18. Bölüm
İspiyoncu I İki Ruh Serisi 1 / SICAK HİSSEDEN SOĞUK TEN
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Ufak boyuttaki sert bir kaya parçasını andıran taş, son süratle ilerledi ve cama çarparak parçalanmasına sebep oldu. Binlerce parçaya ayrılan camdan yankılanan sesler kulaklarımda uğuldamaya başladığında etrafa saçılarak yığılan cam kırıklarının yansımasında hem kendi çocukluğumu hem de onun geçmişe ait olan siluetini görüyordum. Buğulu bir aynayı silercesine o görüntüler birden dağılıp gittiğinde dudaklarım aralık bir vaziyette ona bakakaldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşısında soluk soluğaydım. O enkazın ardından duyabildiğim tek şey ağzımdan inlercesine dökülen soluk seslerimdi. Genzimden yukarı yükselen acının tadı öyle çok keskindi ki burun deliklerim yandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşımda duran, insanlıktan nasibini almamış kıza son bir kudretle bakmaya devam ediyorken şakaklarım yanıyor, adem elmamın hemen yanında öten nabzımın şiddeti tenimi patlatıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” Yırtıcı bir edayla ona doğru atıldığımda gülerek geri çekildi. Her mimiği beni daha da çok hayal kırıklığına uğratıyordu. Daha da şaşırmama sebep oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne o? Bana el mi kaldıracaksın?” Gülümsemekten gözleri kısıldığında ondan bir kez daha nefret ettim. Saçlarını omzundan geriye attı ve gövdesini öne doğru bükerek bilmiş tavrıyla konuştu. “Unuttun mu? Zarar görmemem için çabalamıştın, bu yüzden çok zorbalık çekmiştin. Şimdi o kızlarla bir mi olacaksın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden sağlı sollu üzerime geldiğinde neye uğradığımı şaşırmıştım. Bu kız gerçekten de çok tehlikeliydi. Yıllardır insanları uzaktan izleyen, analiz eden beni bile nakavt etmeye yemin etmiş gibiydi. Gerçekten de hiç bilmediğim yerlerden geliyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dünyanın hatta insanların her yüzünü gördüğüme o kadar eminken o… Bana farklı açılar sunuyor, güvensiz hissetmeme sebep oluyor, ezberimi bozduruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En tehlikelilerini tatmışken beni dahasınında olduğuna inandırıyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha kötüsü… Nabzımın şiddeti arttı. Dirseklerimin iç kısımlarında hissettiğim kaşınmalar delicesine bir kuvvet aldığında midemi kudretli bir el sıkmaya başlamıştı sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha tehlikelisi… Daha güvensizi… Daha da beter bir dünya, insanlar…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sisli bir uğultu eşliğinde düşünceler, sesler etrafımda dönüp dolanıyor, beni sağır ediyordu. Parmaklarım titreşimle birbirine geçti. Dehşet dolu ifademle ona kaşlarımın altından baktığımda suratındaki o şeytani tebessüm kanımı dondurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyerek bir adım geri çekildiğimde aramızda lavlar patlıyordu sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzunun üzerinde toplanan saçlarını elinin tersiyle geriye itti ve çenesini kaldırarak gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bende öyle düşünmüştüm.” Ardından vakit kaybetmeden yanımdan geçip gittiğinde kafamın içerisinde beni sağır edercesine çanlar çalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geniş omuzlarım aşağı doğru çöktüğünde deli gibi titriyor, saatlerce koşmuşum gibi soluklanıyordum. Nefes nefese bir vaziyette orada öylece kaldığımda kafamı çevirerek giderek uzaklaşan, her geçen saniye daha fazla karanlığa karışan sırtına baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yıkılıp yere kapaklanmamak için kendimde bulduğum tüm güç tanelerini topluyor, dayanmaya çalışıyordum ama olmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sendeleyerek yanımdaki makineye kapaklandığımda karnıma girmemesi için son anda gayret ettim ve avuç içlerimle tutundum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte ben buydum… Dışarıdan sert gözüken, bakışlarını bir silah gibi kullanıp herkesi kendinden uzak tutan, kurt postu giymiş kuzuydum. Aslında cam kadar saydam, peçete kadar hassas, kalbini delik deşik eden yaralara sahip olan kızdım, Pırıldım ben.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir sicim gibi hızlanan göz yaşlarım kuruluğu can acıtan raddeye gelen yanaklarımdan süzülerek dudaklarımın bitişiğinde, çenemde toplanıyorken ruhum sancılanıyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zorda olsa ıkınarak fısıldadım “burada olmaz…” Ardından adeta bir kaplumbağa ağırlığında attığım adımlarla beraber oradan uzaklaştığımda boş koridorda savruluyor, hiçbir şey düşünmeden gidiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yalnızca içeri girdiğimde anladım yine Abdullah dedenin odasına girdiğimi… Neyse ki ortalıkta yoktu ve bu oda tekrardan bana iyi bir sığınak olmuştu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç adımı sıraladıktan sonra masasının önünde duran koltuklardan birine kendimi güçlükle attığımda eklemlerim tamamen çözülmüştü… Bedenim iyice sıvı bir vaziyet almış, duygusal yorgunluk tüm zihnimi sarsmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devamlı çarpışıp duran çanlar kafamı şişiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Parmaklarımı saç diplerime soktum ve yolarcasına çekiştirdim. “Durun artık…” Zihnimdeki acı öyle çok diri ve keskindi ki, bedensel olarak kendime uyguladığım zedelemeleri hissedemiyordum. Ben yalnızca zihnimi durdurmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tıpkı annemin öldüğü gün ki gibi oldu, zihnim onca hengamenin ardından durdu ve sessiz kaldı, kısa süreli bir yoğun bakıma girdi. O zamanki kadar uzun değildi. Öylesine kısaydı ki kulaklarımdaki uğuldamalar tekrardan gözlerimin önünde beliren görüntülerle beraber yankılandığında kendimi daha fazla tutamadım ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omuzlarım sarsılıyor, içim çekiliyordu. Dizlerimi kendime çektim, küçüldüm. Küçücük kalmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kimsenin beni göremeyeceği kadar ufacık…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zavallıydım, kimsem yoktu. En ağır şeyleri yaşarken de kimsem olmamıştı ama neden? Neden kabullenmekte sürekli diretsem de içten içe o dağa ihtiyaç duyuyor, birine yaslanmak istiyordum?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha düşüncelerim tazeyken hırsla başımı onaylamaz anlamda salladım ve dirseğimin tersiyle suratımı sildim. “Benim kimseye ihtiyacım yok!” Öylesine ıkınarak, zavallı bir hıçkırıkla konuşmuştum ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yalnızlığım karşısında omuzlarım çöktü. Kaşımı sağ omzuma doğru büktüm ve acı içerisinde ağlamaya devam ettim. Bir yandan da dizlerimin önünde kavuşturduğum parmaklarımı sıkıyor, tırnaklarımı avuç içlerime geçirerek dirseklerimin içlerine kaymasına engel oluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim kimseye yaslanmaya ihtiyacım yok…” Burnumu çektim “hiçbir zaman hayat toz pembe olmayacak, beni kimse anlayamayacak…” Olduğum gibi göremeyecek…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Olduğum gibi görünmek, anlaşılmak. Dudaklarımda buruk bir tebessüm oluştu, kalp atışlarım teklemeye başladı. Ne kadarda garipti değil mi? Sokağa çıktığımızda birçok insanla karşılaşıyorduk ama kimse birbirini göremiyordu. Eskiden belki de en çok istediğim şeydi bu, konuşmadan anlaşılmak… Fark edilmek… Kendime itiraf etmedim hiçbir zaman ancak bir gün birinin tüm bu işkenceye son vermesini o kadar çok istedim ki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Olmadı, olmadıkça da içime kapanmanın, yaralarımı saklamanın hep daha güvenli olduğunu düşündüm. Sonra da korktum, hep korktum. Bana bakıldığında yaralarımın gözükmesinden, birinin beni fark etmesinden, anlamasından…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra kendimi ağlamak konusunda az da olsa dizginleyebildiğimde odanın kapısı açıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulpun aşağı doğru bükülmesiyle çıkan gıcırtı sesi adeta kulaklarımda yankılandı. Sudan çıkan balık misali ıslak kirpiklerim yukarı doğru havalandı ve gelen kişiye korkuyla baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz Bey…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Büyük bedenini kapının arasında gördüğümde yaşadığım afallama, o anki duygu karışıklığım, her şey birbirine girdi ve kendimi toparlamaya çalışacakken koltuktan kaydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben bir şey yapmadım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an bana karşı öyle bir bakışı vardı ki… Yaklaşsa yanacağım kadar sıcak, uzaklaşsa donacağım kadar soğuk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyen dizlerimi toparlayarak koltuğa geri sıyrılmaya çalıştım, sürekli elim ayağım titriyor, sabit duramıyordum. Beni daha önce de bu odada gördü, lanet olsun ki ona denk geldi ve yanlış anladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hatta bana kızmıştı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gönül yaramı kapatamasam da ayağa kalktım. Düşmüş omuzlarım ve güçsüz bacaklarımla ayakta durmaya çalıştım, belli ki bana yine kızacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben hiçbir yere dokunmadım.” Kafamı onaylamaz anlamda sallayıp bir adım geri çekildiğimde dehşet saçan gözlerle üzerime dikkatle baktı ve aramızdaki mesafeyi neredeyse iki adımda kapatıp üzerime doğru yürüdü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gerçekten ben bir şey yapma-“ Dudaklarım cümlenin sonuna doğru küçük bir çocuğunki gibi ortaya büzüşmüştü. Birden elini enseme atmasıyla beni göğsüne çektiğinde bedenim onunkine çarptı ve orada öylece kaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Omzumun göğsüne çarparken ki tok sesi kulaklarımda birkaç kez daha yankılandığında neye uğradığımı şaşırdım. İrice açılan gözlerim yaş dökmeye devam ediyorken yanağım ceketinin üzerindeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O kadife, pürüzsüz yüzey suratımı okşuyorken aynı zamanda da gözyaşlarımı bir girdap gibi içine hapsediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O temiz sabun kokusunu nefes aldıkça soluyor, yatışıyordum. İnsana sakinlik veren, güven aşılayan bir kokuydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen hiçbir şey yapmadın biliyorum.” Diğer elini de omuzlarımın üzerine serdiğinde beni tam anlamıyla sarıp sarmalamıştı. Düzensizce aldığım soluk seslerim odada yankılanmaya devam ediyorken ensemdeki avucunu kafamın tepesine çıkartarak okşadı ve yumuşakça mırıldandı “şşhhh, sakinleş, güvendesin...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğüslerimizin arasında sıkışıp kalan parmaklarımı ceketinin üzerine yaydığımda kendime engel olamadan tekrar ettim “ben gerçekten de bir şey yapmadım,” hıçkırıklarımın arasından güçlükle konuşmaya devam ettim “suçlu değilim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratını kafama doğru eğdi, kirli sakallı yanağının saç diplerimin üzerinde gezindiğini hissettim, dudakları alnımın hemen önündeyken akan sıcak nefesi yüzümü okşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, senin hiçbir suçun yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana karşı son derece yumuşak olmasına, iyi davranmasına daha fazla dayanamadan suratımı göğsünden çekerek o güzel gözlerine baktığımda acı içerisinde kıvranıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana gerçekten de inanıyor musunuz? Geçen seferki gibi buraya girdiğim için kızmayacak mısınız?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an bakışlarından öylesine yoğun bir şefkat aktı ki… Sıcacık oldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
URAZIN BAKIŞI
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İnanamadım… Birinin bana böyle bakmasına inanamadım… Bakışı, dokunuşu, kokusu… Öylesine yumuşaktı ki kendimi pamuklara sarılmış gibi hissettim. Kırmaktan korktuğu, dünyadaki en değerli porselene dokunuyormuş gibi naif tutuyordu beni.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha öncesinde inanmadığım için özür dilerim.” O genizden gelen, dudaklarından bin bir perişanlıkla dökülen sesi dört bir yanımı sardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden, ben daha ne olduğunu anlayamadan karanlık dünyama, gözlerimin rengine minik bir ışık daldı sanki… Az önceki yükler omuzlarımdan teker teker dökülürken ona bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
PIRILIN BAKIŞI
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sanki zaman durdu, ben durdum, o durdu ama bakışlarımız durmadı. Gözlerimizdeki anlam durmadı. Benden dökülen duygular, Uraz Beye doğru bir sel gibi akmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çıplaktım. İlk defa birinin karşısında saydamdım. Suratımdaki o katı, herkese takındığım maskeyi indirdim. Gözlerimdeki buzlar çözüldü ve tüm acılarımı gördü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buna ben izin vermedim. Bunu ben yapmadım. O akışkan gözleriyle eritti tüm kapılarımı. O yaptı. Patronum, Uraz Bey…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Akrabalarım değil. Aramızda hiçbir kan bağı olmayan, bana karşı bir menfaati olmayan, elin oğlu yaptı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ensemdeki el yavaşça yanağıma doğru kaydığında hâlâ bana dokunmasına izin veriyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana doğru mühürlediği gözlerinin yansımasında ateşler içerisinde yanan acılarımı görüyordum, görüyordu, birlikte izliyorduk.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O duygu seli, ya da enerji her neydi bilmiyorum ama… Bir şey vardı. O şey önce kalbimi ısıttı, ardından mantık mekanizmama sağlam bir taş attı. Bedenim alarm verse de Uraz Beyin yakınlığından dolayı kulak asamıyordum. Önümde hemen o olduğu için bir adım atamıyor, sırtımda taşıdığım dertlerimden dolayı da en ufak bir milim geri gidemiyordum. İkisinin arasında sıkışıp kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Güvendesin, sakın korkma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Be- ben” Kekeleyerek bir adım geri çekilmeye çalıştım. Kolumdan tutarak engel oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Buradayım,” kararlılık akan siyah gözlerini milim bile kıpırdatmadan sert sesiyle “ve sana inanıyorum, yanında olmama izin ver.” Dediğinde büyülenmiş gibiydim. Bir tarafım konuşmam, yüklerimi atmam için öyle çok ısrar ediyordu ki mantığım devre dışı kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dirseklerimin içi hararetle kaşınmaya başladığında dişlerimi sertçe birbirine bastırıp kendimi dizginlemeye çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimin önünde Nil ve Enes’in öpüşmesi canlandığında irkilerek bedeninden sıyrıldım. Bendeki değişimi fark etti. Sebebini merak eden ifadesiyle yaklaşınca sendeleyerek geri çekildim ve az önce oturduğum koltuğa bıraktım kendimi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O kadar zor bir durumdaydım ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Zaten kendime bir ruh hastalığı olarak bildiğim bu ispiyon belası yetmiyormuş gibi üzerine bir de Uraz Bey beni sıkıştırıyor, anlatmam için bekliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titreyen parmaklarımı dizlerimin üzerinde sabit tuttum. Dizlerimi delercesine bastırıyordum. Her an kontrol dışına çıkarak dirseklerimin içlerine kayabilirlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana ayak uydurarak geçip karşıma oturduğunda ifadem bir çamaşır ipi kadar gergindi. İri cüssesinden ve kararlı ifadesinden anladığım kadarıyla, yakaladığı o ipin ucunu kesinlikle bırakmayacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aralık duran dizlerinin üzerlerine dirseklerini yerleştirip öne doğru eğildiğinde dikkatle beni izliyor, sabırla konuşmamı bekliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Siyah kıyafetleriyle o kadar güçlü duruyordu ki karşımda birden dökülmek, ona doğru akarak içimde taşıdığım tüm taşları bırakmak istedim. Yerinden kalktığında ağlamaktan başım ağrımıştı. Şişip kızardığına emin olduğum dudaklarım aralık kaldı. Çenemi kaldırarak bedenini izledim. Sebile doğru gitti, su aldı ve masanın önündeki peçeteye uzanıp yanıma geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İç biraz, iyi gelir.” Tepemde dikilmeye devam ediyorken onu dinledim ve plastik bardağı bükmemeye gayret göstererek kavrayıp kafama diktim. Sanki günlerdir susuz kalmışım gibi kana kana içtim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından elindeki peçeteyle suratımı sildiğimde yüzüm düşündüğümden de ıslaktı. Tekrardan karşıma geçip oturdu. Suratındaki sabırlı ifadeyle “biraz daha iyi misin?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çekerek koltuğa iyice yerleştim ve kafamı onaylar anlamda salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tüm bunlara şahit olmanızı istemezdim…” Sesim, benim dahi duyamayacağım kadar zayıf çıkmıştı veyahut kulaklarım tıkanmıştı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl, bunları düşünme yalnızca iyi olmanı istiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak kafamı pencereye doğru çevirdim. İyi olmak mı? Artık çok zor. Tetiklenmemesi için uğruna kulak pamuklarıyla yaşadığım ruh hastalığım nüksetmişti. İspiyonlamam gereken kişiyle de ispiyonlayacağım kişiyle de aynı yerde çalışıyordum. Nereden nereye kaçacaktım? Daha fazla ne kadar dayanabilirdim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Teyzemin zorbalıkları olmasa işi bir an düşünmez bırakır, çeker giderdim buralardan ancak hayat benim için çok zordu. Fevri kararlar veremeyeceğim kadar zor…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunun için alman gereken bir ilaç var mı?” Altı morarmış, durgun gözlerimi kaldırarak ona baktım. O an hissizlikle kaplanmıştı irislerimin dışı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanağımda ufak bir dalgalanma olduğunda buruk bir sesle “bunun hiçbir çaresi yok.” Dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatıldı. Bedenini bana doğru kaydırarak “nasıl yani? Emin misin?” Bakışları kısıldı “yeterince araştırmadığını düşünüyorum. Artık her şeyin tedavisi var. Hem tam olarak neden dolayı kriz geçiriyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanaklarımda pompalanan kanın tüm vücuduma yayıldığını hissettim. Bunu daha önce kimseye anlatmamıştım. Biraz sonra Uraz Beye bahsedeceğime inanamıyordum. Artık ne kalmıştı ki önümde? Çıkmaz sokağa girmiştim. Ne önümü görebiliyordum ne de arkamı… Dirseklerimin içlerindeki kaşınmalar giderek artınca daha fazla dayanamadım ve bakışlarımı masaya indirerek “ben… Bazı şeylere şahit olduğumda böyle oluyorum.” Dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soluk seslerim… Yüreğimin hızla inip kalktığını görüyordum, bakışlarım göğsümdeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neylere şahit olduğunda?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yapacak mısın? Ona gerçekten de söyleyecek misin? Bunca yıl kendini tutup dizginlemişken… Hastalığını nüksettirecek her şeyden ayrı kalmışken. Kimseye bundan bahsetmemişken?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dilimi ısırdım. Vazgeçmeyi düşündüğüm anda yine o görüntü belirdi gözlerimin önüne… Annem can veriyordu. Babamın annemin arkasından söyledikleri kulaklarımda yankılandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öldüreceğim bir gün bu kadını!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ölümü benim yüzümden olacak!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırf bunları gizlediğim için annem ölmüştü. Şahit olduğum pisliğe göz yumduğum için, annemi uyarmadığım için benim yüzümden ölmüştü. Başağın bedenini de aynı şekilde yerde, cansız bir vaziyette görünce irkilerek düşlerimin arasından sıyrıldım ve soluk soluğa o katran karası gözlere baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamın içerisindeki sesler susmuyordu işte. O zamanlardaki gibi oluyordu her şey ancak… Bir farkla. Bunu normalde ispiyonlamam gereken kişinin yanında hissederdim. Neden Uraz Beyin yanında zayıf kalıyordum?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dirseklerimin içindeki kaşınmalar giderek arttı. Avucumu kazağımın önüne götürdüm ve kendimi daha fazla tutamadan oraya sıkıca bastırıp tek nefeste konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şahit olmamam, doğru olmayan gereken şeyler gördüğümde!” Kafamın içerisindeki sesler biraz da olsa uzaklaşmıştı. Hâlâ tam bir şekilde itiraf etmemi bekliyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soluk soluğa bir vaziyette, avuçlarımın içine kadar terlemişken Uraz Beye bakmaya devam ettiğimde fazlasıyla kafasının karıştığını gördüm. Düşünceliydi, aynı zamanda da temkinli yaklaşıyor, beni ürkütmemeye çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” Dedi ve istemsizce kalkan tek kaşını geri indirdikten sonra yumuşak tutmaya çalıştığı sesiyle devam etti “şahit olmaman gereken ne gördün, Pırıl?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odanın boyutu sanki giderek küçülüyordu. İkimizde kıpırdamadan öylece otursak da yakınlaştığımızı hissediyordum. Aramızdaki mesafelerin giderek azaldığını düşündüğümde… Dirseklerimdeki o yoğun kaşıntı bana kafayı yedirtecek cinstendi. Dişlerimi sertçe sıktım ve avuçlarımı dirsek uçlarıma bastırıyorken kıvranarak konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Enes’le Nil’i öpüşürken gördüm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.