19. Bölüm
Kuralsız Aykırı Serisi 1 / SELENAY'IN İLK GÜNÜ
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
-SELENAY AKTAŞ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Senin bir ailen yok, unuttun mu?" Dedi yengem bir kez daha... İçim kan ağlayarak dolan gözlerimi ona diktiğimde, burnumdan aldığım nefes genzimi yakmıştı. Gözyaşlarım birer ateş parçasına dönüştüğünde göğüs kafesim yüreğimi sızlatmıştı. Evet, benim bir ailem yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yenge..." Dedim uyarır bir sesle. Sussun istiyordum sözleri kulaklarımı çınlatmasın, canımı yakmasın. Amcam bana karşı ne kadar iyi ve şefkatliyse yengemde bir o kadar kötü ve acımasızdı. Dişlerimi birbirine bastırmaktan damaklarım ağrımıştı. Her lanet günü bunlara katlanarak geçirmek zorundaydım. Değil mi? Narin parmaklarını sarı, bukleli saçlarının arasından geçirerek oturduğu yerde sırtını dikleştirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet?" Sanki o yapmamış gibi, sanki kalbimi parçalamamış gibi rahat ve habersizdi. Başımı sağ tarafa yatırarak merhamet isteyen gözlerle ona baktım. "İleriye gitmiyor musun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başını onaylamaz anlamda sallayarak acıyan gözlerini üzerime dikti. "Sadece artık bir yetimin karnını doyurmak istemediğimi belirtiyorum." Dediği an kulaklarım uğuldamaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tırnaklarım sızladığında etime çok fazla geçirdiğimi fark etsem de umursamadım. Gözyaşlarım gözlerimi daha iri gösterecek şekilde dışarıya taşmış, akmak için sabırsızlanıyordu. Kalbime oturan gülle genç yaşımın kaldıramayacağı kadar ağırdı. İnce kaşlarını kavisle havaya doğru kaldırıp, küçük bir çocuğun masumluğunda sordu. "Sence de bu normal değil mi?" Başım eğilmek için bükülse de acı bir şekilde gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Haklısın yenge." Suratında gerçek bir gülümseme oluştu. Bu onu daha güzel göstermişti. Suratı ne kadar güzel olsa da içi bir o kadar çirkindi. Ayaklarım isyan bayraklarını çekerek bedenimi taşımayı reddetse de direnen adımlar atarak odama doğru ilerlemeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapımı açıp, içeriye girdiğim an dizlerimin üzerine yığılıp kapanan kapıya koydum sırtımı. Omuzlarım sarsılarak ağlarken nefessiz kalmıştım. Sesimi duyup sevinmemesi için elimle ağzımı kapatarak yuttum tüm hıçkırıklarımı. Tıpkı bana ettiği laflar gibi… Bir süre sarsılarak ağladıktan sonra güçlükle yerden kalktım. Paytak adımlarla yatağıma doğru ilerleyip yastığımın yanına oturduktan sonra elimi altına atarak fotoğrafı çıkartıp bakmaya başladım. Annem... Ses çıkmaması için birbirine kenetlediğim dişlerimin arasından boğuk sesler çıkmaya başladığında gözyaşlarım sicim gibi akıyordu yanaklarımdan. Bende ona benziyordum. Siyah saçlarından kahverengi gözlerine, yüz çehresine kadar her şeyi annemden almıştım. Bu yüzden kendimi seviyordum, ben... Anneme benziyordum. Her zaman yaptığım gibi öptüm fotoğrafını. Çerçeveletip komodinimin üzerine koyduğumda yengem odanın dekorasyonunu bozduğunu söyleyerek atmaya çalışmıştı, elinden zorlukla alarak saklayabilmiştim. Ailemden geriye kalan tek fotoğraftı. Babamı göremesem de annemi fotoğraftan tanıyabiliyordum. Elim istemsizce boynumdaki kolyeye gitti. Kendimi bildim bileli oradaydı, melek kanatları… Aklım erer yaşa geldiğinde amcama sorduğum gün gelmişti aklıma…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Amca, bu kolye neden boynumda?" Karizmatik suratı daha hoş bir hâl aldığında gülümsemişti. Yaşımın küçüklüğünden faydalanarak belime yerleştirdiği kollarıyla beni kucağına oturtup saçımı kulağımın arkasına yerleştirdi. "Çünkü güzel kızım o annenin." Gözlerim irileştiğinde çocuksu bir heyecana kapılmıştım. "Annemin mi? Benim bir annem var değil mi amaca?" Amcamın suratında kasvetli bir ifade oluştuğunda, burukça gülümseyerek kafamı okşadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Var tabii. Bunu da sana bıraktı. Yanında olmasa da bir melek gibi her zaman seni koruyacak. Her zaman kolyen kadar yakın olacak." Gülümseyerek amcamın boynuna sarıldım. "Teşekkür ederim amca! Okuldaki arkadaşlarıma da söyleyeceğim bir annem olduğunu, göstereceğim kolyemi! Artık kimse benimle dalga geçemeyecek."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Özür dilerim kızım, aileni koruyamadığım için... Beni affet."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Amcam sıkıntılı bir soluk aldığında kafamı göğsüne yaslamıştı. Çocuk aklımla anlayamayacağım sözlerini o an umursamasam bile bir iki sene sonrasında kafama fazlasıyla takılmıştı. Kendi kendime düşündükçe aklıma her seferinde daha net yatıyordu ailemi amcam yüzünden kaybettiğim ve onun bana bir menfaat borcunun olduğu için bu kadar iyi davrandığı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elis'in alamadığı tüm sevgisini bana vermişti. Elis'in görmediği gülümsemesi, baba şefkati ve daha fazlası. Elis de bunun farkındaydı fakat bir gün olsun sesini çıkartmamıştı. Bir ailesi olsa da sevgiyi tatmamıştı. Ne anneden ne de babadan... Elimdeki fotoğrafa biraz daha bakıp, çatallaşan sesime aldırmadan mırıldandım. "Anneciğim... B-ben üzgün değilim." Tekrar dolan gözlerimi odada gezdirerek bir iç çekip tekrar fotoğrafa baktım. "Doğruyu söylüyorum. An-ne. Bana burada çok iyi bakıyorlar. Sen rahat ol tamam mı? Düşünme beni güzel annem." Gözyaşlarım daha fazla akmaya başladığında, uzun süredir aklımda olan düşünce için annemden izin almaya karar verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ama sen benim daha mutlu olmamı istersin değil mi? Bir fikrim var anne..." "Ben... Artık burada yaşamak istemiyorum. Endişelenme lütfen. Biliyorum amcamın yanında güvendeyim ama istemiyorum anne, istemiyorum!" Diyerek fotoğrafı tekrar yastığımın altına koyarak dirseklerimi dizlerime yerleştirip alnımı avuçlarımın arasına alıp derin nefesler solumaya başladım. Artık burada kalamazdım. Günler geçtikçe daralan atmosferim iyice küçülmüş, bana nefes dahi alınacak bir yer bırakmamıştı. Saat gözüme ilişince Elis'in dershaneden çıkmasına az kaldığını fark ettim. Anında silkelenerek parmaklarımla gözyaşlarımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elis muhakkak bir terslik olduğunu anlardı. Ardından kalkıp banyoya girdim. Kısa ve soğuk bir duşun ardından altıma bir tayt, üzerime de bir tişört geçirerek saçlarımı taramaya başladım. Odamın kapısı birden açılınca Elis'i görmemle gülümsemem bir oldu. "Hey!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hoş geldin inek."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratını yalandan buruşturarak kendisini sırt üstü yatağıma bıraktı. "Ölüyorum Selenay... Beynimi hissetmiyorum artık."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kıkırdayarak yanına oturduktan sonra işaret parmağımla alnını ittirdim. "Olmayan bir şeyi hissetmemen normal değil mi?" Gözlerini devirerek dirseklerinin üzerinde durup bana yalancı bir öfkeyle bakmaya başladı. "Bugün ki acımasızlığını neye borçluyuz?" Anında gözlerimin kasvetle dolmasına engel olamamıştım. Kaşlarını çatarak doğrulup yüzümü incelemeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Selenay?" Gülümseyerek alt dudağımı dişledim. Kardeşten bir şey saklanmaz, değil mi? Elis'e baktıkça içim parçalanmıştı. Bugün... Kesinlikle onunla geçirdiğim son günümdü. Gidecektim. "Sana diyorum." Diyerek elini yüzümün önünde sallayarak kendime gelmemi sağladı. Ciyaklayarak ona sarıldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Çok korkunç bir film izledim, bugün benimle uyumalısın!" Ani tepkim karşında dengesini koruyamadan sırtını yatakla buluşturunca bende karnında sarılı kalmıştım. Kafama vurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana kaç kere diyeceğim izleme diye? Sonra etkisinden çıkamıyorsun!" Kafamı daha fazla karnına bastırarak gözlerime taşıdığım duyguları görmemesi için çaba harcadım. Biliyordum, Elis görse muhakkak anlardı. O günüde Elis’le birlikte geçirdim. Korku filmini bahane ederek tüm gece yanına kalarak kardeşimi izledim. İzlerken ara ara defalarca ağladım. Omuzlarım sarsılırken onu uyandırmamaya dikkat etmiştim. Elini tutarak dudaklarıma götürüp ufak bir buse kondurdum. Onu bırakıyordum... Kolumu karnına sararak kafamı da yaslayıp fısıldamaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Özür dilerim kardeşim." Gözyaşlarım tişörtünü ıslatırken titrememek için kendimi zor tutuyordum. Kardeşimin kokusu, sesi, kendisi olmadan nasıl yaşayacaktım ki? Biz birbirimizin ailesiydik. Karnını öpüp defalarca kez mırıldandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Özür dilerim, özür dilerim, özür dilerim. Seni bırakmak zorundayım." Kafamı kaldırarak kardeşimin suratına bakmaya başladım. Gözleri kapalı, huzurla uyurken tıpkı melekleri andırıyordu. "Canım çok acıyor, artık burada kalamam. Üzgünüm..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gece saatlerini geride bırakıp, aydınlanmaya çalışan havanın rengini fark edince gitmem gerektiğini anladım. Elis'in saçlarına bir öpücük kondurduktan sonra yataktan kalkıp, onun bugün giydiği tişörtü ve hırkayı alıp odasından çıktım. İkisini alırsam hem havalar iyi olduğunda hem de kötü olduğunda, Elis'i de yanıma alabilirdim… Ufak bir valizi çıkartıp, iç çamaşırlarımdan başlayarak ihtiyacım olan tüm kıyafetleri koydum. Altıma açık renk bir pantolon, üzerine ise siyah bir gömlek giyip koyu renk montumu da üzerime geçirip şapkamı da aldım. Bir sırt çantası alarak kremlerimi ve en önemlisi... Sandığımda sakladığım Elis'in çizim dosyasını da içerisine koydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yengem çöpe attığında birkaç saat sonra evden çıkıp çöpün içerisini arayarak o dosyayı almıştım. Eve geldiğimde kötü koktuğum için dosyayı yatağımın altına koyup soğuk bir duş aldıktan sonra kötü kokan dosyadaki tüm çizimleri içinden çıkartıp hepsine parfüm sıktıktan sonra havalanması için balkona koymuştum. Çöpe atılmadan önce poşette olduğu için kokmasalar da tedbirimi almalıydım. Onlar Elis için çok değerlilerdi, Elis demek ben demekti. Eski dosyayı çöpe attıktan sonra aynısının yenisini aldım ve çizimleri aynı sırasıyla yerleştirip gülümsemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elis o gün defalarca kez ağlamıştı. Yine de ona söylememiştim. Söylersem yengem anlayabilir, bu sefer çizimlerden temelli kurtulabilirdi. Bu yüzden çizimleri yanımda saklamıştım. Bundan sonra da saklayacaktım. Biliyordum ki kardeşim bir gün yanıma gelecekti. O yüzden en değerlilerini korumaya devam etmeliydim. Sırt çantamı takıp, valizimi elime aldıktan sonra odamdan çıkıp sessiz adımlarla merdivenlerden inip gözlerimle salonu denetledim. Kaçırıldığımı düşünmemeleri için ufak bir kâğıda not yazmaya karar verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzgünüm amca, daha fazla size sığınamam. Lütfen beni arama.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
-Selenay.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından mutfağa ilerledim. Kendimi düşünmeliydim. İki tane ekmek arası yapıp birisini çantama atıp yanıma bir şişe su da alıp evden çıktım. Son bir kez eve baktıktan sonra ilerlemeye başladım. Bitmişti. Gidiyordum. Gerimde bıraktığım bir diğer kişi aklıma geldi. Eray... Cebimden telefonumu çıkartarak Eray'ı arayıp kulağıma götürdüm. Bir yandan da yürüyordum. Bu saatte sızmakta olduğunu her ne kadar biliyor olsam da Eray beni şaşırtarak sonlara doğru telefonu açmıştım. "Hm... Selenay..." Buram buram uyku akan sesi beni gülümsetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Eray, cordon'un oraya gelmelisin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Rüyanda beni mi gördün bebeğim?" Sesi uykulu olsa da eğlenceli çıkmıştı. Konuyu uzatmadan direk açmayı tercih ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bak... Ben gidiyorum." Bir süre sessiz kaldıktan sonra devam ettim. "Seni son bir kez görmek istiyorum." Eray'ın sessizliği her ne kadar sinirlerimi bozsa da çıkan sert sesiyle yerime çivilenmiştim. "Cordon'un orada bekle." Ardından telefonu kapatınca cordon'a doğru ilerlemeye devam ettim. Bir yandan da ekmek arasını yiyerek açlığımı gidermeye çalışıyordum. Geldiğimde Eray'ı görmemle gülümsedim, benden önce gelmişti. Sarı saçlarındaki düzensizlik, yataktan çıktığı gibi geldiğini belli ediyordu. Koyu gözleri bana öfkeyle bakarken, suratındaki bebeksilik biraz olsun gitmişti. Önüne geldiğimde kafamı kaldırarak ona baktığımda, o hala daha beni süzmekle meşguldü. "Günaydın..." Kaşlarını çatarak suratına baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu çantalarda ne?" Omuzlarımı kaldırıp tekrar indirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Söylemiştim, gidiyorum." Gözlerini kapatıp bir nefes aldıktan sonra açıp sakin olmaya çalışarak konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bana önce bu saçmalığın sebebini açıkla." İç çekerek Eray'a asıl sebebi anlattıktan sonra onaylamayan bakışlarını üzerime sabitledi. "Bebeğim, benimle kal."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Olmaz Eray, amcam seninle kalmama izin vermez." Alayla gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kaçmana izin veriyor yani." Gözlerimi devirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evimize yakın oturuyorsun Eray. Nasıl olurda amcamlara yakın bir yerde kalabilirim. O buna izin vermez. Bu yüzden bilmediği bir yere gitmeliyim." Gözleri parlayarak bana baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam o zaman. Bizim yazlığa gidelim. Orada bir süre kaldıktan sonra ne yapacağımıza karar veririz. Seni yalnız bırakmamı bekleme." Dedikleri kafama yatmıştı. Eray da benim bir can dostumdu. Onun yanında fazlasıyla güvende olacağımı bildiğim için kabul ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Olur fakat benim bugün gitmem lazım." Aksi takdirde amcam evden ayrıldığımı öğrenir öğrenmez beni arar bulurdu. Eray bir süre düşündü. Ardından gülümsedi. "Tamam, sen önden git. Ben iki gün sonra geleceğim. Yazlık şu an boş merak etme. Ben seni otogardan almaları ve eve götürmeleri için birini gönderirim. Sen oraya yerleşene kadar bende burada oluşacak olan olaylarla ilgilenirim." Uçağa binmeyi sevmediğimi bildiği için direk otogar demişti. Bu da Elis’le olan ortak noktalarımızdan bir diğeriydi. Başımla onayladım. "Biletini İzmir’e al ve paran var mı?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Merak etme hesabımda dokunmadığım param var." Başını onaylamaz anlamda sallayıp cüzdanını çıkarttı. Kimliğini çıkartıp cüzdanı bana uzatınca gözlerimi devirdim. Eray'ın durumu bizden daha iyi olsa da amcamda zengin sayılırdı. Bu yüzden paraya gerçekten de ihtiyacım yoktu. "Paramın olduğunu çok iyi biliyorsun."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Selenay." Dedi uyarırcasına. Katır inadını bildiğim için cüzdanı alıp kredi kartlarını çıkartarak Eray'ın eline verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Benim de kartlarım var, o kadar abartma." Diyerek cüzdanı çantama koyup tekrar Eray'a döndüm. İç çekerek beni kollarının arasına alınca iyice koynuna sokuldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kendine dikkat et. Ortalık dinince yanına geleceğim." Başımı onaylar anlamda sallayarak yanağına sesli bir öpücük kondurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Teşekkür ederim, her şey için." Saçlarımı öperek benden ayrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni otogara bırakayım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gün boyu Elis'i kontrol edip bana rapor versen daha fazla işe yararsın." Gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Peki. Böyle ayrılması daha kolay olacak. Kaybol gözümün önünden." Kıkırdayarak yanağından bir öpücük daha alıp arkamı dönüp hızlı adımlarla ilerlemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Otogardan içeriye girecekken telefonumun ekranına baktım. Elis arıyordu. Onun ismini görmemle paniklemem bir olmuştu. Alt dudağımı dişleyerek telefonu sessize aldım her ne kadar açmak istesem de. Kısa süre sonra birçok mesaj telefonuma akın etmeye başlayınca ellerim titremişti. Hepsi Elis’dendi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonunu aç.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yalvarırım gitme.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babam seni aramaya başladı, gidemezsin!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son mesajı içeriye doğru koşmama neden oldu. Harun amcam çoktan adamlarına haber bile salmıştı, otogar akla gelen ilk fikir olduğu için beni dakikalar sonrasında bile bulabilirlerdi. Görevlinin olduğu kısma doğru koşarcasına yürüyüp nefessiz kalmamı umursamadan konuştum. "İzmir otobüsleri ne zaman kalkıyor?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İki saat sonra kalkacak." Alt dudağımı dişlediğimde telefonumun tekrar titremesiyle daha fazla panik yaptım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şu an başka hangi şehir otobüsü kalkacaksa ona bir bilet verin lütfen!" Kadın şaşkınca beni süzerken ben cüzdandan para çıkartmakla meşguldüm. Bileti aldıktan sonra koşar adımlarla dışarıya çıkıp otobüslerin önlerindeki numaralara bakmaya başladım. Kalkmakta olan otobüsümü görünce koşarak kapıya ulaşıp valizimi görevlinin yardımıyla koyduktan sora otobüsün içine girip bana verilen koltuğa oturdum. Daha önce hiç gitmediğim bir şehre gidiyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eray’ın beni İzmir yolunda sanmasına rağmen ben çok daha aykırı bir yere gidiyordum… Yol boyunca otobüsün durdurulmaması için içimden yalvarmıştım. Öğlen saatlerini geçtiğimizde verdiğimiz molada otobüsten çıkmadan çantamdaki ekmek arasını yiyip kulaklığımla müzik dinlemeye devam ettim. Telefonumu uçak moduna aldığım için dinlemekte olduğum parça yarıda kesilmiyordu. İçinde bulunduğum bilinmezlik beni fazlasıyla korkutmaya başlamıştı. Şu an bulunduğum otobüs İzmir otobüsü olsaydı bu kadar korkmayacaktım. Aklımda olan diğer ihtimalle gülümsedim. Biraz daha uzaklaştıktan sonra inip otobüs değiştirebilirdim. Bu fikir kafama fazlasıyla yatmakla birlikte içimi de rahatlatmıştı. Ekmek arasını yedikten sonra poşeti büzüştürerek çantama koyup sırtımı kaydırarak koltukta daha rahat bir pozisyon alarak diğerlerini beklemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hanımefendi... Kalkın." Muavinin sesini işitince uykumdan sıçrayarak gözlerimi açtım. Otuzlu yaşlarda olan bir adam kafamda dikilmiş, sabırsızlığını belli eden bakışlarıyla bana bakıyordu. Etrafa göz gezdirdiğimde otobüsün çoktan boşaldığını, içinde kalan insanlarında inmekte olduğunu gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neredeyiz?" Dedim uykudan mahmurlaşan sesimle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adam bir şeyler söylediğinde anlamasam bile son otogara vardığımızı kavrayabilmiştim. Camdan gördüğüm karanlık hava içimden kendime defalarca küfretmeme neden olmuştu. Çekinerek koltuktan kalkıp çantamı sırtıma takıp otobüsten indim. Adamın yardımıyla valizimi aldıktan sonra etrafıma bakındım. Tanımadığım çevre bana fazlasıyla yabancı gelen insanlar rahatsız olmama neden olmuştu. Korkarak etrafa bakmaya devam ettiğimde, insanların farklı yerlere dağıldığını gördüm. Yapacak hiçbir şeyim yoktu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir otel arayarak geceyi rahat geçirip, sabah erkenden de İzmir'e gitmeyi, Eray’la haberleşmeyi kafamda kararlaştırdıktan sonra yönümü bilmediğim halde ilerlemeye başladım. Köpek havlama sesleri caddeden geldiği için mahallelerden birisine doğru yöneldim. Birden fazla olduğunu kavrayabildiğim köpeklerin çıkarttıkları korkunç sesler ürkmeme neden oluyordu. Hızlı ve titrek adımlarla ilerlemeye devam ettiğimde kalp atışlarım seviyesini arttırmıştı. Yorulup bir binanın köşesine elimi koyup dizlerime doğru eğilerek derin soluklar almaya başladım karnıma ağrılar girmeye başlamıştı. Bir kızın yakarışını işitince korkarak doğruldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuruyan dudaklarımı ıslatarak etrafıma baktım. İleriki mahallelerden gelen bir sesti. Kız çığlık atarak yalvarıyordu. Valizimi tekrar kavrayarak sesin geldiği yere doğru ilerlemeye başladım. Karnıma ağrı girse bile umursamadan ilerliyordum. İlerledikçe artan uğuldamalar devam ediyordu. Kızdan çıkan acı dolu yakarışlar canımı yakmıştı. Harcadığım efor nedeniyle soğuk havada terlemiştim. Sokağın başına geldikten sonra gördüklerim karşısında irkildim. Bir adam. Genç bir adam kızın tepesinde dikilmiş, konuşarak darbeler indiriyordu. Karanlık havada, üzerine giydiği siyah kazakla bir zebaniden farklı yoktu. Suratını göremesem bile iri bedeni korkmama yetmişti. Yerde kendini geriye doğru sürükleyen kıza baktığımda sokak lambasının aydınlattığı kadarıyla onu görebilmiştim. Bu... Otobüste yanımda oturan kızdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim irice açılmışken kendimi onlara doğru yürürken bulmuştum. İri adam beni fark edince azap akan bir kahkaha attı. Gözlerim tekrar kıza kayınca ifadesiyle onu kurtarmam için yalvardığını gördüm. Yalvarmasına gerek yoktu, zorda olan bir insana yardım edecek kadar kalbim kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne yapıyorsun, bırak kızı!" Diye haykırdım güçlü çıkartmaya çalıştığım bir sesle. Bana doğru bir adım atınca duvara çarpmış gibi gerildim. Suratını hala göremiyordum. "Ne yaparsın?" Dediğinde lafımı ağzıma vermişti. Ne yapardım ne yapabilirdim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yapma, bırak kızı." Dedim dinmeyen bir umutla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Onun yerine sen mi geleceksin?" Gözlerim korkuyla iricesine açılmıştı. Kızın yalvaran gözleri ifadesini bozmazken, karşımdaki zorbayla daha fazla konuşamayacağımı idrak edip kıza doğru koştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kalk çabuk!" Yerden kaldırmaya çalıştığımda arkamdaki genç adam konuştu. "Bırak onu!" Dinlemeden kızı kaldırdıktan sonra çantamdan geriye doğru çekilmemle neye uğradığımı şaşırmıştım. Sırt çantam yeri boylarken adam beni kendisine doğru çevirmiş suratını görmeme fırsat tanımadan yüzüme indirdiği yumruk ya da tokat, hangisi olduğunu anlayamadığım darbeyle yeri boylamamı sağlamıştı. Çenem pütürlü zemine çarpınca çığlık attım. Ellerimi yere koyarak kafamı uzak tutup kesik kesik öksürmeye başladığımda adım sesleri yaklaşmıştı. Saçımdan tutup kafamı kaldırıp beni tekrar yere savurdu. Yüzümün çarpmaması için dirseklerimle kendimi korudum. Burun direğim büyük bir şiddetle sızlarken bel kemiklerim derime batıyordu. Beni yüz üstü çevirdikten sonra konuştu. "Nerede kaldı o dayılığın?" Hissettiğim acı ve sinirle bağırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kadınlara gücü yeten orospunun tekisin!" Üzerime doğru eğilince görmüştüm o ateş gözleri. Dalgalı bir saç biçimi varken kirli sakalları ve tehlikeli yüz çehresi bas bas bağırıyor, azap için çığlıklar atıyordu! Karın boşluğuma yediğim tekmeyle iki büklüm olarak ellerimi karnımda kavuşturdum. Dolu dolu olan gözlerim botlarına, boş bir ifadeyle bakar olmuştu. Ağzımdan kaçan feryatla, bir kez daha vurdu. Bir daha ve bir daha… "Tekrar söyle!" Dedi aç bir kurdun vahşetinde. Yumruklarımı sıkarak yerde cenin pozisyonu aldım, sesimin olabildiğince çıkmasına dikkat ederek tısladım. "Orospu. Bir orospu dan farkın yok!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ulan!" Boğazımdan sıkarak beni arkamda kalan binanın duvarına fırlatınca sırtımda hissettiğim yanmayla sızlayan kemiklerimi işitmiştim. Ağzımın kenarından akmakta olan sıvı, kandan başka bir şey değildi. Sürtünerek yere kayarken, bacaklarım beni taşıyacak güçte değillerdi. Vurduğu tekme köprücük kemiklerimin ortasına denk gelince, batan melek kanatlarının ikiye ayrıldığını hissettim. Beni koru, anne…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vücuduma darbeler indirmeye devam ederken birisi onu üzerimden almıştı. Elimi karnıma bastırarak öksürüklerimi dindirmeye çalıştım. Öksürdükçe karnım kasılıyordu. Buda bende bir bıçak darbesi oluşturuyordu. Bulanık gözlerimi gelen kişiye sabitlediğimde, az önce kurtardığım kızın yardım isteyebileceğini düşündüm. "Ne yapıyorsun piç kurusu?" Dedi kadifemsi bir ses. Azap veren onu umursamadan bana döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Karışma işime!" Beni omuzlarımdan tutup kaldırınca duvara sabitlenerek sıradaki hamleyi bekledim. Diğer genç adam buna engel olup, azap verene kafasını geçirip ağır bir küfür savurdu. Dengemi koruyamadan öne doğru savrulacakken kollarını belime sararak beni tuttu. Gözlerim zeytin gözleriyle buluşunca tüm bedenimi ona yaslamıştım. Baygın ve ürkek bakışlarla ona bakarken nefeslerimiz birbirine karışıyordu. Suratımda gezindi bakışları siyah gözleri hem irileşip parladı hem de öfkeyle yerine sindi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yardım et... Lüt-fen." İç çekerek gözlerimin en derinine bakmaya devam etti. Bir hazine bulmuşçasına sahip çıkıyordu bana, nutku tutulmuştu sanki… Kafamı tutamayıp boynuna doğru düşürünce, aldığım kokusu beni biraz olsun rahatlatmıştı. Suratımı kapatan saçı geriye doğru ittikten sonra tek koluyla beni daha fazla bedenine yaslayıp yerdeki adama doğru döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Alaz, işime karışma!" Diyerek yerden kalkınca, bana yardım etmeye çalışan kişinin isminin Alaz olduğunu öğrendim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kıza dokunma Azad çok ciddiyim, hemen kaybol buradan sikerim senin belanı." Azad nefretle bana baktıktan sonra uzaklaşmaya başladığında karnıma saplanan ağrıyla yere doğru çekildim. Buna izin vermeden beni kucağına aldı. Başım dönmeye başladığında gerisini hissedemedim ve göremedim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göz kapaklarım aralandığında hissettiğim ağrılar nedeniyle suratımı buruşturdum. Sırt kemiklerim bir fazlalıkmış gibi bana batarken bacaklarım, kollarım, çenem, göğüs kafesim, her yerim ağrıyordu. Sızlamakta olan başım kulaklarımı uğuldatacak kadar çok zonkluyordu. Acı nedeniyle yaşlar gözlerimden akarken güçlükle yutkundum. Yutkunurken sanki boğazıma bir parça taş batmıştı. Gözlerimi kırpıştırarak etrafa bakınmaya devam ettim. Bir odanın içerisindeydim. Büyük, lüks bir erkek odasıydı burası… Suratımda fazlalıklar hissetmeye başladığımda elim çeneme gitmişti. Büyük bir yara bandı vardı, boynumdaki boyunluk nedeniyle kafamı çok fazla aşağıya eğemiyordum. Her tarafım sargılıydı ama neden?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne zaman bu hale gelmiştim. Son yaşadıklarım bir, bir gözlerimin önünden geçerken korkum daha da artmıştı. O dayakların hepsini bizzat kendim yemiştim. Şu an hissettiğim acı, o an kinin yanında hiç kalırdı. Sorgu dolu bakışlarım etrafta gezinmeye devam etti. Belirsizlik beni daha fazla korkutuyordu. Ne kadar süredir bu halde bulunuyordum, ya da o zebaniden uzaklaşabilmiş miydim? Odanın kapısı aralanınca aniden gözlerimi kapatarak uyuma numarası yapmaya karar verdim. Bilincim yerinde yokmuş gibi davranırsam olayları daha rahat, daha tehlikesiz çözebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaklaşan adım sesleri sertçe yutkunmama neden olmuştu. Surat ifademi sabit tutmaya çalışırken göğüs kafesimin hiddetle inip kalkmasına engel olmaya çalışıyordum. İzlenilmiş hissi suratıma diken gibi batsa da kıpırdamadım. Yüzüme çarpan nefesler yanma hissi yaşatmaya başladığında acım, katlanamayacağım kadar çok artmıştı. Soğuk bir el değdi suratıma. Soluklarımı eski düzenine bırakmaya çalıştıkça vücudum bana isyan ediyordu. Saçı çektikten sonra geri çekilip yanımdaki koltuğa bıraktı bedenini.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanılmıyorsam o Alaz dı… Aldığım koku o gecekinin aynısıydı. "Rol yapmakta iyi değilsin." Sesiyle önce irkilmiş, ardından pes ederek gözlerimi aralamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ürkek bakışlarım üzerinde gezinirken koltuğunda öne doğru eğilerek konuşmaya devam etti. "Korkma." Yutkunarak ona bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"B..ben neredeyim?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ciddiyetini bozmadı. "Benim evimdesin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne zamandır yatıyorum?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Beş gündür." Gözlerim kocaman açıldı, o kadar olmuş muydu… Gülümseyerek bana yan bir bakış attı. "Beş gün geçmeseydi bu kadar iyi gözüküyor olmazdın." iyi mi? Bu benim iyi halim miydi? Aklıma tekrar o adam gelince ürkerek Alaz'a baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O... Beni bulacak mı?" Sorduğum soru saçma olsa da umursamadım. Bana güven verici bakışlar atsa da ondan da ürküyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana korkma dedim. O sana artık hiçbir şey yapamaz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?" Bir süre sessizlik içinde geçen bakışmamızın ardından otoriter bir sesle devam etti. "İzin vermeyeceğim." Gözlerim irice açıldığında yutkunamadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Benim yüzümden tehlike almana gerek yok zaten gideceğim." Beş gündür Eray'ın benden haber almadığını idrak etmiştim tamda o an. Beş gündür kimse bana ulaşamamıştı ve buradan ayrılmam için en az bir beş güne daha ihtiyacım vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alayla gülümsedi. "Bu halde mi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarımı kaçırdım. "En azından toparlandıktan sonra..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Acı bir şekilde gülümsedi. "O kadar emin olma derim." Çatık kaşlarımla ona bakmaya devam ettiğimde ikimizin arasında sessizlik içerisinde geçen bir sus oyunu oluşmuştu sanki. Göğüs kafesim hiddetle inip kalkarken, suratındaki sırıtışın nedenini çözememek sinirlerimi bozuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Daha fazla burada kalamam." Dedim sırtımı doğrultmaya çalışarak. Yerinden kalkıp boydan boya olan odasının camına ilerleyerek ellerini pantolonunun cebine yerleştirdi. "Zaten sana daha fazla bakmak gibi bir niyetim yok." Bakmak mı? Bana bizzat kendisi mi bakmıştı. Kafamı kucağıma eğerek birleştirdiğim ellerime baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yardım ettiğin için teşekkür ederim." Konuşmasına izin kalmadan kapı tıklanıp açılmıştı. Ürkek bakışlarımı o tarafa doğru yönlendirdiğimde içeriye sarı saçlı çok güzel bir kızın girdiğini gördüm. Bana bir bakış atıp masumca gülümsedikten sonra Alaz'ın yanına doğru ilerlemeye başladı. İkisini dikkatli bir şekilde incelemeye başladığımda aklıma gelen tek fikir sevgili olduklarıydı. Bu durumdan fazlasıyla rahatsız olmuştum. Sonuçta Alaz bir erkekti ve bana bakmıştı. Onu kesinlikle zor durumda bırakmıştım... İkisi bana doğru döndükten sonra kız gülümseyerek yaklaşıp yatağın kenarına oturdu. Gerçekten de çok güzeldi. "Nasılsın bakalım?" Dedi büyük bir içtenlikle. Samimiyeti göz kapaklarımı titretmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İ-iyiyim." Dedim çatallaşmış bir sesle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bizi çok korkuttun..." Alaz'ın yalandan çıkan öksürük sesini işitince gözlerini devirerek devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"En azından beni... Her neyse, seni evime götüreceğim. Korkma, güvendesin." Kaşlarımı çattım. "Evine mi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet, daha iyi olana kadar sana bakacağım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam." Diyebildim. Başka yapacağım bir şey yoktu, sarı saçlı kıza güvenmekten başka… O günden sonra Şeyda'nın evinde kalmıştım. Kimsenin bana ulaşmasına izin vermeden. Şeyda'ya destek olup Alaz'ın yanında çalışmaya başlamıştım. Bana ilk gün ki kadar nazik davranmamıştı. Ona kaybolan kolyemi sorduğumda görmediğini söylemesi canımı fazla yakmıştı. Kendimi yalnız hissettiğim her an amcamın sözünü hatırlarken artık bu söz kâbusum olmuştu. Annen sana kolyen kadar yakın olacak. Annem artık bana çok uzaktı hem de çok fazla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zaman geçtikçe duygusuz olma yolunda ilerliyordum. Hislerimi, isteklerimi, her şeyimi bir kenara bırakmıştım. Alaz'ın benimle uğraşmaları canımı sıktığı için onu sürekli tersliyor, gözlerindeki duyguları inatla görmüyordum. Daha iğrenç birisi olmaya başlamıştı. Onu her terslediğimde gaddarlaşıyor, elinden ne geliyorsa yapıyordu. Aslında onu başından beri görmek istediğim gibi oluyordu. Bunu bilerek yapıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana yaklaşmaya çalıştıkça onu geri iterken tanışmıştım Kehanetle, Semum’la, Onat’la, Lidya’yla... Ve daha fazlasıyla... Mesih’le gerçek bir tanışmamız olmamıştı. Sadece onu uzaktan görüyor, anlatılanlarla ürküyordum. Bu arada Azad o gün ki yaptıklarıyla köprücük kemiklerimin arasına kolye kanadının tekinin izini işlemişti... Parmaklarla dokunulunca hissedilen bir şekil olmuştu orada.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu sayede kendimi daha berbat hissediyordum. Kolyemi kaybetmemin ızdırabını çekiyordum. Buradan gitmemiştim, gidemezdim. Yerini bilmesem bile annemi burada bırakmıştım daha fazla uzaklaşamazdım. Kendimi en yalnız hissettiğim dönemde ulaşmıştım Elis'e. Olmuyordu artık dayanamıyordum. Belki bencillikti ama daha fazla onsuz yapamazdım. Gizlice getirebilirdim. Bir süre daha nefes almak için, ciğerlerimi doldurana kadar yanımda tutabilirdim, fakat... Bunların olacağını bilemezdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih'in Elis'e takacağını bilemezdim. Karşımda acı içinde konuşan Alaz'a baktım. Benden sadece onu sevmemi istemişti fakat ben yapamazdım. Dondurduğum kalbimi çözüp, Şeyda'yı istismar eden adamın arkadaşını sevmeye çalışamazdım. Bu, çok büyük bir haksızlıktı! Alaz'a da haksızlık değil mi? Dedi içimdeki ses. Cevap veremeden başım öne eğilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Selenay..." Dedi Alaz son kez inlercesine ardından acı içerisinde devam etti. "Boş versene. Senden hiçbir şey istemiyorum." Diyerek berbat bir halde yanımdan geçip gitti. Dün beni zorlayarak birlikte uyumak istemişti. Korkup kabul ettiğimde huzursuzluğuma dayanamayıp bu fikirden vazgeçmiş, evime kadar getirmiş ertesi günü bir kahvaltı sözü almadan da bırakmamıştı. Saatler önceki mutluluğu uçup giden adamın sırtına bakakaldım. Gitmesi... Neden sol tarafımı sızlatmıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.