2. Bölüm
Maya Dağlar 1 / GÜÇSÜZ BİLGE
❤️ 0
💬 0
"Bilgi zaten güçtür."
Avucumun içerisinde sıkıca tuttuğum kaleme tüm hissizliğim ve umursamazlığımla bakmaya devam ettiğimde sıkmaktan parmaklarımın üstleri bembeyaz olmuştu. Bir de içi tavana dönük tuttuğum, titreyen avucuma baktım ve dişlerimin arasından öfkeyle tıslayarak elimdeki kalemi yere fırlattım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yuvarlanarak kapının hemen önünde duran cisme en büyük düşmanımmış gibi bakıyordum. Ada gelmiyor olsaydı ben... Az önce... Tam olarak ne yapacaktım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı dişleyerek sertçe gözlerimi yumduğumda bin bir çeşit duygunun arasında gidip geliyordum. Kendime zarar vermenin düşüncesi bile beni utandırıyorken az önce... Ada gelmeseydi oluşturabileceğim felaketin hayali bile perişan olmama yetiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalemi elime, avucumun hemen içine saplamak istemiştim. Belki de daha sonrasında parmaklarıma... Defalarca kez saplamayı düşünmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşünmek ve istemek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki kavramı ayırdığımda zihnim bulandı ve aynı şey olmadıklarını fark ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki ya ben düşünmüş müydüm? Yoksa istemiş miydim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı hızla onaylamaz anlamda sallayarak ışığımı kapatıp sırt üzeri yattığımda karanlık tavanımı izliyordum. Buna bile karar veremeyecek kadar karışmış mıydım? Evet. Ne hislerimi ne de kendimi tam anlamıyla anlayamıyordum. Ama neden?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana ne olmuştu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana tam olarak ne olmuştu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi hafta olduğunda annemin fizik tedavisi iyiye gittiği için sağlığı çok şükür ki neredeyse geri gelmişti. En azından artık geceleri o can alıcı acılarla uyanmıyordu ve hareket edebiliyor, iş yapabiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir aydır omuzlarıma ekstra bastırılan yükler az da olsa annemin yardım etmesiyle beraber hafiflediğinde kendini bırakma sırasının yavaşça bana geldiğini hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Herkes güvende ve iyiyse biraz da ben kendimi bırakabilir miydim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hiçbir şey düşünmeden, öylece odama kapanım izole olabilir miydim? Lütfen... Buna gerçekten de çok ihtiyacım vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Akşam yemeği için annemin komşusu davet etmişti ve oraya gideceklerdi. Evdeyken bana zararları olmadığını bilsem de boşalan enerjiyi seviyordum. Tamamıyla yalnız kalma düşüncesi bile gözlerimi parlatmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Maya, hangisini giyeyim?" Annem iki gömlekle beraber yanıma gelince dikkatlice bakarak mırıldandım "lacivert olanı giyin ve üzerine gül kurusu eşarbını tak anne. Altına da gömleğinden daha koyu olan bir eteğin vardı ya, beraber aldığımız. Onu giyinebilirsin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hevesle gülümseyerek kafasını salladı ve gitmeden önce aklına gelen şeyle beraber suratını astı "gelmeyeceksin değil mi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ah... Hayır ama. Annem gerçekten de beni her yere götürmeyi o kadar çok istiyordu ki... Bir süre öncesine kadar onu kırmıyor, arkadaş buluşmalarına kadar katılıyordum ancak bunun beni ne kadar kötü etkilediğini, o ortamlardan zerre haz almadığımı fark edince neyse ki buna bir son verdim. Sonuçta ben arkadaşlarımla buluşurken onları çağırmıyordum değil mi? Zaten yedi yirmi dört beraberdik. Ayrı kalmamız daha iyiydi benim açımdan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pes ederek yanımdan ayrılıp söylediklerimi giyinmeye gittiğinde hissiz gözlerime sinen yorgun tebessümümle onu izledim. Annem gerçekten de çocuklar gibi cıvıl cıvıldı ve küçüklüğümde bile üzerimde hissedemediğim o cırtlak renge sahipti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En son çıkmadan önce elindeki telefonla beraber yatak odasından çıktığında kaşlarım çatılarak yanına gittim. Bu babamın telefonuydu. Tek kaşım yukarı doğru kıvrılarak sordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kim arıyor?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Melahat teyzesi." Duyduğum isimle beraber kaçlarım daha derin çatılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne demeye arayıp duruyor?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Manyak işte geçen gün arabanın az yaktığını duyunca gelip garaja bakmışlar bu nasıl araba böyle diye, onun dışında köye gideceğimizi öğrendiyse de eşyalarını götürtecektir."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bende aynısını tahmin etmiştim. Soğukkanlı ifademi bozmadan telefonu sessize alarak anneme uzattım. "Bir süre sessizde kalsın açmayın, babam kesinlikle bilmesin. Şu an ağır depresyonda olduğu için çok hassas, bu durum ona yalnızca zarar verir."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını anlayışla salladıktan sonra geri çekildiğinde annem yanımdan ayrıldığı anda bakışlarım öfkeyle parlamıştı. Bu insanlar cidden! Dişlerimi çatlatırcasına bastırdığımda göğüs kafesim hiddetle inip kalkıyordu. İstediğini alana kadar arayacağını biliyordum. Bu yüzden onunla konuşarak meseleyi kökten halledecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babam ağır depresyonda olduğu zamanlarda ailesinden de akrabalarından da nefret ediyordu. Sürekli ona yaptıkları haksızlıkları hatırlayarak kötü oluyordu. Bu yüzden kötüleşmemesi için önlerini kesmeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onlar gittikten sonra akşama kadar tek kalmış, tuvalet ve yemek ihtiyacı dışında yatağımdan kalkmadan aralıksız dizi izlemiştim. Telefonumun çaldığını işitince suratımı buruşturarak elimi karışık yorganıma daldırıp aramaya çalıştığımda bir türlü bulamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Başlayacağım şimdi." Kıçımın üzerine kalkıp yavaşça yorganı silkelediğimde bacağıma düşmüştü. Annem arıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımdan soluğumu yorgunca bırakıp kalbimde oluşan korkuyla beraber telefonu açtım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Efendim anne?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım bir şey söyleyeceğim." Sesi oldukça donuk gelince kalbimdeki korku genişledi. "Az önce Ada'nın okulundan aradılar bir olay olmuş sanırım" İşte şimdi gerçekten de kalbim ağzımda atıyordu. Bedenim panik duygusuyla dolup taştığında dizlerimin üzerine oturarak boşta kalan elimi kalbimin üzerine yerleştirdiğimde titriyordum. Her ne kadar kontrolümü kaybetmeme ramak kalsa da annemi olumsuz anlamda etkilememek için tepki vermedim ve soğukkanlı kalmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Arkadaşları Ada'ya iftira atmış, itişmişler biraz. Öğretmen önden arayıp haber vermek istedi." Sertçe yutkunduğumda boşta kalan elimi hangi ara yumruk yaptığımı bile bilmiyordum. "Birazdan eve gelir kardeşine dikkatli davran olur mu?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam anne ben hallederim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonu kapattıktan sonra içimde öylesine kuvvetli kontrolsüz bir güç hissetmiştim ki hiddetimin dozajının verdiği mantıksızlıkla karşı tarafı kül edebileceğimi hissediyordum. Ada. Ben Ada'yı ellerimle büyütmüştüm. Onu o kadar iyi tanıyordum ki olayları bilmesem bile haksız olduğunu düşünmüyordum ki haksız olsa bile kimse, benim kardeşimin, kılına bile dokunamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşüncesi bile yüreğimi dağlıyor, öfkeyle parlayıp ortalığı dağıtacak hırsı gönlüme koyuyorken şu anda... Gerçekten de kendimi kontrol altına almak çok güçtü. Özellikle Ada gelene kadar kendimi toparlamalıydım ve onda travma oluşturabilecek herhangi bir tepki vermemeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkadaşımı arayıp olayı ağır küfürler eşliğinde anlatıp sinirimi ve öfkemi bir nebze de olsa kustuğumda bana yardımcı oluyor, sürekli yatıştırırcasına konuşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dış kapının açıldığını işitince çatık kaşlarımı düzeltip suratıma sakin bir ifade kondurduktan sonra koltukta daha rahat oturdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Koridorda yavaşça yürüyerek salona girdiğinde suratındaki o mutsuz ifade. O mutsuz ifade... Ah o mutsuz ifade! Dişlerimi sertçe bastırarak mimiklerimi kontrol altına alarak bakışlarımla koltuğu işaret ettim. "Ne oldu sana? Anlat bakayım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küskün tavrıyla beraber koltuğa oturduğun kâkülleri yamulmuş, üzeri dağılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ada liseye başlamadan önce onun için öyle derin endişelerim vardı ki... Oldum olası derslerine hâkim değildi. Dinlemezdi, küçüklüğünden beri ödevlerini yapmazdı ve akrabalarımız sürekli ondan bir bok olmayacağını söyleyip dururdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ancak buna rağmen o çocuk aklımla bile kardeşimi karşıma alır derslerinin her zaman iyi olmak zorunda olmadığını anlatırdım. Herkes çok iyi matematik yapmak zorunda değildi. Matematiği çok iyi olan biri inanılmaz zeki de olmazdı. Yetenekler vardı, potansiyeller vardı ve bunlar kesinlikle bir kesim insanların seçtiği belirli derslerle yükselip alçalmazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu durum bana küçüklükten beri aptalca gelirdi ve hala da aynı fikirdeydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi bildim bileli dersleriyle ve okul hayatıyla, seçimleriyle ilgilendiğimi hatırlıyordum. Zaten buraya kadar gelirken zorlu yollar aşmıştık ve zamanında oluşan endişelerimin gerçekleşmesi beni oldukça yıpratıyordu. Yine de belli etmeden soğukkanlı bir şekilde yakın arkadaşlarından yediği kazığı anlatmasını bekledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkadaşları arkasından iş çevirmişti ve kendi pisliklerini Ada'nın üzerine atmışlardı, ardından da hem sözlü hem de fiziksel kavgaya girişmişlerdi. İki taraflı kavgayı da kardeşim başlatmamış olsa da karşı taraf çoğunlukta olduğu için birbirlerine yalancı şahitlik yapıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Böyle şeyler olur." Çenemi dik tutmaya devam ederek yavaşça devam ettim. "İftiralar, saldırılar ne yazık ki gerçek hayatın, insanların öteki yüzünün bir parçası." Gözünü bile kıpırdatmadan mutsuzluğuyla beni izliyordu. Tek kaşımı kaldırarak devam ettim "ancak bu, kimseye pabuç bırakacağın anlamına gelmez. Telaşa kapılma, senin lehine delil toplayıp okuluna gelip öğretmenlerinle görüşeceğiz. Ailen olarak haklı olduğun her konuda arkandayız." Tedirginliği ben konuştukça az da olsa dağılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ama nasıl yapacağız Maya abla?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Okulda kamera kaydı yok mu?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet, bazı yerlerde var."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yavaşça salladım. "Sen aynen bana anlattığın gibi bu olanları öğretmenlerine de anlatacaksın, bu işin peşini bırakmayacağız."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ada'yla olan konuşmamı tamamladıktan sonra yanan gözlerimle beraber odama girdiğimde işte şimdi sinirden rahatça titreyebilirdim. Bazen bu şekilde idare etmek zor geliyordu ve o zamanlarda tam da şu anki gibi hissediyordum. "Keşke Ada'nın bedenine girebilsem ve onu her şeyden koruyabilsem." Gerçekten de sadece bir günlüğüne bile onun bedenine girebilsem tüm çevresini mum ederdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi gün erkenden kalkıp kuruttuğum saçlarımı düzleştirirken uzun süre sonra ayna karşısında makyaj yapıyordum. Ada hazırlanırken hayretle bana bakakaldı. Bir süredir ne kadar rahat olduğumu biliyordu. Aynada makyajımı yaparken göz ucuyla ona bakarak takılmadan konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dış görünüş etkilidir. Üzerindekiler temiz ve düzgün olmalı ki insanlar sözlerine ehemmiyet versin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Anladım..." Dedi kafasını sallayarak. Zihnindeki düşünceleri benimle paylaşmaya üşense de bildiğim için ona katıldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimin altındaki morlukları kapatırken hayıflandım. "Bence de saçma ancak dünyada ne yazık ki böyle işliyor ve biz de dünyalıysak eğer Ada, kurallara göre kuralsız oynamalıyız." Ona aynadan gülümseyerek baktım. "Kuralları sevmediğimi biliyorsun."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama bir düzen içerisindeydik ve bazı konularda aşırıya kaçamazdık. Bu yüzden hem özgün hem de uyumlu olmayı öğrenmesini istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşimi bitirdikten sonra yavaşça ayağa kalktığımda çekinerek gözlerime baktı. "Gelmişken Özdemir Hocamla da görüşecek misin?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bıkkınlıkla soluğumu verdim. "Şu an bunu yapmak istemediğimi biliyorsun Ada."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını salladı. "Özür dilerim, tamam."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarımla ileriyi işaret ettim. "Yürü."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mutfağa geçtiğimizde babamın sigarasını söndürerek balkondan çıktığını gördüm. Bizi fark edince ifadesi yorgun bir hal aldı. "Kızım ben uğraşamam böyle şeylerle." Ada'nın duyup da etkilenmemesi için yanına giderek sessizce fısıldadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sadece yanımda dur, ben halledeceğim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun zaten bu işlerle uğraşacak halinin olmadığını biliyordum bana yalnızca görüntüsü lazımdı. Hayatın belli başlı kuralları vardı ve bunları biliyordum. Mesela babanın hayatınızda herhangi bir etkisi yoksa bile olduğu yerde gölgesi, olmadığı yerde adı yeterdi. Ailesi arkasında olan birine de kimse kafasına göre davranamazdı. Aile desteği görünmez bir kalkandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beraber okuluna gittikten sonra önden yürüyorken botumun topuğundan çıkan tak sesleri eşliğinde ilerliyorken yalnızca önüme bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İnanmıyorum, gerçekten de Maya Dağlar'ın kardeşi miymiş?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tanıdık sesleri işitmeye başladığımda ilgilenmeden yürümeye devam ettiğimde hayret dolu nidalara sürekli yenileri ekleniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bizim okulumuzda şu anda yürüyen gerçekten de Maya Dağlar mı?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öğrenciler kendi aralarında toplanarak Maya'yı izliyorken Ada arkasından gururla yürüyordu. Ortaokula gittiğinden beri ablasının popülerliği arkadaşlarının her zaman dikkatini çekerdi ve öğretmenleri sürekli onunla iletişime girer, okulda seminer vermesi için teklif götürürdü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Müdürün odasına girdikten sonra masasının karşısına oturduklarında Maya baston yutmuş gibi dik otursa da oldukça rahat gözüküyordu. Sanki mükemmel açıdan gözükmek için yaratılmış gibi duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Jest ve mimiklerini kontrol altına alarak yavaşça konuya girdi. "İyi günler Gürbüz Bey nasılsınız?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adam gergin ifadesiyle beraber yavaşça gülümseyerek kafasını salladı. "Merhaba, Maya Dağlar'dı değil mi? İyiyim siz nasılsınız?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Maya hafifçe yüzünü ekşiterek güçlükle konuştu. "Dün olanlardan sonra ailecek iyi hissetmiyoruz açıkçası." İçeriye müdür yardımcısıyla beraber sınıf öğretmenleri de girince her birinin yüzüne yavaşça bakarak kontağını kesmeden konuşmaya devam etti. "Uyguladığınız eğitim programını ve kadro olarak disiplininizi yakından takip ediyor, Ada'nın bünyeniz altında eğitim görmesinden dolayı da oldukça hoşnut hissediyoruz ancak dün olanlar..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sınıf öğretmeni Ada'yı nazikçe dışarı yönlendirince duygularını gösterip daha hassas tonuyla devam etti. "Bizim için oldukça sarsıcıydı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Eliza'lar Ada'yı suçluyor." O gün ki nöbetçi öğretmenin araya girmesiyle burnumdan sert bir soluk alarak onu izlediğimde bakışlarımı olabildiğince sakin tutuyordum. Ada dün ondan bahsetmişti. Adamın umursamaz ve mağdur olan tarafın hakkını savunmayan tutumunu duyduğum anda cinlerim tepeme binmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet, öyleymiş." Tak kaşım yavaşça yukarı doğru kıvrıldı. "Ancak sicilleri de bir hayli kabarıkmış değil mi? Daha önce iki kez disiplinlik olmuşlar ve sanırım en son ki vakalarında da siz nöbetçiydiniz."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önceki rahat ifadesi anında dağıldığında Gürbüz beye korkarak baktı. Aynı şekilde bende Gürbüz Beye dönerek güçlü ifademle devam ettim. "Dediğim gibi, kurumunuzun adaletine güveniyorum. Dedem sizden çok bahsetmişti."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dedemin belediyeyle bağlantıları vardı ve genelde müdürler onu severdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eğer kardeşim hatalı olsaydı onun bunu anlamasını sağlayarak arkasında durur cezasını yine de almasını sağlardım ancak kardeşim hatalı değildi ve bu yüzden bağlantılarımı kullanmaktan çekinmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tabi, dedenize çok selam söyleyin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte şimdi rahatça gülümseyebilirdim. Kafamı salladım. "Tabi ki."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Okuldaki işimizi hallettikten sonra çıktığımızda etrafa saniyelik, gergin bir bakış atarak güçlü ifademi takınmaya devam ettim. Neyse ki bu işi halletmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şey, affedersiniz." Öğrenci kızlardan biri çekinerek önüme çıktığında durmak zorunda kalmıştım. Parlayan gözleriyle o aşinası olduğum hayranlığıyla beraber bana bakıyorken ne olduğunu anlamıştım. Sertçe yutkundum. Gülümseyerek bir adım daha yaklaştığında kabanımın içinde tuttuğum elimi yumruk yapıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ben sizin hayranınızım. Bir imzanızı alabilir miyim?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardındaki öğrenciler ilgiyle bizi izliyor tepkime göre arkasında toplanmayı bekliyordu. Tam o sırada öğretmen zili çalınca soluğumu belli etmeden yavaşça bıraktım ve hafifçe gülümsedim "başka sefere artık."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından hayranlık dolu ifadesini bozmadan alt dudağını sarkıtarak kafasını salladı ve koşarak yanımdan ayrıldı. Profesyonelliğimi bozmadan hızlı adımlarla kardeşimle vedalaşarak onu yapması gerekenlerle ilgili tembihledikten sonra babamla beraber okuldan çıktığımızda omuzlarımdaki yüklerin bir kısmını da kapının kenarında bırakmıştım sanki...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eve girince rahat kıyafetlerimi giyinerek dolaptan dondurma, cips, çikolata alarak odama geçtiğimde saçlarımı tepemde topuz yapmıştım. Bir video açıp izlerken baharatlı cipsi çilekli dondurmaya daldırarak yiyor, arada da çikolatamdan ısırıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sezen'in aramasıyla videom duraksayınca sinirlenerek telefonu açtım. "Efendim?" Bir şeyler atıştırırken bölünmekten gerçekten de nefret ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne yapıyorsun Maya?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Video izliyordum, sen?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bende oturuyordum da sana söylemem gereken bir şey var."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne oldu?" Kaşlarım çatılında bakışlarım boşluğu bulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Dayın, dayın hastalanmış." Dişlerimi sertçe bastırdığımda anında nefretle dolmuştum. "Yani hastalığı oldukça ciddiymiş."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Allah acil şifa versin." Dedim buz gibi sesimle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Annene söylemek istersin diye düşündüm."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Anneme mi?" Anında dehşete kapılmıştım. Bunu anneme söyleyemezdim. "Onların konuşmadığını biliyorsun."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yine de kardeşi kanka. Ölümlü dünya yarın öbür gün dayına bir şey olursa annen kendini kötü hisseder."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntı tüm bedenimi esir aldığında soğuk soğuk terliyordum. "Onların nasıl bir yılan olduğunu biliyorsun, yine annemin boynuna dolanacaklar." Bilmemesi çok daha iyiydi ancak peki ya ben? Bildiğim halde nasıl susacaktım? Kahretsin ki Sezen öğrenmişti ve hemen beni aramıştı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bok vardı sanki öğrendin de beni aradın.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki ucu boklu değnekti ve her türlü kapana kısılmış gibi hissediyordum. Yarım saatlik yoğun anksiyetenin ardından olayı artıları ve eksileriyle sonuna kadar kurduğumda her türlü anneme söylemem gerektiğini düşünüyordum çünkü eğer dayıma bir şey olursa ve küs ölürlerse annemin bundan çok üzüleceğini hissederek onun vicdan azabını yüreğimde taşıyamayacağımı düşünüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerime düşen yalnızca söylemekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Anne..." Kulaklığını takmış vaziyette iş yapıyorken beni duymamıştı. Yavaşça arkasından yaklaşarak omzuna dokundum. "Anne."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Allah!" İrkilerek bana doğru dönünce eli yüreğinin üzerini bulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Seninle konuşmam gereken bir mesele var."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulaklığını yavaşça çıkartarak masaya doğru oturunca karşısına geçmiştim. "Hayrola kızım? Bir şey mi oldu?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçimden ona ne şekilde söylesem daha az etkilenir diye düşünüyorken bu durumu hiçbir şekilde hafifletemeyeceğimi fark etsem de uzun bir soluk vererek yavaşça konuştum. "Anne dayım hastalanmış."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfadesi dağıldı ve öylece donup kaldı. Ne üzülebilmişti ne de şaşırabilmiş...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne oldu dayına?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözümü bile kırpmadım. "İleri derece kanser."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona bildiğim her şeyi anlattıktan sonra vicdanıyla baş başa bırakarak yanından ayrılırken sırtından sarılmış, verebildiğim sevgi ve desteği, birkaç teselli cümlesini kulaklarına bırakarak oradan çıkmıştım. Huzursuzdum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hüsran dolu bakışlarla penceremden dışarısını izliyorken sıkıntıyla soluyarak inledim. "Annem için gerçekten de zor olmalı..." Alt dudağımı dişleyerek başımı onaylamaz anlamda salladım. "Annem gerçekten de çok acı çekiyor olmalı..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın kenarları aşağıya doğru büzüştüğünde tüm acılarını ondan çekip almak, huzurla yarınlara uyanmasını sağlamak için elimden geleni yapmak istiyordum ancak ne yazık ki bu mümkün değildi... Hiçbir zaman da olmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi gün annem ve babam dayımı ziyarete gittiğinde hiçbir şey düşünmemeye çalışarak evi temizliyordum ancak olmuyordu. Zihnim sürekli geçmişte olanlara gidiyordu. O zor ve iğrenç günlere... Annemin tarafıyla olan bağımıza ve sürekli yapılan buluşmalara, buluşmalarda oluşan laf sokmalarına ve iftiralara, kötü günlere...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Süpürgeyi kapatarak sopasını koridora fırlattıktan sonra dizlerimi çekerek oturduğumda negatif düşünceler öyle ağırdı ki altlarında eziliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eğer annemin dayımla arası düzelirse ve tekrardan onlarla görüşmeye başlarsak nasıl olacaktı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Düşüncesi bile ruhumu daraltıyordu. Hangi biriyle uğraşacaktım? Hangi birimizi koruyacaktım? İki senedir onlardan ayrı kaldığımız için nefes aldığımı hissediyordum ve diken üzerinde değildim. Şimdi tekrardan diken üzerinde oturup en ufak laflarını bile hesap edip ona göre mi yaşayıp yaşatacaktım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunduğumda bakışlarım boşluktaydı ve ben öfke doluydum. Hepsinden de önce annemle gitmediğim için kendimi inanılmaz derecede huzursuz hissediyordum çünkü annem onlarla baş edemezdi, edememişti de.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annemi haksız çıkartırlardı ancak eden ta kendileriydi. Her türlü pisliği yalnızca kendileri çıkartmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alnımı parmaklarımın arasına alarak Sezen'in söylediklerini hatırlamaya çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annen kırk iki yaşında koskoca kadın. O bilmiyor mu kardeşlerinin ne mal olduğunu? Bundan sonrası onun kendi seçimleri ve seni ilgilendirmez.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça tekrarladım. "Beni ilgilendirmez." Kafamı onaylamaz anlamda sallasam da midem öyle sert kazınıyordu ki asla rahat edemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uzun süren negatif duyguların arasına sıkışarak mücadele ettiğimde aklıma gelen görüntüler ve kişiler huzursuzluğumu had safhaya çıkartıyor, beni parçalara bölerek yok etmek istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç saat sonra babaannem çağırınca aşağı kata indiğimde halamın mutfakta oturup telefonuyla oynadığını gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi birbirine bastırarak eve, ardından da huzursuzca babaannemle halama baktım. Kendimi bu evde de bu insanlarla da huzurlu hissetmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Maya, geç otur yağlama yaptım tabağa koyayım babana götürürsün."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tamam babaanne." Sandalyeye geçip oturduğumda ocağın sıcağına daha fazla dayanamadan elimle kendimi yellemeye başladığımda halam telefonuna bakarak ayıplarcasına nidalar kopartmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Rezil... Rezil kepaze! Şuna bak nasıl da çıplak çıplak geziyor."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Halamın gözüme batması için nefes alması bile yetiyorken söyledikleri fazla gelmişti ve tek kaşımı kaldırarak ona baktığımda bakışlarım üzerini deşmek istiyor gibi sertti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kime diyorsun hala?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Şuna baksana."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babaannemde merak etmiş, yağlamaları tabağa koyarken suratını halama doğru kaldırmıştı. "Kim kız?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Baksana, Ömer'in kız arkadaşı." Telefonu önce babaanneme doğru gösterdiğinde aynı ifade babaannemde de olmuştu. Neler döndüğünü anladığım için gözlerimi devirerek ikisini izledim. Ömer halamın oğluydu ve büyük ihtimalle yeni kız arkadaşını da annesine atmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tavuk bacağı gibi bacaklara bak" dedi babaannem hayıflanarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bakayım?" Tekrarlayınca bana doğru uzattığında fotoğrafı görmemle gözlerimi devirmem bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kız üzerine kalın askılı, diz kapağında biten elbise giyinmiş Ömer'le beraber dans ederken fotoğraf çekilmişti ve halam buna mı takılmıştı? Yalnızca kızın çıplaklığına?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pekâlâ. Dakika bir gol bir yine sinirlerimi tepeme çıkartmışlardı değil mi? Her neyse. Sakince soluğumu bırakarak sanki argo konuşuyormuş gibi kelimeleri dudaklarımdan sertçe çıkartarak konuşmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Ne var kızın giyindiğinde de çıplak diyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Götü açık geziyor?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedim. "Götü açık mı? Kız sen tesettüre daha beş yıl önce girmedin mi? Eskiden senin giyindiğin elbiseleri de biliyoruz kendi yaptıklarını başkaları yaparken ayıplamaya utanmıyor musun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Benim sadece kafam açıktı."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım kısıldı "kafan mı açıktı? Kız annemin düğün albümünde fotoğrafların var aynı böyle dizlerin açıktı en çok zamanının götü açığı da sendin Hala. Bu kız bu zamanının götü açığı bile değil."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Yok yok halan öyle giyinmezdi." Babaannem kafasını sallayarak dudaklarından olumsuz anlamda mırıltılar çıkarttığında dişlerim gözükecek şekilde gülümseyerek devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Giyinmez miydi? Açayım albümü göstereyim hemen. Hem sen ne laf atıyorsun kıza babaanne sende kafan kapalıyken dizlerin açık giyiniyormuşsun, önden hep saçların gözüküyormuş bıkmadınız mı milleti ayıplamaktan?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asıl amacım geçmiş yaşantılarını yüzlerine vurmak değildi. Aynı şekilde Allah'ın ayetini görmezden gelmek de değildi. Şu anki yaşantılarını zorbalayarak ayıplayarak kendileri mükemmelmiş gibi göstermeleriydi derdim. Yoksa benim ne haddimeydi? Allah hidayet versin helal olsun bu kadarını yapıyor deyip geçerdim beni ne ilgilendirirdi ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama onlar öyle değildi. Alırlardı ellerine birer defter, kalem milletin günahlarını hesaplayıp dururlardı. Kenara en ufak bir sevap yazmaya bile ödleri kopardı. Haşa cehennemlik olduklarına kendi akıllarınca karar verip yaftalarlardı insanları. Özellikle de hemcinslerini. Çünkü din onlara göre sadece kadınlara inmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eğer amacı Allah'ın ayetini yaymaksa bunu önce tesettürün güzel anlamını ilham ederek, anlatarak yapmalıydı. İnsanları ayıplayıp yargılayarak ve pis hissettirerek değil.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Hem sen milletin kızının kıçını kollayacağına oğluna baksana, instagrama çıplak çıplak fotoğraflar atıyor senin oğlun." Ömer'den bahsediyordum. Milletin kızına gelince vu, utanmaz rezil! Cehennem odunu. Kendi oğluna gelince? Neredeydi oğlu? Neden ondan bahsetmiyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunu cidden yapmak istemezdim. Yani sonuçta oğlunun yaptığını yüzüne vurduğumda benim de belki de halamdan farkım kalmıyordu ancak gözüne sokmadıkça anlamıyor, daha da büyüklenerek kendini bir halt sanıyordu ve buna dayanamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O erkek."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet o erkek ama Allah öyle demiyor hala. Erkeklerin mahrem yeri göbek deliği ve diz kapağı arası değil mi? Daha geçen gün senin oğlun instagrama donla fotoğraf atmış her yeri olduğu gibi görünüyordu bir de bende gördüm utanmadan beni de günaha soktu ona niye bir şey söylemiyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sustu. Morardı. Bozardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İslam'la kültürü birbirine kattıkları için tüm bu karmaşa çıkıyordu. İslam kadınlara haklar veriyordu, kültür ise onları birer birer geri alıyordu. İslam kadını evinin sultanı ediyordu, kültür ise sen özgürsün diyerek en ağır işlere bile rahatça sokup bir ton erkeğin hizmetini gördürebiliyordu. Algı bozukluğuyla kadın kocama hizmet edemem deyip bir fincan çay götürmeyi kötü görüyor, çalıştığı yerdeki amirlerine saat başı çay hizmeti yaparken kendini özgür hissediyordu. Yine İslam kadın hizmetçi değildir diyordu ancak bu kültürcü insan topluluğu ona bir yığın misafir getirip kadın erkek demeden hizmet ettirip ırgat gibi kullanıyordu. Tüm sülale hizmet konusunda bir kadına biniyordu, işlerini bindiriyordu. Ama sorarsak en iyi Müslüman da onlardı. Ancak din, kadının evine yaptığı en ufak bir işi bile vazifesi değil, sadakasıdır diyordu. Kocasının ailesine yaptığı hizmet görevi değil, ikramıdır diyordu. Gelen erkek misafirlere kadın değil, kocası hizmet edecek diyordu. Eğer kadın eşinin ailesiyle yaşamak istemezse o evler ayrılacak diyordu. Diyordu da diyordu ancak bu kültürcü insanlar o hakları ellerinde birer birer alıyordu işte. İşte bu şekilde balığın kılçıklarını temizler gibi kültürün kalıntılarını dinden de temizlemek gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babaannemin az önce önüme koyduğu çayı alıp yavaşça dudaklarıma götürerek bakışlarımı suratlarından çekmeden yavaş yavaş içmeye başladığımda işte şimdi hararetim az da olsa sönmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yağlamaları alıp evden çıktığımda asansörün düğmesine basarak çıkmasını bekledim. Boşta kalan elimi alnıma atarak masaj yapmaya başladığımda üzerimde ağırlık hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıların açılmasıyla karşımda babamın Melahat teyzesini görmem bir olmuştu. Dişlerimi sertçe bastırarak katı ifademle gözlerimi gözlerine mühürlediğimde irkilmişti. Dudaklarımı orta kısımda büzerek bir adım geri çekilerek çıkması için fırsat sunduğumda yavaşça hareket ederek önümde durduğunda geçmesi için geri çekilmemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Maya, ne haber kızım?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir şey çiğniyormuş gibi çenemi hareket ettirdikten sonra kafamı yavaşça yana yasladım. "Pek iyi değilim Melahat teyze."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neden?" Çekinerek sormuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Neden mi? Biliyorsun ki babam ağır depresyon hastası ve herkes onu sapık gibi arayıp sürekli bir şeyler istiyor ancak bizi bir defa bile arayıp kızım bir şeye ihtiyacınız var mı diye soran yok."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne halt ettiğini bildiği için sertçe, sessizce yutkunarak gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen bana mı darıldın?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Darılmak mı?" Donuk ifademi bozmadan sessizce konuşmaya devam ettim. "Biliyorsun Melahat teyze benim hayatımda kimseye darılmaya, kırılmaya yer yok." Kafamı onaylamaz anlamda salladım. Deli Yıldırım'ın kızıyım ben. Darılmam, öfkelenirim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla soluklarını bırakınca bir adım daha yaklaşıp sesimi iyice kısarak devam ettim. "Babam ne kadar hasta biliyorsun değil mi?" Kafasını yavaşça onaylar anlamda salladı. "Annemde rahatsızlandı duymuşsundur illaki. Malum, şurada sıçsak şurada duyuluyor." İşaret parmağımla kenarı göstermiştim. Tekrardan sıkıntıyla gülümseyince gözümü bile kırpmadan devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"E bu insanlar nasıl olduğumuzu bile sormadan, yardıma ihtiyacımız olup olmadığıyla bile ilgilenmeden benim hasta anamdan babamdan boyuna ne isteyip duruyor böyle Melahat teyze?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça yana doğru adımlayıp asansörle aramdan çıktı "haklısın kızım inan çok haklısın." Kafasını salladı ve aceleyle ekledi "biliyorsun bir şeye ihtiyacınız olunca hep buradayız." Kaçarcasına babaannemin kapısına ilerledi "oldu o zaman ben seni daha fazla rahatsız etmeyim, annenlere selam söylersin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı yavaşça onaylar anlamda sallayarak zamanında evden topladığım büyülerin sahibinin yanımdan kaçışını, babaannemin kapıyı açmasıyla eve dalışını izlediğimde gözümü bile kırpmıyor, telaşının en ufak hamlesini bile kaçırmıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumdan sertçe soluyarak elimdeki tabaktan biraz yağlama kopartıp sertçe yemeğe başladığımda bakışlarım boş koridordaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pekâlâ. O zaman artık gerçekten de başladıysak tekrardan tanışalım mı? Ben Maya Dağlar, sülalenin kötü kızı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bazı mücadeleler kaybedilmez."
Azrail. İnsanlar genelde Azrail ismini duyduklarında akıllarına ilk olarak dört büyük melekten, can almak için görevlendirilen Azrail'i zihinlerinde canlandırırdı, değil mi? Evet. Zaten adı Azrail olan ilk var olmuş ve ünü her yere yayılan oydu. Dört büyük melekten en can alıcısı...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama anneannem sayesinde Azrail kelimesini duyarken artık onu anımsayamıyordum. Birkaç yıl önce bana Azrail'e benzediğimi söylemişti. Yüreğini eline koymuş, ürkek bakışlarını suratıma dikerek titremişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Kızım ben seni görünce çok korkuyorum, aynı Azrail'e benziyorsun." Şaşırarak anneanneme baktığımda ne diyeceğimi bilemedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Azrail mi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerimdeki uzun, siyah elbiseye bakarak içten içe kendimle konuştum. Nasıl yani? Beni gerçekten de Azrail'e mi benzetiyordu? Ama neden? Hani anneanne torununa böyle bir şey söylerdi ki? Ben sana ne yaptım anneanne?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Güçlü gözlerimle anneanneme bakmaya devam ederek karşısına oturduğumda annem önüne çay koymuştu. Anneannem devam etmeden korkarak anneme bakınca annem sıkıntıyla mırıldandı. "Geç kızım sen içeri."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak ona baktım ve kırgınlığımı öfke olarak çıkartıp sandalyemi iterek yerimden kalktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kötü kız... Sülalesinin kötü kızı Maya Dağlar...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kimilerinin görünce yolunu değiştirdiği, kimilerinin rahat konuşamadığı için yanına oturmak istemediği ve genelinin uzun uzun gözlerine bakamadığı, kötü kız Maya Dağlar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissiz bakışlarla karşımdaki duvara bakmaya devam ettiğimde yaşayan bir ölüden farkım yoktu. Taranmamış saçlarımı yastığımın tepesine atmış, içe doğru büktüğüm bedenimle kapıya doğru durmuş, fildişi rengi iğrenç, bok gibi olduğunu düşündüğüm duvarımı izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yatağımın üzerindeki küllükten sigaramı kaldırıp dudaklarıma götürüp uzunca soluk aldım, izmariti geri uzattığımda pis dumanı yavaşça ağzımdan bırakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boş bakışlarım işaret parmağımdaki tırnağımda takılı kaldı, sigara dumanından sararan, pis duran tırnağımda.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İçtikçe daha bok hissediyorum." Camdan sızan rüzgâr, dumanı gözüme ittirince kıstım, yaşarıp elmacık kemiklerimi ıslatmasına engel olamamıştım. "Lanet." Kafamı onaylamaz anlamda salladım. "Siktir et. Ne önemi var ki?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından usulca içmeye devam ettiğimde içtikçe tükeniyordum sanki...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonumun kısık ayarda çalan melodisini işitince boşta kalan elimle isteksizce çarşafı arıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağabeyim arıyordu...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarım gerginlikle çatıldı, hızlıca sırtımı doğrultarak sigaramı söndürüp telefonu açtım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Alo?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Maya? Ne yapıyorsun?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Oturuyordum." Dedim donuk sesimle ve ekledim "ya sen?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Arkadaşlarımla kampüse iniyorum şimdi. Ne diyeceğim sana ya, ben biraz sıkışığım bu hafta beni görebilir misin?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla soluklarımı bıraktım. Ben nasıl görecektim ki? Çalışmıyordum bile...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Babam göndermedi mi?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gönderdi de bitti. Acil olmasa istemezdim abim ya..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla masanın üzerinde duran kırmızı kadife, eski cüzdanıma baktıktan sonra mırıldandım. "Akşama gönderirim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Aslansın be Maya!" Telefonu coşkuyla kapatınca yerimden kalkıp cüzdanımı açtığımda altmış liramın kaldığını gördüm. Ona yetmesinin tabi ki mümkünatı yoktu. Sıkıntıyla soluduktan sonra kafamı salladım. "Birini gözden çıkartmam gerekecek." Ne yapacağımı biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Siyah uzun hırkamı giyindikten sonra el fenerimi alıp apartmandan çıktığımda neyse ki bodrum kata inene kadar kimseyle karşılaşmamıştım. Dizimin Bir karış üzerine gelen hırkaya ağırlık yapan dev anahtarlığı çıkarttım, feneri dişlerimin arasına alarak kafamı kilide doğru eğdiğimde kirli, gold rengi ortaya çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geniş, sessiz ve karanlık olan apartman koridorunda kilidin sesi yankılandığında sırtım ürpermişti. Kimsenin olmadığını bilsem de korkarak arkaya bakıp karanlıkta patlayan flaş ışığını izlediğimde gerçekten de kimse yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı ittirmemle yağlanmamış metalin gıcırtısı etrafta yankılanmıştı. Feneri elime alıp anahtarlığı cebime geri attım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nınınını... Nınını..." Kendi kendime mırıldanarak bodrumda babamın kiraladığı küçük odaya girdiğimde eski mobilyalarımızı geçiyor, pencere tarafına, babamın teyzesinin eski dolabına doğru ilerliyordum. "Nınınını... Nınını..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi petekle dolap arasında kalan tablolardan birine attım ve durdum. Görmesem de soluğumu bıkkınlıkla serbest bırakarak kendi kendime konuşuyordum. "Hangisini seçsem? Gerçi seçimimin bir önemi var mı ki?" Kafamı onaylamaz anlamda salladım. "Yok. Umurumda bile değil. Sikim sonik tablolar işte."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir tanesini çekerek çıkarttım ve tekrardan mırıldanarak kapıya doğru ilerledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nınınını... Nınını..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Nınınınıııı... Nınınınınııı..."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eve girince koridoru gözetleyerek kimsenin olmadığından emin olduktan sonra usul, hızlı adımlarla odama koşturarak tozlu örtülü tabloyu odama sokarak kapüşonumu yavaşça kaldırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lacivert Converse ayakkabılarımın sıra sıra attığı adımları izleyerek günışığının etkisine odaklanmamaya çalışıyordum. Son zamanlarda bu kadar aydınlık bir vakitte sokağa çıkmamıştım. Dişlerimi birbirine bastırıyorken suratımı iğrenircesine buruşturarak kafama taktığımda lacivert şapkayı biraz daha aşağı indirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Huzursuz edici..." Yine de şapkamdan sızan güneş ışığı rahatsız hissetmeme sebep olduğunda içim titremişti. Küçük kasabamızdaki antika sokağa girdiğimde suratlarına bakmasam da bir grup insanın içinden çıktığını görmüştüm. Omuzlarımı enseme doğru çekip aralarından geçerken bana baktıklarını hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İyice rahatsız olarak adımlarımı hızlandırarak her türlü eşyanın satıldığı sokağa girdim, kafamı yavaşça kaldırarak sanatla ilgili her türlü eserin satıldığı dükkâna ilerledim. Bir yandan da koltuk altıma sıkıştırdığım örtülü tabloyu dikkatlice taşımaya devam ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dükkânın önünde durduğumda bakışlarımı ayaklarımdan kaldırırken camın önünde oturan yaşlı adamla göz göze gelmiştim. Şapkanın ucunu yavaşça kaldırdığımda tedirgin bakışlarım dingin duran gri gözleriyle denk geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beyaz saçları, yer çekimine meydan okuyamayıp aşağıya sarkan yüz hatları bakanı iyice içine çeken dipsiz bucaksız gözleri... Yaşlı adam öylesine yaş alanlara benzemiyordu. Yaş alırken aynı zamanda da hayatın tozlu sayfalarında parmağını fazlasıyla gezdirmişe benziyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Tablo mu satacaksın?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım irileşti. Garipseyerek kolumun altındaki tabloyu yere koyduğumda aslında tutumu hoşuma gitmişti. Bayılırdım leb demeden leblebiyi anlayan insanlara.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsümde biriken soluğu yavaşça bırakarak örtüyü kaldırıp tablonun yüzünü adama doğru çevirdim. "Evet, elden çıkartmak istiyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O dizlerime dayadığım tabloya, bense gri gözlerine bakıyordum. Aslında bu tarz güncel tabloların satıldığı birkaç müzayede biliyordum daha öncesinde iyi satış da yapmıştım ancak yeni müzayedeye daha vardı. Abimin de paraya acil ihtiyacı olduğu için zararına elden çıkartmam gerekmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Bu zamanının ötesinde bir resim."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanaklarımda alay dolu dalgalanmalar oldu. Ardından sisli bakışlarımı dükkânın camına sabitleyip saçmalamaya son vermesini bekledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Gerçekten de satmak istiyor musun? Eğer istiyorsan güncel tabloların satıldığı birkaç müzayede önerebilirim. Buradan alacağının bir hayli mislini kazanabilirsin." Onunla aynı fikirde olsam da bunu bilmesine gerek yoktu. Umursamadım ve omuz silkerek mırıldandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Aldıktan sonra dilerseniz siz satabilirsiniz, benim için fazla değeri yok."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları hayretle yukarı doğru kıvrıldığında şaşırmıştı. "Anlaşılan resimden anlamıyorsun."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımda alay dolu bir tebessüm oluştu ve kafamı onaylamaz anlamda sallayarak ifademi düz tutmaya çalıştım, yapamadım. Dişlerim gözükecek derecede sırıttığımda ihtiyar ağzını açtığından bu yana ilk defa doğru söylüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Evet. Doğru tahmin ettiniz." Kafamı salladım ve zorlanarak konuştum. "Birkaç rengi tuvale çalmışlar ve kargaşa oluşmuş. En fazla kaç kişi almak için birbirine girebilir ki?" Aslında ona takılıyor, bir yandan da muhabbeti kapatıp fiyat vermesini istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Çok yanılıyorsun..." Dedi ve hayretler içerisinde yerinden kalkıp iki adım ötemde durdu. "İki ruhun karışımını görebiliyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duyduklarımla beraber dişlerimi sertçe bastırdım. Ona gösterene kadar hangi tabloyu aldığıma bakmamış, elden çıkartacağımı zaten önemsememiştim de ancak... Şu anda biraz...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ekşiyen yüzümü indirerek ruhların karışımına baktığımda midem ağrımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sanattan anlamayan insanların resimleri basitleştirmesi nasıl da acınası."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaşlı adama ait olmadığını bildiğim, yabancısı olduğum sesin söyledikleri kaşlarımı çattı. Kafamı kaldırmadan tabloya hayal kırıklığıyla bakmayı sürdürdüğümde yaşlı adam konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Oğuz, ileri gitme istersen."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tuvalin tahta kısmındaki parmaklarım sıklaşınca dişlerimi bastırmaktan damağım acımıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sende uzatma ihtiyar. Bir an önce al o tabloyu, istiyorum."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öfkeden ateş çemberine dönen gözlerimi kaldırarak o Oğuz denen herifle göz göze geldiğimde göğüs kafesim hiddetle inip kalkıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahverengi gözlerinin içi sıcacıktı. Sakin ifadesine uygun duran biçimli, gür kaşları ve uzun kirpikleriyle beraber ifadesi son derece güvenli dursa da o... Öfkeyle göğüs kafesimi doldurdum. Ardından soluğumu burnumdan yavaşça bıraktığımda ona öküzün trene baktığı gibi baktım ve cevap verme tenezzülünde bile bulunmadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım tekrardan ihtiyarı buldu. "Satacağım ama ona değil." Kaşlarım yukarı doğru kıvrıldı. "Başkasına satın." Ona bakmasam da güldüğünü hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sen elden çıkardıktan sonra kimin aldığıyla ilgilenemezsin."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımı ona çevirdiğimde tek kaşım yukarıda kalmıştı. "Neden? Keyfimin kahyası mısın?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahverengi gözleri girdap gibi daraldığında oraya baktıkça... Baktıkça içine çekiliyordum sanki çünkü... İlk defa. İlk defa. Hissettiğim ayrıntıyla kaşlarım istemsizce daha da çatıldığında dudaklarım ortada buruşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun beni görebildiğini görüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Damaklarım sızladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayır, Maya. Yanılıyorsun. O salak görebilseydi, önce onu görürdü. Fark ettiğim ayrıntıyla soluğumu yavaşça bıraktım. Evet, yanılmıştım. O sadece kördü. Tıpkı diğerleri gibi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sakin olun gençler." Dikkatimi adama verdiğimde devam etti. "Evet bu arada, bana sattıktan sonra kime satacağıma karışamazsın kızım."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfademi düz tutarak bozguna uğradığımı belli etmedim. "Kaça kadar açıksınız?" Eve giderek yeni tablo alıp onu satabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolundaki saati suratına doğru kaldırarak sayıkladı. "Aslında şimdi kapatmak üzereyim. Gidip yenisini alacak vaktim yoktu, ağabeyime de bir an önce parayı göndermem gerekiyordu. Her şekilde kapana kısıldığımı hissetsem de ifademi düz tutmaya devam ederek sıkıntılı ruh halimi kendime sakladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Alın öyleyse, kime verdiğiniz umurumda değil." Diyerek tabloyu uzattığımda konuşmam yaşlı adamın hoşuna gitmişti, gülümseyerek Oğuz'u işaret etti. "Direkt ona ver öyleyse." Deyip Oğuz'a ücreti söylediğinde dişlerimi sertçe birbirine bastırıyor, içimdeki öfkeyi bastıramadan kahverengi ceket giyen kahverengi saçlı adama bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"O halde iki mislini verirsen sana satacağım." Dedim dişlerimin arasından tıslayarak. Ona gitmesini gerçekten de istememiştim ancak artık ne önemi vardı ki? Hangi tablonun kime gittiğinin ne önemi vardı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Surat ifadesi düz olsa da sıcak kahverengi bakışlarında öyle zafer dolu parıltılar vardı ki öfkeden karnımın içini kaynatıyordu. Bana karşı kazandığını hissediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sanattan değil ama ticaretten anlıyorsun." Çıkarttığı cüzdanını aramızda tutarak istediğim tutarı çıkartarak iki parmağıyla bana uzattı. "Yine böyle üzerine boya çalınan tablolar bulursan bana getir."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Biçimli, taranmış duran kaşlarından biri diğerine oranla daha yukarıdayken ukala bakışlarından da bu kadar yakın durmasından da nefret ederek paranın ucundan tuttum, geri çekilerek hoşlanmadığım insanlara baktığım gibi buz gibi ifademle ona bakmayı sürdürdüğümde kahverengi bakışları yine çok derin geldi. "Çok beklersin." Deyip onunla daha fazla muhatap olmadan yaşlı adama döndüğümde babacan ifadesiyle gülümsediğini hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Görüşürüz ihtiyar." Ardından daha fazla beklemeden oradan ayrıldığımda kalbim öfkeyle atmaya devam ediyordu. İçinde olan burukluğu tanımadığım adamın oluşturmasından nefret ettim ve bunu kabullenmek istemedim. Tanımadığım insanlara genelde kırılmazdım. Hayır, ben genel olarak hiç kimseye kırılmazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kırılmak hoşuma gitmezdi. Birine kırılırsam kırıldığım kişinin benim için önemli olması gerekmez miydi? İşte çok yakınım olan biri dahi olsa ona önem verdiğimi belli etmek istemezdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öfkemi dişlerimin arasında biriktirip çiğneye çiğneye eve doğru ilerliyorken bir şey oldu. Daha doğrusu birini gördüm. Adımlarım yavaşladığında karşı kaldırımdan, ileriden gelen Erin'i gördüm. Erin. Benden dört yaş büyük, kız kuzenim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önceki öfke ve sinir neydi ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğüs kafesim öyle büyümüş, öyle şişmişti ki soluklarım bedenime dar geliyordu. Bu çok daha fazla ve ağırdı. O kızı görmeyeli aylar, belki de yıllar olmuştu ancak şimdi buradaydı işte, hemen karşıdan geliyordu. İçimde biriken nefret gözlerimden irin iri akıyorken benden bir haber yürürken göz göze geldiğimizde kendime engel olamadan dişlerimin arasından tısladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Orospu."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Harfler dudaklarımdan öyle dolu dolu çıkmıştı ki tüm hıncımı bir kelimeye sığdırmıştım sanki... Beni görmesiyle bakışlarını kaçırarak adımlarını hızlandırması bir olmuştu. Mimiklerindeki aczi yeti ve korkuyu gördüm, ne önemi vardı ki? Korksa bile namussuzluğa devam edecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adımlarım durduğunda karşı caddeden gidişini, uzaklaşan sırtını bütün negatif duygularımla izlemeye devam ettiğimde ellerimi hangi ara yumruk yaptığımı bilmiyordum. Uzayan tırnaklarım avuç içerime batıyordu ancak önemli değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Irzını siktiğimin orospusu."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fısıltımı işitince tüylerim ürperdi. İçimde bu kadarının olduğunu bilmiyordum. Ona karşı taşıdığım negatif duyguların ağırlığından meğerse bir habermişim...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama neden?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne kadar o şekilde ayakta kaldığımı bilmiyordum, zihnim savaş yeriydi ve sürekli uğultuluydu. Bakışlarım sislendi, yavaşça yürümeye devam ettiğimde nereye gittiğim önemli değildi. Sadece uzaklaşmak, belki de kaçıp saklanmak istiyordum. Geçmişin pişmanlığı ve acıları omuzlarıma çeltikler halinde takılmış, geri gitmem için arkamdan çekmeye başlamıştı. Umursamadan ilerleyerek tenimin kanamasına izin verdim. Attığım her adım daha da ağırlaştığında nefeslerimi artık zorlanarak alıyordum, gözüm karardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça ağırlaşan havaya baktığımda kendimi daha önce girmediğimi düşündüğüm sokaklardan birinde buldum. Burası neresiydi? Yabancısıydım. Önemli miydi? Kendi hayatımın içinde de kaybolmuştum ve kendimin de yabancısıydım, yadırgamazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kursağımda kalan kırıntılar öylesine büyük, köşeli ve sertti ki yutkunamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Öfke karışımı nefretten nevrim dönmüştü. Sadece yok olmak istiyordum, belki de yok etmek. İkisinden birisini umardım belki de... Çünkü dünya iki tarafın varlığı için de bana fazla geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sikik insanlar." Dedim nefretle. Tepemdeki koyu bulutları izleyerek. Hangi ara ağzım bu kadar bozulmuştu? Eskiden küfreder miydim? Dudaklarım iğrenircesine kenara çekildi. Hayır, daha öncesinde küfrettiğimi hiç hatırlamıyordum ancak artık insanlarla ilgili cümle kuracak olsam ağır argolar kullanmadan konuşamıyordum. Beni kursağıma kadar nefretle, öfkeyle doldurmuşlardı. Bazen onlara çok acıyor, bazen de hiddetleniyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eski Maya Dağlar neredeydi? Burukça gülümsedim. Bilmiyordum. Onu görmeyeli o kadar uzun zaman olmuştu ki o kız bana şehir efsanesiymiş gibi geliyordu. Yeni oluşan benliğime öyle çok yabancıydım ki onu kontrol edemiyor, hareketlerini ölçemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Köşe başında tünediğim yerden sigaramı içmeye devam ettiğimde suyuna kadar kuruyan gözlerle ilerideki kaldırıp taşına bakıyordum. Oradan ilerleyen bir çift ayakkabı görüş açımdan çıktıktan sonra geri geldiğinde tekrardan görmek zorunda kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Donuk bakışlarım yavaşça krem rengi, bol pantolonundan yukarı doğru çıkmaya başladığında dizlerinin üzerindeki kahverengi tuniğini de geçerek dar omuzlarını buldu ve toprak rengi şalının arasından parlayan esmer, güzel yüzünde durdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göz göze geldik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir heykel gibi durdum, aslında kalmıştım. Neredeyse sigaramın dumanı bile hareketsiz kaldığında nefes almıyordum. İri, yuvarlak gözlerinin içi neşeyle dolduğunda beni gördüğüne sevinmişe benziyordu. Baktıkça ilk baştaki kararsızlığı gitti ve benim olduğuma emin olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özden... Geçmiş yıllarda, dershaneden tanıştığım kız.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu uzun zamandır görmüyordum. Sertçe yutkundum ve izmariti yere fırlatarak arkamı dönüp hızlı adımlarla yürümeye başladım. Geniş kapüşonumu sertçe burnumun ucuna doğru atıp ellerimi ceplerime soktuğumda nereye gittiğimin önemi yoktu. Sadece gitmeliydim. Neden kaçtığımı bilmiyordum ancak onu görmek istemiyordum, bundan emindim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Maya!" Uzaklardan, uğultulu gelen sesini işitsem de umursamadan adımlarımı hızlandırdığımda korna sesleri geliyordu. Önemsemeden koşturmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Maya! Beni bekle!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İstemiyorum işte anlamıyor musun? Neden yalnızca defolup gitmiyorsun. Peşimden gelme ve beni kendimle yalnız bırak. Seninle uğraşamam.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa süre içerisinde hırkamın kolundan çekiştirildim, isteksizce adımlarım durduğunda bedenim çapraz açıyla ona dönmüştü. Dişlerimi sertçe bastırarak bakışlarımı yavaşça kaldırıp Özlem'in koyu, siyahı andıran kahverengi gözlerini bulduğunda dişleri gözükecek şekilde gülümsemişti, coşkuyla bağırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"İnanamıyorum! Bu gerçekten de sensin!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Teklifsizce kollarını boynuma dolayıp sıkıca sarıldığında afalladım, beklemediğim için birkaç adım geri çekildiğimde üzerime doğru gelmişti. Öyle sıkı sarılıyordu ki boğazımın önü kesildi ve nefes alamadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Özden." Dedim öksürerek ve kollarını çözmeye çalıştım. "Beni boğuyorsun." Kolları benimkilerden çok daha ince ve çelimsiz olsa da kuvveti fazlasıyla yerindeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Affedersin!" Tutuşunu gevşeterek sarılmaya, sağa sola sallanarak beni de kendisiyle beraber oynatmaya devam etti. "İnanamıyorum ya inanamıyorum! Seni o kadar aradım ki yıllar sonra karşılaşmak, şu an... Gerçek mi inanamıyorum!"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri çekildi, teklifsizce kapüşonumu kaldırınca suratımı buruşturdum. Umursamadan saçlarımı nazikçe omuzlarımın ardına iterek yüzümü açtığımda temaslarından rahatsız oluyordum. Yanaklarımı avuçlarının arasına alarak birer öpücük kondurduğunda bir adım daha geri çekildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eski, ahşap kapıyı sırtımda hissettiğimde Özden hemen önümdeydi. Kafası karışmış gibi suratıma baktığında iyice yakınlaştı ve sessiz kalarak gözlerimdeki donukluğu isledi. Gördükçe hayrete kapılıyordu sanki. Mimiklerinin sürekli dağılmasını, geri toparlamasını izlerken düşüncelerini zaten okuyabiliyordum, bu yüzden iki lafı bir araya getirmesine gerek yoktu. Tıpkı diğer insanların surat ifadelerinden düşüncelerini okuyabildiğim gibi onunkini de okuyabiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zaten okuyamasam da tahmin etmesi çok da zor değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni en son gördüğü zamandan bu yana oldukça farklıydım. Koyu renk saçlarımı açmıştım. Cildim kırmızı sivilcelerle dolmuştu, kilo almıştım. Giyim tarzıma kadar değişmiştim. Tanınmaz haldeydim. Sahi, beni bu halde nasıl tanımıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda kendine engel olamadan dudaklarını titreyerek kapattığında gözleri doldu, akmasına engel olamadı. Yaşlar sicim gibi çenesinin altında toplandığında kalbim titredi. Uzun zaman olmuştu. Birinin samimiyetine inanmayalı oldukça uzun zaman... Burnumun direği sızladığında gözlerimin dolmasına engel olamadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çok ağlardım ancak yalnız ağlardım. Göz yaşlarımı kimseye göstermezdim. Tam da şu anda gözlerimin dolmasından bu yüzden nefret etmiştim. Ancak Özden'in samimiyetini yüreğimde öyle taze hissediyordum ki o cam gibi açtığı iri gözlerinin yansımasında geçmiş görüntülerimizi izliyor, ne demek istediğini anlayarak ben de kendimce konuşuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özden benim bu yaştan sonra yeni dostum olmaz herhalde dediğim dönemde tanıştığım. İlk karşılaşmada pozitif elektrik almasam da sonrasında bir şekilde iletişime devam ettiğim ve kısa sürede dost gibi hissettiğim bir kızdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beraber birçok paylaşımımız olmuştu. Sonrasında da ben, birçok kişiyle olduğu gibi farkında olmadan onunla da iletişimimi kesmiştim. Hususi olarak yapmamıştım öyle olmuştu işte. Hayat ikimizi de atmıştı farklı kenarlara...
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını onaylamaz anlamda sallayarak burnunu çekti. "Sana ne oldu böyle Maya?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Konuşmak istemedim ama dudaklarım istemsizce aralandı. Güçlükle geri kapattığımda bakışlarımı gözyaşlarımın akmaması için gökyüzündeki kararan bulutlara iliştirdim. Gök gürledi ve yağmur yağmaya başladı. Evet. Onlar sayesinde ıslanan suratım beni rahatladı, ağlasam da sicim gibi akan damlaların arasından belli olmazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım tekrardan gözlerini bulduğunda soğuk su damlalarının arasından sıcak gözyaşlarım geçti ve dudaklarım tekrardan aralanınca yineledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Sana ne yaptılar böyle Mayam?"
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim titredi. Ellerim titredi. Gözlerim titredi ve gözyaşlarım hızlandığında Özden şefkatiyle beraber dört bir yanıma etten duvar gibi örmüştü. Aralık kalan dudaklarımı kıpırdattığımda paylaşmam kesinlikle tercihim değildi ancak... Bir şekilde zorla da olsa o kelimeler dökülmüştü dudaklarımdan.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
"Beni devirdiler."
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.