2. Bölüm

İspiyonsuz I İki Ruh Serisi 2 / "BİR BAŞINA"

💬 0
İyi Okumalar!
Göğüs kafesim hiddetle inip kalkıyorken dolu dolu olan gözlerle kilitli kapıya bakıyordum. İçeriden gelen yangının sesi giderek artmaya başladığında dumanlar bakışlarımın yansımasından görülüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benim için yanan fabrika değildi. Hayal kırıklıklarımdı, yüreğimdi. Bedenimin de yanmasının ne önemi vardı ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarındaki parıltıya kadar sünger gibi sıkılmış, suyu sıkılmış kız…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hâlâ kanamaya devam ediyorum. Zihnimin içerisindeyken uzun, biçimli parmaklarımı karnımdaki yarığa bastırdığımı görüyorum. Bedenim kül olmak üzere olan fabrikanın içerisinde kalsa da ruhum uçurumun dibindeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır Pırıl! Sakın gelme!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hipnoz olmuş gibi karşıma, uçurumun bitişiğinde kalan okyanusun ilerisini izliyorken bastırdığım parmaklarımı karnımdan ayırmadan yavaş adımlarla uçurumun kenarına doğru ilerliyorken annemin beyaz elbiseli gölgesi bir sis gibi karşımda beliriyor, beni bu bile şaşırtmıyor, ölü bakışlarla annemin korku dolu ifadesine bakmaya devam ediyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne için devam ettiğini hatırla!” Kaşlarım varla yok arası çatılıyor, ne demek istediğini anlamıyorum; anlayacak olmayı da umursamıyorum. Tek derdim uçurumun kıyısına iyice yaklaşmak ve soluk, yaralı bedenimi oradan atmak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu Dünyada en çok kimi önemsediğini hatırla!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarımdaki solukluk geçmiyor, o sırada karnımda ucu uçurumun aşağısına sarkan bir halat beni aşağı doğru bir anda çektiğinde refleksle ayağımın tekini geri atarak sırtımı arkaya doğru büktüğümde o an hipnozun etkisi geçmişti sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi kırpıştırarak sertçe halatı tuttuğumda atar damarım seğirmişti. Ben… Gerçekten de her anlamda pes etmek üzereydim. Peki, bunu gerçekten de istiyor muydum?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet. Kanımın son damlasına kadar, kuruyan dudaklarıma kadar istiyordum. Her anlamda pes etmek istiyordum. Artık bu dünyadan defolup gitmek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu ilk defa istemiyorsun. Annen öldüğünden beri istiyorsun ancak şimdi bırakmanın sebebi nedir?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uçurumun kenarında dururken yavaşça arkamda, kurak kayalıkların orasına doğru baktığımda Uraz’ın ve Nisa’nın görüntüsünü isli şekilde gördüm. Işığı solan gözlerim hayal kırıklığıyla solduğunda aldığım soluk bile kursağımda kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Allah bazen bazı insanları olduğu gibi değil de olmasını istediğimiz gibi görmemize izin verir zayıf anımızda parçalanmamamız için.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama ben kendimi bunu aşacak güçte hissetmiyorum Allah’ım.” Dedim dibine kadar kuru ve kırık bir sesle. “Eklemlerime kadar kırıldım ben Allah’ım.” Uraz’ın düşüncesi bile yere düşen parçalarımı sızlatıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu zamana kadar da zaten onun rızası için dayanmamış mıydım? Bu da bir nevi intihar olmuyor muydu? Çırpınacak gücüm varken akışa bırakmak… O bundan hoşnut olacak mıydı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lütfen Pırıl! Yalvarırım!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annemin sesi kulaklarımda yankılandığında ruhsuz bakışlarla ileriye bakarken canım yansa da ayakta kalmaya devam ediyorum. Sertçe yutkundum ve her ne kadar bitap düşmüş olsam da kararlılıkla bakarak belimdeki halatı sıkıca kavradım. Halat beni sertçe çekince istemsizce biraz daha öne gidince boğazımdan bir nida koptu. Etrafıma baktığımda yanımda bir kayalık vardı, arkasına geçerek ayağımı kayalığa dayadığımda sırtım geriye doğru yay gibi gerilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gücümün en az üç katı şiddetinde tekrardan çekilmemle önce dirseklerim, ardından da çenem sertçe kayaya çarptı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah…” Acıyla ağlamaya başladığımda ağzımın içinden oluk oluk kanlar dökülüyor, kayaya akıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu bizim için yap!” Küçük Pırıl’ın sesi yüreğimden ötünce kalbim sıkıştı. “Böyle anlaşmamıştık. Beni bu kadar kolay harcayacak mıydın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu incitmek düşüncesi bile içimi parçalatıyordu. “Hayır, hayır…” Dedim kırık çenemle içinden kanlar dökülmeye devam ederken ürkerek devam ettim “seni incitmek istemem.” Zaten onu mahvetmişlerdi, onu yakmışlardı, yıkmışlardı. “Özür dilerim…” Dedim ve burnumdan aldığım titrek soluğumla beraber yavaşça ağlamaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah!” Zayıf yakarışım öncekilere göre daha yüksek çıkmıştı. Sayamadığım tekrarla yeniden çekilince baş üzeri aşağı doğru kalmıştım. Alnımda biriken terler aşağı doğru kayarken kan beynime doğru istila ettiğinde aşağıda kalan okyanusun uçurumun dibine çarpan haşin dalgalarıyla bakıştığımda topuklarım arkamda kalan kayalığın çıkıntılarını buldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nefes almaya bile korktuğum o anda soluk soluğa kaldığımda en ufak dahi olsa hareket edemiyor, aşağı düşeceğim endişesiyle öylece kalıyordum. Sertçe yutkunarak dişlerimi birbirine bastırdığımda bu nokta da Uraz yerine küçük Pırıl’ın görüntüsü zihnime istila ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sinsi bir hamleyle nasır tutan avuçlarım arasında kalan hasır halatı mümkünmüş gibi daha da sıkı kavrayıp kuvvetle kendime doğru çekerken dirseklerim kayanın üzerinde yüksek derecede aşınmıştı ve etimi yolmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne kadar zor olursa olsun, avuçlarımın içerisinde tuttuğum hasır halat beni kuvvetle çekmeye çalışsa da tenimde oluşan pürüzlere aldanmadan yukarıda kalmaya devam ediyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah!” Bu seferki en acı ve yüksek feryadımdı. Etimden kopartıp kırık kemiklerime bastırıyorum. İşte ben böyle devam ediyorum. Kuru dudaklarımı sertçe yutkunarak ıslattıktan sonra sırtımı kırılacakmış gibi gerdim ve gözlerimi sıkıca yumarak bağırıp dirseklerimin arkasının kayalığın sert kenarları yüzünden kopmasına izin vererek kendimi arkaya attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uzun yakarış.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulaklarımda uzun, can yakıcı yakarışım duyulduğunda gözlerimi açtım ve yangının bulaştığı odama baygın bakışlarla baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zihnimde yoğun bir yıkıntı vardı. Dakikalar öncesinde orası savaş yeriydi ve ruhum yoğun bir mücadelenin sonucunca bedenime dönerek gözlerimi aralamamı sağlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aldığım yanık koku nedeniyle acıyla öksürdüm ve her ne kadar halim olmasa da yavaşça doğrulmaya çalıştığımda ölü bakışlarım içeriye doğru düşen kapıya bakakaldı. Ondan ve yangından çıkan ses bile umurumda değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öksürmeye devam ederek kalçamın üzerinde kaldığımda avucumla suratımı kapatıp ayılmaya çalıştım, yapamıyordum. Sanki saatlerce beynime sopayla vurulmuştu ve ben şuurumu kaybetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek gelmedi…” Dedim hayal meyal ve ardından hissiz bakışlarımla ateşlere bakarak mırıldandım “yaslanacak bir dağ aramak… Aptallık.” Dedim ve sertleşen bakışlarımla nefretle tamamladım “ben yaslanacak bir dağ aramayacağım, ben direkt o dağ olacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yumruğumu tüm gücümle yere vurup yavaş bir hamleyle kalktığımda hem öksürüyor hem de savsak adımlarla yürümeye gayret ediyordum. Baygın bakışlarla kapının oluğuna baktığımda birkaç alevden parça oluğa düşerken geri çekildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kıyafetimin kol kısmını ağzıma kapatıp öksürüklerimi içeri atarak dikkatlice odadan çıktığımda her yer yanıyordu. O şuursuz halimle bile dışarıdan gelen çığlık seslerini duyabiliyordum. Yardımın geldiğini biraz biraz algılayabiliyordum ancak yeterli değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alevlerin olduğu koridordan güç bela çıktığımda nasıl çıkabildiğime o halimle bile hayret etmiştim. Sanki bir güç alevleri etkisiz bırakıyordu ve ben kazara değsem bile değmemiş gibi hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çökük omuzlarımla beraber daha önce varlığını bilmediğim çıkıştan fabrikadan ayrıldığımda temiz hava ciğerlerimi çarpmıştı ve istemsizce yere düşmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İçeride biri kaldı mı? İçeride biri kaldı mı?” Tanımadığım yakarış sesleri az da olsa kendime gelmemi sağladığında ne kadar süredir orada yattığımı bilmiyordum. Yavaşça dizlerimin üzerinde doğrulup emeklercesine duvarın kenarına geçtiğimde fabrikadan insanlar çıkartılıyordu. Işığı kesilen gözlerimle orayı izlemeye devam ettiğimde az önce devasa bir yangından çıkmış birine göre oldukça sakin duruyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz! Uraz!” Başından beri aradığım o ismi duyunca kalbimi bir el avuçladı ve nefesim kesilene kadar sıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz… Demek o da buradaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kimin seslendiğini umursamadan etrafa bakındığımda Uraz’ın kucağındaki Nisa’yla beraber fabrikadan çıktığını gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kucağındaki Nisa’yla beraber.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedim. Sadece gülümsedim ve hiçbir şey düşünmedim. Dudak kenarlarım yukarı doğru bükülü kalsa da gözlerimdeki sis ve hüzün daha ne kadar artabilir diye düşünüyorken çok daha üst boyutlara çıkıyordu ve ben yalnızca şahit olduklarımın altında kalan ruhumun yerde iki büklüm kıvrıldığını görüyor, daha ne kadar mahvolabilir diye düşünürken de her seferinde iyice dibe batışına şahit oluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeride bende vardım Uraz.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bende vardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Neden o? Neden ben değil de kollarındaki Nisa?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İstemsizce gözyaşlarım dökülmeye başladığında kalbim öyle uf ufak olmuştu ki parçalarını yerden toparlayabilmem mümkün değildi. Canım yanıyordu. Canım çok sert yanıyordu, nefes alamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lanet olsun.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dirseğimin içiyle suratımı sertçe sildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bari neden başkası değil de o? Neden o orospu? Neden o orospu olmak zorunda?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçük bir çocuğun isyan dolu yakarışıyla beraber yavaşça arkamı döndüğümde bir daha geri dönmeyeceğimi biliyordum. Bir daha Bay Çelik’in önünden dahi geçmeyeceğimi biliyordum. İki büklüm geldiğim bu fabrikadan daha da bedbaht olmuş vaziyette gidiyordum işte. Öylesine yine yalnız, bir başıma…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O zamanlar hayatın benim için zor olduğunu sanırdım bu günleri hiç yaşamayacağımı hayal dahi edemeden, öylesine umutsuzca…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Acının dozajının bu kadar büyüyeceğini, değil yüreğime bedenime, ruhuma bu kadar ağır gelip de taşacağını, benliğimi parçalara ayırarak yerlere oluk oluk akacağını, her yere sıçrayacağını… Bilemezdim. Hayal dahi edemezdim, akıl edemezdim; bilsem gelir miydim hiç? Daha önce bilsem o sokağın köşesinden döner miydim hiç?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parçalanan kalbimin zorlarına basa basa oradan uzaklaştığımda ben artık canımın derdindeydim ve çok tehlikeliydim. O geceyi bir şekilde dışarıda geçirdim ve ertesi gün akşam olana kadar ortaya çıkmadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hava karardığında annemin mezarlığının hemen önündeydim. Donuk bakışlarla karanlık, tek tük ışığın yandığı mezarlığa baktım ve korkusuzca içeriye doğru adım attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Temiz toprak zemini karanlıktan dolayı net göremesem de ayakkabımın tabanından çıkan tok seslerle beraber çıkan sıcak ritimden anlayabiliyordum. Aynaya bakmasam da saçımın başımın dağılmış, suratımın yer yer lekelenmiş olduğunu biliyordum. Kir pas içerisindeydim, yaşamdan çok ölüme yakışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aşağı doğru düşen omuzlarımla beraber annemin mezarının olduğu sıraya girdiğimde yavaşça elimi kaldırdım ve ölüleri hem elimle hem de içimden selamladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annemin mezarının ayakucuna geldiğinde sanki hiç ağlamamışım gibi gözlerim doldu. Yaşlar öyle taze ve sıcaktı ki yıllardır kurak olan gözlerim sanki onlarla ilk defa karşılaşıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sustum, durdum. Utandım. Bir şey söyleyemedim. Belki de dakikalarca annemin mezarının karşısında dikildim. Dikildikçe küçüldüm, küçüldükçe titredim. Aciz oldum. Rezil oldum. Her şey oldum ama… Bir mutlu olamadım. Şu mezar taşının önüne bir mutlu gelemedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O farkındalığı aldığım an kendimi tutamadan dizlerimin üzerine düşüp titreye titreye ağlamaya başladığımda omuzlarım sürekli sallanıyordu. Yerdeki toprak tozlu elimi kaldırıp ağzımı kapatıp hıçkırıklarımı yuttuğumda artık gerçekten de ne takatim ne de mecalim kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mahvoldum ben anne…” Sessiz fısıltım dağ oldu ve ben onun altında ezildim. “Anne beni mahvettiler. Anne beni yaktılar,” hıçkırıklara kapılıp iç çeke çeke ıkınarak ağlamaya devam ederken güçlükle konuştum “anne benim ağzıma sıçtılar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O çetin ceviz olan Pırıl’ın dışındaki kabuğu kırıp, içindeki cevizi ufalayarak yere atmışlardı. İşte en çok da bundan utanıyordum. Annemin karşısında böyle olmaktan, onu üzmekten utanıyor, rezil bir evlat olduğumu düşünüyordum. Yıllarca yanına gelmiştim ancak hiçbir zaman ağlamamıştım, ne yaşarsam yaşayayım o sürü insan topluluğuna rağmen bile anneme gelip şikâyet etmemiştim ancak şimdi… Şimdi öyle miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Avuçlarımı suratıma bastırarak omuzlarımı titreterek ağlamaya devam ederken en ama en zayıf sesimle yakardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anne ben hepsinin hakkından geldim de… Bir çift siyah göze yenildim anne…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o gözler yine önümde belirdiğinde bir defa daha yandım, iki defa daha kesildim ve üç defa daha kül oldum. Sayısızca yıkıyordu benliğimi ve felaketimi getiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı onaylamaz anlamda salladığımda ellerim yere, dizlerimin yanına düşerek yumruk şeklini aldığında suratım aşağı bakıyordu. “Anne ben şimdi ne yapacağım? Nasıl kalkacağım? Hiçbir şey bilmiyorum ki… Hiç gücüm kalmadı ki…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte bu şekilde bitmiş… Tükenmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saatlerde orada öylece kalmıştım. Annemin kenarına kıvrılıp yatmış, toprak kokusunda anne kokusunu aramıştım. Huzur aramıştım. Çok istemiştim annem sağ olsun da saçlarımı okşasın, yüzümdeki yaşları silsin, beni teselli etsin, kırıklıklarımı nasıl gidereceğimi anlatsın.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama olmamıştı, bu mümkün de değildi. Benim annem yıllar önce, daha ben çok küçükken ölmüştü. Yaşamıyordu. Belki de artık bunu kabul etmem gerekiyordu. Belki de artık benim o günden çıkmam gerekiyordu ancak yapamıyordum. O günle olan bağlantımı kesemiyor, doğduğum evdeki perdeleri bile en ince detayına kadar hatırlıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben aslında küçücük kalmıştım. Ben aslında hiç büyümemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bununla yüzleşiyordum ve bu durum gerçekten de çok korkunçtu. Yattığım yerden yalnızca yetişkinlerin ayaklarını görebiliyordum. Ağlamamı bile durduramıyordum. Korkuyordum, ürküyordum. Birinden bile doğru düzgün hoşlanamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu anımsamak bile içimi cız etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendime engel olamadan yavaşça topraktan kalktım ve savsak adımlarla annemin yanından ayrılıp karanlık sokakta yürümeye başladım. Hissiz bakışlarla sokak lambalarının aydınlattığı loş, karanlık yollarda yürüyorken kafam öyle çok doluydu ki önümü bile zor görüyordum. Kaç dakika geçti, kaç saat geçti bilmiyordum ancak şuurum yalnızca onun kapısının önüne gelince yerine geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz… Senden yandım ama yine de utanmadan sana geldim Uraz…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuzlarımı iyice yapıştırarak güvenliğe gözlerimi diktiğimde kedinin ciğere baktığı gibi bakıyordum oraya. Neden geldiğimi bilmiyordum. Ne yapmak istediğimi bilmiyordum ancak yalnızca onu görmek istiyordum. Sadece görmek…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çekerek bacaklarımı hareket ettirip küskün tavırlarla oraya doğru ilerlediğimde garaj kapısının açık olduğunu gördüm. Sertçe yutkunarak adımlarımı hızlandırdığımda ilerideki bahçe ışıkları yanıyordu. Bu yüzden dikkatli davranarak çalılardan ayrılmıyor, kendimi kamufle ederek yürümeye devam ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kenarda bir kulübe vardı. Yavaşça koşturarak onun arkasına geçtiğimde soluk soluğa kalmıştım. Tam kalp atışlarımı dizginleyecekken elim ayağım buz kesti çünkü… Onu gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ı gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlerideki uzun bedenini gördüğüm an nefesim kesildi ve acıklı suratımda ürkek bir ifade oldu. Refleksle duvarın iyice arkasına saklandım. Sanki öbür türlü de beni görebilirmiş gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O kadar çok ağlamıştım ki burnumu çekmekten beynim zonkluyordu. Kırmızı dudaklarım daha da irileşmiş, gözlerim ise olduğundan da kısılmıştı. Kirpiklerimdeki nemlilik bir an olsun durmuyordu. Oldukça yıpratıcı ve yoğun bir süre sonra o bedeni görünce acım iyice katlanmıştı ve yaşlar sicim gibi yanaklarımdan süzülüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni zaten havanın karanlığından dolayı buradan görmesi imkansızdı ancak yine de saklanıyordum. Yavaşça kafamı çıkartıp evin önüne çıkan bedenini izlemeye devam ettiğimde bakış açıma sırtı daha çok giriyordu, suratını pek seçemesem de ondan nefret etmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ölmesini istiyorum.” Dedim fısıldayarak. Ardından daha fazla göz ardı edemedim ve bin bir duygunun karışımı olan göğsüme yumruğumla vurdum. “Aptal kalbim öyle atma…” İrislerimin önünü kaplayan dolgun yaşlardan bakış açım kısıtlanınca korkarak onları temizledim ve hasretini duyduğum bedene doyasıya bakmaya devam ettim. Her milimine bakıyor, takımının kumaşına kadar inceliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi serçe birbirine bastırdığımda dudaklarım aralanmaya çalışsa da onları güçlükle sıktım. Şiddetlenen ağlamamı dizginleyemediğim için burun kanatlarım sürekli titriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimin tersiyle suratımı sildiğimde yüreğim yangın yeriydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona bakarken “her şeyi mahvettin.” Dedim. Fısıltım buhar olup havaya kaçtığında öylesine çocuksu bir iştahla ağlıyordum ki küçükken bile böyle olduğumu hatırlamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orada, o karanlıkta. Tünediğim o arada iliklerime kadar hissettiğim acıyı neden duymuyorsun? Neden orada öylece dikilmeye devam ediyorsun? Buraya kadar gelmem yeterli değil miydi? Neden beni bulup her şeyi anlatmıyorsun? Neden?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazıma kadar yükselen hıçkırığımı yavaşça dindirdiğimde oradaki sert sızı yutkunurken canımı acıttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulaklarıma kadar kızardığımı hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ve yine o kadın. O da içeriden çıktığında zihnim büyük bir okyanusun içerisine düştü sanki ve duyabildiğim tek şey o ardı arkası kesilmeyen dalga sesleriydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama neden?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsüm hiddetle inip kalkmaya başladığında ne kadar süredir nefes almayı durdurduğumu bilmiyordum. Öksürerek birkaç soluk aldığımda ellerim titriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nisa yine Uraz’ın yanındaydı. Ona gülerek bir şeyler söylediğinde içim tam anlamıyla paramparça olmuştu. Ben yoktum… Ortalıkta yoktum ve o gülüşerek… Ah…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Acıklı bir inilti dudaklarımdan döküldüğünde kalbim tamamen elimdeydi ve parçaları parmaklarımın arasından dökülüyordu işte.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım cam gibi parladığında çok net bir şekilde içindeki deprem gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı acı içerisinde ısırdığımda gülüşmeye devam ederek bir şeyler daha söyledi ve gelen taksiye binerek gitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz orada elleri cebinde bir şekilde kaldığında bir zamanlarda gördüğüm an içimi sıcacık eden beden nasıl… Nasıl da yabancı ve soğuk duruyordu. Öyle soğuktu ki… Düşüncesi bile kalbimi kırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu dangalak için gönlümü yorduğuma inanamıyorum…” Acı dolu fısıltım ruhumu bir testere gibi kestiğinde ona zarar vermek istiyordum. Sadece zarar vermek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeriye girdiğinde kapının önünde duran arabasına içinden ateş çıkan gözlerimle baktım ve soluk soluğa yere döndüm, gözüme direkt bir taş çarpmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eğilip onu aldığımda gözyaşlarım hızla akmaya devam ediyorken burnumu çektim ve taşı sıkıca kavradım, parmaklarımın kavuşması için bir santim boşluk kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından onu bıraktım ve kalp kırıklığımı gizlemeye çalıştığım öfke dolu hırsla yerde daha büyüğünü aramaya başladım. Birkaç adım geri gittiğimde bulmuştum da. Onu düşünmeden aldığımda öylesine büyük ve ağırdı ki zor kaldırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafı ağlamaktan kızarmış olan çekik gözlerimi kısıp hiç acımadan tüm gücümle koca taşı fırlattığımda arka camına gelmişti ve gelmesiyle beraber alarmı ötmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İri taşın arabaya çarparken çıkarttığı devasa ses gönlümü tam anlamıyla yatıştıramasa da az da olsa su serpmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeride bir hareketlilik oluştuğunda soluk soluğa olsam da arkamı döndüm ve deli gibi karanlığa doğru koşmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son zamanlarda yaşadığım o yoğun karmaşaları bedenim kaldıramıyordu artık. Bağışıklığım giderek zayıflamıştı ve sürekli hastalanıp duruyordum. O kırgınlığa rağmen bacaklarım durmadan hiddetle hareket ediyor, soluk soluğa kaçıyordum işte.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama onlardan değil.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onlardan kaçmıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendi duygularıma yakalanmaktan korkuyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Midemi patlatan solukları öksürerek bıraktığımda kısa uçurumun önüne gelmiştim ve hızımı güçlükle durdurabilmiştim. Ellerimi dirseklerime koyarak kendimi ayakta tutmaya çalıştığımda sürekli öksürüyor, aynı zamanda da solumaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafam öne eğik olduğu için uzun ve taranmadığı için karmaşık duran saçlarım ayakkabılarımın üzerine kadar geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önümden gelen rüzgâr ayaklarımdan başlayarak tüm bedenimi yalayıp gittiğinde titreyerek doğruldum ve kalçamın üzerine bıraktım kendimi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağırlaşan bedenimle beraber tam anlamıyla harabeye dönen suratımı çevirip karanlığın içerisindeki izbe ormana baktığımda hissedemediğim korku buram buram canımı yaktı ve tekrardan ağlamaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güçlü olmak istemiyorum…” Başka bir kız olsa nasıl da korkardı bu ormandan, aklı çıkardı bu saatte tek başına böylesine ıssız bir yerde kalmaktan ancak ben… Beni korkutan tek şey yalnızca ona karşı olan duygularımdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güçlü olmaktan nefret ediyorum…” Sırtımı yere bırakıp acı içerisinde ağlamaya devam ettiğimde buğulanan görüş açıma gökyüzüne yapıştırılan o parlak dolunay girdi ve kalbim tam anlamıyla nakavt oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu nasıl bir şeydi böyle… Tam tükendim, kalbim daha yanamayacağı şekilde kül oldu, canım bitti artık kalmadım diyorum tekrardan baştan yıkılıyor, parçalanıyor ve yere akıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında kalbim parçalandıktan sonra tutunmaya çalıştığım o aptal ümit tanesiyle beraber tekrardan yaralandığı yerden kabuk bağlıyor sonra daha beter bir şekilde parçalanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aptal bir şekilde ümit besliyordum hâlâ değil mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanıma doğru dönerek cenin pozisyonu aldığımda hem titriyor hem de hıçkırarak boğazımdan kopmaya çalışan yakarışları ufak nidalar şeklinde serbest bırakarak parmaklarımı saçlarımın arasına sokuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen benim en büyük hayal kırıklığımsın…” Titreyen omuzlarım eşliğinde gökyüzünün siyah örtüsünün kafama kadar çekildiğini hissettiğimde tamamen yapayalnızdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.