11. Bölüm
İspiyoncu I İki Ruh Serisi 1 / SAMİMİYETSİZ GÖZYAŞLARI
❤️ 0
💬 0
İyi Okumalar!
Gözlerim yuvalarından çıkarcasına aralık kaldığında yutkunmaya çalıştım. Boğazımdaki kuruluk öylesine derindi ki nefes bile almamı engelliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumun direğinde oluşan yanma kuvvetlendi ve gözlerimi doldurdu. Şah damarım ilk defa annemin ölümüne şahit olduğum an kadar sert ve net atıyordu. Elimi kapının pervazında sürterek oluğuna tutundum. Titreyen dizlerim yüzünden düşmem an meselesi olabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi sertçe yumup tekrar açtığımda ikisi de olduğu yerde duruyordu. Bu… Bu rüya değildi! Birbirlerini büyük bir açlıkla öpüyor, okşuyorlardı. Güçlükle bir adım geri çekildim. Odanın dışına çıkmıştım, sırtımı duvara yasladığımda soluklarım giderek kesiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şu anda panik atak krizi geçiriyor olabilir miydim? Tüm düşüncelerim birbirine girip beni boğmaya başladığında her şeyin farkındaydım. Bundan sonrasında olacakları artık ben nasıl engelleyecektim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dolan gözlerimde ki yaşlar sicim gibi yanaklarımdan kıvrıldı ve çenemin altında birleşti. Titredim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O anda tüm düşüncelerim yankılanmaya başladı, yankılandıkça kanım çekiliyor, peni perişan ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu diğerlerinden farklı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
, Başak Hanımla çalışacaksın! Üstelik onu tanıdın, o çok iyi bir kadın! Nasıl söylemeden duracaksın?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her gün Enes ve Nil’i de görüyorsun? Kollarını, etini kaldırana kadar kaşıman da bir fayda etmeyecek!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duvarlara tutunarak ilerlemeye çalıştığımda alamadığım soluklar yüzünden inlercesine, acılı sesler çıkartıyordum. Can çekişiyordum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşe başladığım ilk gün girdiğim odanın kapısı açıktı, o dedenin odası…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Vakit kaybetmeden oraya doğru ilerlemeye çalıştım bir adım atsam iki adım geriliyordum sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşten istifa da edemezsin!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Teyzen ensende!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Baban seni arıyor! Unuttun mu gözlerinin önünde anneni öldüren adam sana neler yapmaz!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üstelik onu sen ihbar ettin! Hapiste yıllardır senin yüzünden yatıyor!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odanın kapısını kapattığım gibi yere kapaklandım. Ellerim başımın iki yanını bulduğunda bağırdım “ben suçlu değilim! Ben doğru olanı yaptım!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu bir işe yarar mı? Sonuçta o dışarıda! Bir katil ve o hala dışarıda! Senin için geri dönecek!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah…” Vücudum deli gibi titremeye başladı ve öne doğru büküldüm. Kafamı çarpmamak için avuçlarımla mermere tutunduğumda göğüs kafesim karın boşluğuma batıyordu. “yeter…” Dudaklarım yuvarlak şekilde aralık kaldı ve tekrar bir inleme dolu soluk döküldü arasından “yeter, sus!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa bir an düşüncelerim sakinleşti ve hiçbir şey duymadım. Soluklarım düzene girmeye başladığında boş kalan aklım tekrar bir yığın düşünceyle doldu ve ağlamayı sürdürdüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titremem daha da katlanarak geri geldiğinde bedenimi doğrulttum ve geriye doğru attım. Annemin öldüğü gün babam bana vurarak yere düşürmüştü. Kafamın yere vururken çıkarttığı tok ses aynı şekilde kulaklarımda yankılandığında sırt üzeri kendimi atmıştım. Suratım tıpkı o günkü gibi yan tarafa doğru düştüğünde ben artık Bay Çelikte değildim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soğuk… Tüylerimi ürperten bir soğuk var…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her yer karardı ve ben kemiklerimi sızlatan o inleme seslerini duymaya başladım… Babamın annemi boğduğu andaydım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim tekrardan aralandığında o sedir… Annemle o küçük camdan dışarısını izleyip kötü geçen günlerimizi şenlendirdiğimiz zamanlarda oturduğumuz o koltuk… Annem iki büklüm olmuştu, babam hayvani bir kudretle üzerine abanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annem… İpek gibi yumuşak olan o saçlarından kayan tülbendi… Bilmiyordum, bilmiyordum! Son soluklarını almaya çalışıyordu! Gözleri kocaman aralandı ve akını gördüm… Şah damarım öylesine keskin sekiyordu ki, ince derime batıyor, dışarı çıkmak istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annemin ayağından terliği sıyrıldı ve bedeni geriye düştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah…” Bedenimin ısısı giderek yok olmaya başladığında dişlerim zangır zangır titriyor, sertçe birbirine çarpıyordu. Kırılacak gibiydi!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başağa her şeyi söylemek zorundasın!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Söyleyemem…” İnleyerek konuşurken başım diğer tarafa doğru yatmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babanın anneni öldüreceğini duymuştun, o zaman da ciddiye almayıp anneni uyarmadın ve annen öldü, öldü! Başak da ölecek!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır… Yapamam…” İnlemelerim arttığında başım sürekli bir taraflara düşüyordu. Ruhumun sancısı artmıştı. İçimdeki Pırıl ikiye ayrılmış, savaş baltalarını çıkartarak birbirlerine girmişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Biri, hemen şimdi Başak Hanım’ın yanına gidip tüm gördüklerini anlatmak istiyor, diğeriyse mantıklı düşünmem için beni zorluyordu. Biliyordu, eğer Başak’a bunu söylersem hastalığım tekrar edecek ve en ufak duyduğum şeyleri bile insanlara söyleme dürtüsü duyacaktım. O raddeden sonra kendime engel olamazdım. Yıllardır bozmadığım düzenimi dağıtamazdım!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lisede yaşadığım zorluklar gözümün önüne geldiğinde saç diplerim yeni çekiliyormuş gibi sızladı. Başağa her şeyi söylersem hayatım çok zorlaşacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Görmesem de dudaklarımın renginin gittiğini hissediyordum. Saç diplerimden sızan soğuk terler alnımdan ağrı süzülmeye başladığında kalbim buz gibi soğumuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eve gitmem lazım…” Mırıldanıp doğrulmaya çalıştım. Öylesine sersemdim ki elim boşluğa geldi ve geri yattım. Bir aptallık yapmadan önce eve gitmeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dikkatlice doğrulup kapıya kadar gittiğimde kelimenin tam anlamıyla dağılmıştım. Odanın ışığının kapalı olduğunu bile o an fark ettim. Herkes yemek molasında olduğu için kullanılan tüm odaların ışığı kapalıydı. Elimi kapının kulpuna attım ancak birisi benden önce davrandı ve kapıyı sertçe kendine doğru çekti. Sıkıca kavradığım kulpla beraber öne doğru koşturup koca bir bedene çarptım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun dışarıdan tuttuğu kulpu ben de içeriden tuttuğum için sarılmış kadar yakındım. Köprücük kemiğinin üzerindeki çenemi yukarı kaydırıp suratımı suratına kaldırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gördüğüm o katran karası gözler beni gerçekliğe doğru çekmeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratını daha önce hiç bu kadar yakından görmemiştim. Sık ve kalın kirpikleri ters duran bir tırmık gibi gözüküyordu. Onların arasından sızlayan o siyah bakışlar hiç olmadığı kadar keskindi. Aramızdaki tuhaf bakışma ben yutkunup geri çekilmeye çalışınca kesilse de uzaklaşmama izin vermedi. Kolumdan sıkıca tutup beni kendine doğru çekecekken etim sızladı ve dişlerimi birbirine bastırdım. Etim biraz eşelendiği için canımı acıtmıştı, yine de sızlanmayıp ona boş bir ifadeyle bakmaya devam ettim. Karşı çıkacak halim bile yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşını havaya kaldırdı ve bir solukta “burada ne işin var?” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O söyleyene kadar nerede olduğumu bile unutmuştum. Gözlerimi kırpıştırdıktan sonra kafamı çevirip etrafa bakındım. “Burada mı? Aa… Şey…” Kafamın içerisi tam anlamıyla deprem yeri olduğu için hiçbir şey düşünüp konuşamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Diğer kaşı da aynı şekilde yukarı doğru kıvrılınca tısladı. “Evet, burada!” Onu daha önce hiç bu kadar sinirli görmemiştim. Garip tavrının sebebini bilmiyordum, öyle bir durumda da değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kolumu çekiştirmeye çalıştım, izin vermedi. Canım yanıyordu. Dolan gözlerimi görmesini istemediğim için bakışlarımı yere indirdim, kapanan göz kapağımdan sıkışan bir damla gözyaşı özgürlüğüne kavuşup aşağı doğru kıvrıldığında “bırakır mısınız?” dedim. Sesimi ben dahi zor duymuştum. Bıraktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimin tersiyle suratımı sildim ve kafamı kaldırıp tekrardan gözlerine baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dinlenmek için girdim içeri.” Normalde bu kadar açıklamayı bile yapmadan çıkar giderdim ancak şu an… Öylesine sersemdim ki ne dediğimi ben bile bilmiyordum. “Çekilin, gitmem lazım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanından geçip gidecekken o geniş omuzlar önüme geçti. Suratındaki ifade iyice delici ve sert bir hal almıştı. Her ne düşünüyorsa doğru çıktığına inanıyordu. Dudaklarını öne doğru büzerek sıkıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne saçmalıyorsun? Burası dinlenme tesisi mi? Karşında aptal yok!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım hızla iki gözünün arasında gidip geldiğinde bana doğru bir adım attı ve geri çekildiğimde tekrardan içeride kalmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Burası şirketin sahibinin odası, nasıl izinsiz içeri dalabilirsin? Üstelik dedem içeride yokken.” Anlamsız bakışlarla ona bakmaya devam ederken tamamladı. “Ne düşünmemi bekliyorsun Pırıl?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey ben…” Durgun bakışlarım etrafta dolandı. Ne diyeceğimi bilemiyordum. O sert Pırıl’a ne olmuştu öyle? Nereye kaçmıştı? Şu an Uraz’ın karşısında tam olarak o küçük kız duruyordu, küçük Pırıl…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne Pırıl?” Sert ifadesiyle suratıma bakmayı sürdürdüğünde her şey çok daha zorlaşmıştı. Sanki biri kafama tavayla vurmuştu ve ben beynimin zonkladığı o sersem kısımda kalmıştım. Boğazımdaki kuruluğu gidermek için sertçe yutkunduğumda çıkan o yapışkan sesi duydum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir daha olmaz özür dilerim, eve gitmem lazım.” Yanından sıyrılıp yürüdüğümde omuzlarıma attığı delici bakışlarını hissetsem de durmadım, duramazdım. İçimden de peşimden gelmemesi için Allah’a yalvarıyordum. Daha fazla dayanacak takatim kalmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl, nereye?” Ferda’nın sesini duyduktan sonra bana doğru yaklaşan bedeni görüş açıma girdi. Neyse ki yanında Başak Hanım yoktu. O kadının adını düşünmek bile beni kahrediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ferda…” Güçlükle soluklandığımda gözlerine bakamıyordum, bendeki fenalığı fark etmiş olacak ki kollarımı tutup beni kendisine çekti, onu dirseklerimle ittim ve kuru sesimle “benim gitmem lazım,”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl iyi misin neyin var?” Endişeyle sorunca göz göze geldik. Yorgun bakışlarımı suratından çekmeden “ne olur beni bu fabrikadan çıkart.” Çaresizliğimi fark edince tek bir kelime dahi etmedi ve koluma girip benimle beraber yürümeye başladı. “Kimse görmesin bizi ne olur çabuk.” Yürümeye bile halim kalmamıştı. Ferda hızlı bir tempo tutturup kendiyle beraber beni de ilerletirken konuştu. “Tamam arkadaşım merak etme şimdi çıkartacağım seni.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fabrikanın dışına çıktığımda suratına bakamasam da endişeli bakışlarını üzerimde hissediyordum. Betim benzim atmıştı, suratımın panik ve korkudan sarardığını hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin için çok endişeliyim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yere baktığımda boğazım kuruluktan ağrıyordu. Kafamı onaylamaz anlamda salladım ve “yerimi idare et, ben iyi olacağım.” Başka bir şey söylemeden arkamı dönüp gitmeye başladığımda bağırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben iyiyim Ferda!” Son gücümle seslenip ilerlemeye devam ettiğimde içimi kemiren duygular gün yüzüne çıkmak için adeta birbirleriyle yarış ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önce geçirdiğim atak bu zamana kadar yaşamadığım kadar derin ve karanlıktı. Annemin öldüğü günü daha öncesinde hiç bu kadar net görüp hissetmemiştim. Şah damarımın sert hareketi bu defa çok yoğundu, o gün bile böylesine sert atmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mecalim kalmadığı için bir minibüse bindim. Evin önünde indiğimde gözlerim az da olsa parladı. Mabedime girip kendimi toparlamam günlerimi alacak kadar çok dağıtmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeri girdikten sonra anahtarı fırlattığım. Saçlarımı tek tek yolmamak için kendimi zor tutuyordum. Güçlükle attığım birkaç adımın ardından ellerimle Amerikan mutfağın tezgâhını kavradım, boşa düşüp yere kaydığımda aklımı çelmeye çalışan o ses bir türlü susmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gidip her şeyi anlat! Yoksa Başak senin yüzünden ölecek, tıpkı annen gibi!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sırtımı tezgâhın mermerine dayayacak şekilde yasladıktan sonra dizlerimi kendime doğru çektim ve yanağımı dizime yatırıp olabildiğince küçüldüm. Bakışlarım kapıdaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Başak ölmek zorunda değil.” İrkilerek titredim. Yapmak istemesem de kollarımı kalçamın altından bağladım. Elim dirseğimin içine doğru kaydı ve orayı kaşıyarak plan kurmaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Başak, Enes den soğuyup ondan boşanabilir ya da Enes bir bahane bulur ondan ayrılır. Başak ölmek zorunda değil.” Kendimi rahatlatmak için konuşuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tırnaklarım yaraya battı. Gözlerimi yumdum. Diğer elimi de dirseğimin içine kaydırdım ve tırnaklarımı derimin içine itecek şekilde hareket ettirmeye başladığımda canımı yakıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumduğumda karanlığın arasından çıkan, siyahlara bürünmüş olan Pırıl gülümsedi ve benimle tekrar konuşmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başak’ın Enes’e ne kadar aşık olduğunu görmedin mi? Enes’in ondan boşanma gibi bir durumu yok! Onu ortadan kaldıracak!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alnımı dizime yaslayıp olabildiğince küçülmeye çalışarak geri çekildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır, bunu yapamam.” Sesim parmaklarımdan da zayıf çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi sıkıca yumduğumda kafamda bir ton başarısız plan kuruyordum. Her biri de Başağın ölümüyle sonuçlanıyordu. İşin içinden bir türlü çıkamıyorken çalışmayı bırakmayı düşündüm. Buradan taşınıp gitmeyi… Hiçbir türlü olayları yola sokamıyordum. Bir türlü toparlayamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne kadar süre öyle oturdum, kendimle kaç kez kavga ettim, kaç defa karar verdim bilmiyorum…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karanlık olduğunu hissettiğimde dizlerimi kendime doğru çektiğim için ağrımaya başlamıştı. Beynim zonklamaya başladığında kafamı kaldırdım, boynum tutulmuştu. Cebimde baskı yapan telefonumu çıkarttığımda belim rahatladı. Bel boşluğuma doğru battığını yeni idrak ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kararan odada aydınlanan ekran gözümü kamaştırdı. Teyzem arıyordu. Onunla konuşacak halim olmadığı için aramayı sonlandırmamla üstteki bildirimleri görmem bir oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Teyzemden gelen birçok arama ve mesaj vardı. Mesai saatlerindeyken sessizde tutmaya özen gösterdiğim için açmayı unutmuştum, bu yüzden de hiç birini görmemiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tedirgin olduğum için ellerim titredi. Telefonu elime aldığımda tekrardan kanım çekilmişti. Karnımda oluşan mutsuzluk baskısıyla mesajları açtığımda gözlerim yuvarlandı ve bayılacak gibi oldum. Konsolun üzerine tutunup ayağa kalkmaya çalıştım. Bacaklarım karıncalandığı için dengemi toparlayamamıştım. Kalçamı kapıya dayadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu kadarı çok fazla… Taşıyabileceğimden daha fazla…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayır… Dedi içimdeki tarafsız olan ses, o sana hiçbir zaman taşıyacağından fazlasını vermez…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir soluk alıp telefonumun tuş kilidini kapadım ve onu koltuğun üzerine attım. Biraz toparlanmalı, kendime çekidüzen vermeliydim. Gözüm duvardaki saate takıldı. Öğle molasından sonra geldiğim için yaklaşık beş saattir can çekiştiğimi hesaplayabilmiştim. Bu durum beni hem ruhen hem de bedenen tüketmişti. Eklem yerlerim sızlıyordu. Kedime biraz dikkat etmeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En büyük bardağımı alıp ona buzlu bir su yapıp koltuğa geçtim ve kafaya dikledim. Buzlardan birini ağzımın içerisinde bırakıp dilimle evirip çevirirken mesajları tekrardan açıp okumaya başladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Teyzem bana önümüzdeki ayla birlikte ona yapacağım yeni ödeme planını atmıştı. Ona ev almam konusunda ciddiydi! Yazdığı kadarını ödemem imkânsızken kredi çekmemi istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başımı görmediğini bilsem de onaylamaz anlamda salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asla böyle bir aptallık yapmayacaktım. Para varsa bir şeyler alınır, yoksa alınmazdı. Kredi aptallıktan başka bir şey değildi, o batağa hiçbir zaman düşmeyecektim. Bankadan aldığın ücretin kat ve kat fazlasını alıyorlardı. Bu modern tefecilikten başka hiçbir halt değildi. Çekmek için aptal olmak lazımdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kaltak kadın.” İçli bir solukla mırıldanıp sırtımı koltuğa yasladım ve gözlerimi yumdum. Bu kadarı fazlaydı, çok fazla.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama yine de idare etmek zorundaydım. Yaşamaya devam edebilmek için dayanmalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her şey bitmiş gibi gözükse de aslında her zaman bir ışık var olacaktı. Önemli olan ona tutunmaktı. Biliyordum ki en çaresiz olduğum, en zor hissettiğim andan sonra dişlerimi sıkarak dayanırsam güzellikler beni bulacaktı. Artık bir karar vermiştim, bu çarkı döndürecektim. Kendimi toparlamak, normal insanlar gibi yaşamak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu kararı almama vesile olan Nil gözümde canlanınca tekrardan bocaladım. Onunla ilgili olan kısım benim açımdan çok yıkıcıydı, şu anda o duygu seline girersem çıkmam aylarımı alabilirdi. Bana verdiği vaatler ve gördüğüm manzara çok yanlıştı. Bu yüzden o konuyu sonraya erteliyordum. Öncelikle bir şeylerden emin olmam lazımdı. Biliyordum ki Nil’e inanmaya karar vermemin ardından öğreneceğim her bir acı darbe benim için çok fazla yıkıcı olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geri toparlanamamaktan korkuyordum. Nil ile başlayan hastalığım, Nil ile hayatımı tehlikeye atabilirdi, tam olarak bundan korkuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşten arda kalan mesai saatlerimle bir ek iş bakındım. Teyzemin bu mesajını görmek aslında iyi olmuştu. Az önceki paniğimin üzerini bastırmıştı. En azından tüm gün boyunca hesaplamalar yaparak uyuyabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gece benim için annemin ölümünden sonra en zor geçen geceydi. Yarım saatlik daldığım uykulardan gördüğüm kâbuslar sebebiyle kan ter içerisinde uyanıyor, kendimi sakinleştirmeye çalışarak tekrar dalıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Normalde uyanmam gerekenden bir saat erken kalktığımda balkona çıkarak sert rüzgârın bedenime vuruşunu hissettim. Okula gitmek istemeyen çocuklar gibi hissediyordum kendimi. Birkaç kez mazeret uydurup işe gitmemeyi düşündüysem de hızla bu fikirden vazgeçtim. Dün iş yerinden bir şey söylemeden çıktığım için imajımı çizmiştim. Daha dün ki kabahatimi düzeltmemişken işi aksatamazdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratım buruştu. “Ne yapacağım ben böyle? Bu günü nasıl atlatacağım?” Tam anlamıyla bir ümitsiz vakaydım. Bıkkınlıkla bir soluk verdiğimde karşı komşum Yosma ile göz göze geldim. Beni yine ürkütmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hay Allah!” Bıkkın soluklar eşliğinden geri dönüp içeri girdiğimde tülü çekerken hala balkonumu izlemekte olduğumu gördüm. “Gerçekten!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa bir duşun ardından saçlarımı kurutup dolabımdaki kıyafetlere baktım. Altıma füme rengi bir jean üzerine beyaz bol kalıp gömlek, onun üzerine de gri, bol bir süveter giydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
BURAYA EKLE PRILIK GRİ SVETERLİ KOMBİNİ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hava durumuna baktığımda bugün yağış göstermiyordu. Yürüyeceğim için bedenim gereğinden fazla ısınacaktı bu yüzden mont yerine hırkayla idare edebilirdim. Omuzlarıma hırkayı atıp kollarını göğsümün üzerinde bağladıktan sonra çantamı alıp çıktım. Ayağım neredeyse tamamen toparlamıştı. Yürümek sıkıntı çıkartmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendi departmanıma girerken yanındaki odaya bakmamak için kendimle üstün bir çaba sarf ettim. O kadının adını dahi telaffuz etmemeliydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yerime geçip oturup kendi kendime fısıldadım. “Öyle biri yok. Dün olanları bir rüya gibi düşün.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gelmişsin!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nil’in sesini duyunca dişlerimi birbirine bastırdım. Kafamı kaldırdım, gülümseyerek yanıma doğru geliyordu. Kalp atışlarımda ani bir artış oldu. Sertçe yutkunarak ifademi stabil tutmaya çalıştığımda gelip yanıma oturdu ve çantasını açtı. İçinden çıkarttığı poşetin hışırtılı sesi kulaklarımda yankılanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Masanın üzerine masum bir ifadeyle baktı ve “çayları almamışsın?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hortlak görmüş gibi suratına bakmaya devam ettim. Bir terslik olduğunu fark etse de bozuntuya vermemeye çalıştı. Poğaçayı bana doğru uzattığında dün ki olanlardan sonra nasıl bu şekilde rahat davranabildiğini düşünüyordum. Hiç utanması yok muydu bu kızın? Evli bir adamla öpüşmüştü, bugünde hiçbir şey olmamış gibi işe gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yemeyecek misin?” Ona soğuk yaptığım için bozulsa da belli etmeden beni idare etmeye çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizi gördüm.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bedeni kasıldı. Kafasını kucağına eğip ifadesini toparlamaya çalıştı ve tekrardan suratıma baktı, gülümseyerek “ne demek istediğini anlamadım.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Donuk ifademi bozmadan “anladın.” Dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundu ve ensesini kaşıdı. Bakışlarını sürekli benden kaçırıyordu. “Anlaşılan bugün keyfin yok.” Zoraki gülümsemesini suratından silmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pekâlâ.” Dedim ve suratımı ona yaklaştırdım “anlayacağın dilden konuşayım o halde. Sen ve Enes’i, öğle molasında” kaşlarımı kaldırarak tane tane devam ettim “ışıklar kapalıyken yazıhanede öpüşürken gördüm diyorum.” Gözleri ben konuştukça kocaman olmuştu. Bedenini geriye doğru çekti, gerçekler birer tokat gibi inmişti suratına doğru.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl, neyden bahsettiğini bilmiyorum ama şu an gitsem iyi olacak.” Ayaklanınca elimi, masanın üzerindeki çantasının kulpuna vurup kaldırmasını engelledim. Korkarak kafasını bana doğru eğdiğinde dik bakışlarımla karşılaştı. Sandalyemin demirini ayağımla geriye doğru itip ayağa kalktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gıcırtılı ses boş ofiste yankılandığında bir karış aşağımda kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni kendin gibi aptal sanma.” Bir adım daha yaklaştığımda bedenlerimizin arasında çok az mesafe kalmıştı. “Nasıl bu kadar yüzsüz olabilirsin?” Bakışlarındaki korku tüm odayı doldurmaya başlamıştı. “O adam evli, siz nasıl iğrenç insanlarsınız böyle!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl! Bilmediğin şeyler var!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Utanmadan hala nasıl konuşabilirsin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ayıplayan bakışlarım üzerinde gezinirken gözleri doldu ve hızla konuştu. “Bak ben yapmadım tamam mı? Enes Bey beni zorla öptü!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümün altında bağladım “Adamın yazıhanesinin içindeydin. Yemek molasında, ışıklar kapalıyken. O da seni zorla öptü ha?” Bu kadar konuşmamı bile hak etmiyordu. Utanmadan beni kandırmaya çalışıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağlamaya başladı ve kolumu tutarak “Ben Eyüp’le sevgiliyim. Benimle konuşmak için çağırdı. Bunu sadece Enes Bey biliyordu. O yüzden etrafta kimse yokken konuşmayı tercih ettik çünkü ailesi beni onaylamayacak!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçmalama daha fazla!” Birkaç adım geri çekilerek elinin kolumdan düşmesini sağladım. İyice kafamı karıştırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl sana yemin ederim söylediklerimin hepsi doğru, lütfen kimseye söyleme Eyüp’ü çok seviyorum. Bu işin içinden nasıl çıkacağımı zaten bilmiyorum.” İyice kendini kaybetmiş ağlıyordu. Bu tarz bir açıklama beklemediğim için öylece kalakalmıştım. “Eyüp’le beni konuşurken gözlerinle görmedin mi? Daha geçen gün beni görmek için buraya kadar bile gelmişti, unuttun mu?” Söyledikleri doğruydu. Ne diyeceğimi bilemeden öylece beklediğimde aklım allak bullaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Enes Bey sessiz biriydi ama ondan bu zamana kadar hiç bir kadını zorla öpeceği izlenimini almamıştım. Gerçi böyle bir izlenim nasıl olurdu bilmiyordum ama Toygar gibi işte, Toygar gibi kadınlara karşı saldırgan durmuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapı açılınca Nil apar topar suratındaki yaşları elinin tersiyle silip bana yalvaran gözlerle bakarak fısıldadı “lütfen Pırıl, lütfen yaşadığım bu güzel şeyi mahvetme…” Hızlı adımlarla ofisten çıkıp gittiğinde bıkkınlıkla bir soluk aldım ve içeri giren ofis arkadaşlarımın yanından çıkarak asansöre yöneldim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Biraz aşağı inip temiz hava almak istiyordum. Kısa süreliğine de olsa nefes almalıydım. Kafam iyice karışmıştı. Ne yapacağımı gerçektende bilmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başak varken tüm bunları saklamam benim için imkânsız olacaktı. Başımı onaylamaz anlamda sallayarak etrafa bakındığımda Uraz’ın arabasından indiğini gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Benim için şu anki tek çare departman değişikliğiydi. Başaktan da Enes den de farklı bir departmana gitmem gerekiyordu. Ancak bu şekilde idare edebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabasının kapısını kapatmadan önce kahvesini aldı. O da benim gibi füme rengi bir jean, üzerine bol kalıp beyaz rengi bir gömlek giymişti. Yine benimkine benzer tarzda süveter giymişti. Tek fark onun süveteri siyahtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
URAZIN SÜVETER KOMBİNİ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adımlarımı hızlandırdığımda fabrikanın girişine doğru yürüyordu “Uraz Bey!” Son adımları koşarak geldiğimde aniden bana doğru döndü. Çarpışmaktan son anda kurtulup bir adım geri çekildiğimde soluk soluğa kalmıştım. Kahve bardağını bedeninin gerisinde tuttuğunda gözüme süveterinin yakasına taktığı siyah kemik gözlüğü çarptı. Ardından da parmağındaki metal yüzük…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatıldı ve şüpheyle bana baktı. Dün olan karşılaşmamız zihnimde canlanınca tepkisinin sebebini anladım. Ona karşı kendimi ifade edemediğim için iyice kötü bir konuma düşmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Projeye geçerken ki tepkisini göz önünde bulundurursak başka bir departmana geçmeme sıcak bakmayacaktı. Ne yazık ki o konuşmayı yapalı sadece bir gün oluyordu bana “Pırıl Hanım, yarın da gelip farklı bir departmana geçmek istemezsiniz değil mi?” demişti. Yanağımın içini ısırdım. Bu adamın sürekli haklı çıkmasından nefret ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl Hanım, beni yakından izlemek için mi durdurdunuz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarım aralandı. Ona bakarak düşüncelerimin arasında kaybolmuştum. Küstah tavrına, kendime engel olamadan gözlerimi devirdikten sonra içimden kendimi azarladım. Departmanımı değiştirmesi için onunla aramı iyi tutmalıydım. Öncelikle dün ki saçmalığı da ona açıklamalıydım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Affedersiniz, dalmışım.” Oldukça kibar bir tonla konuşmama dudak büktü. Bu inişleri benden beklemiyordu. “Günaydın, nasılsınız?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
//HÂKİM BAKIŞ AÇISI
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, dün Pırıl’ı dedesinin odasında yakaladıktan sonra ki sergilediği tavırları tüm gece düşünmüştü. Kızı resmen suç üzeri yakalamıştı. Odaya girdiği anki ifadesi gözlerinin önünden bir türlü gitmiyordu. Uraz’ı gördüğü an beti benzi atmış, korkudan dudaklarına kadar sararmıştı. O an tam anlamıyla caşutun Pırıl olduğundan emin oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir de küçücük çocuğun bile inanmayacağı yalanlar söylemişti kendisine. Ne demişti o? Dinlenmek için girdim. O konuşmadan sonra Pırıl dan hiç olmadığı kadar rahatsız olmuştu. Ona karşı daha dikkatli davranması gerektiğini düşünüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sahte davranmayı hiç sevmezdi. Bu kıza karşı da içinden gelmediği gibi davranmayacaktı. “Size de günaydın Pırıl Hanım.” Bakışları kısıldı. Pırıl’ın karşısında artık o nezaket tutumunu sergileyen adam olmayacaktı. Pırıl onun için tehlike demekti ve böylelerine karşı da anlayacağı dilden davranmayı iyi bilirdi. Ailesine karşı oldukça savunmacıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl olacağımı sizden alacağım cevaplar belirleyecek.” Pırıl ne diyeceğini bilemeyince Uraz bir adım yaklaştı ve ekledi “Dün ki saçmalıklarınıza inandığımı sanmıyorsunuz, değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklısınız ama gerçekten”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha da saçmalamak konusunda ısrarcısınız herhalde?” Elmacık kemiklerinin düzlüğü, ifadesiz tuttuğu suratı sayesinde daha da net anlaşılıyordu. Yanaklarındaki çukurları tamamlayan kavisli, kalın ama seyrek kaşları suratına keskin bir ifade kazandırıyordu. Kısık çıkan o sert tonuyla kızı böldüğünde Pırıl tam anlamıyla dumura uğramıştı. Bu adam ona kesinlikle anlayış göstermeyecekti. İçinde yükselen korkular endişeyle karışıp düşüncelerini esir aldığında karşısında yaşayabilmenin tek çözümü duruyorken pes etmemeliydi. Uraz’ı ikna etmesi gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey.” Sertçe yutkunduğunda bakışları yerdeydi. “Benim bir rahatsızlığım var.” Gözleri doldu. Bu kadarını söylemek bile Pırıl için o kadar fazlaydı ki… İlk defa birisine ufacık da olsa kendisinden bahsedecekti. “Ben… Ben dün bir atak geçirdim.” Sesi sona doğru iyice zayıf çıktığında omuzlarını köprücüklerine doğru iyice yaslamış, yüzünü gölgeleyen saçlarıyla sızmak üzere olan gözyaşlarını muhafaza etmeye çalışmıştı. Dün ki duygusal yoğunluktan dolayı bugün de epey güçsüz ve savunmasız hissediyordu kendisini.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedenizin odasının kapısı açıktı. Kendimi bir yere atmam gerekiyordu ben… Ben aslında orada” Kafasını kaldırıp tüm içtenliğiyle bal rengi gözlerini o katran karası bakışlara dikti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ürktü Pırıl… Samimiyetinin karşısında aldığı sertlikle içine sindi. Geri çekilmek istese de yapamazdı. O adama kendisini ispatlamalıydı. “Orada kriz geçirmekten başka bir şey yapmıyordum Uraz Bey.” Korkak bakışları adamın irislerinden saniyelik de olsa ayrılmıyor, yinede inançla ona bakmaya devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk defa birine kendini anlatıyordu. Bu da bir el uzatma sayılmaz mıydı? Uraz’ın Pırıl’ı görmesi, onu bulunduğu karanlıktan çekip çıkartması gerekmez miydi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz başını hafif yana yatırarak kızın bahanelerinin bitmesini bekledi. Hakkını vermeliydi, doğrusu Pırıl neredeyse kendisini inandıracaktı. Kız fabrikadan gittikten sonra dedesi eğer kaybolan dosyası yüzünden şirketi ayağa kaldırmasaydı inanmıştı bile ama… Bunca olan şeyden sonra iki damla yaşa kanacak kadar da saf değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boşta kalan elini cebine koydu ve kıza yaklaştı. Suratındaki o sakin ifadeden eser kalmamıştı. Dişlerini birbirine bastırdığı için çehresi kemikleşip bakanın çekineceği bir hal aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını çapraz bir şekilde Pırıl’a eğip kahvesini ikisinin arasında tutmaya devam ederek “hastalık kadar hassas konuları yalanlarınıza alet etmeyin.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, suratına çarpan nefesle beraber konuşmasını işittiğinde kemikleri sızladı ve orada öylece kalakaldı. Uraz Dudaklarını kulağına doğru eğdi ve sıcak nefesiyle beraber akan zehir zemberek sözlerini ekleyerek kızı tam anlamıyla bir enkaza çevirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Akıtmaya çalıştığınız gözyaşlarınızla beraber hiç de samimi değilsiniz. Sizin gerçek yüzünüzü biliyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından bir şey söylemeden kızı öylece bırakıp fabrikaya girdiğinde Pırıl’ın gözleri yerden kalkıp Uraz’ın sırtını buldu. Burnunu çekti ve kuş tüyü kadar hafif bir sesle. “ilk defa birine anlatmıştım.” Dediğinde kendine yapmaya çalıştığı o tuğladan ev tekrardan harabeye dönmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu zamana kadar kimseye kendini anlatmamakta ne kadar çok haklı olduğunu gördü. Yaşadıklarının zorluğundan çok birinin o acılara inanmaması, hafif görmesi daha da yıkıcıymış meğer. Pırıl tam anlamıyla parçalanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz ofise girdikten sonra vakit kaybetmedi ve asistanından dün istediği araştırmanın sonuçlarını aldı. Dedelerinde bulunan dosya bu ayki gidişat için oldukça ehemmiyetliyken birden ortadan kaybolmuştu. Üstelik bu olay Pırıl odadan çıktıktan sonra oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu kadar tesadüfü az önceki sözlerinden başka neyle örtmeye çalışacaktı ki? diye düşündü içinden. Takdir etmeden de geçemedi, iyi yalandı ona göre. Gerçi dün yakalanınca eli ayağı buz kesmiş, hemen fabrikadan kaçıp gitmişti. Kameraları izledikten sonra Ferda dan da şüphelenmeye başladılar. Ferda Pırıl’ı fabrikadan çıkartmıştı. Aralarında bir bağlantı olmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu konuyla da kuzeni Recep ilgilenecekti. Bugün Ferda’yı da sıkı bir sorgu bekliyor olacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odasındaki koltuğa oturduktan sonra kafasını geriye doğru bıraktı ve yorgun bir soluk verdi. O, annesinden dolayı bir kadının ağlamasına dayanamazdı. Ama tabii timsah gözyaşlarına değil, tamamen saf olan, gerçek acının akıttığı yaşlara… Üstelik Pırıl’ın yaşları da oldukça gerçekçi duruyordu... Kızaran göz kenarları geldi aklına, bal rengi gözleri daha da açılmış, iyice saydam bir görüntü sunmuştu önüne. İçinde kendisini görebileceği kadar saydamdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözünün biraz altında, elmacık kemiğinin üzerinde duran bene değerek sıyrılmıştı gözyaşı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Masasına bir yumruk vurarak gözlerini araladı. “Sana ne beninden!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalp ritimleri hızlanınca kudretli bir soluk verdiğinde göğüs kafesi gözle görülür bir oranla içine doğru göçtü. Eliyle kendini yellemeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Oda neden böyle sıcak?” Masanın üzerindeki kumandayı alıp klimayı soğuk bir ayara aldıktan sonra yerinden kalktı. Soğuk bir bardak su için buzdolabına doğru ilerliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep bugün diğerlerinin aksine daha uyumlu renkler giymişti üzerine. Bugün Uraz’ın eskilerini giydiği için oldukça hoş gözüküyordu. Parçalar öylesine güzeldi ki kombine bile gerek kalmıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
RECEPİN KIYAFETİ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şuna bak! Bir de eski diye atıyor.” Ceketini düzelterek arabasından indikten sonra bahçede kendisine özel kıldığı, çalıların arkasındaki gizli yerine geçti, dedesinin kendisini görmemesi için burada sigara içiyordu. “Çok buldu parayı hayvan!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında o, Uraz’ın kıyafetlerini giymeye bile kıyamıyor, pazara gidip iyi bir fiyata satıyordu. Ama bugün temiz kıyafeti kalmamıştı, bu yüzden geçen hafta pazara gidemediği için elinde kalan Uraz’ın kıyafetlerinden giyinmek zorundaydı. Başkalarının eskilerini giyse de temiz giyerdi, kirli giyinmezdi. Çamaşırlarını da makineyi de tıka basa dolduracak vaziyette toplamadıkça açtırmazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sigarasını içerken içli bir soluk bıraktı ve düşünceleri buğulandı. Onun kıyafet konusundaki tutumuna kızdıklarını, ayıpladıklarını biliyordu. Ama başka türlü yapamıyordu ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçükken durumları çok kötü olduğu için üzerlerine giyecek kıyafet bulamazlardı. Eyüp’ün bayramlarda güzel giyinmesi için hep kendinden feragat ederdi. Ağabeyi Enes de okulda iyi bir dereceye sahip olduğu için Recep hiç sesini çıkartmazdı. Kafası derslere de çok basmazdı. Babasının kazandığı gelire kendisi de dışarıdan kâğıt toplayarak eklemeler yapar, kardeşlerinin temiz, güzel kıyafetler giyinmesine yardımcı olurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendisine de o zamanlar ölen en yakın arkadaşının kıyafetlerini getirmişti babası. O zamanları hatırlayınca kanı dondu. Küçükken ilk giydiği zamanı çok net hatırlıyordu korkudan uyuyamamıştı. Çocuğun hayalet olup geri deli gibi gelmesinden korkmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir yandan da arkadaşına karşı korku hissettiği için kendini ayıplamıştı. Çocukluğu aslında son derece derin yaralarla geçen Recep’in şu zamanki tutumunun asıl sebebinin o günlere dayandı bilinmiyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ölen arkadaşı Serhat’ın giysilerini giymesiyle başlayan yeni bir eşya alamama, insanların eskileriyle idare etme hastalığı aslında o günlere dayanıyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Recep Bey!” Duyduğu sesle irkildi ve kafasını hızla Ferda’ya doğru çevirdi. Ani hareketi nedeniyle boynu tutulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aa! Ferda Hanım! Aa!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda bahçede karamsar bir ifadeyle yürürken çalıların arkasındaki Recep’i fark etti. Orasının onun sigara içme yeri olduğunu biliyordu. Üzerindeki lüks takımdan gördüğü kişinin Recep olduğuna ilk başka emin olamasa da gözlerini dört açıp dikkatle inceledi ve hızlı adımlarla yanına doğru koşturdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şimdi ise onun yüzünden adamın boynu tutulmuştu. Ferda panikle kolunu tutarak ona yardımcı olmaya çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Recep Bey! İnanmıyorum boynunuz mu tutuldu?” Ferda Recep’in ne kadar acı çektiğini kızaran suratından fark ettiğinde içi kahrolmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O sırada Eyüp de sigara içmek için mimledikleri o gizli bölgeye doğru ilerlerken çalılardan birkaç hışırtı geldiğini işitti. Recep ağabeyi ona sigara içirtmediği için her seferinde ondan sonra gizli içerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şurada bekleyeyim bari…” Sessizce mırıldanıp duvarın kenarında beklemeye koyulduğunda acı dolu inleme sesleri gelince kaşları çatıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep’in çenesi omzuna değecek şekilde öylece kalakaldığında hareket edemiyordu. “Ferda Hanım kafam kıpırdamıyor!” Ferda gözlerinin önünde duran güzelliğe hülyalı bir ifadeyle dalıp gittiğinde midesinde kelebekler uçuşuyordu. O anlık hülyayla adamın boynunun tutulduğunu resmen göz ardı etmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne kafası la?” Eyüp sessizce sayıkladı ve kulak kabarttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ferda Hanım iyi misin?” Adam kendine melül melül bakan kadını garipseyerek konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda hızla silkelenerek kendine geldi ve tekrardan ne yapacağını şaşırdı. “Recep Bey hiç mi oynatamıyorsunuz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp eliyle ağzını kapattığında öylece kalakaldı. Tüm bedeni korkudan kaskatı kesilmişti. “Recep ağabeyim neyi oynatamıyor?” kendi kendine fısıldadıktan sonra dikkatle dinlemeye devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ferda hanım bir şey yap canım acıyor!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dokunabilir miyim? Belki ben oynatabilirim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Acele et Ferda Hanım çok kötü durumdayım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp ağzını kapattığı elini kıpırdatmadan sayıklarcasına mırıldandı. “Vu, bok yiyen… Yoksa…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda dikkatli bir hareketle Recep’in boynunu kavradı ve ani hareket yapmadan girintisine parmaklarıyla masaj yapmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Oh… Ferda Hanım çok güzel gidiyorsunuz devam edin biraz daha hızlanabilir misiniz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, canınızı acıtmamak için dikkatli davranıyordum.” Parmaklarını hızlandırmaya başladığında Recep’in acısı hızla dağıldı. Boyun girintisine bıçak saplanmış gibi hissediyorken şimdi tamamen rahatlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakin olun şimdi çeviriyorum.” Ferda işine odaklandığı için sessizce, fısıldar gibi konuşmuştu. Recep’in çenesini kavrayıp dikkatlice suratını önüne doğru çevirdiğinde Recep rahat bir soluk verdi. Az önce resmen öleceğine inanıyorken şimdi iyi hissettiği için şükrediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eyvah!” Ferda korkak bir ifadeyle telefonuna baktı. “Mesaim başlamak üzere...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi gidelim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkili çalıların arkasından çıkıp hızlı adımlarla fabrikanın önüne doğru ilerliyorken az önce yanlarından geçtikleri duvara sırtını dayamış, ağzını eliyle kapatmış ve irice açılan gözleriyle orada duran Eyüp’ü fark etmemişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp ikisine de kocaman açtığı gözleriyle bakıyorken resmen şoka girmişti. Az önce konuşulan her şeyi kulaklarıyla duymuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep Ağabeyinin böyle bir şey yapacağına hiçbir zaman ihtimal bile vermezken ağabeyi… Özellikle ekmek yedikleri yerde, çalışanına neler yaptırmıştı öyle?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dolu dolu olan gözlerle giderek uzaklaşan sırtlara baktı ve burnunu çekti. O, Recep ağabeyini içten içe çok sever ve örnek alırdı. Tam anlamıyla hayal kırıklığına uğramıştı. “dedemden de mi utanmadın ağabey?” Eyüp’ün duydukları yüzünden hem midesi bulanmış, hem de psikolojisi bozulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yardımınız için teşekkür ederim Ferda Hanım” Recep Ferda’yla beraber proje departmanına doğru hızla yürüyor, bir yandan da konuşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda içtenlikle gülümsedi ve “rica ederim, kolay gelsin.” Dediğinde departmanın kapısı açıldı. Toygar ikilinin gülüşerek konuştuklarını görünce onlara hazımsız bir bakış attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda, geç kaldığı için zaten tedirgindi, o bakıştan sonra iyice kötü olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazını temizleyip iki laf edecekken Recep’in varlığını hatırladı. O varken artistlik yapamayacağını biliyordu. Recep’e gülümsedi ve “günaydın Recep ağabey” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep boka basmış gibi iğrenerek suratına baktı ve salavat çekerek yanlarından ayrıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dün gece Pırıl’ın caşut olduğu tescillenmişti. Uraz her ne kadar Ferda’nın da şüpheli olduğunu söylese de Recep’e göre Ferda caşut olamayacak kadar heyecanlıydı. Karakteri gözler önünde olduğu için kendince buna ihtimal vermiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın odasına girdiği an suratına çarpan soğuk anında tüm bedenini kaplayınca titredi ve bir küfür savurdu. “Bu ne ula götüm kesildi.” Üzerindeki ceketin önlerini iç içe sokup hayretler içerisinde buz gibi suyu kafasına diken kuzenine baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Manyak mısın oğlum sen? Ekim ayındayız. Kapat şunu.” Uraz’ın yerinden kıpırdamadığını görünce sinirlendi ve masaya doğru hareket etti. “La havle!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kumandayı alıp klimayı sıcak ayara getirip önünde durdu. Kuzenine baktığında sadece bedenen orada olduğunu gördü. Kafası başka bir yerlerdeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“La ne oldu dedemin torunu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz yavaşça kafasını salladı, bir şey söylemedi. Recep tekrardan hayıflanıp önüne geçti, eğilerek omzunu tuttu ve bağırdı “Uraz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz koltuğunda geriye doğru irkildi ve birden “bal rengi!” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep gözlerini kıstı “ne balı ne balı?” Uraz o an kendisine şaşırdı. Tüm gece araştırma yapmaktan doğru düzgün uyuyamamıştı. Büyük ihtimalle bu yüzden sersemdi. Süveterine taktığı gözlüğünü çıkarıp gözüne taktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anzer balı mı çekti senin canın?” Recep kuzenini anlamaya çalışıyordu ancak çok yanlış sularda yüzüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz bakışlarını kısarak Recep’e baktı “ne?” Eliyle masasındaki kolunu itti “bir git oğlum ya zebani gibi çöktün üzerime.” Recep geri çekildi ve Uraz’ın üzerindeki dalgınlığı dedelerine yordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
PIRIL KARADERELİ
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tuvaletin kapısını kilitledikten sonra klozetin kapağını kapatıp üzerine oturdum. Dirseklerimi dizlerime yaslayıp avuçlarımla yanaklarımı kavradığım an Uraz’ın söyledikleri parça parça yankılandı kulaklarımda.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Samimiyetsiz gözyaşların
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimden akan yaşlara engel olamadım. Usulca akıp ayakkabımın üzerine damlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sesimi çıkartmadım. Boğazım öylesine düğümleniyordu ki dilimi kökünden sarıp geri çekiyordu sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben kimsenin yanında ağlamamıştım ki… Annem öldüğünde bile ağlamamıştım insanların içinde. Gözyaşlarımı ilk defa gören insan… Buna inanmamakla birlikte duygularımı da samimiyetsiz bulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çektim. Toparlanmam lazımdı. Sağ elimi sol omzumun üzerine koydum ve okşadım. “Endişelenme, her şey iyi olacak. Geçecek…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ofise geri döndüğünde Toygar’ın bağırışlarıyla karşılaşmayı beklemiyordum. Ferda’nın yanından geçip yerime oturacakken abartılı bir völümde bağırmasına dayanamadım ve Ferda’ya sordum “ne oldu buna böyle?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda iğrenircesine ona baktı ve “bilmiyorum ki içeri girdiğinden beri kuduz köpek gibi, kime saldıracağını şaşırdı.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynı bakışların benzeri bende de oldu. Gücü anca stajyerlere yetiyordu pislik herifin. Kendinden üst kademede olanlara karşı kedi gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl sen neredesin iki saattir?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Az önceki duygusallıktan yalnızca ifade olarak çıkıp düz bir tavırla gözlerine baktım. “Lavabodaydım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana verdiğim işi bitirmedin mi hala? Bu tempoyla iş biter mi sanıyorsun he? Kaplumbağa mısın sen!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tek kaşımı kaldırıp gözlerimle masasını gösterdim. “Masanızın üzerinde.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elleri kemerindeyken aldığı cevap üzerine önce bir kaldı, bozardı. Dişlerini birbirine bastırarak arkasını dönüp masasına doğru ilerledi ve “neden hala bana anlatmıyorsun yaptıklarını! Bunu da mı ben söyleyeceğim?” Gözlerimi devirerek bıkkın bir soluk verdiğimde Ferda yanıma geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yanına git, kızdırma daha fazla.” Yumuşak bir sesle beni yatıştırmaya çalışmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onun kızgınlığını bir tarafına…” Dişlerimin arasından tısladığımda omzuma hafifçe ritmik hareketlerle vurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi, hadi!” İsteksizce yerimden kalkıp yanına gittiğimde tıpkı bir aptal gibi davrandığının tüm çalışanlar farkında olsa da kimse bir şey söylemedi. Ara ara patlamaları yemek molası ziline kadar sürmüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi gidelim bir an önce!” Zilin çalmasıyla Ferda’nın yanımda bitmesi bir olmuştu. Benim bile beş saniye daha kalacak tahammülüm kalmamıştı. Toygar’ın ağzını yüzünü dağıtmamak için kendimi zor tutuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yerimden kalkarak Ferda’ya eşlik ettiğimde Toygara dik dik bakarak ofisten çıktık.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ay ne sinir bir şeydi ya, adi herif!” Ferda Toygar’a saydırırken aklıma gelen ayrıntıyla tüylerim ürperdi. Henüz Başak’a rastlamamıştık. Öğlen yemeğine büyük ihtimalle o da gelecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Başak da bu hafta yok ya! Keşke olsaydı ona anlatırdık, o da belki Recep Beye çıtlatırdı.” Ferda’nın söylediklerinden sonra gözlerim parlayarak ona doğru döndüğümde bir şeyler anlatmaya öylesine dalmıştı ki bakışımı fark etmedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazımı temizledim. “Neden yok ki Başak?” İkisi sürekli konuştuğu için Ferda’nın her şeyden haberi vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ofis düzeni için gelmişti, resmi olarak iki hafta sonra başlayacakmış ama merak etme önümüzdeki hafta uğrayacağını söyledi.” Uğrayacağını öğrenince tüylerin diken diken oldu. O gelmeden önce departman değiştirme işini halletmeliydim. Aksi takdirde olacakları düşünmek bile istemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yemekhaneden içeri girip sıraya doğru ilerlemeye koyulduğumuzda sıranın sonundaki kişileri görünce gerilerek yere baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep ve Uraz yan yana bekliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bugün neden güzel giyindi, sebebini deli gibi merak ediyorum.” Ferda’nın sesini duyunca ona baktım. Üzüntüyle karışık bir hayranlıkla Recep’e bakıyordu. “Acaba özel birisi mi var?” Recep Beye dönüp incelediğimde gerçekten de dediği kadar iyi görünüyordu. Her zamanki gibi uyumsuz kıyafetler yerine müthiş şık giyinmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendi aralarında sessizce konuşurken Recep arkalarında oluşan hareketliliği fark edip bize kısa bir bakış attı. Ferda’yı görünce gözleri canlandı “Aa Ferda Hanım! Bu sabah için size tekrardan teşekkür ederim.” Bu sabah mı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Asıl ben sizden özür dilerim, benim yüzümden tutuldu boynunuz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olur mu öyle şey insanlık hali.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı kaldırdığımda Uraz’la göz göze geldim. Sabah süveterine geçirdiği gözlüğü yüzüne takmıştı. Normalde bu tarz gözlükler insanlara fazla çalışkan gözüken bir imaj çizerken onda oldukça havalı duruyordu. Dişlerimi sıkarak bakışlarımı ondan geri çektiğimde Ferda ve Recep kendi aralarında bir şeyler konuşmaya devam ediyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu görünce bugün söyledikleri tekrardan suratıma birer tokat gibi çarptığı için etrafta yankılanan kaşık sesleri dışında hiçbir sesi idrak edemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onlardan sonra yemeklerimizi alıp masaların arasından ilerlemeye devam ettiğimizde her zamanki yerimize gidecekken Ferda uyardı. “Nereye gidiyorsun gelsene?” Önümden geçip cam kenarına doğru yürüyüp durdu. Kafam karışmıştı. Garip bir ifadeyle ona baktığımda başıyla Uraz’ların oturduğu masayı işaret etti. “Recep Bey bizi davet etti ya?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aksi!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımı büzerek aralık durak dudaklarımdan yorgun bir soluk verdim ve Ferda’nın peşinden gittim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda, Recep Beyin karşısına geçince Mecburen Uraz’ın karşısına oturmak zorunda kalmıştım. Kaşığımı elime almadan önce ona kirpiklerimin arasından bir bakış attığımda yemeğini yemeğe başlamıştı. Karşısında o an kendimi görünmez gibi hissettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk zamanlardaki Uraz olsa muhakkak yemeğine başlamadan önce afiyet olsun derdi. Ama o artık çok… Umursamazdı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşığımı çorbama batırıp ağzıma götürdüğümde boğazım düğümlendi. Güçlükle yutkunurken gözlerim yandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gerçekten de dışarıdan sahte mi duruyordum? Bana inanmamıştı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda ve Recep kendi aralarında resmen şakıyorken suratımda bir ağırlık hissettim. Bakışlarımı kaldırdığımda Uraz’ın beni izlediğini gördüm. Eskisi kadar ifadesiz değildi, kızarcasına bakıyordu. Aynı anda gözlerimizi çevirdiğimizde Eyüp’ün sesini duydum. Masanın başında tabağıyla dikilmiş, tavırlı bir şekilde bizi izliyordu. “Afiyet olsun!” O da her zamanki gibi değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Teklif beklemeden başa, Ferda ve Recep’in çaprazına oturdu. Ferda’ya imalı bir bakış attı. “Afiyet olsun Ferda Hanım!” Ferda utangaç bir tebessüm bahşetti ve “afiyet olsun Eyüp Bey…” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp kafasını Sallayıp aynı bakışın daha ağırını ağabeyine attı ve “Afiyet olsun Recep ağabey!” Kafasını salladı ve “maşallah yarılamışsın tabağını biraz geç kaldım herhalde afiyet olsun demek için.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben dahil masadaki herkes Eyüp’e karşı garip bir ifade takındığında hepimizin kafasını karıştırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep Dişlerini birbirine bastırdı ve dudaklarını gerdirerek yalandan gülümsedi. “Afiyet olsun uşağım ye hadi.” Elini de kaşık gibi tutup ağzına doğru götürüp getirerek yemesini işaret etmişti. Eğer saçmalarsa tabağını kafasına yedireceğini hissettiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp bakışlarını kısarak ağabeyini inceledi ve onaylamaz bir mırıltı çıkartarak “biz bu fabrikadan ekmek yiyoruz değil mi ağabey?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep alt dudağını dişlerinin arasına yuvarladı ve burnundan uzun bir soluk vererek Uraz’a dönüp dişlerinin arasından fısıldadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Salak bu çocuk.” ardından tekrardan Eyüp’e baktı ve o yapay tebessümünü takınarak “valla oğlum biz buradan yiyoruz, sen yan fabrikanın ekmeğini mi yiyorsun yoksa?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda suratında asılı kalan tebessümü korumaya çalışarak saçını alnından çekip bana baktı. O taraftaki garip konuşmanın sonlanmasını bekliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp az önce kıstığı gözlerini açtı, arkasına doğru yaslanarak büyülenmiş gibi mırıldandı. “Yok yok bende buradan yiyorum. Ferda Hanım?” Kafasını Ferda’nın tarafına çevirince Ferda ona baktı ve pamuk şekeri kadar yumuşak bir sesle “efendim?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizde çok ahlaklı bir kadına benziyorsunuz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda ne diyeceğini şaşırmıştı. Bozuntuya vermemek için takınabileceği en yapmacık tebessümü takındı ve başını sallayıp kedi gibi mırıldandı “teşekkür ederim…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep, Eyüp’e doğru yaklaşıp dişlerinin arasından kısık bir tonla yarım yamalak hırlarken bir yandan da suratındaki tebessümü de bozmamaya çalışıyordu. “Ne diyorsun oğlum sen ahlak falan mal mısın kalk git şuradan.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp büyük bir hayal kırıklığıyla ağabeyine baktı ve “biliyor musun Recep ağabey, herkesten beklerdim ama senden beklemezdim.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hasbinallah!” Recep göz devirip boynunu kütleterek soluklanmaya başladı. Ayarları oynuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp parmağını Recep’e doğru kaldırdı ve “bil ki bu sana hiç yakışmadı!” Diye üzerini işaret etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep kafasını Uraz’a doğru yaklaştırıp Karadeniz şivesiyle homurdandı. “Uraz bir şey ede ben buradan uçacağım yoksa.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz boğazını temizledi ve o bariton sesini duymama izin verdi. “Eyüp sen beni ofisimde bekle, haydi ağabeycim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp ağabeylerine yazıklar olsun der gibi baktı ve kafasını onaylamaz anlamda sallayıp ayağa kalktı. “Vay, Uraz ağabey sende peçete tutuyorsun demek ha! Şimdilik gidiyorum.” Ayıplarcasına Recep’e baktıktan sonra Ferda’ya döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ferda Hanım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Efendim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Size de teessüf ederim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep atik bir şekilde Eyüp’e doğru uzanacakken Uraz ani refleksiyle onu kolundan yakaladı ve o esnada Eyüp topuklayarak kaçtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazını temizleyerek bize gülümsemeye çalıştı. Sanki az önce kardeşini pataklama arzusuyla yanıp tutuşan o değilmiş gibi… Parmaklarını çenesine dayadı “kusura bakmayın, nişanlısı erkek çıktığından beri iyi değil.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nişanlısı erkek mi çıktı?” Şaşkınlığıma yenik düşüp Ferda’yla aynı anda mırıldandığımda neyse ki Ferda’nın hararetli sesi benimkini bastırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yaa, fark edememiş yavrucak.” Ağzım aralandı ve şaşkınlıkla Recep’e bakakaldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Eh…” Ferda sıkıntılı soluklar verirken konuyu nasıl toparlayacağını şaşırmıştı. “Olur tabii öyle şeyler.” Gülümseyerek bana doğru döndü “artık herkes birbirine benziyor değil mi?” yalancı bir kahkaha patlattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumarak suratımı buruşturdum ve “herkese afiyet olsun.” Diyerek yemeğimi yemeğe koyuldum. Böylelikle tüm saçmalığa bir son vermiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Molanın bitiminden hemen önce Ferda’yla birlikte lavaboya girdik. Yan yana duran musluklardan birinde ben elimi yıkıyorken o da saçlarını düzeltiyordu. Tuvalette bizden başka kimse yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şey diyeceğim ama kızma!” Sesini sevimli bir hale getirerek konuşurken tepkimden çekiniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynadan ona bir bakış atarak ellerimi durulamaya koyuldum. “Ne?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şey…” Musluğu kapatıp bir havlu kâğıt alıp ellerimi kurularken bedenim komple ona doğru dönmüştü. “Bugün Uraz Beyle çift gibi olmuşsunuz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunları söylerken göz bebekleri ışıl ışıl parlıyordu. Kaşlarım çatıldı. İlk başta ne demek istediğini anlamadım, sonradan fark ettim. İkimizde füme rengi pantolon ve beyaz renk gömlek giyinmiştik. Kıyafetlerimiz, kalıplarına kadar aynıydı. Sadece onun süveteri siyahtı, benimki ise gri.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ve bende dışarıdan bakınca ne kadar uyumlu gözüktüğünüzü düşündüm…” Ağzıyla dudaklarını kapatıp kıs kıs gülerek devam etti. “Baya yakışıyorsunuz yani ve eminim gören herkes yakıştırmıştır, çok uyumlu giyinmiştiniz. Boyu boyuna… Belki huyu da huyunadır.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi yumup dudaklarımdan sesli bir soluk çıkartarak elimi kaldırdım. “Ferda, bak…” Ona doğru yaklaştım ve kırmayacağımdan emin olduğum bir tonla devam ettim. “Aramızda bir daha böyle bir konuşmanın geçmesini istemiyorum, tamam mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratındaki hınzır tebessümün dağılmamasından, benden bu şekilde bir karşılık beklediği belliydi. Kafasını onaylar anlamda salladı ve ağzındaki hayali fermuarı eliyle çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merak etme, bir daha söylemem” tek kaşını manidar bir şekilde kaldırdı ve “tekrar bir uyum yakalamadıkça.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ferda!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ellerini teslim olurcasına iki yanına kaldırdı ve “tamam tamam, ben önden geçiyorum ofise.” Kıkırdayarak kaçıp gittiğinde sinirlerimi bozmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çatılan kaşlarımla aynadaki görüntüme bir bakış attım. Yanımdaki aynada da Uraz’ı hayal ettim. Gerçekten de anlaşmış gibi giyinmiştik!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uyummuş! Çiftmiş!” Hararetle konuşup öfkeyle süveterimi çıkarttım. Saçlarım elektriklenerek havalanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir sen eksiktin!” Süveteri bacaklarımın arasına sıkıştırdıktan sonra saçlarımı tepemde atkuyruğu yaptım, artık sadece beyaz gömleğimle kalmıştın. Gelişi güzel dürdüğüm süveterimle birlikte tuvaletten çıkıp ofise geçtim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl! Tam bir dakika geç kaldın.”Toygar elini havada kaldırıp dans edercesine yürüyerek söylenmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanından geçerken konuştum. “Ve siz de erkenden geldiniz.” Cevap vermeden aynı uyuzlukta diğer çalışanları karşılamaya başladığında aynı küçük çocuklara benziyordu. Sanki burası bir kreşti ve bizde onun öğretmenleriydik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çay molasına kadar Toygar’ın üzerimize yığdığı işlerle uğraştık. Kapı açıldığında görevli elindeki büyük çay tepsisiyle beraber içeri girip ortadaki masaya bıraktığında Ferda koşarak içinden iki kupa kahve aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kahve çabuk bitiyordu. Bana doğru döndüğünde suratında zafer dolu bir tebessüm vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi dışarı çıkalım.” Teklifini diretmeden onayladım ve onunla beraber dışarıya, bahçeye çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hava kapanmıştı. Ağacın altındaki banka gidip oturarak kahvelerimizi içtik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıcak kahve içimi ısıtarak dışarının soğuğunu kesmişti. Üzerimde sadece ince beyaz gömleğim olduğu için kahve olmasa donabilirdim. Atlet giyinmediğim için içten içe kendime kızıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aa, Uraz Bey.” Eliyle köşeyi gösterdi. Bahçenin köşesindeki duvarda, bir arabanın yanında telefonda konuşuyordu. Yalnızdı… Bu fırsat kaçmazdı. Gidip departman değişikliğiyle ilgili fikirlerini alabilirdim. O anda gök gürledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yağmur yağacak.” Kafamı kaldırdığımda bulutların tepemizde toplanmaya başladığını gördüm. Oysaki bugün hava durumuna bakmıştım ve ona göre giyinmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı göğsümün altında bağladım ve “benim Uraz Beyle konuşmam gereken bir mesele var, sen bardağımı götürür müsün?” Dedim Ferda’ya.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlamlı bakışlarını attı ve “tabi tabi götürürüm dedi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İmasına takılmadan kollarımı göğsümün altında bağlayıp Uraz’ın yanına gittim. Mola saati bitmek üzereydi. Geç kalmasam da Toygar her türlü azarlayacaktı, en azından buna değer bir şey yapmak istediğim için umursamadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arabanın önüne hafifçe oturmuştu. Yanındaki duvara gidip karşısında durduğumda bakışlarını kaldırıp bana baktı, bu sefer gözlüğü yoktu. Orada beklemeye devam edince konuşmasını böldüğüm için dik bir ifadeyle bana baktı ve “seni sonra ararım.” Deyip telefonu kapattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir soluk verip kollarını göğsünün altında bağlayınca yağmur, hızlı bir biçimde çiselemeye başladı. Çenesinin ucuyla beni işaret etti “sizi dinliyorum Pırıl hanım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey ben…” Vardiya zili çaldığında bahçedeki çalışanlar içeri girmek için hareketlendi. “Biliyorum daha geçen sizinle konuştum departman için ama…” Kollarımı iki yanıma düşecek şekilde serbest bırakarak “ben başka bir departmana geçmek istiyorum.” Dedim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etrafa baktım, Dışarı yeni çıkan bir erkek grubu sol tarafımızda kalan, üzeri muşambayla kaplı olan çardağa girdi. Büyük ihtimalle molaya geç çıktıkları için bu kadar rahatlardı. Onların dışında kalan tüm çalışanlar içeri giriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarımı kaldırıp Uraz’a baktığımda huzursuzca kıpırdandı ve yerinden kalkarak önümde durdu. Attığı adımlar yüzünden bende kıpırdayıp köşeye çekilmek zorunda kalmıştım. Yanımda ve arkamda bahçenin dış duvarı, önümde de Uraz vardı. Kafasını çevirip omzunun üzerinden geriye doğru, iki yan arabanın arasında duran erkek grubuna baktığında yağmur şiddetini arttırmıştı. Neden hareketlenip içeri geçmediğini anlamadım. Fırsatımı sonuna kadar değerlendirmek istediğim için bende onunla kalmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntılı bir ifadeyle bana doğru döndüğünde yineledim. “Ne diyorsunuz bu talebime? Daha yeni değiştirdiğimi biliyorum ama inanın geçerli sebeplerim var.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarından bıkkın bir soluk bıraktı ve “Pırıl hanım, size yarın gelip başka bir departmana geçmek istemezsiniz değil mi derken dalga geçiyordum. Sorumu bu kadar muhataba almasaydınız keşke.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimi birbirine bastırdım ve içimde biriken öfkeyi bakışlarımla beraber ona yönelttim. “Sizinle ciddi bir şey konuşuyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını onaylar anlamda salladı, o da sinirlenmişti. “Evet, sürekli değişen kararlarınızdan ne kadar ciddi olduğunuzu anlıyorum.” O an sanki sinirlerini bozan başka bir şey vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Beni alaya almaya devam mı edeceksiniz?” Cevap vermedi ama sert bakışlarını atmayı da kesmedi. “Uraz Bey, departman değiştirme talebinde bulunmak istiyorum. Projede de Üretimde de olmak istemiyorum,” rahatsız edici bir sessizlikle karşımda dikilmeye devam ediyordu. Sanki aklı başka bir yerdeydi, bir sorun vardı ve onu nasıl çözeceğini düşünüyordu. “Kabul edecek misiniz?” Dedim gözlerimi dikerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayır. Size bu işlerin çocuk oyuncağı olmadığını gayet net açıklamıştım.” Derken daha çok kendine sinirleniyordu sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey rica ediyorum, benim için önemli olmasa bu kadar diretmem!” Yağmur şiddetlenip üzerimizi iyice ıslattığında sıkıntılı bir soluk verip gökyüzüne baktı. İyice kalınlaşan boynundan fışkıran adem elması gözüme çarpmıştı. Keskin çehresini aşağı indirip ıslanan saçlarını geriye doğru yatırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Departmanımı değiştirmeyi başaramadığım için ileriki günlerle beraber yaklaşan sonumu düşünmek gözlerimi doldurdu. Kafamı onaylar anlamda salladım ve fısıldadım. “peki.” Neyse ki dolan gözlerim yüzümü yıkayan yağmurun arasında belli olmuyordu. Saçlarım toplu olduğu için saçlarımın hacmi daha da artıp başımı ağrıtmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yanından geçip gidecekken kolumdan tuttu ve beni hızla önüne çekerek duvara hapsetti. Taze yaralarıma ikinci defa bilmeden bastırdığı için dudaklarımın arasından bir inleme çıktı. Elini çekerek duvara dayayıp gitmemi engellediğinde neye uğradığımı şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an şiddetle gök gürledi ve hava iyice kasvetli bir hal aldı. Kolunu başımın hemen yanından, duvara doğru uzattığı için görüş açımda göğsü ve boynu vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarımı kaldırıp ıslak kirpiklerinin arasında kalan o siyah gözlere baktım, cam gibi parlıyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapıyorsunuz, çekilin!” Onu kolundan itmeye çalıştığımda bir işe yaramadı. Çehresi iyice keskinleştiğinde onu neyin bu kadar sinirlendirdiğini anlamıyordum. Dudaklarını sıkıca bastırdı, içinden kendine sağlam bir küfür savurduğuna yemin edebilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gitme.” Dedi gözlerime bakarak. Şaşkın bir ifadeyle öylece kalakaldığımda kolunu duvardan indirip yarım adım geri çekildikten sonra arkasını döndüğünde ben daha ne yapmaya çalıştığını anlayamadan siyah süveterini başından çekip çıkarttı ve bana doğru uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Giy.” Dedi. Neden böyle bir şey yaptığını, yağmur değdiği an ıslanıp tenini gösteren omuzlarından anlamamla ağzımın bir karış açık kalması bir olmuştu. Kafamı eğip aşağıya baktığımda gömleğin içimi belli edecek saydamlığa geldiğini gördüm. Dudaklarımdan şaşkın bir mırıltı çıktığında elinden süveteri kapmamla üzerime geçirmem bir olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aksi!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bana doğru döndüğünde yere bakıyor, bir yandan da dudağımı dişlememe engel olamıyordum. O şekilde gözüktüğüm için çok utanacakken beni aslında o vaziyette kimsenin görmesine izin vermediğini anımsadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendisine bile izin vermemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni bedeniyle gizlemişti. Baştan beri gözlerime ya da gökyüzüne bakmıştı. Kenarda duran erkek gurubu hareketlenip yanımızdan geçip gittiğinde o an ne diyeceğimi, ne yapacağımı şaşırmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı kaldırıp gözlerine baktığımda o korkutucu derecede siyah olan gözlerinde göremediğim bir anlam ve ifade vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yağan yağmurla beraber bakışlarımızda ıslandı ve birbirine doğru iyice karıştığında adımı dudaklarından duymama izin verdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.