17. Bölüm

İspiyoncu I İki Ruh Serisi 1 / YALAN

💬 0
İyi Okumalar!
İki genç adamın çakır gözleri kesintisiz aralıklarla kesişmeye devam ettiğinde Pırıl’ın, genç adamların arasındaki düellodan hiçbir haberi yoktu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran, ilk başta Uraz’ın o sert ifadesiyle yanlarına gelmesine bir anlam vermese de Pırıl’a değen elini kesecekmiş gibi bakmasından bir anlam çıkartmıştı kendince. Ardından ikiliye dikkatle bakıp, aralarında somut bir şeyin olup olmadığını tartmıştı. Olmadığına kanaat getirmek istiyordu. Bu zamana kadar onu, Pırıl kadar etkileyen bir kıza denk gelmemişti hiç.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eğer aralarında gerçek anlamda bir şeyler yoksa kesinlikle düelloya da hazırdı. Bunu daha sonrasında Recep den öğrenmeyi aklına not ettiği esnada Uraz ona ters bir ifadeyle bakarak “hayırdır Devran, Recebi görmeye mi geldin?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran’ın güvenlik şirketinden adamların, kendileriyle çalışacağını biliyordu ancak Devran’ın da orada olacağından bir haberdi. Hemen hemen onunla aynı boylarda olan adam çakır gözlerini kısarak “hayır, daha sonra ayrıntıları konuşalım istersen.” Diye tamamlayınca aynı ifadeyle Uraz da ona karşılık veriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şirketlerinde dönen olaylardan dolayı, Recep’le anlaşarak gizli tuttukları bu olayı Pırıl’ın yanında konuşamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz altında yatan sebebi sezdiği için kafasını gelişi güzel bir şekilde salladı ve Pırıl’a dönerek “benimle gel Pırıl.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kıza direkt hitap etmesi gözünden kaçmamıştı. Buna Pırıl da aynı derecede şaşırsa da belli etmedi ve Uraz’ı dinleyerek onu takip etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz fabrikanın diğer yerlere göre daha tenha olan bir köşesinde durduğunda içinde kopan fırtınalardan bir haber olan kızın gözlerine baktı. İlk olarak çillerinin diğer günlere nazaran daha çok belirgin olduğunu gördü. Ardından kızın suratına bakarken içinden geçenlerden dolayı derin bir soluk verdi. İçten içe kendine kızıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, güzellik kaygısı gütmeyen bir kızdı. Suratına hiç makyaj yapmaz, gözlerinin altlarındaki kızarıklardan bile rahatsız olmazdı. Bu da onu fark etmese de daha güzel yapıyordu. Suratının tüm karakteristik özellikleri olduğu gibi ortaya çıkıyor, ifadesi gizlenmiyordu. Uraz içten içe onun bu duruluğundan inanılmaz derecede etkileniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şey mi söyleyecektiniz Uraz Bey?” Genç kızın sesi istemsizce sert çıkmıştı. Nedenini bilemediği bir şekilde ona karşı sinirli hissediyordu kendisini.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, nasıl olduğunu görmek istedim, kendini toparlayabildin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet,” kolunu hafifçe çevirerek “gayet iyiyim. İlaçlarımı da eksiksiz aldım, o yüzden hemen toparlandım herhalde.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adamın kara, kenarları dar bir açı şeklinde olan güzel gözleri açılıp kapandığında uç kısımda kalan kirpikleri titremişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey, günaydın!” O sırada yanlarından geçen Mehtap’la beraber dikkatler oraya çevrildiğinde kadın tüm dişlerini gösterecek şekilde sırıtarak konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mehtap, Uraz’ı işe girdiği zamandan beri uzaktan izliyor, içten içe ondan hoşlanıyordu. Genç adamın bir gün dikkatini çekeceğinin ümidiyle yaşasa da ne yazık ki bu isteği yalnızca hayal olarak kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son zamanlarda ise fabrikaya yeni giren kızla aralarında çıkan dedikodulardan bir haberdi. Sırf bu yüzden Pırıl’a karşı bilenmiş, onu incelemeye başlamıştı. Normalde hep bir kenarda oturup adamı rahatsız etmemeye özen gösterse de o dedikoduların boyutundan çok rahatsız olmuştu, Uraz’ın her an elinden kaçıp gidebileceğinin hissiyle kıskançlıktan kavruluyordu. Bu yüzden işe gelirken en güzel elbiselerinden birini giyinmiş, düz saçlarını açık bırakarak tüm havasını tamamlayan, alımlı bir makyaj yapmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, kendisinden son derece farklı olan kadına baktığında, özellikle kendisiyle göz göze gelmediğini fark etti. Sanki onu ezmek istiyor gibiydi. Gözlerini devirdi ve bu durumu önemsemedi, zaten insanlardan hoşlanmadığı her halinden belli oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Günaydın.” Uraz mesafeli bir şekilde karşılık verdiğinde kadın Pırıl’ı görmezden gelmeyi biraz daha abartarak kollarını göğsünün altında bağladı ve sanki genç adamı orada yalnız yakalamış gibi rahat bir tavırla konuşmaya devam etti. “Bu yıl da geçen sene gibi müsabaka yapacak mısınız? Yani biz çalışanlar olarak dört gözle bekliyoruz ve ben…” Dişleri gözükecek şekilde sırıttı ve saçını kulağının arkasına iliştirerek “açıkçası sizi tutuyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, dozunu aştığını düşündüğü kadına sert bir ifadeyle baktı, kadın etkilenmemiş gibi gözüküyordu. Sabır istercesine kuvvetli bir soluk alıp bıraktıktan sonra gergin ifadesiyle Uraz’a baktı ve “ben içeri geçiyorum.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adamın bir şey söylemesine kalmadan Pırıl yanlarından şimşek gibi geçip ayrılmıştı, Uraz’ın bakışları da kızın hızla uzaklaşan sırtında kalmıştı. Yanındaki kadın sürekli konuşarak bir şeyler anlatmaya çalışsa da Uraz’a sesi uğultu gibi geliyordu, Uraz’ın aklı çok başka yerlerdeydi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ofise girdiğim anda Ferda’nın çığlığıyla irkilerek bir adım geri çekildim. Kocaman aralanan gözlerinin içinden adeta kalpler fışkırıyordu. Ellerini sallayarak heyecanla bana doğru koşturduğunda ofise kısaca göz gezdirdim. Neyse ki bizden başka kimse yoktu içeride.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnanamıyorum Pırıl! Sonunda geldin!” Kolumu sıvazlayıp teklifsizce bana sarıldığında farklı hissettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Herkese çektiğim o kırmızı çizgi Ferda’nın umurunda bile değildi. “Gerçekten de sensiz bu ofisin hiç katlanılır bir yanı yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle mi?” Kulaklarımdaki pamuğu çaktırmadan biraz daha iteledim derine doğru. Ferda’nın sesi pamuk olmasına rağmen o kadar çok rahatsız edici bir yükseklikte gelmişti ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, tüm ofis Toygar Beyin saçmalıklarına katlandı, gerçekten de o adamla baş başa kalmak ölüm gibi…” Koluma girmişken bir yandan da benimle yürüyordu. Kafamı ona doğru çevirdim ve “baş başa mı kaldınız?” Dedim. Ferda’nın o pislikle yalnız kalma düşüncesi bile beni geriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sessizleşti, ardından da lafı değiştirip başka şeylerden bahsetmeye başladı. Yine de düşmüştü o kurt içime bir kere…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Neyse ki artık buradaydım ve onunlaydım. Benim yanımda Toygar ona hiçbir şey yapamazdı. Yine de içimden geçirmeden edemedim Ferda’nın ikna olup her şeyi yönetime anlatmasını… Ardından sıkıntılı bir soluk bıraktım. Bu onun için o kadar zordu ki, ona da hak vermeden edemiyordum, her tarafı pislik dolu değnekti işte, ne tarafa çevirsen elinde kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran koridorda sert adımlarla yürüyorken etrafa hiç bakmıyordu. Aklı farklı yerlerdeydi. Bir an önce kafasındaki soru işaretlerinden kurtulması lazımdı. Ona göre bir an önce harekete geçmek istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recebin odasına girdiğinde adamın masasına oturmuş vaziyette telefonla konuştuğunu gördü. Deli gibi pazarlık yapıyordu telefonda. Bu adamın gerçekten de zehir gibi ticaret kafası vardı, Bay Çelik için Recep işlenmemiş mücevherden farksızdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odasındaki hareketliliği hissedince yeşil gözlerini kaşlarının altından kaldırdı ve atikçe baktı. Ardından eliyle beklemesi için işaret yaptı ve konuşmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“La Mustafa ağabey sen de yabancı olmasak bizi yiyeceksin he!” Birkaç ısrarın ardından telefonun ardındaki adamı ikna ettiğinde keyiflenerek telefonu kapattı ve Devran’a döndü ve “buyur devrem?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran göğsünde biriken ağırlığı atmak istercesine sesli bir soluk bırakarak masasının önünde duran sandalyelerden birine oturduğunda konuya nasıl gireceğini bilemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl gidiyor gözetleme? Alışabildin mi fabrikaya?” Telefonuyla Eyüp’e mesaj çekerek talimatlarını yazdı ve işini bitirdikten sonra masanın üzerine koyarak tüm dikkatini çakır gözlü arkadaşına verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alıştım tabi, bir sıkıntı yok.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdilik var mı gözüne çarpan bir şeyler?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok ama Uraz’ın başlayacağımdan haberi yoktu herhalde?” Tek kaşını kaldırıp sorarcasına Recep’e bakmaya devam etti. Köşesinden de olsa muhabbeti Uraz’a bağlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep uzun bir şekilde mırıldandı ve “evet, bahsetmemiş olabilirim, bir şey mi oldu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok da aşağıda karşılaştık, Pırıl Hanım da vardı. Soru sorunca bende kızın yanında konuşamadım, o yüzden sana da bir söyleyeyim dedim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl’ın adını duyunca Recep’in suratında ufak bir tebessüm oluştu. “Piril Hanım geldi demek, nasıldı iyi miydi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet iyi görünüyordu.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep keyifli bir kahkaha atarak koltuğunda geriye doğru yaslandı ve “hamsiler iyi geldi demek ha!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran ona belli etmeden boğazını temizledi ve “ağabey sizin Pırıl Hanımla farklı bir bağlantınız mı var? Yani hepiniz onun için endişeli gözüküyorsunuz.” En rahatsız etmeyecek şekilde böyle sorabilirdi. Dudaklarının arasından rahat bir soluk bırakarak büyük bir merakla cevabı bekledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep’in suratındaki olağan ifadeyi görünce az bir şey rahatlamak istese de cevabını almadan kendini ümitlendirmeyecekti. “Yok ula bizim çalışanımız oluyor işte, çalışanlarımız zaten bizim için çok değerlidir, kızcağızın başına ne işler aştık, ilgileneceğiz tabi!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran duyduklarının ardından dudaklarını birbirine bastırdı, suratında milimlik bir tebessüm oluşmuştu. Oturduğu koltuğun kollarını kavrayarak sıktı ve “anladım ağabey.” Deyip ayaklandığında Recep de kafasını onunla kaldırdı ve “nereye ula?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran çivi gibi ayağa dikilmişken yumruklarını sıkıyordu. Burnundan hızlı aynı zamanda da sesli bir soluk aldı ve “işimin başına, fazla oyalanmayayım.” Dudaklarını birbirine bastırıp içtenlikle gülümsedikten sonra “yoksa elimden kaçırırım.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recebin başka bir şey söylemesine fırsat kalmadan odadan çıkıp gittiğinde genç adamın telefonu çaldı. Gözleri ekrana indiğinde küçük kardeşi Eyüp’ün aradığını gördü ve suratını buruşturdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir boku da tek seferde anlasan.” Söylenerek telefonu açtı ve “ne var?” Dedi kaba bir dille.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula Recep ağabey bu yazdıklarını hangi ara edeyim bir dünya işim var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep kardeşini canından çok seviyordu ancak sesine, ona söylediklerini ikiletmesine katlanamıyordu. Özellikle ergenliğini tam anlamıyla atlatamadığı için kardeşine sık sık uyuz oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnundan derin bir soluk aldı ve sabır çekerek bırakırken “önce dediklerimi hallet, sonra işine devam et ama batır oğlum işleri olur mu? Sıç fabrikanın ağzına karıştır yine her yeri.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ağabey hem ağzımdan her çıkanı yap diyorsun, hem de işleri batır diyorsun ne yapayım ben şimdi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep suratını sıvazlarken derin bir soluk bıraktı ve açtı ağzını yumdu gözünü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl kendi kahvesiyle beraber Ferda’ya da bir çay alıp arkasını döndüğü an tekrardan o adamla karşılaşmıştı. Birden onu karşısında görmeyi beklemediği için irkildi. Bu adam sürekli karşısında pat diye çıkmak zorunda mıydı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizi yine korkuttum sanırım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran, üzerindeki ceketini düzelterek sırtını dikleştirdi. Bir yandan da sırtını dikleştirerek kızın ifadesini izliyordu. İrkilse de belli etmemeye gayret ettiğini gözlemlemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yine?” Kız küçümsercesine sorunca gülümsemeden edemedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu sefer bir cenaze yok sanırsam?” Adam da aynı tonla karşılık verince Pırıl ellerinde tuttuğu bardakları hafif yukarı doğru kaldırdı ve “evet, şimdilik yok ancak yolumdan çekilmezseniz her an olabilir.” Deyince göz bebekleri büyüdü ve yana geçerek eliyle işaret etti. “Tabi, buyurun.” Kızın geçmesi için fırsat tanıdıktan sonra suratında kalan o sersem tebessümü silmeden uzaklaşmasını izledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bahçeye çıkıp her zaman oturdukları banka geldiğinde Ferda hâlâ ortalıklarda gözükmüyordu. İç çekerek omuzlarını indirip kaldırdı ve yerine oturarak ayaklarını öne doğru uzattı. Bir yandan da Ferda’nın tuvalete gidince çıkmak bilmediğini düşünüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanında oluşan hareketlilikle beraber kafasını çevirip baktığında onu görmeyi beklemiyordu. İrkilerek dişlerini sertçe birbirine bastırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nil, suratındaki canlı tebessümle yanına oturmuş, hiçbir şey olmamış gibi bukle şeklini verdiği turuncu saçlarını omzunun ardına fırlatarak bacak bacak üzerine atmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kızın zihninde anında Enes’le Nil’in öpüştüğü anlar canlandığında gözlerini sertçe yumdu ve o anların gitmesi için çabaladı. O günün ardından Nil’i yalnızca bir kez görmüştü. O gün de Nil, Enes Bey’in kendisini zorla öptüğünü, Eyüp’le ilişkisinin olduğunu söylemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nil’e güvenmeyi seçtikten sonra böyle bir şeyle karşılaşması Pırıl’ın dünyasını yıkmıştı. Ona, yaptıklarını telafi edeceğini, iyileşmesi için çabalayacağını söylemiş, türlü vaatlerde bulunmuştu. Bu saatten sonra Pırıl, Nil’e nasıl güvenecekti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sonunda seni görebildim!” Kırmızı dudaklarını ıslattıktan sonra endişesini bastırmak istercesine gülümsemeye devam etti ve Pırıl’ın elini tutup sıkarak “ne kadar endişelendiğimi tahmin dahi edemezsin…” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen de beni çok endişelendiriyorsun Nil.” Hislerimi filtrelemeden, onunla doğrudan paylaştığımda üzülmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana inanmıyorsun değil mi?” Acı bir tebessüm oluştu suratında. Ardından kafasını onaylamaz anlamda salladı ve içtenlikle “bak, hakkımda ne düşünürsen düşün tamam mı? İstersen ahlaksız bir kadın olduğumu düşün, bu benim umurumda bile değil ama ben yanlış bir şey yapmadım Pırıl.” Dolan gözlerini etrafta gezdirdikten sonra bana tekrardan baktı ve “sadece hatamı telafi etmeme izin veremez misin? Sana yaptığım haksızlık hep şuramda kaldı.” İşaret parmağıyla göğsünü göstermişti. Acı dolu bir sesle devam etti. “O kadar yol kat ettikten sonra beni durdurma Pırıl, geçmişteki yaralarını iyileştirmeme izin ver.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nil’in ifadesini büyük bir önemle inceliyor, söylediklerinin doğruluk payını zihnimde tartıyordum. Söyledikleri tıpkı o gün ki gibi yüreğimi kıpırdatmıştı. Bunu yapabilir miydi? Tekrardan duygularımı kazanabilir insanlara güvenebilir miydim? Zihnimi sürekli bu sorular kurcalıyordu… Bu zamanki tecrübelerime göre suratında hiçbir şekilde samimiyetsiz olduğunu hissettirecek bir ifade oluşmuyordu. Gözleri, beden dili, sesi… Hiçbiri bana rol gibi gelmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sessiz kaldığımı görünce dudaklarını birbirine bastırdı ve buruk bir tebessümle omzumu sıvazladı. “Sevindim, seni tekrardan gördüğüme…” Elini geri çekecekken banka koyduğum kahveye çarptı ve dökülmemesi için son anda bardağı kurtardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ay! Ne kadar da sakarım ya!” Kahve eline bulaşmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Oo! Pırıl abla hoş geldin!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp’ün sesini işitince omzumun üzerinden ona doğru döndüğümde tüm odağında ben vardım. Bakışlarım ikisi arasında gidip geldiğinde Nil’in suratının biraz kızardığını fark ettim. Telaşlanmıştı. Üzerini başını düzelttikten sonra “neyse ben şimdi gidiyorum, yanına yine geleceğim.” Dedi ve kaçarcasına oradan ayrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp dönüp de ona göz ucuyla bile bakmamıştı. Aralarında bir şey varsa ve gizli tutuyorlarsa da çaktırmadan da olsa bakması gerekmez miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İstemsizce kaşlarım çatıldığında bilakis Eyüp’ün sevinçle boşalan yere oturduğunu gördüm. Nil’in varlığını hiç önemsememişti bile.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, Pırıl’ın evindeki günden sonra üzerinde garip bir sinir hissetmişti. Ardından bu sinir dağıldıkça mantıklı düşünmeye başlamış, duygu ve düşüncelerinde bazı karışıklıklar olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özellikle bu karışıklık, Pırıl’ın kapısı çaldığında hissettiği gerilimden dolayı olmuştu. Odasında oturuyorken geçmişe doğru gitti ve bazı parçalar bulmaya çalıştı. Kızın belalı kuzeninin ardından o günü hatırladı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başından beri Pırıl dan şüpheleniyorken kızdaki farklılıkları şüphelerinin teyidine yormuştu. Özellikle de o gün, onu dedesinin odasından çıkarken gördüğünde kızın betinin benzinin nasıl attığını anımsadı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatıldı, masasına doğru eğilerek dirseklerini üzerine koyduğunda bir yandan da parmaklarıyla alnını oyuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gün Pırıl’a karşı fazlasıyla sert davranmıştı ve daha sonrasında da kızın tersine gitmeye devam etmişti. Pırıl’ın departman değiştirmesini de aynı şeye yormuş, ondan daha fazla şüphelenmişti ama o… Gözlerini doldurarak ne demişti kendisine öyle?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Rahatsız olduğunu, bu yüzden toparlanmak için o odaya girdiğini söylemişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz birden hayvani bir dürtüyle yerinden kalktı. Öylesinde hiddetliydi ki sandalyesi arkasındaki duvara çarpmıştı. Hızını kesmeden odasından çıktı ve kamera odasına doğru ilerlemeye başladı. Bir yandan da Pırıl’ı, dedesinin odasında yakaladığı günün tarihini hatırlamaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp’ün neşe dolu ifadesiyle bana bakıp sürekli nasıl olduğumla ilgili sorular sormasını, aralarda şakalar yapmasını izlerken huzursuzca yerimde kıpırdandım. Bir şeyler yanlıştı sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımı temizleyerek alt dudağımı ıslattım ve kendime engel olamadan konuştum. “Eyüp, sana bir şey soracağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İri gözlerindeki tebessüm gölgelendi ve kafasını onaylar anlamda sallayarak “buyur Pırıl abla, sor.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birazdan soracağım şey, hatta belki de öğreneceklerim için midem karıncalanıyor, huzursuzlukla kıpırdanıyordum. O kadar çok istiyordum ki Nil’in doğruları söylediğini bilmeyi… Ona tutunmayı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayattan çok fazla olumsuzluk tattığınızda bir süre sonra kalbiniz hassaslaşıyordu, en ufak bir olumsuzluk bile kalbinizi hasta edebiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yıllarca hayal kırıklığına uğramamak için kendimi kapatmışken birden hastalığımın başlamasına vesile olan o kızın tekrardan karşıma çıkıp, kafamı karıştırdıktan sonra bana yalan söylemesi… Bunu kaldıramazdım, kim bilir ne hale gelirdim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bedenimin ısısı giderek yükseliyorken parmak uçlarımı sıkıştırıyordum. Soluk seslerim kulaklarımda yankıyla işitiyorken şakaklarımın kızardığını hissediyordum. Belki de durmalıydım, ileri gitmemeli, hiçbir şeyi öğrenmemeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ruhum bu kadar şiddetli hastayken bu acımasız gerçek beni kim bilir nerelere götürecekti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçimdeki hasta olan Pırıl bana devam etmemem, çenemi kapalı tutmam için baskı uyguluyordu ancak tam da o sırada Başak Hanım’ın suratı gözlerimin önünde beliriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başak… Beyazlığı, saflığı temsil eden iyi yürekli kadın…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O kandırılmayı hak ediyor muydu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başkaları için endişelenmekten, çabalamaktan vazgeç artık! Dön de şu haline bir bak!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumdan yavaşça bir soluk aldığımda titriyordum. Eyüp’e belli etmemeye çalıştım, avuçlarımın içi hızla terliyorken geri çekilmeyi düşündüm ancak annemin gözleri, ölümü… Lanet olsun sürekli zihnimde canlanıyordu. Başağında o beyaz elbiselerinden birini giyindiğindeki görüntüsünü sundu bana beynim, o canlı gülümseyişini… Ardından bedenini cansız bir şekilde görünce kendime engel olamadım ve heyecanla sordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nil ile aranda ne var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Evet işte yine yapamamıştım… Başkalarının işine bulaşmadan duramamıştım çünkü… O gün ki pişmanlığım o kadar tazeydi ki… Annemi, babamla ilgili uyarmadığım için yaşadığım vicdan azabı çok fazlaydı, tüm dünyayı kurtarsam dahi geçmeyecekti biliyordum ancak bu fırsatlar… Bu fırsatlar beni iyi hissettiriyordu ve bir nebze de olsa müdahale edebilmek kalbimin yarasını az da olsa yatıştırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp’ün gözleri olduğundan da irileşti, ardından kaşları çatıldı. Afallamıştı. “Bunu da nereden çıkarttın Pırıl abla?” Dedi iğrenircesine dudaklarını geri doğru çekerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim alevli bir el tarafından sarıldığında mideme sağlam bir yumruk yemiştim. Sertçe yutkunarak derin soluklar aldım ve tam anlamıyla emin olmak için direttim. “Bilmem, sevgili olduğunuzu düşünmüştüm.” Dolu dolu olan gözlerle ona bakmaya devam ederek konuşmuştum. Karşısında resmen can çekişiyordum, belli olmaması için üstünkörü bir çabaya girmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarını içe doğru kıvırdıktan sonra etrafa hızlıca baktı ve ardından bana doğru yaklaşarak fısıldadı “aslında bu öyle değil Pırıl abla…” İfadesi iyice sıkıntılı bir hal alınca yerinde huzursuzca kıpırdandı. Eyüp genel itibariyle ağzında bakla ıslanmayan biri olduğu için kendine daha fazla engel olamadan konuştu. “Aslında ben onun, Enes ağabeyimle arasında bir şey olup olmadığını anlamak için bir süredir peşindeydim, sen de bunu yanlış anladın herhalde.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oturduğumuz bankın sırt kısmını sıkıca tutmaya devam ediyorken bakışlarım gölgelendi ve boşluğa düştü. Biri durmadan midemi tekmeliyorken telaşla devam etti “tabii öyle bir şey kesinlikle yokmuş, emin oldum. Sende bu dediklerimi unut lütfen, olur mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soğuk soğuk terliyordum. Soluklarım iyice sesli bir hâl aldığında Ferda’nın sesini duydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl! Kusura bakmaya çok geç kaldım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendine gel Pırıl, burada kriz geçiremezsin.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Göğsüm sert hareketlerle inip kalkıyordu. Kupkuru kalan dudağımı dilimle ıslattığımda derisi o kadar çok sertleşmişti ki, dilim tahriş oldu. Bal rengi gözlerim kalktı ve ikisine baktı. Eyüp bana bir göz kırptıktan sonra yanımdan kalkıp gittiğinde Ferda sürekli bir şeyler söylüyordu ancak kulaklarım öyle çok uğulduyordu ki onu duyamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanıma oturunca bacaklarım tutmuyordu sanki… O kadar çok hassaslaşmıştım ki en ufak bir sese dahi katlanamıyordum. Avuçlarımla kulaklarımı kapatıp yerde kıvranarak çığlık atmamak için kendimi zor tutuyordum. Elimi kaldırdım ve nefes nefese konuştum. “Ferda… Lüt-fen sus…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hafifçe öne doğru büküldükten sonra sıkıca tutunduğum banktan son bir güç almaya çalıştım ve ayağa kalktım. Yavaş olsa da ilerliyor, yere sağlam basmak için gayret ediyordum. Bacaklarım bezdendi sanki… Yine de pes etmedim ve yürüdüm…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fabrikanın içine girdiğimde düşüncelerimin arasında o kadar çok boğulmuştum ki o yavaşlığıma rağmen üretime nasıl geldiğimi bile anlamamıştım. Ben koridorda ilerliyorken Enes Bey güçsüz bedenimi fark etmedi ve yanımdan geçip gitti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Koridorun ışıkları paydostan dolayı kapalı olduğu için görmemişti belki de. Uzaklaşan sırtına öfkeyle bakmaya devam ediyorken bakışlarımdan ateşler çıkıyordu. Kendimi yaralı, yırtıcı bir hayvan gibi hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir elimi duvara koyup sürterek ilerlemeye devam ettiğimde soluklarım kulaklarımda yankılanıyordu. Önceden çalıştığım departmana girdiğimde, Enes Bey’in yazıhanesinin içerisinden onu çıkarken gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi sertçe birbirine bastırdım ve kaşlarımın altından izlemeye devam ettim. İlk olarak turunca, kıvırcık saçlarını düzeltti ve bir şarkı mırıldanarak ağzının kenarını silip eteğini indirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yazıhanenin camından görebildiği kadarıyla yansımasına bakıyor, bir yandan da şarkı mırıldanmaya devam ediyordu. “Kaç kere diyorum şu rujumu dağıtma diye…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Orada öylece dikilmeye devam ediyorken bakışlarımın yansımasında dünyam yıkılıyordu. Yer ayağımın atından kayıyor, içine batmam için beni çağırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayaklarımı sürterek iki adım attığımda çıkan hışırtıyı işitti ve korku dolu bir ses çıkartıp bana döndü. “Ay!” Elini yüreğinin üzerine koydu. Dekolteli elbisesinden göğüsleri şişmiş, yüreği ağzına gelmişti. Bir süre öncesine kadar oldukça berrak gelen gözleri şu anda bana bir iblisi andırıyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Değil beni, birini görmeyi beklemiyordu… Korkuyla yutkundu ve dağılan ifadesini profesyonel bir biçimde toparlayarak gülümsedi. “Pırıl! Çok korkuttun beni, sen miydin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yüzümdeki dinginliğin farkındaydı. Çekik gözlerimi ona kilitlemiş, parçalara ayırmak istiyormuşçasına bakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Korkuyordu, az önceki olanlara şahit olup olmamamdan emin olmaya çalışıyordu. Bu süreyi uzatmadım ve kafamı onaylamaz anlamda salladım. “Yalan söyledin…” oldukça tehlikeli bir ses tonuyla konuşmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O loş ortamda bile fark edeceğim şekilde irisleri küçüldü. Ben usulca ona doğru ilerliyorken o hafifçe yana doğru hareket ediyordu. Tekrardan yalancı bir tebessümle gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne dediğini cidden anlamıyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı usulca onaylamaz anlamda salladığımda aramızda birkaç adım kalmıştı. Bulduğu her fırsatta yana doğru adım atıyordu, ben de ona doğru ilerleyip karşısında geçiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sonunda adım atmaya bir son verdiğimizde karşılıklı durduk. Tüm yüklerim omuzumda, hastalığımı başlatan kızın ikinci kez hayatımı mahvetmesiyle ayakta duruyorken yorgun bakıyor, bitmiş hissediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O ise yakalandığının farkında ancak korksa da daha çok düşünceliydi, olayı kendi lehine nasıl çevireceğini düşünüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Enes’le yasak ilişki yaşadığınızı biliyorum.” Tüy kadar hafif bir sesle konuşmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan göğsü hiddetle inip kalktığında tüm ifadesi dağılmıştı. Az önceki şaşkın bakışını düzeltti ve kararlılıkla bakarak konuştu. “Kimseye bir şey söyleyemezsin.” Ona inanmayacağımın farkına varması uzun sürmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kanın, tüm vücudumdan çekildiğini hissediyordum. O, bana yalan söylediği için değil de kendini kurtarmak için endişeliydi, bana verdiği sözler neredeydi? O kadar çabalamışken neden benim için uğraşmıyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” Dedim ve iğrenircesine kafamı sallayıp suratımı buruşturarak “iğrenç bir insansın, gerçekten de iğrenç! O adam evli, hiç mi utanmadın!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bak! Bilmediğin şeyler hakkında yorum yapma tamam mı?” Bir de utanmadan beni uyarırcasına konuşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hiçbir şey onun bir karısı olduğunu değiştirmez!” Ardından tükürürcesine devam ettim “bunun yanına kalacağını sanıyorsan yanılıyorsun. Bu pisliğe ortak olmayacağım.” Dedim ve tiksinircesine ona bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir adım geri çekildiğimde telaşla bağırdı. “Pırıl!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayal kırıklığına uğrayan ifademle öylece donup kalmıştım sanki. Kırgın bakışlarımla gözlerine bakmaya devam ederken “bir daha sakın karşıma çıkma, sana inandığım için bir aptalım.” Dedim ve zayıf sesimle devam ettim. “Duydun mu? Seni hayatımda istemiyorum.” Nefes nefese kalmıştım. Benim de kalbim onunki gibi hiddetle inip kalkıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önceki panik dolu ifadesi yok oldu, kaşlarını çattı ve ardından sağlam bir kahkaha attı. Ne yapmaya çalıştığını anlayamadığımda deri değiştirir gibi ifadesini anında değiştirdi ve gözlerini devirdi. “Hadi ama Pırıl! Sence şu an bu ne kadar umurumda?” Kalp ritmimin yavaşladığını hissettiğimde sert sert atıyor, göğüs kafesime çarparak canımın acımasına neden oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an sanki her yer durdu, mekân durdu, zaman durdu… O loş ortamda, iş makinelerinin arasındayken bana hayretle bakarak devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Madem öyle, kendini bir şey sanmanı istemediğim için söylüyorum.” Omzundaki saçını geriye doğru attı ve düz bir ifadeyle konuşmadan önce kollarını göğsünün altında bağladı. “Sen yalnızca benim bahanemdin. Buradan çıkarken ilk seninle karşılaştım ve durumu toparlamak için de yine sana tutundum.” Bir bacağını daha ileriye uzatarak rahat bir duruş takındı ve “işe yaradığını söylemeliyim, teşekkür ederim yardımların için.” Kafasını hafif yana yatırıp kıstığı gözleriyle devam etti. “Ancak o suratsız, kendini altın ırk sanan tavırlarına gerçekten de dayanamıyorum.” Hasetle ifadesi buruştu, sanki karşımda başka birisi vardı. Öfkeyle içindeki kini akıtmaya devam etti. “Küçükken de böyleydin, bu yüzden senden nefret ederdim. Başına gelen her şeyi hak ettin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kulaklarım zonkluyor, son söyledikleri sürekli zihnimde tekrarlanıyordu. Onca acı, şiddet dolu görüntüler hepsi gözümün önünden aktı ve gitti… Karşımdaki kızdı bunların sebebi… Ve o bana… Yalnızca ona yardım ettiğim için başıma gelenleri hak ettiğimi söylüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O anda küçükken ki görüntüsü gözümün önüne geldi ve ben de kendimi o yaşlarımda gördüm. Kulak zarım patlarcasına çınlıyorken ağzımın için hızla kurudu ve nefes nefese kaldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçük Nil, ah küçük Nil… Saçları her zamanki gibi atkuyruğu olmuş, bilmiş tavrıyla karşımda dikiliyordu. Ben ise oracıkta öksüz duruyordum… Annem hep saçlarımı iki yandan örerdi, bu yüzden kendim örmeye çalışmıştım, beceremediğim için her taraftan saçlarım çıkmıştı. Karşısında masumiyeti temsil edercesine duruyorken ince dudaklarını öfkeyle kıpırdattı ve haykırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Benim yüzümden yaşadıkların için hiçbir zaman pişman olmadım!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçük Pırıl… Küçük Pırıl’ın gözleri doldu, kalbi bir yanardağın patlaması gibi kırıldı ve içerisinden buram buram acı aktı… Ayaklarına kadar doldu o kızın acıları…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.