5. Bölüm

Maya Dağlar 1 / DİNMEYEN ÖFKE

💬 0
"Bazı konular kapatılsa da negatif duygular harlanmaya devam eder."
Daha önce hiç ağlama krizi geçirdiniz mi? Sadece ağlamak değil, krizinden bahsediyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kazağımın kolunu dişlerimin arasına alarak sertçe gözlerimi yumduğumda boğazımdan yakarışımı sessiz, boğukça koluma doğru bıraktım. Hıçkırıklarım ardı ardına hızlanarak kazağıma gömüldü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsünüzde yüklü miktarda bir acı birikir, boğazınıza doğru yükselirdi. Ama bir anda. Bir anda hazırlıksız yakalardı sizi. Nedenini her zaman bilmeniz gerekmezdi, bazen hiçbir şey yokken gelirdi, bazense alacağınız ekmek tükendiğinde.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerimi sıkıca yumruk yaparak yakarışlarımı duymamaları için kendimi yatağa atıp suratımı yastığıma gömdüğümde gözyaşlarım orayı hızla ıslatmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elmacık kemiklerinizin üst taraflarına kadar morarana kadar ağlardınız. Sümkürmekten beyniniz ağrırdı. Teniniz yıpranana kadar ıslaklığı temizlerdiniz ve suratınız asla kuru kalmazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra oradan kalkıp yatağın kenarına oturduğumda dizlerim kendime doğru çekiliydi. Karşıdaki aynadan görülen yansımamı izlemeye bile tahammülüm yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zayıf anını paylaşmak istemeyen biriyseniz ağlama krizi size göre değildi. Kendinize tahammül edemezdiniz. Dozajını bile kontrol edemiyorken sürece katlanmak, her seferinde bu durumu tekrar ve tekrar yaşamak kusurlu hissettirirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben bozuk muyum?" Hıçkırıklarımın arasından güçlükle konuştuğumda sesim titriyordu. "Ben bozuldum mu? Ben kusurlu muyum? Neden sürekli ağlayıp duruyorum?" Kendi kendime konuşurken nefesim kesiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yabancısı olduğum dünyamda küçücük kalmaya, giderek ufalmaya devam ediyorken omuzlarımı birbirine yaklaştırarak avuçlarımla suratımı kapattığımda Özden'le konuşmak, eskileri yad etmek iyi gelmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o an için kalbimin tam ortasında Özden'e karşı koyu bir öfke hissetmiştim. Özden'le karşılaşmak ve bana geçmişi hatırlattığı yetmiyormuş gibi birtakım konuşmalar yapması kesinlikle iyi gelmemişti. Sanki tek sorun onunla karşılaşmamdı ve söyledikleriyle beraber yoğun bir mutsuzlukla beraber öfke hissetmemdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sanki o duyguların aslında başından beri var olduğunun, hayali bir çarşafla üzerlerini örttüğümün hiçbir önemi yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı hızla onaylamaz anlamda sallayarak burnumu çekip dirseğimin içiyle suratımı sildim. "Tek sorun Özden. Özden'in yüzünden oldu!" Bakmasam da kırmızıdan mora çalan ve sanki evden ölü çıkmış gibi ağladığım için iki katı kadar şişen suratımı tekrar salladım. "Özden hatalı! Düşünerek konuşmalıydı." Ağzıma kadar taşan tükürükleri savurarak kin kusar gibi devam ettim. "Lafının nereye gideceğini bilmeden konuşan insanlardan, ağzından kelimeleri çıkartmadan önce beyninde çevirmeyen herkesten nefret ediyorum, tiksiniyorum!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çünkü ben öyle yapmıyordum. Allah vergisi bir yeteneğim vardı. Karşımda birini gördüğümde onun acılarını hissedebiliyordum ve rahat olması için elimden geleni yapıyor, onu hafifletmek için kırk kez düşünerek konuşuyordum. Yani en azından eskiden olsa öyle yapardım. Şimdi kimse umurumda bile değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnsanlar yalancıydı. İnsanlar pisti. İnsanlar çok kötü ve çıkarcıydı. Evet insanlar ve bende Maya Dağlar. Evet, sanırım gerçekten de ırkımdan nefret ediyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaç dakika ya da kaç saat geçti bilmiyorum. Bildiğim tek şey aralıksız bir şekilde karşımda duran boş duvara baktığımdı. En son yerden kalkıp banyoya gitmeyi düşünmüştüm. Daha sonra da bunu yapmak için yerdeki ellerimi zemine bastırmıştım ama ufak bir kuvvet dahi uygulayamadan öylece kalmıştım, kalkamamıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tıpkı geçen ay olduğu gibi. Hatta ondan önceki ay ve daha önce. Ve önceki sene... Evet. Uzun zaman oldu Maya Dağlar. Uzun zamandır beyninin fonksiyonlarını kontrol edemiyorsun ve sen de bu boktan durumla ilk defa Özden'i tekrar görünce ve eskiyle ilgili konuşunda yüzleştin, değil mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı onaylamaz anlamda salladım. "Sorun yok."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki o zaman neden yerden kalkıp banyoya gidip yıkanamıyorsun? Neden kafandan geçen istekleri gerçekleştiremiyorsun? Neden zihninin bir köşesi sürekli seni durduruyor?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayır. Önemli olan kısım zihninin bir kısmının negatif yönde konuşması değildi. Bunu herkesin zihni yapar. Önemli olan kısım o bölgenin çok kuvvetli olmasıydı. O kadar kuvvetliydi ki bir kez dahi yapmamanı söylediğinde üzerine kalın bir yün yorganı örtülmüş gibi oluyordu hatta daha da ağırı. Bir kapı. Sert, demir bir kapı. O parmaklıkları tutup kaldıramıyordun.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Donuk bakışlarım yere düştüğünde ne kadar süredir öylece oturduğumu bilmesem de belimdeki ve kalçamdaki kemiklerimin ağrımasıyla canım yandı ve kayarak yan bir şekilde yere oturup sürekli dolan gözlerle odamın kapısının yerde bıraktığı boşluğa baktım, orayı izledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Beni devirmediler..." Donuk sesim kulaklarımı doldurduğunda ağzım aralık kalmıştı. O an idrak ettim Özden'e geçen gün söylediklerimi. "Beni deviremezler..." Güçsüz sesimle yinelediğimde buna ben dahi inanamıyordum. İnanamıyordum ancak şaşkındım. Nasıl böyle bir şeyi birine itiraf edip kendimi rezil edebilirdim ki? Bana sadece ben kötü davranabilirdim. Bunu kimse yapamazdı. Beni sadece ben aşağılayabilirdim. Beni sadece ben zayıf görebilirdim. Öyleyse neden o kıza karşı kendimi küçük duruma düşürmüştüm?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir anlık gafletle ona güvenip aldanarak o itirafı dudaklarımdan kaçırdığım için kendime yoğun bir nefret ve öfke kusmuştum. Bir yandan da zaten geçmişimi bilen birinin şimdiki halime bakarak neden öyle bir varsayımda bulunduğunu az çok anlayabiliyordum. Ben söylemesem bile zaten bakınca görebiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sürekli ertelediğim bir yıkım gözlerimin önüne serilmişti ve ben o boş vermişlikten çıkarak yoğun bir telaş yaşıyordum. Hiçbir şeye, hiçbir yere yetişememe telaşı. Geçmişimle yüzleşememe korkusu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hatırlamak dahi yüzümü ekşitiyordu ve yalnızca bu dünyadan defolup gidesim geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hikayeleri resimlerin o kadar güzeldi ki sanata ilgisi olmayan insanların bile dikkatini çekti."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özden'in sesi kulaklarımda çınladığında gözlerimi sıkıca yumarak ensemi omuzlarımın arasına doğru çekiştirdim. Yumruk yaptığım ellerimi sıkmayı sürdürdüğümde sesini duymaya devam etmek istemesem de inatçı gibi konuşup duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ressam olacağını düşünüyordum ancak bu kadarını ben bile tahmin etmemiştim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kes sesini kes!" Doğrularak sırtımı duvara yaslayıp yumruklarımı yumduğum gözlerime bastırıp kendime doğru çektiğim topuklarımı teker teker indirip kaldırmaya başladım. "Kes dedim sana kes!" Kafamı hızla onaylamaz anlamda salladım. "Ben ressam değilim. Ben bir bok değilim! Ben yeterinde iyi değildim ve olamadım da!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım sen on yedi yaşındayken Türkiye'yi salladın, ne demek ressam değilim?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana kes dedim kes!" Sağ elime tahammül edemeden sinirlenerek yumruğumu yanımdaki zemine sertçe geçirdiğimde kemiğim çıtırdamıştı. Dişlerimi sertçe birbirine bastırarak ölümcül donukluktaki gözlerimi sertçe aralayarak anormal büküklükteki avucuma baktım. Çok acıyordu ama umurumda bile değildi. Birbirine mühürlemekten bembeyaz kesilen dudaklarımı aralayıp ürkütücü donukluktaki bakışlarımı elimden ayırmadan yavaşça konuştum. "Artık gerçekten de işe yaramazsın."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi gün olduğunda yine her zamanki gibi yataktan kalkmak için büyük zorluk çekiyordum. Annemlerin gelmesine son yirmi dakika kala hızla kalkıp tüm dağınıklığımı üstün bir çabayla toparlayarak en sonunda hareketsiz kaldığımda nefes nefeseydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim hızla inip kalkıyorken çaprazımda kalan aynayla göz göze geldim. Saçlarım özensizce topladığım beşinci topuzla beraber iyice birbirlerine girmişlerdi ve çok çirkin duruyorlardı. Aynı zamanda da yağlı. Doğru. Bir bir türlü banyoya girecek vakti kendimde bulamamıştım. Tüm günü evde bir ceset gibi yatarak geçirirken nefes almaya dahi takatim yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Serin bir soluk alarak kafamı onaylamaz anlamda salladığımda anahtar sesini işittim ve hemen akabinde annemler büyük bir gürültüyle içeri girdiler.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Salak mıdır nedir ya bu Talha hep aynı şeyi yapıyor." Ada'nın sitemkâr çıkan küskün sesini işittiğim an gözlerim belermişti. Avını hisseden bir kurt gibi kafamı çevirip anında ona doğru döndüğümde suratındaki o zayıf ifade kanıma dokundu ve hızlı adımlarla ona doğru ilerledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne oldu?" Kaşlarım engel olmadığım kadar derinden çatıldığında bir yandan da ellerinden eşyaları alarak kenara koyuyor, ailemin valizlerini bırakmalarına yardım ediyordum. "Bir şey mi yaptı sana?" Ben bu durumdan dolayı keskin bir rahatsızlık hissediyorken Ada öyle değildi. İfadesi daha olağandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Mal ya salak saçma şakalar yapıp duruyor." Kuzenimizden bahsediyordu. O an onlarla gitmediğim için içimde yoğun bir pişmanlık ateşi yanmıştı. Alt dudağımı sertçe dişleyerek tısladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne yaptı?" Onlarla gitseydim de o küçük beynini patlatsaydım ve o da bir daha kardeşime bulaşmanın nelere mal olabileceğini idrak edebilseydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dur kızım bir ya elim ayağım titriyor zaten." Dikkatim Ada'dan anneme kaydığında suratındaki üzgün ifade kalbimdeki hançeri iyice derine saplamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana ne oldu?" Tek kaşım ahenkle yukarı doğru kıvrıldığında sesim ölümcül bir tehlikeyle çıkmıştı. Büyük ihtimalle teyzemle mal davaları yüzünden aralarında husumet olmuştu ve tartışmışlardı. Hep daha fazlasını aldıkları halde susmuyorlardı. Hiçbir zaman susmamışlardı ve sürekli annemi üzüyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gitmediğim için adeta içten içe yanıp kavruluyordum ve hepsini kül etmek istiyordum. Eğer ben gitseydim kimse ağzını açamazdı. Açsalar bile onları bin pişman ederek bastırırdım. Ama gitmemiştim ve o pislikler de bundan cesaret alarak ailemin üzerine oynamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Teyzen canımı sıktı. Sürekli başladı Münir'le konuşun deyip durdu. Bizi haksız görüyorlar Maya." Dişlerimi sertçe birbirine bastırdığımda damaklarım, çenem ağrıyordu. Başıma yoğun bir sancı girdiğinde sanki bayılacak gibi oldum ve dizlerimden aşağısının uyuştuğunu, tutmadığını hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O sikik adamı haklı görüp görmemesinin hiçbir önemi yok!" Kendime engel olamadan bağırdığımda annem ürkmüştü. Sertçe yutkunarak bana baktığında gözleri titrese de benimle aynı fikirdeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet kızım bende aynı şekilde düşünüyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi sertçe bastırmaya devam ediyorken gözlerimi ondan ayırmadan hırladım. "Sana başka ne söyledi?" Ellerim, sesim titriyordu. Ben yokken anneme zibilyonuncu baskılarını yapmışlardı ve bu kadın şeker hastasıydı. Şekeri vardı. Ona her baskı uyguladıklarında fenalaşıyordu. Annemi sürekli hastaneye götürüyorduk kadın en az iki serum yemeden kendine gelemiyor. Birkaç hafta boyunca hep yediğine içtiğine dikkat etmesi gerekiyordu ve elden ayaktan kesiliyordu, hareketsiz kalıyordu. Bu halde ben imdadına koşarak vazifemin de üzerine çıkıp her şeyle ilgilenmek zorunda kalıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Neden? Neden mi? Sırf o sikikler ağızlarına sahip çıkamadıkları için. İki laf söyleyemeden duramadıkları için olmayan düzenim yerle yeksan oluyordu ve zaten kendi ağırlığını taşıyamayan omuzlarım bükülüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her zamanki gibi tepkilerimi yutuyordum. Annemi ve kardeşimi korkutmamak için şimdi de yutsam da bu sefer öfkem öyle büyüktü ki o dayım olacak adamın ismini duymamla beşe katlanmıştı ve en az bu kadarını yansıtabiliyordum. En az olarak gösterdiğim bile çok fazlaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama gösteremezdim. Kendimi bu kadar oto kontrolsüz gösteremezdim. Ben bir azizeydim değil mi? İnsan değildim. Bir robot gibi kendimi sürekli kurardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha fazla dayanamadan yanlarından ayrıldığım gibi odama girdiğimde bir şey yapamadığım için öfkeden içim içimi yiyordu ve ben yalnızca yastığı ısırarak bağırışımı minimuma indirerek sakinleşmeye çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aptallar ordusu! Hiç düşünmüyorlar annemi, babamı hiç düşünmüyorlar! Sağlık durumlarını göz ardı edip beyinsiz gibi onlarla konuşup gönüllerini kırıyorlar! Üstelik yaptıkları tüm pisliğe rağmen lütfedip evlerine gittikleri halde bunu yapıyorlar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama bu işin böyle olacağı belliydi. Anne tarafımda baba tarafımda bir arada yapamıyorlardı. Sürekli birileri nifak sokuyordu ve o değnek niyeyse her seferinde bizim götümüze giriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yine eskisi gibi olacak!" Dedim korkuyla ve yastığı sıkıp parmaklarımlar dişlerimin arasında un ufak etmeye devam ettim. "Eskisi gibi senet defterleriyle gezmeye devam edeceğim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Senet defteri benim beynimin içiydi. Yapılan her şeyi oraya yazmam gerekiyordu. Ailemi savunmak için her anda bulunmalı, yaptıklarını zihnime kazımalıydım çünkü aksi takdirde bu sikik insanlar sürekli olayları çarpıtarak öne sürüyor, ailemi manipüle ederek sürekli üste çıkıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yalancılardı! Çıkarcılardı! Adi pisliklerdi!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama benimle baş edemezlerdi...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama ben artık çok yorulmuştum... Artık bu şekilde yaşamak istemiyordum...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım büzüldü ve hıçkırarak ağlamaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annem, babam, Ada ve ağabeyim... Hangi birine koşayım? Hangi birini kollayayım? Onlarla görüşmediğimiz süre zarfında oysaki nasıl da rahatlamıştım. Ferahlamıştım. Eskiden bok vardı sanki ve biz hep bir aradaydık. Birlikte yemekler yer aktiviteler yapardık. Bir türlü birbirimizden ayrılmazdık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçüklüğümden beri onlardan en tehlikeli ve pislik olanlarını sezerdim. Yanaşmak istemezdim ve onlarla yemek istemezdim. Annem beni zorla götürürdü. O kadar kötü hissederdim ki o manipülatif laf sokan insanlarla aynı ortamda bulunmaktan rahatsızlık duyardım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yılanlarla dolu olan bir kavanozda sokulmaktan delik deşik olarak büyümüştüm. Ne güzel irtibatlar kesilmişti rahat etmiştim demişken şimdi yine hadlerini aşıyorlardı, sınırlarını zorluyorlardı ve her şeyi eskisi gibi yapmaya çalışıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eskiden kurdukları bir saltanat vardı. Biat ettikleri insanlar vardı içlerinde.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben bunu çok küçük yaşımda fark etmiştim ve onlar gibi o pislik adama biat etmemiştim. Söyledikleri gibi iyi olduğunu düşünmemiştim ve tam bir çıkarcı piç olduğunu görmüştüm. Annem beni dinlememişti, diğer akrabalarımda dinlememişti ve ardından birçoğu teker teker sözüme gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gelmişti gelmesine ancak çok sonradan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben Daha on beş yaşında onun saltanatına tekme atmıştım. Tek başıma, o küçücük ayaklarımla onu tekmelemiştim ve o neye uğradığını şaşırmıştı. Şaşırmıştı çünkü o yaşına kadar alışmıştı hep etrafındakileri ezmeye ve kendilerini üstün görmeye. Bunu kabul etmediğim için benimle uğraşmış, ona biat etmem için beni manipüle etmeye çalışmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama yanılıyordu. Yapamazdı çünkü atladığı bir gerçek vardı. Ben onu izleyerek büyümüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne kadar geçtiğini bilmiyordum ancak kıpkırmızı olmuştum. Çenem çok fazla ağrıyordu ve ağrı başıma kadar yayılmıştı. Kendimi durduramıyor, zapt edemiyordum. Asla sakinleşemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk defa o an anladım ve aynı zamanda da kabul ettim. Ben iyi değildim. Kafamı olumsuz anlamda sallayarak küçük odamda volta atmaya devam ederken tekrarladım. "Ben iyi değilim." Sallamaya devam ederken hızlıca yürümeyi sürdürdüm. "Ben sinir hastası oluştum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrar salladım ve ağrımaktan canımı çok yakan çenemi tutup devam ettim. "Benim sakinleştiriciye ihtiyacım var." Kendimi asla durduramamıştım. Geniş kapüşonlumu giyinip kafamı örttükten sonra hızlı adımlarla sokağımdan çıktığımda anahtarlığımın kancasını işaret parmağıma geçirdiğim için demirler sürekli birbirine çarparak ses çıkartıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne kadar olduğunu bilmiyordum ancak hastanenin önünde durunca idrak ettim havanın karanlık olduğunu. Ardından umursamadan içeri geçip bir psikiyatrist randevusu aldığımda ödemesini geçen ki resmimden kalan parayla yapacaktım. İçeride hastası olduğu için kapının önünde bekliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek ayağımı ritmik hareketlerle yere vurmaya başladığımda donuk bakışlarım ilerimde duran merdivenin boş basamaklarındaydı. Parmaklarımla hırkamın kumaşını ritmik hareketlerle kavrayıp sıkıyor, bırakıyor ardından geri sıkarak hareketimi devam ettiriyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Maya Dağlar?" Sanki bu ses tekrar etmişti. Asık suratımı kaldırarak yanımda dikilen adama baktım. Meraklı ifadesini bozmadan sordu. "Maya Dağlar siz misiniz?" O anda kim olduğumu hatırladım ve ifadem buz kesti. Bakışlarım irileşti. Yoksa beni tanımış mıydı? Öylesine yoğun bir öfkeyle kavruluyordum ki buraya geldiğim için utanç duygumu o an hissetmiştim. Bir psikiyatristin odasının hemen önünde bekliyordum ve beni bu halde biri tanımış mıydı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet." Dedim sertçe yutkunarak. Ardından donuk ifademle bakmaya devam edince işaret parmağıyla ekranı gösterdi. "Sıra sizde."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soluğumu yavaşça bıraktığımda rahatlamıştım. Ardından çekinerek kalkıp kapüşonumu biraz daha indirerek odaya girdiğimde içimden doktorun beni tanımaması için dua ediyordum çünkü tam da şu anda burada bulunduğum için çok yoğun bir utanç duyuyordum. Ama yine de utancıma yenik düşüp ihmal edebileceğim bir şey değildi akıl sağlığım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeri girdiğimde kıvırcık saçlarını tepesinde küçük bir tokayla tutturmuş bir kadın karşılamıştı beni. Daha doğru yalnızca görüntüsü. Kendisi yoğun bir şekilde önündeki bilgisayar ekranına odaklıydı ve sürekli bir şeyler yazıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hareketliliği sezinde bakışlarını kaldırarak kafasını salladı ve önündeki koltuğu gösterdi. "Buyurun lütfen Maya Hanım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşısına geçip oturduğumda benimle göz kontağı kurmadığı için rahatsız hissetmiştim. Her neyse fazla bir şey anlatmayacağım için sıkıntı yoktu. Ondan yalnızca ilaç isteyecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şikâyetiniz neydi?" Deyip klavyesine basmaya devam edince bakışlarım kendiliğinden sertleşmişti. Bir şey demeden öylece durunca gözlerini tekrardan bana kaldırdığı ve ardından gülümseyerek tuşlara dokunmayı bıraktı. "Affedersiniz, bitirdim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevap vermedim. Vermedim çünkü tutumu hiç hoş değildi. Üstelik burası devlet hastanesi bile değildi verdiğim ücrete karşılık bir muamele yapmak zorundaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben çok sinirliyim." Dedim her harfini hissederek ve karşımdakine de hissettirerek. "Öfke duygusunu çok yoğun bir şekilde yaşıyorum ve bundan sıkıldım." Suratımı buruşturduğumda elim başımı buldu, yavaşça ovuşturdum. "Başım ağrıyor, çenem ağrıyor. Bana bir sakinleştirici yazar mısınız?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boş bulunarak gülümsedi. Ardından hızlıca ifadesini toparladı ve sakince konuştu. "Önce sizi muayene edelim Maya Hanım. Ardından neye ihtiyacınız olduğuna karar verebiliriz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu işin sahibi olduğu için ona saygı duydum. Pekâlâ da benden daha iyi bilecekti. Kafamı sallayarak onu beklediğimde bana sorular sormaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne zamandır böyle yoğun öfkeli hissediyorsunuz?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne zamandır? Bakışlarım boşluğu bulduğunda düşünüyordum ancak verebilecek net bir cevap bulamıyordum. "Bir ay?" Dedim kendi kendime ve kafamı kaşıyarak devam ettim. "Belki de bir sene bilmiyorum." Zaman kavramımın elimden kaydığını hissedince kaygıyla gözlerine baktım. "Ben uzun süredir böyle hissediyorum ancak son zamanlarda çok yoğun. Öyle yoğun ki dişlerimi sıkmaktan çenem ağrıyor ve asla kendimi sakinleştiremiyorum, sürekli ağlıyorum. Neler olduğunu anlayamıyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hayattan tat alıyor musunuz?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tat? Sertçe yutkunarak gözlerine baktım "hayattan tat alınır mı ki?" Kaşları hafifçe yukarı kalkınca hemen kendini dizginleyerek geri indirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Etkinliklere karşı ilgisizlik yaşıyor musunuz? Mesela eskisi gibi arkadaşlarınızla vakit geçiriyor musunuz? Sosyal durumunuz nasıl?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımı buruşturdum. "Hiçbirini görmek dahi istemiyorum. Daha çok yalnız vakit geçiriyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını salladı. "Peki hiç ölmek istediniz mi?" Durdum. Durdu. Sertçe birbirimize baktık. Duvardaki saatinden çıkan o kısık ses kulaklarımda çınlamaya başladığında kalp atışlarım hızlandığında aklıma gelenleri dile dökmekten çekinsem de... Bunu bilmesi gerektiğine inanarak şeffaf oldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben şu anda hiç..." Gözlerim doldu ve sesim zayıf çıktı "ben şu anda hiç..." Ardından öksürerek öne doğru eğildiğimde ellerimle suratımı kapatarak gözyaşlarımı gizlemeye çalıştım. "Ben şu anda daha önce hiç yaşamak istemediğimi fark ettim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.