6. Bölüm
Kuralsız Aykırı Serisi 1 / BUZ MAVİSİ
❤️ 1
💬 0
İyi Okumalar!
Öğrendiklerimi bir türlü hazmedemiyordum. Ben... Ben, Mesih’le karşılaşmıştım. Ondan yardım dilenmiştim. Bu ayrıntı aklıma geldiği an yüzümü buruşturdum. Zayıf anımı iki kez görmüştü, sonuncusu Vuslatta olmuştu. Bıçak darbesini alıp Semum'un kollarına düştüğümde gözleri gözlerime kenetlenmiş, asi ve hırçın bakışlarını üzerime sabitlemişti. Öğrendiklerinden sonra aklını kaçıran Semum hepimizi petiböre doğru sürüklemeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benim de işime yarardı, garsonun yalan söylerken ki amacını merak ediyordum, bunu soracaktım. Petiböre geldikten sonra Lidya hariç hepimiz alt kata indik. Ardından Lidya garsonla birlikte alt kata gelince Semum üzerine doğru yürüyüp, sıkı bir yumruk attı. ''Ne yaptın lan sen?'' Yediği yumruğun etkisi ile sersemleyip bir iki adım geriledi. Ardından toparlanmaya çalıştı. Oyun oynamaması beni şaşırtmıştı, onu gördüğümden beri yüzüne takınmadığı adi bir ifade ile hepimizin üzerinde gezdirdi bakışlarını. ''Ne sandınız? Zorlanmamasına göz yumacağımı mı?'' Bir yumruk daha yedikten sonra yeri boylamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öksürüklerinin arasından güçlükle konuştu. ''Hepiniz salaksınız hepinizin canı yandı! Bırakın onunkini de yaksınlar. Buranın kuralı budur. Aptallık etmeyin.'' Semum kendini bırakıp bütün yumruklarını ardı ardına indirirken aralarına girerek onu ittirmeye çalıştım. ''Madem satacaktın, ne diye yardım ettin?'' Başından beri aklımda olan sorulardan birini sormuştum. Ağzındaki kanı kenara püskürttü. ''Senin yeni olduğunu bilmiyordum. Eğer sende bizimle aynı muameleyi görmüş olsaydın, sana her türlü yardım ederdim.'' Kafasını salladı. ''Partiden kaçanın sen olduğunu anladığımda nevrim döndü.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sen ne şerefsiz bir insansın! Yardım ettin de çok mu gördün? Ne biçim bir erkeksin sen!'' Selenay’ın devam etmesine izin vermeden garsonla olan göz temasımı kesmeden konuştum. ''Nereden biliyorsun kaçtığımı? Belki bende dayak yedim?'' Sırıtarak tüm vücudumu süzdü. ''O dayağı yiyen, bu kadar çabuk toparlanamaz.'' Tedirgin bakışlarım Semum, Selenay, Lidya üçlüsünde gezerken hepsinin farklı yerlere baktığını gördüm. ''Peki, Mesih ne dedi? Benim hakkımda konuştu mu?'' Heyecanla onu izliyordum. Bu sorunun cevabını deli gibi merak ediyordum. Boğazını temizlerken, her birimiz dikkat kesilmiş, diyeceklerini dinlemeye koyulmuştuk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesih...'' Öksürmeye devam etti. ''Mesih’le değil, adamıyla telefonda görüştüm. Seni isimsize yönlendirdiğimi söyleyip kapattım. ''Bakışlarım boşluğa dalmıştı. ''O da fırsatı kaçırmadan geldi.'' Kendi kendime söyler gibiydim. Benimle ilgili duyduğu şeyin ardından fırsatı kaçırmadan gelmişti. İstediği gibi, beni görmüştü. Beklediği gibi, beni tanımıştı. Pusuya yatmasıyla anlamıştı… Zayıf noktamı. Köpekler.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oyalanmadan eve gittiğimizde aklımda olan tek şey Mesih’di. Zayıf noktamı biliyordu. Bunu kullanmayıp başka ne yapacaktı ki? Köpeklerden korktuğumu görmüştü. Karanlıktan, yalnızlıktan deli gibi kaçtığımı görmüştü. Aslında kaçtığım şey ne yalnızlık ne de karanlıktı. Sadece o, sadece ondan deli gibi korkmuş ve kaçmak istemiştim. Karşıma çıkacak korkusu ile kaçıp beni avı olarak gören bir adama sığınmış, onun arkasına saklanmıştım. Ne büyük aptallıktı ama...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayal dünyamda bir kez daha canlandırdım onu gördüğüm anı, uzun boylu, yapılıydı. Her insanı etkileyecek müthiş gözlere sahipti, dikkat çekici yüz hatlarıyla parlıyordu. Başımı onaylamaz anlamda sallayıp silkelenmeye çalıştım. Dış görünüşünü değil, yaptığı pislikleri düşünecektim, bu şekilde onun ne kadar acımasız adi bir varlık olduğunu net bir anlamda kabullenebiliyordum. Acımasız, pisliğin tekiydi. Bütün günümü yapacağı atağı hayal ederek geçirmiştim. Sonuç olarak hiçbir şey olmamıştı. Selenay’la birlikte evde pineklemiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi günü evi temizleyip üzerimizi giyinmeye başlamıştık. Yeni bir karar almıştık, o da gizlenmemek. Herkes bizi tanımıştı, evimizi her şeyimizi çok kolay bir şekilde bulabilirlerdi. Evde saklanmak aptallık olurdu. Bir fare gibi saklanmak yerine, cesur bir savaşçı gibi atak da beklemeye karar vermiştik. Tıpkı Aktaş ailesine yakıştığı gibi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüksek bel gri, kenarları toz bulutu şeklinde rengi açılan pantolonumu giyip üzerine önü belimi biraz açık bırakan, arkası pantolonumun kemer kısmını kapatan, kalın, yakası açık olup beyaz boynumu gözler önüne seren bir kazak geçirmiştim. Saçlarımı açık bırakıp uçlarının kıvrık kalmasına izin vererek koyu renk bir göz makyajının ardından kalçalarımın üzerinde kalan montumu giyerek topuklu postallarımı da ayağıma geçirip Selenay’a birlikte merdivenlerden indim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bugün vuslatta Selenay'ın gece vardiyası vardı, bende onunla çalışacaktım. Annemin bildiği gibi çalışıyordum fakat evde ders kitaplarıyla değil, vuslatta barmen olarak. Yani tam anlamıyla yalan söylemiş sayılmazdım. İçten içe bu durum bana haz veriyordu. Annemin yapacağımı hayal dahi edemeyeceği işlere kalkışmak iyi hissettiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçüklükten beri içimde ona karşı olan hüzün, öfke şeklinde yerinden çıkıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vuslata geldikten sonra montlarımızı çıkartıp yerimizi aldığımızda Birkaç saat sorunsuz geçmişti. İlerleyen saatlerde sarhoş serseriler müzikten daha fazla ses çıkarmaya başladığında Vuslattaki hareketlilik biraz durulmuştu. Yan gözle etrafı süzdüğümde gözüme kapının önü çarptı. Baktığım an göz göze gelmiştik…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundum. Göğüs kafesim gözle görülür bir hız ile inip kalkarken, boğazım kurumaya başlamıştı. Buz mavisi rengindeki gözleri üzerimi ezip geçmişti. Aksi… Gözlerim irice açıldığında suratımdaki alıklık da neyin nesiydi öyle? Bakışlarımı bir anlığına bile üzerinden çekemiyor, ilgiyle onu izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşımda duran deri koltuklardan birisine oturup, göz temasını sürdürmeye devam etti. Göz ucu ile kendisini süzdüğümde altında dar kesim kahverengi bir pantolon üzerinde ise kahverengi bir ceket vardı. Ceketini üzerinden çıkarttıktan sonra içine giydiği simetrik çizgilerden oluşan yapılı vücudunu öne seren muhteşem kazağı gördüm. Yaka kısımları uzundu bu da görüntüsüne ayrı bir hava katmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımdaki kuruluk an ve an artarken başımı eğip içkilere baktım ve yeni doldurduğum bardaklardan bir tanesini kafama diktim. Boğazımdan akıp geçen sıvının ardından yüzümü buruşturdum. Tadı gerçekten de berbattı. İçtiğim şeyin kolonya olmadığından emin olmak için kaldırıp baktığımda tekrardan yüzümü ekşittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanıma Selenay’ın patron dediği Mina Hanım geldiğinde gözlerimi çikolata kahverengindeki gözlerine sabitledim. Bana Mesih’in olduğu tarafı işaret ederek, ''Bunu oradaki beyefendiye götür.'' İçki bende kafa mı yapmıştı? Ben, Mesih’in ayağına mı gidecektim, ona bir de içki mi götürecektim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden kendi gelip almıyor?” Dedim iğnelercesine ve devam ettim. “Diğer herkes gibi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedi. “O herkes değil.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay konuşana kadar kendime gelememiştim. ''Elis kalsın, ben götürürüm.'' Mina omzumu sıvazlayarak Selenay’a baktı. ''Mesih, arkadaşının getirmesini istedi.'' Tüm vücudumda bir soğuma oluştuğunda gerilen yüz ifadem ile Mesih'e baktım. İlk gördüğüm gün ki gibi hırçındı gözleri, çatıktı kaşları...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenemi dikleştirerek, bardağını alıp dişlerimin arasından tısladım. ''Ben hallederim.'' Ufak bir tepsiye koyarak ilerlemeye başladığımda tek elimde tuttuğum tepsi titriyor, bardaktaki sıvıyı da harekete geçiriyordu. Derin bir nefes alıp hızımı azalttım. Yaklaştıkça kalp ritmim artıyor daha da dayanılmaz bir hâl alıyordu. Sonunda deri koltuğunun önünde bulunan minik siyah masanın yanına geldiğimde, kafamı kaldırıp yüzüne bakma cesaretini bulamamıştım. Masaya bakarak eğilip, bardağı bıraktım. Şu an da oldukça yakınımda duruyordu, nefesi saçıma çarpıp saçlarımın arasından boynuma sızarken kapanmak için çırpınan gözlerimi sonuna kadar açıp derin bir nefes alarak doğruldum. Yüzüne bile bakmadan elimdeki tepsi ile ilerleyip yerime geri döndüm. Ona bakmasam bile bakışlarının ağırlığını üzerimde hissedebiliyordum. Sakinleşmek için içimden şarkı mırıldanmaya başlamıştım. İçkileri doldururken gözüm ona kaymıştı. Elinde tuttuğu kadehin yarısı boştu. Kadehi yukarıya kaldırarak gelmemi işaret ettiğinde Mina Hanım koluma dokunarak fısıldadı. ''Yenisini götür."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımla onaylayıp isteksiz bir şekilde yeni bir bardağa da aynı içkiyi doldurdum. Kaşlarım elimde olmadan çatılmıştı. Bardağı tepsinin üzerine koyup tekrardan kalabalığa karıştım. Sesini hiç duymamıştım, içimde sesini deli gibi merak eden dürtüyü susturup masasına doğru ilerlemeye devam ettim. Elimde olmadan kirpiklerimin altından kaçamak bir bakış attığımda hala ve hala beni izliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buz mavisi rengindeki gözlerini üzerimden çeker misin? Yoksa içki yanlışlıkla kafanı boylayacak. Tabi daha sonrasında halim ne olurdu bilmiyordum. Bu yüzden ekstra diken üzerinde hissediyordum. Yaklaştıkça artan yanaklarımdaki ısı artık alev alacak derecede sıcaklamıştı, hissedebiliyordum. Ben kızaran bir insan değildim fakat şu an da yanaklarımın kızardığını net bir şekilde hissedebiliyordum. Bacaklarım bacaklarının yanında durduğunda eğilip boş olan bardağı tepsiye yerleştirdiğimde, o da tepsideki bardağı almıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önce Kehanet’in sahibi Mesih Dinçer’in eli, elime değmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elime değen eliyle, ateşe dokunmuşçasına geri çekilmek istedim. Gözlerim gözlerini bulduğunda yakınlıktan dolayı salık saçlarımın birkaç tutamı yüzüne değiyordu. Bakışları beni ateşlerde yakıp eritmeye devam ederken çarpan nefesi daha fazla heyecanlanmama yetmişti. Alelacele bir şekilde doğrulup, bakışlarımı yere eğip bir adım geri çekildiğimde bir cüsseye çarpmıştım. Anında arkamı dönüp çarptığım çocuğa baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Pardon,'' diyerek mırıldandıktan sonra çocuğa doğru koşan kız bana çarptı, dengemi toplayamayıp elimde ki tepsiyi yere düşürdüm. Geriye doğru düşüyordum her ne kadar doğrulmaya çalışsam bile dengem çoktan bozulmuştu. Kendimi kucağında bulduğum an vücudum tüm düzenini kaybetmişi. Göğsüm devamlı inip kalkıyor, yüzüm her geçen salise daha fazla geriliyordu. Buz mavisi gözleri gözlerimin hemen önündeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an da dünyayla olan bağlantım kopmuştu. Kalabalık yoktu ses yoktu, kendi soluklarımdan başka hiçbir şeyi duyamıyordum. Bir erkek nasıl olurda böyle kusursuz bir surata sahip olabilirdi, bu diğer tüm insanlara haksızlıktı. Bir insan görürsünüz, başka insanlara benzetebilirsiniz başka insanlara andırabilirsiniz fakat benim gördüğüm yüzün eşi benzeri yoktu. Bunu ondan etkilendiğim için söylemiyorum ki etkilenmiyorum da deli gibi inip kalkan göğüs kafesimin tek nedeni şu an ki korkumdu. Başka hiçbir sebebi olamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapalı olan dudaklarını varla yok arasında araladığında ölecek gibi oldum. ''İsmin...'' Duyduğum ses... Yeni hayatımın başlangıç sireniydi. Bu andan itibaren emindim ki hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ben eskisi gibi olmayacaktım. İsmimi soruyordu fakat bunu bildiğine emindim. Dudaklarımı aralayıp tek seferde konuşmak için bulunan tüm irademi kullandım. ''Bilmediğini sanmıyorum.'' Çatık kaşları daha fazla çatıldı, hırçın gözleri suratına mükemmel bir şekilde oturuyordu. Benden duymayı beklediği için pes ederek fısıldadım. ''Elis.'' Kızaran yanaklarıma indi bakışları. Hâlâ lanet olası bacaklarının üzerinde ne işim vardı? Sanki çok olağandı durumumuz ayak üzeri sohbet ediyor gibiydik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İris'' diye düzeltti. Kaşlarımı çatarak bir ışık kadar parlak olan gözlerimi gözlerine dikerek direttim. ''Elis.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İris.'' Diyerek tekrarladı. Bana inatla İris diyordu. Tekrardan sertçe yutkunduğumda kupkuru kalmıştım. Buz mavisi gözleri yakından çok daha soğuk parlıyordu. Hipnoz olmuş gibiydim ve ona itaat etmeden kendimi alı koyamadım. Kafamı salladım. ''İris.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O saniye bakışlarımızın arasında bir köprü oluşmuştu. Ben kucağına düşmeden önce dizinde olan eli sırtımı kavramasa bile bir dayanak gibi öylece duruyordu. Diğer eli de bacaklarımın üzerinde tepkisizdi. Kucağında fazla vakit kaybettiğimi biliyordum. O yüzden bir an önce kalkmalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalkmalıydım ancak bu gözlere. Bu lanet olası gözlere bakarken uzaklaşmak öyle kolay mıydı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımdan iki soluğu ardı ardına sertçe verdiğimde ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kucağından kalkmaya çalıştığımda bana engel olmadı, kalkmama izin verdi. Ardından kendisi de kalkınca çalmakta olan müziğin durduğunu ve insanların bize baktığını fark ettim. Cidden mi? Ben kucağına düştüğümden beri hepsi bu yüz ifadesi ile bizi mi izliyorlardı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mekâna girdiğim andan itibaren çalan hareketli parça durmuş, insanlar çevremizde uzak duracak şekilde bir daire oluşturmuş bizi izliyorlardı. Mesih cidden bu kadar önemli birisi miydi? Şaşkın bakışlarım etrafta gezmeye devam ederken gözlerim Selenay’a çarptı, yanıma gelmek istiyordu fakat Alaz onu engelliyordu. Uzun kollarını beline sarmış, onu sabitliyor hareket etmesine fırsat tanımıyordu. Mesih yanıma gelip koluma dokunduğunda, ateş değmiş gibi irkildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Beni takip et, İris.'' Son derece kusursuz çıkan erkeksi sesi erkeksi kokusuyla muhteşem bir ahenk yakalamıştı. Yutkundum. Beni beklemeden ilerlemeye başlamıştı, ne yapacaktım? Bana azap verecek olan meleğe uyacak mıydım? Canım yanacaktı, istemiyordum. Ne yapacaktım, burada bir korkak gibi duracak mıydım? Ancak bir aptal bunu yapardı. Kendi isteğimle gitmesem bile zorla götürülecektim. Bütün herkesin tanıdığı istediğini yaptıran bir insan beni yukarıya mı çıkaramayacaktı? Ya kendi cesaretim ile çıkacaktım ya da bir korkak, aciz gibi zorla çıkartılacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundum. Kendisi çoktan ilerlemiş, kenardaki merdivenleri tırmanmaya başlamıştı. Kararlı bakışlarımı sırtına sabitledim. Adımlarım kendiliğinden atılmaya başladığında Selenay’ın çığlıkları doldurdu kulağımı, ona bakmasam bile çırpındığını anlayabiliyordum. Eminim ki Alaz’ın kollarından kurtulmaya çalışıyordu. ''Hayır! Elis yalvarırım gitme!'' Ağlıyordu, sesindeki acı Vuslatı kaplıyordu. Ona bakmadan yavaş adımlarla ilerlemeye devam ettiğimde çığlık attığını duydum. O krize girerdi, ben olmadan krizden çıkamazdı ki... Durmadan ağlardı, ilaçlarına ihtiyaç duyardı ve saatlerce bana sarılırdı. Başka şekilde sakinleşemez, morarana kadar ağlayıp bağırır, etrafı yıkardı. Selenay aklıma geldikçe gitmek için çırpınan dürtümü engellemek istiyordum, sırf onu sakinleştirmek için bile gitmekten vazgeçebilirdim. Fakat vazgeçersem onun da canını yakarlardı zaten buraya geldiğinde canı yanmıştır. Kardeşimi tehlikeye atamazdım. Acıyı bu sefer ben tek başıma üstlenecektim. Ne olacağını beklemeden, beni karşılayacak sürprizi bilmeden yapacaktım bunu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Gitme! Dur!'' Söylediği her kelime kalbime bir ok gibi saplanıyordu. Vücudum fazlasıyla gerilmişti. Gitmekten başka çarem yoktu. Selenay sinir krizine girmişti, deli gibi çığlık atıyordu. Sonunda merdiven basamaklarının önüne kadar geldiğimde başımı kaldırıp düz bir şekilde yukarıya doğru uzanan merdiven basamaklarına baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Basamakların üstünde beni bekliyordu. Merdivenlerin son kısmında kapılar vardı, kapıların ortasında durmuş olan cehennem meleğine baktım. Ardından gözlerimi gözlerinden çekmeden adımlarımı yukarıya doğru yönlendirip tüm basamakları teker teker çıkmaya başladığımda, üç basamağım kalmıştı. ''Semum!'' Selenay’ın sesi attığı çığlık nedeniyle genizden çıkmıştı. Aklını kaybetmişçesine çığlık attığı için sesi fazlasıyla korkutucuydu. Kafamı çevirdiğimde aşağıda olan Selenay'ın krizden kızardığını, Alaz’ı iteklemeye çalıştığını gördüm. Ardından içeriye girmiş, endişeli bakışlarını üzerime sabitlenmiş olan Semum’a baktım. Gözleri benim ve Mesih’in üzerinde gezindi ardından irice açılıp bize doğru koşmaya başladı. ''Elis, sakın!''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu dinlemeden kalan üç basamağı da çıktım. Bana ilk defa ismimle hitap etmişti, genelde nöron derdi. Mesih’in yanına geldiğimde merdivenlerin altına kadar gelmiş olan Semum dan çekmedim gözlerimi, son bakışmamız bu şekilde olmuştu. Ardından Mesih kenar kısımda olan kapıları kapattığında fazla ışığın olmadığı koridorda tek başımıza kalmıştık. Kapanınca sadece içeriden açılan demir kapılara sahipti, kısa bir süre sonra kapıyı yumruklayan Semum’un sesini işitmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesih! Aç kapıyı, bırak onu'' Durmadan yumrukluyordu. Mesih sanki hiç kimseyi duymuyordu, buz mavisi rengindeki bakışlarını gözlerime sabitleyip fısıldadı. ''Gel.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar yutkundum. Gelmemi söyledikten sonra kenar merdivenlere yöneldi, sırtı karanlığa karıştığı an kapıya baktım. İstesem açabilirdim. Kapının ardında benim için direnen iki kişi vardı, kapıyı açmalı mıydım? Eminim ki insanların yüzde doksanını teker teker şu odaya soksalar çoğunluğu tereddüt etmeden kapıyı açıp çıkardı. Bu bana göre düşüncesiz olan kesimden başkası değildi! Gerçekten de zeki olan Mesih'in peşinden giderdi. Kapının ardında iki kişi var, benim için uğraşan iki kişi, ben neden onlar için uğraşmayayım? Eğer gitmezsem onların da canı yanacaktı ki fazlasıyla yanmıştı. Eğer gitmezsem şu kapıdan çıkarsam, buradan da kaçamayacaktım. Aptallığımla kalacaktım. Beni bulacak, daha kötüsünü yapacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkasını dönüp gitmesi, bana güvendiği anlamına değil, beni sınadığı anlamına geliyordu. Onu tanımaya başlıyordum. Kapıya son bir bakış daha attım. Ardından tereddüt etmeden merdivenlere yönelerek basamakları çıkmaya başladığımda, zifiri bir karanlık karşıladı benliğimi. Elimi göremediğim duvara dayadım. Adımlarımı birbiri ardına atıp karanlıkta kaybolduğumu zannederken kendi benliğimde bir gezintiye çıktım. İlerideki loş ışık gözlerimi kıstıracak kadar kamaşmasına sebep oldu. Mesih'i göremiyordum. Bir koridora çıktım, sağ ve sol olarak iki tarafımda kalan kısımlara aitti. Sağ tarafta ışık yokken, sol taraf aydınlıktı. Karanlığı tercih ettiğini tahmin ederek sağ koridora ilerleyecek iken sol kısımda bir kapı açılma sesi işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı döndürüp sola baktığımda en baştaki kapının aralık olduğunu gördüm. Titreyen ellerimi yumruk yaparak ilerlemeye başladım. Hissettiğim ürperti ile dişlerimi birbirine çarpmaması için sıkıyordum. Aralık olan kapının yanına geldiğimde beklemeden içeriye sızdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oda aydınlıktı. Sağ kaşımı kaldırarak eşyaları incelemeye başladım. Sağımda kalan duvar, karşımda bitiştiği duvar ile kocaman raflarla donatılmış, fazlalığını sayamayacağım kitaplardan oluşuyordu. Şaşkınlıkla kaşlarım havaya kalktığında boşta kalan duvarların yıldızlardan oluştuğunu gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu... Bu çocukça bir dekorasyon değildi, tanımlayamayacağım, muhteşem bir şaheserdi. Başımı odadaki dip köşede bulunan pencereye çevirdim, boydan boyaydı. İki camı da açıktı. Üzerindeki beyaz perde dışarıdan gelen rüzgârın etkisi ile havalanarak sokaktan gelen karanlığı gözler önüne seriyordu. Pencerenin önünde duran teleskop, görmeyi beklediğim en son şeydi. Gerçi duvardaki yıldızlardan sonra beni şaşırtması beklenemezdi. Başından beri masanın yanında olduğunu gördüğüm Mesih'e baktım. Dim dik ayakta durmuş, masaya yakın olan elinin parmak uçlarını yüzeyin üzerine dokunduruyordu. Birkaç adım daha atarak ona doğru yöneldim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları ne kadar ifadesiz gözükse de onu şaşırtmak istiyordum. Adımlarımı birbiri ardına sıralayarak önüne geldim. Deli gibi atan kalbimi yakmak istiyordum. Kalbimin zıt yönüne olan bir sakinliğin içerisine girmeye çalışıyordum. Gördüğüm gözler bana hiç yardımcı olmuyor, tüm vücudumu soğutuyordu. Ağır bir biçimde yutkundum. Aramızda iki üç adım dışında mesafe yoktu. Kulaklarımda birçok şarkı çalmaya başlamıştı, içlerinden birisini seçmeye çalışıyor, diğerlerini susturmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendime engel olmaya çalışsam bile yapamamış, tüm yüzünü incelemeye başlamıştım. Suratım boyun hizasına geliyordu. Gözlerim ilk olarak gözlerini buldu, ardından suratında kısa bir gezintiye çıktıktan sonra tekrardan gözlerine geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Beni neden çağırdın?'' Dedim, buram buram korku kokan sesimle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sen gelmek istedin.'' Şaşkınlıkla gözlerim irileşti, neyden bahsediyordu? Meraklı gözlerim yüzünde gezinirken devam etti. ''Tepkisizliğimi merak ettin, korkunun üzerine geçmek isteyerek buraya geldin, beni görmek istedin.'' Doğruydu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Şimdi bana sakın şaşırdığını söyleme, buraya gelirken benim olabileceğimi biliyordun.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı salladım. ''Seni bekliyordum.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bende seni bekledim.'' Gözlerim irice açıldı. ''Uzun süredir.'' Şaşkınlıkla kaşlarım havalanmıştı, buraya geldiğimden beri en fazla bir hafta geçmişti, bir hafta uzun bir süre miydi? Neden beni bekliyordu, gelip alabilecek güce sahipken, neden beklemeyi tercih etmişti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne demek istiyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfadesiz bakışları suratımda gezdi. ''Bir önemi yok.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tereddüt etmeden konuştum. ''Benim için var.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beklemeden cevap verdi. ''Benim için yok.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım hafif bir kavis alarak havalandı. ''Bana ne yapacaksın?'' dudakları kıpırdamasa bile gözleri eğlenen bir hal almıştı. Bu beni fazlasıyla şaşırtmıştı, ilk defa bir tepki vermişti, ilk defa bakışları ifadesiz değildi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elini masadan çekip bana doğru bir adım attığında az önceki tepkisi dağıldı ve soğuk ifadesiyle gözlerime kenetlendi. ''Sana bir şey yapacağımı da nereden çıkardın?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aldığım solukları ikimizde duyabiliyorduk, dudaklarımı aralayarak rahat bir solunum gerçekleştirmeye çalışıyordum fakat… Bu da yetmiyordu. Başımı onaylamaz anlamda salladım. ''Bir yerden çıkarmadım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir adım daha attığında panikleyerek bir adım geri çekildim. Başını yana doğru eğerek korkan yüz hatlarımı incelemeye devam etti. ''İstedin.'' Gözlerim açıldı. Kısa bir süreliğine dudaklarımı ıslattım. Adım adım üzerime gelirken, adım adım geri çekiliyordum, soluklarım fazla sesli olmaya başlamıştı. ''Sana bir şey yapmamı mı isterdin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın arasından tuhaf bir ses çıkmıştı. ''Hiçbir şey istemedim.'' Kaşlarını havaya kaldırdı. "Sadece yapacaklarını merak ettim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana bir şey yapacakmışım gibi konuşmaya devam ediyorsun." kaşlarımı havalandırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yapmayacak mısın?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir adım daha attı. "Yapmamı mı istersin?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nefes nefese kaldığımda yoğunluğunun etkisiyle yere doğru kaymamak için kendimi zor tutuyordum. "Herkes beni linç ettireceğini düşünüyor."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerindeki ifadesizlik devam ederken kaşları çatıldı. "Neden?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hoş geldin partinizden kaçtığım için"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri parladı. "Sen partiden mi kaçtın?" Yutkundum. Bel altı küfürleri ağzıma almazdım fakat şu an da içimden koca bir siktir çekmeden edemedim. Üzerime doğru gelmeye başladığında geriye doğru adımlarımı sıraladım, ta ki duvara çarpana kadar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın arasından boğuk bir ses çıkmıştı. Vücudu vücuduma değmese bile aramızda milimlik mesafeler vardı. Gözlerimi boyun hizasına indirerek derin soluklar almaya çalıştım. Avuç içlerimi duvara yapıştırarak atağını beklediğimde çıldırmak üzereydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sorulan sorulara cevap vermelisin, İris." Gözlerine bakmadan tek nefeste cevaplamaya çalıştım. "Evet." Korksam da gözlerine baktım. Dudağının kenarında milimlik bir hareketlenme olunca dalga geçtiğini anlayarak sinirli bakışlarımı gözlerine sabitledim. "Neden bunu yapıyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Senden duymam gerekiyordu." Mesih ile fazla karşılaşmasam bile çok iyi anladığım bir şey vardı. O da karşısındakini her an sınamaya hazır olduğuydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi kırpıştırdım. "Benim de duymam gereken şeyler var." Tek kelime etmeden bakmaya devam etti. "Kaçtığımı bildiğin halde, neden bana bir şey yapmıyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kural yok İris. Kaçabildiysen şanslısın. Bugüne kadar kaçana tanık olmadıkları için sana daha fazlasını yapacağımı düşünüyorlar." Gözlerimi kırpıştırdım. "Tanık olmadıkları kişiler var yani? Benim dışımda kaçan oldu mu?" Sadece baktı. "Olanları fazla sorgulamamalısın İris." İçimden bana neden iris diyorsun diye bağırsam da dışıma yansıtmadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şimdi ne olacak?" Yüzünü yüzüme yaklaştırdığında mavi gözleri gözlerimi eritmeye başlamıştı. Burunlarımız birbirine dokunduğunda titreyen bacaklarımı sağlam tutmakta zorlandım. Avuç içlerim duvara daha fazla baskı yapmaya başladığında nefesini serbest bırakarak ifadesiz bakışları ile fısıldadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Git ve onlara, sana ceza yerine ödül vereceğimi söyle." Bir adım geri çekilince duvara tırnaklarımı bastırdım. Ayaklarım öne doğru kaymaya başlayınca zorlukla doğruldum. Gözleri vücudumda gezinirken bakışlarımı yere sabitleyerek sırtımı duvardan ayırdım. Paytak adımlarımı birbiri ardına atıyorken şuurum kesinlikle yerinde değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odadan çıktıktan sonra merdiven oluğuna kadar olanları düşünerek ilerledim. Adeta hipnoz olmuş gibiydim. Zifiri karanlıkta merdivenlerden inip demir kapının oraya geldim. Elimi kapının üzerine koyup beklediğim de içeriden gelen konuşma seslerini işitiyordum, hep bir ağızdan konuştukları için anlayamıyordum. Kapıyı açıp aralık bıraktığımda kapıdan çıkan sesle birlikte içeridekiler susmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi kapının oluğuna koyarak derin bir nefes almaya çalıştım. Giden gücümü, üzerimdeki etkisini atmak istiyordum fakat yapamıyordum. Başımı kapının oluğundan çıkardığım anda üzerimde gezen birçok bakışı sezdim. Dikkatleri toplamaya alışık olmadığım için utanmıştım. Tamam, tüm hayatımı bir asosyal olarak geçirmemiştim kendime göre olan arkadaş gruplarım olmuştu fakat ben hiçbir zaman dikkat çekmeyi seven taraf olmamıştım. Başım eğik duruyorken sağ kaşımı kaldırarak kirpiklerimin altından bir bakış attım mekândaki insanlara...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kimisi alay, kimisi merak çok azı endişe dolu bakışlar ile bana bakıyordu. Endişeyi daha çok Lidya Semum ve Selenay üçlüsünde görmüştüm. Lidya kollarını göğsünün altında bağlamış mini deri şortunun üzerine siyah bir askılı giymiş omuzlarına da kalçalarının altına kadar inen bir kürk atmışken zengin kadınlarını andırıyordu arkaya doğru fırlattığı uzun düz saçları ve kalkık kaşlarıyla. Selenay’ların gibi, önde değildi. İnsanların arasında, Alaz’ın yanındaydı. Selenay ise Alaz’ın pençelerinden kurtulmuş, Semum’un yanına, merdivenlerin en üst basamağına kadar gelmişti. Bir iki adım attıktan sonra tam da önlerinde durabilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum, omuzlarımı kavrayıp üzerimi süzdü, sanki sayım yapıyor, hasar var mı diye kontrol ediyordu. ''Elis! İyi misin?'' Beni sarstığında dengem daha fazla bozulur gibi olsa da kendimi durdurabilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi rengini çözemediğim bakışlarına sabitleyerek mırıldandım. ''İyiyim.'' Selenay ağlamaya başladı. ''Ne yaptı? Sana ne yaptı?'' Yüzü tekrardan kızarmaya başlamıştı. Gözlerimi kapatarak tüm enerjimi toplayıp sesimi yükseltmeye çalıştım. ''Ceza yerine ödül vereceğini söyledi.'' Uğuldayan tüm insanlar sustu. Hayret nidaları ve alaycı bakışları üzerimden çekilmiş, kimisinin kıskaçları altına alınmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hiçbir şey yapmadı mı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi tekrar Semum da sabitledim. ''Yapmadı. Gitmek istiyorum.'' Gözlerindeki endişe tohumları söndü. Rahat bir nefes koy verdikten sonra kollarını omuzlarıma yerleştirerek beni merdivenlerin aşağısına doğru yönlendirdi. Selenay da bizimle gelirken, insan toplulukları iki tarafa ayrılarak bizlere yer açtıklarında yüzlerine bakmamak için yere bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissettim o an. Sırtımdaki buz mavi rengini, hissettim. Başımı çevirip arkaya baktığımda onu gördüm. Merdiven basamaklarının tepesinde duruyorken hırçın bakışlarını üzerimizde gezdiriyordu. Kaşları her zamanki gibi çatık, gözleri her zamanki gibi asabiydi. Bir tutam sabırsızlık ve sinir sezmiştim ifadesinde, önüme baktığım için afallamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum bunu beklemiş gibi yanıma gelerek koluma girince kapıdan çıkacakken tekrardan arkama baktım ve ifadesiz bakışları üzerimde olan bir çift mavi göz gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gece sabaha kadar uyuyamamış, sürekli kıpırdanmıştım. Eve geldiğimde Semum ve Selenay sürekli üzerimi kontrol etmiş, bana bir şey yapıp yapmadığını sormuşlardı. Olan konuşmamızı anlatabildiğim kadarıyla kendilerine aktarmıştım. Ardından yorgun olduğumu söyleyip, bir duş alıp yatağa yatmış, sabah saatlerine kadar kıpırdanmıştım. Yanımda uyuyan Selenay’a baktım. Bu kız gerçekten de uyurken kendinden geçiyordu. Sanki hiç uyanmayacak, gözlerini hiç açmayacakmış gibi uyuyordu. Bu haline gülümseyerek komodinin üzerinde duran telefonumu alıp fotoğrafını çektim. Ardından belimi doğrultacakken kapının sesini duydum. Anında kaşlarım çatılmış yatakta oturur pozisyonu almıştım. Kulağımı kapıya doğru çevirip dinlemeye başladım. Belki de yanlış duymuştum. Kapının kilit sesini algılayabilmiştim. Ardından kapı açılmıştı. Gözlerim dehşet ve korku duygusu ile kocaman açılmıştı. Yorganı hafifçe üzerimden kaldırıp ayaklarımı yere sarkıttıktan sonra belime kadar açılan kazağımı düzelttim. Odada işime yarayacak birkaç şey ararken elime Selenay’ın takılarını taktığı askılık gelmişti. Takıları çıkarmadan ince demir kısmından kavrayıp parmak uçlarımdan ilerleyerek kapıyı aralayıp bakışlarımı koridorun sonuna sabitledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Henüz sabah olmamıştı, hava aydınlanmakla karanlık kalmak arasındaydı. Duvarın kenarında bir hareketlilik görünce yutkundum. Korkarak ilerledim. Duvara yapışık bir şekilde yürüyordum. Siyah montlu, kafasında siyah şapka olan sırtı dönük cılız benim boylarımda birisini görünce yüreğim neredeyse ağzıma gelmişti. Askılığı kaldırarak kafasına geçirecekken aniden önünü dönüp askılığı tuttuğunda şapkası düştü ve aydınlık olmayan evi aydınlatacak kadar parlak sarı saçlı bir kız çıktı karşıma. Onu görmeden önce dudağımdan çıkan çığlığı bastıramamıştım. Beni görünce oda çığlık atmıştı. Sonrasında şaşkınlıkla birbirimize baka kaldık. Ardından birlikte tuttuğumuz askılığa baktık. ''Sen kimsin?'' diye sordu büyük bir hayretle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ben... Selenay’ın kuzeniyim. Sen ev arkadaşı Şeyda mısın?'' Gözlerindeki dehşet ve merak bir anda büyük bir rahatlıkla söndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimdeki askılığı alarak kenara koydu ardından üzerindeki montu çıkarmaya başladığında bir yandan da mırıldanıyordu. ''Az daha pekmezi mi akıtacaktın.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirdim. ''Canlı bomba gibi gezdiğinin farkında mısın? Zamanım olsaydı bomba imha ekibini arayacaktım.'' Kıkırdayarak montunu asıp yerdeki şapkasını da askılığa taktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hadi salona geçelim, Selenay bende ki bombayı patlatsak bile uyanmaz.'' Gülümseyerek peşinden gidip yöneldiği koltuğun karşısında geçtim. Bir süre soluklandı, akıl edip mutfaktan bir bardak su getirdim. Teşekkür edip suyunu içtikten sonra kenara koydu bardağını. Benim saçlarımdan biraz daha uzun saçlara sahipti. Doğal sarışın olmasa bile sarı ona fazlasıyla yakışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne zaman geldin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sorusu ile konuşmayı başlatmıştı. ''Bir haftadan fazla oluyor.'' Başıyla onayladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İyi ki gelmişsin, Selenay sürekli seni sayıklıyordu.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedim. İyi bari. Selenay onu benden fazla sevmiyorsa iyi anlaşabilirdik. ''Tanıştığıma memnum oldum bu arada.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bende Elis.'' Dolaylı yoldan bile olsa birbirimizin ismini biliyorduk. ''Fotoğraflardan daha güzelmişsin.'' Mahcup bir şekilde gülümsedim. ''Kehanet kızları güzel kızları sevmez dikkat etmelisin.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Neden ki?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kıskançlık burada fazla yaygındır.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Anlaşılan Kehanetteki insanlar pek de hoş huylara sahip değiller.” Burun kıvırıp devam ettim. “Kaç senedir burada yaşıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bu sene dört olacak.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Peki neredeydin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ailemin yanına gittim. Belki Selenay söylemiştir. Onlarla görüşmüyorum, bu yüzden buraya geldim. Fakat annemin hastalandığını öğrenince gitmek zorunda kaldım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Söylemedi, geçmiş olsun, şimdi iyi mi?'' Alt dudağını ısırıp gülümsedi. ''Ölüm nişanı vurulmuş gibi.'' Boğazıma bir yumru oturmuştu sanki nasıl olur da böyle bir şeyi bu denli rahat söyleyebilirdi? Belki de yaşadıklarından dolayı, kolay şeyler yaşamamıştı demek ki. ''Hey bakma öyle, yaşadıklarımı bilmiyorsun.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Anlatabilirsin'' Gülümseyerek ayaklandı. ''İlk günümüzü mahvetmek istemem. Duş alıp yatacağım yarın daha detaylı konuşmak istiyorum” salondan çıkıp beni yalnız bıraktığında, bir süre camdan dışarıya bakarak havanın aydınlanmasını izledim. Ardından saat dokuza kadar konu anlatım testlerine çalışıp annemi aradım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Günaydın anne, nasılsın?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İyiyim sen?'' Hayret. İlk defa testlere dalmadan beni sormuştu. Gülümsedim. Acaba beni özlemiş miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Uhm, iyiyim merak etme sorun olmuyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Selenay dan bir şeyler öğrenebildin mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesela?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne bileyim işte, gitmesinin nedenini falan.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hayır anne.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Derslerini aksatmıyorsun değil mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hayır, aksatmıyorum. Babam nasıl?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İyi. Neyse kapatmam lazım şimdi çiçekleri sulayacağım. Götürdüğün kitapları bitirince bana fotoğraflarını at ve bitmeden yenilerini sipariş etmeyi unutma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Tamam, kendine iyi bak.'' Burukça gülümsediğimde telefonu suratıma kapatmıştı. Alt dudağımı dişleyerek ekşiyen tebessümle ekrandaki anne yazısına baktım ve kalbim sızladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odama geçtikten sonra deliksiz bir uykunun ardından gözlerimi açtım. Havanın karanlık olması akşama kadar uyuduğum anlamına mı geliyordu? Yatakta gerildiğim de Selenay’ı yanımda görmemek beni şaşırtmamıştı. Dinç bir hareket ile yataktan kalkıp salona yöneldim. Şeyda'nın kahkaha sesleri geliyordu. İçeriye girdiğimde tekli koltukta telefon görüşmesi yaptığını gördüm. Beni görünce öpücük atınca sırttım. Ardından konuşmayı uzatmayıp telefonu kapattıktan sonra ayaklanıp bana sarıldı. Bu hareketine anlam veremediğim için kaşlarımı çattım. Kendini geri çektikten sonra dayanamayıp sordum. ''Bu neydi şimdi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sabah çok yorgundum, hoş geldin evine'' Kendi evi olmasına rağmen rahat etmem için böyle söylemişti. Selenay’ı ne kadar çok sevdiğini anlayabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedim. ''Hoş buldum, Selenay nerede?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Vuslata gitti.'' Dudaklarımın arasından bir of nidası çıkmıştı. ''Yarına kadar onu mu bekleyeceğiz?'' Sırıtarak onaylamayan bir ifade takındı. ''Beklemeyeceğiz, bizde gideceğiz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Gerçekten mi?'' Heyecanlanmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Gerçekten. Hadi gel hazırlanalım.'' Kolumdan tutup sürüklediğinde odasına girmekte olduğumuzu fark ettim. ''Neden odana gidiyoruz?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Seni ben hazırlayacağım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Neden?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Canım öyle istiyor.'' Sarı renkleriyle donatılmış ışıl ışıl parlayan odasına girdikten sonra dolabına yönelip üzerimi süzdü. Ardından ellerini dolabının içerisine sokup karıştırdıktan sonra çıkarttığı kıyafetleri üzerime doğru fırlattı. Hepsini havada yakalamaya çalışmıştım. En sonunda çekmecelerine yönelip siyah şapkayı üzerime attı ''git giy.'' Elimdeki mini şortu havaya kaldırarak gözlerimi irileştirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bu havada bunu mu giyeceğim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Altına çorap giyersen hiçbir şey olmaz.'' Karşımdaki pes etmeyeceği belli olan inatçı sarı kıza baktım. Ardından oflayarak odama yöneldim. Banyoya girip dişlerimi fırçalayıp saçlarımı taradım. Üzerimdekileri çıkartıp. Siyah bir çorap geçirdim bacaklarıma. Ardından siyah şortu giyip üzerine siyah önünde sarı pullar olan askılıyı geçirip şortun içerisine sokup siyah deri ceketi geçirdim kollarımdan. Saçlarımı düzeltip verdiği şapkayı da kafama taktığımda aynaya baktım. İyi görünüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk defa bu kadar koyu giyiniyordum, bunu kendime yakıştırmıştım. Odadan çıkıp tekrardan Şeyda'nın odasına yöneldim. İçeriye girdiğimde, üzerinde şortlu bir tulum olduğunu gördüm. Makyaj yapıyordu. Aynadan bana bakıp arkasını dönerek gülümsedi. ''Bu kadar yakışacağını tahmin etmiştim.'' Gülümseyerek yanına ilerledim. ''Teşekkür ederim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Makyajını da yapalım da öyle teşekkür edersin.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Göz makyajımı yapabiliyorum, yine de teşekkürler.'' Başıyla onayladı. Aynanın oraya giderek koyu renkleri seçip göz makyajımı tamamladıktan sonra toprak rengine yakın bir tonu dudaklarıma sürdüm. Şeyda uzun ikili bir kolyeyi kafamdan geçirdikten sonra kolyelerin üzerimdekilere fazlasıyla uyduğunu fark ettim. Dolabına yönelip bir çift zımbalı motorcu botunu bana doğru uzattı. Gülümseyerek elinden alıp ayaklarıma geçirdim. ''Paylaşmayı fazla seviyorsun.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sadece sevdiklerimle!'' Ayakkabıları giydikten sonra doğruldum. ''Ben hazırım.'' Islık çaldı. ''Tamamdır gidebiliriz.'' Hazırlandıktan sonra yedek anahtarı ceketime atmış evden çıkmıştık. Sonunda çılgınlıklarımı rahatça gerçekleştirerek Kehanet’i tadabileceğim biriyle karşılaşmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kol kola yürüyerek Vuslata doğru yürüdüğümüzde yol boyunca yaptığımız konuşmalar oldukça eğlenceliydi. Şeyda fazla sıcak, cana yakın cıvıl cıvıl bir insandı. Onunla olunca gülmemek imkânsızdı. Onu fazlasıyla sevmiş ve kendime yakın bulmuştum. Tanıştığımız ilk günde kırk yıllık dost gibi olmuştuk. Bana ailesinin birkaç olayını anlatmıştı. Ardından bu kadar erken gelmesinin nedeni olarak eve sorunsuz bir şekilde girmek olduğunu söylemişti. Bende ona annemin üzerimde uyguladığı baskılardan bahsetmiştim. Sonuç itibariyle birbirimizle dertleşerek vuslata gelmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeriye girerken tüm bedenimi bir heyecan dalgası sarmıştı. Onu tekrar görecek miydim? Vuslattaysa karşılaşmama olasılığım yoktu. Onunla konuşmamak kaçınılmazdı. Kalabalık müzik kulaklarımı biraz rahatsız etmişti. Selenay’ın olduğu tarafa doğru ilerleyecekken Şeyda kolumu dürttü. Kafamı çevirip ona baktım. Yüksek müzik nedeniyle kafasını kulağıma yaklaştırıp sesli bir şekilde konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sen Selenay’ın yanına git, ben geleceğim. Başımla onaylayıp ilerlemeye başladıktan sonra nereye gittiğini merak ederek arkama döndüğümde oturakların oraya doğru yürüyordu. Tekrardan önüme dönmem ile buz mavisine çarpmam bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir adım geri çekilerek gözlerine baktım. Üzerimi süzdükten sonra gözlerime baktı. Bakışlarıyla kapıyı işaret ederek omzuma çarpıp kapıya doğru ilerlediğinde omzumun üzerinden ona bakıyordum. Üzerindeki siyah kot ceket omuzlarına fazlasıyla yakışmıştı. Her zaman, fazlasıyla modern giyiniyordu ve giydiklerini kendisine yakıştırıyordu. Kararsız bakışlarım sırtında gezinirken, mekândan çıkmayı başarmıştı. Alt dudağımı dişleyerek kararlı bakışlarımı kapıya diktim. Ardından bedenimi kapıya doğru döndürüp kafamdaki şapkayı elime alıp ilerlemeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıdan çıktıktan sonra beni buraya getirdiği gündeki gibi karşıdaki ağaçların önünde beklediğini gördüm. Yanına doğru ilerleyip karşısına geçtiğimde, bakışları gözlerimdeki yerini aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ödülünü almaya mı geldin?'' Alay akan sesine karşın bakışları fazlasıyla buz, tüm yüz hatları da ifadesizdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne ödülü?'' Ödülün içeriğini bilmemek, meraklanmama sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Oradan kaçmak yürek ister, kaçtığın gibi eline yüzüne de bulaştırmadın.'' Sustu, konuşmadan devam etmesini bekledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Vuslatta çalışacak, ne istersem yapacaksın.'' Kaşlarım çatıldı ''Ne istersem derken?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sınır yok. Her şeyi isteyebilirim.'' Anında havalanan kaşlarla kollarımı göğsümün altında birleştirdim. ''Benim sınırlarım var. İstediklerini yapmak bana ödül değil, ceza olur.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşını kaldırdı. ''Ceza verecek olsam, buna şükredersin.'' Başımı onaylamaz anlamda salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Senin alakadar olduğun hiçbir şeye şükretmem.'' Sesim olduğundan daha soğuk ve otoriter çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Neden bu kadar çok nefret ediyorsun benden?'' Dedi umurunda olmadığını belli eden bir tınıyla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Nefret edilecek şeyler yaptığın için olabilir mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hislerin umurumda mı sanıyorsun? Aptalları sevmem. Beni fazla konuşturman senin zararına olur. Ne dersem kabul etmelisin.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şaşkınlıkla kaşlarım havalandı. ''Baksana, paralı bir köle bulmalısın, o zaman tüm istediklerin olur ya da dua falan et.'' Ben konuştukça gözleri daha fazla kısılmaya başlamıştı. Omuz silkerek arkamı dönüp gidecekken.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuzlarımdan kavrayıp sırtımı sertçe ağaca bastırdı. Gözlerimi birbirine girecek kadar yumup dudaklarımın arasından dudaklarının arasına doğru inlediğimde ne olduğunu anlamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolları iki tarafımdan uzanarak ağaca tutunuyordu. İrisleri irislerime hükmetmek istercesine büyük bir keskinlikle bakıyor, adeta kendisine kilitlemek istiyordu. Yutkundum. Çenemi yükselterek gözlerimi üzerine diktim. ''Aptal olduğunu az önce kanıtladın.'' Gözlerimi kıstım. Aptalları sevmediğini söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Beni sevip sevmemen umurumda mı sanıyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzünü buruşturdu, tükürürcesine. ''Sevmek mi?'' Sevmek kelimesi ağzından bir tükürük gibi çıkmıştı. Kalp ritmim hızlanmıştı, ifadesini izlemeye devam ettim. ''Bu tarz saçma şeyleri düşünmemelisin, aptal kız. Diretmeye devam edersen verdiğim ödülü geri çekeceğim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzümü buruşturdum. ''Ödül mü verdiğini sanıyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Cezandan bahsedersem elindeki ödülü görürsün. Renkli göz parçası.'' Şaşkınlıkla gözlerim aralandı. Ardından bulunduğum şaşkınlıktan sıyrılıp ağaçla arasından çıkmaya çalıştım. Çabalarım boşa çıkmıştı. ''Bırakır mısın?'' Gözlerini kısarak ifademi izledi. Buz mavisi gözleri bana fazla yakınken mantıklı düşünemiyordum. Bu yüzden uzak durması en iyisiydi, yoksa hipnoz oluyordum. Üzerimi silkeleyerek ağaçla arasından çıkıp bir iki adım daha geriledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kabul etmezsem tanıdıklarımla mı tehdit edeceksin beni?'' Olumsuz bir ifade takınınca rahat bir nefes koy verdim. O zaman sorun yoktu. Dün gece Selenay’lara bir şey yapar korkusu ile peşinden gitmiş, bu olanlara bir son vermek istemiştim. Onlara zarar vermeyecekse Mesih ile kalmanın benim için bir anlamı ve bir mantığı yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ödül istemiyorum.'' Kaşları havaya kalktığında suratı hala ifadesizdi. Birkaç adım daha gerilemeye başladığımda aklımda buradan ayrılmak vardı. Sonuçta ceza değil, ödül vereceğini söylüyordu. Bende ödül istemiyordum. Bence bu fazlasıyla normaldi, şimdi de eve gidecektim. Geriye doğru gittikçe kıpırdamadan üzerimi izliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Seni bulamayacağımı mı sanıyorsun?'' İri gözlerimle suratına baktım. ''Peşimden gelirsen bulursun.'' Bir adım geri çekilerek buz bakışlarını üzerimde gezdirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Peşinden gelmesem de bulurum, sen eve girmeden önünde beliririm.'' Alayla sırıtıp başımı onaylamaz anlamda salladım. ''Süper güçlerini merak ettim.'' Diyerek arkamı dönüp hızlı adımlarla ilerlemeye başladığımda, arkama dönüp baktım. Ağaca yaslanmış kollarını göğsünün altında bağlamış, beni izliyordu. Önüme dönerek adımlarımı daha fazla hızlandırdım. Sokağın sonuna geldiğimde omzumun üzerinden onun olduğu kısma baktım. Aynı şekilde durmuş benden tarafa doğru bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedim. Onunla oynamak hoşuma gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hava karanlık olsa da bunu görebiliyordum. Sokaktan çıktıktan sonra Rose mağazasının olduğu işlek caddeye kadar koştum. Ardından işlek caddede hızlı adımlarla eve doğru ilerlemeye başladım. Yüreğim ağzımda atarken evimizin bulunduğu sokağa gelebilmiştim. Sokağın başında ve sonunda bakışlarımı gezdirdikten sonra sırıttım. Tahmin ettiğim gibi yoktu. Mahallenin başından araba sesi gelince korkarak arkama baktım. Araba durmadan ilerleyince fazlasıyla rahatlamıştım. Hızlanan nefeslerimi düzene sokmaya çalışarak ceketimin fermuarlı cebinden anahtarımı çıkartarak apartmanın demir kapısına doğru ilerledim. Kapının önüne geldiğimde gözlerim şaşkınlıkla aralanmıştı. Mesih omzunu duvara yaslamış, kollarını göğsünün altında bağlamış, buz mavisi gözlerini üzerime dikmiş bir şekilde beni izliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.