3. Bölüm

32.KARE / "KARŞIMDA YANSIMA"

💬 0
İyi Okumalar!
Gözleri ilk başta çok aşkla baktı, bende ona inandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Menderes…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nasıl? Ama nasıl tam da şu anda karşımdaki ekranda durabiliyordu? Ona çok benzeyen biri diyemeyeceğim kadar tıpatıp aynısıydı. Hayretle karşımdaki ekrana bakmaya devam ettiğimde dış çekim yaptıktan sonra Lal Hanımın ağlamasıyla içeri koştuğum, onunla konuşurken arkası dönük adamın evden çıkışını gördüğüm an geldi gözümün önüne. O damat mıydı? Menderes damat mıydı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yıllar öncesinde evlenme hayallerini kurduğum, uğruna onca göz yaşı döktüğüm adam başkasıyla mı evlenecekti? Hayretle kafamı onaylamaz anlamda salladım ve o an emin oldum. O adam Menderes değildi. Yalnızca ona çok benzeyen biriydi. Yoksa o… Bana bahsettiği, yıllardır görüşmediği ikizi olabilir miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oturduğum sandalye bile beni taşıyamadı ve alnımı tutarak çömelerek kalktım, yere oturdum. Dizlerimi göğsüme çektiğimde kollarımla sıkıca sarılmıştım bacaklarıma. Öylesine biçare, yalnız ve eksik hissediyordum ki kelimeler kıyafetsizdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet. Muhtemelen oydu. İkizini hiç görmediğim için aklıma gelmemişti. Yine de Menderes’i dün gibi anımsadığım için kanım çekildi ve çok kötü oldum. Buruk ifademle yüzümü gölgeleyen saçları çekip kulaklarımın arkasına iliştirdiğimde o adamın kim olduğunu merak ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de yalnızca ona çok benzeyen biriydi. Sanırım adamı yüz yüze görmeden kim olduğunu anlayamayacaktım. Karmaşık düşüncelerin esiri olmuşken iki el omuzlarımdan, iki elde dizlerimden ağrı baskı yaparak beni dibe çekiyordu sanki. Hareket edemiyordum, yalnızca bedenime uğrayan ağırlıkla beraber aşağı doğru akıp gidiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İhtimallerin esiri olmuşken hıçkırarak ağlıyor, yerde cenin pozisyonu alıp acılarımı zemine akıtıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an dibine kadar yaşarken fark ettim. İnsan zihni kimi zaman eşsiz bir cehenneme dönüşebiliyordu. Düşünceler ardı ardına gelen savaş okları gibi üzerime yağıyor, kimi geçip giderken kimi saplanarak kalıyor, etimden çıkan kan yerini zihnimden akan zifte bırakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gece ne uyuyabildim ne de yerimden kıpırdadım. Yalnızca kahroldum ve ben… Gerçekten de mahvoldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O günden sonda bir hafta kadar kendime gelemedim. Sanki biri beynime ütüyle sertçe vurmuştu ve darbenin yankısı varlığını günlerce sürdürmüştü. Neler olduğunu tam anlamıyla bilemesem de gerçeklerle yüzleşmekten deli gibi korkuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Söz günü yaşanan kaybın ardından Lal Hanım sonunda benimle iletişime geçtiğinde kanım çekildi sanki ve etim buz kesti. Aileler arasında oluşan olumsuzlukları belki de atlatmış, sözü tekrardan yapmak için kolları sıvamışlardı, yoksa beni neden arasındı ki? Sertçe yutkundum, elim telefona gitmese de içimi kemiren o belirsizlik dolu duyguya yenik düşerek açıp kulağıma getirdim, dudaklarımı araladım, sesim çıkmadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alo, İncir merhaba, nasılsın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan yutkundum, boğazımdaki yumru bir türlü gitmiyordu akabinde zayıf çıkan sesimle cevap verdim. “İyiyim Lal Hanım, siz nasılsınız?” Bakışlarım boşluğu bulduğunda bir haftadır yıkamadığım yağlı saçlarım başıma ağırlık yapıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyiyim canım, müsaitsen bugün gelebilir misin, çekimlerle ilgili toplantı yapalım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o an tüm bedenime aynı anda iğneler batmaya başladı. Korkunç bir ritimle biri batarken biri çıkıyor, öteki tekrardan batıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O-olur.” Dedim sadece ve derin bir soluk verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam canım, öğleden sonra dört gibi bekliyorum seni.” Dedi ve vedalaşarak kapattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım ahşap kapımın yerde bıraktığı karanlık gölgesinde takılıp kaldı, elimi saçlarıma attım ve yıkamadığım için birbirine yapışan tutamlara tutundum. Fotoğraflardaki adamın görüntüsü zihnime yapışmış kalmışken bedenim zangır zangır titriyordu. Sanki ikişer tuğla ayaklarıma bağlanmıştı ve ben o şekilde ilerlemeye çalışıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dün akşam hiç uyumadan saati sabah on yapmışken öğleden sonraya kadar ancak hazırlanabildim. Hazırlanmamda yalnızca kıyafetlerimle girebildiğim kısacık bir duştu. Açtığım su duşakabin başlığından üzerimde şimşek gibi yağdı. Bakışlarım sürekli omuzlarımla birlikte yerlerdeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Normalde olsa bu kadarlık saat diliminde çok daha fazla iş yapabilecekken şu anlık kapasitem fazla kısıtlı kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duş kabininin kapısını güçlükle aralayıp ıslak ayağımı dışarı attığımda kendimi fazla ağır hissediyordum. Kotumun paçalarından damlayan sular banyo halımı ıslatırken kıyafetlerimi zorlanarak çıkartıp kenara attım. Aynadan yansıyan ifadem en son yıllar öncesine aitti, o güne, sevgilimi kaybettiğim o kara güne. O zamandan bu yana kendimi ilk defa bu kadar bedbaht hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çekerek ıslak tutamları alnımdan geriye ittim ve havluma sarılarak odamdan dışarı çıktım. Bir adımı atabilmek için bir önceki eylemi yarım bırakarak girişmem gerekiyordu, zorlanarak, ittirerek ilerleyebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Altıma lacivert bir kot giyinip üzerime siyah kolları lastikli badimi giyindim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evden çıktığımda ince telli saçlarımın demi omuzlarımı ıslatıyordu. Migrenim olduğu için büyük ihtimalle baş ağrısından saatlerce kıvranacaktım ancak tüm bunların hiçbir önemi yoktu, sanki benim tüm mantık işlevimi kaybetmemi sağlayan düğmem vardı ve biri dün akşam ona basmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir kısmını yürüyerek gittiğim yolda vakitlice yetişmem imkânsız olacağı için minibüse binmiştim. Sarı demire tutundum ve hissiz bakışlarla boyuma göre kısa kalan camdan dışarısını izledim, bakıyordum ancak boşa…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Minibüsten indikten sonra bir süre daha yürüdüm. İlerledikçe eksiliyordum sanki. Yüreğime fazlalık yapan sancılarla beraber villalarının görkemli beyaz demir kapısından içeri girdiğimde bir şey oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir beden gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak ileriden üzerime doğru gelen adama baktım. Baktıkça mahvoldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
32.Kare de gördüğüm adam… Ölen nişanlıma benzettiğim adam, Menderes üzerindeki bembeyaz takım elbisesiyle çıkışa, bana doğru ilerliyordu. Eskisine nazaran daha kısa tuttuğu saçları, ilk defa gördüğüm sakallı suratı ve asabiye ifadesiyle üzerime doğru geliyordu. Titreyen göz bebeklerimden akan birkaç damla yaşa engel olamadım ve hayretle azametini izlemeye devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaç yıl olmuştu? Kaç gün, kaç ay? Onu ne kadardır görmüyordum? Zangır zangır titreyen ellerime dizlerimde eşlik etmeye başladığında mideme kramplar giriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım aralandı. Mideme yediğim sert darbeyle beraber dehşet dolu ifademle onu izlemeye devam ettiğimde elleri ceplerinde, çatık kaşlarıyla beraber kararlılıkla bana doğru yürümeye devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kanlı canlı… Derimin bembeyaz kesildiğine, etimin buz kestiğine, kanımın çekildiğine emindim. O adam. Oldukça benzeyen ancak yabancı duran adam beni fark etmedi ve öylece çaprazıma kadar geldiğinde an benim için oldukça yavaşlamıştı. Dehşet kaplanan ifademle, irice açılan gözlerimle ona bakmaya devam ettiğimde esen rüzgâr burnuma çarpınca derince solumaya, kokusunu almaya çalıştım ancak olmadı. Yanımdan birden çekip gittiğinde kursağımda kalan kırıntıları geri göndermek istercesine sertçe yutkundum ve hayretle omzumun üzerinden dönüp uzaklaşan sırtına baktığımda nefes nefese kaldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu… Böyle bir şey nasıl…” Işığı sönen kahverengi gözlerimle öylece bakmayı sürdürdüğümde Lal Hanımın sesi büyük sevecenlikle duyuldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoş geldin İncir!” Dağılan ifademle güçlükle ona döndüm. Bedbaht halime, betimin benzimin atmasına takılmadı ve sevinçle yanıma geldi. “Sonunda müstakbel eşimi de gördün demek.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vurucu darbeyi yapıp kalbimi tekmelediğinde kaşlarımı istemsizce çatmaktan alnım kırışmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O sizin…” Rüzgâra karışan sesim zayıf bir tınıyla çıktığında hevesle kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, Atilla İlhan. Benim müstakbel eşim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Atilla İlhan. Sertçe yutkundum. “Atilla İlhan mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Menderes İlhan. Diye şakıdı kalbim sessizce, usulca.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fotoğrafı gördükten sonra yaşadığım yıkıntının ardından belki, bir ihtimal sözlüsünün o olmayacağını umut ettim. Çok zayıf bir ihtimal olsa da ona tutunmuştum. Belki bir davetli veyahut akrabası olurdu ancak değildi. Hiçbiri değildi. Atilla onun müstakbel eşiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tam isminin Atilla Menderes İlhan olduğunu biliyordum ancak o hep Menderes’i kullanırdı, en azından bana karşı. Ben Menderes’i tanımıştım, o ise Atilla’yı. Menderes sakalsızdı, sakal sevmez, saçlarını üç numaradan uzun kullanır, spor giyinirdi. Atilla ise sakallı, takım elbiseli ve kısa saçlıydı. Menderes yumuşak bir ifadeye sahipti, Atilla ise sert. Peki ya hangisi gerçekti? Onu ben nasıl ayırt edecektim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha doğrusu Atilla Menderes İlhan bana bunu neden yapmıştı? Nasıl yapardı? Neden beni böyle tek başıma biçare bırakmıştı, beni neden kandırmıştı, benimle evlenmek üzereyken en özel anımızda ölmüş, yıllar sonra dirilmiş, şimdi ise başka bir kadının yanında can bulmuştu ancak neden?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi gel sana içeriyi göstereyim!” Dedi canlı ifadesiyle ve önden yürümeye başladı. Gold rengi tokalı oldukça şık duran topuklu ayakkabılarının yerde çıkarttığı sesle bir onunkilere, ardından da kendi tozlu, geçen seneden kalma ayakkabılarıma baktım. Dik omzuyla büyük bir özgüvenle yürümesini izlerken sırtımdaki kambur iyice ağırlaştı ve iç çekerek peşinden ilerledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devasa salona girdiğimizde her şeyin bu kadar kısa süre içerisinde nasıl değiştiğine anlam veremedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Babasının rahatsızlığından dolayı iptal olan her şey için Atilla bana hediyeler aldı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu kadın günler öncesinde ağlayıp üzülmüyor muydu? Nasıl birden bu kadar keyifle gülebiliyordu? Doğru, demek ki adam iyileşmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeni tarihiniz ne zaman?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden suratı düştü. Kaşlarını çatsa da yüzündeki yumuşak ifade silinmemişti. “Ne tarihi?” Ardından bir şey hatırlamış gibi kafasını salladı. “Babası yoğun bakımdan çıktıktan sonra tarihe karar vereceğiz.” Etrafına bakındı. “Bugün sadece hediyelerimi çekmen için seni çağırdım.” Ellerini hevesle birbirine vurdu ve heyecanla şakıdı. “Güzel içerikler çekmeni istiyorum sürprizlerle ilgili bilirsin biraz gizemli, biraz heyecanlı” bakışları hızla etrafa gezindi. “Ve tabi ki romantik!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayretle yerlere serilen güllere, koltukların üzerindeki hediye kutularına baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kimsenin farklı bir sebepten dolayı sözümüzü ertelediğimizi düşünmesini istemiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o anda emin oldum geçen gün babası kaza geçirdiği için ağlamadığına. O ağlamıştı kötü olmuştu çünkü en özel günü iptal olmuştu. İkisi beni her geçen an biraz daha dehşete sokuyorken ne diyeceğimi bilememiştim. Zaten ne olduğunu anlamakta güçlük çekiyordum. Sıkıntıyla soluğumu bıraktım ve o kadar bedbaht bir halde olsam bile tüm bu olanları aydınlığa kavuşturana kadar sesimi çıkartmamaya karar verdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne bekliyorsun,” diyerek eliyle yerdeki gülleri gösterdi. “Atilla’nın bana aldığı gülleri çekmeyecek misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundum. Atilla’nın sana aldığı güller… Ardından dudaklarım gerildi ve suratımda istemsizce korkunç bir tebessüm oluştu. Kafamı salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ta-tabi.” Tekrar kafamı salladım, bu seferki daha hızlıydı. “Çekeceğim.” Ardından kameramı çıkartıp açımı ayarlayıp kırmızı gülleri çekmek için açımı ayarladığımda bakış açım kararmıştı. Dişlerimi sertçe sıkıp kuvvetle atan kalbimi duymazdan geldim ve dizlerimi kırdığım an kendimi tutamadan yere düştüm. Düşerken gördüğüm son görüntü ise Lal’in panikle aralanan gözlerinin arkasından parlayan devasa tavan avizesiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O kırmızı güllere kendi gözlerimle bakarken midem kıpır kıpırdı. Büyük bir heyecanla kafamı kaldırıp merdiven korkuluğuna dayanan adama baktım. Dirseklerini demir korkuluğa yaslamış, tek bacağını bir diğerinin önüne atmışken elinde tuttuğu yeşil saplı kırmızı gülü suratının yanında tutarak yavaşa gülümsedi. Siyah tişörtü ve siyah pantolonuyla o kadar karizmatik gözüküyordu ki sinirlerimi tepeme çıkartmışken bile beni görüntüsüyle yatıştırabiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızgın ifadem anında dağıldı ve istemsizce gülümsedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne yaptığını sanıyorsun?” Yine aynı okuldaydık. Geçen çocukları oynatmak için söz verdiğimiz okulda. Menderes sözünü tutarak çocukları eğlendirmişti ve ben de çekimlerini yapmıştım. Şimdi ise eşyalarımı toparladıktan sonra herkes dersteyken onun koridoru kırmızı güllere boğmasıyla karşılaşıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Müdür ikimizden de nefret edecek.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedi. “Zaten ediyor.” Ardından gülün sapını dudaklarının arasına aldı ve geniş omuzlarını gererek gururlu ifadesiyle beraber merdivenlerden inmeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaklaşmasıyla iyice heyecanlandım. Sürekli etrafa bakmama sebep olan anksiyetemi bile azaltıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Loş koridorda parlayan yansıması, yaklaştıkça artan aurası ve dizlerimi titretişi… Bu adam neden ve nasıl… Nasıl oluyordu da bu kadar kısa bir süre içerisinde beni büyüleyebiliyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunup gerildiğimde tam önümde durdu. İşte o anda dudağından akan ufak bir damla kan yüzümün asılmasına sebep olduğunda bunu hiç umursamadı ve yavaşça gülü dudaklarından alarak işaret parmağının iç kısmıyla ağzını sildi. Silerken çenesini hafifçe boynuna doğru eğmesi, tek kaşını kaldırıp bakışlarının arasından oldukça sıcak bakması ve çekici ifadesiyle gülümsemesi… Kalbimi kıskacına alıp sıkmasına vesile oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan sertçe yutkundum, hafifçe sıkıldı. “Gülü seven dikenine katlanır.” Ardından sapı diken olan kısmın ötesinden kırıp cansız parçayı yere attığında beklemeden kısa sapı kulağımın arasına iliştirerek saçıma taktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını hafifçe yana eğerek o eşsiz büyülükte olan açık kahverengi gözlerini benimkilere sabitleyerek sırıttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hangi ara cebine attığını bile fark etmediğim elini kafamın tepesine kaldırıp parmaklarını açtığında aşağı dökülen gül yaprakları suratımı gıdıklayarak tavanda gördüğüm küçük, eski ışığın önüne geldiğinde gözlerimi yumarak gülümsedim ve kafamı önüme indirdim. Kırmızı yapraklar kafamın tepesine, omuzlarıma yüzüme düşerek aşağı sıyrılıyorken büyülenmiş gibiydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
An öylesine eşsiz ve güzeldi ki ben… Ben kesinlikle heyecandan ölmek üzereydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsüm ilk defa böylesine eşsiz ve devasa bir ritimle atıyordu. Ayaklarım ilk defa böylesine bir hızla yerden kesiliyordu ve ben… İlk defa kendimi bulutlara bu kadar yakın hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Menderes…” Dedim etli dudaklarımdan çıkan yumuşak bir fısıldamayla. İçim gıdıklandı ve onun gül kurusuna çalan dudaklarından adımı duydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İncir…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İncir…” Geçmişime ait olan sesi tekrardan duyduğumda gün ışığı uzun kirpiklerimin arasından sızarak gözüme batıyordu. Loş karanlıkta kalsam da gözlerimi sıkıca yummaya devam ettim. Beynim açmaya, anı kabullenmeye izin vermiyordu. Göğsüm kuvvetle inip kalkıyorken boğazımdan yükselen inlemelerim acı acı yükseliyor, kulaklarımı tırmalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Can çekişir gibi nefes alıp veriyor, soluklarımla boğuluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İncir.” Tekrardan Menderes’in sesini işittiğimde buna inanamadım. Tam da şu anda geçmişten bir anın içinde olmadığımın farkındaydım. Yatıyordum. Yüksek ihtimalle Lal Hanımın koltuklarından birinin üzerinde yatıyordum ve bu anda onun dudaklarından ismimi tekrardan duymak fazla imkansızdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda dayanamadım ve ağlayarak gözlerimi araladığımda devasa avizesi gözüme çarptı ve hemen onun önünde beliren surat ise benim kesinlikle… Ölüm fermanım olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aldığım nefesler artık ciğerlerimi doldurmuyordu. Etrafı nemli olan sıcak çikolata kahvesi gözlerim daha da aralandığında saç diplerimdeki nemi hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Atilla bugün üzerinde gördüğüm beyaz takımı, sakallı çehresi, kısa saçlarıyla yanıma oturmuş, asabi ifadesiyle üzerime bakıyor, yüzümü inceliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğüs kafesim aşağı indi, öyle kuvvetliydi ki sanki sırtımı yasladığım koltuğun içine girecek gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Atilla’nın gül kurusu dudakları aralandı ve o sert sesinden tekrardan adımı işittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İncir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğüs kafesim bu sefer kuvvetle yukarı kalktığında ciğerlerimden yükselen kuvvetle boğazımdan boğuk bir soluk haykırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.