5. Bölüm
İspiyonsuz I İki Ruh Serisi 2 / "HIRÇIN GÖZLÜ KIZ"
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Aynadaki görüntüme dikkatle bakarken suratımda mimik kıpırdamıyordu. Üzerime giyindiğim bol kesim, siyah klasik ceketin yakalarını düzelttikten sonra kenarlara doğru sıkıca yapıştırdığım saçlarımın topuz tarağıyla tekrardan üzerinden geçtim, jilet gibi bir görüntü çıkmıştı meydana.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Normalde saçlarımın asi tutamları salık olurdu ve dağınık kullanırdım. Kısacık kestiğim saçlarımı jöleyle geriye doğru taramak ve tokayla tutturmak suratımın olduğu gibi meydana çıkmasına sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında bu şekilde daha özgüven sahibi hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynadaki görüntü bana hem oldukça yabancı hem de oldukça güçlüydü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
GÖRÜNTÜSÜ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bugün yeni fabrikadaki ilk iş günüm olacaktı. Geçen hafta yaptığım başvurulardan iki tanesi geri dönüş yapmıştı, ben de en çok içime sineni seçmiştim. Eski ahşap komodinimin üzerine koyduğum geçen gün aldığım parfümü kaldırarak boynuma, enseme ve bileklerime sıkarak biraz da göğsümün üzerine gezdirdim. Ağır kokulu parfümler sıkmak da adetlerimden biri değildi, bunu da yapmıştım. Daha hafif kokuları tercih etsem de farklı seçimler iyi hissettiriyordu. Bu şekilde gerçekten de bambaşka hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yediklerime, rutinlerime kadar değiştirecek, o adamı zihnimin her köşesinden silip atacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben Pırıl Karadereli. Uraz Bayrak’ın dönüştürdüğü kız olmayı inkâr ediyorum. Artık bambaşka biri olacağım ve o adamın hayatımda esamesi bile okunmayacak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ucu sivri olan bordo rengi, yılan derisini andıran topuklu ayakkabılarımla birbiri ardına adım atıyorken topuğu fazla uzun olmadığı için fazla rahatsız hissetmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
AYAKKABISI
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Paçaları uzun, siyah palazzo pantolonumun altında şık duruyordu. Ayakkabımın renginden bağımsız, koyu kahve aynı deri baget bir çanta takmıştım. Boynuma taktığım gümüş kolyeler, bileğime taktığım gümüş bilezikler ve saatle kıyafetlerimin sadeliğini toparlıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu şekilde gerçekten de iyi hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk iş günümde kendime bir kıyak yaptım ve taksi çağırdım. Şımartılmayı hak ediyordum. Zaten artık kolumu bacağımı kemirmeye çalışan yamyam bir teyzem olmayacağı için maaşımı tamamen kendime harcayabilecektim. Düşük bütçeli evim buna elveriyordu. Artık arada sırada bir, sık sık kendimi şımartacaktım. Bunu hak ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben, uğruna para harcanmayı hak ediyordum. Bedenim, varlığım, zamanım değerliydi. Sürekli servisteki toplulukla hareket etmek zorunda değildim. Ben değerliydim. Kıymetliydim ve bundan sonraki zamanımı yalnızca kendimle ilgilenmek için kullanacaktım. O aptallar topluluğuyla ilgilenerek değil.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Taksinin kapısını açtım ve yol ortasında aldığım kahvemden son yudumumu da alarak dikkatlice arabadan indiğimde esen hafif rüzgâr kokumu burnuma getirmişti. Çenemi dik tutarak çekik, bal rengi gözlerimi büyüleyici bir edayla etrafta gezdirdiğimde taksi hareketlenerek yanımdan ayrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes daha aldığımda duruşum dik, tavrım netti. Bakışlarım korkusuzca yeni çalışacağım yerde, insanların suratlarında, gözlerinde geziniyordu. Onları izliyordum… Uzun süredir yapmadığım bir şeydi bu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o an bile ne kadar da farklı davrandığımı anladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eski Pırıl olsa saçlarının arasına gizlediği suratıyla kimsenin suratına bakmaz, çabucak ilerleyerek fabrikaya girer ve işlere koyulurdu. Ancak artık eski Pırıl yoktu. Yeni Pırıl vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzüme yaptığım bronz ve pembe renklerin ağırlıkta kaldığı temiz makyajımla beraber sırtımı dik tutarak tek elimi cebime soktum ve korkusuzca ilerlemeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayakkabımın topuk kısmından çıkan can alıcı sesler eşliğinde yürümeye devam ettiğimde etraftaki insanlardan yönelen bakışları hissetmiyordum, bende onların suratlarına baktığım için görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Departmanıma çıktıktan sonra sorumlumla karşılaştığımda Ali İrfan Bey beni yaklaşırken başıyla selamları. “Günaydın Pırıl Hanım, ilk iş gününüz hayırlı olsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sağlam bir baş selamı verdim. “Günaydın, teşekkür ederim.” Göz kontağımı asla kesmediğimde ben kazanmıştım, bakışlarını kaçırdı ve eliyle etrafı gösterdi. “Buyurun o halde ilk gününüz için size eşlik edeyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Rimelle iyice uzattığım kirpiklerimi hafif hafif kırparak peşinden ilerleyip departmanları gezdiğimde son olarak kalıcı olacağım proje departmanına gelmiştik. Bay Çelikteyken Nil’in çalıştığı departmandı. O zamanlar aklıma gelince suratımda hafif bir tebessüm oluştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırf bu nankör insanlardan dolayı kulak pamukları kullanıyordum. Asosyallikten ve derdimi kimseye anlatamamaktan iyice şüpheye düşmüş, psikolojik açıdan hastalanmıştım. Zihinsel anlamda inanılmaz iyi olmasam da o zamanlardan çok daha iyi olduğumu şu anki ortama girdiğimde, yeni insanları tanıdığımda daha iyi anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bugünümü güzelleştiren Allah’a şükürler olsun. O vaziyette yaşamak gerçekten de meğerse ne kadar da zormuş…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bay Çelik’e gittiğimde oldukça kaba bir departmanda çalışmıştım. Sesten gürültüden duramıyordum. Şimdi ise öyle miydi? İstediğim gibi giyinip hazırlanarak gelecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O halde çalışma arkadaşlarınla tanışabilirsin, Cenk, Pırıl’a yardımcı olur musun?” Yuvarlak masada oturan gözlüklü çocuğa seslenince ağır bir şekilde yerinden kalkarak yanıma geldi. “Tabi, hoş geldin Pırıl. Burada hep beraber güzel bir ekip işi çıkartmaya çalışıyoruz. Açık iletişime önem veririz ve çok yerine verimli çalışmaya odaklanıyoruz. Tanıtmasıyla beraber Dilruba ve Ayşe’yle de tanıştığımda daha sonrasında moladan gelen birkaç kişi daha olmuştu. Onlarla da tanışarak kendimi tanıttığımda işin büyük kısmını halledebilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes alarak cam kenarında duran masama geçip oturduğumda içimi garip bir huzur kaplamıştı. Başlangıcı iyi yapmıştım ve şimdi de kendimi oldukça iyi hissediyordum. İşte o anda kendimde oluşan yeni bir güncelleme fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tanışırken kimsenin zihnini okumaya çalışmamıştım, mimiklerine anlam vermemiştim ve işte tam da şu anda cam kenarında oturup dışarıdaki ağaçlara bakıyorken birkaç dakika sonrasında neler olacağını kurgulamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onların değil, ben yalnızca kendi kafamın içerisindeydim ve önemli olan da yalnızca benim düşüncelerimdi. Kahinlik yapmıyordum, andaydım ve anda huzuru yakalamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geçmişi düşünmek gerginlik, geleceği düşlemek kaygı oluşturuyordu kalpte. An ise öyle miydi? Anda huzur vardı. Eğer bulursan sakinlik vardı. Aceleye mahal yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça önüme dönüp işlerime odaklanmaya başladığımda aklımdan sadece fabrikayı daha ileriye götürmek için bana düşen payı nasıl daha iyi yapabilirim soruları geçiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öğle molasına çıktığımızda açlığım bastırmıştı. Dilruba ve Ayşe yanımdan geçerken durdular. “Pırıl, öğlen yemeğinde bize katılmak ister misin? Sen şimdi yemekhaneyi bilmiyorsundur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnce düşüncelerinden dolayı suratımda seviyeli bir tebessüm oluştu. “Teşekkürler, tarif etseniz benim için yeterli olur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kural bir. Sırf o an ihtiyacın var diye kimseyle yakın olmak zorunda değilsin. Evet, artık insan olmanın getirilerini anlamıştım. Piramidimizdeki ihtiyaç listesinde sevgi, onay almak, yemek gibi şeyler listeleniyordu. Tabi ki artık benim de arkadaşlarım olacaktı. Kendimi onlarla yemeğe götürecektim, kahve içmeye çıkacak, alışverişler yapacaktım. Sosyal ihtiyaçlarımı gerektiği gibi karşılayacaktım. Sadece arkadaşlık ilişkisi gelişecekse bile yalnızca yemekhaneyi bilmediğim için onlarla yemek zorunda kaldığım için gelişsin istemiyordum. Onları daha tanımıyordum ve henüz tanımadığım insanlarla beraber doğal olarak yemek istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkadaşlık ilişkilerinde seçici olacaktım ve sağlıklı bir ilerleme kat etmek istiyordum. Sırf yalnız kalmamak için kimsenin aptal sohbetlerine katlanmak istemiyordum. Amacım frekansımı düşürmeyecek, yükseltecek. Beni benden almayacak, beni bana katacak kaliteli ve gelişmiş ruhlarla daha çok vakit geçirmekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana nezaketle yemekhaneyi tarif ettikten sonra yanımdan ayrıldıklarında masamı toparladım ve çantamı alarak önce tuvalete uğradım. Ardından fazla oyalanmadan yemekhaneye doğru yol almaya başladığımda bakışlarım sürekli keşifteydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tepsimi doldururken seçici davranmaya çalıştım. Bana en yararlı gelecek olanları alarak boş bir masaya geçip oturduğumda arada bal rengi gözlerimi kaldırıyor, insanları izleyerek etrafa bakınıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yemeğimi afiyetle yedikten sonra bulaşıklarımı kaldırarak tekrardan tuvalete girdiğimde makyajımı düzeltiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşimi bitirdikten sonra çıkıp sırtımın dikliğini bozmadan topuklu ayakkabımdan çıkan tiz sesler eşliğinde katta ilerlemeye devam ediyorken sabahtan beri içimden yükselen, bastırmaya çalıştığım sesten nefret ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başından beri bu fabrikayla Bay Çelik’i kıyaslıyor, her ayrıntısında orayı hatırlayarak eski anılarıma gidiyordum. Burası orası değildi, bambaşka bir yerdi ancak tuvalete girip çıkmak bile bana Uraz’ı hatırlatıyordu. Orada olan tüm anılarım yeri değiştirsem de burada can bularak boğazıma dolanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklıma en çok Uraz geliyordu, daha sonrasında da Ferda.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda’nın eminim ki hiçbir suçu günahı yoktu ancak ona da sinirliydim. Uraz’la bağlantısı olan herkese karşı öfkeliydim. Haberlere ufakta olsa göz attığım için rahattım. Neyse ki ölen ya da ağır yaralanan olmamıştı. Bu yüzden oradan uzaklarda bu denli rahat süzülüyor, öfkemi doyasıya yaşıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım kenardaki afişe takıldı ve kafamı istemsizce geriye yasladım. Sanki orada Bay Çelik yazıyor gibime gelmişti ancak yanılmıştım. Hem yazıyor olsa da ne olacaktı ki? Bana neydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önüme daha dönemeden sert bir bedene çarptığımda bu kapışmayı beklemediğim için dengede durmada güçlük çekerek geriye doğru sendelerken çarptığım kişi beni son anda tuttu. Saliselerden kısa bir süre içerisinde zihnimdeki tanıdık senaryo canlandığında dilim damağım kurumuştu. Kafamı kaldırıp da suratına bakmadığım adam sayesinde güçlükle dengede durduğumda elleri kollarımda kalmış, iyi olup olmamamdan emin olmaya çalışıyor gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kursağıma oturan devasa yumruyla beraber nefes nefese kaldığımda gözlerim doldu, mideme ve kalbime aynı anda sert bir bıçak girdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz… Uraz’la ilk karşılaşmamız…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimdeki bir tomar parayla koşuyorken ona çarpıp yere düşmüştüm. Zihnimdeki eski anı tozlu raflarından anında sıyrılıp boğazıma dolandığında etim kesiliyordu sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğüs kafesim büyük bir hızla inip kalkıyorken yaralı gözlerim yavaşça aralandı ve karşımdaki siyah takımlı adamı buldu. Görünce iyice midem kasıldığında içimde bulduğum heyecana lanet ettim. O bana ihanet ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım yavaşça yukarı doğru çıkmaya devam ettiğinde tıpkı Uraz’ın formlarında olan bu adamın yapısı, boyu ona o kadar çok… O kadar çok benziyordu ki sürekli boğazımı ıslatmam gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım kalın boynundan da geçip suratını bulduğunda öylece kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumdan aldığım soluğu ağzımdan bıraktığımda kaşlarım yay gibi yukarı doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl?” Dedi şaşkınlıkla. Tek kaşı havada kaldığında dudakları aralık kalmıştı. Gözleri yavaşça suratımda, rengini açtığım kaşlarımda, saçlarımda ve eskisinden oldukça farklı olan kıyafetlerimde gezindi. Ne diyeceğini şaşırmıştı, ben de öyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…” Dedi ve kafasını onaylamaz anlamda salladı. “Bir an seni tanıyamadım sen…” Dudakları konuşmadığı süre zarfı boyunca da açık kalıyordu. “Sen gerçekten de çok değişmişsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuruyan dudaklarımı hızla ıslattığımda kalp atışlarım anında normale dönmüş, bedenim tehlike çanlarına son vermişti. Çünkü karşımdaki adam Uraz değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran’dı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin…” Dedim ve anında dağılan ifademi toparlayarak duruşumu dikleştirdim. “Burada ne işin var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları kısıldı “Ben de aynı şeyi senin için düşünüyordum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eskisi gibi tahammülsüz davranarak gözlerimi devirmedim. Onun yerine olgun kalarak cevap verdim. “Burada işe başladım ve ilk iş günüm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarını oynattı, bir şey söyleyecek gibi olsa da kendisini son anda durdurarak sessiz kaldı. Ardından kafasını yavaşça sallayarak onuştu. “Anlıyorum, hayırlı olsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşım havada kaldı. “Peki ya senin burada ne işin var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben de işe yeni girdim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte bunu duymayı kesinlikle beklemiyordum. Devran Recep’in sağ koluydu ve Caşut’u bulmak için özellikle Bay Çelik’e getirilmişti. Şimdi burada ne işi vardı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden? Bay Çelik’i bırakacak gibi hiç durmuyordun da. O yüzden şaşırdım açıkçası.” Kinayeyle konuşmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet. Sen de pek Bay Çelik’i bırakacak gibi durmuyordun, bu yüzden bende şaşırdım açıkçası.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yutkunup sertçe çakır gözlerine baktığımda ikimizde savaş baltalarımızı çekmiş gibiydik. Artık kim kime hasar verirse… Onun sözlerinin altında yatan dikenli imayı çok iyi anlıyordum. Bay Çeliği değil, Uraz’ı bırakacak gibi durmadığımı söylüyordu ama yanılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte.” Dedim çenemi dikleştirerek ve son derece güçlü olan ifademle buz gibi bir sesle devam ettim. “Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bunu da en iyi Bay Çelik’te öğrendim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları sislendi. Sözlerimin ardındaki anlamı az çok hissetmeye çalışıyordu belki de… Ardından gözleri omzumun ardını buldu ve kısıldı. Nereye baktığını merak ederek arkamı döndüm. Eski Pırıl olsa tepsinin tüm detaylarına kadar izlendiğini düşünür ve karşındakini önemsemediğini göstermek için arkasını dönmezdi, bakmazdı. Neyse ki artık tüm bunlar umurumda bile değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sekreter dosyalarıyla beraber yürüyen bir kız vardı baktığı yönde. İlgimi çekmediği için önüme döndüğümde gizemli ses tonuyla devam etti. “Sanki o kızda Bay Çelik’te çalışıyordu.” Soluğumu bıkkınlıkla verdiğimde bakışları hızla suratımı buldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse, Pırıl. İşten çıkınca akşam yemeğini beraber yiyelim mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beklenmedik teklifi karşısında adeta neye uğradığımı şaşırmıştım. Bakışlarımı irice açarak yadırgar gibi cevap verdim. “Daha fazla Bay Çelik konuşması çekebileceğimi zannetmiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tepkim onu şaşırttı. Ardından önemsemeden “Zaten Bay Çelik’le ilgili konuşmak için teklif etmedim. Seni merak ediyorum.” Gözlerinden akan samimiyete nedense inanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, gizemli bir şekilde oradan çıkman ve sorduğum halde cevabını vermemen, orasıyla alakalı konuşmak istemediğini fazlasıyla belli ediyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça gülümsedi ve suratını ayaklarına doğru eğerek elini ensesine attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu hareketi mideme sert bir darbe indirdi. Nefes almayı bıraktığımda kafasını yavaşça kaldırdı ve tenim buz kesti. Buz kesti çünkü artık Devran yerine Uraz’ı görüyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önce yaptığı harekette bana Uraz’ı anımsatmıştı. Bunu çok sık yapardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın katran karası gözlerinin içi yumuşadığında dudağının üst kenarındaki beni dikkatimi çekti ve içim titredi. Ardından dağınık saçlarını yavaşça karıştırdığında kalbim sıkışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eğer yemek teklifimi kabul edersen sana neden ayrıldığımı anlatırım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak gözlerimi defalarca kez kapatıp açtığımda az önceki görüntü geri gitti ve yerine çakır gözlü Devran geldi. Aslında zaten… Başından beri burada olan oydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı iğrenircesine buruşturdum. “En nefret ettiğim şey birinin şart koşmasıdır.” Neden ayrıldığını deli gibi merak ettiğim için merakıma yenik düşemeden önemsiz bir şeyden bahsediyormuşum gibi mırıldandım. “Akşam dışarıdan güzel bir yemek yemek istiyordum, bu yüzden olabilir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları anında irileşip parladığında kesinlikle kabul etmeyeceğimden emin olduğu için şaşırmıştı. Aynı zamanda da ne kadar sevindiğini görebiliyordum. “Tamam, o zaman, hangi departmandasın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Proje.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, çıkışta direkt yanına uğrayacağım. Beraber gideriz ve sana çok güzel bir yemek ısmarlarım.” Sertçe yutkunarak kafamı salladığımda keyfi iyice yerine gelmiş gibiydi. “Tama o zaman, ben gidiyorum. Bir şey lazım olursa güvenlik ofisine gel. Orada olacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sağ ol. Umarım lazım olmaz yani. Güvenlikle alakalı bir sıkıntı yaşamak istemem.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırıttı. Cevabım hoşuna gitmişti. “Zaten ben varken güvenlikle alakalı bir sıkıntın olamaz Pırıl.” Dudaklarım gerildiğinde yüzümde acı dolu bir tebessüm oluşmuştu. Bunu fark edemeden arkasını dönüp gittiğinde bakışlarım buğulandı ve gözlerim doldu, ardından yaşlar titredi, birer birer yanaklarımdan aktı ve sürekli devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güvenlikle alakalı artık benim hep bir sıkıntım var Devran.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Usulca ağlamaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çünkü benim artık bir güvenli bölgem yok.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesaim bittiğinde hızlıca elimin altında kalan son işleri de halledip notlarımı aldığımda ofiste tek başıma kalmıştı. Bir iki iş derken ofisin boşalmasıyla vaktin sandığımdan daha hızlı geçtiğini anladım. Laptobun kapağını sertçe kapattığımda kapının oluğuna yaslanan Devran’la göz göze gelmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu beklemediğim için kaşlarım yavaşça yukarı doğru kıvrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne kadar süredir oradasın?” Yasladığı omzunu oluktan ayırırken ilk defa bu kadar neşeli olduğunu görüyordum. Neşesini etrafa yansıtan, gösteren bir tip hiçbir zaman olmamıştı şaşkınlığımda daha çok bunaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları kısıldığında çakır gözleri odanın loşluğundan bile belli oluyordu. Telefonumu çantama atarak ayağa kalktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok olmadı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden ses çıkartmadın?” Yanında gittiğimde beraber hareketlenerek koridora çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bölmek istemedim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onunla ilk defa bu kadar fazla diyalog kuruyorduk. Devran’ın dışarıdan gözüken tavrının aksine bugün, içinde olan farklı bir yönünü tanıyacağımı ön görüyordum. Öyle düşünüyordum çünkü fabrikada gördüğüm zamanlardaki gibi kaskatı tavrıyla durmuyordu. Daha çok rahattı ve sık sık tebessüm ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birlikte yeni çalıştığımız fabrikanın karşısında kalan kafeye geçip birer makarna siparişi verdiğimizde açlığımı siparişimin gelmesini beklerken hissettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sabırsız gözlerim etraftan sıyrılarak çakır gözlerini bulduğunda suç üzeri yakalanmış gibi önce bakışlarını kaçırdı, ardından umursamadan tekrardan gözlerime odaklandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buraya neden geldiğimi açık açık söylemek istemesem de konuyu açmak, merakımı gidermek istiyordum. Bu yüzden sanki umursamıyormuş gibi tüy gibi hafif bir sesle mırıldandım. “Demek sende çıktın fabrikadan.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birçok kişi çıktı.” Masaya baktım. Sanki üzerindeki desenleri inceliyor gibi yapıyor, gözlerimdeki endişeyi gizlemeye çalışıyordum. Tek bir cümlesi neden kalbimde birden çok nifak tohumu filizlendirmişti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet, Uraz dan nefret ediyordum ancak ailesini seviyordum. Seviyordum ve zarara uğramalarını istemezdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Açıkçası yangından sonrasına pek hâkim değilim.” Dirseklerimi ahşap masanın yüzeyine yerleştirerek birleştirdiğim avuçlarımı çenemin altında tuttum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlıyorum dercesine kafasını salladı ve olağan ifadesiyle devam etti. “Her ne kadar can kaybı olmasa da Bay Çelik ciddi bir mal kaybına uğradı.” Midem ağrıdı. “Yine de bunu karşılayabilecek güçteler ancak Bay Çelik için biraz zamana ihtiyaçları var. Daha çok bu yakadaki fabrikayı aktivasyon haline getirmeye çalışıyorlar. Sürecin uzamasından dolayı iş birliklerinin aksamaması gerekiyor, bu kötü olur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, anlıyorum tabi.” Her ne kadar sormak istemesem de meraklı gibi gözüküp gözükmemek umurumda değildi. “Abdullah dede nasıl?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi çok şükür. Bu olanlardan uzak tutuyorlar diye duydum. Yani olabildiğince sağlığını tetikleyen kötü olaylardan uzak kalması için çabalıyorlar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundum. “Recep Bey?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Recep? Recep Ferda Hanımı kurtarırken kolunu yaktı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım korkuyla irileşti. İşte bunu kesinlikle beklemiyordum. Ardından gözlerim dolduğunda tekrardan masaya baktım, yüzeyinde gezdirdim gözlerimi. Ben kendi derdime düşmüştüm. Açıkçası iyi olduğum da söylenemezdi. O an için ne anlayacak kabiliyette ne de yanlarında olabilecek hayat enerjisine sahip değildim ancak artık olan olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sadece o an kötü olaylardan geçenin yalnızca ben olmadığımı fark ettim. Daha doğrusu biraz da hatırladım. Bunu ilk Ferda’yı tanıdığımda, hayatını anlatmaya başladığında fark etmiştim. Sadece zaman zaman öyle olaylar üst üste geliyordu ki hayatınızın tüm taşları başınızdan ağrı yıkılıyorken başkalarının acısını pek de anlayamıyordunuz.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi iyi mi bari?” Güçlükle bulduğum sesimi çıkartarak konuştuğumda az da olsa toparlanıp gözlerine baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, daha iyi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki ya Ferda?” Sesimin üzgün çıkmasına engel olamadan devam ettim. “Ferda nasıl? O hala devam ediyor mu?” Bu şekilde konuşarak Ferda’yla görüşmediğimi de gözüne sokmuştum ancak umurumda değildi. Ferdadan gerçekten de haber almak istemiştim. Bu durum tuhaf geldi. Saha önce doğru düzgün arkadaşım olmamıştım. Arkadaşım diyebileceğim tek kişi Ferda’ydı ve ben bunu şu anda daha iyi anlayabiliyordum. Ondan haber almaya çalışırken, onun için endişelenirken ve tam da şu anda… Ortak bir tanıdıkla ondan bahsederken içten içe… Ferda’yı özlediğimi hissediyordum. İçimde bastırılamayan bir istek vardı, Ferda’yı görme arzusu. Kafamı onaylamaz anlamda sallayarak bu isteği geri gönderdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi bir sıkıntısı yok. Hâlâ Bayraktarlarla devam ediyor diye biliyorum.” Çok şükür. Çok şükür iyiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki sen neden…” Hayretle devam ettim. “Aranızın iyi olduğunu sanıyordum. Bayraktarlar bu haldeyken sen neden işten çıktın?” Eğer geçerli bir açıklaması yoksa Devran tam bir hayal kırıklığı demekti. Gerçi, böyle bir durumda nasıl bir geçerli açıklaması olurdu ki insanın? Orası da muammaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artık değil.” İşte bunu kesinlikle beklemiyordum. Cidden şaşırmıştım. Sorgulayan bakışlarımı fark edince üstüne düşmedi ve devam etti. “Özel mesele Pırıl ancak sadece şunu söyleyebilirim ki… Bir daha onlarla işim olmaz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfadem az öncekinden çok daha fazla dağıldığında gerçekten de hayrete düşmüştüm. En azından herkes bir yana, Recep Beyle olan bağını biliyordum. Askerden devreydi onlar. İletişimleri de kopmamıştı, iyi gidiyorlardı ancak… Şimdi ne olmuştu da birden, üstelik Bayraktarlar bu kadar çok kötü bir haldeyken ayrı düşmüşlerdi? Gerçekten de inanılır gibi değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her ne kadar daha fazlasını bilmek istesem de ısrar etmedim, etmedim çünkü bana da edilmesinden hoşlanmazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Garson iki tabakla beraber gelip servisi yaptığında soslu makarnadan yayılan koku iyice acıkmamı sağladı. Aynı zamanda az da olsa dikkatimi dağıtmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beğendin mi?” Dedi ikinci lokmasını afiyetle bitirirken. Bir yandan da benim ağzımdakini yutmamı bekliyordu. Kafamı yavaşça salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzelmiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki cadde ötede bir yer daha var. Makarnası eşsizdir. Ben şu an onunki kadar beğenmedim. İstersen bir ara seni oraya da götürürüm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yemeye devam ederken yavaşça kafamı olumsuz anlamda salladım. “Şimdiden o kadar plan yapmaya gerek yok.” Bu bile benim için fazlaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Söylediklerimin canını sıktığını bakışlarının yansımasından görebiliyordum. Yine de umursamadı ve anın tadını çıkartmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an garip bir şey oldu. Ağzımdaki sosun tadı kaçtı ve bakışlarım boşluğu buldu. Hayat ne kadar garipti. Şurada aylar öncesinde bizi yan yana dahi görmeye dayanamayan bir adam vardı. Şu an yoktu… Esamesi bile okunmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu görüntüyü o zaman görseydi neler olurdu? Zihnimde bir sürü hiddetli senaryo uçuşuyorken şimdi hiçbir şey yapamayacak olması garip hissettiriyordu. Tüm kanı vücudumdan çekiyordu ve… Güçlükle çiğneyip yutmaya çalıştığım lokmaları kursağımdan geçerken büyütüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben düştüğümde yoktu, yandığımda yoktu, gömüldüğümde yoktu. Kalktığımda, yenilendiğimde, dönüştüğümde de olmadı. Şimdi yanımda başka bir adam var ve yine yok. Belki atı alan Üsküdar’ı geçecekti ancak o yine de olmayacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an, içimdeki Uraz öfkesi öyle sert körüklendi ki ve ben… Sırf canını yakmak için dahi olsa aptalca şeyler yapmak istedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Canına okumak istedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Canını kazımak istedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
YANGIN’IN OLDUĞU GÜN
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam yanan ciğeriyle beraber arabayı sürüyorken içinden sürekli kendine kızıyor, öfkeleniyordu. “Nasıl!” Dedi ve direksiyona vurarak devam etti. “Nasıl dikkat etmem! Nasıl böyle bir günde yalnız kalmasına izin veririm nasıl!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Katran karası gözleri kararlılıkla yola mühürlü kaldığında dar sokaklardan geçerek mezarlığın oraya girdi. Arabayı önünde durdurduğunda soluğunu öfkeyle bıraktı ve suratını sertçe sıvazlayarak soluğunu yavaşça bıraktı. Gelmişti gelmesine ancak içeri girecek cesareti yoktu şimdide.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parmaklarını gözlerinden indirerek yanında duran beyaz güllere baktı ve ardından düşünmeden onları da alarak arabadan çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hafifçe esen rüzgâr üzerine vururken etrafta ölüm sessizliği vardı. İçeriye girdiğinde fazla büyük bir mezarlık olmasa da ilk işi görevli bulup ona Pırıl’ın annesinin yerini sormak olmuştu. “Bugün uzun boylu, siyah saçlı, donuk bakışlı bir kız geldi mi peki? Gördünüz mü?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Görevli düşünür gibi oldu “Valla ağabey gelen giden oluyor illaki, hiç dikkat etmedim ki.” Soluğunu sertçe bırakarak kafasını salladığında içi içini yiyordu. Daha sonrasında onunla mezarı aramaya başladıklarında şu anda yanında olamasa da en azından geldiği için kalbi daha rahattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şu ileriden sağda olması lazım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını sallayarak görevliye teşekkür ettikten sonra toprak zeminin üzerinde ucu sivri olan siyah ayakkabılarıyla beraber ağır ağır yürümeye başladığında göğüs kafesi hızla inip kalkıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elinde tuttuğu gülleri özenle taşıyarak adamın dediği yere geldiğinde mezarı bulmuştu. Üzerinde Pırıl’ın annesinin adının yazdığı mezar taşının hemen ayakucunda durduğunda kanı çekildi. İçinde oluşan saygıyla beraber hafif bir baş selamı verdikten sonra ruhuna okuduğunda annesinin varlığını her tarafında hissediyordu sanki… Bir garip olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından suçlu bakışları yavaşça etrafa gezindiğinde mezarlığın üzerindeki kuruluktan Pırıl’ın henüz gelmediğini düşündü, ya da gelse bile su doldurmaya gitmiş olabilirdi. Bu yüzden acele etmeden yavaşça mezarın hemen kenarında duran kaldırıp taşına oturduğunda gülleri dizlerinin arasında bıraktığı boşlukta tutmaya devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça başını kaldırıp ağaçların arasından esen rüzgârın sesini hissetti, normalde sessizliği severdi ancak bu sessizlikten pek de hoşlanmadığını fark etti. Yaşı her ne kadar küçük olmasa da bu zamana kadar yakınından birini toprağa gömmemişti. Gömmemişti çünkü babasının ölümünü hatırlayamayacak kadar küçüktü, dedesi ona babalık yapmıştı o eksikliği bilse de hissetmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendimi tanıştırmadım değil mi?” Sesi, sessizliğin içerisinde açan bir çiçek gibi güzeldi. Ardından utanarak gülümsedi ve suratını ayakkabılarına indirerek boştaki elini ensesine attı. Hızlıca geri toparlayarak mezar taşına baktı. Şaşırmış gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben Uraz, Uraz Bayraktar.” Ardından sonradan hatırlamış gibi aceleyle kalkarak önünde baston yutmuş gibi durdu. Gevşek gevşek otururken kendini tanıtmayı sevmemişti. Hızlıca elindeki gül buketinden bir tane çıkartarak özenle toprağın üzerine yerleştirdi. “Normalde kızınız için almıştım ama üzgünüm. Bir dahakine size özel de getireceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan doğrulduğunda ne diyeceğini bilemiyor. Kadın ölü olsa da gergin hissediyordu. Onu sevmesini, güvenmesini istiyordu. Ardından dudaklarını aralayarak tam bir şey daha söyleyecekti ki telefonu çaldı. Soluğunu geri yuttuktan sonra çıkartıp ekrana baktığında Eyüp’ün aradığını gördü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu da hissedip bozmazsın be Eyüp.” Tüm özel anları mahvetmesiyle nam salan kuzeninin ismini görmekten hoşlanmamıştı. Sitem ederek telefonu açtığında tam onu geçiştirecekti ki Eyüp’ün telaşla aldığı soluk sessiz kalmasını sağladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz abi! Uraz abi yetiş çabuk fabrika yanıyor!” Eyüp’ün feryadıyla beraber tüyleri diken diken olduğunda göğsü körüklendi ve sertçe soluyarak ateş gibi olan gözlerini ileriye sabitledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne diyorsun oğlum sen?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Abi yetiş mahvolduk biz fabrika kül oluyor!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an durdu, saatler durdu, saniyeler durdu. Az önceki doğal tavrı dağıldı ve Uraz daha kendine komut vermeden ayakları harekete geçmişti, aceleyle çıkışa doğru koştuğunda aklı başından gitmişti. Zihninden öyle çok kişinin endişesi geçiyordu ki kafayı yemek üzereydi. Buradan oraya gitmesi en az kırk dakika sürerdi ve kırk dakika sonra ne yapabilirdi? Elinden ne gelirdi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çaresizdi çok çaresiz.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ve ne yazık ki bunu iliklerine kadar hissediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşısına görevli çıktığında nefes nefese kaldı. Adam, Uraz’ın haline şaşırsa da bir şey demedi ve olağan tavrıyla konuştu. “Gördün mü?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın göğsü hiddetle inip kalkıyorken nefesi kesilmişti. Güçlükle konuştu. “Neyi gördüm mü?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tarif ettiğin kız senden sonra mezarlığa girdi, senin mezara doğru gidiyordu, karşılaşmadınız mı?” O hengamede bile Pırıl’ın bahsinin açılması Uraz’ın aklının bulanmasına sebep olmuştu. Sertçe yutkunarak soluklarını dizginledi ve ardından omzunun üzerinden geriye dönerek az önce önünde olduğu, şimdi ise epey gerisinde kalan mezarlığa baktı. Gerisinde olsa da önündeki kişiyi görebiliyordu. Kaşlarını çatarak kendisinin oturduğu yere oturmak üzere olan siyah giyimli, siyah uzun saçlı kıza baktığında adamın ne demek istediğini anlamıştı. Pırıl gelmişti gelmesine ancak Uraz’ın acilen fabrikaya gitmesi gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elinde tuttuğu Buket gülü yeni hatırlayarak kaldırıp adama uzattı. “Bunu ona verirsin.” Pırıl zaten gülleri görünce kimden geldiğini anlayacaktı. Ardından adamın göğsüne doğru bırakarak hızla çıkışa doğru koştuğunda aklını kaçırmak üzereydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zihninde sürekli Eyüp’ün sesi ve o anki korkusu yankılanıyordu. Yanlarında olamamaktan, onlara yardım edememekten dolayı resmen çıldırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabaya binince ilk başta çalışmadı ve Uraz öfkelenerek direksiyonu yumruklamaya başladı. “Çalışsana! Çalış!” Ardı ardında direksiyona vuruyorken sonunda motor ses çıkarttığında sertçe yutkunarak aceleci oldu ve hızla oradan ayrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fabrikaya gelene kadar adeta ölüp ölüp dirilmişti. Bir yandan da kuzenlerini arıyor, sürekli haber almaya çalışıyordu ancak nafileydi. Kimse telefonlarına bakmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç ağır küfür savurduktan sonra o bitmek bilmeyen yolun sonuna geldiğinde arabadan resmen uçarak çıkmamıştı. Fabrikanın etrafını saran itfaiye arabaları, dışarı çıkan çalışanlar, yayılan dumanlar…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretle oraya bakıyorken daha öncesinde bu kadar felaket bir gün yaşadığını hatırlamıyordu. O gün Uraz için milattı. Resmen Dünyası başına yıkılıyordu ve o da sadece izleyebiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eli ayağı birbirine girdiğinde etrafta duran kalabalığı yararak hedefe, ailesinin emeği olan fabrikalarına doğru koşturduğunda daha önce hiç bu kadar gözü kara olmamıştı. Kapının önünde duran Eyüp’ü gördüğü gibi kükredi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eyüp!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp abisinin geldiğini görünce soluğunu yavaşça bıraktı. Uraz ona güven veriyordu. “Uraz abi!” Koşarak Uraz abisine sarıldığında Uraz’ın ona fazla şefkat gösterecek hali yoktu. Sırtını sıvazlayarak onu geri çekti ve hızla konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İçeride biri kaldı mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birkaç kişi kaldı, ekipler çıkartıyor. Yangın sönmek üzere.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedem nerede Eyüp.” Uraz’ın yanık, acılı çıkan sesi öyle çaresizdi ki… Bu, tonuna kadar yansıyordu. Abi dedemi hastaneye kaldırdılar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın kalbi korkuyla havalandığında aklını kaçıracak gibiydi. “Dedem iyi mi Eyüp?” Eyüp, dedelerinin iyi olmadığını bilse de Uraz’ın gözü dönmüş halinden korktu. “Daha iyi abi korkma.” Onu az da olsa sakinleştirmek istemişti çünkü Uraz’ın bu konuyla ilgili en azından şu anda negatif bir haberi kaldıramayacağını biliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her ne kadar ekip içeride olsa da Uraz da içeri daldığında o da Recep gibi katları geziyor, çalışanlarını kontrol ederek can kaybı olmaması için elinden geleni yapıyordu. Genç adam kendini unutmuşçasına havasız fabrikada ağzını kapatarak katları geziyor, kapıları yumruklayarak içeriye girerek bağırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kimse var mı!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ses gelmese de içeriye girip iyice bakındı ve tekrar bağırdı. “Kimse var mı!” Bu şekilde gezinmeye devam ederken koridorda ilerleyen ekipleri gördü. Fabrikanın altına, kuzeye doğru ilerliyorlardı. Uraz da peşlerine takılarak yangının çıktığı yere doğru ilerlediğinde elinden geldiğince onlara yardım ediyor, bir yandan da köşe bucak içeride çalışan arıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kimse yoktu şükür ki… En altta da kimse yoktu. Neyse ki can kaybı yoktu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yine de emin olmak için etrafa bakınarak, bağırarak yukarı çıktığında temiz havayı soluyana kadar nefessiz kaldığını fark etmemişti. Öksürerek iki büklüm öne doğru eğildiğinde etraftaki çalışanların korku dolu ifadesini görmekten nefret etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kimse için elinden bir şey gelmiyordu. Çok çaresizdi. İnsan olmanın acziyetini tüm hücrelerine kadar hissediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey…” O hengamenin içerisinde Üniversite zamanından yakın olduğu arkadaşının sevgilisi Nisa’yı gördüğünde bakışları dehşetle irileşti. Kadın hamileydi ve yanaklarındaki duman lekelerinden içeriden yeni çıktığı belli oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nisa! Sen de mi içeride kaldın!” Korkarak arkadaşının emanetine doğru bir adım attığında kadın daha fazla kafasını dik tutamadı ve Uraz’ın kucağına doğru yığıldı. Kadının karnındaki bebek Uraz’ın ödünü kopartıyordu. Çıldırmak üzereydi. Nisa’yı dikkatlice kucağına aldıktan sonra etrafa bakındığında bir tanıdık arıyordu. Recep’le yada Enes’le karşılaşmadığı için hâlâ daha son durumu bilmiyordu ancak Nisa’yı da kimseye emanet edemezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha sonrasında ufak bir küfü savurarak gelen ambulans arabalarına doğru ilerlediğinde köşedeki Hayrunisayı gördü ve düşünmeden bağırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayrunisa!” Ortalık resmen mahşer yeri gibiydi. İnsanlar oradan oraya koşturuyor, herkes bir şeyin derdine düşünüyordu. Suratı duman lekesi olan gözlüklü kız Uraz ağabeyinin komutuyla beraber koşturarak yanına geldi ve ona yardım ederek kucağındaki kadını sedyeye yatırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kadınla hastaneye git ve refakatçisi gelene kadar yanından sakın ayrılma, tamam mı?” Küçük kız hızla kafasını salladı ve abisinin dediği gibi kadınla ambulans arabasına atladı. Uraz arkadaşını arayıp kısaca haberi verdikten sonra hengameye geri döndüğünde ilerleyen saatlerin ardından etraf biraz daha sakinleştiğinde tekrardan Eyüp’ü bulabilmişti. Bu sırada hava iyice kararmıştı. Sonunda fabrikadaki hareketlilik durduğunda ortada ne ses kalmıştı ne de seda…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak cephesinin rengi sönmüş fabrikalarına bakıyorlar, sessizce küskün çocuklar gibi Eyüp’le beraber kaldırımda oturarak karşıyı izliyorlardı. Kuzenlerini göremediği için genel işler ikisine kalmıştı ve Uraz küçük kuzeninin yanında hep güçlü kalmaya çalışmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda Recep’e ulaşabildiğinde onun da dedesiyle beraber hastanede olduğunu öğrendi. Burada kendisinin şimdilik daha fazla yapacak bir işi kalmadığı için Eyüp’le beraber hastaneye gittiğinde içi içini yiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp onu Recep’in yanında götürdüğünde diğer haberi nasıl vereceğini bilmiyordu. Bu görevi kendisinin iyi bir şekilde yapamayacağını bildiği için sessiz kalarak abisiyle beraber hastane odasına girdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep sarılı olan koluyla beraber sedyede oturuyorken ikiliyi görünce bakışları parladı. Yanında refakatçisi olarak da Ferda vardı. Korku dolu olan kadın Uraz’ı görünce hayretle ayaklandığında sonunda birileri geldiği için az da olsa rahatlamıştı. Her ne kadar haftalarca bile yanında kalıp ona bakabilecek olsa da bir kızı vardı ve ne yazık ki onun yanına dönmeliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Paşam…” Recep uzun adamı görünce gözleri dolarak ayağa kalktığında nutku tutulmuştu. Her ne kadar dışarıdan sert ve asabi gözükse de Recep aslında biraz duygusal bir adamdı ve sabahtan beri yanında en az kendi kadar bile güçlü görebileceği kimse olmadığı için kendini hep tutmak zorunda kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolay değildi. Emekleri gözlerinin önünde yanmıştı, çalışanları büyük tehlikeyle burun buruna gelmişti, can kaybı olabilirdi. Şükür ki olmamıştı ancak… Bugünün felaket gibi geçtiği gerçeğini değiştirmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda her ne kadar kalkmasına engel olmaya çalışsa da Karadeniz adamını durduramamıştı. “Uraz… Yandı ekmek teknemiz Uraz…” Uraz ona doğru gittiğinde Recep karşılık beklemeden sağlam olan kolunu kuzenine sardığında alnını omzuna koymuştu. “Yaktılar bizi dedemin torunu yaktılar…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep de daha dedesine olanları bilmiyordu ne yazık ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz onu her zaman asabi görmeyi yeğlerdi. Recep’in zayıflığı onu iyice körüklediğinde genç adamın içi nefretle dolmuştu. Babacan tavrıyla kuzenine sarıldığında uzun adam dolan gözlerini yumarak sakladı. Daha fazla onunla o şekilde kalmaktan kötü etkileneceği için burnunu çekerek hızlıca kendini toparladığında deli bakışları kolunu bulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Endişeyle sordu. “Koluna Ne oldu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda gözünün akına kırmızılıklar bulanan adama korkuyla bakıp hızla cevap verdi. “Beni kurtarırken kolunu yaktı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önemli değil dedemin torunu toparlarım yakın zamana.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedem nerede?” Recep’in gözlerindeki dağınık ifadeyi görünce cevabın onda olmadığını biliyordu. Ardından yavaşça arkasını dönerek Eyüp’e baktı. “Dedem nerede?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp sertçe yutkunduğunda Enes ağabeyinden aldığı ve birkaç saattir de içinde tutan haberi yutmaya devam ettiğinde abilerinin bir terslik olduğunu sezmesiyle beraber iyice korkmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki yağız delikanlı da anında sırtlan kesilip Eyüp’ün üzerine doğru yürüdü. “Cevap versene oğlum” dedi Uraz gözü dönmüş bir vaziyette Eyüp’ün karşısına geçerek, Recep de hemen yanı başındaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Söylesene lan!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda başından beri yaşadıkları ağır gelen çocuğun korkusunu ve tedirginliğini sezerek hızlıca üzerine atıldığında aralarına girmişti. “Sakin olun lütfen!” Dedi anaç bir koruma içgüdüsüyle.” Çocuk korkuyor zaten üzerine gitmeyin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun uyarısıyla beraber iki adam da sakinleşmek için öfkeyle soluduklarında işe yaramıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedem… Şey…” Dedi Eyüp ve daha fazla kendini tutamadı, birden hıçkırarak ağlamaya başladı. “Dedem yoğun bakımda!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Abdullah Dede her ne kadar o gün fabrikada olmasa bile olanları duymasıyla bunu kaldıramamış, kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılmıştı. Bahar ve Enes onun yanındayken Eyüp’e en azından fabrika dinene kadar ağabeylerine bir şey söylememesini, daha sonrasında haber vermesini iletmişti. Çünkü Abdullah’ın durumu stabildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O andan itibaren ise iki delikanlı duyduklarıyla beraber kahrolmuştu. Yine de küçükleri olan Eyüp’ün zayıf düşmesine dayanamamış, onu ensesinden kavrayarak sarıp sarmalamış, yoğun duygu geçişleriyle beraber kendilerini toparlayamadan dedelerinin bulunduğu kata gitmişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz Dedesini gördüğünde fenalaşmış, bir an için bayılacak gibi olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu izleme odasından zorlukla çıkarttıklarında genç adam aklını kaçıracak gibiydi. Dedesinin parmak uçlarından kaydığını görüyordu ancak hiçbir şey yapmıyordu. Bu öylesine kötü ve korkunç bir histi ki sürekli bir hız trendinden kuvvetle aşağı doğru kayıyor gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gece ömrü hayatında yaşadığı en korkunç geceyi geçirdi. Dedesinin odasının dibinden birkaç adım bile uzaklaşamadan kapı önünde hep dua etti. Her ne kadar şu an stabil olduğunu söyleseler de algılayamıyordu. Dedesinin ölmesinden çok korkuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O artık, o an için kocaman bir adam değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cuma günleri dedesinin elinden tutarak camiye götürdüğü küçük Uraz’dı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dedesinin kafasını okşadığı, cebine harçlıklar iliştirdiği, yıkandıktan sonra saçlarını tarayıp kuruttuğu, yedirdiği, içirdiği küçük Uraz…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç gün geçtiğinde her ne kadar ruh hali aynı kalsa da en azından o berbatlık durumuna, bu mutsuzluğa az çok alışmıştı. Uraz’ı iki gün boyunca oradan ayıramamışlardı. Kimseyi dinlememiş, sürekli içinden dualar ederek dedesinin yaşamasını istemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçindeki küçük çocuk hıçkıra hıçkıra ağlıyorken Uraz dolu dolu olan siyah gözleriyle beraber içten içe konuşmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dede… Dede ne olur ölme. Seni çok seviyorum. Sen ölürsen kalbimin de seninle gideceğini biliyorum. Yalvarırım gitme dede. Beni yalnız bırakma.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o güne kadar üzerinde olan çocuksu şımarıklığın kaynağının dedesi olduğunu o saniye anladı. Her ne kadar olgun, aklı başında olsa da Dedesinin kanatları altındaydı ve bundan dolayı sürünün liderliğini hiç umursamamıştı. O sürünün bir parçası olarak yaşamıştı daha çok ancak… Şimdi öyle değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha doğrusu bundan sonra öyle olacağını sanmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz gözünü daha yukarıya dikmişti. Alfalığı alacak, bundan sonra bambaşka yönleri çıkacaktı ortaya.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dedesine karşı hissettiği yoğun duygusallıktan dolayı içindeki öfkeyi bastırdığını biliyordu. Biliyordu ve onun bir gün muhakkak çıkacağına da içten içe yemin ediyordu. Vakti geldiğinde bu pisliği yapanları bulacak, onlara ne gerekiyorsa eksiksiz yapacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıktığı yumruğunun üzerindeki kemiklerinin bembeyaz olan üstlerini diğer eliyle beraber sertçe ovuşturduğunda içinden çok kötü düşünceler geçiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu en sonunda eve gidip bir duş alması için zorlukla ikna ettiklerinde sonunda yapabilecek bir şeyinin olmadığını ve dedesinin şu an için herhangi bir risk altında olmadığını algıladı ve eve giderek bir duş aldı. Annesinin yaptığı yemeklerden yedi. Yine de doğru düzgün kimseyle konuşmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda tekrardan hastaneye gitmek için hazırlandığında eve misafirleri gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üniversiteden arkadaşı ve Nisa. Geçen ki yangın mevzusuyla ilgili ziyarete gelmişlerdi. Onları görünce Uraz’ın aklında tekrardan olanlar canlanmıştı. Kadının şiş karnı öfkesini körükledi. Az daha hamile bir kadın zarar görebilirdi. Onları daha sonrasından aramayı akıl edemediği için kendine kızdı ve bir çay ikram ederek konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkadaşı halden anlayan birisiydi ve Uraz’ın yanında olmak istiyordu. Uraz yine de onlara fazla bir şey anlatmadı. Çaşut olayını olabildiğince yaymamaya çalışıyorlardı ve dedesinin durumunu da gizli tutuyordu. Bu kararı ailecek almışlardı. Bu kadar hengamenin ardından dikkatleri dedelerinin üzerinde toplamak istememişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha sonrasında misafirleriyle beraber ayaklandıklarında onlarla kapıya çıktı. Nisa’nın fazla yürümemesi için eşi arabayı çıkartmak için garaja doğru ilerlediğinde ikili baş başa kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nisa karşısındaki adamın uykusuzluktan çöken gözaltlarına bakarken içinden bu halde bile ne kadar da yakışıklı olduğunu düşündü. Ardından söylemeden edemedi. “Oğlumun adını ne koyacağımı buldum, biliyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın kafasında bin bir düşünce vardı. Kadının söylediklerine her ne kadar odaklanamasa da nezaketen sordu. “Ne koyacaksın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nisa kıkırdadı. “Uraz.” Genç adam bunu beklemediği için şaşırmıştı. “O gün sayende tam vaktinde hastaneye yetiştim. Bu yüzden adını çocuğumda yaşatmak istiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu yapmana gerçekten de gerek yoktu.” Derken bu durum istemsizce hoşuna gitmişti. O çocuk günahsızdı ve başına bir şey gelmemesine sevindi. O an günlerdir ilk defa az da olsa suratında tebessüm oluşmuştu. Evin arkasından gelen motor sesiyle beraber diyalogları yarıda kesildiğinde Uraz Nisa’yla beraber arkaya doğru yürüdü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, bunu gerçekten de severek yapacağım. Hem ismin güzel, anlamı ayrı güzel. Şans, talih demekmiş. Oğlum inşallah talihli olur.” Diyerek düşüncesini paylaştığında Uraz onlara iyi dileklerde bulunarak arabaya binmelerini izledi. O esnada birden kendi arabasından öten alarm sesini işittiğinde kaşları çatıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oluyor?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz bekleyin.” Deyip var gücüyle ön tarafa koşturduğunda o kadar hızlıydı ki soluk soluğa kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabasının yanına geldiğinde kenarındaki devasa taşı gördü. Kaşları çatıldı. Çaşutun orada olduğunu düşünerek kapıdan çıktığı gibi karanlık sokaklarda koşturmaya başladığında nereye bakacağını bilmiyor, deli danalar gibi koşturarak etrafa bakıyordu. Bakıyordu bakmasına ancak hiçbir kimse göremiyordu. En sonunda üç yolun ağzında durduğunda öfkeyle tekrardan soludu ve sıktığı yumruğunu savurarak bağırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.