4. Bölüm
Kuralsız Aykırı Serisi 1 / DOKUNMA HASTALIĞI
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Tepkisiz, şaşkın, endişeli…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an ki anlatan üç kelime...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçükken yere düşer, dizimizi kanatırdık. Akan kan bir süre sonra sızdığı deri parçasını kurutur, yaraya tedavi yapılmasa bile kabuk bağlayabilirdi. O küçük yara bir süre sonra yerini ufak bir ize bırakır daha sonrasında temiz pürüzsüz tenimizin, şeklini alırdı. Peki ya bu yaralar da neyin nesiydi? Dört sene önce olan yaralar, nasıl olurda seneler sonrasında tazeliğini bu denli koruyabilirdi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şu an ki hali bu ise en önceleri nasıldı? Sırt üstü yatabilmiş miydi? Bir yere yaslanabilmiş miydi? Sırtına bir kazak geçirebilmiş miydi? Kaslı, geniş sırtının bazı tabakalarında kırmızı ve morun hâkim olduğu izler vardı. Bağımsız yüz reflekslerim sürekli dağılarak şekilden şekle giriyordu. Ağır bir hareket ile bana doğru döndüğünde yakınlığından dolayı gerildim. Yutkunarak başımı koltuğa yasladım, bir süre yüzümü izledi. Ardından büyük bir fark ile inip kalkan göğüslerimde takıldı bakışları. Bakış açısını değiştirmeden mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Korkma, sadece partiye katılırsan olacakları gösterdim.” Kolumu yere uzatarak çıkarttığı kazağı kendisine doğru uzattığımda omuz silkerek alıp bir adım geriledi. Ardından kazağı üzerine giyinip karşıma oturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum'a bunlar yapıldıysa Selenay'a neler yapılmıştı? Burası nasıl bir yerdi böyle? Mesih nasıl bir pislikti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Selenay... Selenay'ın canını çok yaktılar mı?” Sesim titremişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes aldı ve sorumu görmezden gelerek olanları bir bir anlatmaya başladı. “Buraya gelenleri Mesih’in grubu tek tek inceleyerek seçer. Herkes bir kişiyi alır, bana yaptıklarını gördün. Çeşitli can yakma metotlarıyla burayı yenilere öğretirler. Selenay kendisini seçenin kim olduğunu söylemiyor, fakat biz Alaz'ın olduğunu düşünüyoruz. Kaşlarımı çattım, kalbim ağrımaya başlamıştı, kardeşime neler yapmışlardı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden söylemiyor?” Omuz silkti. “Belki de hatırlamak istemiyordur.” Ona yapılabilecekleri düşündükçe bile tüylerim ürperiyordu, bir sene boyunca kim bilir neler görmüştü neler yaşamıştı. Bana ulaşıp sana ihtiyacım var demesinin nedenini şimdi çok daha iyi anlıyordum. Kesin olarak emin olduğum bir şey vardı ki buradan onsuz asla dönmeyecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarımı çatıp korku dolu merakla sordum. “Seni kim seçti?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları gözlerimin üzerinde donuklaştı. Ardından yarım ağız gülümsedi. “Belli olmuyor mu? Mesih. Beni, Mesih Dinçer seçti.” O an kelimelerimin hepsi kifayetsiz kalmıştı. Semum'un sırtını o hale kendisi getirmişti. Bu korkunç eser, Mesih Dinçer'e aitti. Gözlerim dolmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden… Neden bunu yapıyorlar?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buranın kendilerine ait olduğunu kanıtlamak ve üye toplamak için”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Üye toplamak?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bende onlar gibi bir Kehanet üyesiyim, Mesih takımındanım. Her ne kadar beni bu hale getirseler de onlardanım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Na-nasıl?” Omuz silkeleyerek yerine oturdu. “Olmak zorundayım, yoksa barınamazsın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Size Kehanet üyeleri mi deniyor?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kehanet erkekleri. Lidya’lar da kızları.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Peki… Selenay?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O istemedi, Alaz onu Kehanet kızı yapmak için hâlâ uğraşıyor. Kehanet kızı ya da erkeği olursan dokunulmaz olursun, ayrıcalığın olur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz meselesini Selenay’la konuşmak için rafa kaldırmaya karar verdim. “Peki, Semum ismi nereden çıktı? Semum… Ne demek?” Anlamını bilsem de sormak istemiştim. Dudaklarını birbirine bastırdığında bana erkeksi bir gülüş bahşetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Semum, insanlara musallat olan cinlere denir.” Tuttuğum nefes sesli bir şekilde aralanan dudaklarımdan firar etti. Bir fener ışığı gibi yanan kehribar rengi gözlerimdeki ışık sönmüştü. Vücudumu saran korku dalgası, defalarca yutkunmama neden oluyordu. Ona herkes Semum diyordu... Bir insanın psikolojisi nasıl olurda böyle bir ismi kaldırırdı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden... Lanet olsun neden böyle bir şey yaptı?” Omuz silkerek yerinden kalktı. “Bu kadar çene yeter, sana kıyafet getireyim.” Şaşkınlık içerisindeydim. Salondan çıkıp başka bir odaya yöneldiğinde dirseklerimi dizlerime dayamış, parmak uçlarımı çeneme yaslamıştım. Tahmin ettiğimden daha kısa bir sürede odaya geri döndüğünde elinde sadece bir kazağın olduğunu gördüm. Kazağı bana doğru uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu ne?” Dedim kaşlarımı kaldırıp çenemi yükselterek. Çenesinin ucu ile elindekini işaret etti. “Kazak,” gözlerimi devirerek ayaklandım, “onu görebiliyorum, neden sadece kazak var?” Omuz silkerek kazağı üzerime fırlatınca son saniyede havada tutabilmiştim. Gözleri boydan boya vücudumda kısa bir gezintiye çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eşofmanlarımın sana olacağını mı sanıyorsun?” Kazağı önümden çekerek diklendim. Onun önünde sadece bir kazakla dolanacağımı düşünmüyordu herhalde.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Umurumda değil, bana altlıkta ver.” Yüzünde oluşan adi sırıtış ile başını onaylar anlamda salladı. Az önce yöneldiği odaya tekrardan gitti ve lacivert bir eşofman altıyla geri döndü. Onu da üzerime fırlattığında gözlerimi devirdim. Odasını işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Orada değişebilirsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odaya girdiğim gibi gözlerim etrafı taradığında İlk olarak kenardaki lacivert örtülü dağınık yatağı çekti dikkatimi. Karşısında boylu boyunca uzanan krem bir dolap vardı. Onun haricinde oda toplu ve düzenliydi. Kapıyı kapattıktan sonra tedirgin bir şekilde, kazağımın eteklerini kavradığımda kendi kendime mırıldanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Son zamanlarda ne kadar da yabancı evlerde soyunur oldum.” Ardından üzerimden çıkardığımda saçlarım elektriklenerek omuzlarımdan aşağıya düşmüştü. Kapının çalınma sesini duyunca büyük bir çığlık atarak yatağın üzerine zıplayıp, açık yorganı üzerime çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Odadaki banyonun çekmecesinde kullanılmamış diş fırçası var.” Kapıyı açmadan söylemişti. Derin bir soluk koy verdiğimde ses kesilmişti. Bir süre sakinleşmek için bekledim ardından nerede olduğumu idrak ettim. Tanımadığım bir adamın yatağında yatıyordum! Yatağın çarşaflarına sinen ferah bir erkek kokusu vardı. Hissettiğim rahatsızlık ile üşengeç hareketlerle yatağın içinden çıkıp verdiklerini giyindim. Kazak dizlerimin üzerine kadar iniyordu oldukça uzun ve kalın bir kazaktı. Eşofman ise anında yeri öpmüştü. Eşofmanı kaldırıp baktığımda belinde lastik veya bağcık olmadığını gördüm. Üzerimde sabit tutmam resmen imkânsızdı. Odanın çıkış kapısına diktiğim gözlerim yavaş bir şekilde kısıldı “Pislik. Kesin bilerek yaptı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklıma gelen fikir ile sinsice sırıtarak dolabında kısa bir keşfe çıktıktan sonra, lastikli bir alt bulup giyindikten sonra işimi halledip odadan çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Salona girdiğimde ikili koltuğa oturmuş, sigara içiyordu. Yüzümü buruşturarak ona en uzak olan kısma yönelerek kuruldum. Bu kadar bilgi ile benden kurtulacağını sanıyorsa yanılıyordu. Beni gördüğü an üzerimi denetledi. Eşofmanımı fark edince abartılı bir alayla bakışlarını devirdi. Koltuğa kurulduktan sonra onu gördüğüm andan itibaren sormak istediğim soru çıkmıştı dudaklarımdan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Devam edecek miydin?” İçtiği sigaradan bir duman daha alarak gayri ihtiyari bir şekilde bıraktığında yavaşça mırıldanmıştı. “Neye?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her zaman başladığı işi bitirenlerden olduğum gibi açtığım konuyu da sonlandıranlardan olmuştum. Yarım bırakmayacaktım. “Dün gece.” Dediğim anda bakışları üzerimi buldu. “Selenay gelmeseydi üzerime gelmeye devam edecek miydin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Keskin, rengi anlaşılmayan parlak gözleri vücudumun her karesinde gezindi. Sanki çıplakmışım gibi... Bakışları, gözlerimdeki yerini alana kadar, diken üzerinde hissettim. “Sende isteyecektin devam etmemi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesindeki sakin tını, tüylerimi ürpertmişti. Gözlerini kırpmadan gözlerime bakması, bambaşka bir korkutuculuktaydı. Kafamı salladım. “İstemeyecektim, yine de devam mı edecektin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini çekmeden baş ve işaret parmağı arasına sıkıştırdığı sigarasından bir duman daha aldı. Ardından dumanı dudaklarından serbest bıraktı. “Etmezdim. Karşımdakine zorla yaklaşacak kadar yokluk çekmedim nöron.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son kelimesini duyunca abartılı bir şekilde gözlerimi devirdim. Allah’ın iguanası! Yalancı bir öksürük patlattım. Sigarasını bitirmek üzereydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Konuyu değiştirerek diğer merak ettiğim ayrıntıyı sordum. “Hafızan ne zaman kayboldu?” Omuz silkti. “Yediğim dayaktan sonra.” Hal ve hareketlerinden anladığım kadarıyla bu kısmı konuşmak istemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dediğin kişi sence beni bulur mu?” Gözlerime ciddi misin? Der gibi baktı. “O seni çoktan buldu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yutkundum. Sadece yutkundum. “Nasıl?” Sigarasını önündeki masanın üzerinde bulunan kül tablasına bastırıp derin bir nefes alarak koltuğa yaslandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Petibör isimli bir kafede Mesih’in ne işi olur tanrı aşkına!” Bunu ciddi anlamda düşündüm. Ardından gözlerimi irileştirerek Semum'a baktım. Hissettiğim korku ile gözlerim doldu. “Kafenin arka kapısına giderken gördüğümüz adam Mesih miydi?” Bir şey söylemese de o olduğu aşikârdı dizlerimin titrediğini fark ettim. “Sence bizi gördü mü?” Başını tekrardan onaylar anlamda salladı. “Na-nasıl? Saklanmıştık.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ufak bir hareketliliği bile işiten, insanların rol yaptığını anlayacak kadar da tecrübeli birisi” rol yapmak mı? Sorumu duymuşçasına devam etti. “Lidya. Rol yaptı.” Yutkunarak başımı onaylar anlamda salladım. “Peki, neden bir şey yapmadı?” Omuz silkti. “Muhtemelen tanımaya çalışıyordur…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeni avını.” Sadece baktım. Büyük bir şaşkınlık ile aralanan dudaklarımı umursamadan irice açılan gözlerimi fark etmeden sadece baktım. Beni biliyordu, o gece evinin önünde... Beni görmüştü. Beni bulmuştu... Bugün kafenin içerisinde, beni bulmuştu. Her şeyden daha önemlisi ve tehlikelisi, beni öğrenmeye çalışıyordu, tanımadığım, adı geçtiği anda titrediğim... Mesih... Beni, biliyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Canımın yanmasını istemiyorum”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yanmasına izin vermeyeceğim.” İnanmayan bakışlarım yüzünde gezdi. Bir alay belirtisi aramıştım belki de. Yoktu, hiç olmadığı kadar ciddiydi. “Konuşsak olmaz mı?” Bakışlarını devirdi. “Unut.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapacağız?” sesli bir soluk aldı. “Bekleyeceğiz, onun yaptığı gibi.” Diyecek bir şey bulamadığım için susmuştum. Dışarıdan başlayan yağmur sesinin eşliğinde susarak oturmuştuk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından aklıma gelen gerçek ile heyecanlanarak, “Selenay! O nerede?” Bakışları, üzerimdeki yerini buldu. “Söylemiştim. Barmenlik yapıyor,”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hangi barda?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vuslatta. Alazın mekânında.” Şaşkınlıkla kaşlarım havalandı. Semum, Selenay'ı Alazın aldığını tahmin ettiğini söylemişti. Kimdi bu Alaz? Selenay’dan ne istiyordu? Hepsinden önemlisi Selenay bu olanlara rağmen Alazın mekânında nasıl çalışabiliyordu? Ağzımı açmış, tam konuşacakken elini bana doğru kaldırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakın, yeter bu kadar konuştuğun” ayağa kalktığında, itiraz edercesine baktım. “Bence çok bile öğrendin” iç çekerek yerime sindim. “Sana yorgan ve yastık getireceğim,” uzun üçlü koltuğu işaret etti. “Orada yatarsın.” Bu tarz olaylarda erkekler kızlara yataklarını verirlerdi. Tabi ki de onu yerinden etmek istemezdim fakat öyle olması gerekmez miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İç sesimi duymuş gibi başını onaylamaz anlamda sallayarak sırıttı. “Gerçek hayattayız.” Anlamadığımı belli edercesine yüzüne bakmayı sürdürdüm. “Sana yatağımı vermeyeceğim.” Ardından yanımdan geçip odasına yöneldiğinde arkasından baka kalmıştım. İguana ne olacak!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gece boyunca sürdürdüğüm deliksiz uykuyu Selenay'ın sesi bozmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır bir şey yapmadı.” Dikkatimi çeken cümle ile kulak kabartarak gözlerimi kapalı tutmaya devam ettim. ''Az önce uyandı.'' Semum’un sözü bir bıçak gibi vücuduma darbe indirmişti. Yaptığı doğru tespitler beni korkutmaya başlamıştı. Gözlerimi aralayıp doğrularak yattığım yerde oturur hale geldim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Günaydın.'' dedim, kinayeli bir tonda. Ardından ayaklanarak ''Elimi yüzümü yıkayacağım.'' deyip tek bildiğim banyo olan Semum’un yatak odasına doğru ilerlediğimde kendi kıyafetlerimi de yanımda götürüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Banyodaki işimi hallettikten sonra üzerimi giyinip bluzumu aşağı indirecekken kapı açıldı. İrkilerek yerimde zıplayıp karnımı örttüm. Semum kapının önünde duruyordu. Kaşlarımı kaldırarak tedirgin bir ses ile konuştum. ''Kapı çalma âdetin yok mu senin?'' Başını onaylamaz anlamda sallayarak önüme gelince heyecan ve korku içeren duygularla bir adım geriledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Düne gece söyleyecektim fakat uyumuştun.'' Kaşlarımı kaldırarak, meraklı gözlerimi gözlerine diktim. ''Ne söyleyeceksin?'' Gülümsedi. ''Kesinlikle bir erkeğe ihtiyacın var.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ha? Sinirlenerek seslendim. ''Ne demek istiyorsun?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Dün gece yatağımda tepindiğine göre durum bayağı vahim desene.'' Yanağımdan makas alıp bana çapkın bir gülücük fırlattıktan sonra banyodan çıktığında öylece kalakalmıştım. Gece kapının ardından seslendiğinde korkarak dağınık yatağına girmiş, yatağı daha fazla dağıtmıştım. Ah hayır. Tabi ki beni yanlış anlamamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlamamıştı, değil mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Lanet olsun,'' berbat duygu durumumu toparlamaya çalışarak Salona geçtiğimde an Selenay ceketini giyiyordu. ''Nereye?'' Bana kısa bir bakış atıp askılıktan benimkini de alıp üzerime attı. ''Eve gidiyoruz.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Semum nerede?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Aşağıda, bizi bekliyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Eve gidince konuşacağız,'' tehditvari söylemime yalnızca göz kırpmak ile yetinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aşağıya inip, Semum’a ait olmayan audi r6’nın yanına gittiğimizde bana muzipçe gülümsüyordu. Utanarak başımı önüme eğip arka koltuğa geçtim. Eve gidene kadar parmaklarımla oynamıştım. Sokağa girdiğimizde yavaşça dikiz aynasından Semum’a baktım, hay aksi! O da beni izliyordu. Göz kırpınca aceleyle dışarı çıktığımda o da bizimle indi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay ona teşekkür ettikten sonra apartmana yöneldiğinde hararetle soluyorken üzerimdeki enerjisine daha fazla dayanamadan yanına gittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sağ elim ile saçlarımı düzelterek mırıldanmaya başladım. ''Dün gece aniden sesini duyunca panikleyerek yatağına saklandım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarının kenarları hafifçe yukarıya doğru kıvrıldı. ''Neden panikledin ki?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yutkundum. Nasıl diyecektim ki, zaten o sırada üzerimi değiştirdiğimi bilmiyor muydu? Aklında o kadar iğrenç bir halde kalmamak için, çenemi dikleştirerek dişlerimin arasından tısladım. “Üzerim tam giyinik değildi.” Gülüşü kulaklarına kadar varmıştı. Kafasını salladıktan ayaklarımı yere çivileyecek o cümleyi duymama izin verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çarşaflarımı değiştirmeyeceğim. Kokun benimle kalsın.” Gözlerim irice açılmış aklımı kaybetmiş vaziyette sırtına bakarken sinirden tüm vücudum uyuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha ne kadar orada dikileceksin?” Tepkimi yutup tek kelime laf etmeden Apartmana girdiğimde kafam allak bullak olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eve girer girmez kendimi koltuğa fırlattığımda gözlerim kapanacak gibi olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu ne yorgunluk? Tüm gece birbirinizi mi dövdünüz?” Yalancı bir şekilde gülüp dengesiz gibi suratımı astım. Ardından hızla doğruldum. “Neden geceleri çalışıyorsun?” Onu duymazdan gelmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkti. “Her zaman değil. Sadece ihtiyaç olduğunda.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bende gelebilir miyim? Çalıştığın yeri görmek istiyorum.” Kafasını onaylamaz anlamda sallayarak arka cebinden benim telefonumu çıkarttığı an acı gerçek aklıma geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buraya geç saatte gelmiştim. Ertesi günü de telefonumu almadan evden çıkmıştım. Annemle haberleşememiştim. Yüzümü ekşiterek alt dudağımı ısırdım. ''Ne yapacağım?'' Gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bu seferlik ben hallettim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Cidden mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Evet...'' Uzattığı telefonu almam için salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Şimdi arayıp başının ağrısının durduğunu, halsizliğinin geçtiğini ve…'' Yüzünü buruşturdu.'' Test çözdüğünü söyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın arasından sesli bir gülücük firar etmişti. Telefonu elinden alıp, rehbere girdim. Ardından annemi arayarak ayağa kalktığımda annemin başıma gelen hiçbir şeyden haberi olmadığı için heyecanlı hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Elis?'' Sesi meraklı ve endişeli çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Merhaba anne nasılsın?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İyiyim. Ağrın var mı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Yok...'' Görmediğini bildiğim halde elimi geçiştirircesine havada savurdum. ''Selenay, ilginç çaylardan birisini yaptı. Şu an da çok iyiyim, kahvaltımı yaptım, teste ara verdim de seni arayayım dedim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam, yeter bu kadar mola. Kapatalım, test çöz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Um. Tamam, kendinize iyi bakın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elis.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana nasıl olduğumu soracağını düşündüğüm için heyecanlandım. “Sakın orada bir yanlış yapma. Kimseyle tanışma ve sınırlarına dikkat et.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşittiklerimse tam bir hayal kırıklığı olmuştu. Burukça gülümsedikten sonra ifademi toparlayarak görmese de kafamı salladım. "Tamam anne, merak etme. Kapatıyorum şimdi…"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi, annemi ve babamı idrak ettiğim zamandan bu yana içimde oluşan hüznü tekrardan görmezden gelip bastırdığımda aşağıya doğru kıvrılan dudaklarıma engel olarak düşüncelerimi dağıtmaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu noktada da Kehanet bana yardımcı olmuştu. Hiç bilmediğim yer, ilk kez gördüğüm insanlar ve yabancısı olduğum sokaklar… Bana kendi sorunlarımı ve acılarımı unutturuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu yüzden bir sefer daha Kehanet’in gizemli sokaklarına sığınarak koltuğa oturdum. "Selenay." kafasını telefonundan kaldırıp gözlerime baktı. "Kehanette neden bu kadar çok köpek var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sadece bazı geceler var." Anlamadığım için suratına bakmakla yetinince devam etti. "Yani köpekleri geceleri serbest bırakıyorlar."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım havalandığında farkında olmadan mırıldanmıştım. "Hepsini mi?" başıyla onayladı. "O yüzden burası geceleri fazla tehlikeli. Özellikle de sen. Bir daha sakın evden bensiz çıkma." Omuz silkince kaşlarını çattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dediklerimi dikkate al Elis. Geceleri fazla tehlikeli. Yakalanırsan iyi olmaz." Sıkıntı ile bir nefes koy verip dizindeki taytı sıyırdı. Bacağındaki diş izlerini görünce dehşete kapılmıştım. "Bu-bu ne zaman..." kuramadığım cümlemi yarıda kesti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Geçen hafta iş çıkışı eve gelirken oldu." Sinirle ayağa kalkıp salonda volta atmaya başladığımda çıldırmak üzereydim. Ellerimi saçlarımın arasından geçirerek çekiştirdiğimde gözlerimin dolmasına engel olamamıştım. Dolan gözlerimi umursamadan önünde diz çöktüğümde dudağımda oluşan kabukları ısırıyor, çaresizce ona bakıyordum. Bacaklarına sarılıp kafamı dizlerinin üzerine koyduğumda kendimi tutamadan ağlamaya başladım. Sessiz hıçkırıklarım birbiri ardına kopuyor, boğazımı yakıyordu. Ellerini saçlarımın arasına sokup titreyerek ağlamaya başladığında kendimizi durduramıyorduk. Sarılarak, merhemi birbirimizde arayarak, sadece ağladık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gidelim Selenay. Beraber gidelim." Diye bağırdım yakararak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevap vermeden ağlamaya devam etti. Hıçkırıklarım, birbiri ardına kopmaya devam ederken çatallaşan sesini işittim. "Olmaz." Başımı kaldırdığımda dudaklarının titrediğini gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevap verecekken telefonuna bildirim geldi. Telefonunu açıp gelen mesajı okudu, beni nazik bir hareket ile geriye doğru çektiğinde dikkatle onu izliyordum. Yavaşça kalktığında gözyaşlarını temizliyordu. "Benim işe gitmem lazım, gece dönerim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanına gittim. "Daha yeni geldin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını salladı. "Mizgin bugün gelemeyecekmiş. Onun yerine gideceğim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Selenay... Gece nasıl geleceksin?" güven vermek istercesine gülümsedi. "Topuklarım popoma vurarak koşabiliyorum." Ne kadar sinirli olsam da istem dışı gülümsemiştim. "Selenay geldiğimden beri doğru düzgün konuşamadık.” Dedim yakarırcasına.” Semum bana bir şeyler anlattı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Haklısın. Senden iki ay boyunca saklayamazdım. Eve geldiğimde konuşuruz olur mu? Şimdi çıkmam lazım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntılı bir nefes alıp başımla onayladıktan sonra ona kıyamayıp sarıldım. "Kendine dikkat et." Enseme bir öpücük kondurdu. "Sende Elis, sende.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay gideli dört saat oluyordu. Kafamda oluşturduğum senaryolar saat geçtikçe daha da artıyordu. Tüm gün boyunca önce banyo yapıp pijamalarımı giymiş ardından bir şeyler atıştırmış daha sonra da evin içerisinde kendimi oyalamıştım. Kafamı dağıtmak için test kitaplarımı çıkartıp kendimi sorularla oyalamaya çalıştığımda dikkatimi tam veremediğim için fazla soru çözemediğimi fark ettim. Cevapları kontrol ettiğimde elli sekiz sorudan dört tane yanlışımın olduğunu gördüm. Sonuç gerçekten de felaketti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annemin şu an da burada olmamasına şükürler ederek, kitaplarımı toparlarken gözüm saate takıldı, tam yedi olmuştu. İçimde oluşan huzursuzluk havanın kararmasıyla daha fazla artıyordu. Selenay gece döneceğini söylemişti aynı zamanda gece köpeklerinde serbest bırakıldığından bahsetmişti Şimdi onu nasıl yalnız bırakacaktım ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı dişleyerek başımı onaylamaz anlamda salladım. Bu böyle olmayacaktı. Sabırsızlıkla ayağa kalkıp odanın içerisinde volta attığımda dudağımda oluşan kabukları yiyerek düşünmeye devam ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semum çalıştığı barın adını öğrenmiştim. Vuslat. Orayı bulup Selenay’la eve dönebilirdim. İç sesim bu davranışımın tehlikeli ve aptalca olduğunu haykırsa bile yapacaktım. O köpek izi aklımdan çıkmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yapmalıydım...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızlı adımlar ile odaya ilerleyip üzerimdekileri çıkarmaya başladığımda kalbim gümbür gümbür atıyordu. Harika. Bugün üçüncü günümdü ve kendimi yeni bir maceranın içerisinde buluyordum. Bu zamana kadar ki yaşantım boyunca bile bu kadar heyecanlanmamışken sadece üç günde adrenalini tüm damarlarımı hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dolabı açıp elime gelen koyu kahverengi dar pantolonu bacaklarımdan geçirip düğmesini kapadım. Üzerine elime gelen siyah kalın kazaklardan birini giydikten sonra pantolonun rengine uyan kahverengi kalçalarımın üzerine gelen bir mont geçirdim. Telefonumu montun fermuarlı cebine tıktıktan sonra kapıya çıktığımda altıma siyah, kısa topuklu ucu sivri olan botlarımı giyinmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı kapattığımda geri dönüşüm yoktu. Bu gece, kehanette bir gezintiye çıkacaktım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı ardımdan kapattığım an vazgeçmiştim. Belki de kendimden. Birçok insana göre bu yaptığım aptallık ya da salaklık olabilirdi. Evden çıktıktan sonra başıma gelecekleri elbette ki tahmin ediyordum. Aksine tam tersini düşünmeyen insana ben bencil derdim. Kendini düşünene derdim. Sevdiklerini umursamayan derdim. Benim sevdiğim insanlar vardı, kendimden fedakârlık yaptıracak kadar değer verdiğim insanlar vardı. Yaptığım şey saflık değildi, elbette ki dışarıdaki tehlikenin farkındaydım. Yaptığım insanlık ve fedakârlıktı. Dışarıda böyle bir tehlike varken, ben nasıl olurda kardeşimi yalnız bırakırdım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bugüne kadar sadece kendi iyiliğim için yaşamıştım. Her şeyin kuralına uygun, bazen kuralları bozmamak için yaşadıklarımdan tat bile alamadım. Burada böyle olmayacaktı. Buraya kardeşim için gelmiştim, geldiğim tüm günlerimde onun için yaşayacaktım. Evet, evden çıktım. Evet, tehlikeyi biliyorum. Evet, Mesih’in farkındayım. Hepsinden önemlisi, tüm bu tehlikeleri kendime yöneltip, kendimi korumaya çalışmıyorum. Bu tehlikeleri Selenay’a da yöneltiyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bencil değildim. Kuyruk derdim hiç olmadı, yaşamadım can acısını. Kardeşimin acısını gördüm, bugün. Saatler önce, gözlerinde... Acıyı ve çaresizliği gördüm. Kapıyı hiç düşünmeden kapatmıştım, çünkü kararlıydım. Onun için gelmiştim, amacımdan vazgeçmeyecektim. Montumun fermuarını boğazıma kadar çektikten sonra asansöre doğru ilerlemeye başladım ve “çağır” düğmesine bastım. Asansör kısa sürede bulunduğum kata gelmişti. İçine girerek düşünmeye çalıştım. Etrafım her ne kadar sessiz olsa da kafamı toparlayamıyordum. Düşünme yetkimi tamamen kaybetmiştim gibiydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asansör durunca kabinin içerisinden çıkarak demir kapıya doğru ilerlediğimde kapının otomatiğine gitti elim, durdum. Sıkıntıyla bir nefes verdikten sonra otomatiğe basarak kapının açılmasını sağladım. Kendimi dışarıya attıktan sonra karanlık sokakta gezdirdim bakışlarımı. Bulunduğum sokak boştu. Tek bildiğim yol olan üst kısma yöneldim. Ellerimi montumun cebine sıkıştırıp, yüzümün iki tarafını kapayan saçlarımı umursamadan tedirgin bakışlarımı sokakta gezdirdiğimde artık her anlamda geri dönüşüm yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
On sekiz yaşımı bitirmek üzereydim ve ilk defa bu saatte tek başıma bu kadar yalnız yürüyordum. Gerçi pek de ilk sayılmazdı. Kehanete geldiğim günü de hesaba katarsak bugün ikinciydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehanete geldiğimden beri kendimi bir labirentin içerisinde gibi hissediyordum. Evlerin aralıklı yapılması artık beni korkutmuyordu. Aksine bir sorun olduğunda aralarda gizlenebiliyordum. Geldiğim günden beri yaptığım gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karanlık sokaktaki tek ışık gibi görünen parlak gözlerim, titreyerek ışık saçıyordu etrafına. Başka ışık yoktu, dün gece yürüdüğüm sokakları görünce içim biraz olsun rahatlamıştı. Lidya ile gittiğimiz kafeyi bulacak, oradakilere Vuslat'ı soracaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonumu çıkartarak saate baktım. Yedi buçuk olmasına rağmen hava oldukça karanlıktı. Yazı henüz bitirmesek de Kehanet akşamları soğuk ve erken kararan bir yerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç erkek sesi işittiğim an heyecanlanarak evlerden birinin arasına koştum. Sırtımı ve avuç içlerimi duvara dayayarak kafamı sokak tarafını görecek şekilde duvara yasladım. Montumun altından bile büyük bir fark ile inip kalkan göğüs kafesimi rahatça görebiliyordum. İki erkeğin yayvan yürüyüşü girmişti bakış açıma alkollü oldukları her hallerinden belliydi. Gizlenmeseydim olabilecekler geldi aklıma. Yüzümü ekşiterek başımı onaylamaz anlamda salladım. Dikkatli olup başladığım işi güzelce bitirmeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Atik ve sessiz olacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sokağı terk ettiklerinde büyük bir hız ile aradan çıkıp ilerlemeye devam ettim. Adımlarımı sessiz ve hızlı atıyordum. Aydınlık olan caddeye girince gülümsedim, sokakların aksine cadde doluydu, birçok çılgın tarza sahip olan insanları da kapsıyordu. Etrafta bakışlarımı dikkatlice gezdirdikten sonra kafenin yerini hatırlamaya çalıştım. Hafızama kazınan tanıdık gelen restoranları es geçerek petibör kafenin önünde durunca gülümsemiştim. Bir kez gittiğim kafeyi tekrardan bulmak bile öz güvenimi arttırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçük bir çocuk gibi heyecanlanarak kafeye girdiğimde büyümüş hissediyordum. Vay canına… Demek ki akşam vakti bir kafeye girmek böyle hissettiriyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçerisindeki insanlar hemen hemen yaşıtlarım olsa da yanlarında kendimi küçük hissediyor, utanarak onlara bakarken gücümü yumruk yaptığım ellerimden almaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karanlık havanın loşluğunda aydınlanan dev avize etrafı sarı ışıkla aydınlatıyordu. Küçük çocuk tebessümümü gizlemeye çalışarak göğsümü gere gere ilerlerken tanıdık sesi duydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''N'aber fıstık?'' Geçen ki garsonu görünce tebessümüm genişlemişti. “Yardım edersen daha iyi olacağım.'' Kaşları alayla yukarıya doğru kıvrıldı. ''Ne yardımı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Vuslat. Vuslat nerede?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatıldığında şaşırmıştı. ''Burada oturup da Vuslatı bilmeyen ilk kişisin.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Buraya yeni taşındım.'' Yeni kelimesini duyunca gözleri karardı. Ardından kendisini toparlamaya çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Tek başına gidebileceğinden emin misin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Gidebilirim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarını etrafta gezdirip tekrardan bana yönlendirdi. ''Kafede tek kalmasaydım seninle gelirdim.'' Benim için bir şey yapacak olması şaşırmama yetmişti. Şaşkınlığımı umursamadan elini omzuma yerleştirerek beni dışarıya yönlendirdi. Adımlarına ayak uydurdum, kafelerin sıralandığı, uzun caddeyi işaret etti. ''Buradan ilerlemeye devam et, karşına bir mağaza çıkacak Rose adında, onun önündeki sokaktan girmen gerekiyor, ardından bir süre hiçbir yere sapmadan devam edeceksin. Karasoy sokağından çıkan İsimsiz tabelalı sokağa gir. Durmadan ilerle karşına birçok gece kulübü çıkacak, en büyük olanı Vuslat zaten üzerinde de yazıyor.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hafızam her ne kadar iyi olsa da işimi şansa bırakmamak için söylediklerini telefonumun not bölümüne yazmıştım. Cebime geri soktuktan sonra minnetle gülümsedim. ''Teşekkür ederim...''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Fazla dikkatli ol. Elis.'' Kaşlarım çatıldı, ismimi nereden biliyordu? Dudaklarımı aralayıp konuşacakken tekrardan caddeyi işaret etti. ''İyi şanslar.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tedirgin bakışlarım üzerinde gezinirken gülümsemekle yetindi. Ardından Selenay’ı hatırlayarak daha fazla oyalanmak istemedim ve arkamı dönerek dediği yöne doğru ilerlemeye başladım. On iki den önce orada olmalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yan yana dizilen restoranları büyük bir hızla geçmeye başladım. İnsanlara bakmadan, umursamadan ilerliyordum. Gelen rüzgâr birçok kez saçlarımı yüzüme örtmüştü. Açık kahverengi saçlarımı sağ elim ile geriye doğru itekledikten sonra ellerimi yeniden ceplerime sıkıştırdım. Rose mağazasını geçip önündeki sokağa girip büyük bir hız ile ilerlemeye başladığımda heyecanım arttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşılıklı duran iki sokak ağzı çıkmıştı önüme... Karasoylar sokağının bitişiğinden çıkan İsimsiz tabelalı sokağa girdim. Tarif edilen yeri bulmak bile öz güvenimi arttırıyordu. Meğerse nasıl da sıkıymış benim yaşadığım fanus…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sevincimi karanlık sokak bastırdığında gerilmiştim. Kehant’e geldiğim günden beri bu kadar karanlık bir sokağa ilk kez giriyordum. Ben ilerledikçe evler azalıyordu. Genel olarak yeşillik alanın hâkim olduğu bir yerdi, karanlık sokakta yeşillikleri göremesem bile, taze kokulardan ve görünen karartılardan bitki ve ağaçların sıklığını fark edebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Korkmaya başlamıştım. İnsanların olmadığı, önümü görmekte zorlandığım bir sokak… Tek olmak beni fazlasıyla ürkütüyordu. Korkudan dolan gözlerimi geç fark etmiştim. Titreyen ellerimi montumun cebinden çıkarttım. Böylelikle daha özgür hissediyordum. Hiç durmadan yutkunuyor ve etrafıma bakınıyordum. Durmuştum. Daha fazla ilerlemeyecektim. Kalbimin teklediği bu an korkudan çığlık attıracak kadar ürkütücüydü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözüm az ileriyi bile görmüyorken kulak zarımı patlatacak kadar şiddetli bir köpek sesi işitmiştim. O saniye gözlerimi sımsıkı yumdum. Göz bebeklerimden taşan yaşlar kavisli bir şekil alarak yanaklarımdan döküldüğü an ellerimi yumruk yapıp dişlerimi sıkmaya başlamıştım. Hissettiğim adrenalin dalgası ile bacaklarım bende ki bağımsızlığını ilan ederek koşmaya başladı. Kimden, neyden kaçtığımı bilmeden koşuyordum. Kesilen köpek sesinin dışında kalbimin ritmini işitiyordum. Bedenime fazla gelen kalbim, beni oldukça zorlamaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an… Birini gördüm, yanıp sönen elektrik lambasının ötesinde, sokağın girişine, benden tarafa doğru ilerleyen. Bir erkek bedeni, uzun ve yapılı. Birini gördüm, yürüdükçe uzun ve şekilli vücudunu fazlasıyla sergileyen. Birini gördüm, elektrik lambasına yaklaştıkça üzeri aydınlanan. Birini gördüm, attığı her adımdan dahi asalet ve kararlılık akan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı çevirip sokağa tekrardan baktım. Ardından koşar adımlarla kendisine doğru yaklaştım. İkimizin adımları yanıp sönen lambanın altında buluşmuştu. Gidip gelen ışıkla yüzünü pek seçemesem bile buz mavisi rengindeki gözleri, zifiri karanlıkta bile kendini gösterecek parlaklıktaydı. Yutkundum. Aklımdan çıkan kendisine yaklaşma amacımı hatırlayarak ellerim ile gözyaşlarımı temizledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Lütfen... Bana yardım edin.'' Sesimdeki acizlik ve korku kolayca keşfedilebiliyordu. Bu yaşıma kadar kendimi hiç bu kadar korkmuş ve aciz hissetmemiştim. Uzun boylu adamın omuzlarının biraz üzerine geliyordum. Bu mesafe, benim de uzun olmamdan kaynaklanıyordu. Altında bulunduğumuz lamba yavaş bir ritimde yanıp sönmeye başladığında yüzünü daha net görmeye başladım. Işık her yandığında gördüğüm muhteşem yüz, dikkatimi fazlasıyla dağıtmaya başlamıştı. Cevap vermediği için tekrardan konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Beni Vuslat'a götürür müsün?'' Başını emir almışçasına hafifçe aşağıya eğip geri yukarıya çıkartarak onayladı. Neden konuşmuyordu ki? Belki de hastalığı vardı. Tek kelime dahi etmeden yanımdan ilerleyince peşine takıldım. Karanlık, kimsenin olmadığı sokakta ilerlemeye başladık. Karşıma çıktığı için kendimi daha iyi hissediyordum, yalnız değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benim geldiğim yönden ilerlemeye devam ettiğimizde. Birden fazla köpeğin havlama sesi birbirine karışınca başlayınca zorlukla yutkundum. O canavarları bir kez daha görmek istemiyordum. Canavar diyordum çünkü buradaki köpekler süs köpekleri gibi durmuyordu. Ya da sokaklarda gördüğümüz o yorgun köpeklerden de değillerdi. Büyük, yırtıcı ve saldırgan köpeklerdi. Köpek sesleri yaklaşmaya başladığında mahallenin başına koşarak giren gölgelerini görmek beni tam anlamıyla alt etmişti. Hayalimin de ötesinde korkunçtu her şey.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soğuk havada aldığım soğuk nefesler gözümün önüne beyaz bir toz tabakası oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilmeden, ona yaklaştım. Saklanmak istercesine…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hiç tanımadığım, ilk defa gördüğüm adamdan yardım istercesine ona sığındım. Yaklaşımımı fark etmiş olacak ki boynunu çevirip gözlerime baktı. İlk gördüğüm ana rağmen daha aydınlıktı. Dolunayın ışık tuttuğu karanlıkta bakışlarındaki ifadesizlik tüm bedenimi üşütmüştü. Tepkisizliği bana bir asır gibi gelmişti. Gözlerimden akan suları sonradan fark etmiştim. Durdurdum kendimi. Karanlıkta pek seçemesem de saçları kahverengiydi, uç kısmına doğru rengi açılıyordu. Kavisli şekilli bir burna, yumuşak görünümlü kıvrımlı dudaklara sahipti. Buz mavisi rengindeki keskin bakışları, göz şekline muazzam bir şekilde uymuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaklaşan pati sesleri, havlama seslerine karışmıştı. Dikkatim dağılarak önüme döndüm, beş tane köpek bize doğru koşuyordu. Buraya geldiğim gece parmaklıkların ardında gördüğüm ağzı ve kulakları koyu olan sarı köpekte aralarındaydı. Bana her an saldırabilecek gibi gelen köpeklere bakmaya daha fazla dayanamazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gücüm kalmamıştı. Gözlerimi sıkıca yumduğumda akan yaşlar tekrar ve tekrar yanaklarımı ıslattı. Farkında olmadan ayaklarım arkasına doğru gitti, vücudumun yarısı vücudunun arkasına saklanmışken anlımı omzuna yaslamıştım. Hissettiğim korku ile tüm vücudum titriyordu, onun da bunu hissettiğine emindim. Pati sesleri tam yanımızda sonlandığında, dudağımı dişlemekten kanın metalik tadını almıştım. Yumruk yaptığım parmaklarımdaki tırnaklar etime batarken gözlerimi açmadan beklemeye devam ettim. Havlama sesleri kesilmiş, köpeklerden çıkan acı dolu uğultu doldurmuştu kulaklarımı, itaat ediyorlardı sanki. Korkarak başımı kaldırıp omzunun üzerinden köpeklere baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hepsi önünde durmuş, üç tanesi oturmuş, en büyük ikisi de dizlerini kırmıştı. Önümüzdeki yırtıcı köpekler tiz bir uğultu çıkararak ona bakıyorlardı. Bu görüntü kanımı dondurmaya yetmişti. Tek bir hamlesi ile köpekleri bana yönlendirebilirdi. Beni en ufak hamlesiyle bile mahvedebilirdi. Kehanetteki köpekler ona göre eğitilmişti… Sağ elini havaya doğru kaldırdığında hala titriyordum. Köpekler, ayağa kalkıp geldikleri yöne doğru koşmaya başladıklarında rahat bir nefes verip arkasından yan tarafına geçiş yaptım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı çevirip kendisine baktığımda yeri izlediğini gördüm. Hiçbir şey demeden ilerlemeye başladı. Sessizliğine ayak uydurarak beraberinde yürüdüm. İsimsiz tabelalı sokaktan çıktığımızda Karasoy sokağına gidiyorduk. Sokakları karıştırmadığıma eminim, garson büyük ihtimalle yanlış sokağı söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elektrik lambalarının çalışmasına şükürler ederek yan gözler ile kendisini süzmeye başladım. Semum dan daha garip, sakin birisine benziyordu. Kesinlikle buraya ait değildi. Böyle hareketli ve kavgacı bir yer onun sakinliğini ve huzurunu bozardı. Hoş geldin partisini kim yapmıştı acaba... Mesih? Omuz silkerek önüme döndüğümde, çarpmakta olacağım direği gördüm. Heyecanlanarak yana kaydığımda omzum ona çarpmıştı. Yüzümü ekşiterek yüzüne baktığımda bana yönelttiği ters bakışla karşılaştım. ''Affedersin…'' Mırıltım kulaklarını doldurunca buz mavisi bakışlarını önüne sabitleyerek ilerlemeye devam etti. Kaşları ilk gördüğüm andan beri çatık, gözleri de hırçındı, fazlasıyla hırçın bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Işıkların bulunduğu sokağın sayesinde saçlarını net bir şekilde görebiliyordum. Yumuşaklığı fazlasıyla belli olan çikolata kahvesi saçları vardı. Beyaz teninin arasından ne de güzel parlıyordu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçının uzun ön kısmı havaya doğru şekilli bir biçimde kıvrılmıştı. Her yerinden asalet akan adamdan zor da olsa gözlerimi ayırıp önüme döndüğümde çarpmakta olduğum ikinci direği görüp, heyecanlanarak diğer taraftan geçtim. Ters bakışlara bir kez daha katlanamazdım. Önümüze birçok gece kulübünün bulunduğu bir cadde çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte burası doğru yerdi. Yanımızdan geçen insanlar gözlerini irileştirerek bize bakıyordu. Kızlar dudaklarını ısırarak onu işaret ediyordu. Tamam, yakışıklı bir adamdı fakat böyle iğrençleşmeye lüzum yoktu. En nefret ettiğim insan tipi, başkasını görünce dibini düşüren, ağzını burnunu kaydırandır. Yüzümü ekşiterek başımı olumsuz anlamda salladım. ''İnsanlık iğrenç bir yere gidiyor.'' Mırıltım kendi kulaklarımı bile zor doldurmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Diğer kulüplere göre, daha büyük ve geniş olan, muhteşem bir tasarıma sahip Vuslat yazan mükemmelliği görünce gözlerim parladı. Her bakımdan diğer kulüplerden daha ön planda duruyordu. Kulübün önünde durunca bende durdum. Girmeyeceğini durarak belli etmişti. Başıma bir şey gelmeden kulüpte olduğum için fazlasıyla mutlu ve huzurluydum. Önüne geçtiğimde gerginliğimi atabildiğim için gülümsüyordum. Başımı utangaç bir tavırla parmaklarıma eğip tekrardan gözlerine baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Yardım ettiğin için teşekkür ederim'' Gözleri yüzümün en ince ayrıntısına dek gezerek dolaşmıştı. Son olarak kenarları yukarıya doğru kıvrılmış olan dudaklarımda kalınca gülümsemem yüzümde donuklaştırdı. Elimde olmadan bakışlarım irileşmişti. Merceğini gözlerime yönelttiğinde dayanamadım ve tekrardan yutkundum. Konuşmayacaktı, başından beri tahmin ettiğim gibi bir hastalığı vardı demek ki. Kuruyan alt dudağımı büyük bir hız ile ıslattığımda gözünden kaçmamıştı, aynı saniye bakışları tekrardan dudaklarımı bulmuştu. Fazla ilginç ve tedirgin olduğum bu durumdan bir an önce kurtulmak için mırıldandım, ''artık gideyim, iyi akşamlar...'' Arkamı dönüp, kulübe doğru yürümeye başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adımlarım birbirine dolanmak için büyük bir mücadeleye girmişken, yavaşlayarak arkamı döndüm. Kıpırdamadan beni izliyordu. İrkilerek önüme dönerek gece kulübüne yöneldim ve arkama bakmamak için büyük bir çaba gösterdim. Kulübün önündeki arabaların önünden geçerken birçok audi yan yana sıralanmıştı. İlgiyle r6 ve r7’leri izlerken r7’nin diğer modele göre daha az olduğunu fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Diğer modellerden haberleri yok herhalde.” Kendime mırıldanarak yüksek dozda çalan müziğin kaynağından içeri girdiğimde suratım buruşmuştu. Ses her ne kadar kulaklarımı doldursa da bir şey anlamıyordum. Aklım tamamen bulanmış durumdaydı... Dikkatimi önüme veremiyordum. Karşılaştığım ve bana yardım eden ilginç kişi, bilinçaltımı tamamen etkisiz hale getirmişti. Başımı onaylamaz anlamda sallayıp etrafa bakındım. Haddinden fazla yakınlık kuran çiftleri görünce istemsizce tekrardan yüzümü buruşturdum ve ilerlemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bar kısmını karşımda görünce gülümsedim. Selenay, içecekleri hazırlıyordu. Kalabalık ortamdaki insanlara çarpmamak için yanına giderken resmen jimnastik yapmıştım. Başını eğmiş, masanın altındaki bardaklarla ilgileniyordu. Tek elim ile masaya vurarak bar koltuğuna oturunca, eyelinerın muhteşem bir şekilde yakışmış olduğu gözlerini kaldırıp bana kısa bir bakış attı, ardından şaşırıp gözlerini kırparak baktığında dişlerimi göstererek gülümsüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''E-elis! Sen buraya nasıl geldin?'' Belki de tam da şu anda hayal gördüğünü sanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silktim. ''Getirmezsen gelirim.'' Dudakları aralandı. Konuşacakken ağzı şekilden şekle girdi. Bu haline kahkaha atmadan edemedim. ''Merak etme, buraya çok rahat bir şekilde geldim. Başıma bir şey gelmedi.'' Rahat bir nefes koy verdi. ''Tamam. Bir saat sonra işim bitecek. Madem geldin, bari yardım et. Eve gidince konuşacağız.'' Göz kırpıp kenar kısımdan masanın karşı tarafına geçtiğimde heyecanım katlanarak artmıştı. Önümde birçok rengi olan sıvıları görünce inlemeden edemedim. Nasıl ayırt edecektim ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vuslattaki işimiz bitince Selenay’la fazla vakit kaybetmeden bildiği kestirmeleri kullanarak güvenli bir şekilde eve geldik. Bugün de yeni yollar öğrenmiştim. Geceyi olaysız atlattığım için fazlasıyla mutlu olmuştum. Pijamalarımızı değiştirip kendimize birer kahve yapmaya koyulduğumuzda mırıltısını işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vuslat’ı nasıl bulabildin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önümdeki kulplu bardaklara sıcak suları doldurmaya başladığımda nefis kahvenin kokusu içimi ferahlattı. ''Önce petibör'e gittim. Oradaki garsona sordum.'' Durdum. Beni İsimsiz' e yönlendirdiğini söylemek ve söylememek arasında kalsam da devam ettim. ''Karasoy yerine İsimsize girmem gerektiğini söyledi.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Selenay’ın gözleri irileştiğinde kavgacı haline bürünmüştü. ''Ne dedin sen?'' Elimdeki ısıtıcıyı yerine koyup bardağı ona doğru uzattım. Büyük bir sinir ile bardağı aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Duydun işte. O da şaşırdı demek ki.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bardağı tezgâhın üzerine yerleştirerek elleriyle yüzünü sıvazladı. ''Ne şaşırması ya? Burayı bilen biri o sokağın önünden bile zor geçer. Özellikle bu saatte!''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahveden bir yudum alıp bakışlarımı irileştirdim. ''Ben önünden geçmekle kalmadım, sonlarına kadar gittim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissettiği korku gözlerindeki yerini almıştı. ''Nasıl çıktın oradan? Başına bir şey gelmedi değil mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı onaylamaz anlamda sallayarak bir yudum daha aldım. ''Hayır. Birisi vardı... Bir erkek. Beni vuslata götürüp götüremeyeceğini sordum.'' Bakışları üzerimde gezinirken omuzlarımı dikleştirdim. ''Sonuç... Sağlamım işte.'' kahvesinden bir yudum alarak kendi kendine mırıldandı. ''İsmi ne?'' Dudaklarımı büzdüm. ''Hiç konuşmadı. Sadece bana yardım etti ve gitti.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İlginç.'' Kafası karışmıştı. Bense olaylara onun kadar hâkim olmadığım için yadırgamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Burada normal bir şeyin olması mümkün mü?'' Gülümsedi. ''Neyse ne, biraz normal şeylerden konuşalım.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Aynen öyle.'' Bardağı ile salona geçince peşinden ilerleyerek oturduğu koltuğun karşısına kuruldum. ''Daha da güzelleşmişsin Elis...'' Utanarak gülümsedim. Edilen her iltifat beni fazlasıyla utandırırdı. Özellikle söylediklerini son zamanlarda duymak beni fazla rahatsız etmeye başlamıştı. ''Abartma abartma.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne saçmalıyorsun? Aynaya bakmıyor musun? Gözlerin mücevher gibi parlıyor, bazı kızlarda göz varsa dudak yoktur dudak varsa göz yoktur. Ama sende'' gülümsedi. ''Hepsi fazlasıyla var...'' Yanımdaki yastığı tehdit edercesine havaya kaldırdığımda kıkırdayarak konuyu değiştim ''sevgilin var mı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Allah korusun…'' Sitemkâr çıkan sesi beni gülümsetmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Alaz kim Selenay?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahvesinden hızla bir yudum aldı. Kararsız bakışları üzerimde gezinirken, ''Mesih’in yakın arkadaşlarından birisi. Dengesizin teki, sürekli bana takılır.'' Gözlerimde ima belirtisi oluşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Senden hoşlanıyor mu?'' Yüzünden iğrendiği belli oluyordu ''Benden nefret ettiğine yemin bile edebilirim.'' Durdu ''Aksi olsa bile Allah tekrardan korusun.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sana takıldığı halde neden onun mekânında çalışıyorsun?'' Semum’un bana bir şeyler anlattığını ona söylediğim için pek şaşırmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kendisi zorladı.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan asabım bozulduğu için tek kaşımı kaldırarak sordum. ''Nasıl zorladı?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkti. ''Manyak işte, boş ver.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Selenay.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mmm?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hoş geldin partini, sana kim yaptı?'' Kahve bardağını kafasına dikti ve ardından bardağı sert bir şekilde masaya çarpınca cevabını beklemekle yetindim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Söz veriyorum sana bunu söyleyeceğim. Ama şimdi değil.'' Semum’un dedikleri doğruydu. Hatırlamak istemiyordu. Selenay’ın acı çektiğini düşündüğümde aklıma tek bir isim geliyordu, o da yine Alaz’dı... O gün, sabaha kadar konuşmuştuk. Bir sene boyunca geçirmediğimiz gecelerin acısını fazlasıyla çıkartmıştık. Ertesi gün akşam saatlerine doğru yattığımız için evden çıkmamıştık, Selenay da işten izin almıştı. Tabi izin aldığı için, bende onunla çalışacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bol sohbetli ve çikolatalı bir gün geçirmiştik. Sabah olunca duşlarımızı alıp saçlarımızı kurutup üzerimizi giyinmeye başladık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Altıma dar yüksek bel bir kot pantolon, üzerine pantolonumun bittiği yerde başlayan uzun kollu geniş yakalı yün, açık kahverengi bir kazak geçirmiştim. Selenay makyaj yaparken, gözlerime bir miktar rimel sürmüştü, sık makyaj yapmazdım fakat rimel çok hoşuma gitmişti. Kahverengi montumu giyip telefonumu cebime tıkıştırdım. Ardından gri renk deri eldivenlerimi parmaklarımdan geçirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk defa Selenay’la beraber dışarı çıkıyordum. Geniş caddeyi boylu boyunca yürüdükten sonra mağazanın önündeki sokağa sapıp, Karasoy sokağına gelince gözüm isimsiz tabelasına takılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buz mavisi gözleri aklıma geldiğinde kısa bir an gözlerimi yummuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vuslat’a girdiğimizde içerisi her zamanki edepsizliğindeydi. Belki de ben onlara göre fazla edepliydim. Ya da yeni neslin söylemlerine göre mağaradaydım. Her neyse, yine de hal ve hareketlerinden hoşlanmıyordum işte. Yüzümü buruşturarak çiftlerin arasından geçip bar kısmına yöneldim. Masanın kenarından geçip bardakların olduğu yere gelince rahat bir nefes koy verdim. Burası sığınak gibiydi. Montumuzu ve eldivenlerimizi içerideki çalışan odasına yerleştirdikten sonra Selenay patronla görüşeceğini söyleyip beni bara yönlendirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafta kısa bir bakış attığım an gözleri üzerimde olan bir adam kucağına oturmaya çalışan kızın omzunun üzerinden bana bakıyordu. Yüzümü buruşturmamak için kendimi zor tuttum. Alt taraftaki bardakları üst kısma yerleştirirken önümde bir hareketlilik sezdim. Kucağındaki kızı kenara atmış, bana doğru geliyordu. O geldikçe insanlar kenara çekiliyordu. Benim bin bir zorluk ile geçtiğim insanların arasından o kimseye değmeden geçmeyi başarmıştı. Çünkü insanlar kenara kaymıştı. Uzun boylu, yapılı birisiydi. Koyu renk saçları, dalgalı bir şekil almış anlına kapanmamak için zor durur gibiydi. Zeytin gözleri gözlerimden bir an olsun ayrılmazken oldukça gerildiğimi hissetmiştim. Masaya yaklaşıp tek elini koyup bar koltuğuna oturdu. Gözlerimi üzerinden ayırmadan isteyeceği içeceği söylemesini bekledim. Yüzümün bütün ayrıntılarını denetledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Sen yeni misin?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Hayır. İçecek olarak ne alırdın?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerini kısarak gülümsedi. ''Selenay, nerede?'' Elimdeki bardakları öne doğru iterek sorgucu bakışlarımı üzerinde gezdirdim. Omzumda hissettiğim el ile yan tarafıma baktım. Selenay omzumu sıkıyordu. ''Elis. Burayla ben ilgilenirim.'' Bana söylüyordu fakat ona bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Elis...'' Adım dudaklarından bir fısıltı olarak çıkmıştı. ''Güzel isim.''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Ne içeceksin Alaz?'' İsmi duyduğum an gerilmiştim. Demek o Alaz tam karşımdaydı. İfadesiz bakışlarım öfke ile dolduğunda elimde olmadan kaşlarım çatılmıştı. Öldürücü bakışlarım üzerinde gezinirken oldukça keyifli gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''İçkimi sonra alacağım,'' bana doğru döndü. ''Sen neden buradasın?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Seni ilgilendirir mi?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Kulübün sahibi olduğum için, fazlasıyla ilgilendirir.'' İfadesindeki eğlence kalkmıştı, donuk bakışlarıma ayak uyduruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Bana yardım etmek için geldi.'' Aramızdaki kelime oyununu Selenay sonlandırınca kısa bir anlığına ona baktık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Seni daha önce görmediğime eminim. Ne zaman geldin?'' Pot kırmamak için susmayı denedim. Soru dolu bakışlarım Selenay'ı bulunca oda bana bakmıştı. ''Yeni geldi.'' Tanıdık ses kulaklarımı doldurunca rahatladım. Semum’un sesiydi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz dalgacı bakışlarını Semum’a yönlendirdi. ''Kendisini partide göremedim?''
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkmekle yetinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alaz bana doğru döndü. Bir süre suratımı izledi. ''Madem yeni geldin, mavi bavulu olan bir kız görüp görmediğini bilmek istiyorum.'' Tedirginliğimi yansıtmasam bile dikkat çekmemek için yavaş bir şekilde yutkunmuştum. Mavi bavul... Mesih onu görmüştü... Başımı onaylamaz anlamda salladığımda dalgacı bakışları gözlerinin her tarafını sarmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Görmediğine emin misin?'' Resmen dalga geçiyordu. Ben olduğumu biliyordu. Dudaklarımı birleştirerek çenemi ve kaşlarımı yukarıya doğru kaldırarak diklendim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
''Mavi bir bavula sahip değilim.'' İnanmayan bakışları yüzümde gezinirken, barın kapısında oluşan kalabalık dikkatimi çekmişti. Kalp ritmim düzensizleşmeye başlayınca, oldukça gerilmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.