8. Bölüm
Maya Dağlar 1 / AYNADAKİ YENİLGİ
❤️ 0
💬 0
"Kalkabilmek için düştüğünü kabul etmelisin çocuk."
Kırmızı ince çizgiler. Hafif aralık duran yorgun gözlerim üst kolumun iç tarafından başlayıp şimşek çizgisi gibi yukarı doğru hareket eden kırmızı çizgileri takip etmeye devam ettiğinde nefes alışverişim hızlanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hıh!" Korkarak gözlerimi yumduğumda devam edecek cesaretim yoktu. Çatlakların hemen üzerinde bıraktığım parmaklarımı sıktığımda gözlerimi de yummaya devam ediyordum, sıkıca.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsüm hızla inip kalkıyorken bakmayı bugün ertelersem yarına, yarını ertelersem öbür güne kalacağını biliyordum. Damaklarım sızlayacak şekilde dişlerimi sıkarak gözlerimi açtığımda yağlı, eski kalınlığının en az iki buçuk katı genişliğinde olan koluma bakmayı sürdürdüğümde dudak kenarlarım aşağıya doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çektim. İfadem stabil kalsa da dudaklarım titredi ve birkaç damla yanaklarımdan aktı. Ardından tişörtümü yavaşça çıkartarak yabancısı olduğum bedenime baktığımda daha saniyesinde yenilgiye uğrayarak dizlerimin üzerine düştüm ve omuzlarım titreyerek ağlamaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nasıl? Nasıl kendimi bu kadar kaybedebilirim?" Ellerimle suratımı kapatıp sallanarak ağlamamı sürdürdüğümde vakit geçtikçe ciğerlerimden bir şeyler kopup gidiyordu sanki... Bu iş iyice sakız gibi uzamaya başlamıştı. Gözlerimi güçlükle aralayıp kendimi izlemeye devam ettiğimde geçen her bir saniye kahrolarak aynadaki net yenilgiye bakmaya devam ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet, her anlamda bir yenilgi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yeni görüntüm o kadar yabancıydı ki asla alışamıyordum. Alışmak bir yana zihnimde bu görüntüyü uzun süredir ısrarla kabul etmediğimi fark ettim. Bu her kimse bendim ancak çok yabancı ve güzellik anlayışıma tersti bu yüzden onu istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı onaylamaz anlamda sallayarak boğuk hıçkırıklarımın arasından tıslayarak dizime vurdum. "Seni böyle sevmiyorum!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı tekrardan onaylamaz anlamda sallayıp omzuma vurdum "seni böyle istemiyorum!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından birbiri ardına hıçkırıklarım kopmaya devam ediyorken öne doğru bükülmüştüm. "İstemiyorum, sevmiyorum, senden nefret ediyorum..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Her şeyi mahvettin! Her şeyin içine sıçtın! Senin yüzünden oldu bir boku beceremedin! Her şeyi kaybettin!" Yanık sesim içimi gıdıklıyorken yanaklarım kenarlara doğru uzun süre bükülü kaldığı için ağrımaya başlamıştı ve sanırım kramp girmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşkence çekiyormuş gibi can havliyle ağzımdan hızlı ve güçlü bir soluk aldım "sen bunu bana nasıl yaparsın! Nasıl kendini bu kadar bırakıp kaybedersin? Nasıl? Nasıl yaparsın bunu bana?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İleri geri sallanmaya devam ediyorken dizlerime ve omuzlarıma vurmaya devam ediyordum. "Her şeyimi kaybettim her şeyimi... Beni ben yapan her şeyi kaybettim. Ben Maya'nın hamurunu, özünü kaybettim. Bittim ben artık mahvoldum mahvoldum!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kendimden nefret ediyorum..." Islak kirpiklerim kapalı bir şekilde öne doğru bükülü kaldığımda dirseklerimin içeri yukarı bakacak şekilde kollarım birbirine yakın, önde kalmıştı. Kafamı onaylamaz anlamda sallayıp yakıcı sesimle tekrar ettim "kendimden nefret ediyorum. Kendimi sevmiyorum. Benden bir bok olmaz..." Kafamı sallamaya devam ettim "olmaz... Olmaz..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben beceremedim. Ben başaramadım." Omuzlarım iyice birbirine çekildiğinde ensem kısacık kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben başarısız oldum. Ben kendimi heba ettim." Çığlık atmak, etrafa vurmak ve evi yıkmak istiyordum ancak içeridekilerin duymaması için kendimi sıkarak baskılıyor, daha fazla kızararak öfke karışık acıyla kendime karşı olan nefretimi kusmaya devam ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben hatalı oldum, ben yanlışım, ben kusurluyum. Ben yeterince iyi değilim. Hiçbir zaman da olmadım." Kafamı onaylamaz anlamda salladım "en iyisi olamadım. Ben yenildim, devrildim. Gömüldüm. Ben artık bittim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o yoğun nefreti kusmadan önce içimde başlayan o ezeli nefretin yalnızca insanlara ve dünyaya karşı olduğunu sanıyordum. Yanılmıştım. Bu nefretin kaynağı başta evvela kendimdim. Kendini sevmeyen biri çevresindekileri sevebilir miydi? Yaşadığı yeri sevebilir miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendisiyle mutlu olmayan birini başkaları mutlu edebilir miydi? Yaşadığı yer mutlu edebilir miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O insan evvela sevgi ve mutluluk gibi iyi hisleri, duyguları kendi içinde bitirmişti. Tohum olmayı bilmeyen her toprakta filizlenebilir miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç saat sonra yatağıma sırt üstü yatıyorken başım hafifçe yana doğru eğikti. Kıpırdamadan aralıksız o şekilde yatmaya devam ediyorken parmak uçlarıma kadar içime çekilmiştim sanki. Suratımda ölüm suskunluğu vardı. Yalnızca nefes alıp veriyorken parmağımı dahi kontrol ederek kıpırdatamıyordum. Felçli bir hasta gibi öylece yatıyordum. Yalnızca nefes alıp vererek...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında ruhumun da yaşadığı sancı tam olarak bu değil miydi? Görünürde sağlıklı bir bedene sahiptim çok şükür. Bana bakan insanlar kolayca bu kız neden kalkmıyor? Neden sürekli yatıyor? Neden gülümsemiyor diye sorgulayabilirdi. Gözün gördüğü buydu, peki ya aklın gördüğü neredeydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu kız neden beyniyle bedeni arasındaki bağlantıyı kuramıyor? Bu kız neden fonksiyonlarını yönetemiyor? Bu kız neden üç saattir hiç kıpırdamadan yatıyorken en az on iki kez tuvalete gitmek istemişken kalkıp gidemiyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte nasıl ki bacakları olmayan bir insanın koşmasını bekleyemeyecekseniz, zihinsel yönetimi, iradesi elinden alınmış bir insanın da öyleymiş gibi davranmasını bekleyemezdiniz.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Numara yapıyordum. Uzun süredir aileme içimdeki isteksizliği belli etmemek için numara yapıyor, içten içe solsam da onları yeşertmek için elimden geleni yapıyordum. Artık en sonunda öyle bir kurumuştum ki kökümden geriye kuru, kırılmış dallarım dışında hiçbir şey kalmamıştı. Etrafım kuraktı, kuraklığın çevresini ören yeşilliklerse olduğu gibi duruyordu. Ama ben gün ve gün susuz kalan bir bitki gibi kuruyup gidiyordum. Ben eriyordum, ben her saniye eksiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudak kıvrımım bile kıpırdamadan en ufak bir hissine kadar içinden çekilmiş bir kız gibi yatıyordum. Gücün bende artık kelime anlamı bile kalmamıştı, mecalim yoktu ve canım artık dayanmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an fark ettim benim elimde olmadığını ve şu an hiçbir şey yapamayacağımı. Artık sadece yeteneklerim ve güzelliğim de değil. Sağlıklı bir insanın fonksiyonlarını da içimde bulamıyordum. İstediğim an kalkamıyordum çoğunluğa komik gelse de gülemiyordum ve ben... Sağlıklı düşünemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerime biraz daha toprak atıldı ve biraz daha. Nefes alıyordum ancak ruhum toprağında, suyunda en dibinde kalmıştı. Biraz daha boğuldum ve biraz daha fazla. Sürekli yenileri atılıyordu ve beden giysim nefes almaya devam etse de ruhum her geçen saniye daha da dibe batıyordu. Evet, ruhum. Asıl mesele de onda değil miydi zaten?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynaya baktığın yanılsaman senin beden giysin, ruhun olmadığı sürece onu ne derece hareket ettirebileceksin? Benim ruhum artık küsmüştü, kırılmıştı, gömülmüştü, suya batırılmıştı. Elleri kolları zincirlenerek duvara bağlanmıştı. Ruhumla bağlantı kuramıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O ıssız sessizliği burnumdan aldığım en son ki soluk bozdu. Tıpkı bir öncekinin de bozduğu gibi ve bir önceki...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım yavaşça aşağı doğru indiğinde gözkapaklarım kapanmıştı. Beyaz çarşafın üzerinde duran parmaklarıma baktım ve onları yavaşça kıpırdatmaya çalıştım, yapamamıştım. İfadem sükûnetini korurken tekrar denediğimde parmak uçlarım yavaşça yukarı kalkıp tekrardan çarşafa konmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunduğumda gözlerim yanmaya başladı. Midemden bir ateş yükseldi ve göğsümün en altına saplandı. Uzun, sakin bir soluk alarak önce parmak uçlarımı, ardından da yavaşça elimi kaldırdığımda her şey ağır çekimde gerçekleşiyordu sanki. Sabırla, yavaşça solumaya devam ettiğimde kalbim ve gözlerim yanmaya devam etti. Duymasam da konuşursam sesimin çok boğuk, güçsüz ve acı dolu çıkacağını hissettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dirseğim yatağın üzerinde, karnımın hemen yanında kalmaya devam ediyorken elim bir doğru şeklinde yukarı kalkmıştı ve dümdüz duruyordu. Avuç içimi kendime doğru çevirip içine, ardından yayvan bir şekilde açtığım parmaklarıma baktım. Onlar bile hissiz ve ifadesiz gözüküyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından dirseğimi de kaldırdığımda kolum dümdüz bir şekilde yukarı doğru kalkmıştı. Tutabildiğim en yüksekteki ellerime, parmaklarıma ruhsuz bakışlarımla bakıyordum. Yanan gözlerim doldu ve birer damla kenarlarından usulca sızdı, giderek hızlandı ve kulağımın üst kısmından geçerek saç diplerime saplandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sadece bu kadarını yapabiliyorum...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimden emin değildim ama emin olduğum bir güç vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça nefes alıp ciğerlerimi doldurduğumda biraz kırık olan bakışlarıma eşlik eden düz suratımla yukarıda tuttuğum avuç içime, parmaklarıma bakıp titrek, zayıf sesimle fısıldadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Elimi uzatsam, tutar mısın?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.