5. Bölüm
Kuralsız Aykırı Serisi 1 / AĞZINDAKİ YÜREĞİ ÇIKART
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Alaz'ın sorularıyla birlikte tedirginliğim artarken kapının önündeki kalabalık dikkatimi çekti. Benimle diğerleri de kapıya doğru döndüğünde gelen erkek grubu pervasız hareketlerle mekândan içeriye girmişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gelen grup vakit kaybetmeden, mekândaki insanlarla kavga etmeye çalışınca Alaz hırsla ayaklandı. Kısa sürede kendilerinden geçip millete sataşmalarından kafalarının fazlasıyla iyi olduğu belliydi. Müzik kesilince gruba doğru ilerledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Olaylar hızla büyümeye devam edince mekandaki kızlar çığlık atarak kenara geçiyor, orta kısmı boş bırakıyorlardı. Selenay'ın dudaklarından çıkan ağır küfür ile kaşlarım şaşkınlıkla havalanmış, merakla olanları izlemeye başlamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Grubun önündeki hayli uzun ve kaslı olan adamın karşısına geçti grup yedi kişiden oluşuyorken Alaz tekti. Tek olmasına rağmen beklenemeyecek bir cesaret ile diklenerek kapıyı gösterdi. ''Tek bir şans... Şimdi çıkın.'' Gruptakiler yayık gülümsemeleri ile bir şeyler zırvalayarak dayılanmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En önlerindeki uzun boylu yapılı adam kelimeleri zorda olsa toparlayıp bağırarak konuştu ''Mesih piçinin köpe-'' Cümlesini bitirmesini engelleyen, Alaz tarafından yüzüne yediği yumruktu. Alazın attığı yumruk ile birçok adam arkasına toplanmıştı. Korku ile gözlerim irileştiğinde Semum da arkasındaydı. Hangi ara oaraya gitmişti? Adamlardan birkaçı bıçak çıkarttığında Selenay bar kısmından çıkmış adamlara doğru ilerlemişti. İstemsizce peşinden koşarken buldum kendimi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz hiçbir şey demeden önündeki adama birbiri ardına yumruklarını indirirken, sinirle tısladığını işitmiştim. ''Mesih’in adını ağzına alamazsın.'' Arka cebinden çıkarttığı adını bilmediğim keskin bıçağı görünce korkuyla yutkundum. Her şey o kadar ani ve hızlı gelişiyordu ki düşünmeye bile fırsatı olmuyordu insanın. Alaz hissiz bakışlarını adamın gözlerinden çekmeden eli ile çenesini kavrayıp dudaklarının öne doğru kıvrılmasını sağladı. Yapacağı hamleyi büyük bir korku ile beklerken elindeki keskin bıçağı ağzının içine kadar götürüp hiç beklemeden hamlesini yaptığında gözlerim kendiliğinden kapanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızların çığlığı kulaklarımı doldururken yumruklarımı sıkarak bu anın bir an önce bitmesini bekledim. Bir süre sonra gözlerimi açtığımda, adamın ağzından kanların döküldüğünü gördüm. İki elini boğazına koymuş, konuşamıyor gibi sesler ççıkartıyordu. Acı çektiği her halinden belli oluyordu. Karşı gruptan birinin Semum'a doğrulttuğu bıçağı görünce çığlık atmak istemiştim fakat sanki dilim tutulmuştu. Semum başka bir adam ile ilgilendiği için kendisine doğrultulan bıçağın farkında değildi. Panik dolu bakışlarım Selenay'ı bulduğunda onun da korkarak bıçağı tutan adama baktığını gördüm. Surat ifadesini büyük bir cesaret dalgası kapladığında büyük bir kararlılık ile öne doğru bir adım attı. Ardından bakış açısına başka bir kişinin girmesiyle, titreyerek attığı adımı geri çektiğinde dudaklarından çıkan korku dolu mırıltısını işitmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Azad...'' Baktığı yeri umursamadan Semum’a döndüm, sesim çıkmıyordu. Kendisine yöneltilen bıçak her saniye daha da yakınlaşırken bacaklarım benden bağımsız bir şekilde hareket başlamıştı. Sanki o an ben bedenimin dışındaydım. Kulaklarım sesleri filtreli işitiyor, gözlerim görüntüleri sisli görüyordu. O da beni kurtarmıştı, yardımlar etmişti. Bencil bir insan olmamıştım, bana yönelen yardımı iade etmem gerekirdi ve ben bunu yapacaktım. Semum'a ulaştığım an yakalarından tutup ittiğimde kafasını çevirip bana büyük bir şaşkınlık ile bakmıştı. Saniyeler sonra sırt bölgemde karın boşluğuma yakın olan sağ kısımda hissettiğim keskin sızı ile inlemiştim. Titreyen ellerim yakalarını bırakıp omuzlarına tutunduğunda ellerini belimde hissetmiştim. Gücüm kalmamıştı, ona doğru yaslanırken göğsüm göğsüne çarpmış, bedenlerimiz birleşmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Elis sen ne yaptın!” Dedi hayret dolu korkusuyla. Gözlerim doldu. Acı her geçen saniye daha fazla yayılırken aynı anda da uyuşturuyor gibiydi. Omuzlarındaki parmaklarımı sıkılaştırdım ve tırnaklarımı derisine sapladığımda sırtımdaki kolları kuvvetlendi. Bedenimi yere bırakmamaya yemin etmiş gibiydi. Gözlerim dolarak şaşkın ifadesini izlediğimde nefesim kesiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alkollü alanda aldığım kokusundan sonra bakış açıma girişte duran buz mavisi ilişmişti. Tüm heybeti ile duruyordu. Tıpkı saatler öncesindeki gibiydi. Çatık olan kaşları belki de daha fazla çatık duruyordu belki de daha fazla hırçın bakıyordu gözleri. Göz kapaklarıma binen ağırlık, gözlerimi kapatmaya çalışsa da yapamıyordum, kapamak istemiyordum. Onu biraz daha görmek istiyordum. Saliseler sonra hissettiğim soğuk ile gözlerim kapandı, yer ayağımdan kaysa bile Semum’un bedenimi kendisine yaslayışını hissetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sessiz olun, uyanıyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi açamadan Selenay'ın sesi doldurmuştu kulaklarımı. Boğazımdaki acı tadı geri göndermek istercesine yutkundum. Göz kapaklarım titreyerek aralandığında görüntü kalitem bulanıktı. Beyaz tavana sabitlenen ampulden çıkan sarı ışık merceklerimi rahatsız etti ardından elimde ve belimde hissettiğim dokunuşlar ile irkildim. Kafamı eğip baktığımda elimi kavrayan Selenay'ın endişeli bakışlarıyla karşılaştım. Başımı diğer tarafa çevirince Semum’u ve belimde olan elini gördüm. Toparlanmak için doğrulmaya çalıştığımda karnımın sol kısmında olan sızlanma ile dişlerimin arasından keskin bir nefes aldım. Omuzlarımdan ittirip uzanmamı sağlayan Semum dan ayırmadım bakışlarımı. Geri çekilip yüzümü denetleyince dudaklarımı aralayarak konuşmaya çalıştım. "Bana ne oldu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bıçaklandın." Gözlerimi kapattığım an yaşadıklarımı hatırladım. "Neyse ki ufak bir sıyrık ile kurtulmuşsun." Bıçaklandım mı? Dördüncü kehanet tecrübemi de bıçaklanarak mı atlatmıştım? Gözlerim Semum ile buluştu. Fazla sinirli ve asabi gözüküyordu umursamadan merakla sordum. ''Kaç saattir yatıyorum?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bir süredir.'' Mızmızlanarak sızlandım. ''Eve gidelim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Doktoru çağırayım.'' Selenay cevap vermemi beklemeden odadan çıkınca Semum, hızlı bir atak ile üzerime doğru eğildi. Anın etkisi ile tedirgin hissederek başımı yatağıma daha fazla gömünce görüntü alanıma hızla kıpırdayan şekilli dudakları takıldı. Yutkunma ihtiyacı ile boğazımı temizlediğimde dinleyemediğim şeyi yarım bırakarak gözlerime bakmaya devam etti. Ardından dudaklarıma kaydı bakışları. Geldiği hızla geri çekilip doğrulduktan sonra tek elini saçından geçirip arkasını döndü. Kısa süre sonra bana doğru dönüp sağ elindeki işaret parmağını uyarır anlamda yukarı kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bir daha sakın... Sakın böyle bir aptallık yapayım deme.'' Sesli bir şekilde iç geçirmekle yetindim. Karnıma sızı girse bile doğrulmaya çalıştığımda odaya Selenay girdi. Kapıyı ardından kapattıktan sonra bana doğru yaklaştı. ''Bugün kalsan daha rahat toparlanırsın, fakat gidebiliriz de.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kalmak istemiyorum, gidelim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Tamam, üzerini değiştirelim o zaman.'' Dediklerini işitince üzerimdeki ince hastane elbisesini fark ettim. Selenay bana doğru yaklaştığında ikimizde Semum’a baktık. Başını ne var? anlamında sallayınca, gözüm ile kapıyı işaret ettim. Omuz silkti. ''Halledebilecek misiniz?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Biz hallederiz, gidebilirsin,” kapıya yönelerek odadan çıktı. Büyük bir acı hissederek üzerimi giyindiğimde dudaklarım ağlamaklıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süredir yattığım için karışan saçlarımı taramadan duramama takıntılığına sahip olduğum için Selenay dan toplamasını istemiştim. Ortadan gevşek bir şekilde bağlamıştı. Ardından koluma girmiş, beni kapıya kadar ilerletmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarı çıktığımızda Semum duvara yaslıydı, beni görünce doğrulup yanıma geldi. Teklifsizce kolunu belimin arkasına atıp beni kendisine doğru çekti. Üzerime doğru eğilince ani nefes alışım yüzünden burnunun ucu sol göğsümle temas etmişti. Titreyen ellerimi omuzlarına koyarak onu ittirmeye çalıştığımda, buna izin vermemiş, bacaklarımın altından da kavrayarak bedenimi kucağına almıştı. Omzuna koyduğum ellerimi boynunun arkasında birleştirdim, kucağında kırılacak bir eşya taşır gibi duruyorken çekinmiştim. Utanarak başımı taşımakta zorluk çektiğim için göğsüne yasladığımda, derin bir nefes almıştı. Adımlarını çıkışa doğru yöneldiğinde Selenay konuştu. ''Çıkış işlemlerini halletmeliyim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ben hallettim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarı çıkınca bacaklarımda hissettiğim soğuk ile istemsizce ensesine daha fazla asılıp, üşüyen suratımı boynuna doğru kaldırdım. Aldığım nefis koku ile gözlerimi kapatıp, derin bir soluk daha aldım. Nasıl harika bir kokuydu bu böyle. ''Markası söylenmez.'' Kaşlarımı çatıp yüzümü kaldırdığımda bıyık altından gülüyordu. ''Ne demek istiyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kokumu tüketecek kadar çok çektiğine göre, bayağı beğendin demek istiyorum.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kokunu içime çektiğimi de nerenden çıkarttın?'' Gülümsemesi suratında yayıldı, dişlerini görür gibi olmuştum. Kısa bir süre sonra gülümsemesi pis bir hal alırken mırıldandı. ''Tabi ki abartılı bir şekilde kalkan göğüslerinin göğsüme değmesinden...'' Alt dudağımı dişleyerek kollarımı çekmeye çalıştım. İzin vermeyerek daha çok kaldırdı bacaklarımı. Biz bu konuşmaları yaparken, Selenay Semum dan aldığı anahtar ile arabaya doğru ilerliyordu. Arka kapıyı açıp bize doğru baktığında Semum benimle iç kısmına doğru girmeye çalışınca ilk başta beni yatıracağını sandım. Kendisi oturup kucağına oturmamı sağlayınca kaşlarımı kaldırarak omuzlarına vurdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne yapıyorsun? İndir beni.'' Karnımda oluşan sızı ile kıpırdayamıyordum. Bulunduğumuz yakınlıktan rahatsız olduğum için başımı geriye doğru çekerek konuşuyordum. ''Buraya tek başına yatamazsın, sırtının rahat bir yere yaslamalısın, aksi taktirde karnını kasacaksın, bu da dikişlerin için hiç de iyi olmaz.'' Söylediği tatmin edici açıklamadan sonra çenemi kaldırarak Selenay'ı işaret ettim. ''Tamam, sen beni bırak. Ben Selenay’ın kucağına otururum.'' Selenay kıkırdamaya başladığında öfkeli bakışlarımı kendisine yönelttiğimde zor da olsa kıkırtısını kesti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Saçmalama, daha fazla hareket etmemen gerekiyor,'' öfke ile gözlerimi devirdiğimde, Semum kucağındaki ben ile biraz daha yana kayınca ayaklarımı kırarak kapıya doğru uzattım. Kucağına tam olarak yerleştiğimde nefes alışlarım düzensizleşmeye başlamıştı. Gözlerine bakmasam bile gözlerini yüzümden ayırmadığını sezebiliyordum. Rahatsız hissediyordum. Aynı zamanda da tuhaf. Yüzüme çarpan nefesi yüzümü yakarken nefeslerimi düzene sokmaya çalıştım. Nefesi burnumun ucundan dudaklarıma, ardından saçlarımı topladığım için tamamen çıplak kalan boynuma çarptı. Kafasını hafifçe eğerek beni izliyordu. Selenay ön koltuğa oturduktan sonra kısa zamanda arabayı çalıştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evin önüne gelene kadar, kucağında rahatsız bir şekilde oturmuştum. Araba durduğunda Selenay arka kapıyı açmış Semum da beni arabadan çıkartmıştı. Apartmandan içeriye girdikten sonra Selenay, fobisi olduğu için asansörü bizim için çağırmış, kapılar açıldıktan sonra da merdivenlere yönelmişti. Asansörün içerisine girdikten sonra kat düğmesine bastım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dar olan asansör kabininde, geçmeyen dakikaların ardından asansör durmuştu. Dairenin kapısının önüne geldiğimizde kısa süre sonra Selenay da gelmişti. Dairenin kapısını açtıktan sonra hep beraber içeri girmiştik. "Sen Elis'i yatır, ben de sana bir kahve yapayım." Hiçbir şey demeden odaya doğru ilerledi. Ayağı ile kapıyı açtıktan sonra geniş yatağa doğru yönelip yatağa doğru eğilince boynunu daha fazla sıkı kavradım. Gözlerini gözlerimden ayırmadan yorganı aşağıya indirip beni yatağa koydu. Üzerimden doğrulmadan montumun fermuarına ilişti parmakları. Selenay’ın giydirdiği montu çıkartıp kenara koydu. Ardından yorganı omuzlarıma kadar çekip, odanın kapısına doğru ilerledi. "Teşekkür ederim." Mırıltımı duyunca durdu. Ardından omzunun sağ tarafından başını çevirdi. "Yaptığın aptallığın nedeni benim. Teşekkür etme." beklemeden kapıya doğru yönelip odadan çıktı. ''Yine de ben... Teşekkür ederim.'' Kendi kendime ettiğim teşekkürden sonra yorgun vücudum bitkin düşmüş. Hastanede Selenay'ın üzerime geçirdiği eşofman takımları ile yatağa kıvrılıp gözlerimi kapatmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumduğum an da oluşan karanlığın arasından mavi gözler belirince, irkilerek gözlerimi açtım. Etrafa baktığımda odanın ışığını sönük bulduğum için dışarıdan gelen ay ışığı ile odayı seçebilmiştim. En son Semum’un beni yatağa yatırdığını hatırlıyordum. Bir süre uyumuş olmalıydım. Yan tarafıma baktığımda boş olduğunu gördüm, Selenay rahat etmem için beni yalnız bırakmış olmalıydı. Boğazımda hissettiğim kuruluk ile komodine baktım. Büyük sürahinin içini boş görünce yüzümü ekşittim. Ardından kollarımı iki kenara koyarak doğrulmaya çalıştığımda, karnımda hissettiğim sızı ile dişlerimin arasından derin bir nefes aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Paytak adımlarla mutfağa gidip zorlanarak bir bardak su aldığımda dikişlerim acıyordu. İki dudağımın arasına doğru itip bir yudum aldığımda sol tarafımdan gelen rüzgâr ile irkilerek pencereye baktığımda açıktı. Üzerindeki perde gelen rüzgârın etkisi ile uçuşuyordu. Pencerenin iki cam kısmı doğal hızla çarparak kapanıp açılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pencereyi kapamaya doğru gittiğimde mahalledeki elektrik lambalarının altında tanıdık bir erkek bedeni gördüm. Yutkunarak elimdeki bardağı daha fazla sıktım. Kim olduğunu anlamaya çalıştığım esnada alnımda hissettiğim sıvının burnumdaki kavisten kayarak çenemin altında toplanarak bardağın kenarına aktı. Dehşet içinde açılan bakışlarım bardağa kaydığında akan minik kırmızı damla, bardağın içine dağılarak suyu kan kırmızı hale getirmişti. Korku dolu bakışlar ile bardağa bir kez daha baktım. Ardından çığlık atarak elimden fırlatıp, banyoya doğru koşmaya başladığımda karnımdaki sızı buna izin vermiyordu, kendimi fazlasıyla zorluyordum. Dikişlerimden sızan kanları rahat bir şekilde hissetmeye başladığımda sol elimi yaramın üzerine bastırdım. Boşta kalan elim ile banyonun kapısını itip kendimi içeriye attığımda musluğun üzerindeki ayna ile karşı karşıya gelmiştim. Dudaklarım aralandığında tüylerim ürpermişti. Yüzümdeki dehşet ifadesi an ve an artarken, içimden okumak isterken dışımdan fısıldamıştım, anlımdaki kanlı harflerle yazılan ismi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesih.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyerek, gözlerim aralandığında nefeslerimi düzene sokmaya çalışıyordum. Doğrulmaya çalıştığımda karnımdaki sızıyı hissettim. Yan tarafım boştu. Umursamadan bacaklarımı yataktan aşağıya doğru sarkıtıp korku dolu adımlarımı odanın çıkışına doğru yönlendirdim. Salona girdiğimde koltuğun üzerinde yatan Semum'u gördüm. Hızlı adımlarla yanına ilerlediğimde birden gözlerini açtı. Endişe dolu bakışlar ile bana baktıktan sonra üzerinde taşıdığı uyku sersemliğinden kısa sürede kurtulup ayaklandığında gözlerimin korkudan yandığını hissettim. Kendimden emin olmadan attığım adımlarım ona doğru gittikten sonra başımı omzuna yaslayıp kollarımı beline sardığımda Şaşkınlığı vücut kaslarının gerilmesinden fazlasıyla belli oluyordu. Gördüğüm kâbus tüm iliklerimi fazlasıyla titretmiş ve ürkütücülüğünü bana son dozuna kadar hissettirmişti. Kollarını belime sardıktan sonra kendimi daha fazla güvende hissetmiştim. Ense köküme inen atkuyruğumu tutan lastik tokayı kavrayarak, nazik bir hareket ile aşağıya doğru indirmeye başladı. Bu hareketine yumuşak saçlarım izin vererek ayak uydurmuş, kısa sürede özgürlüklerine kavuşmuşlardı. Elini saçlarıma daldırıp okşadıktan sonra fısıldadı. ''Ne gördün? Anlat bana.'' Dudaklarımın arasından titrek bir nefes aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Korkunçtu'' saçlarımı tekrardan okşayıp beni koltuğa oturttu. Kendisi de yanıma oturduktan sonra başımı omzuna koymama izin verdi. Yabancı biriydi biliyordum ancak öyle yakın hissediyordum ki ona karşı koyamıyordum. İlk defa bir erkeğe karşı yakın arkadaşlık ve güven hissediyordum. ''Yaşadıkların ve öğrendiklerin kolay şeyler değil. Kâbus görmen normal, rahatla'' derin soluklar alarak nefesimi dinginleştirdim. Kafamı omzundan kaldırıp soru dolu bakışlarımı yüzüne yönlendirdim. ''Neden gitmedin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Yanınızda kalmalıydım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Rahatını bozmana gerek yoktu. Ufak bir sıyrık...'' Koltuğa yaslanıp kollarını ensesinin arkasında birleştirdi. ''Fazlasıyla rahatım.'' Buruk bir şekilde gülümsedim. Hava aydınlanmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ben, bıçaklandıktan sonra ne oldu?'' Sorular sormak aklımı dağıtıyordu. En azından o korkunç rüyanın etkisinden yavaş yavaş çıkmaya başlıyordum. Bakışlarını pencereden çekip üzerime sabitledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne öğrenmek istiyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Olanları.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Olanları görmediğin için, şükretmelisin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesih... Geldi mi?'' Gözleri suratımda gezindi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bilmiyorum, biz senin durumundan dolayı çıkmak zorunda kalmıştık.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sence, gelmiş midir?'' Aynı şekilde tek kaşını kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mesih’le mi ilgileniyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Onu görmek istemiyorum, o yüzden gelip gelmediğini merak ediyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Oraya gelip gelmediği hakkında bir bilgim yok.'' Kafamı salladım. ''İlgilenmediğine emin misin?'' Sorgulayıcı bakışları ve şüpheci ses tonu beni her ne kadar sinirlendirse de sakin olmayı seçtim. Yalan söylemiyordum, bu yüzden öfkelenmeme gerek yoktu. ''Hayır. Aksine, onunla karşılaşmak istemiyorum. Sence onunla karşılaşmadan buradaki tatilimi sonlandırabilir miyim?'' Dudağının kenarı alayla kıvrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sanmıyorum fakat o insan içine pek çıkan biri değildir. Belki de şansın yaver gider.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Neden insan içine fazla çıkmıyor?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kalabalığı sevmez. Bu yüzden sürekli azaltmaya çalışır.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''O gerçekten de iğrenç bir insan. Eminim yüzü de kalbi ve kişiliği kadar kötüdür.'' Mesih’le ilgili negatif yönde konuşmam hoşuna gitmişti. Bir süre tekrardan sessiz kaldık. Oluşan sessizliği yeniden bozmuştum. ''Sence Alaz ne yapacak?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bilmiyorum, şimdiye kadar çoktan harekete geçmeleri lazımdı. Alaz seni biliyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hamlelerini merakla bekleyeceğim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Korkmuyor musun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Korkmam mı gerekiyor?'' Bir süre sadece gözlerime baktı. Ardından kafasını önüne çevirdi. ''Vuslat'ı nasıl buldun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Petiböre gittim. Oradaki garsona sordum.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Vuslatı herkes bilir, bilmemene şaşırmadı mı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Şaşırdı. Ona yeni taşındığım için bilmediğimi söyledim.'' Hiddetle tısladı. ''Ona yeni taşındığını mı söyledin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Evet'' iki eli ile suratını sıvazladı. ''O ne yaptı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Adresi verdi.'' Anlatmaya devam edecek, buz mavisi gözlerden bahsedecekken, odaya Selenay'ın girmişti. Uykulu bakışlarını ikimizin üzerinde gezdirdikten sonra ışıkları açtı. Dışarıda aydınlanmakta olan havanın salona verdiği ışıktan, loş ortamdan kurtulmuştuk. Ardından saçlarını düzeltip karşımıza oturdu. ''Erkenciyiz?'' Hiçbir şey demeden bakmakla yetindiğimde ayaklanarak elini bana doğru uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Gel... Pansumanını yapayım, ardından da güzel bir kahvaltı hazırlarım. Dünde doğru düzgün yemek yiyemedik.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
ÜÇ GÜN SONRA
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum üç gün boyunca yanımızda kalıp benimle ilgilenmişti. Geçen günler boyunca pansumanlarımı eksiksiz yaptırmış, gerektiğinde doktora da görünmüştüm. Evde sürekli yattığım için test çözüp açığımı kapatmış, gerekli bilgileri anneme verip içini rahatlatmıştım. Karnımı zorlamadığım için kısa süre de ağrılarım düzelmişti. Bugün tekrardan doktora görünecektim. O yüzden hazırlanmam gerekiyordu. Kendi kendime daha rahat hareket edebildiğim için paça dış kısımlarında gümüş fermuarlar olan siyah yüksek bel dar pantolonumu giymiş, üzerine de gri örgü kazaklardan birini geçirmiştim. Kalçalarımın altına kadar gelen kahverengi montu da üzerime geçirdiğimde, Selenay saçlarımı yüksek bir at kuyruğu yaptığı için saçlarım montun altında kalmamıştı. Kendime gelmem için kirpiklerime maskara sürmüş, ince bir eyeliner ile kavis verip ardından koyu kahverengi bir makyaj ile gözlerimi mücevher gibi ön plana sermiştim. Hazırlandıktan sonra yanına indiğimizde üzerimize bakarak onaylar anlamda mırıltılar çıkarttı. "Hızlıyız?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Fazlasıyla." Arka koltuğa oturduğumda Selenay da Semum’un yanına geçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Lidya Elis’i görmek istiyor."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu kesinlikle beklemiyordum. "Neden?" Diye sordum hayretle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İyi olup olmadığını bilmek istiyormuş."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Otursun oturduğu yerde." Anlaşılan Semum da Lidya dan hoşlanmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sanmıyorum..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Lidya’yı görmek istiyorum." Semum’un gözleri dikiz aynasından gözlerimi bulduğunda Selenay da omzunun üzerinden bakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bir süre görmezsen daha iyi olacak."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neden?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu ara evde durmalısın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam. O da eve gelsin." Sonuçta ben bireydim ve kendi kararlarımı kendim verebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay sıkıntıyla nefesini bıraktı. "Bilmiyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bilecek bir şey yok.” Oluşan sessizliği bozmadık. Tavırlı ifademle sessiz kalarak cama dönüp yolları izlemeye devam ettiğimde kısa süre içerisinde hastaneye gelmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kontrollerim sorunsuz hallolduktan sonra gerilen sırtımı açmaya çalıştığımda dikişlerim tam anlamıyla izin vermese de temiz hava almak iyi gelmişti. Üç gündür ilk defa bu kadar hareket etmiştim ve bu kadarı da yetersiz kalmıştı. Tamamen iyileşmesem bile az da olsa yürümek istiyordum. "Eve yürüyerek gitmek istiyorum" Semum omzunun üzerinden bana baktı. Suratımdaki hevesi ark ettiğini hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tüm yolu yürüyemezsin. Arabayla gidelim yürüyüş mesafesi bırakırız." Hevesle arabaya tekrardan bindiğimde Semum verdiği sözü tutmuş, eve varmadan arabayı durdurmuştu. Hep beraber eve doğru yürürken coşkuyla mırıldandım. "Teşekkür ederim..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bana teşekkür etmemeni söylemiştim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silktim. "Ben fazlasıyla nezaket sahibi biriyim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Burada nezaket diye bir şey yok nöron. O yüzden kes bu saçmalığı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İguana." fısıltım kendi kulaklarımı bile doldurmamıştı. "Ağrın yok, değil mi?" Selenay’a gülümsedim. "Yok. Merak etme."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Olursa hemen söyle lütfen..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dişi hatunumuz teşrif ettiler."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum’un konuşmasıyla ileriye baktım. Lidya soğuk havaya rağmen giydiği mini dar eteği ile bize doğru geliyordu. Uzun saçları rüzgârın etkisiyle kenarlara savruluyor, aurasını iyice katlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanımıza geldiğinde karşılıklı kalmıştık. Suratımı dikkatle inceliyorken ifadesindeki samimiyeti iliklerime kadar hissedebiliyordum. "İyi misin?" Başımla onayladım. "Fazlasıyla." Rahat bir nefes koy verse de gerginliğini atamadığı için kafam karışmıştı. “Elis. Petibördeki garsona yeni olduğunu mu söyledin?" Herkes neden buna bu kadar çok şaşırmıştı ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet, bir sorun mu var?" Üçü birden gerilmişti. "Ona senin yeni olmadığını söylediğim için bize yardım etti Elis. Yani senin eskiden olan hoş geldin partilerine katılan birisi olarak tanıdı. Sen ona yeni olduğunu söylediğin an senin partiden hasarsız olarak kurtulmana öfkelendi. Bu yüzden sana yanlış adres verdi." Kaşlarımı çatılmıştı. "Bunları sen nereden biliyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bıçaklandığın gece bende Vuslattaydım. Seni vuslata getirdiği için Selenay’a kızdım. O da bana senin kendi yöntemlerinle geldiğini söyleyip garsonun İsimsiz’e yönlendirdiğini söyledi. Hiçbir aptal bilinçli olarak İsimsiz’e girmez Elis." Gözlerim irice açıldı “seni oraya bilerek gönderdi." Yutkundum. "Orada ne gördün? Karşına kim çıktı?" Bilinçaltım buz mavisi diye bağırırken dudaklarımı ıslatmakla yetinmiştim. Uğuldayan köpekler sokağa doğru girdiklerinde kaçmak için zamanımız kalmamıştı. Dolan gözlerimi onlara doğru yöneltip korkumu kenara atmaya çalışarak güçlü maskemi takınmaya çalıştım. Lidya’yı iterek öne geçtiğimde gelen köpeklerin buz mavisiyle gördüğümüz köpekler olduğunu fark etmek fazla zamanımı almamıştı. Yavaşlayarak önümüzde durduklarında hırlamaya başlamışlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm her şey saliseler ile gelişirken, Semum’a beni çekmesi için bir fırsat dahi vermemiştim. Buz mavisini taklit ederek sol elimi kaldırdığımda bacaklarım titriyordu. Bende ne yaptığımı bilmiyordum ancak atılmak istemiştim. Bunca zamandır Kehanette yaşayanlar varken onların önüne geçip köpeklerin karşısında durmuştum. Dizlerim titreyerek korkutucu hayvanlara bakmayı sürdürdüğümde ifadem sabit kalsa da mimiklerim titriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Köpeklerin geriye doğru hareketlenmesiyle rahatça soluğumu bıraktığımda elim ayağım boşlamıştı sanki… Ardından bakışlarım şaşkınlıkla aralanmıştı. Köpekleri yönlendirebilmiştim...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben… O korkak kız! Bunu nasıl yapmıştım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbimde oluşan kelebeklerle suratımda bebek gibi bir tebessüm oluşunca Semum konuştu. "O gece ne oldu Elis?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Birisiyle karşılaştım. Bana yardım etti." konuşuyordum fakat bakışlarım hala sokağın girişindeydi. Selenay önüme geçti. "Kimi gördün?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Adını bilmiyorum, tuhaf birisiydi. Hiç konuşmadı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dış görünüşünü tarif et." Semum da en az diğerleri kadar panikti. Ben onlar gibi değildim, iyi hissediyordum. Tebessüm etmeye devam ederek aklıma gelen ilk şeyi söyledim. "Buz mavisi gözleri vardı." Hepsi büyük bir endişe ile birbirlerine baktılar. Şaşkınlıkları surat ifadelerinden fazlasıyla belli oluyordu. "Köpekleri yönetmeyi ondan mı gördün?" Lidya’yı başımla onayladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gördüğün kişi Mesih’di Elis. Garson seni İsimsize yönlendirdikten sonra Mesih’e ulaşmış ve ona haber vermiş olmalı.” Duyduklarım tüm kanımı dondurmuştu. Mesih... Onu görmüştüm, beni görmüştü... Korkumu göstermiştim, çaresizliğimi görmüştü...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tebessümün suratımda donduğunda korkuyla gözlerim doldu. “Bunu nereden biliyorsunuz? Belki başkasıdır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dediğimde Lidya kafasını onaylamaz anlamda salladı. “Kehanetteki buz mavisi gözlerde yalnızca Mesih’e ait Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesih. Nefesim kesildi ve yavaşça öne doğru büküldüğümde midemi tutmuştum. Mesih… O korkunç adam. Kendi gelmeden ürpertici namı önden gelen adam…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yardım istemiştim, bana yardım etmişti. Beni en çok öfkelendiren ve ürküten şeyse… Hiç kimsenin olmadığı ıssız sokakta tek başımıza kalmıştık, fakat o bana hiçbir şey yapmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.