1. Bölüm

32.KARE / 32.KARE

💬 0
Basım hakları gereği kitabın son bölümleri yüklenmeyecektir, onun yerine özel bölümler yüklenecektir <3
“Yedek bataryanı aldın mı?” Aceleyle çantamı toparlarken bir yandan da Suna’yla konuşuyordum. Telefonu omzum ve kulağım arasından alarak bükmekten uyuşan boynumu kafamı geri atıp esnettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdi de beni düşünür mü oldun Suna? Son dakika gelememen yetmiyormuş gibi!” En son anlaştığım kadın yüzünden bu hafta ve gelecek haftaki programım bir hayli kalabalıktı. Kadın söylediğine göre ünlü bir iş adamının sevgilisiydi ve balayı dahil sözünden evlilik aşamasına kadar her anını kayıt altına aldırmak istiyordu. İleride çocuklarıyla beraber izleyecek, bugünleri yad edecekmiş, özel anlarını birden fazla kez kayda almak içinde yabancılık çekmeyeceği, sürekli olarak çalışabileceği birini istiyordu. O şanslı kişi de ben olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İncir abla biliyorsun bir anda çıktı abimin işi. Yoksa gelirdim tabi niye gelmeyeyim yardıma?” Son dakika haber verdiği için yardımcı bulmakta zorlanmıştım, bu yüzden isteme çekimlerini tek başıma halledecektim. Kısa bir süre duraksadıktan sonra kıkırdadı. “Tabi, biliyorsun eğer kabul etseydin abimin o işi sen olacaktın!” Kızacağımı bilse de dayanamadan kahkahasını patlattığında sinirlerimi zıplatmıştı yine.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sıkma canımı istersen Suna.” Aceleyle eşyalarımı toparlamaya devam ederken içimdeki yara hâlâ dün gibi aynıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapayım canım gencecik kadınsın, çevrendeki erkekler tarafından beğeniliyorsun. Tek taliplin abim değil ki, bizim sokağın kuaförü de sana abayı yakmış diyorlar, birini reddetsen diğeri durmuyor, sanki evli kadın gibi davranmanın ne manası var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm duygularımı boğazıma dizdiğinde patlamak üzereydim. “Benim kalbimde Atilla dan başkasına yer yok Suna bunu biliyorsun, biraz daha konuşma kalbini kırarım, çok kötü.” Bu ona yaptığım son uyarıydı; anlamış olacaktı ki sesindeki alaylı tınıyı yok etti ve ciddiyetle kendini açıkladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapayım İncir abla? Menderes abiye saygım sonsuz biliyorsun ancak ben de senin iyiliğin için konuşuyorum. Öleli iki yıl oluyor kapattın kendini dış dünyaya, yalnız kalmanı istemiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazıma oturan yumruyla güçlükle yutkundum ve acıyla konuştum. “Ben nişanlımla ayrılmadım Suna.” Gözümden yaşlar akarken kalbim sıkıştı, nefesim kesildi. “Benim nişanlım öldü.” Onun üzerine olan tüm güller yalnızca dikendi bana. Sevgisi, nefesi, yaşadıklarımız… Hepsi dün gibi aklımdaydı ve unutamazdım. Unutmazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ahizenin karşısından gelen iç çekişlerin ardından söyleyecek söz bulamadığını anladım ve çatallaşan sesimle hızla konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse geç kalıyorum kapatmam lazım.” Telefonu kapattıktan sonra çantamın fermuarını kapatıp belimi doğrulttuğumda zihnimde dolanan hatıralardan başım dönmüştü. İri, kahverengi gözlerim etrafta gezindiğinde bedenim ağırlaşmıştı sanki. Parmaklarım masanın kenarlarını sıkıca tutuyorken Menderes’in koyu renk gözleri aklıma geldi gözlerimi kapattım ve gülüşünü hissettim… Soğuk koyu sarı saçları, buğday renk teni… Başımı okşayışı… Hepsi dün gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne olduysa o amansız gecede olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şimşekler çakıyor, gök yeri çiğniyordu ve deniz yata taşıyordu. Dalgalar bizi oradan oraya vuruyorken kara gökyüzünden tekrardan kuvvetli bir şimşek çaktı ve ben çığlık atarak masaya savruldum. “Menderes!” Ağzımın içine giren kudretli rüzgâr sesimi yuttu ve ciğerlerime hapsetti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Menderes!” Tekrardan çığlık atarak ona koşmaya çalıştığımda benim için giyindiği siyah takım elbisesi ıslanmış, üstü başı dağılmış adam gücükle bulduğu can yeleğini üzerime attı. Gerisi ise nefesimi kesen acı verici bir karanlıktı. İrkilerek zihnimden çıktım. Çıktım çünkü biraz daha kalsaydım şayet orası beni boğacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne kadar süre orada o şekilde dikildim bilmiyordum. Oldukça donuk kalsam da tekrardan son zamanlarda en iyi yaptığım şeyi uygulayarak duygularımı içime attım. Çikolata kahvesi saçlarım düz, omuzlarımdan aşağı salık uzanıyorken parmaklarımı ön tutamlardan geçirip geri attım ve daha fazla beklemeden çantalarımı alıp evden çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki vesaitle geldiğim villanın önünde durduğumda ilk defa bu kadar zengin bir kadınla çalıştığım için bakışlarım irileşmişti. Dudaklarımı ortada buruşturarak etrafı çitlerle örülü olan evi incelediğimde isteme öncesi olduğu için etraf sakindi, kimse yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İleride duran güvenlik kulübesine doğru ilerledim. Siyah filmli cam yavaşça aralandığında yeşil gözlü adamla karşılaştım. “İncir Soydal. Lal Hanımın fotoğrafçısıyım.” Adam yüzümü detaylıca inceledikten sonra kafasını yavaşça onaylar anlamda salladığında kısa süre içerisinde beyaz demir kapılar önümde açılmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çıkan sesin ardından çantalarımın kulplarını daha sıkı kavrayıp çimenlikleri ortadan ikiye bölen beyaz yolun üzerinden ilerlemeye devam ettim. Ayakkabımın kalın topuğundan çıkan ses eşliğinde gidiyorken tripotumun olduğu bez uzun çanta sıkıştırdığım koltuk altımdan kayarak kahverengi tişörtümü sıyırdı. Dizimi kaldırıp güç verip onu yükselttiğimde ilerideki devasa merdivenlerden ince topuklularıyla inen Lal Hanımı gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İncir!” Dedi ve yüzündeki devasa gülümsemeyle bana doğru ilerledi. Üzerinde dizlerinin bir karış üzerinde kalan krem rengi saten sabahlığı, saçlarında ise bigudileri vardı. Dudağındaki nar çiçeği rengindeki ruj kızıl kahve saçlarına uyum sağlasa da yüzü genel olarak makyajsız olduğu için biraz fazla gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sanırım erken geldim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçlarımın sarılışını yakalayamadın bile!” Şakayla karışık takıldığında haklıydı. Her anını kaydetmek isteyen birine göre atlanılamaz bir ayrıntıydı ancak bu kadar erken yaptırmaya başlayacağını düşünememiştim. “Saçlarım biraz inatçıdır da! Bu yüzden erkenden sardırmamız gerekti.” Nezaketen gülümsedikten sonra etrafa bakındım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dış dekorlardan başlayayım o zaman ben çekime.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öncesinde meyve şölenimize katılmak ister misin?” Nezaketen gülümsedim. “İçeride harika erikler var.” Dediği anda kulaklarım uğuldadı ve duraksadım. Omuzlarım enseme doğru çekildiğinde abartılı bir hızla kafamı onaylamaz anlamda salladım. “Teşekkür ederim ben…” İşkence çekiyormuş gibi devam ettim. “Erikten nefret ederim.” Nefes nefese kaldığımda muhabbeti uzatmaması için içimden dua ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tabi, nasıl isterseniz.” Gözleri heyecanla irileşti. “İçerisi sürpriz olsun o zaman. Neler hazırladığıma inanamayacaksın!” Abartılı ifadesiyle şakıdıktan sonra kıkırdayarak yanımdan ayrıldığında ondaki hayat enerjisinin en ufağını bile kendimde bulamadığımdan dolayı içim burkulmuştu. Ardından hüzünlü tebessümümle eşyalarımı beyaz masaya koyup çantalarımı açtım ve kameramı hazırlamaya koyuldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bildiğim kadarıyla isteme içeride olacaktı, daha sonrasında bahçede kokteyl tarzında kutlama yapacaklardı ancak bahçe bile fazla gösterişli duruyordu. Kafamı çevirip detaylara dikkatlice baktığımda altın varaklı uzun masa, üzerindeki sunumluklar uzun mumlarda gezdirdim bakışlarımı ve hayali açılar çizdim zihninden. Daha sonrasında detayları çekmeye başladığımda hiçbir ayrıntıyı atlamamaya yemin etmiş gibiydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Esen rüzgâr düz, uzun saçlarımı havalandırırken dikkatimi bozamadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Objelerle işimi bitirdikten sonra doğrulup evi çekmeye başladığımda olabildiğince uzak çekim alıyordum. Evi bahçeyle ve arkasındaki manzarayla da çektikten sonra yorulmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarıdaki işimi bitirdikten sonra çantalarımı toparlayıp içeri girdiğimde Lal Hanım için geç kalmamış olmayı umuyordum. Gerçi, aksi olsa beni hemen çağırırdı diye düşündüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl olur böyle bir şey!” Devasa kopan çığlığın ardından Lal Hanımın bağırışlarını işitince yüreğim ağzıma geldi. Koşarak içeri girdiğimde orada devasa salonun köşesinde beyaz takımlı adamı gördüm. Sırtı dönüktü ve apar topar dış kapıya yöneldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun Lal Hanıma bir şey yapmış olabileceği düşüncesiyle aklım yerinden çıktı ve hızla ikili gösterişli koltukta ağlayan kadının yanına gittim. Diğer yardımcıları da benim gibi endişeliydi ve onunla ilgileniyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oldu Lal Hanım?” Dedim Panikle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“E-erkek arkadaşımın babası kaza geçirmiş!” Dedi hıçkıra hıçkıra ağlarken. Demek ki adam bir hışımla bunun haberini verip gitmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimi dizine koyarak sakin olması için ona telkinler vermeye çalışsam da kadın dağılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse!” Dedi ve hızla yüzündeki yaşları sildi. “Bugün her şey iptal arkadaşlar. Daha sonra yapacağız istemeyi, gün belli olunca sizlerle iletişime geçerim.” Onun için üzülmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çalışanlar yavaşça kalkıp hazırlanmaya başladığında endişeyle gözlerine bakıp yavaşça sordum. “Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?” Soru sorup onu rahatsız da etmek istemiyordum. En iyisi ihtiyaç varsa onun söylemesiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını onaylamaz anlamda salladı. “Birazdan hazırlanıp gideceğim bende. Teşekkür ederim, sizinle iletişime geçerim.” Sessiz kaldım ve onunla yavaşça doğruldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o andan sonrası da derin bir telaştı evin içerisinde. Usulca çantalarımı alıp evden çıktığımda havanın rengi değişmişti, kasvet kaplamıştı bulutları.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Otobüs durağına gidene kadar bugünkü çekimden dolayı iptal ettiğim programı düşündüm. Her ne kadar Lal Hanım için üzülsem de yaşamak benim için bir can pazarıydı ve para kazanmam gerekiyordu. Elimi cebime atarak birkaç kâğıt parayı çıkartıp baktıktan sonra iç çekerek önüme döndüm ve sıkıntıyla otobüsü bekledim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sabah kahvaltı bile yapmadan çıktığım için acıkmıştım. Eve girer girmez eşyalarımı bırakıp bir kâseye sıvı yağ ve baharatlardan döküp karıştırdıktan sonra yıkadığım tavuklara boca ettiğimde telefonum çalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suna arıyordu. “Ne var be kızım?” Söylenerek telefonu açtığımda bir yandan da çıkarttığım tencereme harçla karıştırdığım tavuklarımı döküyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kolay gelsin İncir abla! Ya çekimdesin biliyorum ama bir şey sormam lazımdı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Söyle evdeyim, ne oldu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evde mi?” Kısa sessizliğinin ardından hayretle şakıdı. “Yoksa ben gelmiyorum diye sen de mi gitmedin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirdim. Sanki fotoğraf çekimine dün başlamışım gibi konuşuyordu. “Kızın kayınpederi kaza geçirmiş, iptal oldu o yüzden.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duraksamadan tek nefeste sordu. “Vah vah neden ki?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tencerenin kapağını kapatıp altını orta derece açtım. “Yeter ama Suna, ne için aramıştın sadede gel artık.” Dedikoduyu sevdiği için başladığı zaman duramayacağını biliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ay tamam ya. Şey diyecektim, geçen gittiğimiz kına çekimlerini bana atar mısın nereye attım bulamıyorum iki saattir kafayı yiyeceğim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, gönderirim birazdan.” Telefonu kapattıktan sonra tavuklarımı karıştırıp tekrardan kapağını kapattım. Mutfaktan çıkıp küçük salonuma ilerlediğimde diz üstü bilgisayarım masanın üzerindeydi. Kameramdan sd kartı kart okuyucuya takıp dediği görselleri bulacakken bugün çektiklerim dikkatimi çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne kötü oldu kıza…” İlk başta çektiğim deneme çekimlerine baktım, ışık gölge kontrolleri kamera kontrolü derken çekimlerimi inceledim yavaş yavaş. “Demek ki bu sabah evden çıkarken içimi kaplayan kasvet bundanmış…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dirseğimi masaya yaslayıp çenemi avuç içime yerleştirdiğimde çektiğim ev fotoğraflarına kadar gelmiştim. “Ne kadar da garip. Evin içi sakinken birden mahşer yerine dönmüştü, hangi biri bilebilirdi ki böyle olacağını?” İç çekerek temiz kadrajlarımı incelemeye devam ederken bir şey fark ettim… Ufak bir ayrıntı, çektiğim otuz ikinci karedeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dış cepheyi çekerken evin içinde gördüğüm beyaz takım elbiseli adam kadrajıma girmişti. Kenarda duruyor, asabi ifadesiyle beraber hırsla eve doğru yürüyordu. Kaşlarım çatıldı çünkü bu adamın suratını ilk defa görüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu adam…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O anda gözlerim anında doldu ve hızla yaşlar aktı. An durdu, nabzım, kan akışım Dünya… Her şey. Benim için o an her şey durdu ve ben… Yalnızca bakakaldım. Sadece gözyaşlarım durmamıştı ve onlar… Sicim gibi yanaklarımdan akıyor, yüreğimi dağlayarak beni mahvediyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah…” Can havliyle, acıyla inlediğimde ölecekmiş gibi hissettim. Elim ayağım kıpırdamıyor, bedenime kal geliyordu o adama baktıkça çünkü…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu adam… Bu adam benim yıllar önce öldü sandığım nişanlım Menderes’ti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.