13. Bölüm
Adaletsiz Aykırı Serisi 2 / KEHANET'İN ERKEKLERİ
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Bakışlarım her birinin üzerinde sırasıyla gezinmeye başladığında bir aksiyon melodisi çalınmaya başlamıştı kulaklarımda. Kehanete uygun giyimleri ceket ve kot pantolonlarıyla sırasıyla karşımıza dizilmişlerdi. Bakışlarım kendiliğinden Mesih’in üzerinde durduğunda ilk defa onu bu kadar çok sinirli görmüştüm. Normalde bakışlarından öfke okusam da bu kadar belirgin ve yırtıcısına rastlamamıştım. Doğru ya, kaçmakla kalmamış, arabasını mahvetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızlar…” Diyerek inledi Şeyda. Kuruyan dudaklarımı sertçe ıslattığımda kuruluk hissini giderememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızlar bittik,” Selenay Şeyda’nın sözünü tamamlamıştı. Mesih kaşlarını daha fazla çatıp gözlerini kısarak bir sonraki hamlemi düşünmeye çalıştığında ışık hızıyla gözlerimi ondan kaçırdım. Fazlasıyla zekiydi, hamlemi düşünüp tedbir alabilecek kadar da uyanık. Yere bakarak sessizce inledim, sesim sonlara doğru fazla yüksek çıkmış olmalı ki bizimle anında erkekler de hareketlenmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızlar, şimdi!” Arkamızı dönüp deli gibi koşmaya başladığımızda arkadan gelen sert adım sesleriyle dudaklarımızdan tuhaf korku nidaları dökülüyordu. Dizlerimi olabildiğince kendime doğru çekerek koşmaya devam ediyordum. Karnıma giren sancıların haddi hesabı yoktu, nefesim kesiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızlar sağ!” Nida’nın emriyle sağ taraftaki sokağa girdiğimizde arkamızdaki adım sesleri eksilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siktir! Başka yollardan karşımıza çıkacaklar!” Lidya bağırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, onlar buraları avuç içleri gibi bilirler, lanet olasıca kehanet erkekleri!” Nida nefes nefese yanımıza gelerek konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Cırlamayı kesin! Ayrılıyoruz, Şeyda Selenay gelin çabuk!” Diye bağırarak tüm gücüyle koşmaya başladığında sokağa girenleri fark ettiğimiz an Lidya’yla hareketlenerek ters Nida’ların ters yönüne doğru koşmaya başladık. Lidya biraz daha önümden koşuyordu, önümüzdeki karanlık sokağı sislerinden dolayı pek seçemiyordum, ayaklarım birbirine takılıp yere kapaklandığımda avucumun içerisindeki keskin yanmayla gözlerimi sıkıca yumarak dişlerimi birbirine bastırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öylesine keskin ve yakıcı bir sızıydı ki saniyeler içerisinde etkisini kaybetse bile zonklama hissini giderek arttırmaya başlamıştı. Yaşarak gözlerimi araladığımda Lidya’nın karşı sokağa girdiğini gördüm, benden habersizdi zorlukla ayağa kalktığımda bacaklarımın iç kısmındaki sızıyla inledim. Kaslarım acıyordu, Lidya bir den arkasını döndüğünde o tarafa doğru hareketlenmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel-me!” Dirseğiyle suratını kapattığında biber gazından nasibini alan sokaklardan birsinin içerisinde olduğunu anlamıştım. Aramızdaki fark fazlasıyla vardı, bana doğru geliyordu yavaş halimle koştuğum için bana yetişebileceğini düşünerek arkamı dönerek koşmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yere düştüğüm an sızısını belli etmeyen dizimdeki yanmayı umursamamaya çalışıyordum. Yeni girdiğim sokaktan erkek sesleri işitmemle ensemde bir soğuma hissetmiştim, o soğuma bir anda kuyruk sokumuma kadar inmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evlerin önüne geçerek oradan koşmaya başladım sokağa girenlere anında yakalanmak istemezdim. Peşimdeki adım sesleri arttığı an tek olmanın bıraktığı korku ve etkiyle daha fazla başa çıkabilecek gibi değildim. Ayaklarımda derman kalmadığı anda karnıma giren kasılmalar göğsüme kadar çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbimin atışlarını şah damarıma kadar hissedebiliyordum, biraz daha koşarsam ağzımdan çıkacak gibiydi. Başım dönmeye başladığında daha fazla devam edemeyeceğimi biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tam o anda… Belime çarpan bir kol tüm hızımı kesip dengemi altüst ederek beni kendisine doğru çektiğinde olayların sırasını algılayamadan kendimi girintili bir duvarın içerisinde bulmuştum. Sırtım beni çeken kişinin göğsüne dayalıydı, dudaklarım onun tarafından kapatılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dakikalardır koştuğum için zaten nefesim kesilmişti, dudaklarımın sıkıca kapatılması beni şiddetli bir öksürük tufanına tutuyordu, eli dudaklarımın üzerinde olduğu için rahatça öksüremiyordum. Mahallenin başından itibaren gelenler aşağıya doğru aynı hız koşmaya devam ettiklerinde kollarından kurtulmaya çalıştım. Beni Mesihlerden saklayan birinin kolları arasındaydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesihlere yakalanmam her ne kadar iyi olmasa da kim olduğunu bilmediğim birinin kollarında olmaktan daha kötü olamazdı. Mahalle boş ve sessiz kalınca dizginlemeye çalıştığım soluk seslerini duyabiliyordum sadece… Bir de kulaklarımda esip duran keskin rüzgârın şiddetli sesi… Debelenmeye devam ettiğimde beni serbest bırakmıştı hızla ona doğru döndüğümde bu geceki bilmem kaçıncı şokumu yaşamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih?” Gözlerimi maviliklerine hapsederek sayıkladım. Atik bir şekilde sokağı kollayıp tekrar bana baktı, ifadesi dehşet içerisindeydi sanki çözemiyordum… Gerilen hatları, kalkık duran kaşları, kararan bakışları bana tek bir şeyi söylüyordu, Mesih endişelenmişti. Dudaklarımı araladığım an tekrar sesler gelmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni kolumdan çekerek sırtımı duvara yasladı. Ardından bedenini tıpkı bir zırh gibi kullanıp üzerime örttüğünde omzu çenemin hizasındaydı. Uğultuları bastıran bir araba sesi kulakları tırmaladığında neler olduğunu anlayamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yakalayın şu serserileri!” otoriter ve tiksinirce konuşmuştu, tıpkı bir polisi andırıyordu konuşma biçimi. Birkaç telsiz sesinin ardından gelenlerin gerçekten de polis olduğunu anlamıştım. Polislerden mi kaçıyorduk?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uğultuları çıkartanlar bir bir arabalara bindirilirken bile Mesih kıpırdamamıştı, korkmadığına kalıbımı basabilirdim fakat yine de bu yaptığı saklanmak değil miydi? Belki de saklamaktı… Belki de beni saklıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kim var orada!” Sesini işittiğimiz an ellerim deri ceketini bulmuştu. Avuçlarımla kavrayarak cep kısımlarını sıkmaya başladığımda Mesih anında kafasını kaldırarak polise suratını gösterdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Endişeyle ikisine baktığımda polisin yüzündeki sert ve aksi ifade kaybolmuş, yerini rahatlığa bırakmıştı. Kafasını sallayıp aracına yöneldiğinde ben hala bakıyordum. Dudaklarımın aralık olduğunu fark edip birbirine bastırdıktan sonra kafamı kaldırarak Mesih’e baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sokakta koşturanlar kehanet erkekleri değil miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih…” Sesim kesik çıkmıştı. Endişeli bakışlarla ifademi izledi, ardından avuçlarını yanaklarıma kapatarak suratımı kendisine yaklaştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Karşına biri çıktı mı?” Kaşlarım şaşkınlıkla havaya kalktığında dikkatle bedenime bakındı, sanki hasar kontrolü yapıyordu. Kafamı iki yana salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sadece arabana hasar verdim,” kendime değil, diyecekken rahat bir soluk verip delici bakışlarını gözlerimden ayırmadan hırladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sikerim arabayı, sana bir şey olmasın.” Beni kendine çektiği an kulaklarım uğuldamaya başlamıştı, kolları omuzlarıma dolanmış beni göğsüne gömmüştü. Ellerim iki yanıma kıpırdamaksızın düşmüştü. Burnunu saçlarıma dayayarak derin bir soluk aldığında algım kabullenmek bilmiyordu, belki de inanamıyordu. Mesih bana sarılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçine gömmek istercesine saklayıp koruyup kollamak istercesine bana sarılıyordu. İlk defa kendimi Selenay dışında başka birisini tarafından kucaklanır bir şekilde bulmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana babam bile böylesine sarılmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni annem bile böylesine değerli hissettirmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana ailem bile böylesine güven vermemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazıma oturan yumru yutkunsam bile gitmek bilmemişti. Çok dengesiz bir gün yaşamıştım. İlk başlarda sinirden sürekli ağlamış, anlamadan dinlemeden yargılayarak tuhaf davranmıştım. Ardından sinirsel bir boşluğa düşerek anın verdiği coşkuya kapılmış, etrafa zarar vermiştim. Şimdi ise… Tüm dengeleri yıkıp Mesih’e sarılmaya başlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet, şu an… Tam olarak yaptığım buydu, benim için endişelenen birisine sarılmak, Mesih’e sarılmak, Mesih’e sığınmak… Mesih’e, kaçtığım kişiye saklanmak…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dakikalar belki de saniyeler, ne kadar geçtiğini bilmiyordum, ölçememiştim fakat yetmeyeceğini idrak edebilmiştim. Ne yaparsam yapayım, her ne olmuşsa olsun ona sarılmanın tadını aldığım an bundan kopamamıştım. Kopmak istememiştim. Alnımın kenarına sert dudaklarını bastırarak suratını benden uzaklaştırdığında kolları sahiplenircesine omuzlarıma sarılıydı, benimkilerde belinde duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi misin?” tek nefeste konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyiyim.” Kuruyan dudaklarımı tekrar ıslattım. “Kimden kaçıyoruz?” saniyeler içerisinde bakışları düşüncelerini belli etmeyen bir ifadesizlikle kaplanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kaçmıyoruz, seni saklıyorum.” Kulaklarımda sürekli yankılanmasını istediğim bir cümle olmuştu. Neden olduğunu bilmesem bile bir sığınak belirtisini bıraktığı için bedenim hafiflemişti sanki. Her ne kadar güçlü olmaya çalışsam da çocukluğumdan beri üzerime olgunluk kimliğini yapıştırsam da o an için Mesih’in dedikleri ilaç gibi gelmişti. Belki de yoruluyordum, artık yorulmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kimden…” Fısıltım kulaklarımı doldurduğunda çenesi kasıldı, sokağa ters bir bakış attıktan sonra kafasını çevirip beni sahiplenircesine yuttu gözleriyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İshak, burada.” Bedenimi kaplayan korku hormonunun etkisiyle beline sardığım kollarımı daha çok sıkılaştırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kavgayı çıkartan sizler değil miydiniz?” Uysal bir şekilde konuştuğum nadir anlardan birisindeydim belki de. Ağır bir şekilde kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, burada olay olduğunu zaten biliyorduk. Bu yüzden hepinizi harabeye götürdük, Elis.” Dinlemeden hareket etmiş, kendimizi tehlikeye atmıştık. Fakat bundan onlarda sorumlulardı. Bir şeyi açıklamadan bizi sürekli yönlendirmeye çalışmasalardı tüm bunlar belki de yaşanmazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben… Özür dilerim yaptıklarım için,” korkmuyordum, bu özür korku özrü de değildi. Özür dilemem gerektiğini hissettiğim için söylemek istemiştim. Kafamı kaldırarak gözlerine baktım. “Psikolojim cidden iyi değil Mesih, sürekli belirsizlik içerisinde yüzmek hareketlerimi de dengesizleştirdi artık.” Sakinlik içerisinde birbirimize bakmaya devam ettik. İnsan gibi konuştuğumuz nadir anlardan birisindeydik. Tek eliyle suratımı kavrayarak başparmağıyla elmacık kemiğimi okşadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlıyorum.” Gözlerimi irice açtım sadece bu mu yani? Kaşlarımı çatarak hızla konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlıyorum mu?” Birden gülmeye başlayınca konuşmam eliyle ağzımı kapatmasıyla yarıda kesilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Biliyorum, benden kaynaklanan bir sorun. Yapacak bir şey yok. Dengelerini yıktığım için pişman değilim.” Kaşlarım kalkık bir şekilde ona baktım biz Mesih’le kesinlikle dengesizliğin sınırlarını zorluyorduk. Elini çekti. Artık beni susturmak istediğinde yeni yöntemi buydu belli ki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tuhaf, cidden tuhafız.” Başıyla onayladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tuhaf olmak ayrıcalıklıdır.” Aynı şekilde kafamı sallayıp bedenine bakıp kollarımı çözdüm, o da beni bırakmıştı. İç çekerek gözlerine baktığımda bakışlarını benden ayırmadan telefonunu çıkartıp birini aradı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben kızımı buldum, ya siz?” İri gözlerim şaşkınlıkla pörtlediğinde dudaklarım aralanmıştı. Benden mi bahsediyordu. Değişen ifademe bir göz kıptıktan sonra bir şeyler daha söyleyip telefonu kapattığında devamını duyacak gibi değildi kulaklarım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidelim.” Kolumdan tutup sokakta yürümeye başladığında hala kendime gelememiştim. Ne yürüdüğüm yolu biliyordum ne de bedenime işleyen soğuğu. Alt sokağın sonunda bir araba belirip hızını durdurduğunda Mesih ıslık çalmıştı. Bu tiz ses biraz da olsa beni kendime getirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba bize doğru gelerek yanımızda durduğunda Alaz’ın olduğunu gördüm. Selenay’ın yaptığı izler duruyordu. Utançla kafamı eğdiğimde Mesih’in bakışları eğlenceli bir hâl alarak üzerimde gezinmeye devam etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geç bakalım İris.” Dudak bükerek arabaya bindim, diğer kapıdan gelmek yerine üzerime çullanarak beni ittirmeyi seçmişti. Kısa süre sonra Alaz arabasını çalıştırdığında Selenay’ın da yan koltuğunda oturduğunu gördüm. Gözlerim dikiz aynasına iliştiğinde Alaz’ın kısık bakışlarıyla Mesih’e doğru sinmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin başının altından çıktı değil mi bu?” Dedi bilmiş bir tavırla. Gözlerim Selenay’a kaymıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim aklım yok mu Alaz?” Boğazımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, tabi ki bu yaratıcı fikir benden çıktı,” bir halt yediysem arkasında dururdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Cesur kızım benim.” Mesih’in fısıltısını zorda olsa duymuştum. Hayretle kafamı ona doğru çevirdiğimde ifadesiz bir suratla camdan dışarısını izlediğini gördüm. Kafayı mı yemiştim az önce? Olmayan şeyleri mi duymaya başlamıştım? Gözlerimi ağır bir şekilde kapatıp önüme dönerek Alaz’a baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kadar mekânın var, iki çiziği mi yaptıramayacaksın?” Kendi kendime hayıflandığımda omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yaptıramayacağım değil, yaptırmayacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl yani?” Demek istediğini anlamamıştım. Selenay’ın elini kavrayarak dudaklarına götürüp ona kısa ve yakıcı bir bakış atarak konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bebeğim ilk defa benim için bir şey yapıyor, bunu değiştirir miyim?” Alaz’ın düşüncesini öğrendiğimizde Selenay’la gözlerimizi belerterek ona bakmıştık. Selenay aynı ifadesini korumaya devam etse de ben dayanamayıp bir kahkahayı koy verdiğimde kendimi durduramamıştım. Konuşma tarzı, düşünme yapısı öylesine komik gelmişti ki kahkaha atmadan duramamıştım. Bu geceki en içten kahkahamı atıyordum belki de…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim Mesih’le buluştuğu an sesimi kesmiştim. Suratımda aniden ciddi bir ifade oluşmuştu. Öylesine derin ve delici bakıyordu ki bu ani ifade değişimini ben bile ayarlamamıştım. Boğazımı temizleyerek fısıldadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne? Neden öyle bakıyorsun?” Sesimin çatallaşmasına engel olamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bilmek istemezsin.” Gözünü bile kırpmadan konuşması kanımı dondurmuştu, şu delici bakışları ve genizden çıkan sesinin ardından zaten ne olduğunu bilmek istemezdim. Kafamı önüme çevirdiğimde Selenay’ın sesini işitmemle içimden dualar etmeye başlamıştım. Az önceki havayı az da olsa dağıtmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nereye gidiyoruz şimdi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Harabeye.” Mesih de oraya harabe demişti. Demek ki böyle bir isim kullanmayı tercih etmişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Niye oraya gidiyoruz?” Evime gitmek istiyordum. Bu kadar macera yeterdi, bedenim yorulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizin hesabınızı bir keselim.” Alaz’ın kendinden emin konuşması beni rahatsız etmişti. Bize bir kesinlik garantisi veriyorlardı canımıza okuyacaklarından söz ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hesabınızı yarın görseniz? Cidden yorgunuz.” Selenay o an içimden geçenleri dile getirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zaten yarın ayrı ayrı göreceğiz.” Selenay’la bakışlarımız birleştiğinde Kehanet erkekleriyle nasıl başa çıkacağımızı dillendiriyorduk sanki aramızdaki ruhani köprüyle. Kollarımı göğsümün altında birleştirerek sırtımı koltuğa yasladığımda göz kapaklarıma ağırlık çökmüştü sanki. Esneyerek yerimi iyice belirginleştirdiğimde bedenimi uykunun huzuruna öylece bırakıvermiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabada yaşanan sarsıntıları bedenimin taşınmasını yatağa yatırılmamı hissetsem bile gözlerimi açamamıştım. Gün boyunca yaşanan ağlamalarım, gülmelerim beni yorgun düşürmüştü. Ceketim ufak hareketlerle çıkartıldığında yaralanan elime soğuk bir kremin değdiğini hissetmiştim. Homurdanarak yüz üstü yattığım yatağa daha fazla hükmettiğimde üzerime yorgan çekilmişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tülün çekilme sesini işittiğim an deliksiz olan uykum sabah olmasıyla bozulmuştu. Suratımı buruşturarak sırt üstü dönüp kolumu suratıma kapattığımda yatakta bir ağırlık hissettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uyan kuzen, gidiyoruz.” Bunu Selenay diyorsa muhakkak uyanmam gerekiyor demektir çünkü o beni gerekmedikçe uyandırmazdı, uyanmamı beklerdi hep. Gerinerek zorlukla gözlerimi araladığımda bir otel odasında olduğumuzu gördüm. Demek ki dün ki dokunuşlar Selenay’a aitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nereye?” Sesimi ben bile çözememiştim. Öylesine uyku dolu ve kısık çıkmıştı ki anlaşılmakta zorlanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dün sen uyuyakaldın diye yırttık. Fakat bugün fena azar yiyeceğe benziyoruz. Harabeye gideceğiz.” Kendi kendime homurdanarak yüz üstü yatmaya devam ettiğimde üzerime bir şeyler atmıştı. Yeni kıyafetlerle beraber duşa girip bir duş aldıktan sonra giyinip saçlarımı tepemde bağlayarak odadan çıktım. Selenay koridorda bekliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tam zamanında!” Gözlerimi devirdiğimde koluma girerek beni merdivenlere doğru yönlendirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güzel bir kahvaltı yapalım bugün besine ihtiyacımız olacak.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesihler nerede?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dışarıda onlar, bizi bekliyorlar.” Kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doğru, bizimle bekleseler çok normal olurdu.” Kıkırdadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saate bak istersen, onlar çoktan yemişler.” Selenay’a hayret dolu bir bakış attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saate nereden bakabilirim hiçbir şey yanımda yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öf aman be, sabahları amma mızmız çıktın sende. İki oldu saat.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İki mi?” Yok artık, o kadar olmuş muydu? Öğlene kadar uyusam bile zor uyanmış uykumu alamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle valla.” Bir masaya oturup kahvaltımızı yaptıktan sonra otelin otoparkına indiğimizde Mesih ve Alaz’ı görmüştük. Alaz cidden arabasını yaptırmamıştı. Üzerimdeki kahverengi ceketi düzelterek arka koltuğa geçtiğimde diğerleri de yerlerini almışlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sessiz geçen bir araba yolculuğunun ardından tekerlekler pütürlü zeminde durduğunda üzerimdeki uykusuzluktan olsa gerek fazla tepki veremiyordum. Ve bir şeyler hissedemiyordum. İfadesiz bir suratla arabadan indiğimde yıkık dairenin içerisine girmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih önden giderek geçen sefer hiç girmediğimiz bir kapıyı açmıştı. Büyük, yerleri koyu mermerden oluşan eski bir odaydı. Nida ve Melikşah dışında kalanlar odadaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şeyda Semum’un yanına oturmuş. Onat Lidya’yı önündeki tabureye tıpkı porselen bir eşya gibi özenle kondurmuştu. İçeriye girdiğimizde herkesle bir bakışma gerçekleştirmiştim. Boğazımı temizleyerek koltuklardan birine oturduğumda herkes sessizdi. Kapı tekrar aralandığında bu sefer içeriye gürültülü bir şekilde Nişah çifti girmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anlamıyorum ki sen benim benzinimden ne istiyorsun be kadın?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aman,” dedi Nida omuz silkip tekli koltuğa oturarak. “Yedik sanki benzinini.” Melikşah anlam veremediği belli olan bakışlarını sırtında gezdirdikten sonra sabır istercesine yukarı baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yemişsiniz tabi, içinde hiç kalmamış.” Suratımda hoş bir tebessüm oluşmuştu. Melikşah’ın benzini takmadığı ortadaydı. Kendini sakinleştirmek istiyordu sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sende yaşlandıkça hiç çekilmemeye başladın! Ne pinti adam oldun be!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Melikşah’ın gözleri irice açıldı ve kendini savunurcasına sayıkladı. “Ben yaşlı falan değilim kadın!” Ardından odadaki kendinden genç olan erkeklere dönerek eliyle onları işaret edip hararetle devam etti. “Şu nemrutlardan daha filinta olduğumu göremiyor musun? Genç delikanlıyım ben!” Nida istemsizce kıkırdamaya başladığında Alaz söze atıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne kadar endişelendik haberiniz var mı lan?” Selenay içi eriyen bakışlarını sevgilisine diktiğinde o anki hallerinin fotoğrafını çekmek istemiştim. Normalde yapmadığı bir şey yaparak elini alnının tepesine götürerek saçlarını hafifçe geriye yatırdı “çok mu endişelendin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz’ın kaskatı ifadesi ona bakarken yavaşça dağıldığında put gibi olmuştu. Sertçe yutkunarak Selenay’a baktığında nasıl bir tepki versem Selenay saçımdaki elini indirmez diye düşündüğüne yemin dahi edebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yani endişelendim tabi…” Dedi yumuşak bir sesle. Selenay kafasını usulca sallayarak saçlarını okşamaya devam ettiğinde Alaz nefes almaya dahi korkuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir dahakine daha dikkatli olurum.” Deyip elini geri çekince Alaz boğulacak gibi oldu ve elini geri alıp dudaklarına götürdü. Avuç içini koklayarak oraya sert bir öpücük kondurduğunda gözlerini yummuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dışarı da bir halt var ki kilitliyoruz sizi ne diye kaçıyorsunuz?” Melikşah asıl konuya geldiğinde Nida sabırsızlıkla cevap verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O zaman yaverlerine söyle açıklama yapsınlar kızlara. Belirsizliklerle hayat ol-maz!” Şah sinirle soluyarak kafasını başka bir yere çevirdi. Kendisini sakinleştirmeye çalıştığı her halinden belliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi anladınız mı peki?” Semum’un sesini duymamla gözlerim onu bulmuştu. Arkadaşlığını deli gibi özlesem de pek bir tepki vermemiştim. Ona hafızasını kazanması için yardım edeceğimi söylemiştim, edecektim de. Bu konuyla ilgili Onat’la sürekli işbirliği içerisinde olacaktım. Yardım eden her ne kadar ben olsam da Semum’a bunu göstermeyecektim ama… Rahatsızlığının her konusunda ona görünmez bir değnek olacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anladık, şimdi ne olacakmış?” Lidya sabırsızlıkla mırıldanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne olacağını birazdan göreceksin.” İçeriye birden Azad girdiğinde nefesim kesildi. Lidya bir şey demeden ayağa kalktığında hızla Mesih’e döndüm. Azad diğerlerine benzemezdi, elinin ayarı yoktu ve onu sadece Mesih durdurabilirdi. Mesih korkumu anlamış olacak ki rahat olmamı söylemek istercesine kaşlarını kaldırıp geri indirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yine de huzursuz bakışlarımı iki kardeşin üzerinden çekememiştim. Odayı terk ettiklerinde Nida ve Şah da ayaklanmıştı. Bir şey demeden ikisi de odayı terk ettiğinde bakışlarım çaresizce etrafta dolanıyordu. O sırada Şeyda’ya döndüğümde onun da biraz gerildiğini, kısa süreliğine de olsa Azad’ı görmenin ona ne kadar da kötü geldiğini gördüm. Yanlarında duran Semum ve Onat onunla konuşarak rahatlatmaya çalışıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolumdan çekilmemle ayağa kalktığımda dengemi zor toparlayabilmiştim. Ayağa kalkmamı sağladıktan beni kapıya yönlendirdiğinde konuşmaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hey, nereye gidiyoruz?” Cevap vermeden beni harabeden çıkartmasıyla arabaya bindirip kendi yerine geçmesi bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mesih! Sana diyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gidince görürsün renkli göz parçası.” Birden üzerime eğilince korkarak koltuğa yapışmıştım. Çevik bir hareketle emniyet kemerimi takıp önüne döndükten sonra arabasını çalıştırdı. Kenarları çizik olan arabasını! Benim çizdiğim arabasını!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arabanın önemli olmadığını sanıyordum. Şimdi bedelini mi ödeteceksin?” Dün geceden bahsetmiştim arabasını argo bir tavırla boş verdiğini gayet net bit şekilde beyan etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet İris ama bende her şeyin bir bedeli vardır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Boş versene,” elimi geçiştirircesine havada savurdum. “İçinde ama olan cümleden hayır beklemem ben.” Omuz silkti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Keyfin bilir.” Uzun bir süre susmayı başarsam da nereye gittiğimizi bile bilmediğim yere henüz gelmememiz sinir bozucuydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha ne kadar var gelmemize?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“On dakika.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Emin misin, on dakikaya orada olacak mıyız?” Hızını arttırarak bana ciddi bir bakış attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eminim?” Sırıtmaya devam ederek kolundaki saate baktım ilk başta gerilse de sonradan bedenini rahat bırakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam o zaman, dakikayı tuttum.” Bana ciddi bir bakış daha attıktan sonra önünü döndü. Sırıtarak onu izliyordum. Mesih’i tanıyorsam kesin olduğuna emin olmadığı bir şeyi ağzından çıkartmazdı fakat bu sefer trafik olacağını ya da farklı olgularla karşılaşabileceğimizi hesaba katmamıştı. Birden araba durunca etrafıma bakındım, şehrin göbeğindeydik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geldik mi?” Şaşkınlıkla konuşmuştum, başıyla onaylayınca kolundaki saate uzandım. Tam on dakika da gelmiştik! Kaşlarını manidar bir tavırla kaldırdığında suratımı astım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tebrikler, yine dakiksin.” Arabadan indiğimizde bir garın önünde olduğumuzu fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doğru söyle on dakika dolunca rast gele bir yerde mi durdun?” Bana yandan attığı bakışı görünce sessizce kıkırdamıştım. Sözlerimin imkansızlığını bakışlarıyla anlatıyordu sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Garın içine girdiğimizde çalışanlar Mesih’e selam vermişti. Mesih’e? Nida’yla olan konuşmamız kulaklarımda uğuldamaya başladığı an her şey zihnimde yerli yerine oturmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih’in garının olduğunu söylemişti… Mesih’in garının içindeydik… Beni buraya getirme gereğini deli gibi merak etsem de bir anlığına da olsa susma hakkımı kullanmayı tercih etmiştim. En üst kata çıktığımda salonun orta tarafına kadar ilerleyerek sabit kaldık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önüme sırasıyla dizilmiş olan arabalara ufak bir göz gezdirdikten sonra etrafı izlemeye devam ettim. Geniş ve fazla titiz bir gardı. Beni neden buraya getirdiğini bilmesem de sormadım. Susmaya devam ederek önümdeki arabaları inceledim. Mesih kollarını göğsünün altında bağladıktan sonra yanımda durarak tıpkı benim gibi arabalarını izledi. Ardından soluğunu dışarıya bıraktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni neden buraya getirdiğimi sormayacak mısın?" Omuz silkerek kafamı ona doğru çevirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bilmem, gösteriş olsun diye falan mı?" Kollarımı onun gibi göğsümün altında bağladığımda o da kafasını benden tarafa çevirip gözlerini kıstı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Arabamı çizdiğin için buradasın." İç çekerek saçlarımı savurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ee? Ne olacak şimdi?" Omuz silkti ve güldü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Arabalarımı yıkayacaksın." Kaşlarım alnımı kırıştıracak kadar fazla kıvrıldığında tüm laflarım birbiri ardına sıralı kalmıştı, her ne kadar dudaklarım aralansa da konuşamamıştım. Bir süre ifadesini denetledikten sonra şakıdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ciddisin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarını büktü. “Hem de hiç olmadığım kadar.” Hayretle önüme döndüğümde bu katta sadece dokuz arabanın bulunduğunu gördüm. Siyah arabanın yanında bulunan kova ve diğer yıkama malzemelerini fark edince Mesih’in ne kadar çok ciddi olduğunu daha iyi anlamıştım. Bana resmen arabalarını yıkatacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben araba yıkamayı bilmem.” Tekrar dudağını büktü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doğru. Zaten r8 olanını çalışanın talimatlarıyla yıkayacaksın. Diğerleri talimatsız.” Hah! Bir de yardım değil de talimat diyordu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı onaylamaz anlamda salladım. “Sen gerçekten de inanılmazsın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanağında hafif bir dalgalanma oldu. “Ne sandın? Benim malım kıymetlidir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirerek soluğumu yorgunca bırakıp yineledim. “Mesih ben bunları yıkayamam.” Bana kirpiklerinin arasından yorgun bir bakış attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sende amma çıtkırıldım çıktın.” Genç iki adam Mesih’in bulunduğu yere deri, siyah tek kişilik bir koltuk getirdiğinde çıldıracak gibi olmuştum. Arabaları bana kilitlediği yetmiyormuş gibi bir de utanmadan izleyecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok artık.” Bana cevap vermeden “özel!” koltuğuna yerleştiğinde yanıma kırklı yaşlarda olan bir amca gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kıyafetlerinizi korumak için giyinin.” Elinde tuttuğu koyu mavi tuluma, ardından Mesih’e baktım. Getirilen kahvesini yudumlamakla meşguldü! Cidden film gibiydi her şey. Cezamın bir an önce bitmesi için bol tulumu ve şapkayı alıp arabaların yanına ilerledim. Altımda tayt olduğu için rahatlıkla üzerime geçirebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mavi tulumu üzerime geçirdikten sonra şapkayı da kafama takıp ismini bilmediğim kır saçlı adamın talimatlarıyla arabayı yıkamaya başladım. En ince ayrıntısına kadar giriyor, canıma okuyordu. Uzun sopalı fırçayı bastırabildiğim kadar bastırıp ön camı silmeye devam ettim. Ardından çekicekle sularını aldığımda birincisi bitti diye seviniyorken adam kapılarını açmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kolayı bitti, zoru kaldı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kolayı mı bitti?” Sesim kendiliğinden sertçe çıkmıştı. Kolay dediği şey benim kırk beş dakikamı almış, kaslarımı sızlatmıştı. Tekerlek girintilerine kadar temizletmişti. Ellerimi belime koyarak ona baktığımda birkaç kuru yemişi ağzına attığını gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Resmen dakikalardır bıkmadan, film izler gibi beni izliyordu! Ruh hastası. Koltuklara kadar süpürdükten sonra iç detay temizliği de bittiğinde uzun bir oluk almıştım. Araba temizliğinin bu kadar çok zor olduğunu düşünmüyordum bana resmen eziyet çektiriyorlardı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk arabanın bitiminden sonra kır saçlı adam bana “kolay gelsin,” diyerek salondan çıktığında yere oturarak soluklanmaya devam ettim. Mesih içinde ne olduğunu göremediğim bir başka içeceği de gözlerini üzerimden ayırmadan içinde dayanamadan tıslamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne izleyip duruyorsun, ayı mı oynuyor?” Serçe parmağı hariç geri kalan parmaklarıyla önündeki çekili kâseden kuru yemişleri kavrayarak dudaklarına götürdü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnan ayı oynasa bu kadar ilgimi çekmedi.” Sabır çekerek ayağa kalktım. Sekiz araba daha vardı! Dünden yaralanan elimi suya fazla sokmamaya dikkat ederek diğer arabanında dışını yıkamaya başladığımda uzun sopalı fırçayı bastırmaktan kollarımda derman kalmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önce tüm arabaların dış kısımlarını bitirmeye kara vermiştim içi çok sıkıcıydı! Diğer arabaya geçtiğimde kollarım artık zorlanıyordu. Adamın dediği gibi parlaması için sürekli batırmam ve suyu değiştirmek gerekiyordu. Sopayı yere atarak açık olan cam kısmına ellerimi yerleştirerek soluklanmaya başladığımda sırtım Mesih’e dönüktü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’ın sabah ısrar ettiği kahvaltıyı daha uzun yapmamanın pişmanlığıyla karnımdaki açlığı bastırmaya çalıştım. Cidden her için zorluğu vardı, tüm emekçilerin işi işti. Alnımı arabaya yaslayarak gözlerimi yumduğumda gücümü toparlamaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O anda… Belime bir çift kolun sarılmasını kesinlikle beklemiyordum. Beni kendisine çekerek göğsüne bastırmasını da beklemiyordum. Yaralı elimi avucuna alarak dudaklarına götürmesini hiç beklemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.