15. Bölüm

Maya Dağlar 1 / GÜNEŞ YANIKLARIM

💬 0
“Çabanı öğrenmeliyim, bana ne kadar istediğini göster.”
Geçen hafta olanlardan sonra evde bana karşı bir hassasiyet başlamıştı. Bu durumu ilk defa yaşıyordum. Bu zamana kadar hep idare eden taraf olmuşken artık ailemin omuzlarıma bıraktığı ya da benim sırtlandığım her ne varsa omuzlarımdan kaldırılmıştı. Artık gündem ne babamın depresyonu ne annemin hastalığı ne de Ada'nın sorumluluğuydu. Ben ve tükenen sabrımdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evde bana açılan alanla beraber daha rahat hareket eder olmuştum. Öyleydi çünkü artık depresif ifademi saklamam gerekmiyordu. Ölü bakışlarım duvarlarda, suratlarda ve etrafta gözüküyordu. İçimdeki yoğun negatiflik ve öfke bir irin gibi sızarak evi talan ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Salonda, koltukta oturuyorken tombul bacaklarımdan birini, kilomun el verdiği kadarıyla kendime doğru çekmiş, annemin benim için kestiği elmalardan yavaş yavaş yiyerek hisiz ifademle televizyonu izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimdeki küçük parçayı dişlerimin arasına attım ve yavaşça çiğnerken haberleri izlemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geçen hafta olan büyük patlamamın ardından gittiğim psikiyatristten ve bana konulan teşhisten, başarısızlıkla geçen ilaç tedavimden de haberdar olmuşlardı. Belki de bu sayede depresyonumun ciddiyetini daha iyi anlamışlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özellikle Ada öğrenir öğrenmez doktorumla görüşüp bilgi almaları için anneme ısrar etmişti ve sayesinde ailem bu işi daha bir ciddiye almıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ünlü Ressam Erin Demir Avrupa da bizi temsil edecek!" Karşıma çıkan haberle beraber anında buz kestim. Eklem yerlerim kasıldığında nefes almaya dahi ara vermiştim. Kamera daha bahsettikleri Ressamı göstermiyordu. Yaptığı sergide gezerken eserlerini görmek için oluşan kuyruğu ve günün yoğunluğundan bahsediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oturduğum tekli koltuğun kollarına tutunup kenarları sertçe sıktığımda mideme tekme yemiştim. Gözlerim anında doldu ve yandı. Gırtlağıma kadar yükselen hıçkırıklarımı ardı ardına kopartmama sanki ramak kalmıştı. Görmesem de yüzümün neredeyse morardığını biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bacaklarımın arasında kalan kumandayı almak için yeltendim ancak yere düştü. Kan revan içerisinde kaldım ve acele etmeye, bir an önce televizyonu değiştirmeye çalıştım. Sicim gibi akan gözyaşlarım görüş açımı kapatıyorken birkaç hıçkırık boğazımdan koptu ve ben ne yazık ki kanalı değiştiremeden muhabirin sözlerinin devamını işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kelebeğin bakış açısının yeni serisiyle bizi temsil edecek Ünlü Ressam Erin Demir'in Avrupa turnesinde büyük bir patlama oluşturacağı düşünülüyor!" Ve hareket etmeyi tamamen kestim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kucağıma doğru eğik kalan suratımı yavaşça kaldırdığımda gözlerim sürekli yanıyor, akıyor ve acıyordu. Durdum. Burnumu çektim. Kamera sonunda ünlü Ressama geldiğinde sertçe yutkundum. Bahsettikleri Kelebeğin ilk serisinin önünde duruyor, büyük bir iştah ve mutlulukla serinin bu kadar büyümesinin gelişmelerini anlatıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buz kestim. Kuduz iti gibi titremeye başladım. Boğazıma sert bir taş oturdu, yutkunamadım. Kamera bir yandan da resimlerini detaylarıyla çekiyorken ünlü Ressamın yaşına büyük gelen yeteneğini övüyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hatta Amerikalı bir yapımcı eserden oldukça etkilendi ve seriden aldığı ilhamla beraber Nez Hanımın sanatını filme dökmek istiyor." Herkes Erin'in ne kadar büyük yankı uyandırdığını ve bu şekilde giderse yakın zamanda Dünya çapında bir patlama yaşayacağını konuşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Abla." Tanıdık bir ses duydum ancak kafamı kaldıracak odağım yoktu. "Maya abla iyi misin?" Tepki vermedim. Ses biraz daha endişelendi ve koşuşturarak yanıma gelince kendimi daha fazla tutamadım ve koltuğun minderini sıkarak ağzımı açtım, gözümü yumdum ve avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ada'nın iyice endişelenip koşarak yanıma gelmesini işittim. Omuzlarımdan tutup durmam için çabaladığında durmuyor, evden sanki ölü çıkmış gibi bağırıyordum. Bunun, bir ortamda yanından geçtiğiniz kadına yanlışlıkla ufak bir temas ettiğinizde onun yana yakıla bağırmasından bir farkı yoktu. İkisi de anlamsız ve yersizdi. Ancak o kadının aslında çok büyük bir güneş yanığı vardı ve varla yok arası edilen o temas kadında devasa acıya sebep olabiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte bu şekilde biz de farkında olmadan başkalarının güneş yanıklarına dokunabiliyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onlar benim güneş yanıklarıma dokunuyorlardı. Çok fazla ve çok fazla... Biraz daha fazla ve biraz daha...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafımın daha da kalabalıklaştığını hissettim. Sanırım annem ve babamda koşmuştu ve beni sakinleştirmeye çalışıyorlardı. Güçleri yetmemişti. Sadece yorgun düştüğümde sesimi kestim ve ıkına ıkına ağlamaya başladım. O zamana kadar içimde tuttuğum her bir gözyaşı suratımı ıslatıyordu. Bastırdığım, içime attığım her ne varsa dışarı çıkıyordu. Ailem bir kez daha acıma şahit oluyordu. Beni böylesine çıldırtan televizyona bakıyor, anlamadan bana geri dönüyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynı haberi izliyorduk ancak aynı acıyı paylaşmıyordu. Anlamıyorlardı, bilmiyorlardı. Kimseye anlatmamıştım. İçime atmıştım. Yutmuştum, hazmedememiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Akşam olduğunda kendi odamda duruyor, boş bakışlarla karşımdaki beyaz duvarı izliyordum. Bir elim kendime doğru çektiğim dizimi tutuyorken öteki düz bıraktığım baldırımın üzerindeydi. Ağır ağır soludum, içim çekiliyormuş gibi oraya hissiz ifademle bakmaya devam ettim. Bir yandan da tekelden aldığım içkileri içiyordum. Bu yaşıma kadar ağzıma ilk defa sürmüştüm ve deli gibi içiyordum. Ne yapacağımı bilmiyordum, sadece o durumu geçiştirmeye çalışıyordum ancak olmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Midemin bulantısıyla kalkıp klozete koştuğumda eğilmemle kusmaya başlamam bir oldu. Dün yediklerime kadar kustum ve tiksinerek geri kalktım. Yaşlı gözlerimi dirseğimin tersiyle sildikten sonra sifonu çekip ağzımı çalkalamaya başladığımda o anda bu haltı yediğim için tövbe etmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ancak öyle bir haldeydim ki bunun günah hassasiyetini bile yaşayamamıştım, ümitsizdim, kurumuştum. Ancak o haltı yedikten sonra bundan bana fayda gelmeyeceğini gördüm. Ne kadar süre içip geçiştirebilirdim ki? Bu kötü bir şeyi hafifletmek için daha kötü bir şey yaparak bok gibi hissetmekti. Bunu istemiyordum. Ben artık gerçekten de iyi hissetmek istiyordum ancak olmuyordu, beceremiyordum. İçeri geçip oturduğumda
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaç saattir orada öylece oturduğumu bilmiyordum ancak artık her yerim ağrıyordu ve uyuşmuştu. İçimde biriken acı, yıllardır görmezden gelmek için çabaladığım, gerekirse kendimi izole ettiğim o acıyla ne yazık ki karşı karşıya kalmak... Tahminimin de ötesindeydi bunu kaldıramadığımı görmek. Dayanamıyordum. O kadar yoğun ve karanlıktı ki kaldıramıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir şey yapmam lazımdı, çıldırmak üzereydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sessizdim durgundum ancak içimdeki hesaplaşma bitmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça kalktım. Mutfağa gittim. Uzun bir teneke tepsi alıp içeri geri döndüğümde yıkık bir enkazdan farksızdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ders çalışma masamın kenarında yıllardır duran hiç dokunmadığım çizgisiz kağıtları ve bir tane de fosforlu siyah kalem aldım. Hepsini yere bıraktıktan sonra halımın üzerine, yere oturduğumda acı dolu ve oldukça kederliydim. Avucumu suratıma kapattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından elimi açıp soluklarımı ağır ağır vermeye başlayarak yatağımın üzerinde duran sigara paketimi alıp içinden çakmağı çıkarttım, yanıma bıraktım. Daha sonrasında kağıtları kucağıma aldığımda birazdan yapacağım şeyin düşüncesi bile göğsümü ağırlaştırıyordu ancak bunu artık halletmek, içimden atmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kâğıda büyük harflerle dayımın adını yazdığımda içim sıkılıyordu. Kalbim göğüs kafesime dar geldi ve o ismi önümdeki büyük tepsinin içine bırakarak tiksintiyle ona baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen tam bir narsist piçin tekisin." Dişlerimi sıkıyordum, güçlükle devam ettim. "Küçüklüğünden beri çevrendeki herkesi kontrol altında tutmaya çalışıyorsun, insanların öz güvenlerini kırıyor, onları kötü etkileyerek kendinden onay almaya mahkûm bir hale getiriyorsun ve sonrasında da mağdura yatıyorsun." Az öncekine göre biraz daha hafif hissederek kahkaha attım. "Ayrıca sekreterini becerdiğini de biliyorum piç herif. Kardeşlerinin hakkını yiyen ve herkese bela olan pisliğin tekisin." Tek kaşımı otoriter bir tavırla yukarı doğru kaldırdım ve oldukça ciddi, sert sesimle devam ettim. "Şimdi seni yakacağım ve hayatımdan siktir olup gideceksin. Anladın mı? Esamen okunmayacak. Geçmişteki seninle olan anılarımı serbest bırakıyorum." Diyerek kâğıdın ucunu tutuşturup tepsiye bıraktığımda sonuna kadar o ismin yanmasını, kağıdının kül olmasını izledim, izledikçe rahatladım. Ateş onu kül etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha sonrasında bir isim yazmak istedim ancak... Onun daha ilk harfi için bile kalemi oynatmak sandığımdan da zor olmuştu. Zor olmuştu çünkü... Belki de... Tam da şu anda aslında neden bu halde olduğumu daha iyi anlayacaktın.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elim kalemi sıkıca tutuyorken kafamı yavaşça çevirdim ve loş ışıkta gözüken yansımama, gözümün en içine, yani senin gözüne baktım. İzle beni, durgun ifademe, çökük göz altlarıma ve kuruyup iç içe geçmiş olan dudaklarıma bak. Pasaklı odamdaki bedbaht vaziyetimi izle, bak. Sence neden bu haldeyim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de buraya kadar gelirken aklından birçok fikir geçmişti değil mi? Belki de hiç geçmedi. Yalnızca bu zamana kadar duyduklarına yordun halimi. Tamamen haksız olduğunu söyleyemem, hepsinin esintisi var ancak asıl fırtınayı bilmiyorsun.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asıl yaramı bilmiyorsun.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni bu kadar kudurtanın, kuduz köpek gibi saldırganlaştıran olayın ne olduğunu bilmiyorsun. Kiminin yaşantısına göre çok hafif, kimine göre çok normal, kimine göre de fazla ağır.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O halde sen. Şimdi, geçmişimle ilgili biraz daha ileriye gitmeye hazır mısın?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.