13. Bölüm
Sınırsız Aykırı Serisi 3 / ÜRKEK MELEK
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Boynumdan yayılan bir sıcaklık hızla yukarı çıktı ve yüzümü, yanaklarımın kızardığını hissettirecek kadar ısıttı. Balkondan ilişen minik rüzgâr veya yanımdaki Selenay, hiçbiri yoktu. Semum’la kalmıştım. Sesi ahizenin ardından geliyordu, bedeni kilometrelerce ötedeydi ama tam olarak yanı başımda hissettiriyordu. Uzun zamandır konuşmadığımızı iliklerime kadar hissederek boğazımı ıslattım. Gözlerim yanmıştı, organlarımda oluşan tüm atışları hissedebiliyordum, onu özlemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay?” dedi ifadesiz bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim.” Devamını söylememe zaten gerek yoktu, sesimi duyunca karşı tarafta bir sessizlik olmuştu. “Nasılsın?” Dolan gözlerimi akıtmamak için etrafa bakındım. “Telefonlarımı neden hiç açmadın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, seni özledim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaşların yanaklarımdan akmasına izin vererek gözlerimi yumup hıçkırığımı yuttum, nasıl da kimsesiz çıkmıştı o sesi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O zaman, telefonlarımı açmalıydın seni geri zekâlı!” Karşı taraftan iç çekme sesinin ardından başka bir şey duyulmayınca, “Neler yapıyorsun, anlat,” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onat’la bir yer açacağız, onun için uğraşıyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, duydum, ilk senden duymamam ne kadar da acı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Özür dilerim.” Derin bir nefesle ciğerlerimi doldurdum
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hı hı, sen?” Sesi pek de mırıltısını onaylar nitelikte çıkmamıştı. “Döndüğünde görüşelim, seninle konuşmam gerekiyor”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni meraklandırıyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O zaman hemen dön.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu hiç adil değil.” Kaşlarım çatılmıştı. “Erken gelmem için mi öyle söyledin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, şimdi çok vaktim yok, gelince konuşuruz.” Evet, herkesin konuşması gereken meseleler vardı ve hiçbiriyle de konuşamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendine dikkat et.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kapattığımda Selenay, Şeyda’yı aramıştı. Biraz da onunla konuşmuştuk ama aklım hâlâ Semum’un söylediklerinde kalmıştı. Şeyda’nın da söylediklerine göre, Arel’le ilgili yeni gelişmeleri vardı ve o da bunlar için oraya dönmemizi bekliyordu. Bir an önce Kehanet’e dönmemiz gerekiyordu; bu yüzden, gitmeden önce en kısa sürede Mia’yla son bir kez görüşme ayarlayıp buradaki işlerimi bitirmeliydim. Selenaylar da burada kaldığına göre gitmemiz an meselesi olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yarın Mia’yla görüşmem lazım.” Sesim hissettiğimden de kararlı çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl yapacağız? Bu hâlde dışarı çıkmana Mesih’in göz yumacağını sanmıyorum,” dedi sorarcasına.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kafa dağıtmak için olduğunu söyleriz, o yüzden mesele etmeyecektir.” Başını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir de…” kafamı ona doğru çevirdikten sonra, arkaya doğru bir bakış atıp sesimi alçalttım: “Mesih’in alt kattaki odasında, lambanın içinde bir USB var.” Kaşları çatıldı. “Onu bilgisayara taktığımda Mirel hakkında diye bir dosya çıktı.” “İçinde ne varmış?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmiyorum, şifreli,” dedim gergin bir ifadeyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay saçını kulağının arkasına iliştirip şüpheyle etrafa bakındı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden o kadar gizlesin ki?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, odasının elektriğini de kesmiş, her duruma karşı USB’yi korumak için. Buradan gideceğiz, neden ona ait olmayan bir evde USB saklıyor anlamıyorum.” Parmakları birden koluma sarıldığında gözleri belerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu sabah odayı toplarken bir tapu kâğıdı gördüm, yani ne bileyim çok önemsemedim ama dün, birlikte dışarı çıktıklarında bu evi satın almış olabilirler mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“USB saklamak için bir ev almak mı?” Kendi kendime mırıldanmıştım. “Eğer bu ihtimal doğruysa demek oluyor ki Mesih’in gerçekten saklamak istediği bir sırrı var ve onu Kehanet’te değil de bu evde saklıyor. Kendi üzerine aldığı bir evden de onu bulabilirler.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay hızla kafasını iki yana sallayıp fısıldadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tapu Alaz’ın üstüne.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım havalandığında mideme bir ağrı saplanmıştı sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz buraya öylesine gelmediniz Selenay, bunu Mesih’le Alaz planladı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden?” Düşünceli bir hâle büründü. “Buraya geldiğimizde Mesih habersiz gibiydi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuruyan altdudağımın üzerinde oluşan kabuğu dişlerimin arasında çekiştirdikten sonra, gözümün önünde beliren görüntüyle ona doğru eğilerek fısıldadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buraya geldiğimizde Şah’ın ikizlerinden birini bizi izlerken gördüm.” Sözlerim etkili olmuş olacak ki öylesine suratıma bakakalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki sence Mesih bunu biliyor mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyor tabii, bu yüzden Alaz’a senaryoları yazarak, planlanmış bir şey değil gibi gösterip işlerini hallediyor.” Selenay’ın ağzı açık kaldığında kanım donmuştu, ikimizin de aklına aynı şey gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tıpkı kurt adam oyununda yaptığı gibi.” Kafamı salladım. “Biz burada vakit geçirirken onlar ne tür işler çeviriyor olabilirler Elis?” Korkarak konuşmuştu, devamını düşünmek istemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmiyorum ama her şeyin bir sebebi olmalı. Mesela Mesih, yardım almak için ilk hamle olarak Aaron’un yanına geldi, bunu benimle vakit geçirecek bir kaçamak olarak gösterdi fakat Şah, Mesih’in hamlesinin farkında olduğu için peşimize ikizlerden birini taktı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Belki de USB’nin içindekiler içindir?” Kaşlarım çatılınca devam etti: “Şah USB’nin peşinde olabilir mi? Şu durumda Mesih’le Şah karşı karşıya, ikisinin de derdi USB’nin içindekiler olabilir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Avcumla çenemi kavrayıp dirseklerimi dizlerime yasladığımda bakışlarım balkonun pervazında geziniyordu. Kaşlarım çatılmış, yüzümde gerin bir ifade oluşmuştu. Selenay’ın söyledikleri mantıklı olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güneş batmış, havada oluşan pembelik yerini ekru bir tona bırakarak ağırlaşmaya başladığında hava, tam bir görsel şölen sunuyordu önümüze.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızlar acıkmadınız mı hâlâ?” Alaz’ın sesiyle irkilerek düşüncelerimden sıyrıldığımda beklemediğim anda ortaya çıkmasıyla ürpermiştim. “Bir sorun mu var?” Yandan ona baktım, kaldırdığı kaşıyla bizi izliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet ama önemli değil.” Selenay elini savurarak onu geçiştirip ayağa kalktı. “Yalan söyleyemeyip dikkatleri üzerine çekmemesi iyi olmuştu. “Yemek geldi mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geldi, aşağıdayız,” deyip bakışlarını son bir kez üzerimde gezdirdi, aşağıya inince ciğerlerimde tuttuğum soluğu serbest bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse, şimdilik burada bitirelim, sonra yine konuşuruz.” Kafamı sallayıp, birlikte hareketlenerek merdivenlere yönelip Selenay’ın yardımıyla indim, merdivenlerden düşeli çok olmadığı için bu evin merdivenleri üzerimde ufak bir travma bırakmış olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Domates soslu tavuğumun kutusunu açtığımda nefis kokusu beni gülümsetmişti. Sıcacık. Çatalıma biraz alıp yemeye başladım, yemekleri buharı üzerindeyken yiyip, soğumadan bitirmeyi seviyordum. Çok sağlıklı olmasa da bu, iştahımın açık olduğu günlerde tam da benim tarzımdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ural bir an hiç gitmeyecek sandım,” dedi Selenay yemeğini yerken.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia ayaklanmasaydı o da gitmezdi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ural nasıl biri, siz konuştunuz anlamışsınızdır, biz pek sevemedik de.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz ağzına attığı koca lokmaları birkaç çiğneyişte midesine indirip elinin tersiyle ağzını örterek, “Abartıyorsun,” dedi. Selenay istediği cevabı almamış olacak ki gözlerini devirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia için bir tehlike olabilir diye endişeleniyoruz sadece.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne düşünüyorsun?” Sorumu Mesih’e yöneltmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısık bakışlarını aralamadan çenesinin ucuyla üzerimi işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin kadar tehlikeli değil.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz lokmasıyla boğuşarak gülmesini dindirmeye çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çocuk salağın teki, rahat bırakın işte, oyunda bile eline geçen ilk fırsatta Mia’yla yatmış, niyetini anlamak için çok fazla kafa patlatmanıza gerek yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımı temizleyerek yemeğime odaklandım, bu konuyu daha fazla eşmemek daha iyi olacaktı. Arada bakışlarım Mesih’i bulduğunda bana söyledikleri tekrarlandı zihnimde: Senin kadar tehlikeli değil. Selenay’la konuştuklarımızla ilgili bir şeyler mi sezmişti veya USB? Gözlerimi devirdim. Buz mavisi beni heyecanlandırdığı kadar da meraklandırarak kafayı yememe sebep olabiliyordu. Puslu bakışları, sır gibi sözleri, her geçen gün daha iyi görebildiğim yüreğiyle ölene dek çözeceğim bir bulmaca olmaya yemin etmiş gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha ne kadar hayatı satranç tahtası gibi kullanmaya devam edeceksin?” Selenaylar kendi aralarında sohbete daldıklarında ona doğru eğilerek fısıldamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Böyle bir soruyla karşılaşmayı beklemiyordu, bir an duraksadı ve “İnsanlar piyon olmayı bıraktıklarında,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daralan gözbebeklerine sırayla baktım, çehresindeki kararlılık yerini korurken endişeyle, “Peki, ben, o piyonlardan biri miyim?” diye ekledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başını kıpırdatmadan gözleri yüzümde gezindi, kafasını yana yatırdı ve elini uzatarak soğuk işaretparmağını atar damarımın üzerine bastırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen o tahtadaki şahsın,” dedi kendinden emin bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nefesim kesildi, titrek bir soluk aldım ve gözlerine mest olmuş bir ifadeyle baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen, benim vezirim misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudağının sol kenarı yukarı doğru kıvrıldığında bakışlarında şeytani ışıltılar oluşmuştu. Onaylamaz mırıltılar döküldü biçimli dudaklarından.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim rolüm o kadar basit değil.” Verdiği bencil cevap, o karizmatik havasına karışarak uçup gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı ıslatıp, “Peki sen kimsin?” dediğimde Selenay’la Alaz, kesinlikle orada değildi. Sadece biz vardık ve o odada değil, Dünyada yalnız kalmıştık, baş başa.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşaretparmağının yerini başparmağı aldı, çıkıntıyı okşadı ve parmağını yukarı doğru sürterek çenemin altına getirdiğinde diğer parmakları yanağımı sarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben oyunu oynayan kişiyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Histerik bir şekilde gülümsedim, mavinin en açık tonlarına bürünen parıltılı gözlerine irislerimi odaklayıp biraz daha yaklaştım ve okşarcasına, “Bugün, kurt adam oyununda yaptığın gibi mi?” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarının iki kenarı da kıvrıldığında belki de şu ana kadarki en tehlikeli tebessümü yüzünde belirmişti ve belki de şu ana kadar gerçek Mesih’le konuştuğum ilk andı. Dudaklarım aralandığında kalbim teklemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benden şüphelenmeyeceğini biliyordum,” dedi gururla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ses tonu, bakışları, tavrı o kadar farklıydı ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ciğerlerimde hissettiğim oksijensizlikle dudaklarımın arasından uzun bir nefes aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Oyun oynuyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını usulca sallayıp inanılmaz derecede çekici bir cazibeyle, “Hı hı,” diyerek mırıldandı. Gözlerinde öylesine yoğun, eğlenceli ve çıldırtıcı bir bakış vardı ki sona ermemesi için kendimi defalarca yakıp küllerimdense defalarca doğabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O ilk defa bu kadar çok hayat doluydu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayatı satranç oynar gibi yaşıyor, kararları kendi veriyor, insanlar farkında olmadan onun isteklerini yapıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden?” Sesim inlercesine çıktı ve sertçe yutkundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şahı korumak için.” Dudaklarıma doğru öyle bir fısıldadı ki sanki, herkesten sakladığı gizli sırrını veriyordu bana.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“B…beni mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başparmağı çenemin kavisinden yukarı çıktı, dudaklarımın arasından geçti ve şakağımın üzerinde durdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen benim ikinci şahımsın.” O zaman ben oyunu bozmuştum, değil mi? Satrançta yalnızca bir şah olurdu. Sonradan dahil olmam planlarını uzun süreliğine sekteye uğratmış olmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim aralandı, daha fazlasına ihtiyacım vardı, daha fazlasını bilmeye, ona daha yakın olmaya. Üzerimde bıraktığı o mayhoş etkiden çıkmaya çalışıp dudaklarımı araladığımda, bir karış ötedeki dudaklarını, üzerime kuş kadar hafif bir şekilde örtüp geri çektiğinde gülümsüyordu. Boğazım tahriş olacak kadar sertçe yutkunduğumda midemde ve kalbimde kramplar oluşmaya başlamıştı, o bana gerçekten de fena hâlde fazla geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne konuşuyorsunuz böyle fısır fısır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’ın sesiyle anın etkisinden ufak bir tokat esintisiyle çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önemli bir şey değil.” Onu geçiştirircesine mırıldandığımda Mesih, “Yarın Kehanet’e dönüyoruz,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’la bakışlarımız buluştu ve suratlarımızda aynı ifade oluştu. Soğukkanlılıkla boğazımı temizleyip Mesih’e döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorsun, biraz kendime gelmem gerek, araba yolculuğuna hazır değilim.” Başıyla onayladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu yüzden uçakla gideceğiz.” Gözbebeklerim irileşti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi fikir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay umursamaz bir tavırla, “Kaçta?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Akşam gideriz,” diyerek omuz silkti Alaz. Rahat bir soluk koy verdim, Mia’yla son bir kez görüşme fırsatını bulacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis…” Mesih’in sesi normale nazaran daha nazik çıkmıştı. Gözlerindeki ifade yumuşadığında ne diyeceğini bilemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir sorun mu var?” dedim gergin bir ifadeyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orion için iyi bir yer buldum,” dediğinde içim sızlamıştı. Orion’u bırakmayı mı düşünüyordu? “O biliyorsun ki çok küçük.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama ben onu bırakmak istemiyorum.” Kafasını onaylar anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorum, eğer bu kadar iyi bir yer bulmasam inan teklif etmezdim, onu besleyebilecek bir kedi var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçim sıkılarak Orion’a döndüğümde burnum yanmıştı. Alt dudağımı dişleyerek, “Ona, ben de bakabilirim ama o şekilde daha iyi olacaksa…” Mesih böylesine eminse ona güvenebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Üzülme, bu konuyla ilgili aklımda güzel planlar var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çektikten sonra gözlerimi tavana dikerek kafamı salladım. Ona güvenecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lavaboya gidiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mırıldanarak yanlarından ayrılıp yukarı kata, kendi kullandığım lavaboya girip, yüzümü ıslatıp ellerimi lavabonun kenarlarına dayadım. Aynadaki yansımamı izledim. Dipleri ıslanan saçlarım, kaybettiğim kilolar nedeniyle iyice kemiksi bir yapı alan çehrem ve daha iri duran gözlerimle kendime kararlı bir şekilde bakarak kafamı salladım. Orion’la kısa süre geçirsek de ona çok fazla alışmıştım. Bırakmak istemiyordum… Bencil davranmamalıyım. Ben, her ne kadar ona iyi bakacak olsam da kendi cinsiyle birlikte rahat içerisinde yaşamayı hak ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orion dosyasını kafamda güzel bir rafa kaldırdıktan sonra lavabodan ayrılıp odaya geçerek telefonu aldığımda içimden bir aksilik çıkmaması için yalvarıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yarın sabah görüşmemiz gerekiyor.” (21:04)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesajı Mia’ya gönderip, parmaklarımı dudaklarımın üzerinde ritmik hareketlerle oynatmaya başladığımda telefonumun bildirim sesi yankılandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl istersen…” (21:05)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onunla, bu sefer neden dolayı görüşmek istediğimi biliyordu. Buradayken yarım kalan konuşmayı tamamlamalıydım. Kehanet’e döndükten sonra başım zaten yeterince kalabalık olacaktı. Gülümsedim, en azından bu iyi bir haberdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sabah olduğunda Mesih, morlukları yeni küfürler eşliğinde tekrar kontrol etmiş, ardından merhemi sürmüştü. Doktora gitmek için baskın birkaç konuşma yapsa da aynı şekilde karşılık verip, Kehanet’te gitmeye söz vererek işin içinden çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Akşam dönmemiz iyi oldu, Mia’ların mağazasına göz atmak istiyordum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay merdivenlerden sekerek inerken mırıldandı. Alaz’ın suratında oluşan ifadeden bu fikri daha öncesinde duymadığı anlaşılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu da nereden çıktı şimdi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay omuz silkerek yanağına ufak bir öpücük kondurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz alışveriş yapmak istiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları şüpheci bir tavırla yukarı doğru kıvrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay olağan bir tavırla başını onaylar anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, ne var bunda?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarını kısarak, “En son ne zaman alışveriş yaptın?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İki gün önce, kozmetik alışverişi yaptık,” diyerek destek çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz’ın şaşırması doğaldı çünkü Selenay kesinlikle alışverişe meraklı bir kız değildi. Yaz ve kış olmak üzere, yılda en fazla iki kez topluca birkaç parça kıyafet alırdı ve ardından bu meseleyi hiç irdelemez, gerektiğinde joker hakkını kullanarak Şeyda’ya yanaşırdı ya da Şeyda onu silah zoruyla giydirirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz’ın kaşları şaşkınlıkla havalanmıştı. “Sen kozmetik alışverişi mi yaptın?” Gözlerini devirdi. “Evet, ne var bunda?” Kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, git tabii canım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay kaşlarını çatarak, “İzin almışım gibi konuşuyorsun?” dedi sorarcasına.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz ellerini iki yanında kaldırdığında suratında şaşkın bir ifade belirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teslim oluyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tepkisine gülümsedim, ikisi de birbirine fena hâlde yakışıyordu. Alaz’ı tanıdığım ilk zamanlar, Selenay’a karşı hislerini öğrendiğim günler gelmişti birden gözümün önüne. O zamanlar deli gibi tedirgin oluyor, Selenay için endişe duyuyordum. Alaz’ı gördüğüm ilk gün ve beraberinde gelen uzun bir süre boyunca ondan hiç hoşlanmamış, zerre hazzetmemiştim. Aklımda sürekli Selenay’ı inciterek ona kötü davranacağı düşüncesi beliriyordu. Tek benim de değil, Selenay da öyle düşünüyordu, bu yüzden ona geldiğinden beri bir defa da olsa şans vermemişti, en sonunda Alaz’ın ısrarı üzerine tabularını yıkarak bir şekilde denemeye başlamışlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayat, garipti. İnsanlar gerçekten de göründükleri gibi değildi. Selenay’ın Alaz’la olan anılarını diken üzerinde izleyip, Şeyda’nın Arel’le olan yaşanmışlıklarını ise hülyalı bakışlarla seyretmiştik. Arel’e başından beri güvenmiş, Alaz’a ise bir şans dahi vermek istememiştik. Şimdiyse Selenay’ın gözleri mutluluktan, Şeyda’nın gözleri ise hüzünle doluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte hayat tam olarak her dakika bize bunu sunuyordu, insanlar bir sır perdesiydi ve biz, bazen sırf üşengeçliğimizden veya önyargılarımızdan faklı seçimlere sapıyor, ortada kalıyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnsanlar ambalajına bakılarak alabileceğimiz birer süs eşyası değillerdi, tıpkı kitaplar gibi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda varlığını sürdüren tebessümümle ikisini izlemeyi sürdürdüm. Alaz’ın siyah saçları, zeytin gözleri ve uzun ama sıska olmayan ince yapılı vücudu, Selenay’ı gördüğü her an kıvrılan dudakları, gerilen kemikli çehresi tam olarak âşık bir adamı canlandırıyordu. Ürkütücü duran kalın kavisli kaşları sadece Selenay’ın yanında sevimli bir ahenkle kıvrılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay da ondan farksızdı. Genelde çatık duran ince kaşları onu görünce düzeliyor, iri, koyu gözleri yumuşuyor, kırmızı dolgun dudakları sürekli geriliyordu. Aşk insana bunu yapıyordu, aşk insanların ifadelerini değiştiriyordu. Hayata karşı tutumlarını yerle bir ediyor, birbirlerinin yanında daha güzel gözükmelerini sağlıyordu. Tıpkı onlar gibi. Birlikteyken öylesine güzellerdi ki hayran kalmamak elde değildi. Selenay’ın, Alaz’ın omzuna gelen kafası, sürekli koyu olan kıyafetleri, beden dilleri.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz gerçekten de muhteşemsiniz.” Kendimi tutamadan mırıldandığımda aralarındaki şakalaşmayı durdurup bana doğru döndüler. Onlara ilk defa böyle bir şey söylediğim için ne demek istediğimi anlamamışa benziyorlardı. “Birlikte ne kadar güzel durduğunuzun farkında mısınız?” Selenay utanarak gülümsediğinde yanakları kızarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz tek kaşını kaldırıp ona doğru yaramaz bir bakış atarak dilini dudağının kenarında gezdirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Böyle söyleme, yanaklarını sadece ben kızartmayı seviyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım irileştiğinde Selenay, elini ona doğru savurup omzuna vurdu, ağzının kulaklarına varmaması için dişlerini birbirine bastırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kes sesini.” Alaz elini çenesine yerleştirip kafasını kaldırmaya çalıştığında Selenay geriye doğru kaçışarak ona engel olmaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis’in dediklerini duymadın mı?” Pekâlâ da duymuştu ve duydukları yüzünden hissettiği utançla kaçıyordu, bu da Alaz’ın hoşuna gittiği için üsteliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayvan olduğunu biliyorsun değil mi?” dedi istemsizce gülüşerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz altdudağını dişleyip ona göz kırptı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunun hoşuna gittiğini sanıyorum?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolundan yakalayıp onu kendine doğru çektiğinde Selenay kıkırdayarak bana baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ona böyle şeyler söyleme, şımarıyor sonra,” deyip Alaz’ı itmeye devam ederken içeriye Mesih girmişti. Debelenen ikiliye tek kaşını kaldırarak baktığında üzerine giydiği koyu yeşil tişörtün onda ne kadar güzel durduğunu düşünmeye başladım. Göz rengini daha romantik bir tona büründürmüştü. Tişörtün üzerine taktığı gümüş, İtalyan yassı kolyeyle oldukça havalı gözüküyordu. Dağınık dalgalar hâlinde tepesinde toplanan ve birkaçı alnının dibini örten saçlarına hiç değinmek bile istemiyordum. Çünkü o kısma girersem hiç çıkamayabilirdim, iç çekerek gözlerimi ondan çekecekken o güzel sesini duydum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biz çıkalım isterseniz?” dedi sorarcasına.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz pislik bir ifadeyle güldükten sonra, Selenay’ı belinden yakalayarak kendine doğru kaldırıp sırtına atınca Selenay ufak bir çığlık atmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerek yok, biz gidiyoruz.” Sırtındaki Selenay’la merdivenlere yöneldiğinde suratımdaki tebessüm iyice genişlemiş, ağzım açık kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alaz sen bir pisliksin!” Alaz Selenay’a şaplak attı. “Bana bilmediğim bir şey söyle bebeğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Terbiyesiz!” Alaz kahkaha attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hâlâ çok iyi bildiğim yerlerden gidiyorsun!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözden kaybolduklarında hayretler içerisinde öylece kalakalmıştım. Aralarındaki kakışmalı iletişimi ve sınırlarını biliyordum. Bu yüzden kendimi tutamayarak bir kahkaha atıp, “Alışverişi unutma!” diye bağırdığımda Selenay’ın beni duyduğuna emin değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Az önce azdırıcı falan mı aldılar?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları yukarı doğru kıvrılmış olsa da surat ifadesi düzdü, şaşkın durmuyordu. Bana doğru birkaç adım daha atıp koltuğun yanında durdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Galiba, sen de ister misin?” Az önce yüzüme yerleşen o şaşkın tebessümle düşünmeden ettiğim laflar dudaklarımdan döküldüğünde artık iş işten geçmişti. Gülümsememden eser kalmadığında, irice açılan gözlerle ona bakıyorken dişlerimi birbirine bastırdım. Az önce Mesih’e laf mı sokmuştum? Hem de bel altı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Puslu bakışlarını kısıp, tehditkâr bir ifadeyle birkaç adım daha atmaya başladığında gergin bir ifadeyle etrafa bakınıyorken tam önümde durdu. Dirseğini arkamdaki mutfağa açılan pencere kenarına yaslayıp ağırlığını sağ bacağına verdiğinde giderek irileşen bakışlarımı merdivenin ikinci basamağına kilitlemiştim. Burnundan hızlı ve sesli bir nefes alıp işaretparmağını çenemin altına hafifçe dokundurunca orada daha önce olduğundan haberdar olmadığım bir açma düğmesine basmış gibi anında çenemin yukarı doğru kalkmasına sebep oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eğilerek kafasını başımın yanına iliştirdiğinde benimle, çeneme değen parmağı dışında herhangi bir temas kurmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu tarz bir şeye gerek kalmayacağına emin olabilirsin…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulağıma çarpan soluğu tüylerimi ürpertti, kafasıyla beraber pervaza dayadığı kolunu da çekerek bir adım geri çekildiğinde bakışlarım birer pinpon topu gibi etrafta hızla gezindi. Dişlerimi birbirine bastırmaktan damaklarım sızlamıştı, çenemi dikleştirerek boğazımı temizleyip ona sert bir ifadeyle bakarak, “Şaka yapmıştım, gülüp geçebilirdin,” dedim onaylamaz bir ifadeyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudağının kenarı yukarı kıvrıldığında bakışlarındaki parlaklık buz kesmeme sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şaka yaptım tatlım, gülüp geçebilirdin.” Dudaklarım aralandığında ne diyeceğimi şaşırmıştım. Omuz silkti. “Bir dahakine birlikte gülüp geçelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarımı çatarak sert bir soluk koy verdim, kesinlikle onunla yarışamazdım, yanaklarımdaki sıcaklık giderek arttığında gözlerine bakmam her geçen saniye zorlaşıyordu. Bakışlarımı hızla etrafta dolandırarak derin bir soluk daha bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben Orion’a bakayım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hareket edip gidecekken, kolumdan tutup beni geri çektiğinde bakışları alayla kaplanmıştı. “Elis, Orion yok artık.” Boğazımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben yine de bakayım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendine engel olamayıp gülümsediğinde gözüken dişleriyle midem ağzıma gelmişti. Boğazımı temizleyip, birbiri ardına sıraladığım adımlarla banyoya girdiğimde o geri adım attıkça aslan kesilen kız bir yerlere kaçmış olmalıydı. Aramızda öylesine çekişmeli bir rekabet vardı ki kıyasıya ilerliyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne demişti o öyle?” Kendi kendime uysal bir şekilde mırıldandığımda aynanın karşısındaydım. “Her neyse.” Saçlarımı omzumun gerisine ittim. “Hazırlanmam lazım, aynen. Ne giysem acaba?” Aynada; dağılan saçlarıma, aralık duran pembe dudaklarıma ve kızaran şakaklarıma bakıp ağzımı kapatarak gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yatağın üzerine serdiğim yüksek bel, uzun paça pantolonu dikkatle inceleyip üzerine ne geçirebileceğimi düşündüm. Son zamanlarda biraz özensiz takılmıştım, bugün kendime iyi bakarak daha güzel gözükmek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buz mavisi kotu üzerime giydiğimde yüksek bel ve paçaları dağınık bir şekilde uzun olduğu için bacaklarımı olduğundan da uzun göstermişti. Altına kaba bir spor ayakkabı giyip üzerime dar, kısa, siyah, boğazlı bir bluz geçirdim. İnce olduğu için ne ısıtıyordu ne de üşütüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçlarımı düzleştirip, tepeden atkuyruğu yapıp gözlerimin altına ve üzerine biraz kapatıcı geçerek gözlerimi çekik gösteren bir eyeliner çektim. Kapatıcıyı sadece eyeliner çektiğim zamanlar gözüme yakıştırıyordum, onun dışında yüzümün ifadesini alması hoşuma gitmiyordu. Dudaklarımınsa sadece kıvrım yerlerine pembe bir kalem sürüp, parmaklarımla dağıtarak doğal bir bitiş yakaladıktan sonra hazırdım. Son olarak altın rengi, kalın küpeleri takıp; siyah, küçük, baget bir çanta alıp içine eşyalarımı koydum, evet, şimdi daha çok hazırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odadan çıktığım an Mesih’le burun buruna gelmeyi beklemediğim için geriye doğru sıçrayarak inledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ödümü kopardın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi ağzıma kapatarak şaşkınlığımı atmaya çalıştığımda üzerindeki acı yeşil tişörtün ona nasıl da yakıştığı gerçeğiyle tekrar yüzleşmiştim. O buz mavisi gözlerine bu renk farklı bir aroma katmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir adım geri çekilerek kıyafetimi inceledi. Gözlerinde oluşan beğeni dolu ifade birazcık gururumu okşamış olabilirdi, gözleri son olarak gözlerime çıktığında tek kaşı yukarı doğru kıvrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden bu kadar havalısın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzım kulaklarıma gelecek şekilde sırıttım. Bir adım geri çekilip ardından, hızla ona doğru iki adım atarak suratına doğru fısıldadım:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çünkü havalı biriyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri çekilip hızla koridorda yürümeye başladığımda verdiğim bencil cevap suratımı biraz buruştursa da hoşuma gitmişti. Peşimden aynı hızla geliyordu, salona çıktığımızda Selenay’ın çoktan çattığı kaşlarıyla kapının önünde beni beklediğini gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Erkencisin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bize hakaret mi etti az önce?” Alaz elindeki sandviçiyle mutfak tarafından çıkarak konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay kaşlarını kaldırıp, gözlerini birer kurşun gibi belerterek Alaz’a saplayıp dişlerinin arasından, “Kes artık,” diyerek hırladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz omuz silkip ekmeğini yiyerek balkona geçtiğinde bu sefer, kaşları çatık bir şekilde bekleyen kişi Mesih idi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nereye?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratındaki ifadeden, emrivakiden hiç hazzetmediği belli olsa da umursamadan omuz silktim. “İşim var.” Aynı onun yaptığını yapmıştım, işim var deyip bir açıklama dahi yapmadan çıkıp gitmek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih açıklamamdan hoşnut olmamış bir biçimde dikili durmaya devam ediyorken tek kaşı mânidar bir havayla yukarı doğru kıvrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Akşam burada oluruz.” Ona göz kırpıp Selenay’ın açtığı kapıdan çıkarak kendimi dışarı attığımda sesli bir soluk bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vay canına kızım, az önce inanılmaz taşaklıydın!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay! Ne biçim konuşuyorsun!” Onu azarlarcasına konuşmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, taksi çağırdım gel.” Öne geçerek hızlı adımlarla yürümeye devam edince peşine takıldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu arada Alaz’la siz?” Boğazını temizledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmen gereken bir şey yok ve detaylarını kesinlikle konuşmak istemiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklıma doluşan uygunsuz görüntülerle ellerimi kaldırarak titrettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zaten kesinlikle bilmek istemiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O konuyu aramızda kapatıp taksiye bindik. Taksici, “Nereye gideceğiz,” deyince Mia’nın bana attığı adresi söyledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kaldıkları eve mi çağırdı bizi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, Aaron yokmuş. Orada daha yararlı olacağını söyledi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay duyduklarından hoşlanmıştı, onaylar anlamda mırıltılar çıkartarak ellerini birbirine sürttü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidelim bakalım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba sahil yolu boyunca ilerleyerek uzun bir arazinin önünde durduğunda ağaçlardan ilerisini görememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Araziye giremem, burada inebilirsiniz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı eğip Selenay’ın tarafına uzatarak camdan, evi bulmaya çalıştığımda sıra sıra dizilen ağaçların üzerinden minare çıkıntısını andıran tepeleri gördüm. Ücreti ödeyip taksiden indiğimizde denizden yükselip kıyıya vuran dalga sesleriyle ilerlemeye başladık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ev değil, şato.” Selenay abartılı bir imayla kelimeleri dolu dolu yuvarlamıştı. Aralardan geçip kafamızı kaldırdığımızda benim de ağzım açık kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dört katlı geniş bir mülktü, kenarlarındaki ince kuleleri andıran yapıtların tepesinde sivri, uzun minareler vardı. “Burada sadece iki kişi mi kalıyor?” Selenay hâlâ kafasından hesap yaparak kendi kendine mırıldanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arazinin önündeki çite geldiğimizde demir kapı otomatik bir ses çıkartarak açılıp, kendiliğinden kenara doğru sürüldüğünde içeri girdik. Kenarlarda güvenlik kabinleri vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kızın neden o kadar zayıf olduğunu şimdi daha iyi anladım, her gün onca yol yürürse zayıflar tabii.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dediğin kadar var tabii ama kendi arazilerine arabayla girebiliyorlardır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doğru diyorsun, ben o kadarını hayal edemedim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kenarları yeşillikle ve türlü çiçeklerle kaplı olan düz, beyaz yolu aşıp köşkün önünde durduğumuzda kapı açıldı ve arasından Mia’nın tatlı suratı gözüktü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vay canına, bizi mi bekliyordun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia sevgiyle gülümseyip kapıyı girebilmemiz için iyice açarak geri çekildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoş geldiniz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeriye girdiğimizde etrafa bakarken dudaklarım aralanmıştı. Çıktığımız holün tepesi en yüksek kata kadar açıktı. Katlar kocaman, eski yapılı bir apartman içi gibi, kenarlardan yukarı uzanan korkulukların yardımıyla atılmıştı. Köşk o kadar büyük ve yüksekti ki içerisinde kendimi küçücük, belki de hiç var olmamış kadar yok hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz burayı kaç paraya ısıtıyorsunuz?” Mia, Selenay’ın yersiz sorusuna tebessüm ederek bizi eliyle buyur etti, o önden yürürken biz de peşinden ilerliyorduk. “Yani kolay olmuyordur tabii.” Tabii ki de Mia bu işlere bakmıyordu. Duvardaki tablolardan, şamdanlara kadar içerisi buram buram tarihi eser kokuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu evde kaç kişi kalıyorsunuz?” Bu sefer merakını saklayamayan kişi ben olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia, bizi oldukça eski olan bir asansöre yöneltti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aslında burası sadece bize ait değil. Ailemiz oldukça kalabalıktır, burası kendi atalarımızın çok öncelerden aldığı, içerisinde içgüveyi damatların ve birçok gelinlerin, torunların bir arada yetiştiği bir yerdi.” Selenay dudaklarını onaylar anlamda bükerek, asansörün ağarmış demirlerine uzun bakışlar atıp bizim ardımızdan içeri geçti. “Yani oldukça eski olduğu için sağlamlaştırıp restore etmek dışında yenileme yapmıyoruz, bu zaten yasak.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden yasak?” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia, Romen rakamlarıyla yazılmış dört tuşuna basıp, aynı sıcak ifadesiyle bakışlarını ikimiz arasında gezdirerek, “Çünkü bu mülk tek bir kişiye ait değil, bizden doğan her kişi burada oturma hakkına sahiptir, bu yüzden en büyük dedemizin isteğine göre duvarlara bir çivi çakmak bile yasaktır. Ev her zaman onun bıraktığı gibi duracak. Ek olarak sadece yeni dönemlere ait güzel sanat ederleri yerleştirilecekti, istediği gibi de oldu,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O konuşurken bir yandan da asansörün demir kapıları kapanmış, ağır bir şekilde yukarı kata doğru çıkmaya başlamıştık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Deden için soyu ne kadar da kıymetliymiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia asansörden çıkmadan önce bize gururla bakarak, “Dedem çok asil bir adamdı,” dedi. Büyük ihtimalle en büyük dedesinden, bu köşkü oluşturan kişiden bahsediyordu, o hiç görmemişti ama onun için fazlasıyla gururlu ve duygulu hissediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beşinci katın asansörü yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uzun korkuluklu merdivenlere doğru ilerleyip çıkmaya başladığında biz de peşinden ilerliyorduk. Diğer yerlere nazaran daha az restore edilen, eski ahşaplardan oluşan minik hole çıktığımızda bizi dış cephesi camla kaplı, deniz manzaralı bir odaya çıkardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok güzel.” Selenay büyülenmiş gibi etrafa bakınarak içeriye doğru birkaç adım atınca Mia gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beğenmenize sevindim.” Ben de içeri geçip duvarlara bakındım, camların zıt tarafında kalan rengi atmış iç duvarda saçları sarıya çalan, pek gerçekçi olmayan bir adamın portresi vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu, o en büyük deden mi?” derken resme doğru ilerlemiş, fırça darbelerinin yaptığı birikimli koyu bombelerde gözlerimi gezdirmiştim. Arkamda bir hareketlilik hissettiğimde yanıma gelmişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, o zamanın şartlarıyla ancak bu kadar çizilebilmiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öne doğru kıvrılan dudaklarımdan histerik, onaylar anlamda mırıltılar döküldü. Çizime göre adamın sarıya çalan saçları, keskin çehresi ve ışık renginde gözleri vardı. Adam Aaron’u andırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aaron’la üzerinizdeki eski havası bunlara mı dayanıyor yoksa?” Mia’ya doğru döndüğümde üzerini, kısa kesim saçlarını inceleyerek içimden gelenleri sıraladım. Onları gördüğüm ilk andan itibaren bunu sezmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet.” Suratında utangaç bir tebessüm oluştu. “Yani belirli zamanlarda gelip burada kalmak, tarzımızı da etkiliyor tabii. Ama biz bundan memnunuz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı şiddetle salladım. “Kesinlikle, gerçekten de sizlere ulaşılmaz hoş bir hava katıyor, diğer aile üyeleriniz de mi sizin gibi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yani, sanırım buna evet diyebilirim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlaşılan her biriniz dedenizi çok seviyorsunuz,” dedi Selenay.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri dedesini buldu. “İnsan ilişkilerinin bu kadar ileri seviyede olmadığı o çağda, tüm soyunu düşünen biri nasıl sevilmez ki?” Suratımda sıcak bir tebessüm oluştu. Doğru söylüyordu, insan ilişkileri şu çağda bile ilerleyememişken adam seneler öncesinden tüm soyunu benimsemişti. “Ve biz böyle eğitildik, onun anılarıyla, onu sevmekle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Deden, kendine aile içi bir halk oluşturmuş sanki.” Mia, uyarı dolu bir bakış atınca, “Şaka yapıyorum,” diye ekledi Selenay. “Evet, gerçekten de sizlere tanıdığı imkânlar çok güzel.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia ilk başta Selenay’ın tam olarak ne demek istediğini anlamamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah, hayır,” diye düzeltti. Aslında sadece bu mülk var ve bize nakit olarak yarar sağlamaktan çok zararı oluyor, düzenli olarak bakımlarını yaptırıyoruz, kullanmasak bile buraya sırayla iyi bakıyoruz. Onun dışında, tabii o zamanlara ait birçok girişimi ve iş başlangıcı olmuştu, bunu da ondan sonra gelenler güzel bir şekilde yönetip büyüttüler ama evet, dediğin gibi öncü yine oydu. Onun sayesinde oldu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, Mia…” Kollarımı göğsümün üzerinde bağladım, çatılan kaşlarımla ne kadar eskiye ait olduğu belli olmayan resme bakarak, “Neden kendi ülkesine ait olmayan bir yere soyunu taşımış?” dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia da resme dalıp, “Çünkü kendi ülkesinde zamanında çok zorbalık yaşamış, birçok çirkin olaya tanık olmuş, tabii bunun önceleri de var. Kendi babasına dayanıyor, babası hükümet tarafından öldürülmüş, dedem yalnızlık çektiği dönemde Türk bir aileye rastlamış, ona iyi davranmışlar. Dedem o zamandan beri Türklere karşı sempati besliyor. Büyüyüp işlerini yoluna koydukça da Türkiye’de kendine; güvenilir, soyunun yaşayabileceği ve kendine iyi davranan o Türk insanının sıcaklığını tadabileceği böyle bir mülk yapıp burada ölene kadar yaşamış,” diyerek hikâyeyi bize kabaca anlatmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden resmin üzerinde senesi yazmıyor?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her döneme ait olabilmesi için. Onun da böyle hissederek sene ekletmediğini düşünüyoruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia geri çekilerek cam kenarındaki koltuklara doğru yöneldi. “Asıl meseleye gelelim mi artık?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnce topuklu ayakkabılarının tok sesi eşliğinde, narenciye rengindeki sert, tekli koltuğa kahverengi, diz üstü, kumaş eteğini düzelterek oturdu. Temiz camdan gözüken, kıyıya doğru hareket eden dalgalara bakarak karşısına geçtiğimde Selenay da önümüzdeki minik sehpanın açıkta kalan tarafındaki koltuğa oturdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mia, ne istersiniz?” Açık kapıdan gelen sese doğru döndüm, Mia gibi küt kesimi olan kızıl saçlı, orta boylarda, tatlı bir kız belirmişti kapıda. “Hoş geldiniz bu arada, Mia sizden çok bahsetti,” deyip bize doğru son derece misafirperver bir tebessümle ilerlediğinde kadının kim olduğumu düşünüyordum, bunu sezmiş olacak ki “Nil’le tanışın, o benim kahramanım,” dedi Mia. Nil gülümseyerek, “Mia’nın yardımcısıyım, sizler de Elis ve Selenay olmalısınız?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia gözlerini belerterek, “Aynı zamanda da sırdaşım,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse, size içecek bir şeyler getireceğim, ne istersiniz ya da aç mısınız?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkür ederiz Nil, istediğin gibi takılabilirsin, bize fark etmez.” Selenay’ı kafamı sallayarak onayladığımda Nil odadan çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, sana bir şeyler göstermek istiyorum!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia heyecanla ellerini çırptığında beklenti içine girerek, “Ne göstereceksin?” dedim. Mia beni çocuk gibi meraklandırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz bekle, göreceksin!” Suratındaki tebessümden, beklediğime değeceğini hissedebiliyordum. “Daha ne kadar süre buradasınız Mia?” Kafasını Selenay’a çevirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O pek belli olmuyor, Aaron’a bağlı genelde.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni Kehanet’e de bekleriz, güzel vakit geçirirsin orada.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia’nın ifadesi gevşedi, Selenay’ın da kendisine ısındığını hissettiği ve onu Kehanet’e davet ettiği için rahatlamıştı. Artık bu fikir sadece bana ait değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok isterim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nil, elindeki servis tepsisiyle içeriye girdi. İçeceklerimizi dağıtıp çıktıktan sonra, elinde fotoğraf albümü gibi gözüken bir defterle geri gelip, defteri Mia’ya uzatıp tekrar yanımızdan ayrıldı. Nil’in getirdiği kahveyi gözlerimi yumarak koklayıp, bir yudum aldığımda rahatlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte bu!” Gözlerimi aralayıp Mia’ya baktığımda bana defteri uzatıyordu. “Bu ne?” Defteri elinden aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aç da bak.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kenarları tırtıllı, kalın kapaklı defteri açtığımda önüme karton kapağın üzerine yapıştırılmış eski bir fotoğraf çıkmıştı, altında da el yazısıyla yazılmış birkaç cümle vardı. Parmak uçlarımı fotoğrafın üzerinde gezdirip, kafamı iyice yaklaştırdığımda güzeller güzeli iki kız görmüştüm. Daha canlı, diğerine göre koyu kaçan sarı saçlara sahip olan kız Mia’ydı. Tek elini bel oyuntusuna koymuş, tahminimce ağzından fotoğraf çekilmeden hemen önce çıkarttığı ufalmış şekeri uzatarak poz veriyordu. Yanındaysa saçları beyaza çalan, açık mavi gözlü, duru güzelliğe sahip olan kız vardı. Kaydırağın uç kısmına oturmuş, kollarıyla bacaklarını sarmış, uslu bir şekilde oturarak kameraya doğru gülümsüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En yakın arkadaşımla yaz tatili. O, benim en yakın arkadaşım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bozuk el yazısıyla yazılmış cümleleri içimden tekrar ettikten sonra o kıza tekrar baktım, boğazımda oluşan yumruyu sertçe yutkunarak geri gönderdikten sonra kafamı kaldırarak Mia’ya baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O…” kelimeleri zihnimde güçlükle birleştirerek, “Lisa mı?” dedim. Lisa… Mesih’le Şah’ın kız kardeşi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia şaşkınlıkla kaşlarını havalandırdı, onun adını benden duymayı beklemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni Lisa’yla tanıştırdılar mı?” “Hayır, henüz tanışma fırsatımız olmadı.” Suratında buruk bir tebessüm oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devamına bak.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dediği gibi yapıp sayfaları çevirdiğimde Lisa’yla olan başka bir fotoğraflarını görmüştüm, Lisa burada da mutlu gözüküyordu. Onu şaş kaza en fazla iki kere, saniyeler içerisinde görmüştüm ve o zamanlarda da Mesih’in kardeşi olduğunu bilmiyordum. Unutulmayacak, bir görüldüğünde tekrar kafa çevirterek baktıracak naif, kırılgan bir güzelliği vardı. Gördüğüm o zamanlardaki gibi ürkek, soluk durmuyordu. Daha mutlu, coşkulu gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sayfayı tekrar çevirdim, beyaz gömlek giyinmiş iki erkek çocuğu vardı. Altlarında gri pantolonlar, üzerlerinde siyah kravatlar... Kısık bakışlarımı soldakinin yüzüne yoğunlaştırıp önleri uzun bırakılmış, dönemin modasına uygun olarak kesilmiş sarı saçları güneşte parlayan çocuğa baktım. Kemikli çehresinden Aaron olduğunu hemen anlamıştım. Omzuna attığı okul çantasını parmak ucuyla tutarak taşıyor, fotoğrafı çeken kişinin bir an önce işini bitirmesini diler gibi kameraya bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanındaki kişiye döndüğüm an nefesim kesildi, hızla gözlerim dolduğunda boğazımda oluşan yumrunun aynısı mideme de inmişti, o… Sertçe yutkundum, Kısa kesilmiş saçlarını biçimli bir şekilde taramış, özenle ütülenen formasını düzgünce iliklemiş, kravatını da özenle takmış, dimdik duran çocuğa baktım. Tek elini asil bir havayla cebine sokmuş, diğeriyle de okul çantasının sapını kavramış olan çocuğa...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerinin içine kadar gülen, dudak kenarları kulaklarına kadar kıvrılan, neredeyse dişlerini bile teker teker sayabileceğim o coşkuyu yaşayan çocuğa baktım. Kendimi tutamadan dudaklarımdan bir inilti çıkmasına izin verdiğimde, sebebini anlayamadığım duygular dört bir yanımı sararak bedenimi sarsmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sana kim ne yaptı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ya da.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Size kim ne yaptı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi misin Elis?” Mia’nın endişeyle çıkan sesini güçlükle işitebildiğimde kafamı zoraki bir havayla sallayarak onu geçiştirdim. Kalın yaprağı kavrayıp sayfayı atlayacakken bakışlarım, Mesih’in ayaklarının yanında duran üçüncü okul çantasında takılı kaldı. Bu Aaron ve Mesih’te olan çantanın aynısıydı, büyük ihtimalle fotoğrafı çeken kişi de onların okulundan birisi olmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sayfayı çevirip Aaron’la Mesih’in diğer fotoğraflarına baktığımda bazılarında Mia ve Lisa da vardı. Hepsinde de Lisa’yla Mesih’in suratlarındaki mutluluk kadraja kadar yansımıştı. Son sayfada Mesih’le Aaron’un bir fotoğrafına daha denk geldim, fotoğraf kesikti. Mesih’in omzuna kolunu atan kişinin olduğu taraf kesilmişti. Dikkatli bir ifadeyle Mesih’i incelemeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu fotoğraf, diğerlerine göre yeniydi, burada daha da büyümüşlerdi, Mesih’in suratındaki o gerçek coşku yavaşça solmuş, yerini yalancı, gergin bir tebessüme bırakmıştı. Bakışlarına yoğunlaştım. Gözlerinde hissettiğim korku da neydi böyle? Gergin bir ifadeyle elimle ağzımı ovuşturdum ve tekrar baktım. Aaron ilk zamanlardaki gibiydi, bir an önce fotoğrafın çekilmesini bekliyordu, en başından beri fotoğraf çektirmekten hoşlanmıyordu ama Mesih, o farklıydı. O başka bir şeyler hissediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu fotoğraf neden yırtık, bilmiyorum. Bu şekilde buldum ve heba olmaması için aldım.” Mia gururla konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kesik bir soluk alıp kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunların fotoğraflarını çekebilir miyim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabii.” Zaten Mesih’in içerisinde olduğu çok fotoğraf yoktu. Onunkileri çekip albümü Mia’ya uzatacakken aklıma gelen diğer fikirle, geri çekip tekrar kapağını açtım. Bu fotoğraflarda Lisa da vardı, Mesih ve Lisa’nın elinde olmayabilirlerdi. Bu yüzden sabırla, her birini teker teker çekip albümü ona uzattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kahven soğudu,” dedi Mia buruk bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı sorun olmadığını belirtircesine iki yana sallayıp fincanı kafama diktim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önemli değil.” Tüm kahveyi tek seferde bitirip fincanı masaya koydum, aklım hâlâ albümdeydi. “Lisa’yla görüşüyor musunuz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kehanet’ten ayrıldığımızdan beri görüşmedik hiç?” Bu durumdan hoşlanmadığı bükülen dudaklarından, hüzünlenen bakışlarından anlaşılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden? En yakın arkadaşınmış, onu görmene engel olan nedir?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gergin bir soluk aldı, bakışları camla masa arasında dolandı durdu. Ne diyeceğini o da tam kestiriyordu, belki de ne kadarını bilmem gerektiğini kafasında biçiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lisa’yla ilgili ne biliyorsun?” Kararlı bir ifadeyle gözlerime bakarak sormuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…” Çekimser bir tavırla elimi savurdum. “Biliyorsun işte, konuşamadığını biliyorum sadece.” Lisa konuşamıyordu, bunun doğuştan geldiğini söylemişlerdi, sadece bu kadarını biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları küçümsercesine kısıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu kastetmemiştim.” “Affedersin.” Omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lisa savunmasız, kırılgan, neşelendiğinde etrafa ışık saçan beyaz bir melek gibidir.” Arkadaşını anlatırken gözleri hayranlıkla parlamıştı. “Kırılganlığı yüzünden, uzun süre önce güçsüz düştüğünü biliyorum sadece. O neşe saçan kız gitmiş, yerine ışığı sönen ruhsuz bir peri kızı gelmişti sanki. Yani en son gördüğümde öyleydi. Sonra da bir daha benimle görüşmek istemedi, yani hiç kimseyle. Melikşah onu Kehanet’ten götürdü.” İç çekti, dudakları büzüştü. “Bu yüzden çok sıkıntı çektim, o benim en iyi arkadaşımdı ve o zamandan beri, bir daha hiç en iyi arkadaşım olamadı.” Gözleri doldu, sol gözünden sızan bir yaşı elinin tersiyle sildikten sonra iri gözlerini üzerime dikip heyecanla, “Onu hiç gördün mü? Şu anda nasıl gözüküyor?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimle suratımı ovuşturup, derin bir soluk alarak sırtımı dikleştirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok güzel.” Ve dediği gibi, ruhsuz, ürkek bir peri kızını andırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hülyalı bakışlara daldı, sevinmişti. Lisa’yla ilgili ufak da olsa bir ayrıntı bilmek, ona yetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyor musun? Bazı tavırların Lisa’yı andırıyor,” dedi Mia.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım hayretle kıvrıldı ve merakla ona doğru sokuldum, hangi yönlerimin Lisa’yı andırdığını bilmek istiyordum. “Hangi tavırlarım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini tavana diktiğinde yüzünde yine o tanıdık tebessüm oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sıcakkanlılığın, ışık saçan bakışların… Göz renginiz çok farklı olsa da o da ışık saçardı.” Çenesini indirip bana baktı. “Gözlerin birer fener gibi, baktığın her yeri aydınlatıyor, ikinizde de aynı ürkek ifade var. Belki de bu yüzden seninle arkadaş olmak istedim.” Burukça gülümsedim. “Vakit kaybetmeden Lisa’yla tanışmalısın, Elis.” Kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seninle de görüşmesini sağlayacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri kocaman aralandığında bana minnettar bakışlarla baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok güzel bir iyilik yapmış olursun,” deyip, ellerini kaldırıp anlamlandıramadığım biçimde kıpırdattı. “Eğer onu görürsen bu hareketleri tekrar et.” Kaşlarım çatıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni duyamıyor mu?” Mia kahkaha atarak kafasını onaylamaz anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, bu sadece ikimizin arasında sessiz bir sır. Küçükken bulmuştu, o anlar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’a bakarak tebessüm ettiğimde o da gülümsüyordu. Lisa beni duyabiliyordu ama ben onu duyamıyordum, bu yüzden onu anlamak için çaba sarf etmem gerekiyordu. “Ben, onunla konuşmak için hazırlanmak istiyorum.” Suratında sevecek bir gülümseme belirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih gerçekten de sana sahip olduğu için çok şanslı. Telefonuna bunun için en uygun videoları ve bilgileri atacağım. İnternette beden diliyle ilgili birçok dosya olabilir, bu sayede doğru bir şekilde ilerlersin, Lisa’nın dediklerini o zaman daha iyi anlarsın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkür ederim Mia, bizim artık gitmemiz gerekiyor, bu akşam dönüyoruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarını çatarak yüzünü ekşitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu gerçekten de berbat bir haber ama neyse ki telafisini yapacağım.” Kalkarak bizi geçirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kesinlikle, iadeiziyaret yapman gerekiyor.” Ona sıkıca sarıldım, aynı şekilde karşılık verdikten sonra benden ayrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İlk başta bir yelloz olabileceğini düşünüyordum,” dedi Selenay. Kaşları havalandığında Mia’nın yelloz kelimesinin karşılığını aradığını biliyordum. “Her neyse, ilk gördüğüm an sana ısındım ama şu Ural denen tipe de dikkat et.” Mia’yı kendine doğru çekerek sarıldı. “Çok safsın Mia, biraz dikkatli ol ve biz yanında yoksak içme, tamam mı?” Mia kıkırdadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artık siz varken de içmeyi düşünmüyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mia bizi köşkün dışına kadar geçirdi ve ona birer kez daha sarılıp el sallayarak oradan ayrıldık. Oradan ayrılmıştık ama bir yanım Mia’yla kalmaya devam etmişti. Ağabeyi bana göre, her ne kadar bir pislikten farksız olsa da Mia’yı onunla aynı kefeye koymamış, onu olduğu gibi görmeyi başarmıştım. Aaron da belki, benim Mesih için ne ifade ettiğimi bilseydi bana karşı bu şekilde yaklaşmazdı. Bir oyun gibi görmüş, benim de hoşlanacağımı düşünmüştü. Diğerlerinin de söylediğine göre Mesih’in yanında daha öncesinde birini hiç görmemişlerdi, Mesih’in birine değer vereceğini düşünemediği için belki de bu kadar çok ileriye gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eve geldiğimizde Mesih’le Alaz’a ait olan valiz kapının önünde duruyordu. İçeriye bakınıp birkaç kez seslendik, karşılıksız kalan çağrıların ardından evde olmadıklarını anlamıştık. Selenay’la rahatça valizlerimizi hazırlayıp eşyalarımızı toparladık ve her ihtimale karşı bir şey unutup unutmadığımızı kontrol ediyorduk. Bir yandan da Selenay’ın ses sistemine yansıttığı Michele Morrone’nun “Watch Me Burn” şarkısını dinliyorduk. Sesi sona kadar açtığı için tüm evde şarkı sesi yankılanıyordu. Selenay dans ederek koltukların altına baktı. Ardından doğruldu ve salsa yaparak masanın arkasını, televizyon ünitesini ve yastıkların altını kontrol etti. Kahkaha atarak onu izledikten sonra düğmeye basarak şarkıyı kapattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kadar şapşal görünmene daha fazla dayanamadım.” Suratını buruşturdu. Kapı sertçe yumruklanınca yerimden sıçrayarak Selenay’a döndüm. “Bu kim be?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne bileyim, açsak mı?” Kapı şiddetle yumruklanmaya devam edince yerimden tekrar sıçrayıp, koşarak kapıya gidip kapının arasından tedirginlikle kafamı çıkarttım ve irice açılan gözlerle karşımdaki adamlara baktım. Mesih ve Alaz yağmurdan sırılsıklam olmuş bir şekilde, kapıda bekliyorlardı. Çatık kaşları ve sert çehrelerinden anlaşılacağı üzere oraya yeni gelmemişlerdi. Mesih, yüzüne eklenmeye devam eden yeni yağmur damlalarını avcuyla geri iterek tepesine doğru yatırdığı ıslak saçlarının arasına sıkıştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralanan dudaklarımla arkalarına, sağanak bir şekilde yağmaya devam eden yağmura bakakaldım. Müzik çaldığı ve perdeler çekili olduğu için yağmurun yağdığını hiç fark etmemiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yağmur yağıyor,” diye mırıldandım ve gözlerim Mesih’i buldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haber için teşekkürler tatlım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bizi içeri alacak mısın Elis, yoksa bir süre daha mı ıslanmamız gerekiyor?” Alaz tıslayarak konuşunca aklım yerine gelmiş olacaktı ki geri çekilip içeri girmelerine izin verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu ne hâl, neden anahtarı kullanmadınız?” dedi Selenay.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bebeğim, bugün ne kadar zekisiniz böyle,” dedi ve masanın üzerindeki anahtarı kaldırarak bize doğru salladı. Selenay’la bakışlarımız buluştu ve ardından kendimizi tutamadan onların agresif ve gergin suratlarına bakarak kahkaha atmaya başladık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.