih’in seçtiğini söylemişti fakat ortada Mesih’in yaptığı hiçbir parti yoktu. Bunları sadece Mirel düzenliyordu. Sırtındaki yaraları kendisi yapamayacağına göre gerçekten de onlar Mesih’e mi aitti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar zihnimi yokladığımda Semum’un hoş geldin partisiyle ilgili, Selenay’la aramızda geçen bir konuşmayı hatırladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hafızasını nasıl kaybetti?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O geceden önce bir kaza yaşamış, hafızası zaten pek iyi değilmiş ama yine de özel anlarını hatırlayabiliyormuş. O geceden sonra da tamamen kaybetmiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hatırlamadığı geceyi nereden biliyor?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilinci yerine geldiğinde Mesih’in evindeymiş. Bilirsin işte, özel doktorlar falan... Bu olanların hepsini ona kendisinin yaptığından, sözünü dinlemezse daha kötülerini yapacağından bahsetmiş. Semum onu dinlemedi, her seferinde karşı çıktı. Tehditlerden korkmuyordu, bir süre sonra geçmişi hatırlayamayınca yine Mesih’e gitti. Ardından bir daha ona karşı çıkmadı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih ona ne dedi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uslu durursa ona gerçek adını söyleyeceğini ve eski hayatını anlatacağını söyledi.” Anlattıkları iyice dikkatimi çekmeye başlamıştı. Demek ki Mesih onun ismini ve hayatını biliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında her şey öylesine açıktı ki Şeyda ve Semum dışında hiçbir hoş geldin partisi örneğine rastlamamıştım. Şeyda’ya olanlar, tam anlamıyla Mesihlerin Kehanet’te engellemeye çalıştığı o iğrenç olaylardandı. Azad’ın pisliğiydi bu. Selenay’a olan ise Alaz onu geldiği gün kurtarmış, evine götürerek iyileşene kadar bakmıştı. Mesih ve Alaz hiçbir şey yapmamıştı ve tabii ki Onat da.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim dehşetle irileşti. Onat Mesihlerin arkadaşıydı fakat Semum’la takılıyordu. Azad da Mirel’le arkadaştı ve Mesihlerle takılıyordu. Aslında iki taraflı bir değiş tokuş yapılmıştı. Mesih, Onat’ı Semum’a göz kulak olması için yanına koymuştu. Semum, Onat’ın geçmişte arkadaşı olduğuna inandırılmıştı. Azad’ı ise Mesihler yönetiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Giderek dağılan ifademle gözümüzün önünde oynadıkları oyuna öylece bakakaldım. Hepimizi öyle güzel kandırmışlardı ki şüphe dahi duymamıştık. Onat’ın Şah’a ve Mesihlere karşı olan gereksiz ilgisi canlandı zihnimde. İçten içe hep onları koruyordu. Semum’un arkadaşı olduğu için başta bunlara anlam veremesem de şimdi çok daha iyi anlıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki, ya başka? Birebir şahit olduğum fakat üzerine durmayıp şüphe etmediğim başka bir olay var mıydı, diye düşündüğümde Semum’la izlediğimiz cinayet haberi geldi hemen aklıma. Haberde vahşice işlenen cinayetler anlatılıyordu. Haberi izlerken kendime engel olamadan katile hakaret etmeye başlamıştım. Semum’dan ses gelmeyince ona doğru döndüğümde donuk bir şekilde televizyona bakıyordu. Ona seslendiğimde, “Eğlenceli aslında,” diyerek mırıldanınca haberi izlemediğini, beni dalgaya aldığını sanmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakış açım artık eskisi kadar dar olmadığı için o an bir trans hâline girdiğini, haberin onda geçmişe dair farklı hisler canlandırdığını görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İsmimi istiyorum, gerçek karakterimi istiyorum Elis…” Başka bir güne ait olan sözlerini hatırladım. Dudaklarım iğrenircesine kıvrıldı. Ona acımış, bir de hafızasını kazanması için elimden geleni yapacağımı söylemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir caniye defalarca sarılmıştım, onu desteklemiştim. Ama benim yanında olduğum kişi, Semum’du, Mirel değildi ki… O Semum’du. Hastalıklı bir şekilde ikisini farklı tutuyor, Semum’u kayırıyordum. Bu şekilde düşünmem yanlıştı. Mesih tüm bunlara nasıl izin vermişti, aralarında neler geçmişti. Almam gereken o kadar çok cevap vardı ki tüm bunları ona sorarsam büyük ihtimalle hiddetlenerek ayaklanırdı. Mesih’le Semum’un arasındaki ilişkiyi sadece Mesih’in ağzından dinlemek istiyordum. Semum bana birkaç gün öncesinde yaptığı gibi rol de yapabilirdi. Ondan şüphelenmemem için adının Semih olduğunu söyleyip, yaptığı her şeyin Mesih’e ait olduğuna inandırmıştı beni. Korkarak Mesih’i terk etmemi, kendi tarafına geçmemi istemişti, planı buydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden kalbim sızladı, dudak kenarlarım aşağı doğru büküldüğünde Semum’a inansam da onu seçmediğim için kendime müteşekkirdim. Yanından ayrılıp Mesih’in arabasına bindiğimde suratına bile bakmamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kadar mı çirkinim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesi kulaklarımda yankılanınca kafamı duvara doğru yaslayıp kederle bir soluk aldım. Mesih’in bir kez daha kaybetmesine asla izin vermeyecektim. Onun için elimden gelenin katbekat fazlasını vermeye hazırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in gülümsemesini, artık kendi hayatını yaşamasını istiyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha öncesinde Mesih’i suçladığım, ona karşı önyargılı olduğum öylesine çok anım vardı ki her birinin acısı yüreğimin en derinlerinde yeşeriyordu. Hiçbirinden kaçmayarak, geçmişle yüzleşerek tüm hikâyeyi Mesih’in de ağzından dinlemek istiyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oldu? Sustun birden,” dedi alayla. Tam olarak neyin hoşuna gittiğini anlayamamıştım. Onu merak etmemden çok, Mirel olarak yaşadığı günleri anmak hoşuna gidiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlamasaydım bana Mirel olduğunu itiraf edecek miydin?” Hatırladığı isminin Semih olduğunu söylemişti. İlk duyduğumda şüphelenmemiştim, sadece Mesih’in ismiyle aynı harfleri barındırmasına şaşırmıştım. Bu ismi bilerek seçmişti. Mirel olmaktan her ne kadar gurur duyuyor olsa da amacı Mesih’ten intikam almaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Belki de hiçbir zaman,” dedi ürkütücü sesiyle. Bu da tezimi doğrulamıştı. Mesih’in onun yerine geçmesine izin vererek, o da Mesih gibi yaşamayı sürdürecekti. Bu yüzden bana ihtiyacı vardı, beni Mesih’ten alarak onun canını yakmak istiyordu. Neyse ki hedeflediği aptallığı yapmayıp ne olursa olsun hislerime güvenerek Mesih’i seçmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merak ediyorum, Lisa’ya karşı neden bu kadar düşkünsün?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kadar çirkin bir dünyada…” Sesini duyduğum an tüylerim ürperdi. Resmen az önceki cani sesinden eser kalmamıştı. “Onun kadar merhametli, temiz biri…” İç çekti. “Ona sahip olmak bana iyi hissettiriyordu. O her zaman yanımda olmalıydı, bana güvenmesi temiz hissettiriyordu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ufuk’la ilgili olan olaya girmeyecektim, hiddetlenerek bana saldırabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana sevgilin olduğunu söylemiştin, o da mı yalandı?” Bunu mağazaya özel tasarım yapmaya başladığım zamanlar söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, o zamanlar geçmişimi hatırlamasam da Mesih’in seni benden uzaklaştırmaya çalıştığının farkındaydım. Sana karşı zararsız olduğumu ispatlamak için bir gerekçeydi sadece.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onat’la mekân açma işi de yalan, sadece onları oyalamak istedin?” Cevap vermese de doğru olduğunu biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasında kurduğu düşünleri hayretle hazmediyorken, içeriden bir ayaklanma sesi gelince panikleyerek sırtımı duvara daha fazla yasladım. Birkaç saniye içerisinde önümde belirdi. Kollarımı yanlarıma bastırarak, kirpiklerimin arasından ona baktığımda aklına bir fikir gelmiş gibi gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Madem istediğimi bu şekilde alamıyorum…” Üzerime doğru eğilince irkilerek kenara çekilmeye çalıştım. Kolumu kavrayıp beni hızla kendine doğru çektiğinde yumruklarımı sıkıp ona vurmamak için kendime hâkim oldum. “Gidiyoruz,” dedi beni kapıya doğru sürükleyerek. Kapının önünde durduğumuzda kolumu sertçe çekerek bedenimi kendine doğru çevirince kafamı geriye doğru çektim. Tekrar hiddetli bir hâl almıştı, yeniden kafasında kurmaya başlamıştı. Kararan gözlerini gözlerime dikerek, “İstediğim gibi davranmazsan neler yapacağımı tahmin bile edemezsin,” dedi hırlarcasına. Karşılık vermeyince kolumu sıkarak bedenimi sarstı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anladın mı?” diye bağırdığında kulaklarım ağrımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapmamı istiyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alnını alnıma yaslayıp sertçe, “Vuslat’a gideceğiz, sadece benimle ilgileneceksin, duydun mu beni!” Ona yakın davranmamı istiyordu. “Mesih’e beni seçtiğini söyleyeceksin!” Suratımdaki ifade iyice ağlamaklı bir hâl aldığında parmaklarını koluma geçirircesine bastırdı. “Eğer bunu yapamazsan Lisa’ya zarar veririm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu yapamazsın.” Gözbebeklerim hayretle irileşti. Her ne kadar cani olduğunu bilsem de başından beri Lisa’ya asla zarar vermemişti. Sırf bu yüzden bana dokunamıyordu bile.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alayla sırıttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben belki yapamam ama onu yanıma aldığımda istemeden de olsa zararlı çıkmaz mı?” Suratımdaki kan geri çekildi, bembeyaz olmuştum. Hissettiğim paniği görmesini istemiyordum, söylediklerini tetikleyerek onu tahrik etmemem gerekiyordu. “Eğer bunun olmasını istemiyorsan İrisliğe bir son verip Lisa rolüne devam edeceksin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O caninin yanında olmak, Mesih’e karşı ona yakın davranmak, bir psikopatı idare etmek… O iyice şaşırmıştı. Karşısında neredeyse küçük dilimi yutacaktım. Bu kapıdan çıktıktan sonra kesinlikle onun suratını dahi görmek istemiyordum ama Lisa… Lisa’yı almasına izin veremezdim, o çok güçsüzdü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’la karşılaştığı anı düşünmek bile istemiyordum. Lisa bunu kaldıramazdı, Lisa’nın kötü olmasını da Mesih kaldıramazdı. Kırgın gözlerim dolduğunda burnum gıdıklandı, hüzünle kafamı salladım. Bunu Lisa yerine üstlenecektim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratında yine o pis sırıtış meydana geldiğinde, asılmaya mecbur bir mahkûm gibi ona itaat ediyordum, başka çarem yoktu. Kolumu bırakıp, keyifle suratımdaki ifadeyi izleyerek üzerindeki gömleğin düğmelerini ilikledi. İşini bitirince yerdeki çantamı alıp koluma taktım. Tek kaşını kaldırarak, geri çekilip kapıyı işaret etti. Donuk hareketlerle kolu kavrayıp önüne geçtiğimde deştiği kolumu tekrar kavradı, suratını saçlarımın arasına daldırınca gözlerimi sıkıca yumarak korkumun üstesinden gelmeye çalıştım. Bana yakın olması, dokunması tüylerimi ürpertiyor, beni iğrendiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakın bir aptallık yapmaya kalkma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı uysalca sallayınca beni öne doğru itti. Kırgın bir ifadeyle kapıyı açarak dışarı çıktım. Arabaya bindiğimizde hava kararmıştı. Yürümek yerine arabayla gitmeyi tercih etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dakikalar sonrasında Vuslat’ta olacak olmanın verdiği gerginlik midemi bulandırıyordu, içim sıkılıyordu. Büyük ihtimalle Mesih beni gün içerisinde defalarca aramış, ulaşamamıştı. Kim bilir ne kadar endişelenmişti benim için. Bense onu sırtından bıçaklamak üzere yola koyuluyordum. Hem de tüm hayatını mahveden kişiyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi sıkıca yumarak kafamı cama yasladım. Bu akşam Mesih’e hissettireceklerim yüzünden canım acıyordu. Kafamı çevirerek Mirel’in yan profiline baktım. O kadar keyifli ve düşünceliydi ki büyük ihtimalle Mesih’in suratının alacağı ifadeyi kuruyordu kafasında. Gözlerim tekrar hüsranla kapandığında Vuslat’ın önüne gelmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte geldik!” dedi zevkle. Arabadan inerek donuk bir şekilde ona baktım. Suratındaki tebessümü bozmadan yanıma gelerek elimi tuttu. “Gülümse.” Karamsar bir şekilde ona bakmayı sürdürünce elimi sıktı. “İkiletme.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı yukarı doğru kıvırarak onunla Vuslat’ın içerisine girdiğimizde, kalbim büyük bir hızla atarak içeride çalan şarkıyı bastırıyordu. Benden daha hızlı ve uzun adımlar attığı için peşinde sendeleyerek savruluyordum. Bir masanın yanında durduğumuzda bakışları, geldiğimizden beri yaptığı gibi hızla etrafta dolandı, Mesih’i arıyordu. Etrafa bakma gereği bile duymamıştım. Benden haber alamayan Mesih’in şu anda barda olduğunu hiç sanmıyordum. Büyük ihtimalle bir yerlerde beni arıyordu. Buraya geldiğimin haberini aldığı zaman hemen gelirdi. Henüz burada olamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Masanın üzerine yerleştirdiğim ellerimi sıkarak yumruk yaptığımda bakışlarım masadaydı. Kolunu belime atarak beni kendine çektiğinde yere bakıyordum. Yüzünü dahi görmek istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi ama gören de cenazedeyiz sanır.” Benimle resmen dalga geçiyordu. Mirel olduğu gerçeğini öğrendiğimden beri duygusal anlamda her ne kadar iki parçaya ayrılsam da içime gömdüğüm o Semum gerçeğinden de bir o kadar nefret etmeye başlamıştım. İfadesiz bakışlarla ona bakmayı sürdürdüğümde belimdeki elini kıstırarak suratını yaklaştırdı. “Eğer doğru düzgün bir performans sergilemezsen söylediklerimi yerine getirmek zorunda kalacağım.” Kulağıma doğru fısıldadığında gözlerim doldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendine gel, Elis. Bunu yapmak zorundasın. Sen değil miydin Mesih için elinde olanın çok daha fazlasını vereceğini söyleyen, kendini feda etmek için hazır ol da bekleyen? O zaman kendini göstermelisin.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Acı çekercesine inledikten sonra dudaklarıma kondurduğum sahte tebessümü genişleterek kolumu omzuna attım. Ensesinde kalan parmaklarımı öylesine sıkıyordum ki tenim âdeta etimi parçalıyordu. Kendimi kasmaktan ense köküm sızlıyor, çenem ağrıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte böyle, Nöron…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana Semum iken taktığı isimle dalga geçercesine mırıldanmıştı. Öncesinde o takma isme takılmasam da artık ağzına kesinlikle yakışmadığı kanaatindeydim. Onunla ilgili olan hiçbir şeyi beğenmiyordum. Yumruğumu ensesine geçirerek ona lanetler okumak, yanından bir an önce ayrılmak istiyordum ama yapamazdım… Bu işi yarım bırakarak Lisa’ya atamazdım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İç çekerek kafamı kalabalığa çevirdim. Kalabalığı yararak mekâna giren o adamı fark ettiğimdeyse midem ağzıma kadar yükselmişti. Tenim buz kestiğinde kaslarımın gerilmesinden, bendeki farklılığı hissetti ve o da aynı şekilde kapıya doğru bakarak keyifle homurdandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte bu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından kafasını boynuma doğru çevirdiğinde yerime mıhlanmıştım sanki… Endişeden tenim kar beyaza döndüğünde dudaklarım çekilmişti. Mesih’in gözleri beni bulduğunda yüz kasları anında gevşemişti. O güzel renkli bakışları hızla üzerimde gezindi. Belime sarılan Mirel’i fark ettiği an, hızla tekrar yüzüme baktığında suratındaki hayal kırıklığını görmekten nefret etmiştim. Belli ki görmeyi beklediği en son şey bile değildi. Gevşeyen hayal kırıklığına uğrayan ifadesiyle yürüyüşü de yavaşlamıştı. Âdemelması sertçe kıpırdadı, ardından dudaklarını sıkıp kaşlarını çatarak adımlarını hızlıca atmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Histerik bir edayla Mirel’den geri çekilmeye çalıştım, izin vermedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakın ola ki bir pot kırayım deme! O piçi inandıramazsan sana yemin olsun ki onu gebertirim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunup âdeta bir kedinin ciğere baktığı gibi Mesih’in gelişini izledim. Onu gördüğüm hâlde neden Semum’dan ayrılmadığımı düşünüyordu. Karşıda durduğunda üzerindeki gri sweatin hızla kalkıp inmesinden, irice açtığı o sivri gözleri bize doğru hoyratça dikmesinden, yumruklarını sıkmasından kendini zorla tuttuğunu görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında kendini tutmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Masamıza doğru atılıp Mirel’in göğsüne vurarak geriye doğru sendelemesine sebep oldu. Mirel’in o lanet kolları neyse ki belimden ayrılmıştı. Çatık kaşlarımla ona baktım. Bana yaptığı gibi diğerlerine de Semum rolü yapmasını bekliyordum. Hiçbir şey demeden bana doğru masum bir ifadeyle baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pislik herif.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm işi benim halletmemi istiyordu. Mesih’i parçalara ayırarak geri göndermemi istiyordu. Ona belki de haddinden fazla uzun süre baktım. Kaşını varla yok arası yukarı kaldırınca önüme, Mesih’e, döndüm. Onu Semum gibi düşünerek, tüm öğrendiklerimi unutarak hareket etmem, Mesih’i inandırmam gerekiyordu. Aksi hâlde Semum tehditlerini uygulamaya başlayabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes alarak suratıma şaşkın bir ifade kondurup, “Sen ne yapıyorsun!” diye bağırdım, hem de gereğinden çok fazla… Sertçe yutkunup, sırtımı dikleştirerek çenemi kaldırdım. “Ona bu şekilde davranmaman gerektiğini kaç kez söyleyeceğim!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kıyafetlerimin ipliklerinin tenimin üzerindeki hareketini hissedecek kadar hassaslaştım. Bakışlarındaki derinliği gördükçe kahroluyordum. Gözlerini kısarak varla yok arasında kafasını salladı. Ona karşı bu kadar yüksekten konuşmamı beklememişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mirel’in bakışlarının ağırlığı tüm bedenime oturuyor, Mesih’e karşı yoğunlaşmama engel oluyordu. Parçalanan buzullarının arasından çıkan karartılar midemi gıdıkladı. Sert bir soluk alarak bakışlarımı tekrar toparlayıp ona bakmayı sürdürdüm. Kendine hâkim ol Elis.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolumdan yakalayarak kendine doğru çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yürü, gidiyoruz.” Yüreğimde yeşeren umut tomurcuklarını elimi ondan sertçe çekerek geri söndürdüm. Bir karış mesafeyle karşı karşıya kaldığımızda suratındaki endişe bana tamamıyla geçmişti. Davranışlarımın sebeplerini anlayamıyordu. “Ne yapıyorsun?” Çenesini hafif yan yatırarak ifademi dikkatle inceledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunup çenemi dikleştirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben Semum’la kalacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözbebekleri irileşti. Bakışlarımdaki yanmayı hissedince hızla gözlerimi yumdum. Mesih zeki biriydi, ona karşı oyun oynadığımı anlamaması için kendimi iyice gizlemeliydim. Omzumun üzerinden ardıma, azılı düşmanı Mirel’e baktı. Ufalanan ifadesindeki nefret iliklerime kadar aktığında tüylerim ürperdi. Ondan zerre hazzetmediği tek bakışıyla bile belli oluyordu. Suratını bana doğru eğdiğinde bakışlarındaki endişenin yerini saniyelik de olsa korku aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne saçmalıyorsun sen Elis?” diyerek fısıldadı kulakları tırmalayan müziğin arasından. Dudaklarındaki kıpırtıyı dikkatle inceleyebildiğim için söylediklerini anlayabilmiştim. “Gidelim,” diye ekledi kadife gibi bir tonla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O böylesine yumuşakken, beni bırakmak istemiyorken, korkuyorken, onu nasıl bırakacaktım? Ona nasıl sert davranacaktım… Bacaklarımdaki kaslar gevşedi, kendimi bırakarak kum torbası gibi yere yığılmayı arzuluyordum… Bunu Lisa ve Mesih için yapacaksın, Elis…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni almadan gitmeyeceği öyle belliydi ki onu tek başına göndermek için daha da fazlasını yapmam gerekiyordu. Onu inandırmak için yıpratmam lazımdı. Bunu Mirel’in önünde yapmak zorunda olsam da Mesih’in suratındaki ifadeyi görerek zevkten dört köşe olmasını istemiyordum. Bu yüzden yana doğru birkaç adım atarak hararetle Mesih’e doğru döndüm, o da bana doğru dönünce sırtı iki metre ötede kalan Mirel’e doğru çevrilmişti. Bizi ne duyabilirdi ne de Mesih’in suratındaki ifadeyi izleyebilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı sertçe yalayarak gözlerimi tavanda gezdirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bak, nasıl söyleyeceğimi bilmiyorum ama…” Sert bir soluk vererek ona baktım, beklentiyle izliyordu. “Kafamda oturmayan şeyler var.” Gerçekten de ne söyleyeceğimi bilmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benimle evlendiğinin farkında mısın?” dedi bana tuhaf bir ifadeyle bakarak. Çatılan kaşlarımla şakaklarında oluşan kızarıklara bakakaldım. Kısa süre içerisinde ne demek istediğini anladım, en son onun yanından ayrılıp telefonlarını açmamıştım ve bu davranışlarım, şu anki tepkilerime farkında olmadan güzel bir zemin hazırlamıştı. “Beni istediğini defalarca kez söyledikten sonra bu yaptıkların akıl kârı mı? Yürü, gidiyoruz.” Tekrar kolumu kavradı, beni bir an önce buradan götürmek istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi, elinin üzerine koyarak aşağı doğru kaydırıp kolumu kurtardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu kendi içimde hazmedip hazmedemeyeceğimi tartmam gerekiyor.” Kaşlarını çattı, suratıma doğru biraz daha eğildiğinde çenesi seğirmişti. “Bir süre senden ayrı kalmak istiyorum.” Cildi hızla gerildiğinde bakışları irileşmişti. Sözlerim onu korkutuyordu. Kafasını hızla iki yana doğru salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buna izin vermem.” Dişlerinin arasından tıslayarak, “Saçmalamayı kes,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir karış ötemde kalan o güzel bedene sarılmak, suratımı boyun girintisinde ufalamak, kollarımla sırtını sararak huzuru bulmak istiyordum. Mesih’i istiyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Koynundan yayılan erkeksi kokusunu göz ardı etmek için soluk alma işlemine ağzımdan devam ederek, “Git buradan,” dedim, onun olağan hâli gibi ifadesiz bakmaya çalışarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı kavrayarak beni kendine doğru çekiştirdiğinde hayret dolu bir ifadeyle, “Beni bırakamazsın, biz birbirimize söz verdik!” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni yanında zorla mı tutacaksın?” dedim yalancı bir sinirle. Tut, lütfen. Al götür beni, sözlerime inanma ve beni yanında gerekirse zorla tut… O canavarla kalmak istemiyorum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana bu yüzden defalarca kez sordum lanet olasıca! Beni şimdiden yarı yolda mı bırakacaksın!” Kafasını onaylamaz anlamda salladı. “Ne dersen de benimle geliyorsun, o pislikle kalmayacaksın! Kafanı mı dinleyeceksin, benim yanımda!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni tekrar çekiştirmeye başladığında omzunun üzerinden Mirel’in tehlike saçan gözleriyle karşılaştığım an rüyadan uyandım. Kafasını usulca onaylamaz anlamda salladı, az önceki keyif saçan ifadesinden eser kalmamıştı. Karşımda bir katilin soğukkanlılığını andıran ifadesiyle, tüm hislerinin ağırlığını üzerime nüfuz ettiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı çekip, göğsüne bastırarak onu geriye doğru ittirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni zorlamayacağını söylemiştin!” Mirel’e hissettiğim öfkeyi Mesih’e yönlendirerek, “Unuttun mu? O evde, kendi ağzınla söylemiştin,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O benimle evlenmeden önceydi!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundum. Bana bir kez gelirsen seni bırakmam, demişti ve ben ona, daha birkaç gün öncesinde giderek her hâlini istediğimi söylemiştim… Alayla sırıttım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evlensek de biz… birlikte olmadık.” Gözlerinde oluşan ifade tam olarak neydi? Hayal kırıklığı… Onunla böyle konuşmamı beklemiyordu. Evet. Birlikte olmamıştık. O gece hiçbir zaman sonuna kadar gitmemiştik. Bana karşı beslediği temiz hisleri, aramızda geçmeyen cinselliğin sitemiyle kirletmiştim. Suratında oluşan yorgun ifade beni susturdu. İstediğim kıvama geldiği için, bu esnada öldürücü darbeyi indirmem gerekiyordu. “O yüzden, şimdi bana karışmaya kalkma,” dedim gözlerimi üzerine dikerek, kırgın ifadesini umursamadan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları yukarı doğru kıvrıldığında canım acısa da devam etmem gerekiyordu. “Nasıl istiyorsan öyle anla, beni rahat bırak!” Göğsünden ittirdiğimde kaşlarını çatarak üzerimi inceledi. “Beni sevdiğini bile söyleyemeyen bir caniyle daha fazla uğraşmak istemiyorum!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçine nefes verildiğinde irileşen bir balon gibi büyüdüm, büyüdüm ve patladım… Göğüs kafesim hiddetle inip kalkıyor, boğazım yanıyordu. Az önce suratına çarptığım lafların ağırlığı altında ufacık kalana kadar eziliyordum. Karşımda büzüşen dudaklarını öpmek, söylediklerimi geri almak, defalarca özür dilemek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden, gözlerinin dolduğunu fark ettiğim an dünyam başıma yıkıldı sanki. O… Onun gözleri mi dolmuştu? Beni, sözlerimden incinecek kadar mı önemsiyordu… O, sandığımdan da fazlasıydı. Burun deliklerim yanmaya başladı, kendimi tutamadım. Aynı onunkiler gibi gözlerim doldu. Dudaklarını sıkarak ifadesini toparlamaya çalışıyordu. Tüm önyargılara rağmen ona geldiğim için göklere çıkan adamı yerin dibine sokmuştum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuzları düştüğünde zayıflığımın işi batırmasını istemediğim için, “Sen bir canisin,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratı kızardı, göğüs kafesi daha önce görmediğim bir hızla inip kalktığında buz mavisini mahvetmiştim. Tanıdığım andaki o kaskatı adamı çözmüş, kendime alıştırmış, ardından da yakarak kül etmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nasıl hissediyorsun, Mesih? Ben, biraz gerinde duran pisliğin yaptıkları yüzünden seni suçluyorken, tüm bedeli sana ödetiyorken, sen kendini savunamıyorken… Tam olarak nasıl hissediyorsun. Kalbine bir bıçak saplanmış gibi mi? Ben senin yerine aynen o şekilde hissediyorum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O ifadesiz adamın yerini küçüklük fotoğraflarında gördüğüm masum çocuk aldığında kendimden nefret ediyordum. Bunu ona birkaç saniye önce ben yapmıştım. Amacım o ve Lisa’yı korumak olsa da pisliğin tekiydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni terk mi ediyorsun?” Çatallaşan sesi; tüm kemiklerime, kumaştan geçen sivri uçlu iğne misali batmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı zoraki bir hareketle sallayıp, “İşleri daha fazla zorlaştırma lütfen, git,” dedim. Çöken omuzlarıyla bana son bir kez daha bakıp, omzuma çarparak yanımdan geçip gittiğinde koca mekânda küçücük kalmıştım. Sanki tüm yaşam sebebim gitmişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her ne kadar ağır konuşarak onu parçalasam da içimden defalarca bana inanmamasını, buradan çekip çıkartmasını dilemiştim… Ama sözlerimin sandığımdan da kuvvetli bir tesiri olmuştu, Mesih karşımda daha da fazla yıkılmamak için bir an önce uzaklaşarak gitmişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birbirine çarpan dişlerimi sertçe bastırarak gözlerimi yumdum, gözyaşlarım birbiri ardını takip ederek yanaklarımdan akmayı sürdürüyordu. Etrafımdaki kalabalık, anlamsız gelen nakaratların içerisinde dans ediyor, içki içiyor, eğleniyordu. Kalabalığın içerisinde kimsesiz, tek başıma kalmıştım. Dağılan güzel kokusunun yerini ağır basan alkol aldı. Her şeyini alıp yanımdan gitmişti… Göğsüm titreyerek yükselip alçalıyordu. Dudaklarımdan sızan tuzlu yaşlarla, biraz daha bu şekilde devam edersem bağırarak ağlamaya başlayacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah, ne dokunaklı sahne…” Kulağıma ilişen dudaklarının hissiyle irkilerek geri çekildim. Öfkemi doğrudan hissettiğim kişiye yönelterek ateş parçasına dönüşen gözlerimi üzerine isabet ettirdim. Hevesle dudaklarını, dişleri gözükecek şekilde kıvırdıktan sonra altdudağını vahşi bir hareketle dişlerinin arasına aldı. “İşte bu… Gerçek Elis, hoş geldin…” Suratımı iğrenircesine buruşturarak ona baktığımda gördüklerinden zevk alıyordu. “Bu gece çok eğleneceğiz, desene.” Kendimi tutamadan o iğrenç ifadesine tükürdüm. Elinin tersiyle suratını sıvazladığında ona karşı tepki vermem hoşuna gidiyordu. Diğer eliyle çenemi kavrayarak dudaklarını bana doğru öpücük atar gibi uzattı. “Bu hâllerin beni deli ediyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımı buruşturarak tiksinircesine, “Seni gördükçe kusmak istiyorum, iğrençsin,” dedim. Çenemi çevirip parmaklarının arasından kurtardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşını manidar bir havayla yukarı doğru kıvırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lisa rolünü bırakman çok hoş; bu şekilde sana istediğim her şeyi yapacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona karşı bir kere baş kaldırdığım için belki de artık rol yapmak bile beni kurtarmayacaktı. Az önceki duygu yoğunluğunu bir türlü üzerimden atamadığım için onu ciddiye alamıyordum. Zihnimde sadece Mesih’in dolan gözleri vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüreğim onun ateşiyle yanıyordu… Bir adım geri çekildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nereye?” dedi kuşkuyla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı iğrenircesine buruşturarak, “İşemeye,” diye tısladım dişlerimin arasından. Kahkaha atınca ona öldürecek gibi bakmaya devam ederek hızla tuvalete doğru ilerledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dans eden bedenleri ittirirken, hissettiğim öfke ve kederle gereğinden de sert davranıyordum. Müziğin eşliğinde, kalabalığı yararak tuvaletin kapısını ittirip içeri girdim. İçerideki kadınlara aldırmadan, boş bir lavabonun önüne geçip, ellerimi fayansa koyarak sertçe soluklandım. Ne yaparsam yapayım ne kadar beklersem bekleyeyim, kalbimin ortasındaki sızı asla dinmiyordu. Altdudağımı dişleyerek kafamı eğip omuzlarımdan destek aldım. Tam anlamıyla bitmiş bir hâldeydim, acı çekiyordum. Kafamı hızla kaldırdığımda saçlarım geriye doğru uçuşarak omuzlarımın ardına doğru düşmüştü. Ilık yaşlar, yanan tenimden aşağı kayıyordu. Aynadaki kırık, kimsesiz kıza baktım. Kendimi tutamadan hıçkırdım, daha fazla dayanamadan acı çeker bir iniltiyle ağlamaya başladığımda, gırtlağımdan boğuluyormuşum gibi çıkan seslerin arasından güçlükle hıçkırıyor, titrek omuzlarımı durdurmak için fayansı parmaklarımın içerisinde ovuşturarak dik durmaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gitmişti… Biz bitmiştik…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralanan dudaklarımın arasından içli bir can çekişle aldığım soluklar yüreğimi sıkıştırıyor, daha da soluksuz kalmama sebep oluyordu. Bir günde hayatım değişmişti. Önce parçalara ayrılmış, ardından bütünleşerek göklere çıkıp ferahlamış, devamında iyi bir darbe yemiş, en sonunda da yanarak kül olmuştum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerimi omuzlarıma sarıp, öne doğru bükülerek kendimi telkin etmeye çalıştım. Bir türlü tamamlanamıyordum, Mesih giderken diğer yarımı değil, ruhumu tamamen götürmüştü sanki. Onsuz ben bir hiçtim… Öylesine kimsesiz ve sefil kalmıştım ki… Duvarlar üzerime doğru geliyor, aldığım soluklar yetmiyordu. Tıkanan burnumu çekerek dudaklarımdan dökülen acı dolu inlemeleri durdurmaya çalıştım. Gözlerimi araladığımda etrafıma doluşan, endişeyle beni inceleyen kızları fark ettim. Ne zamandır beni sarsmaya çalışıyorlardı bilemiyordum. Bakışlarındaki ifadeden her birinin beni tanıdığını biliyordum. Kehanettekiler Mesih’in yanında olduğum için başından beri beni tanırdı. Genel olarak nefret edildiğimi düşünsem de endişeyle bakan gözlerden, bu duyguyu her birinin taşımadığını idrak edebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi misin canım?” Bedenimi sarsan acının en koyu tonunu hissedebilen, suratıma şefkatle bakan siyah saçlı, olgun yüz hatlarına sahip olan kızın kollarından tutup, daha fazla dayanamadan üzerine atıldım. Dizlerim, bedenimi ayakta tutamadığı için benimle aşağı doğru kayarak dizlerinin üzerine oturdu. Omuzlarım titriyor, gözyaşlarım şiddetlenerek artıyordu. Omzumu sıvazlayıp, “Geçecek,” diye mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geçmiyordu, geçemezdi… Tüm olanları unutma düşüncesi bile tüylerimi ürpertiyordu. Acılarımı dindirip, buz mavimi geride bırakmaktansa acı içerisinde kıvranmaya devam etmeyi seçerdim. Onun acısı bile güzeldir.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onu çok seviyorum…” Hıçkırıklarımın arasından inleyerek burnumu çektim. Kimden bahsettiğimi çok iyi biliyorlardı. Sürekli dolan gözlerim, görüş açımı buğuladığı için gözlerimi yumarak yaşların akmasına izin veriyordum. “Onu istiyorum…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sarsılarak, hiç tanımadığım kızların arasında ağlamayı sürdürdüğümde içlerinden biri endişeyle, “Çok kötü görünüyor, ambulansı arayacağım,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi geri çekerek avuçlarımla suratımdaki ıslaklığı sildim, kafamı onaylamaz anlamda sallayarak, “Hayır,” dedim. Burnumu çekerek, “Ben iyiyim,” diye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana üzgün bir ifadeyle bakan kıza doğru acı çekercesine bakmayı sürdürdüğümde içimden kendime küfrediyordum. Duygularıma hâkim olamayıp kelimenin tam anlamıyla çuvallamıştım. Benim artık güçlü olmam gerekiyordu. Herkesin yerine sorumluluk alacak kadar güçlü olmam gerekirken, tuvaletin bir köşesine yığılarak, hiç tanımadığım insanların önünde burnumu çekerek ağlıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuruluktan kabuk bağlayan dudaklarımı ıslattığımda, kızın arkasında kalan tuvalet kapısı sertçe açıldı. İrileşen gözlerle arasından çıkan bedene bakakaldığımda ağzım beş karış açık kalmıştı. Gözlerim, gerginleşen yayından çıkmayı bekleyen birer ok gibi belerdiğinde bedenim buz kesmiş, kalp atışlarım hızlanmıştı. Kızlar da kafasını çevirip ona doğru dönerek bakakaldı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih bir eli kapı kolunda, diğeri de oluğuna dayanmış bir biçimde yukarıdan bize bakıyordu. Etrafı kızarmış gözleri beni sertçe buldu. Yanakları, içe doğru çekilmekten ortaları çukur şeklinde bükülmüştü. Geniş göğsü hiddetle yükselip indikten sonra, etrafımdaki kızlara bakarak kafasıyla kapıyı işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızlar girdikleri transtan çıkarak hızla yanımdan kalktılar; Mesih içeri doğru girip çıkmaları için onlara yol verdiğinde ben karşısında yerde, dizlerimin üzerinde oturarak ağlamaktan kızaran gözlerim ve şişen dudaklarımla onu izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeriye doğru bir adım daha attıktan sonra kapıyı sertçe vurdu; lavabo, onun girmesiyle daha da küçülmüştü. Kaçacak hiçbir yerim yoktu. Az önce ona bağıran, iğrenç cümleler kuran kızı yıkılmış bir hâlde görmesi son derece kötüydü. Beni bu hâlde gördükten sonra bırakması imkânsızdı. Kendimi toparladım, ona karşı son derece inandırıcı olmalıydım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerimle suratımı son bir kez daha sıvazlayıp burnumu çekerek ayağa kalktım ve önüme düşen saçlarımı kulaklarımın ardına iliştirdim. Temkinli bir ifadeyle onu incelediğimde burnunun kenarları ve gözleri kızarmıştı. Gözleri daha da açılarak cam rengini almıştı. Dudakları biraz daha şişerek şakaklarıyla beraber kızarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlaşılan, sözlerim ikimizi de mahvetmişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soğuk parmaklarımı sıcak boynumda gezdirdikten sonra enseme doğru götürüp etrafa bakındım. Aklımı görüntüsünden uzaklaştırmam gerekiyordu, aksi takdirde hemen üzerine atlayıp, karışan dağınık saçlarına parmaklarımı daldırarak onu göğsüme doğru yaslayabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu şekilde olacağını düşünmemiştim,” dedi yanık sesine eşlik eden buğulu gözleriyle. Söyleyecek bir sözüm olmadığı için, sessiz kalarak donuk bir ifade edindim suratıma. Kafasını iki yana sallayarak üzerime doğru gelince ona sırtımı döndüm. Kafamı yukarıda kalan cama doğru kaldırıp Yaradan’dan yardım dilendim. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Bu kadar güçsüz ve ona karşı böylesine muhtaçken geri itmek çok zordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kabullen artık, yaptıklarını unutamıyorum, seni olduğun gibi istemiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümde bağladığımda sırtımda hissettiğim sıcaklıkla titredim. Kollarını belime bağlayıp suratını boyun girintime soktuğunda nefesim kesilmişti. İç çekerek dişlerimi birbirine bastırdım. Dudakları boynumu bulunca istemsizce gözlerim kısıldı. Sıkıca tuttuğu belimi karnına bastırdı. Aralık dudakları tenimde sürtünerek kulağımın altını bulduğunda iyice zayıf düşmüştüm. Kendimi toparlamam, onu uzak tutmam gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak ellerimi ellerinin üzerine koyduğumda, “Demek kim olduğumu öğrendin,” dedi. Buz kesen bir ifadeyle öylece kaldığımda kalbim tekliyor, boğazım kuruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, git lütfen.” Belimdeki parmaklarını sıklaştırarak beni kendine doğru çevirdiğinde bakışlarım irileşti. Suratındaki garip ifadenin sebebini öngöremiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek Mirel’i öğrendin,” dedi kararlı bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sözlerinin anlamını idrak edebildiğimde irice açılan gözlerle öylece bakakalmıştım. Nefesimi kesmişti. Kararlı gözlerini dik duran omuzlarını inceledim. O, her şeyi anlamıştı… Ama nasıl!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başparmağıyla altdudağımı sıvazlayıp dudaklarını alnıma bastırdığında gözlerim kapandı. İkimizin arasında kalan ellerimi göğsüne doğru çıkartarak onu ittirmeye çalıştım. Belimdeki parmaklarını daha da sıklaştırarak buna engel oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne demek istediğini anlamıyorum.” Dudakları aşağı doğru kayarak kapanan gözkapağımı bulunca iç çektim. O gerçekten de her şeyi anlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kes artık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri çekilerek çenemi kendine doğru tutmayı sürdürünce pes edip, “Nasıl öğrendin?” dedim temkinli bir ifadeyle. Belki de Şah benimle konuştuğunu söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parlak bakışları iki gözümün arasında gidip geldiğinde biçimli, güzel burnunu inceleyip, aralık duran kızarık dudaklarına inip geri gözlerine yükseldim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İlk başta sözlerin…” dedi kısılan bakışlarıyla, beni kınarcasına bakıyordu. “Beni derinden sarstı.” Sesi öylesine kısık ve boğuk çıkmıştı ki ne kadar sarsıldığını tutkulu tonundan hissettiriyordu. “Kendimi toparlamam uzun sürmedi.” Kafasını onaylamaz anlamda sallayarak, çenemdeki elini yanağıma çıkartıp başparmağıyla şakağımı okşadı. “Sen beni bırakamazsın,” dedi ritmik hareketlerinin arasından.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl bu kadar eminsin?” diye sordum üzerimde bıraktığı mayışma hissinin arasından sıyrılarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Diğer eliyle de yanağımı kavrayıp, suratını yaklaştırdığında kenarları kızarık olan duru gözlerinden fışkıran irislerine odaklandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çünkü beni seviyorsun,” dedi emin bir sesle. “Ve ben sana…” Dişlerinin arasından kuvvetli bir soluk çekti. “Kendimden daha fazla güveniyorum.” Kafasını onaylamaz anlamda salladı. “Sen, aramızda geçen onca şeyin ardından bana öyle şeyler söylemezsin.” Kafasını tekrar salladı. “Seni tanıyorum, İris.” Kafamı onaylamaz anlamda salladığımda,
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni çok seviyorsun,” diyerek vurguladı. “Herkesten çok…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O, uyguladığım onca yıkıcı darbeye rağmen mantığına ulaşabilmiş, gerçek beni hissetmişti. Hayretle onu incelerken içten içe hayranlık duyuyordum. Beni öylesine iyi tanıyor, bana öylesine çok güveniyordu ki tek kelime etmesem bile her şeyin sebebini sezebiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudakları tutkuyla dudaklarıma kapandığında nefesim kesildi. Anın güzelliğine kapılmadan kafamı çekerek bir adım geri gittim. Sorgularcasına bakınca acı çekercesine ona bakıp kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olmaz… Yapamayız.” Omuzlarım güçsüz düşerek çöktü. Semum, Mesih’in her şeyi öğrendiğini bilmemeliydi. Lisa’yı ve Mesih’i korumam gerekiyordu, Mesih’in bir şekilde planıma ayak uydurması gerekiyordu. Sessiz kalarak tamamlamamı bekleyince dolan gözlerimle, “O çok tehlikeli,” dedim. Kaşlarını çattı. “Onunla gitmek zorundayım.” Sona doğru sesim titremişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlamsız bir ifadeyle suratıma baktı. “Ne saçmalıyorsun?” Burnumu çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birinci şahı korumak için gideceğim…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zamanında bana bahsettiği birinci şahın kim olduğunu anladığımı görünce bakışları varla yok arasında irileşti. Belki de bu kadarını bildiğimi düşünmemişti. “Ben…” Çenemi dikleştirdim. “İkinci şah olarak kendimi feda edeceğim.” Kararan ifadesine son bir kez daha bakıp, vakit kaybetmeden hareketlenerek yanından geçtim. Daha ikinci adımı atamadan kolumdan sertçe tutarak beni yanımızda kalan tuvalet kapısına doğru itti, açık olan kapıyla beraber geriye doğru sendeledim. Beni tuttuğu kolumdan yukarı doğru çekerek tuvaletin içine girip sırtımı duvarla buluşturdu. Kafatasımda hissettiğim sert zeminle, bakışlarımı yukarı kaldırarak sertleşen maviliklerine daldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ajitasyon yapmayı kes! Sen aptal mısın?” Çenesini kaldırıp hırlayarak konuşmuştu. Ben ikisini korumak için kendimi feda ediyordum ve karşısında bu anlamsız tepkiyle karşılaşıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bırak beni!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çırpındığımda, göğsüyle bedenimi örterek sırtımı duvara bastırdı. Dişlerimin arasından sert bir soluk aldığımda kısılan bakışlarıyla, “Seni o piç kurusuna verir miyim sanıyorsun!” dedi. Suratıma doğru hırladığında yırtıcı bir kaplanı andırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu istiyor muyum sanıyorsun?” Bağırarak kurduğum cümlem fısıltıyla sona ermişti. Gözlerim doldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarını çatarak ifademi inceledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O orospu çocuğu seni korkuttu, değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Altdudağımı dişleyerek, içime doğru sinip bakışlarımı etrafta gezdirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ona karşı dikkatli olmak zorundayız.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis.” Adımla hitap ettiği için afallamıştım. “O piç kurusundan korkma.” Altdudağını dişleyerek kafasını onaylamaz anlamda salladığında bakışları kısılmıştı. “Ve beni sakın hafife alma,” dedi tehlikeli bir tınıyla. Ardından suratını buruşturarak, “Nasıl bu kadar saçma düşünebildin? İkiniz de bana aitsiniz, seni ona bırakacağımı nasıl düşünürsün!” diye devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım büzüştüğünde, kendimi daha fazla tutamadan dolan gözlerimle, “Çok korktum anlasana! Seni kaybetmekten, Lisa’ya zarar vermesinden çok korktum…” Dudaklarımı tekrar büzüştürerek sıktığımda, iç çekerek öfkesini dindirip kederle suratıma baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen harika bir detaysın, tatlım.” Saçlarımı okşayarak, “Sakin ol, sakın korkma,” dedi tüy kadar hafif bir sesle. “Bana bak,” dediğinde az önce yumduğum gözlerimi açıp, o yoğun duyguları barındıran güzel gözlerine baktım. “Özür dilerim, İris, sinirlerime hâkim olamadım ama yeltendiğin hareket beni çıldırttı.” Başparmağı çenemi buldu, suratına doğru yükseltti. “Anlıyor musun beni, tatlı İris…” Kırgın ifademle onu onayladığımda, derin bir soluk daha çekerek daha da yumuşadı. “Belli ki öğrendiklerinden epey etkilendin ve üzerine o şerefsiz… Sana bir şey yaptı mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklına gelen ayrıntıyla, hiddetle bağırınca hızla kafamı salladım. Gözlerini sıkıca yumarak derin bir soluk daha aldı. Tekrar araladığında dişlerinin arasından tıslayarak, “İrisimi korkuttu,” dedi. Kafasını salladığında suratında alaycı bir tebessüm oluştu. “O hâlde, benimle de tanış, İris.” Öylece bakakaldığımda “Benimle daha tanışmadın,” diye devam etti. Kısılan gözlerine eklenen sözleriyle, beni âdeta büyülüyordu. Sertçe yutkundum. “Ben seni asla feda etmem.” Saçlarımı okşadı. “Seni benden kopartmaya hiçbir insanın gücü yetmez, beni anlıyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öylesine emin ve net konuşuyor, karşısında mum gibi erimemi sağlıyordu. Sözleri beni az da olsa rahatlatmıştı. Haklıydı, Mirel’den fazlasıyla etkilenerek korkmuştum. Dediklerini yapmaktan başka bir çarem kalmamıştı gibi hissetmiştim ama Mesih… O öylesine bir kudretle beni sahipleniyordu ki karşısında kendimi bırakasım geliyordu. Kafasını sallayarak, “Sana bayılıyorum kızım,” deyip, yanağımdan öperek kokumu derince içine çekti. “Bayılıyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudakları yanağıma tekrar konunca, kollarımı boynuna dolayarak sıkıca sarılıp adını fısıldadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih… Her şeyi biliyorum, her şeyi…” Sesim sona doğru kederli çıkmıştı. “Barda sana söylediklerim yüzünden özür dilerim.” Kafamı boyun girintisine sokarak o hoş kokusunu içime doğru çektim. “Çok özür dilerim ama seni bir şekilde inandırmam gerekiyordu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri çekilerek parmaklarıyla çehremi sıvazladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek benim için kendini feda edecektin.” Tereddüt etmeden kafamı sallamamdan etkilendi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artık mutlu olmanı istiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudakları alayla kıvrıldığında saçlarımı okşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim aptal İris’im… Sen yokken nasıl mutlu olmamı bekleyebilirsin?” Karşısında dilim damağım kurumuştu, büyülenmişçesine ona bakmayı sürdürdüğümde, “Artık mutlu olmamı istiyorsan dibimden ayrılma,” dedi kararlı bir ifadeyle. “Sadece sen varken mutlu olabilirim.” Âdeta dilimi yutmuştum, bana değer verdiğini biliyordum fakat tüm bunları ondan duymak beni derinden sarsmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in sırrını öğrendikten sonra ya ben onu daha farklı görmeye başlamıştım ya da o buna izin vermişti. Bakışları, dokunuşları çok daha farklıydı. Gözlerinde asılı duran o sisli perdenin kalkmasına izin vermişti sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek anlamasam gidecektin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Usulca ona bakmayı sürdürdüğümde dudaklarıma kapandı. Bu sefer geri itmedim, kollarımı sıkıştırarak onu kendime doğru çektiğimde bu zamana dek hiç olmadığı kadar aç bir tavırla dudaklarımı örselemeye başladı. Dudaklarımı öpmüyor, âdeta yiyordu. Biçimli parmaklarım yumuşacık saçlarının arasına girdiğinde onları çekiştirdim. Kollarını sırtımdan ağrı kaydırarak sıkıştırdığında göğsüm göğsüne doğru kalkıp yapışmıştı. Öpücüklerinden bitap düştüğümde dudakları boynuma kaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek gidecektin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih, tuvaletteyiz,” dedim nefes nefese. Sözlerimi önemsemeden hareketlerine devam edince omzuna vurdum. “Mesih…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarını tenimden güçlükle ayırdıktan sonra gözlerime baktığında gördüğüm tutku âdeta buz kesmeme sebep olmuştu. O, beni istiyordu… Titrek bir soluk aldım. Burnumun ucunu öperek geri çekildi. “Gel benimle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bluzumun yakasını düzeltip elimi tuttuktan sonra kapıyı açtığında dudaklarım kızarıp şişmişti. Tuvalete giren kız Mesih’i görünce şaşkınlık dolu bir nida kopartarak birleşen ellerimize baktı. Mesih onu umursamadan ilerleyerek tuvaletten çıktığında hemen bir iki adım ardındaydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mirel ne olacak?” dedim panikle. Tüm bunları anlamaması imkânsızdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana bırak,” deyip hızını kesmeden çıkışa doğru yöneldiğinde kalbim göğüs kafesimi delip geçercesine atıyordu. Heyecandan boğazım kuruyordu, mekânda çalan “Prisoner” şarkısının yakıcı nakaratı eşliğinde omzunun üzerinden tekrardan döndü ve avuçlarıyla yanaklarımı kaldırarak dudaklarını yaklaştırıp beni tekrardan öptü. Heyecanlanarak dolgun dudaklarının hareketine karşılık verdiğimde iniltisini işittiğime inanamıyordum! Geri çekildiğinde boz mavisi gözleri aşkla parladı ve burnumun ucunu öperek sıkıca tuttuğu elimden çekiştirerek ikimizi de Vuslat’tan çıkarttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mekândan koşar adımlarla çıkıyorken nefes nefese kalmıştım. Kalbim hem midemde hem de ağzımda atıyorken bulutların üzerine yükselmiştim sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabaya bindikten sonra aceleci parmaklarıyla motoru çalıştırıp sol elini dalgalı saçlarından geçirdi ve vakit kaybetmeden direksiyonu oynattı. İrice açılan gözlerimi üzerine sabitlemiştim. Hoyrat ve tutku kokan tavırlarıyla iyice bozarıyor, heyecandan ne yapacağımı şaşırıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lanet olsun.” Hırsla bana doğru döndüğünde parmaklarımla çekiştirdiğim için tepesinde dağınık duran saçlarıyla çok çekici duruyordu. Onun da dudakları kızarmıştı. Buğulu mavi gözlerine aşkla bakıyorken dayanamayıp çenemden kavrayıp dudaklarıma arzuyla tekrar yapıştı. Araba sağa doğru hızlı bir manevra yapınca karşıdan gelen sert korna sesinin ardından dudaklarımdan ayrılıp direksiyon hâkimiyetini hızla geri kazandı. “Bana öyle bakma,” dedi dişlerinin arasından. İstifimi bozmayınca kafasını çevirdi, irislerindeki yoğun ifadeyle heyecandan neredeyse korkup kaçacaktım. “Kendimi tutmamı istiyorsan…” diye ekledi tehlikeli tonuyla. Yutkunduğumda boğazım öylesine kurumuştu ki canım yanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba aniden evinin önünde durdu. Vakit kaybetmeden kapısını açıp dışarı çıktı, ben daha kapının kolunu kavrayamadan yanıma gelip kapımı açmıştı. Kavradığı kolumdan destek alıp arabadan çıktığımda kapıyı sertçe kapattı. Adım atmama fırsat tanımadan, sırtımı kapıyla buluşturup bana sarıldı. Varlığı öylesine müthişti ki ölene kadar o anda kalabilirdim. Yanımızdaki sokak lambası cızırtılı bir şekilde açılınca bizim olduğumuz alan aydınlanmıştı. Sokak lambası başının sağ üst tarafından sızıyor, sarı ışık dans ederek karanlığa karışıyor, ardında minik, beyaz sis dalgaları bırakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buz mavisi gözleri aç bir şekilde üzerimde gezindikten sonra kafasını çevirerek ardında kalan ışığa bakıp tekrar bana döndü. Boynumdaki elini üzerime bastırarak göğüs oluğuma kadar sürdükten sonra boğuk sesiyle, “Seni ilk kez bu sokak lambası sayesinde gördüm,” dedi. Elleri ince belimin iki kenarını kavradı, gözlerini kısarak, “Öyle güzeldin ki…” dedi ve iç çekti. “Yüzünü net göremesem de duruşun bile güven vericiydi. Ben seni ilk görüşte hissettim.” Sağ eli yüzüme doğru süzüldü. Biçimli parmaklarıyla yanaklarımı sıvazlamaya başladığında tam anlamıyla baştan çıkmış durumdaydım. Başparmağını altdudağıma getirip onu biraz çekiştirdi. “Daha sonrasında bu lambanın yanmasına şükrettim, yoksa sokağıma gelen bu güzelliği kaçırabilirdim.” Alnı,alnıma değene dek üzerime eğildi. “Sen bana kendi ayaklarınla geldin.” Kararlı ifadesine karışan hayran bakışları kulaklarımı uğuldatıyor, tüm bu olanların gerçekliğini sorgulamama sebep oluyordu. “Bizi sen buldun…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir keresinde bana beni uzun zamandır beklediğini söylemişti. O zamanlar söyledikleri aklımı bulandırsa da tam da şu an, ne demek istediğini iliklerime kadar anlayabiliyordum. Mesih… Güvenebileceği, onu olduğu gibi kabul edebilen, görebilen ve hissedebilen birini içten içe istiyordu. İnsanlara karşı öylesine mecali kalmamıştı ki bu arayışa girmeye yeltenmemişti bile. Belki de içten içe dilemekle yetinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni sokağıma girdiğin gün tanıdım…” Şakağımı öptü. “Mavi bavullu, ürkek kız…” Kollarımı kaldırıp boynuna dolayarak onu kendime bastırdım. “O gece yanına gelip korkularına bir son vermeyi istedim.” Dudakları kulağıma ilişti. “Seni o gece almayı istedim.” Gözlerimi yumarak inledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden, neden beni o gece gelip almadın.” Resmen sızlanmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını yükseltip gözlerime baktı. “İsteklerimi bastırmam gerekiyordu, bu yüzden seni uzun süre kabullenemedim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hislerini görmezden gelip yok saymıştı. İnsanlara güvenmiyordu, her ne kadar bana karşı yakınlık hissetse de tüm bunlar onun yaşamına aykırıydı. Beni hem istiyor, aynı zamanda da itiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ahenkle savrulan rüzgâr tenimizin arasından süzülerek kayıp gidiyordu. İçinde bulunduğumuz atmosfer ve yakınlığımız sebebiyle üşümüyor, âdeta yanıyordum. Burnu burnuma değdi, göğüslerimin arasına yaydığı eli, sürtünerek kot pantolonumun üzerinde durduğunda aynı anda sert bir soluk verdik. “Elis…” Bir kez daha kendi adımla seslendiğinde kalbim sıkıştı sanki. “Bu gece beraber, tekrardan doğmaya… hazır mısın?” Kesik kesik, usulca mırıldandığı sözler ruhuma iliştiğinde, tüm bedenim ateşler içerisine atılmışçasına yanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak, irislerimde sabırsızca dolanan gözlerine bakıp, “Hazırım,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.