5. Bölüm
İspiyoncu I İki Ruh Serisi 1 / HİS
❤️ 0
💬 0
“Acılarını kazırsan daha büyük yaralarla karşılaşırsın.” -Şule Terzi
Bölüm Parçası; Murat Dalkılıç – Bu Nasıl Aşk
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Deniz’in arkasında kalan ikilinin bakışları hiddetle birbiriyle çakışıyordu. Birbirlerine adeta öldürecekmiş gibi bakıyorlardı. Genç kız, ensesine saplanan ağrı sebebiyle dişlerini birbirine geçirdi. Adamın suratını görmek için kafasını gereğinden fazla yukarı kaldırmak canını acıtmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pes edip önüne döndü. Bu adamla bir daha karşılaşmak istemiyordu. İçinden, ona uzak olan bir departmana gönderilmesi için dua ediyordu. Daha şimdiden herkesten nefret etmeye başlamıştı bile!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Asansörün kapıları açıldığında gözlerini devirdi ve Deniz hanımı takip etmeye başladı. Birlikte Mehmet Ali’nin odasına girdiklerinde fabrikadan rahatsız edici sesler duyuluyordu. Pırıl’ın işitme sorunu yalanından dolayı onu staj zamanlarında da gürültülü yerlere verirlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Büyük ihtimalle ya üretime ya da kalıp bakıma vereceklerdi. Mehmet Ali, odasında oluşan hareketlilikle beraber bakışlarını bilgisayarından kaldırsa da tuşlara ritmik hareketlerle dokunmaya devam etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlüklerinin sol üst köşesinden Pırıl’a baktı ve kafasını salladı. “Oturun lütfen.” Deniz, bir baş selamıyla yanlarından ayrıldı, genç kadın, masanın kenarındaki koltuğa oturduğunda bir yandan da odayı inceliyordu. Kulaklarına taktığı pamuklara dua ederek askılıkta ki iş yeleklerine baktı. Bir melodi gibi öten tuş sesleri kesilince adamın kısık sesini işitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir ay boyunca fabrikayı, işleyişi anlamanız açısından benimle çalışacaksınız. Özellikle üretim ve kalıp bakıma dikkat etmenizi istiyorum. Pırıl yine yanılmamıştı. Kafasını salladı. Diğer binasında staj görürken tüm işleyişi analiz etmişti. Buranın yabancısı değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sizin için hazırladığım kıyafetleri giyin lütfen.” Diyerek koltuğun üzerindeki kutuyu gösterdi. İçerisinde kulaklık ve iş ayakkabısı vardı. Bunlar zorunlu olan, bedenini korumak için giymek zorunda olduğu kıyafetleriydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Reflektörlü yelek, insanların onları görebilmesi için giyiliyordu, o da zorunlu kıyafetlerdendi. Son olarak eldivenlerini de taktı. Bir cisme dokunmak istedikleri zaman takmaları gerekiyordu. Fabrikayı gezerken dokunmak isteyebileceğini düşünerek onu da koymuşlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hazır olduğunda Mehmet Ali çekmeceden birkaç parça şey aldı ve üretim haneye geçtiler. Üç yıldır duymadığı yüksek sesler eşliğinde yürümeye başladığında, sese yaklaşmadan Mehmet Ali bağırarak fabrikayı tanıtmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Önceden stajyer olduğundan Mehmet Ali’nin de haberi olduğu için “eski binada olduğu gibi, burada da dört tane pres var.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, Mehmet Ali’yle beraber bir yandan yürüyor, bir yandan da işlerin yapıldığı yerleri, makineleri görüyordu. “Otomobil parçalarına şekil verip işliyoruz, ardından otomobile takılması için ana fabrikaya gönderiyoruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üretim hane, yaklaşık iki kilometre uzaklığındaydı. Doksan desibelde atan küt sesleri eşliğinde çalışanların arasında gezinmeye devam ettiler. Birkaç kişiyle tanıştı ve her yeri en ince detayına kadar incelemek için ilerlerken şimdiden yaklaşık üç kilometre kadar yürümüştü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Günün geri kalanında proje ve kalite mühendisliklerinin olduğu yere girdiğinde rahat bir soluk almıştı. Neyse ki gürültülü yerleri bitirmişti, bugünlük!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesaisinin bitmesine yarım saat kaldığında bakım ekibinin yanındaydı. Stajyer olmadığı için artık bu kısımlara daha hâkim olacaktı. Genel olarak çalışanlar erkekti. Bu da Pırıl için iyiye işaretti. Kadınların muhabbeti daha derin olduğu için onu etkileyebiliyorlardı. Bu yüzden az konuşulması yararınaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesaisi bittiğinde yorgunluktan sırtları ve ayakları ağrıyordu. Böylesine yoğun bir tempoya girmeyeli uzun zaman olmuştu. Kıyafetlerini çıkartıp yerine koyduktan sonra lavaboya girip elini yüzünü yıkadı. Kullanılan yağların isi üzerine sinmiş, paslanmış demir gibi kokmaya başlamıştı. Tişörtünü tutup burnuna götürüp kokladıktan sonra “leş gibi kokuyorum.” Dedi ve sabunu eline sıkarak yüzünü ve dirseklerine kadar ellerini yıkamaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm gün fabrikada gezerken saçlarını sıkıca topladığı için ense köküne ağrılar girmişti. Saçlarını özgürlüğüne bıraktığında rahat bir soluk verdi. Kulaklarına tıkıştırdıkları pamuklar başını zonklatmaya başlamıştı. Çantasından cımbızını alıp onları dikkatli bir şekilde çıkartıp attıktan sonra dışarı çıktığında az da olsa rahatlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pamukları iş yerinden çıkmadan çıkartması her ne kadar tehlikeli olsa da dayanacak gücü kalmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Süveterini düzeltip ofis kısmına doğru ilerlediğinde karşıdan gelen hoş giyimli, turuncu saçlı kadını görünce daha fazla incelemeden bakışlarını çevirip ilerleyecekken, duyduğu sesle donup kaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl!” Adımları durduğunda kalbi hızla atıyor, içi sıkılıyordu. Sesin sahibini tam olarak çıkartmasa da kızın kendisini tanıdığı, ona ismiyle seslenmesinden belli oluyordu. Ardında kalan kız topuklu ayakkabısından çıkan seslerle önüne geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kız, turuncu saçlarını omzunun ardına ittikten sonra yoğun rimelden ağırlaşan kirpiklerini kaldırıp Pırıl’a baktığında, topuklu giymesine rağmen Pırıldan kısa kalmıştı. Gözlerini kısarak kızın suratını inceledikten sonra iyice emin olmuş olmalı ki dudaklarını hayretle araladı ve “inanamıyorum, sensin!” diyerek kollarını Pırıl’ın boynuna doladığında Pırıl, beklenmedik hareketi karşısında önce hareketsiz kaldı ardından geri çekilerek kıza baktığında, kendisiyle kurduğu yakın temas sebebiyle asabı bozulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah, kusura bakma! Sen beni tanımadın galiba.” Dediğinde Pırıl, onun gerçekten de mutlu olduğunu hissedebiliyordu. “Nil ben! Ali karasudan!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kızın bedeni, duyduğu isimle adeta buz kesti. Giderek kararan gözlerle Nil’in yeşil gözlerine daldı, irislerinde açılan girdapla geçmişe doğru sürüklendikçe bedeni ağırlaşıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nil… Hastalığının başlamasına vesile olan, aynı zamanda da lise hayatını karartan kız.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karşısında cıvıl cıvıl, hayat dolu olan bir çift göz görmekten nefret etti. Kendi gözaltı morluklarının ağırlığını hissettiğinde soğuk terler atıyor, şah damarı annesinin ölümüne şahit olduğu anki kadar sert ve tok atıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de Nil’in olayına şahit olmasaydı tüm bunlar başına gelmeyecek, her şey çok daha farklı olacaktı. Bir çift gözü yeşertmek uğruna, kendini soldurmuştu. Hayatın adaleti neredeydi? Yaptığı kahramanlık sebebiyle bir teşekkür bile almamıştı. Ailesi Pırıl’ın suratına bile bakmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şimdi hangi yüzle karşısında gülümseyerek selam veriyor, bir de utanmadan sarılmaya kalkıyordu. Onun lise hayatını kurtarmıştı, karşılığında bir teşekkürü çok gören o insan artığına baktı. Hadi kendisi çocuktu, ya ailesi? Diye düşünmeden edemedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, ibret alırcasına baktı ona ve ağır bir ahenkle kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle demek…” dedi tok bir sesle. Yutkundu. Nil, Pırıl’ın donukluğunu fark etse de umursamadı, Lisede de aynı şekilde donuk ve soğuk bir kızdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne zaman başladın işe, bu gün mü?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevap olarak sadece kafasını sallamakla yetindi, bu kadarı bile fazlaydı. Nil, gördüğü bir çift gözle üşüse de umursamadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle mi? Ana fabrikadaydım bugün, o yüzden sana hiç rastlamadım galiba.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl cevap vermedi, onun için tüm bunların hiçbir önemi yoktu. Boş ve hissiz bir tavırla bakmaya devam edince Nil, aralarında oluşan sessizlikten rahatsızlık duydu ve ağırlığını boşta kalan ayağına verip “ben proje departmanında çalışıyorum, bir şeye ihtiyacın olursa yanıma gel, olur mu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sanmıyorum.” Dediğinde Nil kırılsa da belli etmemeye çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyse, görüşürüz o halde.” Dedi ve gülümseyerek yanından geçip gittiğinde genç kız, tüm kırgınlığıyla orada öylece kalakalmıştı. Omuzları düştü, ayaklarını sürüyerek su sebilinin oraya vardığında nefesleri sıklaşmıştı. Şah damarında ki sertliğin azalmasını beklediğinde bir an önce oturması gerektiğini fark etti ve duvara tutunarak etrafa bakındığında oturacak bir yer bulamadı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Koridorun solunda ki ofis odasına takıldı gözü, kapısı açık olduğu için içerisinin boş olduğunu görebiliyordu. İçeri geçip kapıyı kapattıktan sonra kendini koltuğa attığında elleri titriyor, göğsü hiddetle inip kalkıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Allah’ım…” Ellerini saçlarına geçirip kafasını dizlerine doğru eğdiğinde bir türlü zihnine hâkim olamıyor, eskiye ait olan günlere gidip geliyordu sürekli. Annesinin ölümü, başından kayan tülbenti, babasının bakışları, mahkemede söyledikleri, Nil’in yaşadıkları, müdüre olayı anlattığı gün ve ardından gelip geçen o işkence gibi olan lise hayatı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkadaşlarının kendisiyle ettiği alaylar, Nisa’nın iddiaları, yolunan saçları ve sıkılan kolları…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nil’in gülen gözleri, kendisinin solan hayatı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hiçbir şeyi kabullenmek istemiyor, hatırladıkça solukları şiddetleniyordu. Buraya bile teyzesinin tehditi için gelmişti, zorunlu olarak çalışıyordu. Hapishaneden çıkan babasını hatırlayınca daha da delirdi ve şiddetle ağlamaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yumruğunu ağzına soktu ve içli bir biçimde ağlamaya devam ettiğinde yalnızlıktan iki büklüm olduğu o an, omzunu sıvazlayan eli hissettiğinde kalbi titredi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçecek… Sakin ol…” Hayal meyal duyduğu ses, onu kendine getirmeye başladığında, girmiş olduğu o trajik dünyadan çıkıyor, etrafında ki objelerin görüntü kalitesi giderek artmaya devam ediyordu. Buğulu gözlerini araladı, ancak kendine gelebilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İç çekti, duyduğu telkin iyi gelmişti. Nabzı normale döndüğünde parmaklarıyla gözlerinde ki yaşları silip boğazını temizlediğinde girdiği transtan çıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sudan çıkmış balık gibi etrafına baktıktan sonra kafasını kaldırdığında nur yüzlü, yaşlı bir adamla karşılaşmıştı. Omzunu sıvazlayan eli, sözleri… Her biri zihninde canlanınca oturduğu koltukta geriye doğru sıçrayarak adama inanamaz gözlerle baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu adam hayal ürünü olabilir miydi? Gözlerini birkaç kez daha yumup adama dikkatle baktığında adam, karşısında ki koltuğa oturup öne doğru eğildi “iyi misin kızım?” Baskın Karadeniz şivesi okşadı kulağını. Daha önce hiç bu kadar hoşuna gitmemişti bu aksan…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafası istemsizce sallandığında adam, kendine göre normal gelen yüksek bir sesle Karadeniz şivesiyle devam etti. “Paçi ne yana yakıla ağlıyorsun, ödümü patlattın.” Adamın sesi genç kıza iyi gelse de bunu kendine sakladı. Çivinin üzerine oturmuş gibi koltuğundan zıpladı ve ayağa kalktı. Yaşlı adam meraklanarak bakmaya devam ettiğinde Pırıl, “özür dilerim. Gitmem lazım.” Dedi ve koşarak kapıyı açıp dışarı çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaşlı adam, hızla kapanan kapıya bakakaldı ve kendi kendine “akıllısı bizi bulmaz.” Diye söylenerek tespih çekmeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep, Dedesinin odasına gidecekken Pırıl’ın içeriden çıktığını görünce ablak bir ifadeyle bakakalsa da kendini toparladı, bir adım geri çekilerek duvarın ardına saklandığında, koridorda ikisi dışında kimse yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kız, ilerleyecekken durup istemsizce geri dönüp kapının kulpunu kavradığında adama teşekkür etmek istiyordu. İç çektikten sonra bunun, kötü bir fikir olduğuna karar verip geri çekilerek hızlı adımlarla çıkışa yöneldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep, kızın kapıyı dinlediğini görünce üzerine doğru atılacakken yumruklarını sıktı ve kendini zor tuttu. Alçak kuzeni daha bu sabah, kendisine işleri batırmaması için yemin ettirmişti. Adımlarını hızlandırarak Uraz’ın odasına doğru koşturdu. Yanlış bir hareket edip işleri berbat etmek istemiyordu. Koşar adımla kuzeninin odasına girdiğinde Caşutu suç üzeri yakaladığı için kendisiyle gurur duyuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Höst ulan! Ahıra mı giriyorsun!” Uraz sandalyesinde geriye doğru yaslandığında Eyüp ve Recep’in sürekli bu şekilde odasına dalmasından nefret ediyordu. Kapı çalma güncellemesi ne yazık ki ikisine de gelmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yakaladım dedemin torunu, yakaladım!” Hayali bir kemençe çalıyormuş gibi ellerini oynatıp, aynı zamanda horon tepmeye başladığında, bordo gömleğin üzerine giydiği lacivert ceketin tezatlığı Uraz’ın gözlerini kanattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gerçekten de kim inanırdı bu adamın Bay Çelik’in hissedarı olduğuna? Gözlerini devirdikten sonra yerinden kalkarak ceketini kalçasının ardına itti. Uraz da ona nazaran özellikle özenli ve temiz giyinen biriydi. Bu yüzden Recep’in tarzından nefret ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neyi buldun?” Dedi ve penceresine baktı. Gözlerini daha fazla kanatmak istemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl dedemin kapılarına sürünüyor.” Dedi ağır şivesiyle. Ne demek istediğini Uraz hemen anlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne işi var dedemin odasının önünde?” Genç adamlar ayaklanarak koridora çıktıklarında dedelerinin odasına doğru ilerlemeye koyuldular. Bir yandan da Recep, hararetli bir şekilde gördüklerini anlatıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapının önüne geldiklerinde kimseyi göremediler. Recep tam ağzını açıp bir şey söyleyecekken Uraz parmağını kaldırarak onu susturdu. Ardından temkinli bir ifadeyle odaya doğru ilerledi ve kapıyı açtı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Abdullah, odasına dalınmasını beklemediği için içtiği su soluk borusuna kaçtı ve hiddetle öksürmeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dede!” Uraz bağırdı ve Recep’le beraber dedesine doğru atıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yine zehirlediler dedemi!” Aylar önce gelen sahne gözlerinin önünden geçiyordu, iki kuzen, büyük bir korkuyla telaşa kapıldıklarında elleri titriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ambulansı ara hemen!” Uraz hiddetle bağırdıktan sonra dışarıdan yardım istemek için tekrar bağıracakken eline inen tokatla dedesine baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Afkurma la! Kulağımı patlattın!” Birkaç küçük öksürüğün ardından kendine geldiğinde gençler, anlamaz bir ifade ile birbirlerine baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Abdullah dede sakince soluduktan sonra derin bir nefes aldı ve arkasına yaslandı. Yaşlı adamın öksürmekten gözleri yaşarmıştı. Eliyle kapıyı işaret etti ve hiddetle “habu bok yiyenin kapısını kaç kere çalmadan girmeyin diyeceğim?” Dedi baskın şivesiyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dede, su yüzünden mi öksürdün?” Dedi Recep, her şeyden emin olmak istiyordu. Ardından bardağı kavrayıp koklamaya başladığında, Abdullah çileden çıkmak üzereydi. “La o şirketin kabı, onu da araklayamazsın, bırak şunu it oğlu it!” Bardağı elinden çekip aldıktan sonra iğrenircesine bakarak masaya koydu “bir de görmemiş gibi kokluyor! Dersin hiç su içmemiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, dedesinin söylenmelerini işittikçe iyi olduğundan emin oluyordu. Bir an onu öylesine öksürürken görmek, aklını kaybetmesine sebep olmuştu. Recep’in dediklerinin üzerine o sahneyle karşılaşmak, kalbini korkuyla kapladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dede, az önce senin odana bir kız geldi mi?” Uraz birden konuya girdiğinde Abdullah, beklenmedik sorusu karşısında öylece kalakalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızın o anki çaresiz hali geçti gözünün önünden, mahcup edici bir hareket yapmak istemiyordu. Kızın kaçışını hatırlayınca kaşlarını çattı ve olağan bir tavırla “ne karısından bahsediyorsun deyyus oğlu deyyus! Paçi falan gelmedi benim odama.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz sorarcasına Recep’e bakınca “La dede!” Uraz öksürerek kuzeninin sözünü kesti ve “kusura bakma dede, ben karıştırdım.” Dedi. Abdullah, Uraz’ın bu konuyla olan bağlantısını merak etse de, kendi odasına saklanan bir yavrucağı rahatsız etmek istemiyordu. Belli ki kız kimseyle konuşmak istemiyordu. Bu yüzden Abdullah da gizli tutacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama…” Recep tekrardan konuya girmeye çalışınca “Recep, ana fabrikaya gitmen gerek hadi gel. Dedem de dinlensin.” Dedi ve kuzenini çekiştirmeye başladı. Zapt edilemeyen kuzeni derdini anlatmaya çalışınca orta masanın üzerinde bulunan meyve tabağından bir elmayı alıp ağzına soktu ve dedesine selam verdi. “Hürmetler dedecim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Abdullah kafasını sallayınca Recep’i kapıya savurup dışarı çıkarttı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula amcamın oğlu, ne ediyorsun?” Ağzından çıkarttığı elmayla ona avel avel bakınca Uraz alt kata doğru sürüklemeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir kes sesini, her şeyi Batıracaksın! Önce bir bakalım doğru görmüş müsün?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne diyorsun ula! Gözlerimle gördüm diyorum!” Uraz, kayıt odasına kadar Recep’i dinlememiş, zorla çekiştirerek götürmüştü. İçeri girdiklerinde arkadaşlardan dedesinin kapısının önüne açılan kaydın bir saat öncesini göstermelerini ve molaya çıkmalarını istedi. Görüntüyü sararak incelediklerinde Recep’in doğru söylediğini anladı. Kız önce gizlice koridorda ilerlemişti. Adımlarını öylesine usulca atmıştı ki, gördükleri karşısında irkilmeden edemedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Duvara yaslanarak ilerlemesinden, etrafı kolaçan ettiğini anlayabiliyordu. Dedesinin odasına girdikten sonra kapıyı kapatmıştı. Tahmininde yanılmadı, demek ki kapının açık olmasından faydalanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedem odada yokken girmiş.” Dedi Uraz.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ama dedem bir saat önce odaya girmişti, hiç de çıkmadı.” Recep doğru söylüyordu, önceki görüntülerde dedesi odadan çıkmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedem zaten kapı açıkken gözükmüyor, demek ki tuvaletteyken girmiş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula! Bak sen şu fuşkiye! Nasıl kaçtı odadan gördün mü?” Pırıl’ın hızla odadan çıkışını gördüklerinde, onun caşut olduğundan artık son derece emindiler.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Demek dedem tuvaletten çıkarken kaçtı hemen içeriden.” Uraz bir yandan görüntüleri inceliyor, bir yandan da sesli düşünmeye devam ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bak bak, nasıl da kapıya yapıştı dinliyor, sinsi yılan!” Recep, ibret alırcasına kızı incelemeye devam etti. Cesaretine içten içe hayret ediyordu. “Daha dün bir bugün iki, nasıl da yapıştı hemen dedeme, fendelek!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Odada ne arıyordu acaba?” Dedi Uraz. İki kuzen de birbirini dinlemeden, kendi kendine konuşmaya devam ediyordu. Uraz, yanında ki hareketlenmeyi fark edince Recep’i kolundan tutup kendine çekti “nereye?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Katran karası gözlerini hırs ve intikam arzusu bürümüştü. Gözlerini yumup geri açtığında gür kirpikleri hareket etti. Okka burnunu çekti ve “belası olmaya, nere olacak!” Kolunu çekip kendini kurtardı ve vakit kaybetmeden odadan çıktı. Uraz’ın peşini bırakmayacağını bildiğini için asansörü beklemeden merdivenlere atıldığında Uraz bıkkınlıkla şahadet getirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mesai son bulduğu için şirkette neyse ki kimse kalmamıştı. Merdivenlerden inmekte olan Recep’i ensesinden kavradı ve sırtını serçe duvara yasladı. Her şeyi berbat edebilme potansiyeli taşıdığı için Recep’i ezip geçmek istiyordu! Bu adam öylesine kot kafalıydı ki sürekli ani kararlar vererek fevri davranıyordu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratını kuzenine yaklaştırdı ve dişlerinin arasından tısladı. “Lan bana yemin ettin!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeminimi az önce tuttum, devamı için yemin etmedim bırak beni!” Bağırdı ve kuzeninin yakalarına asılıp onu önünden çekerken Uraz, dengesini sabitlemek için bir basamak aşağı indi. Recep, bu fırsatı kaçırmayıp sırtını duvara yasladığında Uraz’ın kıvırcık saçları duvarda dans etmeye başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Asıl sen bırak, bırak diyorum sana bırak!” Kuzenler hırıltıları eşliğinde sıktıkları dişleriyle birbirine bilenmeye devam ediyorlardı. Birbirlerine karşı uyguladıkları yoğun güç sebebiyle kan ter içinde kalmışlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula dedemin torunları ne ediyorsunuz?” İlk basamaktan gelen Eyüp’ün sesini işittiler. Aynı anda sıkıca kavradıkları yakalarında ki ellerini gevşettiler. Hızla atan nabızlarıyla kafalarını çevirdiklerinde, bu halde görmek istedikleri son insan Eyüp’tü!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir sen eksiktin!” Uraz konuştuktan sonra Recep, Uraz’ı serbest bırakarak Eyüp’e döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“La sen ne götün arasına giren külot gibi her yere sıkışıyorsun!” Kafasını yana yatırıp elini tokat atacak gibi açarak kardeşine doğru inmeye başladığında bir yandan da bağıra çağıra konuşuyordu. Gerekli gereksiz her yerden çıkması fena halde tepesini attırmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aşkı memnuda ki Beşir gibi ne kamera gibi çekiyorsun lan bizi, it oğlu it! İşin gücün yok mu senin!” Eyüp, normal zamanda olsa ağabeyiyle uğraşırdı ama sinir kotasının çoktan dolduğunu görebildiği için hiç ses etmedi, en ufak bir cevabında tokadı yiyeceğini biliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana dediğim malları aldın mı? Yok! Her boku yanlış yap, gel burada bizi izle. Al, al!” Recep arkasını dönerek eğildi “aç götümü izle al!” Dedi baskın şivesiyle. Sinirden kıpkıprmızı olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, Recep yeter, gel buraya!” Uraz Recep’i kolundan tutarak çektikten sonra Eyüp’e uyarı dolu olan bakışlarını gönderdi. “Sen de çeneni kapalı tutsan iyi edersin!” Cevap beklemeden kuzenini de alıp oradan ayrıldığında Eyüp öylece kalakalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İrice açılan gözleriyle ağabeyleri yanından ayrılsa da merdivenlere bakmaya devam etti ve kendi kendine sayıladı. “Ula ben ne dedim şimdi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, eve geldiğinde başı ağrıdan çatlamak üzereydi. Çantasını koltuğun üzerine attı ve leş gibi yağ kokan süveterini bir çırpıda çıkarıp çantasının kenarına fırlattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pis kokmaktan nefret ediyorum.” Eskiden alışık olduğu kokular eşliğinde kendini banyoya attığında midesi bulanmıştı. Birkaç güne kire pasa iyice alışacaktı. O zamana kadarki süreç biraz daha sancılı geçiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nemli saçlarıyla banyodan çıktığında telefonunun ışığının yanıp sönmesi dikkatini çekti. Islak elini, bedenine sardığı havlusuna sürttükten sonra telefonu açıp baktığında kanı dondu. Tiksinircesine ekrana bakmaya devam ettiğinde, hafifleyen mide bulantısı tekrardan baş göstermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, Recep’i odasına fırlattı ve vakit kaybetmeden kapısını kilitledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep, kuzenini artık zapt edemeyeceğini bildiği ve enerjisinin tükenmesinden dolayı soluk soluğa sırtını izledi. Bir doksan yedi boyunda olan kuzenine şimdiye kadar karşı koyması bile mucizeydi. Genişçe olan göğsü, fazla iri olmasa da sağlıklı yiyeceklerle dolu olan bedeni sayesinde Recep’i her defasında alt ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hiddetle arkasını döndükten sonra çekiştirilmiş gömleğini düzelterek bağırdı. “Sana kaç kere diyeceğim şöyle celallenme diye! Beni dinlemeyi öğren artık!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“La ben senden beş yaş büyüğün hayvan oğlu hayvan! Ona göre konuş!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Büyüğümsen terbiyeni takın!” Uraz, içinden bir salavat getirdi ve sakinleşmeye çalıştı. Kuzenine uymamalı, sakinliğini koruyarak ona planını anlatmalıydı. “Her neyse, gel oturalım şöyle.” Dedi uysal bir tavırla. Eliyle karşılıklı konulan krem rengi, deri koltukları gösterdi “gel hadi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuzeninden aldığı yumuşak tutum karşısında burnundan kıl aldırmaz bir tavırla pencerenin önündeki koltuğa oturdu ve bir bacağını diğerinin üzerine atıp konuşmasını bekledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkili, biraz önce attıkları hararet sayesinde rahatlamış, negatif enerjilerini boşaltmışlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, dirseklerini dizlerine koyup öne doğru eğildiğinde, Recep cebinden, Uraz’ın dedesinin odasındayken ağzına soktuğu elmayı çıkartıp yemeye başladı. Kaşla göz arasında elmayı cebine tıkıştırmıştı. Kuzeninin her fırsatı değerlendirmesine hayret etse de bozmadan konuşmaya başladı. “Elimizde hiçbir koz yokken kızı uyandıramayız, peşine takılacaksın da ne olacak? Hiçbir yol kat edememişken uyandığımızla kalacağız, düşmanı kendimize yakın tutmalıyız.” Sırtını koltuğa yasladı “dedemin haberi yok, onu telaşlandırmayacağız. Caşutun her hareketini izleyeceğiz, hayatını araştırarak birkaç açığını yakalayacağız. Daha sonrasında” avucunu açtı ve sıkıca yumruk yaptı. “onu kıskıvrak yakalayarak şantaj yapacağız.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hee, o şekilde mi konuşturacağız diyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hee, o şekil diyorum.” Dedi kuzeninin şivesini taklit ederek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula ben nasıl sabredeceğim? Gidip ümüğünü sıksak ya?” Kuzeninin siniri yüzünden böylesine saçmaladığını bilse de asabı bozulmuştu. Recep çok olmaya başlıyordu. Her şeyden önce karşılarında ki bir kadındı. Her ne kadar içten içe onun caşut olduğuna kanaat getirse de Uraz yine de rahatsız hissediyordu. Masum birinin günahını almaktan korkuyordu. Bu yüzden kızı denemeli, caşut olduğundan iyice emin olmalıydı. Tabii bu kısmı sadece kendisine saklayacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep öğrenirse Uraz’a güvenmez, bir an önce Pırıl’ın üzerine çökerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kederli bir soluk aldıktan sonra oturduğu koltuğa yaslanınca Recep ayaklandı. “Nereye gidiyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep, elmasının sapını masanın üzerine bıraktı ve lokmasını yuttu. Çöpüne kadar yemişti. “Cuma pazarına, benim kasayı satacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Oğlum o kasa bozuldu, hangi deli alır onu?” Recep, normal insanların çöpe atacak kadar işlevini kaybettiği eşyalarını Cuma pazarına gider satardı. Hiçbir şeyini çöpe atamazdı. Evdeki eskiyen, atılması gereken eşyalara da göz koyduğu zamanlar olmuştu, Abdullah dedesi bu durum karşısında çıldırmış, onu evden atmaya kalkışmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep, kira ve fatura ödememek için bir daha evdekilerin eşyalarına dokunmamıştı bile. Bu şekilde bedavadan hayat yaşamak varken, kendi başına yaşaması onun için adeta bir kâbus olurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Herkes sen gibi salak mı, işine yarayan vardır illa.” Kemerini düzelterek kapıya doğru ilerlediğinde Uraz arkasından mırıldanmıştı. “Evet, paralarını çaldırmak isteyen bir gerzek vardır illa!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, gelen mesajı okuduğunda tüyleri ürpermişti. İlk başta kim olduğunu çıkaramasa da sonuna ismini yazmıştı, numarasının kayıtlı olmadığını biliyordu. Dudaklarını içine doğru çektikten sonra tükürürcesine tısladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Seni bok kurusu!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.