11. Bölüm

Karanlığın İncisi / ÇOCUKLUK ACISI

💬 0
İyi Okumalar!
Kahvaltıdan sonra yavaşça yürüyerek otelde bir gezintiye çıktığımızda küçük çocuk gibi hissediyordum kendimi. Ellerimi bazen belimin iki kenarında tutturuyor, bazen de önümde birleştirerek şişirdiğim yanaklarımla etrafa bakınıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tam da o sırada bir çocuk havuzunun önünden geçtiğimizde ilgimi çekmişti. Merakla o tarafa doğru bakıyorken yanımıza bir görevli geldi ve Yağız onu kenara çekerek konuşmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boşluğu fırsat bilerek top havuzunun oraya gittiğimde suratımda oluşan buruk tebessümle beraber kollarımı göğsümün altında bağlayıp oyun parkının içine bakmaya devam ettim. Devasa büyüklükteydi. İçinde zıplama yerleri, top havuzu ve çeşitli parkurlar vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç çocuk yavaşça oynuyorken anneleri onları izliyor, bazıları ise fotoğraf için poz veriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçimde kalan ukde kalbimdeki yerini belli ettiğinde canım sıkılmıştı ve tadım kaçmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Canın mı çekti küçük sıçan?" Hemen yanı başımdan gelen sesiyle irkilerek omzumun üzerinden Yağız'a baktım. O mu çok sessiz gelmişti, ben mi fazla dalmıştım bilmiyordum. Bildiğim tek şey yıllardır görmediğim oyun parkıyla beraber zihnimde canlanan anılarımdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet." Dedim yalandan gülerek. Alayla sormuştu ancak ciddi olduğumu görünce kaşları yukarı doğru kıvrıldı. Durumu toparlamak için elimi havada savurarak utanıp hızla konuştum. "Aslında öyle değil." Suratımda mahcup bir gülümseme oluştu. "Küçükken bir okul gezisine katılmıştım ve orada böyle bir kapalı çocuk parkı o zaman bir de ilk defa görmüştüm ve çok heyecanlanmıştım." Konuşurken omzumun üzerinden bir yandan ona bakıyor, bazen de parka dönerek anılarımı yad ediyordum. "Okuldaki arkadaşlarımla beraber sıra oluşturup heyecanla görevlinin bizi içine almasını bekliyorduk ve görevli en başta boy kilo ölçümü yapıyordu, ona göre çocukları içeri alıyordu." Ardından bakışlarım sislendi ve suratımı oyun parkından çeviremeden engel olamadığım hüznümle beraber devam ettim. "Sıra bana geldiğinde kadın boyumun üç santim uzun olduğunu, kilomun da fazla geldiğini söyledi ve beni almadı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burun direğim sızladığında gözlerim dolmuştu. Tam da o anda bu anıyı aslında ne kadar da derine gömmüş olduğumu fark ettim. Aynı zamanda da beni olumsuz anlamda ne kadar etkilediğini ve psikolojim üzerinde ne kadar derin hasarlar bıraktığını...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Aslında tek beni almamıştı. Diğer çocukların hepsi istediği kritere uyuyordu." Dedim dalga geçercesine.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dangalak." Kendi kendine tısladığında hayretle ona doğru döndüm. Sinirlenmişe benziyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dolan gözlerimi temizlemeye çalışarak hayıflandım. "Deme öyle. O bir kadındı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuz silkti. "Ne önemi var ki? Üç kilo fazlanın oradaki lanet minderlere ne zararı var? Her türlü seni tartabilecekken zihninde derin hasarlara yol açmış almayarak." Tekrardan burukça gülümseyerek önüme döndüğümde burnumu çekmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Haklıydı. Ne zararı olabilirdi ki üç santimin ve üç kilonun? Ne olabilirdi ki? Üstelik tüm arkadaşlarım içeride deliler gibi eğlenirken dışarıdan onları izlemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orada eğlenen çocukları bir süre daha izledikten sonra dolanmaya devam ettiğimizde otelin her geçen saniye çok daha güzel olduğunu görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Aslında..." Dedim ve güçlükle soluyarak çapraz açıdan suratına bakmaya çalıştım. "Şu sahte kasıntı balayına son verip ufak bir tatil yapmaya ne dersin?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nasıl yani?" Dedi hayretle. Anlaşılan bu teklifin benden geleceğini düşünmemişti. "Sonuçta öyle ya da böyle bu hafta otelde olacağız. Geçen günleri kendimize zindan edeceğimize" dedim ve etrafta duran Salih babanın adamlarının gözlerine ufak bir bakış atmıştım. "Kendi kendimize tatil yapalım işte."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onları tatmin edecek roller yerine gerçek bir tatil yapmak bize de iyi gelirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Arkadaşlarına hediye almak ister misin?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ani gelen teklifiyle afallayarak suratına bakmıştım. "Hıh?" Ardından gözlerim parladı ve hevesle kafamı onaylar anlamda salladım. "Çok isterim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O zaman gel." Deyip dik dik bize bakan Salih babanın çalışanlarının önünde elimi tutup arkasını döndüğünde hızlı adımlarla ilerliyordu. Heyecanla alt dudağımı dişlediğimde utanmıştım. Kızaran yanaklarımı saklamak isteyerek suratımı aşağı doğru eğdiğimde parmakları kararlılıkla parmaklarımın arasından geçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Biz... El ele tutuşuyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu yasak. Sözleşmede böyle bir madde yok.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tam da o anda sözleşmeyi henüz imzalamadığımızı fark ettim. Aslında fazla bir kuralı da yoktu başlı başına hazırdı ancak vakit olmamıştı bir türlü imzalamaya. Göğsümde biriken soluğu hiddetle geri bıraktığımda dışarı çıkıyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında bu kadarı da fazla değildi değil mi? Nihayetinde balayındaydık yaşadığımız her şey Salih babanın kulağına gidecekti. Bu yüzden put gibi durmamız da saçma olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ah ah... Her açıdan kapana kısılmış gibi hissediyordum ancak... En çok da o avucumun içerisindeki kuvvetli parmaklardan nasıl a hiç rahatsız olmadığıma irkiliyordum. Öyle güzel uymuştu ki avuç içime sanki elim için yaratılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir yandan da üzülüyordum. Daha öncesinde hiç sevgilim veya flörtüm olmamıştı. İlk defa bir erkeğin eli elime değiyordu ve o da rol icabı oluyordu. Özel yakınlıklarımın hepsi birer birer elimden kayıp gidiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her ne kadar evli olsak da sonuçta aramızdaki hiçbir şey gerçek değildi ve hepsi sahteydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklımdaki bin bir çeşit düşüncenin arasından onunla dışarı çıktığımda esen rüzgâr bacaklarıma çarpmıştı, yine de avuçlarımızın içerisine dalamamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzumun üzerinden ona bir bakış atarak önüme döndüm ve çekimser tavırla alimi avucunun içerisinden kaydırarak yolcu koltuğuna doğru ilerledim. Yine de sıcaklığı benimle kalmıştı, kaybolmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Araba yeşillik yolların içerisinden akıp giderken engel olamadığım tebessümümle doğal güzelliği izliyordum. Her geçen saniye midemdeki kelebekler çok daha coşkuyla yukarı doğru uçuşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından küçük bir kasabaya geldiğimizde heyecanla arabadan inip onunla dar sokaklarda yürüyor, etraftaki antika dükkanlarına bakıyordum. Arkadaşlarıma anısı kalacak küçük hediyeler alabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçük derenin üzerindeki köprüye çıktığımda hemen arkamdaydı. Öne doğru adım atmamla sallanınca heyecanlanıp kenarlardaki demirlere tutundum. Bacaklarımı sıkıca aşağıdaki tahtalara sabitleyip korku karışımı heyecanımla önüme, tahtaların aralıklarından gözüken akan suya bakındım. Sesi bile rahatlatıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça yürümeye devam ettiğimde attığım her adımda köprü şiddetle sarsılıyordu. Ürksem de o ritme biraz olsun alışabilmiştim. Aslında gerginlikten öyle çok kasılmıştım ki hemen birkaç adım arkamda kalan varlığına bile odaklanamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir adım daha attığımda eski köprünün tahtası aşağı doğru sarkınca çığlık attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ay!" Yandaki demirlere mümkünmüş gibi daha sıkı tutunduğumda boş bulunduğum için ayağım içeri girmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anında belimden yakalayıp bedenimi kendisine doğru yükselttiğinde nefesim kesti ve yavaşça ayağımı boşluktan çıkarttım. Nefes nefese bir şekilde kafamı yavaşça arkaya doğru çevirip bedenime yaslı duran sıcaklığına döndüğümde alnım çenesine sürtmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyen gözlerle gözlerine daldığımda yumuşacık hissediyordum. O an öyle çok yumuşak... Ve tazeydi ki nefesimi kesiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önceki korkum belimi sıkıca tutup kendisine yaslayan demir parmaklarıyla dağılmış, yerini eşsiz ve doldurulamayan bir güvene bırakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehribar rengindeki gözleri aydınlık havada ve güneşin kaçamak ışıklarıyla daha da aydınlandığında kalbim irileşti ve iyice şişti. Sessiz kalarak nefes almaya bile korktuğum o anda her şey yavaş modda gerçekleşiyordu sanki...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alnımın kenarında duran çenesini yavaşça yanağıma doğru sürttüğünde dudaklarım aralandı ve suratım kendiliğinden ona doğru kalktı. Belimdeki parmaklarını hareket ettirerek yavaşça kenar kıvrımımı okşadığında nefesim kesilmişti. Kokusu başımı döndürüyorken yakınlığı kesinlikle aklımı bulandırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet. Biz. Yağız'la. Her anlamda. Evliydik ancak... Bu doğru değildi. Evet. Her anlamda karısıydım, o da benim kocamdı ancak bu bizim için gerçek değildi. Kendine gel Afra.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belimden yönlendirerek beni kendisine doğru çevirdiğinde anın akışına ve gözlerinin yoğunluğuna uyarak ona doğru döndüğümde kalbim göğüs kafesimi delip geçecek gibi atıyordu. Hangi ara koyduğumu bilmediğim ellerim pazılarına tutunduğunda suratını aşağı doğru eğecekken bastığım tahtalardan biri aşağı kaydı ve yine boşluğa düşer gibi olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ay!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerinin arasından ufak bir küfür savurduktan sonra kolunu belimden dolayarak çocuk taşır gibi beni kucağına aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yürümeyi bilmiyor musun küçük sıçan?" Ardından söylenerek sallanan köprüde dikkatle karşıya doğru ilerlediğinde göğsüme sıkışan solukları yavaşça bırakıyordum. Kızaran yanaklarımda suratımı boynuna doğru saklayarak mırıldandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne yapıyorsun? Ben kendim yürüyebilirim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zayıf mırıltıma ben dahi inanmamıştım. O da dikkate almadı ve beni taşımaya devam ederek köprünün sonuna kadar getirdi. Yavaşça indirdiğinde bluzumu düzelterek etrafa bakındım. Sanki ona kızmış gibi bakıyordum. Soluklarımı düzene soktuktan sonra yüzümün önüne düşen tutamları kulaklarımın arkasına iliştirerek yavaş adımlarla ilerlediğimde peşimden geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önce tekrardan boşluğa kaymasaydım... Ne olacaktı? Ne olmak üzereydi? Her geçen saniye yanaklarım daha fazla kızarıyorken ne yürüdüğümden ne de baktığımdan anlıyordum. Aklım çok farklı yerlerde kalmıştı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dere kenarında yaptığımız hafif yürüyüşün ardından ormanlık yol üzerindeki izbe bir antikacıya girdiğimizde merakla duvarlara bakıyordum. Birden kapalı ortama girmek odağımı az da olsa toparlayabilmemi sağlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vay canına...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çok güzel el oyması eşyalar vardı. Kenardaki raftan bir tanesini alıp incelemeye başladığımda kıkırdamadan edemedim. El emeği göz nuru çeşit çeşit kedi hayvan figürleri vardı. Ama öyle eşsiz ve güzeldi ki böylesini ne internette ne de gittiğim mağazalarda görmemiştim. Hepsinin de kendine has farklı kıyafet ve figürleri vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Halının üzerinde uyuyan tombul kediyi Buket için aldım. Göbeğinin üzerine kitabını sayfaları açık yaslamıştı, kafasının tepesinde de gözlüğü vardı. Bu tam da Buket'e göreydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun dışında bir tane de kocaman kalçaları olan unicorn görmüştüm. Bir elinde ayna, ötekinde de ruj vardı. Bu kesinlikle bizim kokoş Pelin'e göreydi. Onun için de bir tane seçip kendime baktığımda kararsız kalmış, hangisini seçeceğimi bulamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yağız yanımda duruyorken iki saçı örgülü olan üniformalı inek kızı öne doğru itince hayretle ona döndüm. "Beni ineğe mi benzetiyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları havalanmıştı. Ardından istemsizce yanağı dalgalandı. "Kendine benzer bir hayvan mı bakıyordun?" Ah... Tabi... O zihnimin içini nereden bilsin? "Gerçekten de tuhaf zevklerin var." Deyip bir adım geri çekilince yanaklarım ısınmıştı. Ardından uzatmadan seçtiği ineği de alıp kasaya gittiğimde her zamanki gibi ödemeyi ışık hızıyla halletmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öğleden sonrayı küçük kasabayı gezerek geçirdikten sonra Sandalda balık yemeğe gitmiştik. Loş akşam ışıklarının altında göl kenarında küçük, tatlı bir restorandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Meraklı bakışlarla göle yansıyan nefis ışık şölenine baktığımda heyecanlanmıştım. Dikkatlice sandala bindiğimde tanıdık sarsıntıyı hissedince gülümseyerek ona döndüm. "Bugün beni sürekli sallandırıyorsun." Yanağında hafif bir dalgalanma olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısık gelen keman sesi eşliğinde siparişlerimizi verdikten sonra derin bir nefes alarak etrafa bakındığımda istemsizce ellerimi birbirine sürtmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hayri, şal getirsene." Yanımızdan ayrılan garsona seslenmesini beklemediğim için boş bulunarak ürpermiştim. Ardından analiz yeteneği beni benden almıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yumuşamamalıyım. Bu iş er ya da geç bitecek. Onun içi duygusuz olsa da benim için zor olabilir. O duygusal yoğunluğu atlatamayabilirim. O yüzden olabildiğince mesafeli kalmayı, bir an önce ona yalnızca arkadaş gözüyle bakmayı öğrenmeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şalı omuzlarıma sardıktan sonra etrafa bakarak mırıldandım. "Buraya çok sık gelir misin?" Midem huzursuzlukla kıpırdanmaya başlamıştı. Aslında içten içe buraya daha öncesinde kaç tane kadını getirdiğini düşünüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet. Çocuklarla düzenli olarak geliriz." Mideme hapsolan nefesimi serbest bıraktığımda rahatlamıştım. Harika. Buğra ve Berattan bahsediyor olmalıydı. Evet. Onlarla gel tabi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynı zamanda da hayatında biri yoktu değil mi? Afra seninki de soru mu? Zaten olsaydı seninle değil onunla ilgilenirdi. Peki, tamam. Güzel.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sevdin mi?" Dedi ilgisiz bir tavırla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı önünde buluşturarak kafamı onaylar anlamda salladığımda ifademi sakin tutmaya çalışıyordum. "Hıhı, güzel..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onunla böyle farklı şehirde, farklı ortamda ve rahat giysilerle baş başayken daha değişik hissediyordum. Sanki kısa süreli bir ateşkes imzalamıştık ve daralan çemberi ikimiz için daha bir yaşanılır kılıyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Afra'yı ne zaman görmeye gideceğiz?" Dedim merakla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Eve dönünce işlemleri başlatacağım. Bazı prosedürlerden sonra eve kontrole gelecekler. Bizi biraz izleyecekler. Süreç biraz uzun ancak kısaltmak için imkânlarımı kullanacağım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Peki ya Azra?" boğazımı temizleyip tabağıma odaklandım. "Karşısına ne zaman çıkacağım?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne zaman istersen."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu daha öncesinde de söylemişti ancak cesaret edememiştim. Karşısına çıkıp gözlerine yakından bakmaya, ablası olduğumu söylemeye cesaret edememiştim. Her seferinde de beni sevmemesinden, istememesinden korkmuş çekinmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özellikle son günlerde bu ihtimali daha çok düşünür olmuştum. Ya beni istemezse? O zaman ne yapardım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne yapar eder kendimi sevdirip onu ikna etmeye çalışırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yemeği biraz gergin bitirdiğimde yine zihnimin içerisindeki düşüncelere dalmış, yol boyu Azra'yı düşünüp durmuştum. Her seferinde de omuzlarımdaki ağırlıklar artmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Otele girdiğimizde dalgın bakışlarla yeri izleyerek onu takip edince gereğinden fazla yürüdüğümüzü fark ederek etrafa bakındığımda kafam karışmıştı, odaların olduğu katta olmadığımızı fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dalgın ifademle etrafa bakındığımda Yağız köşede duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neden buradayız?" İlgisizce sorduğumda kafasıyla kenarı işaret etti. "Benimle gel."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Afallayarak adımlarımı sıralayıp yanına gittiğimde kapalı, içi boş olan oyun parkının önünde duruyorduk. Aslında sadece oyun parkı da değil, kat komple boştu. "Burada ne yapacağız?" Diye sordum merakla. İlgisiz tavrım bu sefer dağılmıştı. Sebebini gerçekten de bilmek istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kehribar rengi gözlerindeki sükûnet dağılmadığında yan yana duruyorken sakince konuştu. "Bu katı senin için kapattım Afra."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım havalandığında ağzım yarım karış açık kalmıştı. "Ne! Ama neden?" O gerçekten de ciddi miydi? Şaka falan yapıyor olmalıydı değil mi? Belki de benimle dalga geçiyordu. Surat ifadesini incelediğimde gerçekten de ciddi olduğunu görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben... Gerçekten de sana inanamıyorum." Deyince kararlılıkla bakmaya devam etti. Histerik bir şekilde gülümseyerek devam ettim. "Bunu yapmana gerçekten de gerek yoktu. Eski, önemsiz bir anıydı sadece." Kafamı onaylamaz anlamda sallayarak parkura döndüğümde göğüs kafesim hızla inip kalkmaya başlamıştı. Evet çocuklukta kalmıştı, üzerinden yıllar geçmişti ancak yine de o yumuşak minderlere basmanın nasıl hissettireceğini deli gibi merak ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gizli parkurun köprülerinin içinde e olduğunu, zıplama yerinde ne kadar yukarı çıkabileceğimi... Ne yazık ki hepsini merak ediyordum. Gözlerim parlayarak o tarafa bakmaya devam ederken sayıkladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hem ben şimdi kazık kadar kız oldum. Bu sefer orada oynayanlara göre gerçekten de çok uzun ve ağırım. Zarar veririm..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O zaman zarar ver." Deyince irkilerek ona doğru döndüğümde kendinden emin sesi ve duruşuyla devam etti. "Yeniden yaptırırım. Git ve o parkurun içinden geç." Dediğinde ağzımın için kurumuş, dilim lal olup tutulmuştu sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yağız..." Diyerek inledim acı çekercesine.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşı yukarı doğru kıvrılınca bana iyice yaklaştı ve bir adım ötemde kalarak omzumdan çantamı aldı. "Parkurun hepsi senin Afra. Dilediğince oyna."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım titreyerek kehribar rengi gözlerine baktığımda dolan gözlerime daha fazla engel olamadım ve birkaç damla yaş yanaklarımdan süzüldü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ama sen buradayken utanırım ki içeri girmeye." Tek adımla geri gidip çenesinin ucuyla dışarıyı gösterdi. "Dışarıda olacağım, sen çıkana kadar kimse gelmeyecek, kamera kaydı da olmayacak." Dediğinde gözlerim irileşmişti. O gerçekten de çok... Çılgındı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğüs kafesim ağır ağır inip kalkıyorken kızaran yanaklarıma ve oradaki gamze boşluklarına baktıktan sonra tek kelime etmeden dışarı çıktığında ardından öylece bakakalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre sonrasında kendime gelip yutkunarak suratımdaki ıslaklığı temizlediğimde bakışlarım içimde yara olan o parkurdaydı. Ayakkabılarımı çıkartıp içinde girdiğimde kazık kadar kız olmama rağmen yaptığım şu şeye gülmeden edemiyordum. Ben gerçekten de kafayı yemiştim... Tek bende değil, Yağız cidden inanılmazdı ve bana bunu yaptırdığına inanamıyordum...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha sonrası da dolu dolu olan gözlerle yeni bir keşifti. İnanamadan parkurda geziniyor, ağlayarak köprülerden geçerek havuz toplarına dokunuyor, küçükken merak ettiğim ne varsa onu inceliyordum...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çekerek kattan çıktığımda dağılmıştım. Eskilere ve kilomla ilgili zorbalık gördüğüm tüm anlara gitmiştim. Şimdiye nazaran küçücük kalan bedenimle beni o parkura kabul etmemişlerdi. Kazık kadar kızken girdiğim bu parkurda sanki zihnimdeki bazı bölümlerin kilitleri açılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi en azından daha iyi ve rahat hissediyordum. Artık o kadar iri ve uzun değilmişim gibi hissediyordum. Bedenime genel olarak takıntılıydım. Ortalamanın üzerinde bir boyum olsa da mankenler kadar değildi. Küçüklük travmalarım sayesinde aynada kendimi kaç kilo olursam olayım devasa görüyordum ancak bugün...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yağız'ın benim için oyun alanını kapatması ve büyük Afra'nın bedeninin tüm engellerden geçmesi... Kesinlikle kafamdaki bazı kilitlerin açılmasına sebep olmuştu ve bana eşsiz bir öz güven kazandırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O günler düşen omuzlarımı Yağız yalnızca birkaç saatte kaldırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cam kapıların ardından bedenini gördüm. Sırtı bana dönüktü, dışarı bakarak sigara içiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanına doğru yaklaşınca kapılar otomatikman açılınca hava esiyordu. Rüzgâr şiddetle bacaklarıma kapanınca kollarımı göğsümün altında bağlayarak yanına doğru ilerledim. Hareketlenmeyle beraber bana doğru döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim tekrardan dolduğunda karanlıkta eşsiz bir mücevher gibi parlayan kehribar rengi gözlerine bakarak sayıklarcasına konuştum. "Yağız..." Sesim tahminimin de ötesinde olan bir zayıflıkta ve boğuklukta çıkmıştı. Kafamı onaylamaz anlamda salladım. "Ben... Çok teşekkür ederim." Burnumu çektiğimde sigarasını kenarda söndürdüğünde bakışlarında çok farklı bir anlam vardı sanki...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gerçekten de çok..." Sesim kesildiğinde burnumu kuvvetle çekince gözyaşlarım hızlanmışken o... Hiç beklemediğim hamleyi yaptı. Bileğimden kavrayıp beni kendine doğru çektiğinde o serin havada kulaklarımda çalan hafif melodiyi işitebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğüs kafesim ağır bir şekilde kendi göğüs kafesine çarptığında burnumun ucu yakasının ucuna değiyordu. Sertçe yutkunarak gözlerimi kapattığımda ellerinden biri omuzlarımda, ötekiyse belimde kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belinden tutarak geri çekilmeye çalıştım. "Bunu yapmana gerçekten de gerek yoktu."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İzin vermeden daha çok göğsüne doğru yasladığında nefesim kesilmişti. Bakışlarım birkaç kez kırpışınca yakıcı sesiyle cevap verdi. "Kıpırdama. Salih babanın adamı bakıyor."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O anda sakinleşerek öylece kaldığımda belki de bu durumdan faydalanmıştım, ya da sadece öyle hissetmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumup büzdüğüm dudaklarımı titrettiğimde kendimi daha fazla dizginleyemedim ve için için ağlamaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.