11. Bölüm

İspiyonsuz I İki Ruh Serisi 2 / "SAĞANAK"

💬 0
İyi Okumalar!
Bedenim tir tir titriyor, bakışlarım boşluğa dalıyordu. Boğazıma oturan yumru öyle büyüktü ki yutkunamıyordum. Acı içerisinde içimde kalan ufacık gücümle tuttuğum takım elbisesinin koluna baktım. İçim sıkıştı, kalbim ağrıdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son anda öğrendiğim gerçekleri bir türlü hazmedemiyor, saniyeler öncesinde baktığı günahsız gözlerini hatırladıkça acıyla kahroluyordum. İstese elini çekebilirdi, tek hamlede çekip gidebilirdi. O kırgınlıkta ve küskünlükte olduğunu biliyordum ancak yapmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sadece durdu, bekledi. Gözlerimi yavaşça kaldırdığımda yaşlar durmadı ve hızla çeneme aktı, burnumu çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu nasıl olabilir?” Sesim kulağıma yabancı gelmişti… Fısıltı şeklinde, acı akarak konuşmuştum. “Nasıl ol kadar yıkım boşuna olabilir.” Adamı Uraz sanmam… Kadınla o halde görmem ve çektiğim onca acı boşuna mıydı? Canım yanmıştı, hem de çok kötü… Çok acı… Çok yoğun.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim parçalanmıştı, bir daha birleşemeyecek sanmıştım, eskisi gibi olamayacak. Ancak şimdi görüyordum ki hepsi boşunaymış. Sertçe yutkunduğumda kalbim göğüs kafesimi delercesine atıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elini o anda sertçe çektiğinde bakışları fazla yabancıydı. Boğazımdaki yumrunun büyüklüğünden dolayı yutkunamadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfadesinden duruşuna, kokusuna kadar… Bu adam her şeyiyle artık bana çok yabancıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kadar yıkım mı?” Dedi nefret ederek. Ardından gözlerindeki hayal kırıklığı belirginleşti ve öfkeyle tısladı. “Sen daha yıkım görmedin.” Bir adım geri attığında inlercesine mırıldandım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen…” İçime içime hıçkırdım. “Demek sadece hayatından defolup gitmemi istiyorsun,” kafasını onaylar anlamda salladı. “Bunu senin için yapacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o anda içimdeki tüm lavları tekrardan tetiklediğinde aynı nefretle bende ona baktım. “Zaten daha iyi ne yapmayı bilirsiniz ki?” Dedim içimde biriktirdiğim o koyu nefretle. O günde! İşte biricik anneciğimin öldüğü o günde aynısını yapmamış mıydı? Bana gelmemişti! Beni bulmamıştı! Defolup gitmişti, acılarıma usanmadan parmak basan o zorba kızın yanına gitmişti, onun yanında olmuştu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçim içimi yiyorken karşısında eskisi gibi buz gibi duramadığım her an için kendimden de nefret ettim, kızdım, öfkelendim! Artık karşılıklı kalmış, patlamaya hazır birer volkan gibiydik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarını kıstı ve hayretle tısladı, istemsizce bana doğru iyice dönmüştü. “Daha iyi ne yaparım mı?” Söylediklerine kendi bile inanamamıştı. “Bu zamana kadar ben…” Dedi ve sesi kesildi. Yanında olmaktan başka ne yaptım? Diyeceğini iliklerime kadar hissedebiliyordum ancak o devam edememişti. Hayır, bu cümleyi tamamlamak istememişti, ağzına yakıştırmamıştı. Onları söylemek için yapmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tekrardan devasa hayal kırıklığıyla bakmayı sürdürdüğünde arkasını dönüp de gittiği an koyu bir nefretle sırtına bakakaldım. Dişlerimi sertçe sıktım ve öfkeyle tısladım. “Beni parçalıyorsun. Ben senin parçalanmanı isterken.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hissizlik. Belki de çok hislilik… İşte içinde boğuşup da kaybolduğum durum tam olarak buydu. Dişlerimi ne kadardır sıktığımı bilmiyordum, damağımda oluşan sızlamayla ağımı açtığımda dolan gözlerim aktı ve son zamanlarda almaya alışık olduğum o tuzlu tat damağıma yayıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Katran karası gözleri zihnimde canlandığında kalbimi bir bıçakla tam ortadan ikiye ayırıyorlardı sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Çok değil.” Fısıltımı kulaklarım zor uydu. “Bir parça sadece.” Genzimden gelen acıyla ıkınarak devam ettim. “Sadece bir parça mutlu olabileceğime inanmıştım.” İşte onan sonrası ise tamamen yıkıntıyı işte. Ufacık tebessümü bile fazla görülen bu biçare kız için erin bir enkazdı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz tüm heybetiyle yürüyorken uzun bedeni ahenkle esen rüzgâra karşı koyuyor, onu parçalıyordu. Kalın, biçimli parmaklarını saçlarının arasından geçirip geri yatırdığında kısa oldukları için eylemi çok da başarılı olmamıştı. Alnını sertçe ovuşturduğunda öfkeyle soluyordu, hiddetle göğüs kafesi inip kalkıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden?” Diye sordu ve öfkeyle yumruğunu kaldırıp karşısında duran aynaya indirdi. Erkekler tuvaletin ne ara geçmişti bilmiyordu ancak bildiği tek şey devasa bir yıkımdı. Bu zamanda kadar yüreği yalnızca bir kadın, tek bir kadın için yanmıştı ve o kadında acımadan yüreğini un ufak etmişti, parçalara ayırıp yere atmış, sonrasında da hoyratça ezmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kırılan camlar yerlere tiz sesler eşliğinde dökülürken elinin kanamasını önemsemedi, umursamadı. Tek istediği o Devran Denilen pisliğin ağzını yüzünü dağıtmaktı. Pırıl’a değmeye çalışan elini hatırladıkça bile onu mahvedesi geliyordu. Katlanamaz gibi oldu ve gözlerini öfkeyle kapattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kahretsin!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Peki o kadına ne demeliydi? Her şeyi parçalayan, mahveden kadına ne demeliydi? Bir zamanlar lütfen beni görmeyin ve bana dokunmayın diyen kadın neden şimdi başka bir adamın yanındaydı? O güvensiz, ürkek hallerine ne olmuştu da şimdi birden panter kesilmişti?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Görüntüler zihninde oluştukça Uraz öfkeden kuduruyor, herkese kan kusturmak istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu zaman kadar her zaman naif ve centilmen bir adam olarak yaşamışken şimdi aynada gördüğü o görüntü de neydi? Öylesine ürkütücü, sert ve asabi gözüküyordu ki yalnızca enerjisiyle bile her yeri tuzla buz edebilir gibiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl…” Dedi nefes nefese. Öfkeyle, nefretle. Sertçe. Yine de o yoğun kötü duyguların arasından akan merhametinden nefret etti. Onu yok etmek istedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yok etmek istedi çünkü kızın dakikalar öncesinde söylediği nefret dolu söylemler Uraz’ı mahvetmişti. Uraz’ı yakmıştı. Uraz’ı yıkmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O kız…” Dedi ve acıyla karışık koyu nefretiyle devam etti. “O kız benim felaketim olacak.” Kalbindeki devasa acıyı taşımakta bu koca adam çok zorlanıyordu. İşte o zaman burun direği sızladı ve gözleri doldu. İşte o çilli kız… O çilli çekik gözlü kız bu kocaman devasa adamın gözlerini doldurmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerini sertçe birbirine bastırdığında damakları sızlıyordu, kasılmaktan patlamak üzereydi. Yetmemişti, yapamamıştı. O duyduğu korkunç laflardan sonra hırsını asla alamamıştı. Kanayan avucuyla mermeri sertçe sıktıktan sonra öfkeyle sırtını doğrulttu ve hızla lavabodan çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cilalı parlak ayakkabısının mermerde çıkarttığı tok sesler eşliğinde öfkeyle yürüyorken ileriden gelen çalışan kadının farkında bile değildi. Genç kadın Uraz’ı o halde görünce endişelendi ve önüne geçti. “Uraz Bey iyi misiniz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adamın gözü öylesine yoğun bir öfkeyle kaplanmıştı ki karşısındaki çalışan kızı algılayabilecek kapasitede değildi. Refleksle yavaşladığında kız kanayan eline dehşet içerisinde baktı ve istemsizce avuçlarının içerisine alarak kendine doğru kaldırdı. “Eliniz parçalanmış!” Dedi hayretle yakınarak.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O sırada diğer tarafta olan Pırıl`ın da Uraz dan farksız kalır yanı yoktu. Göğüs kafesi hiddetle inip kalkıyor nefretle etrafa bakınıyor hırsını alamadığı adamı parçalarına ayırmak istiyordu. Annesinin ölüm yıldönümünde Uraz`a duyduğu açlık, özlem hepsi birden perçinleşiyor, kızı iyice felakete sürüklüyordu. “Parçalanmasını istiyorum.” Dedi büyük bir öfke ve nefretle. “Onun kalbinin en ufak parçalarına kadar ayrılmasını istiyorum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl!” O esnada kendisine doğru gelen Devran`ı duymadı bile. Hızlı adımlarla Uraz`ın gittiği yöne doğru ilerlerken ayakkabısının topuğundan çıkan sesler geniş koridoru inletiyordu. Köşeyi döndükten sonra Uraz`ın geniş bedenini, önünde duran kızı gördüğünde adeta ateş püskürdü, burnundan soludu ve hayal kırıklığıyla kendi kendine mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sadece soruyorum.” Dedi ve yalnıza kendi duyabilecek şekilde fısıldadı. “Arkamı her döndüğümde, tekrar baktığımda seni hep böyle mi göreceğim?” Sen benim için koca bir hayal kırıklığısın Uraz… Diyemedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O esnada dev adamın çehresi yavaşça yerden kalktı ve az önce aramak için tuvaletten çıktığı kadını gördü, hem de yanında görmekten nefret ettiği adamla. İkili birbirine adeta ateş püskürerek bakıyorken Uraz yalnızca bir bakışıyla bile ortalığı yakıp yıkacak gibiydi. Karşısında duran çalışan kız korkarak omzunun gerisine, arkasına baktığında sebebini anladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl ona gözleriyle lanet etti ve o an yanındaki adamın nefesini hissetti. İçine acı kaçan etrafı kırmızı, yaşlı gözlerini kaldırarak Devran`a baktığında adam o konuşmadan anladı. Usulca elini kavradığında Pırıl`ın çenesi sertçe kapanmıştı. Yavaşça geri çekilip kızı da kendiyle beraber döndürdüğünde Uraz kırmızı görmüş boğa gibi olduğu yerden fırladı. Elini hangi ara kızdan çekti, hangi ara ikilinin peşine takılıp uçarak arkalarından gitti bilmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Devran`ın kolunu tuttuğu gibi kendine çevirdi ve kendisinin bile beklemediği bir hamleyle yumruğunu suratına indirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Uraz Bey!” Seher sessizce kopardığı nidanın arkasından peşinden koşturduğunda Pırıl`ın ağzı beş karış açık kaldı. İşte ne olursa olsun bunu beklememişti. Devran aldığı sert darbenin ardından kendini toparlayarak geri kalktığında en az onun kadar iri ve uzun olsa da afallamıştı. Elinin tersini çenesine yasladığında Uraz kuduz bir köpek gibi tıslayarak yakalarına yapıştı. “Bir daha ona dokunursan var ya...” Dedi ve tıslayarak devam etti. “Senin o elini kırarım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne yaptığını sanıyorsun!” Pırıl tüm asiliğiyle şaşkınlığını atıp çıkıştığında genç adam çoktan kanlı eliyle kolunu kavramıştı. Kızı sertçe kendine çekerek tısladı. “Benimle geleceksin!” Pırıl gördüğü muameleyle iyice şaşkına döndüğünde genç adamın elinden akan kan bileğine dolanıyordu. Bu görüntüyle nutku tutulsa da kendine gelmesi uzun sürmedi. “Çekil şuradan!” Kolunu kurtarmaya çalıştığında o da en az Uraz kadar delirmişti ve kimseleri umursamıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendine gelen Devran Uraz’a doğru atak yaptığında yumruğu genç adamın kaşına inmişti. Uraz kızgın bir boğa gibi öfkeyle soludu ve ardından Devran’a kafa attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl daha fazla kendisi yüzünden mavi gözlü adamın zarar görmesini istemediği için Uraz’ın çekişlerine karşı koyamadan ona uydu. “Sen pisliğin tekisin!” İtaat etmek zorunda kaldığı için adamı diliyle zehirlemeyi ihmal etmeyecekti. “Nefret ediyorum senden! İğreniyorum!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Topuklu ayakkabılarıyla peşinden güçlükle koşturuyorken Uraz’ın kaşı kanıyordu. Katran karası siyah gözlerini ileriye dikmiş, hırsla nefes alıp verirken kararlı adımlarla çıkışa yürüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Cevap alamayınca, onu ne kadar yaraladığını göremeyince iyice çıldırarak cırladı. “Duyuyor musun beni!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam otoparka, arabasının hemen yanına gelince genç kadını kapının önüne çekerek önünde durdu. “Duyuyorum!” Davetliler içeride olduğu için otopark boştu. “Benim yerime Devran’ın yanında olmasını isterdin değil mi?” Adamın iyice nevri dönmüştü ve düşündükçe çıldıracak gibi oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl hayretle kaşlarını çatınca nefret akan sesiyle devam etti. “Onun sana dokunmasını isterdin değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen ne diyorsun?” Dedi hayal kırıklığıyla. O anda gökyüzü kuvvetle gürledi. Uraz kapıyı açarak kızı içeri ittirdi. “Bin şu arabaya!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Binmeyeceğim!” Pırıl’ın debelenmesini umursamadan fiziksel güç üstünlüğünü kullanarak incitmeden arabaya binmesini sağladığında kızın hırçın tavırlarından nasibini alıyordu. Zaman kazanmak için kızın emniyet kemerini bağladığında Pırıl sürekli debeleniyordu. Hızla çiseleyen damlalar genç adamın sırtını kaplamaya başladığında kızın üzerine eğik duruyordu. Katran karası gözler bal rengiyle karşılaştığında irislerinin arasında şimşekler çaktı ve işte o çakan şimşekler gökyüzünden duyulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzından bıraktığı nefes kızın yüzünde yayılınca hızla geri çekildi ve kapıyı kapattı. Saniyeler içerisinde kendi tarafına geçtiğinde ise tahmin ettiği başına gelmişti. Kemerini çıkartan Pırıl kapıya uzanıp çıkmaya çalışıyordu. Kızı kolundan tutup geri aldıktan sonra kapıları kilitlediğinde Pırıl’ın gözü döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Delirdin misin sen!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Delirttin beni!” Beklemediği ani karşılıkla öylece kaldığında Uraz öfkeyle arabayı çalıştırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık çok tehlikelilerdi. İkisinin de ar damarı çatlamıştı ve ne olacaksa olsun düşüncesindelerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kemerleri takılı olmadığı için sürekli ikaz uyarısını işitiyorlardı. O sırada hızlanan yağmur damlaları arabanın camına ardı ardına sertçe düşüyorken Pırıl rahatsız oldu. “Nereye götürüyorsun beni! Çek kenara ineceğim!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Rahat dur Pırıl!” Kıza kısa süreliğine uyarı dolu bir bakış attığında genç adam boğazına kadar kızarmıştı. Genç kadın onu dinlemedi ve direksiyona saldırınca araba sürüş hakimiyetini kısa süreliğine kaybetse de Uraz hemen toparladı ve kıza tekrardan uyarı dolu bakış attı. “Bak ben Rize’liyim oynayıp durma damarımla!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte genç kadın adamın Karadeniz damarını ilk defa görüyordu. Pırılda her ne kadar Karadenizli olmasa da kanının bir hayli koyu aktığını gösterebiliyordu. Genç adam kızla baş edemeyeceğini anlayınca sahilin önüne arabayı çektiğinde daha durdurmadan Pırıl’ın kilidi açıp hızla arabadan indiğini görünce çıldıracak gibi oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yağmur iyice şiddetini arttırmış, damlalar yeri dövmeye başlamıştı. Atik hareketle arabadan inip kızın peşinden koşarcasına ilerlediğinde Pırıl yürümesini kısıtlayan topuklu ayakkabılarından nefret etti ve hışımla onları çıkartıp birini alıp arkasını döndü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senden nefret ediyorum!” Adamın kafasına fırlattığında Uraz son anda başını hafifçe eğmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet!” Adamın kükremesiyle kıstığı bakışlarıyla ona baktığında yağmur damlaları ikisinin yüzünden de sicim gibi akıyordu. “Benden nefret ettiğini biliyorum! Beni görmek istemediğini! Benim yerime o pisliği tercih ettiğini her şeyi biliyorum!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu sen mi söylüyorsun? Arkamı döndüğüm her an başka bir kadınlasın!” Boğazı patlarcasına çığlık atarak konuşmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O yüzden mi onun sana dokunmasına izin veriyorsun?” Dedi koyu nefretini suratına dökerek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Lafları Pırıl’ın ağırına gittiği için onu sertçe uyardı. “Düzgün konuş benimle!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Konuşmazsam ne olur? Yine hiç var olmamış gibi ortadan mı kaybolursun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ortadan mı kaybolurum?” Gözyaşları da yağmur damlalarına karıştığında o günkü çaresizliği ve kimsesizliği dün gibi omuzlarına sarılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O gün ben ortadan kaybolmadım…” Dedi ve acı akan gözlerle ona bakmaya devam ettiğinde söyledikleri Uraz’ın ilgisini çekmişti. Kılını bile kıpırdatmadan susup kızın devam etmesini beklediğinde ikisi de nefesini tutmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl en sonunda yenik düşerek omuzlarını düşürdü ve acı içerisinde sayıkladı. “Boş versene.” Ardından yanından geçip gitti. Arkasını döndüğü an, genç adamda onunla dönmüş, kolunu tutmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O gün ne?” Sertçe yutkundu. Sustu, yere baktı. Uzun süredir topladığı gücü, kestirip boyattığı saçları, değiştirdiği imajı neredeydi? Nereye kaybolmuştu? İşte o yine dünkü kızdı. “Pırıl.” Dedi sertçe ve kızın önüne geçti. Çattığı kalın, kavisli kaşlarıyla kızı izliyorken Pırıl güçlükle suratını yerden kaldırdı ve acıyla suratına baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O gün sen beni ortadan kaybettin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.