1. Bölüm
Sınırsız Aykırı Serisi 3 / KANLI KÂBUS
❤️ 1
💬 0
Basım hakları gereği kitabın son bölümleri yüklenmemiştir, onun yerine serinin son kitabına özel bölümler yüklenecektir <3
“Sonunu görmen gereken yolun sana acı vermeye başlıyorsa
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
bu uğurda, ne kendinden vazgeç ne de ulaşman gerekenden…” Şule Terzi
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bölüm Parçası: Sia, “Chandelier”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi Elis, gelsene!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay kahkaha atarak beni yanına çağırıyordu. Ona doğru bir adım atmamla ayakkabı bağcığıma basıp tökezleyerek kendimi durdurmam bir olmuştu. Delicesine esmeye başlayan rüzgâr saçlarımı ve altımdaki kloş eteği etrafa savuruyordu eteğin kenarlarından tutarak bir adım daha gerilediğimde, boşta kalan elimle suratıma yapışan saçları çekiştirip yüzümde oluşan garip ifadeyle etrafı inceledim. Bir mısır tarlasındaydık boyumu aşan mısırların önündeki yolda duruyordum eğilerek bağcığımı çamurdan çekip ayakkabımı sıkıca bağladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis!” Selenay tekrar kahkaha attı ve devam etti. “Gel hadi!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda oluşan tebessümle mısır tarlasına daldım sesi oradan geliyordu. Adım attıkça önüme çıkan dalları ellerimle savurarak ilerlemeye çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay! Neredesin, seni göremiyorum!” Selenay’ın kahkahası uzaklaşmaya başlayınca adımlarımı hızlandırdım. “Burada çok mısır dalı var, önümü göremiyorum ki!” Kahkahaları gülümsememe sebep oluyordu belli ki benimle oyun oynuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel, gel! Çok az kaldı!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzümde tekrar bir tebessüm oluştuğunda gökyüzünde bir kıpırtı belirmişti, birden tenim soğuyunca ürkek bir bakışla kafamı göğe kaldırdım güneş saliseler içerisinde ortadan kaybolup yerini gri renkteki bulutlara bırakmıştı havanın rengi olması gerektiğinden daha hızlı değişmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gelmiyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dikkatimi tekrar önüme verip saçımı kulağımın arkasına sıkıştırdıktan sonra yeşil dalları kenarlara eğerek aralardan hızlıca ilerlemeye devam ederken yağmur çiselemeye başlamıştı. Birkaç adımın ardından tarladan çıktım sonunda Selenay’ı görebilmiştim. Üzerinde pudra pembesi bir elbise vardı elbisenin rengi öylesine açıktı ki gözüme bir an beyaz gözükmüştü. Kafamı eğip üzerime baktım, bende de aynı elbiseden ve ayakkabıdan vardı, ikimizin saçları da salıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hey!” dedim olduğum yerden kıpırdamadan arkasını dönmeden önündeki köprüye doğru yürüdü ve kısa süreliğine kafasını çevirip bana baktığında siyah saçları yüzünün yarısını örtmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel! Seni çok güzel bir yere götüreceğim!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımda oluşan gülüşün ardından ilerleyerek ona ayak uydurmaya devam ettiğimde yağmur şiddetini artırmıştı. Çok uzun ve geniş bir gölün üzerinde duran eski olduğu aşınmış tahtalarından belli olan kahverengi köprüye ilk adımını attığında kaşlarım kendiliğinden yukarıya doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay, dikkat et!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahkaha atarak köprüde kendi etrafında döndü ve koşarak köprünün sonuna gittiğinde olduğu yerde zıplıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Korkma, bana bir şey olamaz!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık yüzümdeki tebessüm yerini donuk bir ifadeye bırakmaya başlamıştı. Selenay ürpermeme sebep olacak şekilde farklı davranmaya başlamıştı. Köprüye iyice yaklaşıp korkuluğuna dokunduğumda gök sanki tüm şiddetini bir araya toparlayarak haykırmıştı… Korkuyla aralanan dudaklarıma kenarlarından yırtılacak kadar iri açılan gözlerim eşlik ettiğinde titrek bir nefes çekerek kafamı göğe kaldırdım, gri bulutlar çoğalmıştı. Köprüye ürkek bir adım atıp ilerlediğimde Selenay’ın sırtı bana dönüktü, birkaç adım daha attığımda duyduğum sesle gözlerimi sertçe kapatıp kafamı önüme eğdim. Şiddetle artan rüzgâr saçlarımı ve elbisemi yerle bir etmeye devam ediyordu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır!” diye çığlık attı biri boğazı yırtılırcasına bağırmıştı, attığı çığlığı işittiğimde kulaklarım acımıştı. “Hayır, dur!” Yine aynı şekilde bağırdığında kalbimin ortasına ince bir bıçak girmişti sanki; bu, korkudan dolayı hissettiğim acıydı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuzlarımı kaldırıp kafama yapıştırarak boynumu gizlediğimde kendimi saklamaya çalışıyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, benim!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ses arkamdan gelmeye devam ediyordu yüksek sesle bağırdığı için kim olduğunu anlayamamıştım. Korkuyla omzumun üzerinden arkama baktığımda gözbebeklerimin titrediğini hissediyordum, sırtım karıncalanıyor ve ensem üşüyordu… Gördüklerim karşısında yüzüm, bir ip kadar gergin olmuştu; dudaklarımı aralayıp, hayretler içerisinde ona bakmaya devam ettiğimde bedenim kendiliğinden sese doğru dönmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Se-Selenay…” Zayıf bir sesle adını sayıkladığımda durmadan ağlayarak yerinde tepiniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gitme, ben buradayım!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım çatıldığında üzerindeki kot pantolon ve kareli gömlek dikkatimi çekmişti, onun kıyafetleri bizden farklıydı. İşaret parmağımı üzerine doğru kaldırıp, güçlükle de olsa dilimi kıpırdatabildiğimde hayretle sordum:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Se-sen buradaysan o kim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Attığı hıçkırıklarla güçsüz düşen bedeni öne doğru bükülürken kafasını iki yana salladığında “O…” diyebilmişti sadece başımı köprünün diğer ucuna çevirerek en başta gördüğüm Selenay’ın kopyasına baktım, Selenay’a böylesine benzeyen biri kim olabilirdi ki? Bana dönük olan sırtını yavaşça çevirmeye başladığında saçları aksi yöne doğru uçuşmaya devam ediyordu yüzünü tamamen bana döndüğünde sertçe yutkundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” Gördüğüm yüz Selenay’ın yüzünün aynısıydı, daha uzak da olsa seçebiliyordum, Selenay’dı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, gelmiyor musun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önce attığı kahkahalardan eser kalmamıştı ciddi çıkan sesi tedirgin olmama sebebiyet veriyordu. Ona doğru bir adım atacakken arkamdaki ses bir daha çığlık attı, refleks olarak kafamı tekrar ona doğru çevirdiğimde yerinde tepinerek başını yine olumsuz anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O ben değilim!” Tekrar elbiseli Selenay’a baktığımda arkamdaki ses devam etti. “O benim annem!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duyduklarım karşısında kalbimi, bir avuç sıkmaya başlamıştı sanki dolan gözlerimi defalarca kırpıp tekrar açarak onu daha net görmeye çalıştıkça elbiseli Selenay’ın yüzü olgunlaşıyordu. Bu… gerçekten de Peri teyzeydi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peri teyze kolunu bana doğru kaldırıp avcunun içini açtığında rüzgâr, yumuşak tenini okşayarak güzel saçlarını geriye doğru uçuruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis, hadi…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda buruk bir tebessüm oluştuğunda artık zamanın geldiğini hissedebiliyordum. Başımı sallayarak dişlerim gözükecek derecede gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki, Peri teyze…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis gitme! Yalvarırım dur!” Kendime engel olamadan Peri teyzeye doğru itaatkâr adımlar atmaya devam ettiğimde bir yanım, Selenay’a doğru koşmak istese de kendime bir türlü engel olamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yapamıyorum Selenay…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mırıltımı kendim zor duyuyordum. Emir almışçasına ona doğru ilerlerken köprüden birkaç hışırtı gelmeye başladı artık köprü sallanıyordu. Çatılan kaşlarımla olduğum yerde kıpırdamadan kaldığım an, Peri teyzenin tarafındaki ipler kopmaya başlamıştı, can havliyle çığlık atarak köprünün korkuluklarına sarılıp geriye doğru düştüğümde, parmaklarımın üzerlerinde izi kalacak derecede çok sıkıyordum yerdeki halatları. İpler çözüldüğünde köprünün alt tahtalarıyla beraber aşağıya düşmeye başladım kalabalık bir kuş sürüsü hoyrat bir gürültüyle beyaz tüylü geniş kanatlarını çırparak göğe yükselmeye başladığında tüm bunlara ağır çekimde şahit olmuştu sanki gözlerim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Köprünün dikine doğru aşağı sarkan kısmına tutunarak göğe yükselen kuşlara hipnoz olmuşçasına bakmaya devam ederken bedenimin ağırlığına mukavemet gösteremeyen ellerim ahşap zeminde oluşturdukları gıcırtılı seslerle aşağı doğru çekiliyordu, ıkınarak tırmanmaya çalışırken gösterdiğim gayret vücudumu yukarı taşımaya yetmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerimin birden çözülmesiyle bedenim havada serbest kalınca mideme giren kramplarla birlikte mavi gölün suyuyla buluştu gözlerim dudaklarım aralandığında hızlı olan düşüş nedeniyle çığlık atamıyor, nefes bile alamıyordum. Vücudum, sert bir şekilde göle çarptığında sırtım ortadan ikiye ayrılmıştı sanki. Acı tüm bedenime dağılıp boğazımda birleştiğinde gözkapaklarım suyun içinde defalarca açılıp kapandı, nefes almaya çalıştıkça daha fazla boğuluyordum. Gözlerimi suda son kez açıp ağzımdan çıkan balonları suyun içerisinde birkaç saniye daha izledikten sonra gözlerimi yumarak kendimi suyun derinliklerine bıraktığımda kulaklarımda bir erkeğin hırıltılı nefes sesleri duyuluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı gözlerimle beraber aralayıp ciğerlerimi patlatacak kadar uzun ve sesli bir nefes alarak gözlerimi etrafta gezdirdiğimde hissettiğim ilk şey acı olmuştu. Boğazımdaki yanma hissini umursamamaya çalışarak can havliyle nefes almaya çalışıyordum, sırtımı dikleştirmeye çalıştığımda başarısız olarak yerde sabit durmaya devam edip kendimi sakinleştirmeye gayret ettim. İrislerim panikle etrafta gezinmeye başladığında elimi acıyan boğazıma götürdüm kıyafetlerimdeki ıslaklık, vücut ısıma tezat oluşturduğunda bana ne olduğunu idrak edebilmek birkaç saniyemi almıştı. Saçlarım her yerim ıslaktı hâlâ gölde miydim yoksa gölün derinliklerinden kurtulabilmiş miydim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim, tanıdık olmayan odada kısa bir gezintiye çıktığında olayları zihnimin en derinlerinde tekrar ve tekrar canlandırmaya çalışıyordum. Allak bullak olan kafamı toparlamak neredeyse imkânsız duruyordu, bana neler olmuştu, neden bu hâlde yerde yatıyordum?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözümün önüne İshak’la olan banyodaki boğuşmamız geldiğinde gözlerimi yumup yaşananları kafamdan silmeye çalıştım. Yaptıklarımın anlamsızlığını hissederek yüzümü buruşturduğumda sesini işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uykun bu kadar derin miydi,İris?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendiliğinden çatılan kaşlarımla bakışlarım tepemde dikilen İshak’ı bulduğunda nefesim kesilmek üzereydi. Tüm o olanları, boğazıma dolanan ellerini ve yüzüme çarpan nefesini, ürkütücü bakışlarını zihnim benimle çetrefilli bir oyun içerisine girerek tekrar görmemi sağladığında ense köküme korkunç bir ağrı girmişti. Neden, neden bütün olanlar lanet olası bir rüya değildi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuşku dolu bakışlarım üzerinde gezindiğinde dikkatimi ilk çıplak karnına yapıştırdığı sargı bezi çekmişti. Gözlerimin önüne inen perdeyle tekrar geçmişe ait görüntülerin arasında bulmuştum kendimi. Son nefeslerimi verdiğime yemin edebileceğim o an… Arka cebinden aldığım çakıyı ona doğru batırmıştım buğulu geçmişin ardından, gerçekleri önümden silmek istercesine bakışlarımı üzerinden çektiğimde alaycı bir kahkaha patlattı. Sesi daha önce olmadığı kadar ürkütücüydü...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımdan çıkan iniltiye engel olamadım, deli gibi ağlamak istiyordum her yerim ağrıyordu. Ağlamak, baş ağrıma da İshak’a da iyi gelmeyecekti bu yüzden dişlerimi birbirine bastırarak derin bir nefes aldığımda şişen göğüs kafesim bir engele takılmıştı bakışlarımı aşağı indirip kendime tepeden bakmaya çalıştığımda sedye gibi bir masaya bağlandığımı fark etmiştim. Üzerimdeki ıslaklığın nedenini ararken odanın sonunda bulunan içi dolu küvette daha önce suya batırılıp çıkartıldığım kısa görüntüler anımsamıştım. Peki ya biz neredeydik? İshak yaralı hâliyle beni nasıl taşımıştı? Meraklı bakışlarım tekrar üzerini bulduğunda, hislerimi okumuşçasına cevap verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O minik çakıyla beni öldürebileceğini mi sandın?” Yalancı bir sinirle kaşlarını çattı. “Sinek bile daha derin ısırıyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öyle bir niyetim olmamıştı zaten bilerek karın boşluğuna saplamış olsam da amacım şu anki durumu engellemekti, değil mi? Neden bir işe yaramamıştı ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belindeki sargıya bir şeyler yaparak mırıldandı:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İlkyardım çantan için sağ ol.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soluklarımı dizginleyerek olabildiğince sakin bir tınıyla sordum. “Beni apartmandan nasıl çıkarttın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bordo rengi aşınmış demir sandalyenin kenarından siyah tişörtünü alarak birkaç hamleyle giyindiğinde yaklaşık yirmi üç metre karelik odada o sandalye sedye ve küvet dışında neredeyse hiçbir şey yoktu. Tişörtünü düzeltip kollarını göğsünün altında bağlayarak kısık sürmeli gözlerini üzerime dikti. “Çıkartmadım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sorarcasına konuştuğunda tekrar etrafıma bakındım, hayal görmüyorsam burası bizim ev değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl yani?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudağının kenarı yukarı doğru kıvrıldığında her geçen saniye keyfi daha fazla yerine geliyordu sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hâlâ apartmandayız.” Üzerime doğru birkaç adım attı ve gururla devam etti. “Kimse seni apartmanda aramayı akıl edemeyecek!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in ya da diğerlerinin, hiçbirinin benden haberi yoktu, olsa bile beni İshak’ın dediği gibi apartmanda mı aramayı düşüneceklerdi yoksa kaybolduğumu fark edince fevri bir şekilde etrafta aramayı mı? Kurtarıcım belki de her geçen süre benden daha da fazla uzaklaşıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tavanda asılı olan demode, yuvarlak ipli ampuller arada cızırtı sesini yankılayarak sarı bir ışık saçıyordu küçük odaya. Büyük ihtimalle bodrumdaydık, bu kata daha önce hiç inmemiştim, yerlerdeki toz ve kir başkalarının da daha önceden inmediğini işaret ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni boğmayı neden kestin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerimdeki ıslaklık yavaştan kurumaya başlayarak soğuk depoda üşümeme sebebiyet veriyordu. Ağzında ufaladığı şeyi birkaç kez daha çiğnedikten sonra yaklaşmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eğlenceli olması için kendine gelmeni bekledim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yapacaklarının arzusuyla gözleri parlıyordu. Dudaklarım kendiliğinden iğrenircesine kıvrıldığında ona tüm duygularımı belli etmek istercesine gözlerine daldım. Çaresizlik içerisinde kıvranmadan umudumu yitirmemeye çalıştım belki, bir ihtimal...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yorgunluğun düşürdüğü ağrıyla kısılan gözlerimin altında biriken gözyaşlarım akmak için sızlandığında kendimi sakinleştirmeye çalışıp etrafıma bakındım. Küçük odada, kirden sararan duvarlara İshak’ın korkunç bedeninin gölgesi yansıyordu... Üzerime tekrar bakındığımda iplerden tek başıma kurtulamayacağım aşikârdı. Bakışlarımı İshak’a diktiğimde can alıcı, keskin sarı ışıklar nedeniyle gözlerim yanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tuvalete gitmem lazım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İshak hayalini bile kuramayacağım kahkahayı patlattığında gözlerim kocaman açıldı, içten gülüyordu. Ellerini düşük bel kotunun içerisine yerleştirip kamburu varmışçasına bana doğru eğildiğinde ışığın yarısını kesmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni çözerim ama uslu uslu sadece tuvaletini yapacaksın İris, söz mü?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes aldım, bir umut vardı, bir umut kaçabilirdim. Gözlerimi uysalca yumup tekrar açarak fısıldadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İshak tekrar kahkaha attığında sırtını düzeltip bir iki adım geri çekildi ve iki elini birbirine çarptı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen hayatımda gördüğüm en salak kızsın!” Kahkahasına engel olamadan devam etti. “Değişmez klişeyi devam ettirelim diyorsun: Ben seni çözeceğim, sen de işemek yerine kaçmaya çalışacaksın.” Birden kahkahasını durdurdu ve yumruklarını sıkarak hiddetle üzerime eğildi, avizedeki tüm ışığı kesmiş, yerini korkunç bakışlarına bırakarak gözleriyle beni doğramaya başlamıştı. “Tuvaletin geldiyse altına işeyebilirsin. Beni bir daha aptal yerine koymaya kalkarsan çıkarttığın her şeyi yemeni sağlarım, salak kız!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Giderek büyüyen adrenalin dalgaları duygularımı esir aldıkça zamanın geçmesiyle battığım çıkmazda daha fazla kilitli kalmak, sakinliğimi korumama engel olmaya başlamıştı. Ani değişen tepkileri bir sonraki adımını kestirmemi imkânsız hâle getiriyordu. Kendime her ne kadar aksini söylemeye çalışsam da gözbebeklerime kadar korkudan titriyordum. Dudaklarımı güçlükle birbirine bastırdığımda gözyaşlarıma engel olamadım, artık farkındaydım. Buradan gerçekten de çıkışım yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağabeyim, beni senin gibi bir aptal için terk etti.” Yüzüme karşı tısladıktan sonra doğrularak sırtını bana döndü ve duvara doğru birkaç adım attı. “Senin gibi işe yaramaz biri için!” Duvarı yumrukladığında tıpkı bana yaptığı gibi, sonucu ne olursa olsun ben de onun canını yakmak istemiştim. “O senin ağabeyin falan değil!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesim duyulduğu an duvara sertçe vurduğu yumruk orada kalırken, omzunun üzerinden suratını bana çevirerek o korkunç ifadesini gözlerimin önüne serdi. Yüzünün gittikçe kararması artık kalbimi sıkıştırmaya başlamıştı; elini duvardan indirip bedenini bana çevirdiğinde, göğüs kafesim hiddetle inip kalkarken üzerime bağlanan ip etime saplanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda patlayan tokat tüm odada yankılandığında başım koptu sanmıştım, yanağım tokadın etkisiyle sertçe sedyeye çarptığında buradan birkaç kemiğim kırılmadan kalkamayacağıma yemin dahi edebilirdim... Parmakları çenemi kavrayarak suratımı yukarı doğru çektiğinde boğazım karıncalanmıştı. Gözleri öfkeyle bedenimde gezinirken, suratımı sertçe bırakarak saçlarımı dibinden kopartmak istercesine çekiştirdi. “Seni bugün elimden kim alacak?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Acıdan zonklayan derimi, ellerine yaklaştırarak onu yatıştırmaya çalıştıkça elini kıpırdatıyor, canımı daha fazla yakmayı sürdürüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih,” dedim büyük bir güvenle ve yüzümde tekrar bir tokat patladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Adını bir daha o pis ağzınla söyleme!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi güçlükle birbirinden ayırdığımda karnıma kramplar girmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İshak, bana bir şey olursa seni affeder mi sanıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her sözüm birer bomba etkisi yaratsa da şansımı değerlendirmem, bir şekilde düşüncelerini kontrol altına almam gerekliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen varken ilişkimiz çok harikaydı zaten, bir de senden sonrası mı var? Daha kötü ne olabilir?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı ıslatarak sesimi olabildiğince sakin tutmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben sizin aranızı yumuşatabilirim, istersen onunla konuşmana yardımcı olabilirim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayır, bu dediğime kendim bile inanmamıştım... İshak’ın gözleri hayretle parladığında bakışları birden küçük bir çocuğunki gibi masumlaşmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerçekten mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözbebeklerim kocaman olduğunda ona bakarken yalan söylediğim için kızaran yanaklarımı, tokadın bıraktığı pembeliğin örtmesine izin vermiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, bu yüzden lütfen bana zarar verme.” Doğrularak gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O zaman seni buradan kurtarmamız gerek Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Stresten karnım ağrımaya başladığında oluk oluk ter atıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lütfen…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkasını döndü ve ufak bir dolabın önüne gidip kapağını açarak içerisinden bir şey çıkarttı. Yanıma geldiğinde irislerimi dikerek avcunun içerisindeki nesneyi seçmeye çalıştım, bir bıçak... Sertçe yutkunduğumda tüm bedenim yüksek bir titreşim hâlindeydi, bir anda elindeki bıçakla her şeyi yapabilir, beni delik deşik edebilir, son nefesimi verinceye kadar bedenimi çizebilirdi. Dişlerimi sertçe birbirine bastırdığımda saniyede bir kapanan gözlerimi açık tutarak ona bakmaya çalıştım. Elinde tuttuğu bıçağı bana doğru uzattığında sol dudak kenarı yukarı doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen yapmak ister misin?” Sertçe yutkundum. “Ben yaparsam seni yaralayabilirim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bıçağın iki tarafı da keskindi, sapı yoktu ve kullanan kişi kendini yaralayacaktı. İshak beni kurtarmıyordu, bana kendi irademle zarar verdiriyordu... Dişlerimi birbirine kenetleyerek elimin üzerinde tuttuğu bıçağı alıp bileklerimdeki ipleri kesmeye çalışırken son derece dikkatli olmaya çalışıyordum fakat kendime zarar vermeden çözmem gerçekten de mümkün olmayacaktı. Bıçağı alıp beni kesmesinden korktuğum için devam ettim. Gözlerimi sımsıkı yumup bıçağı daha sıkı kavrayarak ipe sürtmeye başladığımda tenimdeki gıcırdamaları duyabiliyordum. Sıcak kan avuç içimden başlayıp karnıma doğru sızdığında zor da olsa ellerimi çözebilmiştim. Parmaklarımı serbest bıraktığımda yere düşen bıçağın çıplak zemindeki tiz sesi boş odayı doldurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnanamıyorum Elis! Kendini yaralamışsın...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi kapalı tutmaya devam edip sessiz bir iç çektim. Sağlam olan elimi göğsüme götürerek şuursuzca oradaki ipleri açmaya çalışıyordum, bıçakla yapmaya devam edersem şayet bir elim artık olmayabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beş dakika, yarım saat, bir saat... Ne kadar olduğunu bilmiyordum, İshak mutluluk dolu ıslıklar çalarken ben planını umursamadan verdiği fırsatı geri tepmeyip ipleri çözmeye devam ediyordum. Bir süre sonra serbest kaldığımda daha fazla kan kaybedemezdim her ne kadar engellemeye çalışsam elimi sürekli üzerime bastırsam da bir bezle sarmam gerekiyordu. Yerdeki bıçakla üzerimdeki tişörte ufak bir delik açıp, bir parça kopartarak elime sardım. Kafamı kaldırdığımda İshak daha önce gözükmediği kadar mutlu duruyordu. Canımın yanmasından zevk alıyordu. İshak gerçekten hastaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoşuna gidiyor,” dedim bakışlarım yerlerde gezinirken “canımın yanması…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeni mi anladın?” Kıkırdadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Acı bir şekilde gülümsedim. “Artık benim de hoşuma gidiyor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzüne bakmasam da kaşlarını çattığını hissedebiliyordum, herhangi bir şeyin hoşuma gitmesinden hoşnut değildi. “Hoşuna giden ne?” Sinirli soluğu çok uzun sürmemişti. Öylesine sormuştu ki hoşuma giden şeyi hemen bulacak, ardından da yakıp kül edecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yeni fark ettiğim yerdeki masayı üstün bir hızla kavrayıp var gücümle kafasına indirdim. Güçlükle ayakta durmaya çalışırken devam ettim:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Canının yanması...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Masayı tekrar İshak’a geçirdim, onu bir şekilde etkisiz hâle getiremediğim sürece buradan çıkamazdım. Hızla ipleri alıp gövdesini sedyeye bağlamaya çalıştığımda göğüs kafesim büyük bir hiddetle inip kalkıyordu. İshak kendini toparlamaya çalıştıkça ona fırsat vermeden engeller koyuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Korkudan kulaklarım uğuldarken alnımın kenarından süzülen terleri dirseğimle sıvazlayıp, kalkıp kapıya doğru koşuyordum ki hızla geri döndüm. Kapıyı açık bırakacak hâli yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İshak’ın ceplerini yoklamaya çalıştığımda inliyordu, beni geberteceğine dair yeminler ediyordu. Lanet olsun, ceplerinde anahtar yoktu! Her ihtimale karşı kenardaki telefonunu alarak Mesih’i aradım, açmıyordu! Hızla konum attığımda şarj yüzde ondu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etraftaki küçük eşyaların hepsini yere doğru fırlatmaya başladım, anahtar hiçbir yerde yoktu! Kenardaki sandalyeyi bacağından kavrayıp can havliyle tavana yakın duran cama fırlatarak cenin pozisyonu aldım, cam parçaları üzerimize doğru düşmeye başlamıştı. Kendimi muhafaza ettikten sonra dolabın tepesine çıkarak pencereye yönelmeye çalıştığımda, İshak küfürler ederek iplerden kurtulmaya başladı. Kalp atışlarım artık dizginleyemeyeceğim bir hâl almıştı. İçimde filizlenen korku giderek büyüyor, tüm bedenimi uyuşturmaya çalışıp hareket etmeme engel oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözyaşlarım yanaklarımdan boşalırken ellerimle kenarlarında cam parçaları kalan pencereyi kavradım. Kendimi yukarı itip dirseklerimi kenarlara dayadığımda aşağıdan yüksek bir ses geldi ve beni bacaklarımdan kavrayarak hızla yere çalması çok ani olmuştu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cam kırıklıklarının dirseklerimi çizerek kanatması ve yüksekten kötü bir şekilde düşerek sırtımı devrilen sedyenin ayağına çarpmam...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ahh...” Acı dolu çığlığım dudaklarımdan koparak odada yankılanmıştı. Karnımda ve dirseklerimde oluşan yanma sebebiyle acı bir şekilde ağlıyordum daha önce canım hiç bu kadar yanmamıştı, her tarafım güçsüz düşmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kaltak!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güçlükle üzerime çıkıp karnımın üzerine oturduğunda pes etmeyip yerdeki cam kırığını parmaklarımın arasına alarak göğsünü çizdim. Küfrederek inlediğinde giderek sona yaklaştığımızı hissedebiliyordum. Onu üzerimden savurarak kenara itip emekleyerek ilerlemeye çalıştığımda, İshak gittikçe saldırgan bir hâl almaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayağa kalktığımda arkadan bir ses geldi ve ardından ensemde bir baskı hissettim. İshak... Ona doğru yavaşça döndüğümde iki gözümün arasında kalan namluya kilitlendim, ikimiz de perişan hâldeydik...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buna nasıl engel olmayı düşünüyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bedenindeki acılara karşılık alayla gülümsüyordu. Artık iş işten geçmişti; her şey olacağına varacak, bedenim zemini, ruhum ise arşı boylayacaktı çok yakındaydım. Daha fazla korkmamın lüzumu yoktu, bu savaşta elimden gelen her şeyi yapmıştım...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen,” dedim kesik bir sesle. “Bu hayatta gördüğüm en ruh hastası, adi pisliksin.” Gülümsedi “Ama ben senin gibi iğrenç biri değilim. Ben geberdikten sonra umarım birileri seni hastaneye tıkar ve tedavi eder.” Ağzımda biriken kanı yere tükürerek güçlükle haykırdım: “Manyak herif!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tetiği çekmek üzereyken gözlerimiz birbiriyle savaşa girmişti, en az onun kadar kafayı yediğime dair bahse bile girebilirdim. Gözlerimi yumduğumda onun gülümsemesini gördüm son bir kez... Yanımda sadece bu kadarını götürebilir miydim? Gerçekten sadece bu kadarına ihtiyacım vardı. Buz mavileri beni büyülerken zihnimde görüntüsü canlanmaya devam ediyordu. Yüzünün her bir karesini anımsamaya çalışıp zihnime kazımaya çalışıyordum. Ölümüm İshak’ın elinden olsa da son gördüğüm Mesih’in suratı olmalıydı. Göğsümü kaplayan hüzünle ellerimi yumruk yaparak sessiz bir iç çektiğimde ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulaklarımı delecek bir hiddetle patlayan silah sesini duyduğumda birbirine bastırdığım dişlerim kırılacaktı sanki... Etime batan tırnaklarımı bükülürcesine bastırırken, ellerimi yumruk yapmaya devam ederek derimi bir bıçak gibi parçaladım. Korkudan gözlerimi açamıyordum. Seneler gibi gelen saniyelerin ardından bir gümbürtüyle dizlerimin üzerine düşüp, güçlükle yaralı avuçlarımı zemine yerleştirdiğimde bilincim kapanmıştı hiçbir şey idrak edemiyordum...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi aralayabildiğimde şoka girmiştim çünkü yaralanmamıştım. Gözlerimi kırpıştırarak etrafa bakınmaya çalıştığım an tekrar kesildi nefesim... Mesih... Beni almaya gelmişti. Kapının durumunu görünce anlamıştım her şeyi. Mesih, kapının kilidini silahı sıkarak açmıştı hiddetle göğsüm inip kalkmaya devam ederken Mesih’in endişesi, bakışlarının hızla bedenimde hasar tespiti yapmasından belli oluyordu. İçeri doğru bir adım atarak maviliklerini İshak’a çevirdiğinde etraftaki soğuk hava dalgalarını kemiklerime kadar hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe altdudağını yaladıktan sonra İshak’a doğru atılıp iki eliyle yakasından kavrayarak suratını suratına getirdiğinde İshak hayal kırıklığına uğramış bir vaziyette gece karası gözlerini buz mavilerinden ayırmamaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne yaptın?” Mesih büyük bir hüsranla fısıldamıştı. Gözleri İshak’la benim aramda gidip geldikçe öfkeden deliye dönüyordu. Atılarak İshak’ın boynuna sarıldığında sinirden elleri titriyordu, boğazından çıkan hırıltılarla birlikte sürekli aynı şeyi söylüyordu: “Artık bende bittin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimden akan yaşlar eşliğinde altdudağım titredi ve küçük bir hıçkırık çıktı dudaklarımın arasından. Ben, belki de bugün burada, Mesih’in o kötü şöhretine tanık olacaktım. Kehanet’e geldiğim ilk zamana doğru bir yolculuk yapmıştım zihnimdeki karartılar eşliğinde: Köpek sesleri, kaçan insanlar, çığlıklar… Hepsi zihnimde canlanırken Selenay’ın anlattıkları, Semum’un nefreti...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zaten tüm bunları başından beri bilmiyor muydum? Mesih bir zorbaydı, birçok insana zarar vermişti. Belki de şu an bunu yapmaktan başka bir çaresi yoktu ya da ben deliriyordum. Tüm bunları normal görüyordum. En başından beri bilsem de konduramamıştım, değil mi? Mesih’in bir insan canını yaktığına inanamamıştım ya da görmezden gelmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben, ne ara bu kadar korkunç bir insan olmuştum? Belki de bulunduğum ortam yüzünden psikolojim kötü anlamda etkilenmeye başlamıştı. Aklımı kaçırmışçasına ağlarken İshak’ın kahkahası doldurmuştu kulaklarımı. Bu adam kadar delirmiştim, hem de tertemiz... Odadaki herkes kendinden geçmişti, Mesih sinir harbiyle titriyordu. İshak kafayı sıyırmıştı, bense transa girmiştim sanki. Dikkatimi toparlamaya çalışarak gözlerimi açıp onlara baktığımda İshak ölümünü bekleyemeye başlamıştı sanki. Mesih’in elinden olduğu sürece ölüme bile razıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağabey...” İshak yerde yatarken patlamış dudağının kenarından kan sızmaya başlamıştı. “Ölmeden önce,” dedi ve öksürdü. Mesih, tepesinde bir ölüm meleği gibi dikilmiş, hırsla onun acı çekişini izliyordu. “Ölmeden önce son bir kez…” Gülümseyerek dirseğinin içiyle dudağındaki kanı temizledi. “Benimle sohbet eder misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretler içerisinde İshak’ı izliyordum. Ne kadar anormal olduğunu bilsem de her hareketi, sözü beni şaşırtarak korkutmaya devam ediyordu. Mesih hiddetle bir nefes aldığında geniş göğsü sertçe yukarı kalkıp geri inmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne saçmalıyorsun?” İrisleri beni bulduğunda İshak’ın bana yaptıkları tekrar gözünün önüne gelmiş olacak ki burnunun ucuyla hızlı bir refleks sergileyerek beni işaret etti. “Onu bu hâle getirdikten sonra mı?” Gecikmeden İshak’a eğilip yakasından tutarak kendine çekti ve çenesine bir yumruk daha indirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İshak geriye çekilip Mesih’e baktığında gözlerindeki acıyı yüreğimin en içinde hissetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir zamanlar ben de o hâldeydim ağabey...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunduğumda İshak’ın tam olarak ne demeye çalıştığını anlayamamıştım. Atan kalbimin sesi kulaklarımda çınlıyordu sanki... Allah aşkına, burada neler dönüyordu? “Beni kurtarıp tüm yaralarımı iyileştirmiştin...” Yere ağzında biriken kanı tükürdükten sonra devam etti. “Beni yanına almıştın, yardım etmiştin. O pislikten senin sayende kurtulmuştum.” Gözünden bir damla yaş döküldükten sonra dizlerini kendine çekip kafasını yukarı kaldırarak Mesih’e hayranlıkla baktı. “Benim tek ailem sendin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden hıçkırmaya başladığında Mesih sıkıntıyla iç çekti, bir elini saçlarının arasından geçirdi ve tekrar İshak’a baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana bu kadar alışmışken beni birden bırakman, sahip edindiğin bir köpeği sokağa atmakla aynı şey ağabey!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimle dudaklarımı kapattığımda duyduklarım karşısında donakalmıştım. İshak’ın şu anki durumunun bir nedeni vardı ve başlangıcı Mesih’di...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kıvranarak zorlukla yerde kıpırdandıktan sonra dizlerimin üzerine oturup avuç içlerimi çıplak zemine dayadığımda itaatkâr bir köle gibiydim. Kafamı kaldırıp Mesih’i izliyorken İshak’la duruşlarımız aynıydı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birimizi seç ağabey! Ben sana ne kadar ümitsiz olsam da bir kez daha sormak istiyorum...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım kendiliğinden çatıldığında bakışlarımla İshak’ı parçalayabilirdim. Bir de birimizi seçmesini mi söylemişti? Mesih’in gözlerinin beni bulmasından önce aralarında anlamayacağım bir konuşma geçmişti sanki... İshak Mesih’e daha çok şifreli bir seçenek sunmuş gibi duruyordu. Altdudağımı dişlerimin arasında çevirdikten sonra sormamın garip olacağını bilsem de dudaklarımı araladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İshak... Ne demek istiyor?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım ikisi arasında dolanırken en son İshak’ta takılı kalmıştı. Mesih, İshak’ı kendine alıştırdıktan sonra neden onu bırakmıştı? Canımın acısını görmezden gelerek soruları cevaplandırmaya odaklandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İshak gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ona söylesene, tüm gerçekleri? Artık bilmesi gerekmez mi sence de?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih hiddetli bir tokadı İshak’a geçirdiğinde boşta kalan yanağı yeri selamlamıştı. Mideme korkudan kramplar girmeye başlamışken oluk oluk terliyordum... Daha fazlasını öğrenmek istiyordum fakat katlanabilir miydim bilmiyordum... İshak kendini toparlayamadan devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni it gibi sokağa attığını neden söylemiyorsun?” Sinirle yumruğunu yere vurduğunda ağzından tükürükler saçarak devam etti. “Söylesene ağabey!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih İshak’ın saçlarından kavrayıp kendine doğru çekerek burnuna kafa attığında her şey saniyeler içerisinde gerçekleşmeye devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pisliğe tekrar başlayıp yaptığın boklar yüzünden seni kapıya attım, şerefsiz piç!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Avuç içlerime baskı uygulayarak kendimi güçlükle yukarı kaldırdım. Mesih’in çaprazına geçerek ben de İshak’a tepeden bakmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir halt yememiş gibi davranıyorsun bir de!” Mesih’in siniri artmaya başladıkça olan, İshak’a oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri irislerime değdiği an onu durdurmak için seslendiğimi anlamış, tekrar bakışlarını ona çevirmişti... Bugün durmak istemiyordu, durmayacaktı. Sırtımdan aşağıya bir huylanma hissettiğimde aramızda geçen ufak sessizlik bir felaketin başlangıcıydı. Bugün, bu odadan... sadece iki kişi çıkacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İshak ceketinin cebinden zorlukla bir paket çıkartıp burnuna götürdüğünde Mesih ağır bir küfür savurup üzerine atıldı. İshak yüz üzeri yuvarlanıp kendini korumaya almıştı. Mesih onu yakasından tutup kaldırarak yere çaldığında şiddetli arbede kaldığı yerden devam ediyordu fakat bu sefer tek bir farkla! Artık İshak Mesih’e karşılık veriyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İrislerim yuvalarından çıkacak kadar irileştiğinde kalbim göğüs kafesimi zorlamaya başlamıştı. Dudaklarımı hızla ıslatarak etrafıma bakındım, uzun süre bu odada kalsam da şaşkınlıktan afalladığım için her şeyi unutmuştum sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızlı adımlarla yerde duran komodine doğru ilerlediğimde ikisinin boğuşma sesleri geliyordu. Boğazımdaki düğüm yutkunmamı engellerken ellerim titriyordu, İshak... Ölümünü kabullenen İshak ne olmuştu da şimdi celladına karşı meydan okuyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyen parmaklarımı komodine yerleştirdiğimde dizlerim korkuyla titreyerek öne doğru büküldü. Saçlarım önüme düşerek terleyen yüzüme yapışmıştı. Komodini milim kıpırdatamadan korku dolu bir iç çektikten sonra kenara kaydırdığımda belimden bir çıtlama sesi geldi, acı dolu bir inleme dudaklarımdan çıkıp ufak odada yankılanarak Mesih’le İshak’ın hırıltılarına karıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben... Şu anda farkında olmadan Mesih’le iş birliği ediyordum... Odadan belki de İshak’ın cesedi çıkacaktı, bunu nasıl yapacaktım? Sonrasında nasıl yaşayacaktım. Ben bu hâle nasıl gelmiştim... Tüm soru işaretleri saliseler içerisinde beynimin en ücra köşelerinde dolaşıyor, içimdeki korku ve panikle buluşarak afallamama, ne yapacağımı şaşırmaya sebebiyet veriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimden hızla dökülen yaşları dirseğimin içiyle sildikten sonra onlara döndüğümde Mesih İshak’ı fena hâlde benzetiyordu. Derin bir iç çektiğimde bakışlarım Mesih’e kilitlendi. Onu mantığımı terk ederek sevmiştim. Onu, geçmişini görmezden gelerek kabullenmiştim. Yaptıklarına gözlerimi kapatıp sadece kalbimi dinlemiştim fakat...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüreğimdeki gittikçe ağırlaşan o yaraya engel olamıyordum. Daha önce şahit olmadığım bir ana tanık olacak, görmezden geldiğim her şeyi nasıl yaptığını öğrenecektim... Zarar vereceği kişi, zamanında ağabeylik ettiği, yanına aldığı bir psikopattı ve benim varlığım yüzünden hayatı birazdan son bulacaktı... Kilitlenip kalmışken mideme giren krampları engellemeye çalıştım. Artık bir karar vermeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İshak’ın cebinden gizlice çıkartmaya çalıştığı çakıyı gördüğüm an buz kesildim, artık nefes dahi alamıyordum...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı araladığımda sesim çıkmamıştı. Kulaklarımda yankılanan siren sesiyle gözlerimin kehribarı sönüp, yerini karartıya bıraktığında dudaklarım acımasızca içeri çekilerek küçülmüştü dişlerimi birbirine sürttüm. Almaya başladığım serin soluklar burun deliklerimi genişleterek ciğerlerime ulaştığı an... Belki de geleceği düşünmeyi bıraktığım kısımdaydım sonrası şimdilik önemli değildi... Tüm benliğimi hiçe sayarak Mesih’e doğru kendinden emin adımlarımı sıralamaya başladığımda onun canı benimkinden önemliydi. Çünkü artık onsuz bir hiçtim. Kendimi bulmamda yardım eden adama olan teşekkürümü gerekirse kendimi kaybetmek pahasına da olsa ödeyebilir güçteydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Botumun tabanını İshak’ın eline bastırdığımda Kehanette yaşadığım zaman dilimindeki en yaratıcı küfürleri işitmiştim. Mesih çakıdan bihaber olduğu için kafasını kaldırarak bana baktığında başı iki bacağımın arasında dizlerimin biraz üzerinde kalıyordu. Mavilikleri beni aydınlattıktan sonra İshak’a dönüp yaptıklarımı inceledi ve hayretle yüzüme baktı. Hissediyordum... Kalbimin en içerisinden, midemin ortasına kadar tek bakışıyla hissettirmişti gözlerindeki vahşi aşkı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de yanlış olan dünyaydı, biz sadece savaş açıyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bileğimden kavrayıp ayağımı geri çektikten sonra doğrulduğunda tüm dikkati yüzümdeydi... Gözlerindeki vahşi aşk yerini bir harabeye bırakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uzak dur, İris.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesindeki boğukluk içimi titretti. Avuçlarımı omuzlarına yerleştirerek ona yaklaştığımda sağ elini göğsümün üzerine yerleştirerek beni öyle bir itti ki kalçamın üzerine geri düştüm. Mesih beni bu konudan uzak tutmak istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ani bir refleksin ardından kalkmaya çalışan İshak’a büyük bir şiddetle vurduğunda artık İshak yerde hareketsiz yatıyordu. Mesih yanıma gelip üzerime eğildikten sonra kollarını belime doladığında, alınlarımız birbirine değince nefeslerimizi değiştirmiştik. Vücudumu bedenine yaslayıp beni kendiyle beraber yukarı çektiğinde avuç içlerim omuzlarında kalmıştı. Gözleriyle yüzümü en ince ayrıntısına kadar inceledi. Dudaklarını gözümün altına hafifçe dokundurduğunda canım acısa da dişlerimi birbirine kenetleyerek belli etmemeye çalışmıştım. Bir süre orada konakladıktan sonra alnımın kenarına doğru, tenimde bir çizgi çekerek hareket etti, oraya ufak bir buse kondurdu orada soluklandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzü boynumu bulduğu an yaşadığını fark etmişçesine, bir o kadar içten ve sessiz nefesler almaya başladığında gözlerimi yumarak kollarımı boynuna doladım. Tüm bu kargaşa ve hasarın içerisinde huzurun kollarına bırakmıştım kendimi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geciktim...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesindeki çatallaşmayı işittiğimde içim içime sığmamıştı. Mesih başından beri duygularını sözleriyle ifade edemeyen biriydi fakat en önemlisi karşındaki söylemeden bile hissedebilmek değil miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biraz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısık bir solukla cevap verirken yüzüm buruşmuştu. Parmaklarıyla kafamı kavrayıp geriye yaslayarak göz göze gelmemizi sağladı. Dudağının kenarında oluşan ufak morluğa kilitlendiğimde hüzünlenmiştim. Onu her zaman güçlü görmeye alıştığım için bu biraz farklı geliyordu. Gerçi İshak’a yaptıklarının yanında Mesih’in dudağı bir hiçti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzümü kavrayıp kendisine doğru kaldırdığında dudağının kenarında varla yok arası bir tebessüm oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bugün ilk defa korktum.” Gözlerim panikle aralandığında bir yandan da başparmağıyla yüzümü okşuyordu. “Sana yetişememekten…” Sertçe yutkundum, bana karşı belki de en içten olduğu hâlindeydi... “Bana birçok şeyi unutturuyorsun.” Merakla yüz ifadesini, konuşurken dalgalanan dudaklarını incelemeye devam ettim. “Birini öldürmek üzereydim az önce.” Hüzünlü bakışlarla Mesih’i izlerken maviliklerinde daha önce hiç görmediğim bir duygu meydana geldi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şaşkınlık? Üzüntü? Korku?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hangisiydi bu duygu. Gözleri irice açıldığında çenesini birbirine kenetlemiş, derin bir soluk alarak beni birden geri itmişti. Sırtım kirli duvarla buluştuğunda gözlerimi kırpıştırarak ona baktığımda dudaklarım aralanmıştı. İsmini fısıldadığım an arkasını dönüp İshak’ı devirmeye çalıştı. O an Mesih’in sırtına sapladığı çakıyı görmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu ilk gördüğümde yüzü mermer kadar parlaktı, gözleri içime işliyordu. Nefesi buz gibi havada bedenimi yakıyordu. Ömrühayatımda görebileceğim en ifadesiz adamdı. En yabancıydı ama belki de o an en güvenilirdi, her ne kadar aksini iddia etse de. Bana araba sürmeyi öğretişi, Kehanet üyelerine karşı bana en ufak söz ettirmeyişi, beni öpüşü, bakışı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hepsi gözümün önünden geçtikten sonra bedenimden kaybolan bütün enerjiyi saliseler içerisinde toparlayıp hızla bedenimi İshak’ın üzerine iterek yere düşmemizi sağladığımda İshak fısıldıyordu:
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana karşı kaybetmeyeceğim kaltak. Seni uçurmak için ağabeyimi ortadan kaldırmam gerek.” İshak beni devirip üzerime çıkması fazla uzun sürmemişti. Mesih onu geri itip beni kaldırdığında Mesih’in boşluğundan faydalanarak sırtındaki çakıyı bastırabildiği kadar derine ittirince Mesih’ten ufak bir inleme sesi gelmişti. Kalbim paramparça olmuştu, canı acımıştı, canım acımıştı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi birbirine kenetleyip atabildiğim en kuvvetli yumruğu midesine indirip vakit kaybetmeden Mesih’in arkasına geçtim büyük bir soğukkanlılıkla bir elimi sırtına sabitleyip diğeriyle çakıyı sertçe kavrayarak kendime doğru çekip çıkarttıktan sonra yaptıklarıma kendim dahi inanamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih elimi tutarak ileri gitmemi engellemeye çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendine bunu yapmana asla izin veremem.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in gittikçe güçsüzleşen sesi, üzerimde bağırarak ağlama arzusu bırakıyordu. Biz bitiyor muyduk? Elini itip Mesih’e odaklanmamaya çalışarak İshak’a doğru gidip bıçağı göğsüne doğrulttuğum an moraran göz kenarları katlandı ve gülümseyerek hamlemi bekledi. Kollarını iki yana açarak yanıma geldiğinde hâlinden fazlasıyla memnun gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi ama nereme saplayacaksın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İrice açılan bakışlarım üzerinde gezinirken aldığım titrek soluklarla birkaç adım geri çekilerek kafamı iki yana salladığımda umursamadan üzerime doğru gelmeye devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“E-elis…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih kıpırdanarak yerinden kalkmaya çalıyordu, kafamı kısa bir anlığına ona doğru çevirdiğimde İshak elimdeki çakıyı avcunun içerisinde sıkarak kendine doğru çekmeye başladı. Hayretle dudaklarım aralanmıştı yararak kanattığı avcuna bakakalmıştım. Gözlerindeki korkusuzluk yüreğimin en derinlerine kadar işlemiş, her geçen saniye bana zulmetmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok geç kaldın ağabey!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sürmesi akmış gözlerini bana diktiğinde son derece tepkisizdim. Gözlerimdeki sıcak renk en koyu tonuna büründüğünde boşta kalan elini kaldırıp kafama sert bir cisim indirdi. Bakışlarım kararmış, cızırtılı odada yankılanan başka bir arbede sesiyle yer ayağımın altından kaymıştı… Daha sonrası uzun bir şanssızlıktı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.