2. Bölüm

Karanlığın İncisi / BİRİNCİSİ ŞANS DEĞİLDİ

💬 0
KADER TEKERRÜR EDER AMA FARKLI SANCIYLA
Korkulu ifadem dışarıdan gelen adım seslerinin hiddetlenmesiyle iyice dağıldığında elim ayağım boşalmıştı sanki. Harika, şimdi ne yapacaktım
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O anda yardım ettiğim adamın suratını ilk defa bu kadar detaylı görüyordum. O da en az benim kadar korkuyordu ve teki kapanan gözü gerçekten de feci durumdaydı. Yanağımın içini dişleyerek buz gibi olan ifademle bakışlarımı etrafta gezdirdiğimde odanın içerisinde saklanabileceğim hiçbir ayrıntının olmadığını gördüm. Ne kadar da acınasıydı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adım sesleri kapının hemen önünde durduğunda nefes almayı dahi keserek birbirimize baktık. Ardından kıpırdandı ve diğer tarafa doğru yürümeye başlayınca ise... Büyük bir şansın bizi kurtardığını düşündüm. Bu gerçekten de şanstı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hadi, acele etmelisin." Yaralı ağzını oynatırken canı acımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha fazla oyalanmadan dişlerimi koli bandına geçirip yırtmaya başladığımda acele ettiğim için dikkat edemiyor, dudağımın zedelenmesine mahal veriyordum. Ellerini çözdükten sonra sıra ayaklarına geldiğinde hem bileklerini ovuşturuyor hem de bana yardım etmeye çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tamamen serbest kaldığında ise yardımımla beraber ayağa kalktığında karşılıklı duruyorduk. "Bu arada ben Vedat." Elini uzatınca ciddiyetle ona bakıp kafamı salladığımda gülerek geri çekti. "Peki ya sen? Senin adın ne?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Afra." Dedim geçiştirircesine. Bakışları minnettarlıkla parlayarak şakıdı "sen benim kahramanımsın, gerçekten de çok ama çok teşekkür ederim Afra." İçtenlikle gülümsediğinde fazla zamanımızın olmadığını bildiğim için için daha fazla oyalanmadan kapıya ilerledik. O arkamda duruyorken kulağımı dayayıp biraz dışarıyı dinlediğimde, kimsenin olmadığından emin olarak açıp yavaşça burnumu dışarı çıkarttım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Neyse ki tektik!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayakkabılarımı dikkatlice hareket ettirerek koridorda ilerliyorken hemen peşimden geliyordu. İçeriye girdiğim pencerenin altında durunca yaralı olduğu için ilk ona destek olup omuz verdiğimde kendini yukarı atmakta güçlük çekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hadi, zorlanıyorum bir an önce at kendini yukarı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Affedersin." Ikınarak kendini tüm gücüyle yukarı ittiğinde dişlerimi sertçe sıkarak onu yukarı itmeye çalıştığımda bu sefer olmuştu, girişteki kirişe tutunabilmişti. Desteği kesmeden bacaklarından ittirerek yukarı doğru yönlendirmeye devam ettiğimde kısa süre içerisinde tamamen bodrumla ilişiğini kesebilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çok şükür...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soluk soluğa kaldığımda dilim damağım kurumuştu. Darmadağın olan saçlarım ve ifademle ona aşağıdan bakarak tutup çekmesi için elimi uzattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça yere doğru eğildiğinde bakışları önce maviliklerimi, arından da kafamın arkasını bulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Oyalanmasana, hadi." Elimi sallayınca ince parmaklarıma baktı ve tekrardan gözlerime daldığında ifadesi üzgündü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Özür dilerim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım çatıldığında anında yüzüm ekşimişti. "Ne?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan kafamın arkasına baktığında ifadesi kül gibi olmuştu ve sertçe yutkunarak doğruldu "özür dilerim Afra..." Ardından ardına bile bakmadan sürgüyü çektiğinde ağzım açık kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O sürgünün çekilirken ki kulaklarımda patlattığı ses kalbimde yankılanıp kırılmasına neden olduğunda gördüğüm muamele karşısında dehşete kapılarak öylece kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeriden çekmeye çalışacakken ardımda o varlığı hissettim...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ensemin üzerini kaplayan saçların üzerine titreyen o sıcak ve kuvvetli nefesi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boyumun yaklaşık bir buçuk karış yukarısından başlayıp kafamın tepesine kadar inen o negatif enerjiyi... Korkarak kapüşonumu kapattım. Sanki bu şekilde ondan korunabilirmişim gibi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan sertçe yutkunduğumda nevrim dönmüştü ve ben... Deli gibi titriyordum. Arkamdaki... Demek gelmişti. Demek beni buraya getiren adam tam da arkamda duruyordu ve... Vedat da onu görünce hemen korkup kaçmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an yer yarılsa da içine girsem diye içimden yalvararak dua ediyorken bu gergin bekleyişe daha fazla dayanamadım ve yavaşça arkamı döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapüşonum gözlerimin yarısına kadar kapalı olduğu için görüş açıma giren geniş boynu dışında onu seçemesem de heybetinin altında ezilerek un ufak oluyordum. Kalbim hızla atıyorken dilim damağım kuruduğunda soluk seslerim kulaklarımda yankılanıyordu. Âdem elmasından yayılan baskın koku o anı hafızama kalıcı bir şekilde kilitlediğinde teklifsizce kapüşonumun tepesinden tuttu ve uçlarından çekiştirmeme rağmen tek seferde onu kaldırıp açtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aman Allah'ım...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sweatimin kumaşından çıkan o tok sesin eşliğinde sanki ağır çekimde saçlarım uçuşarak yanaklarımın iki yanına düştüğünde bakışlarım irice açıldı ve karşılaştığım gözlerle nefessiz kaldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu... Bu adam... Bu adam da kimdi? Hayır. Beni getiren değildi. Onun koyu gözleri aksine bu adamınkiler... Işık gibi parlıyordu. Kehribar rengi gözleri gün ışığını andıracak kadar parlak dursa da... Aynı zamanda da ürkütecek kadar derindi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunduğumda canım acımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O parlak gözler atik hareketlerle yüzümü izlemeye başladığında bedenime istila eden panik dalgalarıyla beraber göz bebeklerime kadar titremeye başlamıştım. İki gözüm arasında gelip gittikten sonra yanaklarımı sabit tutsam da çizgisi belli olan gamzelerime indiğinde gördüklerinden hoşnut olmamışa benziyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan sertçe yutkunarak bir adım geri çekildiğimde ışık gibi bakan sert gözlerinin etrafını çevreleyen sık, kahverengi kirpikleri... Hafif kemerli burnu ve kararlı ifadesi... O çok... Çok korkutucu gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını hafifçe yana yaslayıp ifademi dikkatle incelediğinde mimik kıpırdatmıyordu. Bu adamın kumral saçları bile ifadesini yumuşatmıyordu. Uzun ve kalıplı olması daha da azamet sahibi olduğunu hissettiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaç saniye ya da dakika o şekilde kaldık bilmiyordum ancak... Zaman kavramım net bir şekilde kaymıştı, fark edebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elleri siyah kumaş pantolonunun cebindeyken neredeyse nefes dahi almadan kaçtığım adımı atarak üzerime geldiğinde suratındaki ifadesizlik artık daha da korkutucu bir hâl alıyordu. Az önce Vedat'ı serbest bıraktığımı görmesine rağmen neden hâlâ bir şey yapmıyordu ya da söylemiyordu? Bu şekilde kalması gerginliğimi giderek arttırıyordu. Gözlerim far gibi parlayarak korkuyla iki gözü arasında gidip gelirken neden ben... Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını hissediyordum?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Varlığının üzerimde bıraktığı o ağır enerji de neydi öyle?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanağımın içini dişleyerek son bir çare diyerek tepkisizliğinden yararlanıp kaçmak için arkamı döndüğüm anda kolumdan yakalayarak sırtımın arkamdaki duvarı bulmasını sağladığında nefessiz kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elini çekip kolunu yanımdaki duvarın üzerine dayadığında alnı suratıma doğru eğikti. Çenesini sanki bir şey çiğniyormuş gibi kıpırdattıktan sonra donuk irisleriyle pervasızca gözlerime bakmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dilin varsa kıpırdatsan iyi edersin." Bu bir teklif değil, talepti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne-ne yapıyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşı yukarı doğru kıvrıldı "takas yapmıyor muydun küçük sıçan?" son kelimeyi söylediğinde üst dudağı tiksinircesine yukarıda kalmıştı. "Sen Vedat'ı adam mı sandın da ona güvenerek ipiyle kuyuya indin?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Takas mı? Ne! O yerine ben mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"H-ha-hayı-yır." Kafamı hızla onaylamaz anlamda salladım. "Hiçbirinizi tanımıyorum." Soluğumu yavaşça bıraktığımda bakışlarım sürekli kırpışıyordu. Benim heyecanıma karşılık onun sükûneti ve soğukkanlılığı fazla can sıkıcıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Adını da tahmin etti değil mi?" Çenesini birkaç kez daha çiğniyormuş gibi hareket ettirdiğinde buz kesmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Az önce söylemiştim." Gözlerine bakarken yalan söylemek ya da sorusunu geçiştirmek mümkün değildi. Cevabımın saçmalığı zihnime tokat gibi çarptığında bu onu nasıl tatmin edecekti ki? Diye düşünüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İnsanlarla ne kadar kolay tanışıyorsun öyle küçük sıçan." Sertçe yutkundum, geçekten de buz kesmeme sebep oluyordu. Ve o sıçan da neyin nesiydi öyle? Ardından tatmin olmamış gibi devam etti. "Demek sevgilinin diyetini sen ödeyeceksin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sevgilim mi? Sevgilim olduğunu mu sanmıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı hızla onaylamaz anlamda salladım. "O benim sevgilim falan değil, az önce tanıştık."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşı sorgularcasına yukarı kalktı. "Ve sende hemen onun için hayatını tehlikeye atmaya karar verdin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aksi! Her şey o kadar saçma bir şekilde uç uca gelmişti ki! Gerçekten de ne söylesem saçma kaçıyordu ve ben kendimi bir türlü doğru düzgün izah edemiyordum! Üstelik o bu şekilde sorgulayıp üzerime geliyorken hiç de kolay olmuyordu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyen göz bebeklerimle huzursuz olarak olabildiğince geri çekildiğimde bana yaklaşmasını istemiyor, rahatsızlığımı belli ediyordum. Kirpikleri gözlerini kapattığında geri gitmeye çalışan ayaklarımı izledi ve kafasını kaldırdı. Ne yapmaya çalıştığımı anlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkasında oluşan hareketlilikle beraber yanımdaki duvara yasladığı elini indirerek geri çekildi. "Berat," çenesinin ucuyla suratımı işaret ettiğinde arkasına bakmamıştı bile "odaya götür."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim irileşti "ne!" Duyduklarımla iyice panikleyerek hayıflandım. "Benim onunla bir alakam yok! Beni bırakın gideyim!" Umursamadan geri çekildiğinde iri bedeni kararlılıkla koridoru terk ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretle ona bakakaldığımda Berat'ın beni buraya getiren adam olduğunu gördüm. "Beni gerçekten de inandırmıştın." Hayal kırıklığına uğramış gibi dursa da siniri daha ağır basıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni gerçekten de inandırmıştın derken neyi kastediyordu? Yoksa... Tüm olanların Vedat'ı kurtarabilmek için bir kurgu olduğunu falan mı? İnanamıyorum! Nasıl böyle denk gelebilir?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hayır." Dedim hayretle ve kafamı onaylamaz anlamda salladığımda her şey artık o kadar anlamsızdı ki... İş işten geçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yürü." Kolumdan tutup az önce Vedat'ın kaldığı odaya doğru götürdüğünde geri çekiliyor, oraya girmemek için çabalıyordum ancak çabam her seferinde boşa çıkıyordu. Odaya sokulmamla kapının yüzüme kapanması bir olunca hayretle bakakaldım ve kapıya vurarak içeriden seslendim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bir yanlışlık var! İnan bana seni kandırmadım o adam gerçekten de üvey ağabeyim ve pisliğin teki!" Ellerimle kapıya vurdum. "Hey! Orada mısın? Sen o kısma kadar doğru olanı yaptın ancak... Sonraki yaptıklarına kayıtsız kalamazdım! Silah sesini duyunca arabadan çıktım!" Vurmaya devam ederek bağırdım. "Orada mısın?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulağımı kapıya dayayıp dinlemeye çalıştığımda hiç ses çıkmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hay aksi!" Sertçe vurarak geri çekildiğimde küçük odaya, az önce Vedat'ın oturduğu sandalyeye baktıkça ağız dolusu küfredesim geliyordu. Dangalak herif ne olacak! Ben ona yardım etmiştim, o ise beni burada bırakmıştı, hem de yamyamların içinde!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Madem bu adamlar o kadar kötüydü beni neden onların arasında bırakmıştı! Gerçekten de başıma gelenlere inanamıyordum yahu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Herifin tekini kurtarmak için hayatımı tehlikeye atıyorum sonra onu kurtarıyorum ve onun yerine ben rehin alınıyorum, cidden harika! Ve tüm bunlar üvey ağabeyimin saldırısından kaçarken başıma geliyor.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etimi cimcikledim. Acıyınca dudaklarımın arasından ıslak soluğum çıktı. Hayır, ne yazık ki yaşadıklarım rüya falan değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra karalar bağlamış vaziyette hayretle Vedat'ın bağlı olduğu sandalyede oturuyorken kapının sürgüsü açılınca merakla o tarafa baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Berat elinde bir tepsiyle oluğunda duruyor, o hayal kırıklığının saklanamadığı sert gözleriyle bana bakıyordu. "Bir daha cidden hiçbir kadına inanmayacağım." Sitem ederek içeri girip tepsiyi ufak masaya koyduğunda ağzım bir karış açık kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hayır... Ha-hayır." Aceleyle ayağa kalkarak yanına gittim. "Yemin ederim doğruyu söylüyordum." Temkinli ifadesi gözlerimi buldu. "Sen doğru olanı yaptın benim gerçekten de o adamla hiçbir bağlantım yok. Silah sesini duyunca korktum ve seni kurtarmak için koştur koştur buraya geldim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları kısıldı. "Ve son anda beni kurtarmaktan vazgeçerek düşmanımı kaçırdın, öyle mi?" Son sözlerini söylerken tek kaşı yukarı doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Acıyla suratımı buruşturdum. "Sıralamadaki mantıksızlığın farkındayım ancak ne bileyim o dangalak beni burada bırakıp kaçacak. Ben sadece hayat kurtarmaya çalışıyordum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben konuştukça bakışları ilgiyle parlıyordu. İlginç bir hayvan keşfetmiş gibi dudak büktü ve ellerini göğsünün altında bağlayarak merakla sordu. "Hayat kurtarmak mı? Yoksa sen doktor musun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirdim. "Ben sadece insanım tamam mı?" Vedat'ın anlattığının yanında Berat'ın tepkileri o kadar hafif kalıyordu ki karşısında rahatça konuşabiliyordum. Elimle sandalyeyi işaret ederek sabırla konuştum. "Nasıl bir adamın diri diri yanmasına göz yumabilirdim? Söylesene?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları eğlenircesine çatıldı ve ardından kendini tutamadan gülmeye başladı. Arada afallayarak duraksıyor, kafasını olumsuz anlamda sallayarak gülmeye devam ediyordu. Etrafımda biraz yürüdükten sonra karşımda durduğunda ifadesini toparlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Diri diri yakmak mı?" Yanakları tekrardan istemsizce gerildiğinde gözlerinde muzip parıltılar vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundum. "Ne o?" Ardından bozararak devam ettim. "Yoksa onu diri diri yakmayacak mıydınız?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım cani miyiz biz?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan sertçe yutkundum "değil misiniz?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları kısıldı ve kafasını hayretle yana yatırarak cevap verdi. "Hiç diri diri adam yakılır mı? Önce öldürür sonra yakarız."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne!" Gözlerim kocaman açıldığında hayrete kapılmıştım. Kendini daha fazla durduramadan kahkaha atmaya başladığında acaba o bir tür... Psikopat olabilir miydi? Diye düşünmüyor değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Diri diri olmasına değil de" kahkahasını dizginleyemeden güçlükle devam etti "öldürdükten sonra yakmamıza mı takıldın?" Kafasını hayretle onaylamaz anlamda salladığında o kahkaha attıktan ben kilitleniyordum sanki. "Sen gerçekten de inanılmazsın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı dişleyerek öylece bakakaldığımda hangisinin şaka, hangisinin gerçek olduğunu idrak edemiyordum. Her gelen bir şey söylüyordu ve ben... Kime inanacaktım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Berat." Arkadaki kapıdan daha önce görmediğim sarışın, yine uzun boylu ve siyah takımlı bir adam sarktığında rahat tavrı ve eğlenceli ifadesi karşısında iyice huzursuz olmuştum. Koridordan geçerken üst bedenini içeri doğru sarkıtarak durmuştu. "Kurbanımızı önden bu kadar korkutma lütfen."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından bana göz kırparak geçip gittiğinde tüylerim diken diken olmuştu. Buz gibi kaldığımda Berat'ın telefonu hiddetle çalınca suratını buruşturarak göğüs cebinden çıkarttığında arayanın kim olduğunu biliyor gibi tıslamıştı. "Başlayacağım şimdi ha!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu bana doğru uzatıp sinirle konuştu. "Şu çingeneye de hayatta olduğunu ve uslu uslu yerinde oturmasını söyle."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çingene?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oh... Buket!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu elime aldığımda Berat dikkatle ifademi inceliyordu açmamla Buket'in arkadan ciyak ciyak bağırması bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne oldu lan korktun mu? He? Kazığa oturturum oğlum seni benim kafamı bozma. Hepinizi aynı çöp şişe takarım lan duyuyor musun beni? Mafya filmlerinden çıkma çakma John Dillinger seni!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralanan ağzımı elimle örttüğümde her ne kadar telefonu hoparlöre almasam da Buket öyle bir bağırıyordu ki Berat da bende, onu rahatlıkla duyabiliyorduk. Şimdi neden bu kadar çok sinirlendiğini daha iyi anlıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimin altında kalan dudağımı sertçe ısırdığımda gözlerimi yummamak için kendimiz zor tutuyordum. "Şey..." Elimi indirip sakinleşmesi için hızla konuştum. "Buket benim, Afra."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ya!" Hayretle bağırdı. Kısa sessizliğinin ardından devam etti "neredesin sen! Nereye kapattılar seni? İyi misin? Sana bir şey yaptılar mı? He? Çabuk anlat o şerefsizi mahvedeceğim. Yakacağım hep oraları anlat çabuk bana!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hadi ama... Bu insanların yakmayla ilgili alıp veremediği tam olarak neydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şey ben şu an iyiyim. Yani şu an..." Korkarak Berat'ın koyu gözlerine baktım "ileride ne olur bilemiyorum." Kaşlarını hayretle yukarı kaldırınca dilim damağım kurudu. "Yani bunu hiçbir zaman bilemeyiz değil mi? O yüzden söylüyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kafana silah dayadı değil mi? Zorla konuşturuyor seni." Öyle çaresizdi ki hızlıca ekledi "kuş dilini hala hatırlıyor musun? Bana kuş diliyle olanları anlatabilirsin ya da parlıca? Kelimeleri hecelerine ayırıp başlarına par ekliyorduk?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla gözlerimi yumup diğer elimle alnımı sıvazladığımda Berat suratıma öyle bir bakmıştı ki... Ne diyeceğimi şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şey Buket o burada."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Biliyorum hayatım. O kapasitesiz anlamaz, rahat ol sen."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Başlayacağım şimdi!" Telefonu elimden alarak kapıya doğru gittiğinde alt dudağımı dişleyerek ardından bakakaldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Berat aldığı telefonla beraber bir hışımla odadan çıkıp kapıyı kapattığında sinirden saydırıyordu. Saatlerdir bu kızın arama tacizleriyle uğraştığı yetmiyormuş gibi bir de hakaretlerine maruz kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öyle önüne geleni umursayan bir tip olmasa da Buket öyle şeyler söylüyordu ki genç adamın kanını öfkeyle kaynatıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım doğru düzgün konuş oradan benim canımı sıkma."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Konuşmazsam ne olur lan?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnundan öfkeli, hiddetli bir soluk aldığında dişlerini sıka sıka tısladı. "Seni saçlarından tavana asarım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne! Ulan sen tavana karınca bile asamazsın kendini ne zannediyorsun? Erkek misin sen?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım erkeği gösteririm sana beni delirtip durma burada."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Oyyy! Oyy! Ne korktum ne korktum! Küçük çocuk seni! Saçma sapan bana laf yetiştireceğine telefonu arkadaşıma ver beni çıldırtma. Nerede bu kız kaç saattir he? Nerede! Bana bak benim amcam savcı o kızın kılına zarar gelsin senin burnundan fitil fitil getiririm tamam mı? Duydun mu beni?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alayla gözlerini devirdi "babanda polis değil mi?" Ardından tahammülsüz sesiyle öfkeyle ekledi. "Oradan saçma sapan hareketler yapıp benin canımı sıkma. Arkadaşını seviyorsan uslu durursun yaygara kopartma." Ardından daha fazla dayanamadan telefonu kapatıp Büyük salona girdiğinde Buğra'yı kırmızı koltuklarda otururken gördü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O yüzünün hali ne öyle?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bıkkınlıkla soluğunu verdi. "Sorma oğlum ya!" Telefonu göğüs cebine sokarken hayıflanarak içeri girdi. "İllet midir nedir. Telefonumu kırdırtacak bana."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaygara kopartıp baş ağrıtmaması için açmamazlık da yapamıyordu. Durduk yere iş açmıştı başına. O ne bilecekti Afra'nın arkadaşının çirkefin teki olduğunu. Bilseydi hiç verir miydi telefonunu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Berat'ın sitemine sırıttı. "Tutkulu bir aşk görüyorum?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Söylediklerini duyduğu an tüyleri diken diken olmuştu. Suratını buruşturarak karşısındaki tekli koltuğa oturdu. "Tövbe de lan. Allah korusun. Kız manyağın teki."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her zamanki dalgacı ve eğlenceli Berat'ın asabının bozulması fena halde hoşuna gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana akıllısı gitmez ki zaten."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adamın resmen düşüncesiyle bile tüyleri diken diken olmuştu. Tiksinircesine suratını buruşturarak ensesini omuzlarının arasına sıkıştırmaya çalıştı. "Oğlum sus Allah aşkına. Ağzından yel alsın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buğra kendini tutamadan kuvvetli bir kahkaha patlattığında Berat'ın huzursuz halinden dolayı fazlasıyla eğlenmişe benziyordu. Onu bu şekilde görmek tahmin dahi edemeyeceği kadar keyif almasına sebep olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafına bakındıktan sonra merakla sordu. "Yağız nerede?" Sesinin kesilmesiyle arkalarında kalan kapı birden açıldığında kafasını o tarafa doğru çevirmesi gerekmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Siyah kapı iki tarafından da sonuna kadar açıldığında ortasından çıkan Yağız'ın iri ve uzun bedenindeki kuvveti üzerine giyindiği siyah takım elbise bile saklayamamıştı. Açık kumral saçları ve buğday teni parlasa da hiçbiri kehribar rengindeki gözlerinin önüne geçemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kemikli ifadesi, hafif kemerli burnu ve ciddi ifadesiyle beraber tüm asaletiyle büyük, yuvarlak şeklindeki toplantı masasına doğru ilerlediğinde sivri burun siyah klasik ayakkabılarının çıkarttığı seslerle beraber o tam anlamıyla jilet gibi gözüküyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Toplantı masasının kenarında durduktan sonra üzerindeki kağıtlardan birini kaldırıp çatık kaşlarıyla beraber incelemeye başladığında bir eli siyah kemerinin tokasının yanını bulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yağız." Sırtı dönük adam suratını tam anlamıyla arkadaşlarına doğru çevirmese de belirgin çenesini yana doğru kaldırıp Berat'ın devam etmesini bekledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kız Vedat'la alakasının olmadığını söyleyip duruyor. Üzerinde kimlik falan yok, araştıramıyorum. Arkadaşından bulup neyin nesi olduğunu öğreneyim, gerçekten de bağlantısı yoksa salayım diyorum?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne yapıyorsan yap." Dedi karanlık ifadesine uyumlu sert sesiyle. Ardından kafasını tekrardan masaya eğdiğinde Berat Buğra'ya yönelerek konuşmasına devam etti. "Gerçekten de beni kandırdıysa çok üzüleceğim lan. Tüm masum duygularımla oynamış olur."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buğra ilk öğrendiği andan beri Berat'la dalga geçiyordu. Yağız kadar asabi karşılamamıştı bu durumu, yani Afra gerçekten de oyun oynayıp Berat'ı kandırdıysa Vedat'ın kurtarıcısını kendi elleriyle eve kadar getirdiğine inanamıyordu ve buna öğrendiğinden beri götüyle gülüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gerçi beni kandırmadıysa da kız için üzülürüm."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buğra dudak büktü. "Neden ki?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızı bulduğumda feci haldeydi ve peşinde biri vardı." Yağız ilgisiz gibi durmaya devam etse de kaşları çatıldı ve sırtı onlara dönük kalarak kafasını biraz daha aşağı eğdi. "Galiba üvey ağabeyi salça oluyormuş kıza. Eğer anlattıkları doğruysa onun elinden aldım da getirdim." Kehribar rengi gözleri boşluğu bulduğunda çenesi kasılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne diyorsun be oğlum?" Buğra'nın az önceki dalgacı hali tamamen uçup gittiğinde yüzü düşmüştü. "Eğer öyleyse o şerefsizi de bulsana Berat."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ulan bulsam kaç yazar iki korkuturum üçüncüde yine musallat olur kıza." İki parmağının arasında kalan kâğıt iyice ufalınca Berat devam etti. "Hem kim bilir bu zamana kadar neler yaşadı da öyle yana yakıla kaçtı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sus tamam." İki adamında suratı düşünce üzüntüyle devam etti. "Böyle şeylere dayanamadığımı biliyorsun," ardından ekşiyen yüzüyle devam etti Buğra "umarım Afra seni kandırmıştır ve bu yaşadıkları gerçek değildir."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayatın gerçeklerinin de acı yönünün de fazlasıyla farkındaydılar ve geçmişlerinde de birçok zorluk yaşayarak bu günlere gelmişlerdi ancak bu güncel olaylardan rahatsız olmayacakları anlamına gelmiyordu, özellikle de kadınlar için olanlardan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Toplantı odası boşaldığında Buğra içeride tek kalmıştı. Masadaki kağıtları toplarken en son kaldığını suratına doğru kaldırarak kaşlarını çattı. "Bu ne?" Dudakları ortaya doğru büzüştüğünde bir başparmağın kâğıdın içine girdiğini, sanki kalıp basmış gibi şeklinin çıktığını gördü ve anlam veremedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odada tek başıma kaldıktan sonra sıkıntıyla etrafa bakındığımda bu işin içerisinden nasıl çıkacağımı bilemiyordum. Sıkıntıyla soluduktan sonra sandalyeye geri oturduğumda aklıma gelen detayla beraber zihnimde ampuller yandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bir dakika. O kapıyı kilitlemedi ki?" Kendi kendime mırıldanarak kapıya ilerleyecekken adım gelen adım sesleriyle hareketi kestim ve sertçe yutkunarak bekledim. Lütfen kilitleme, lütfen kilitleme. Kapımın altından koyu karartı durmadan geçip gittiğinde soluğumu yavaşça bırakarak yerimden kalktım ve etrafın yeterince sessiz olduğuna inandıktan sonra kapının kulpunu indirdim. Gerçekten de kilitlemediğini görünce ümitle gülümsedim "gerçekten de unutmuş! Bu adamın kesinlikle b12 eksikliği var. Ve bu da benim işime deli dehşet yarayıp duruyor."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu aralıktan çıkartarak koridoru inceledikten sonra kimsenin olmadığından emin olup yavaşça bodrum katın penceresine doğru ilerledim. Alttan kapalı duran sürgüye hüsranla baktığımda dudaklarım acıyla buruşmuştu. "Hiç de içeriden açılabilecek gibi durmuyor" çekebilmem için tutabileceğim herhangi bir çıkıntısı yoktu. Nasıl açacaktım ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yine de denemeye değerdi. Duvarın kenar çıkıntısına Converse ayakkabımın ucunu takarak bedenimi yukarı attığımda havada durabilmem cidden kolay değildi. Bir elimi tavanın kenarına bastırıp ötekiyle de sürgüyü içeriden çekmeye başladığımda ilk seferde başarılı olamadan yere düşmüştüm ancak... Yeterince zorlayınca sürgünün içeriden de oynadığını görmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi bastırıp aceleyle etrafa bakındıktan sonra soluklarımı dizginlemeye çalışarak tekrardan tavana tırmandığımda o kadar çok sıcaklamıştım ki sürekli saçlarım yüzüme yapışıp duruyordu ve pistim... Hem de çok pis.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sürgüyü hareket ettirdikten sonra elimi arasına sokup ittikten sonra rahatça soluğumu bıraktığımda bir yandan da korkarak koridoru kolluyordum. Gerçekten de kimse yoktu ve ben... Birazdan yukarı çıkacaktım!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı kenarlara yerleştirerek kendimi güçlükle üste doğru atmaya çalıştığımda neyse ki bunu tek seferde başarabilmiştim. Dirseklerimi yukarıya bastırarak çamurlu çimenle burun buruna geldiğimde bacaklarım aşağıda kalmıştı. Aşağıya son bir kez baktıktan sonra evin ışıklarıyla aydınlattığı loş ormana doğru çıktığımda ne kadar zorlansam da dişlerimi patlarcasına birbirine bastırıyor, gıkımı bile çıkartmadan tüm kaslarımı ağrıtacak şekilde o aralıktan çıkmaya çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En son ayaklarımı da çekip çıkarttıktan sonra nefes nefese kaldığımda sürgüyü çekip ses yapma riskini göze alamadan kaçmak için arkamı döndüğüm an o sert bedene çarpmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hıh!" Korkarak dudaklarımdan ufak bir nida koptuğunda gözlerim dehşetle açılmıştı. Bu... O adam. Kehribar rengi gözlere sahip olan ve o ağrıtan enerjiye sahip olan... Sertçe yutkunduğumda ifadem sürekli şekilden şekle giriyorken onunki stabildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sanki her saat başı buradan birileri kaçıyordu ve o da kaçanları yakalıyordu. Gözlerimi kırpıştırarak bir adım geri çekildiğimde tenim buz gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elleri cebinde duruyorken kafasını hafifçe yana yatırdı ve dudağını tiksinircesine kıvırdı. "Boşlukları doldurmayı seviyorsun değil mi küçük sıçan?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk gördüğünde de öyle seslenmişti. Yüzüm ekşimek istese de kendime güçlükle hâkim oldum ve korku dolu ifademle ona bakmayı sürdürdüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onunla konuşmanın hiçbir anlamı yoktu, dinlemiyordu bile. Bu yüzden fırsatım varken sonuna kadar kaçmayı denemeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hızla arkamı dönüp koşmaya çalıştığımda daha iki adım atamadan kolumdan tutup sertçe kendine doğru çevirmişti. Ürpererek bileğimdeki eline baktım ve panikle onu geri çekmeye çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bırak! Bırak beni!" Aceleyle çekmeye çalışınca bırakmadı ve bir adımla dibime geldi. O sert olduğu kadar da umursama bakan gözlerini buz gibi üzerime dikti ve terslercesine tısladı. "Gidemezsin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne?" Panikle geri çekilmeye çalıştım. "Benim sizinle bir bağlantım yok. Bırakın beni!" Boşta kalan elimle göğsüne vurarak kendimi kurtarmaya çalıştığımda kaya gibi sertti. İlk başta tepki vermese de sonradan tuttuğu bileğimden çekiştirmeye başlayarak eve doğru yürüdü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O pislikten de böyle rahatsız oldun mu?" Dişlerinin arasından tıslamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O en azından insandı ve konuşabiliyordu." Söylediğime karşılık bir cevap vermese de mümkünmüş gibi onu daha da kızdırdığımı görebiliyordum. Umursamadan debelenmeye, ona vurup itmeye devam ettim. "Oraya girmeyeceğim! Bırak beni! Bırak!" Boşta kalan elimle sırtına vurarak geri gitmeye çalıştığımda gücüm onunkinin yanında öyle çok etkisiz ve faydasızdı ki asla karşı koyamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Onu Vedat'ı kaçırtmadan önce düşünecektin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vedat. Ah... Kahretsin. Aklıma geldikçe çıldıracak gibi oluyordum. Nasıl da kendini acındırıp beni burada öylece bırakıp kaçıp gitmişti...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeriye girdiğimde vurmaya ve debelenmeye devam ediyordum. Kapıyı sertçe kapatarak bana doğru döndüğünde çok fazla sinirlenmişti. Bileğimi bırakınca ürkerek geri çekildiğimde yine sırtımda duvarı hissetmiştim. Aynı adam, aynı an...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bıraksaydım ne olacaktı? Ne yapacaktın ona?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları hiddetle parladığında işine karışmamdan hoşlanmamıştı. Onunla Berat'la olduğu gibi rahat konuşamazdım. Daha şimdiden sınırları aşmışım gibi hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni ilgilendirmeyen meselelere burnunu sokma."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Beni burada tutmanın hiçbir anlamı yok. Geliş yolunu da bilmiyorum, sizi de tanımıyorum bırak gideyim." Acı içerisinde ona bakıyorken gerçekten de ne söylediklerimin ne de söyleyeceklerimin onun için bir önemi yok gibiydi. Ne öğrenecekse ona önem verecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seni yanımda tutmaya meraklı değilim." Dudaklarını buruşturdu ve ilgisiz sesiyle devam etti. "Sadece ayak bağından fazlası değilsin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En son söylediğini... En son söylediğini daha öncesinde annemden de duymuştum. Öfkeyle kaşlarım çatıldığında burnumdan sertçe soluyor, belki de kinle ona bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayıcıklı çantamı son anda kıyafetlerle doldurmuştum ve saçlarımı at kuyruğu yaparak valizini süren annemin peşine takılmıştım. Sokakta gidiyorken arkasındaki hareketliliği fark edince duraksayıp geri döndüğünde beni gördü ve ben... Suratında oluşan o ifadeden çok incindim. Sanki hayal kırıklığına uğramış gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Afra? Senin burada ne işin var?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçük adımlarımı koşturarak atıp hemen karşısında durdum "seni yalnız bırakmak istemedim." Bu annemin beni ilk terk ediş anısıydı ve o zamanlar ne yazık ki aynı sahnenin defalarca kez tekrarlanacağını bilmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen anneannenle olmalısın canım." Suratını acı içerisinde buruşturdu. "Bu şekilde bana yalnızca ayak bağı olursun." Ardından kolumu tutarak sıvazladı. "Hadi, geri dön."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayak bağı. İlk defa o küçük yaşımda karşılaştığım cümlenin anlamını öğrenmem ne yazık ki benim için sancılı olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayak bağı. Bana kendimi değersiz, önemsiz ve fazlalık gibi hissettiren bu cümle aynı zamanda da o gün ki hevesimin kursağımda kalışını anımsatıyordu. Büyük bir hayranlıkla annemin sarı, maşalı saçlarının ardından koştururken ona hayrandım. Annem benim ilk idolümdü ve mavi gözlerim ona her defasında hayranlıkla bakardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gün de çantamla ve bozuk atkuyruğumla beraber ardından koşturduğumu gördüğündeki suratında oluşan ifade hevesimi kursağımda, gülüşümü de suratımda bırakmıştı. Yüz ifademi hatırladıkça utanarak un ufak oluyor, istenmediğimi iliklerime kadar anımsıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O zaman bırak gideyim." Gözümü bile kırpmadan nefretle ona bakmayı sürdürdüğümde mimik oynatmadan dişlerinin arasından gıcırtılı bir ses çıkarttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Onu işime burnunu sokmadan önce düşünecektin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yine de az önce yalnızca ayak bağı olduğumu söyledin." Dişlerimi sertçe birbirine bastırdığımda gözlerim... Lanet olası gözlerim dolmak üzereydi. Daha da açık tutarak akmaması için çabalayıp nefretle devam ettim. "Bu yüzden bırak defolup gideyim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşı yukarı doğru sıyrıldığında yukarı kaldırarak ifademi dikkatle izlediğinde tepkimi fazla bulduğunu görebiliyordum. Fazla geldiğini hissetse de karşılıklarını hafifletmek yerine... O tam bir hayvanlık yaptı ve daha da ileri gitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Küçük, keseli bir sıçanın ne gibi yararı olabilir ki?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet. Senin gibi bir hayvanın yanında nefes almak istemem." Dolan gözlerimi akıtmadım ve sertçe, nefretle ona bakmaya devam ettim. "Bu gerçekten de tiksinç hissettiriyor ve midemi bulandırıyorsun."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfadesini sabit tutsa da önce şaşırdığını, ardından da fazlasıyla sinirlendiğini görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bünyen Vedat'ı kaldırdıysa benimle bulanmaz rahat ol."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duyduklarım karşısında gözlerim hayretle aralandı ve hiddetle parladı. "Sen ne diyorsun!" Elim kendiliğinden suratına doğru kalktığında sertçe havada yakaladığında ikimizin de bakışları öfkeyle parlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aldığım kısa ve ağır soluklarla göğüs kafesim hızla inip kalkıyorken boynundaki damarların kızardığını görebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bileğimi kurtarmaya çalıştım, bırakmadı. Dişlerimi sertçe sıkarak diğer elimi de kaldırıp vurmaya çalıştığımda onu da tuttuğunda iki elimi de çapraz açıyla birbiri üzerine denk gelecek şekilde tutuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Çek şu pis ellerini üzerimden!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ondan gerçekten de nefret ediyordum! Daha öncesinde kimseden bu kadar kısa sürede nefret etmemiştim. Hatta kimseden kolay kolay nefret etmezdim ancak o... Gerçekten de bu kadar kısa sürede kanımdaki o koyu kıvamı yakalayan tek kişi olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sinirlenerek ellerimi bıraktığında sıktığım dişlerimle beraber suratımı ona doğru kaldıracakken elini kaldırınca istemsizce refleksle kollarımı başımın kenarına kaldırarak kendimi koruma altına aldığımda tepkisiz ve aynı zamanda da sessiz kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bileklerimin arasından cam gibi parlayan mavi gözlerimi kaldırıp ona alışagelen tepkimle beraber ona baktığımda bu durum onu mümkünmüş gibi daha da sinirlendirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağını hiddetle ısırdıktan sonra burnundan öfkeyle soluğunu bıraktığında elini yumruk yaparak yanımdaki duvara geçirerek hiddetini dindirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana zarar vermeyeceğinden emin olunca bileklerimi yavaşça indirdiğimde az önceki korkumu gösterdiğim için kendimden nefret ederek zayıf maviliklerimle kuvvetli kehribarına daldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.