17. Bölüm

Adaletsiz Aykırı Serisi 2 / ÇALAN ERKEKLER

💬 0
İyi Okumalar!
Yerden destek alarak ayağa kalkıp elime bir tane iris çiçeği aldım. Odadaki koltuğa oturup iris çiçeğini incelemeye başladığımda ne kadar çok güzel göründüğünü düşündüm çok güzel ve temiz kokuyordu. Ben gerçekten de bu kadar güzel mi kokuyordum? Annemin topuklu ayakkabısından çıkan sesleri duymak bende pek etki etmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesler yaklaştı ve en sonunda koltuğun önünde duran sandalyeye oturdu. Bu neydi şimdi bir nevi psikolog odası falan mı? Benimle terapi mi yapacaktı? Benimle konuşmak için bile resmiliğe prosedürlere uyan bir kadına anne diyordum. İç çekerek kafamı iki yana salladım. İris çiçeğinin kokusu tekrardan burnuma dolunca biraz olsun rahatladım. Rahatlatan, aynı anda mayıştıran bir kokuya sahipti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bugün seninle konuşacağız.” Bir şey söylemedim, “senin yaptığın hatalar hakkında.” Kafamı kaldırdığımda suratında sert bir ifade yoktu, bu zamana kadar hiç görmediğim bir ifade vardı, farklıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni almaya geldiğimiz gün, ismini haykırdığın erkek kimdi?” Suratına boş boş bakmaya devam ettim. “Ona koşacak kadar yakınsınız demek? Ne kadar yakınlaştınız? Söyle?” Annem ve hassas olduğu konular. Bir erkekle yakınlaşmama hiçbir zaman izin vermemişlerdi. Babam beklide o an bana bu yüzden tokat atmıştı. Ellerinden kaçıp Mesih’e koşmuştum. Bir erkeğe kaçacak kadar çok güvenmiştim. Bu gerçeğe katlanamamışlardı. Hatta adım kadar emin olabilirdim ki annemle bu konu hakkında defalarca kez konuşmuşlardır. Gözlerimi kısarak ifadesini izlemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu seni ilgilendirir mi?” Kaşları şaşkınlıkla havalandığında gözleri büyümüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aranızda bir şeyler olmuş,” dedi hayretle. O an içim titremişti. Evet… Aramızda birçok şey olmuştu. Tarifi imkânsız, isimlendiremeyeceğim şeyler… Omuz silktim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Söyle, ne kadar ileriye gittiniz?” suratımı buruşturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Cidden bunu sormaya utanmıyor musun?” Hayretle yerinden kalktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis sana inanamıyorum! Sana dokunmasına nasıl izin verirsin?” Hayal kırıklığıyla ve sinirle konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benden izin istemedi ki” karşımda saçlarını çekiştirerek dönerken birden durdu ve panikle bana döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana zorla mı dokundu?” Annemin şu an verdiği tepkiler öylesine hoşuma gitmişti ki sinir oluyordu ve kontrolünü elinden kaybediyordu. Disiplinli olamıyordu aramızda olanları öğrenmek için tıpkı bir zavallı gibi sızlanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çoğu zaman öyle yaptı fakat şikâyetçi olduğum anlar çok az.” Evet, şikâyetçi olduğum anlar hep daha çoktu ve ileri gitmesine izin vermemiştim ancak annemin bunları bilmesine gerek yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aferin kızıma…” Kulağımda birden onun fısıltısını duymuştum. İrkilerek etrafa bakındığımda öfkeden deliye dönen annem dışında kimseyi görememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Burada kaç gündür kalıyorum?” Dedim bir anda öfkeyle saçlarını geriye doğru itekledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“On üç gündür.” On üç gün demek… Kehanette belki de üç buçuk ay kadar kalmıştım. Her günüm dolu geçmişti. Her gün çok güzel olmasa da korku ya da heyecan, muhakkak bir şeyler hissettiğim günlerdi hepsi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu konu burada kalmadı Elis, şu an çok sinirliyim! Akşam devam edeceğiz.” Deyip hiddetle odadan çıktı, arkasından bir süre baktıktan sonra önüme dönüp iris çiçeğimi koklamaya devam ettim. Şubat ayının on beşinde olmalıydık, sınav marttaydı. Büyük ihtimalle onu konuşacaktı ve beni deli gibi sınava hazırlatacaktı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaklaşan sınav tarihi umurumda bile değildi. Toplayacağım puanı falanda düşünmüyordum. Düşündüğüm tek şey Mesih’in göremediğim gözleriydi. Gözlerini görmeye ihtiyacım vardı. Hayalde olsa bana baksaydı ne olurdu sanki? Birden kararlı bir şekilde ayağa kalktığımda ilk defa böyle bir şey hissettirdiği için ona içimden şükürler ettim. Evet, ben bunu yapacaktım, onun sayesinde yapacaktım. O bana ihanet etmiş olsa da ben onu içimde saklayacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçim içime sığmıyordu, yılların özlemiyle büyük bir hevesle odadan çıktım, iris çiçeğimin sapını elimde döndürerek kütüphane kapısını açtım annem kapıyı dün açmış olmalıydı. İçeriye girdikten sonra masamın üzerine çiçeği koyup kitapların bulunduğu dolaptan birkaç a4 kâğıdı kalem ve silgi alıp masama oturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir soluk alarak göğüs kafesimi şişirdiğimde içim içime sığmıyordu. Sağ elimi kendime doğru çektiğim an elimin varlığını belki de o an hissetmiştim. Elimi bugün kullanacaktım. Hevesle fazladan kâğıtları kenara koydum. Kalemim çizim kalemi olmadığı için ucu fazla sivriydi. Durmadan a4’ü karalayarak kalemin ucunu yumuşatmaya çalıştığımda yaklaşık altı dakika sonucunda kalemin ucu istediğim yumuşaklıkta olmuştu. A4’ü buruşturup çöpe attıktan sonra yeni a4’e oval düz ve farklı kavislerden olmaksızın birçok çizgi çizmeye, karalama ve gölgelendirme yapmaya başlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızımı kesmeden bıkmadan büyük bir zevkle ve doyuma oluşarak, tüm kuralları hatırlamaya çalışarak iki kâğıt doldurarak elimi alıştırmaya çalıştım. Güneş batıyordu odanın rengi değişiyordu fakat bendeki o anki şevk bir türlü geçmiyordu. Elimi saatlerce alıştırmaya çalıştım. İşaret ve başparmağımın uçları kalemin şeklini almıştı. Demir kapının kilit sesini duyunca hızla yerimden kalktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim büyük bir korkuyla atmaya başlamıştı. Annem çizim konusunda katıydı, fazlasıyla katı. Çizdiğim kağıtları masanın çekmecesine hızla koyduktan sonra raftan bir kitap çıkartıp elime aldığımda annem merdivenlerden çıkmaya başlamıştı kısa süre sonra kapının yanında durup kaşlarını kaldırarak iç çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel konuşalım.” Boş odaya doğru gidince kalkıp peşinden gittim. Bir yandan da parmaklarımı birbirine sürterek izleri gidermeye çalışıyordum. O sandalyesine, bende koltuğuma yerleştiğimde tamamlanmıştık işte. Hasta doktor ilişkisi, anne evlat değil.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lafı uzatmayacağım.” Önümüzdeki ay sınavının olduğunu biliyorsun. Yirmi yedi gün sonra sınava gireceksin. Bu yüzden sabah akşam demeden, deli gibi hazırlanmalısın.” İç çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyor musun anne? Sınavda, senin istediğin boktan bölümde umurumda değil.” Ardından kollarımı göğsümün altında bağlayıp sırtımı koltuğa daha fazla yaslayarak sinir krizine girmesini büyük bir şevkle izledim. Kaşlarını kaldırarak dişlerini birbirine bastırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sınavdan istediğim puanı alacaksın. İstediğim gibi hukuk okuyacaksın.” Gözlerimi kısarak hareketlerini denetledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Keşke sen hukuk okusaydın da üzerimde bu kadar çok baskı kurmasaydın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Terbiyesizleşme! Cezan yeni bitti diye yenileri gelmeyecek mi sanıyorsun? Sana öyle şeyler yaparım ki gece gündüz bana yalvarırsın.” Sessiz kaldım. Annem boşa atmazdı, her lafının altında bir şeyler olurdu. “Bu geceden başlıyorsun çalışmalara.” Kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pekâlâ.” Deyince rahat bir nefes koy verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte bu kadar.” Ardından kalkıp odadan çıkınca kafamı koltuğa yaslamıştım. Söylediği gibi yapacaktım. Sınava hazırlanacaktım. Ama onun istediği bölüme değil, kendi bölümüme. Kalkıp kütüphaneye tekrar girdikten sonra yeni a4’ler çıkartıp işe kaldığım yerden devam ettim. Mesih’in suratını çizmek istiyorsam, günlerce alıştırma yapmam gerekecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
ŞEYDA KILIÇ;
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’ın gözyaşlarını tekrardan temizledikten sonra saçlarını okşadım. Elis gittiğinden beri Selenay sürekli ağlıyordu. Alnına bir öpücük kondurarak kafasını boynuma yerleştirip omuzlarını sıvazladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam bir tanem. Ağlama lütfen artık. Bak kaç gün oldu, yazık değil mi o güzel özlerine?” Geri çekilerek suratındaki yaşları silip hıçkırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlamıyor musun Şeyda, dayanamıyorum diyorum. Hem hiçbir haber alamadık. Kim bilir şimdi nerede, belki başına kötü bir şey geldi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aşkım notta kendi el yazısıyla ailesiyle gitmek istediği yazıyordu.” Selenay kafasını deli gibi iki yana sallayarak hızla konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır Şeyda o gitmez. Elis’i tanımıyor musun? Gitmek istese bile bana söyler, böyle bitirmez.” Suratındaki saçları geriye ittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Belki de vedalaşmanız zor olur diye söylememiştir?” Selenay tekrar kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, öyle bir şey olsa bile bir önceki günü bana sıkıca sarılırdı, öperdi. Ya da ben hissederdim. Böyle olmazdı.” İç çektiğimde devam etti. “Hem hatırlamıyor musun telefonuma gelen mesajı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet hatırlıyorum fakat ben Elis’im falan dememişti.” Mesajı Elis’in attığı ortadaydı sadece Selenay’ın kafayı yememesi için farklı yerlere çekiyordum konuyu, kafayı yemiş gibi davranıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen beni anlamıyorsun, anlamayacaksın!” Ayağa kalktığında kapı çalmıştı. Selenay sulu gözlerle kapıyı açtığında Alaz’ı görmemle rahat bir soluk bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Al-az” Dedi ağlayarak. Alaz büyük bir ilgiyle Selenay’ı izledikten sonra şefkatle kollarını ona doğru uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bebeğim.” Selenay’a sıkıca sarılıp derince bir soluk aldı. Sevgilisinin kokusunu fazlasıyla içine çekiyordu. Selenay’ı hafifçe yukarı kaldırıp ayaklarını yerden kestikten sonra içeri girip ayağıyla kapıyı kapattı. Ardından onu koltuğa oturtup suratını avuçlarının arasına alarak denetledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden bu kadar ağladın? Bayıldığım gözlerin kırmızı olmuş.” Selenay iç çekerek omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elimde değil, biliyorsun. On üç gündür yok.” Alaz onun bu çocuksu tavırlarına daha fazla dayanamadan kolunu omzuna atarak Selenay’ı göğsüne yatırıp saçlarını sevdi ardından yüzünü okşayıp saçlarına derin bir öpücük kondurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlamıyorsun değil mi? Kıyamıyorum ağlamalarına. Sen böyle yaptıkça benim içim gidiyor.” Selenay Alaz’ın gövdesine sarılarak göğsüne bir öpücük kondurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi ki sen buradasın Alaz. Sen buradayken biraz daha iyi hissediyorum ama yemin ederim ki kendimi durduramıyorum,” kafasını kaldırarak sevgilisinin gözlerine baktı. “Yoksa neden ikimizi üzeyim?” Alaz dayanamadan Selenay’ın yanağını öpüp onu tekrar gövdesine yatırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi olman için ne yapmam gerek? Lanet olsun elimden bir şey gelmeli,” Selenay suratını Alaz’ın kazağına sildikten sonra mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorum her şeyi yapıyorsun ama olmuyor, ben ondan bir haber istiyorum sadece. Gelmeyecekse bile iyi olduğunu bileyim. Nerede olduğunu bileyim, yoksa delirecek gibi oluyorum. Benim yüzümden gitti zaten benim aptallıklarım yüzünden!” Alaz Selenay’ın kafasını kaldırarak sertçe konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendine böyle yüklenmemelisin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O gün içimde kötü bir his vardı Alaz yemin ederim kötü hissetmiştim. O kızla oyalanmayıp doğrudan Elis’in yanına gitseydim Elis’im burada olacaktı. Kardeşim yine yanımda olacaktı!” Selenay birden krize girince Alaz onu kucağına alıp hızla odasına götürdü. Koridordan gelen çığlıklarını hıçkırıklarını duymamla bende ağlamaya başlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Koltuktan kalkıp anahtarımı ve telefonumu alarak evden çıktım. Eray’ın yanına gidiyordum. Eray Elis’in ortadan kaybolmasının ikinci günü ailesinin yaşadığı yere gitmişti. Birkaç gün evi uzaktan izlemişti evin olduğu gibi durduğunu söylemişti. Anne ve babası aynı saatlerde işe gidiyor eve geri geliyorlardı. Evin içerisine bile baktırmıştı. Kafamızda şüphe uyandıracak hiçbir durum olmasa da bu işin içinde başka bir iş vardı. Notta ailesinin yanına gideceği yazıyordu. Ailesinin yanında değildi? Bu kısımda ailesi direk olarak onları muhataba almamamız için mi böyle bir saçmalık yapma gereği duymuşlardı? Düşünme yetimizi kaybettiren konular artık algılayamayacağım kadar karışık bir vaziyet almıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eray’ın kaldığı apartmanın önüne geldikten sonra kaldığı kata çıkıp vakit kaybetmeden zile bastım. Kısa süre içerisinde uyku mahmuru bir halde kapıyı açınca yüzümde hafif bir tebessüm oluşmuştu. Eray hayatımda tanıdığım en tatlı erkekti. Gerçi, pek fazla erkek de tanımamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dostlarım vardı… Onun dışında on yedi yaşında bir sevgilim olmuştu ilişkşmşz uzun süre devam etmişti. Onu çok seviyordum, o da beni sevdiğini söylüyordu fakat sözlerinin yalan olduğunu bir sene sonra Azad olayından sonra beni terk etmesiyle anlamıştım. Beni bırakmıştı, bende kendimi bırakmıştım. Şimdi her ne kadar yirmi bir olsam da yine acısı bendeki yerini koruyordu. Gidişinin değil, o olayın… Bazen diyorum kendime hayatımdaki herkes gitseydi de ben o günü yaşamasaydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yine de olmuyordu. Hiçbir zaman ilk heyecanlarımı yaşayamayacaktım, yaşayamayacağım ki ben zorla kadın oldum. Zorla dokunuldum. İlk korkusu yaşamak yerine çok farklı korkular yaşayacağım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yine ölüm kadar acıtır mı canımı? Yine kendimi ucuz hisseder miyim? Yine işi bitince beni ayağıyla itekleyip siktir olup gider mi? Yine ben kendimi dünyanın en değersiz, en iğrenç insanı gibi hisseder miyim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimin dolmasına engel olamamıştım. Silkelenerek kendime geldikten sonra derin bir nefes aldığımda Eray dağılan saçlarını tek dokunuşta düzeltmişti. Yorgun bir şekilde gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoş geldin güneş.” Kalbimde bir kıpırtı olunca gülümsemiştim. Hoş geldin güneş… Ne güzel bir cümleydi bu böyle… Bana kendimi önemli ve özel hissettirmişti sadece bana böyle söylüyordu ve ben bunu seviyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoş buldum...” Kapının pervazından çekilerek içeriyi işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gelsene,” kafamı sallayarak içeriye girdiğimde homurdanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İstersen sen yiyecek bir şeyler hazırla ben üzerimi değişeyim.” Gülmeden edememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olur.” Eray ıslık çalarak koridorda kaybolunca mutfağa girmiştim. Pratik, güzel yiyeceklerden hazırladığımda oda sarı bir tişört ve koyu bir pantolon giyerek yanıma gelmişti. Sarı tişört sarı saçlarına çok yakışmıştı, onu daha da tatlı göstermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sarı yakışmış” dedim ağzıma ufak bir parça gözleme atarak. Göz kırpıp masaya oturdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkürler.” Tok olsam da ona eşlik ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu güzel ziyaretini neye borçluyuz?” Omuz silkerek gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay, yine krize girdi. Bu durumunu kaldıramıyorum. Alaz gelince bende sana geldim,” suratında anladığını belirten bir ifade belirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi yapmışsın, ki gelmek için bir şey olmasına gerek bile yok. İstediğin her an bana gelebilirsin,” gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkür ederim, biliyordum.” Kapının sesiyle Eray ayaklanarak açmaya gitti, oturduğum yerden girişi görebildiğim için o tarafa doğru bakmakla yetinmiştim. Gelenin yan komşusu olduğunu görünce rahatsız olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne var, niye geldin?” Dedi Eray hiddetle. Sanki kız hep geliyormuş gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şey… Ben kek yapmıştım. Sana da getirdim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İstemiyorum senin bir şeyini, sürekli zarar veriyorsun. Uzak dur bizden.” Eray’ın sert tavrı beni rahatsız etmişti. Kıza o gün yüzünden mi sinirlenmişti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben çok özür dilerim. Keşke o gün beni bıraksaydınız da arkadaşınıza gitseydiniz… Tüm bunlar olmazdı.” Eray hışımla saçlarını çekiştirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aptal mısın? O zaman sana ne olacaktı?” Kız omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni ilgilendirir mi? Günlerdir vicdanımla oynuyorsun, senin yüzünden diyorsun, bence bana bir şey olsa en çok sen sevinirsin.” Cevap beklemeden kekiyle birlikte kendi dairesine geçince kalbimde bir burukluk olmuştu. Bu sözleri öylesine söylememişti, hissettiği için söylemişti. Onun bir suçu yoktu ki Eray’ın kızın üstüne gitmesi anlamsızdı. Eray kapıyı sertçe çarparak masaya gelinde suratımdaki asıklığa omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Baş belasının teki işte.” Kafamı iki yana salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızın çok üzerine gidiyorsun Eray,” masanın üzerindeki elini tuttuğumda göz göze gelmiştik, çekmedim elimi “sence böyle olmasını ister miydi?” Derin bir iç çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnan bunları düşünecek halde değilim. Sadece Elis’i elimizden kaçırdığımıza yanıyorum ve o kız umurumda değil.” Kızın Eray’ın komşusu olmasını her ne kadar içten içe kıskansam da ona böyle davranmasına izin vermemeliydim. Kendime itiraf etmiştim, Eray’a karşı bir şeyler hissediyordum fakat… Böyle olmazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eray az önceki davranışlarını hiç tasrif etmediğimi bil lütfen, sana göre değildi.” Kafasını olumsuzca salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben sadece size böyleyim güzelim diğer tarafımı bilmediğin için öyle düşünmen normal.” Gözlerimin içine bakarak güzelim demesi içimi titretmişti. İç çektiğimde sandalyemi bacak kısmından kavrayarak birden kendine doğru çekince yanına kaymıştım. Kalbim hızlı bir ritimde atmaya başladığında ateş gibi parlayan gözlerim güzel gözlerini bulmuştu. İlk defa bir erkek kalbimi bu şekilde titretiyordu, güzellikle titretiyordu. Korkudan değil.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Boş ver şimdi onu, biraz senden konuşalım.” Bakışlarımı kaçırdıktan sonra tekrar gözlerine baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Konuşacak bir şey yok ki tipik ben işte…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl yok? Dedi şaşkınlıkla, “bana hâlâ erkek arkadaşını anlatmadın?” Burukça gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Belki de olmadığı için anlatmamışımdır.” Eray şaşkınlıkla baka kalmıştı suratıma. Yüzünü biraz daha yakınlaştırarak suratımı inceledikten sonra şaşkınlıkla mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama sen çok güzelsin…” Bunu hayranlıkla söylerken ben heyecandan ölmek üzereydim. Suratım kızarmaya başladığında o yüz hatlarımı inceliyordu, “seni nasıl rahat bırakmışlar?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bırakmak zorundalar…” Deyivermiştim bir anda. Azad söz konusu olunca herkes bırakmak zorunda kalıyordu. Beni biriyle görünce olay çıkartmanın ayarını kaçırıyordu. Ondan nefret ediyordum. Hayatta nefret ettiğim iki kişi vardı, biri Azad diğeriyse o olay olurken bizi görmesine rağmen kaçıp giden kız. İkisi de hayatımı karartmışlardı. Gözlerimin buğulanmasına engel olamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bebeğim, ne oldu?” Hafifçe burnumu çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şey olmadı,” çekinerek gözlerine baktığımda bana inanmadığı her halinden belli oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlat bana, neden bırakmak zorundalar?” Kafamı iki yana sallayarak başımı eğdim,
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kimse beni sevemez ben iğrenç bir şey yaşadım,” parmaklarını çeneme koyarak kafamı kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yaşadın Şeyda, söyle? Neden sevmesinler?” iç geçirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir tane sevgilim vardı, bu olayı öğrenince beni bıraktı. Neden başkaları da bırakmasın ki” evet günümüzde bekâretin pek bir önemi yoktu. Tam olarak ne yaşadığımı da bilmiyordum ve hâlâ öğrenmeye cesaretim yoktu. Bunun için bir doktora da gidebilirdim ancak yapamıyordum. O cevabı çaresizce Azad’ın vermesini bekliyordum. O da pislik olduğunu için bunu yapmıyordu. Önem vermeyen birçok erkete bulabilirdim fakat sevdiğim adamın beni bırakması büyük bir travmaydı. Zihnime sürekli o yerleşiyordu herkes bırakabilirdi. Bir erkekle isteyerek birlikte olmak başkaydı, istismara uğramak bambaşkaydı. O an Eray’ı kendime çok yakın buldum ve beni için için yiyen olayı onunla paylaştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben istismara uğradım.” Bunu kafamı kaldırarak, gözlerinin içerisine bakarak söylemiştim. Ona hissettireceklerini, vereceği tepkileri merak ediyordum. Gözleri irice açıldı önce sonra dudakları aralandı sonra yüzüne bir kasvet çöktü, omuzları düştü. Ardından yorgun bir sesle konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana nasıl kıydılar?” Dudaklarımı sıkıca kapattığımda dudaklarımın kenarları aşağıya doğru titreyerek kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni mahvettiler…” İkimizin gözlerinde de aynı ifade vardı artık, hüzün… Elini suratıma koyarak saçlarımı geriye iterek yüzümü okşadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen o kadar güzel, o kadar temizsin ki hiçbir şey seni kirletmeye yetmez.” Gözlerimde ışıltılar oluşmuştu o an. “Erkek arkadaşın tam bir şerefsizmiş, burada sen onu bırakabilirken o seni bırakmış. Bu senin ayıbın değil güneşim, sen hâlâ parlıyorsun. Bu sana yapan piçin ayıbı sakın utanma.” Kafamı eğmeye çalıştığımda izin vermedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerçekten mi?” Dedim içtenlikle, gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzelliğin kadar gerçek. O kadar değerli ve özelsin ki şimdi böyle düşünüyor olman aptallık.” Hıçkırarak gözyaşlarıma engel olamadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama ben hep ilklerim özel olsun istemiştim.” Birden ağlamaya başladığımda yorgun bir soluk vererek bana sarılmıştı. Kollarımı boynuna sararak kafamı omzuna yasladığımda hıçkırarak ağlıyordum içimden bir türlü atamadığım travmayı. Bir süre sessizce saçlarımı okşadıktan sonra mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzelim benim, her şeyi değiştirebilirsin. Bunlar senin elinde.” Eray gibi sözüne önem verdiğim birinin özellikle de bir erkeğin bu şekilde konuşması dikkatimi çekmişti. Kafamı omzundan kaldırarak gözlerinin içine baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl yani?” dedim hıçkırarak. Suratıma yapışan saçları geri çekilerek gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şeyi olmuş saymazsan olmamıştır. O kötü günü sen istemedin o istedi. O yüzden o günü yaşadığını kabullenme. Kabullenmemiş sayarsan yaşamamışsın demektir. Gözlerine umutsuzca bakmaya devam ettiğimde açıkladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İlk öpücüğün, ona gitmedi. Sen ona kendinden hiçbir şey vermedin. İlklerini onunla paylaşmadın. O çaldı. Ama bunlar ona senin verdiklerin değil ki bir tanem.” Suratını suratıma iyice yaklaştırdığında kalbin deli gibi atmaya başlamıştı. “Sen her şeyi zaten ilk gibi yaşayacaksın,” artık kalp atışlarımı kokusu kadar rahat duyabiliyordum. Temiz kokuyordu, harika kokuyordu… “Daha ilklerin hiçbirini yaşamadın” dedi başparmaklarıyla gözlerimin altındaki yaşları temizleyerek. Evet, artık ona inanıyordum ve ilk öpücüğümü şimdi, ondan almak istiyordum. Gülümsedim, gülümsedi ve dudaklarını altıma bastırdıktan sonra geri çekilip gözlerime baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İlklerinin hepsini yaşayacaksın, doğru zamanda. Doğru kişiyle.” Tüm bedenim birden kaskatı kesildiğinde tepki verememiştim, öylesine baka kalmıştım. Suratımda beliren ifade neydi, hangisiydi? Hayal kırıklığı, kırgınlık? Kızgınlık? Ona hissettiklerimi belli etmemek için kafamı sallayarak konuşmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doğru diyorsun,” bunu boşluğa bakarak söylemiştim, doğru değildi. Yanlıştı. Benim için doğru kişi ondan başkası olamazdı. Gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O zaman bu konuyu kapatıyoruz ve açıldıkça sen bana geliyorsun, anlaştık mı?” Donuk bir ifadeyle tekrar kafamı salladım. Şu anda kalp ritmimi ağrısından hissedemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlaştık,” dedim aynı boş tavırla. Anlaşmamıştık, bir daha kendimi ona açmayacaktım. Açamazdım, birbirimize olan niyetlerimiz farklıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, o zaman bir şeyler yapmak ister misin?” Gözlerine baktım, gözlerindeki ifadeden bende olan bozulmayı anlamadığı belliydi. Ya da farklı şeylere yoruyordu, o konu hakkındaki üzüntüme yoruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aslında,” ayağa kalktım “ben eve gitsem iyi olacak. Aklım Selenay da kalmasın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam canım” ayağa kalkarak beni kapıya kadar eşlik etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her zaman buradayım unutma.” Kollarını bedenime sararak beni kendine çektiğinde titreyerek omuzlarına dokunmuştum. Başım göğsündeyken gözlerim dolmuştu, kokusu başımı döndürmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorum,” kollarından ayrıldıktan sonra benim için açtığı kapıdan çıkarak apartmanı terk ettim. Hızla aşağıya indiğimde ifadem hala donuktu. Yaşanılanları algılamakta zorluk çekiyordum. Benim değerli ve özel olduğumu söylemişti dediği gibiysem eğer neden bende hayatta bir şeyler hak etmiyorum, iyi şeyler hak etmiyorum? Bunlar ağır değil miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sokakta yürümeye devam ettiğimde aklıma yeni bir soru daha gelmişti. Peki ya neden ben ilk adımı atmamıştım? Beni güzel bulduğunu kendisi de söylemişti. Hayatında bir kızda yoktu karakterimden de memnundu ona sesini kesmesini ve beni öpmesini söylemeliydim! Her şey daha farklı olabilirdi. Duraksayarak kafama vurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah, salak kafam!” Ne diye fırsatı kaçırdıysam.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hah? Belki de kaçırmamışımdır? Gülümsedim. Neden geri gidip ondan ilk öpücüğümü istemiyorum? Cidden yapabilir miydim böyle bir şeyi,” aptalca gülümsedim. “Neden olmasın?” Cesaretimin kırılmaması için arkamı dönüp hızla yürümeye başladığımda içim içime sığmıyordu, yürüdükçe mutluluktan havalara uçuyordum sanki. Eray ayaklarımı yerden kesmişti bende cesaretimle onun ayaklarını yerden kesecektim. Bunu yapmaya fırsatım vardı, her şey benim elimdeydi yapabilirdim!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sokağa girip apartman şifresini hızla yazdıktan sonra kapının açılmasıyla merdivenlere yöneldim. Enerjimin bir kısmını merdivenlerde atabilirdim. İlk başta hızlı çıktığım için yorulmuştum, yavaş adımlarla son basamağı da çıktığımda Eray’ların katına gelmiştim. Uzun koridordan kafamı uzattığım dan Eray’ı gördüm. Dairesinden çıkmıştı. Gülümseyerek ona baktığımda derin bir nefes aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elinde taşıdığı tabağa ilişmişti gözüm, kaşlarımı çatarak bir tabağa bir de suratına baktım. Tereddütlü bir şekilde karşı daireye doğru yürüdü elindeki sandviçle. O an suratım hissizleşmişti işte. Parmaklarım merdiven korkuluğunu sertçe sıkmaya başladığında kapıya vurdu. Kapı bir süre sonra açıldığında önce kızın sesini işitmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne var, niye geldin?” Eray ayaklarına baktıktan sonra kafasını kaldırarak kıza baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sandviç yapmıştım, sana da getireyim dedim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beceriksiz, anca onu yaparsın zaten. İstemiyorum, ben kek yiyeceğim.” Kız kapıyı kapatacakken tuttu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayvanlığım için özür dilerim, birlikte yemeliyiz.” Kız bir şey söylemeyince Eray kapıyı iterek içeriye girmişti. Kapı kapandığı an floresanda kapanmıştı yüzüme. Ben yine kendi karanlığıma hapsolmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Merdiven korkuluğunu bırakmadan basamağa oturduğumda ellerim titriyordu, ben titriyordum. Gözlerimden boncuk boncuk yaşlar akmaya başladığında ne yapacağımı bilmiyordum. Yine tek kalmıştım, hayatımın sonuna kadar buna mahkûm kalacaktım. Beni buna Azad mahkûm etmişti. Ellerimle suratımı kapatarak ağlamaya başladığımda ses çıkartmamak için kendimi sıkıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senden nefret ediyorum, senden nefret ediyorum.” Sallanarak fısıldamıştım, ondan nefret ediyordum. Hiç kimseyle olamayacaktım. Sadece Eray gibi bir erkekle olabilirdim oda beni o gözle görmüyordu. Diğerleri beni istemezdi Azad yine sorunlar çıkartırdı beni de kendi gibi yalnız bırakırdı. Azad beni mahvetmişti ve mahvetmeye de devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözyaşlarımı hızla temizledikten sonra güçlükle ayağa kalkarak merdivenleri inmeye başladım. Kimin yanına gitmem gerektiği belliydi. Onunla yüzleşecektim, yüzleşmek zorundaydım. Bana hepsinin hesabını verecekti, yaptığı her şeyin bedelini ödemek zorundaydı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sokakta hızlı adımlarla yürümeye devam ettiğimde patlamamak için kendimi zor tutuyordum evden çıkarken yanıma sadece telefonumu ve anahtarımı aldığım için yürüyerek gidecektim. Yol mesafesi uzun olmadığı için sorun değildi o anda hiçbir şey sorun değildi sorun olan tek şey Azad’dı! Önüme düşen saçlarımı hızla geriye ittikten sonra elimdeki anahtarı daha fazla sıkıp elimi yara etmemek için siyah pantolonumun cebine koyarak yürümeye devam ettim. Bir süre sonra Vuslatın yanındaki barın önünde durduğumda bakışlarımdan ateş fışkırdığına neredeyse emindim. Azad Vuslattan çok burada takılırdı. Henüz öğlen saatlerinde olsak da onun burada olma ihtimali fazlasıyla yüksekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızla içeriye girdikten sonra Ash’in yanına gittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Azad burada mı?” Koyu gözleriyle ifademi iyice izledikten sonra panikle sordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oldu sana?” Derin bir soluk aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ash, Azad burada mı değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Burada da… O Azad’ı biliyorsun. İstersen sakinleşince yanına git.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nerede?” Dedim sabırsızlıkla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yu-yukarı git, odasında.” Bir saniye bile beklemeden hızla merdivenlere yöneldiğimde gözüm duvardaki yansımama kaymıştı gözlerim ağlamaktan kızarmıştı ve suratımdaki öfke her yerden okunabiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yukarı kata çıktıktan sonra Azad’ın odasına ilerleyerek kapıyı çalmadan içeriye girdiğimde onu ayakta görmüştüm. Şaşkınlıkla bana baktığında ismini bağırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Azad!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oluyor ya?” Kafamı yatağa doğru çevirdim, yatakta bir kadın oturuyordu. Azad ikimize de sırayla baktıktan sonra kadına kapıyı işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çıkarken kapat,” kadın korkarak çantasını ve ayakkabılarını eline alıp odadan çıktığında Azad sert bakışlarını üzerimden çekmeden yanıma geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne bu halin?” İşaret parmağımı kaldırarak göğsüne batırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Halim sensin, senin pisliğin, senin şerefsizliklerin, senin yaptıkların!” Konuştukça parmağımı göğsüne batırıyordum. Ona ilk defa böyle davranıyordum. O günden sonra hep kaçmıştım, kendimi saklamıştım ya da ortadan kaybolmuştum. Onunla konuşmaktan sakınmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen beni mahvettin, uçkurun yüzünden, iki dakikalık zevkin yüzünden tüm hayatımı kararttın!” İri gözlerini üzerimden çekmeden sert çehresini oynattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yirmi iki dakika. Tamı tamamına yirmi iki dakika sürdü.” Bu kadar soğukkanlılıkla konuşması beni ağlatmıştı bağırarak göğsüne vurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birde budan zevk alıyorsun, sen ne şerefsiz bir insansın, sen, sen insan bile değilsin!” Koca cüssesiyle üzerime doğru bir adım atınca geri çekilmemiştim. Azad çok büyük ve kocamandı korkutucuydu, sertti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pişman olacağın sözler söyleme.” Dedi sertçe beni pişman edeceğini belirterek. Kafamı iki yana sallayarak ağlayarak bağırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen yaptığın piçlikten pişman olmazken ben söylediklerimden mi pişman olacağım?” İri eliyle çenemi kavrayıp sertçe kendine çektiğinde canımı yakıyordu. Gözyaşlarım yanaklarımdan akmaya devam ederken daha fazla dayanamadan gözlerimi yumarak fısıldadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öldür beni…” Cevap vermedi, bir süre sessiz kaldıktan sonra gözlerimi açarak kara gözlerine baktım, “daha fazla dayanamıyorum, öldür.” Kara gözlerini kıstıktan sonra çenemi tutan elini çekmeden konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben senin bedenini aldım, ruhunu da alamam.” “Sana ikinci kez kıyamam.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O sözleri duyduğum an başımdan aşağı kaynar sular inmişti sanki… Yüreğimde kalan ümit taneleri de tuzla buz olduğunda daha fazlasını sormaya cesaretim kalmamıştı. O gün neler olduğunun detaylarını yine dinleyememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenemi bırakmasıyla geriye doğru iki adım atarak fısıldadım. “Senden nefret ediyorum,” kafasını iki yana salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Etme,” suratımı buruşturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senden tiksiniyorum,” bir adım yaklaştı, geri çekildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tiksinme.” Ağzımdan bir hıçkırık çıkmıştı, ağlayarak devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen beni bitirdin.” Kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben seni mahvettim.” Dudaklarımın arasından bir hıçkırık daha çıkmıştı. Ağlayarak odadan çıkıp hızlı adımlarla merdivenlerden inmeye başladığımda tamamen bitmiş durumdaydım. O günden sonraki en kötü günümü yaşıyordum belki de barın çıkışına doğru ilerleyip kısa koridora girdiğimde içeriye giren bir adamla çarpışmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağladığım için onu görememiştim, kafamı kaldırıp gözlerine baktığımda normalde olsa beni irkiltecek hiddette birisi olsa da o an bana etki etmemişti. Bir şey söylemeden hızla ilerlemeye devam ettiğimde gözyaşlarım birbiri ardına akmaya devam ediyordu. Sokaklarda yürümeye devam ederken eve gitmek istememiştim. Selenay zaten kötüydü bir de ona bu şekilde görünerek daha fazla kötü olmasına izin veremezdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç sokak ötedeki bankların olduğu bahçeye girdikten sonra ilk rastladığım banka oturdum. Kolumla gözümdeki yaşları temizledikten sonra hıçkırıklarımı dindirmeye çalıştım, tıpkı o gün ki gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Azatla yüzleşmek tahminimden daha da zor olmuştu, kolay değildi… Bugün olanlar, yaşadıklarımın hiçbiri kolay değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kadar güzel bir kız neden ağlıyor?” Kuvvetli bir erkek sesi duyduğumda kafam otomatikman kalkmıştı. Az önce çarpıştığım hiddetli adamdı bu. O zaman tam inceleyemesem de şimdi görebiliyordum. Koyu renk saçlarını, açık kahverengi gözlerini, sert çehresini tüm hiddetini görebiliyordum, kaşlarımı çattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kıro musun?” Görünüşünden kesinlikle bahsetmiyordum. Adam fazlasıyla çekiciydi fakat söyledikleri kıroca gelmişti.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümseyerek omuz silkti. “Normalde kızlar konuşmama bayılır,” izin almadan yanıma oturunca ona kötücül bir bakış atarak iç çekmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah, bende bayılabilirim. Ama bunaltıdan.” Kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pekâlâ, az önceki kasvetli havadan çıkmana sevindim, neden ağlıyordun?” Dedi bilmiş bir tavırla tek kaşımı kaldırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sence bunu sana anlatır mıyım?” Kısık gözleriyle ifademi denetledikten sonra genizden gelen bir boğuklukla karşılık verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse, güzel ağlıyordun. Normalde kızların ağlamasından nefret ederim. Çirkin oluyorlar ama sen…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben ne?” Dedim hafifçe burnumu çekerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kadar güzel ağlıyorsun ki seni o şekilde görmek için günlerce ağlatabilirim.” Hayretle kaşlarımı kaldırdım adam fazlasıyla tuhaftı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen bir nevi psikopat falan mısın?” Onun sayesinde az önceki havadan fazlasıyla sıyrılmıştım. Omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kim bilir, belki de öyleyimdir. Önce bana ismini söylemeye ne dersin?” Dirseğimle suratımda kalan gözyaşlarının hepsini sildikten sonra hayıflandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden? Beni de koleksiyonuna mı katacaksın?” Boynunu kütletti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Belki de ismin?” Diyerek diretince omuz silktim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şeyda, senin?” Dirseklerini banka yaslayarak bana yan ve ciddi bir bakış attı, açık kahverengi gözlerindeki ton koyulaşmıştı sanki. Sol elini kirli sakallarının üzerinden gezdirdikten sonra büyük bir ciddiyetle ismini söyledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arel.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.