4. Bölüm
İspiyoncu I İki Ruh Serisi 1 / BOŞLUK GİBİSİ FAZLA
❤️ 0
💬 0
“Bu benim kaderimdir diyerek belki de doğru kişiyi bekletiyorsundur. Unutma, doğru insan sana acaba mı? Dedirttirmeyecek” Şule TERZİ
Bölüm Parçası: Berk Coşkun- Hey Bi Bakar Mısın
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz genç kızın ardından bakarak zihnini kurcalamaya devam etti. İlk karşılaşmaları, paraların düşüşü, kızın telefon konuşması ve söyledikleri… Belki de onu bulmuştu. Önce suçlunun neden geldiğini anlaması gerekiyordu. Oyalanmadan içeri geçip Gülşen hanımın yanına vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kırklı yaşlarının başlarında olan Gülşen, Uraz’ı görünce canlı bir şekilde gülümseyerek “hoş geldiniz Uraz bey,” dedi. Az önceki ruhsuz halinden eser kalmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam, her ne kadar sisli düşüncelerin arasında dolansa da aynı nezaketle gülümsedi ve “Günaydın Gülşen hanım, nasılsınız?” dedi. Çalışanlara karşı son derece saygılı ve sevecen yaklaşırdı. Ona göre çalışan herkesin kendini güvende ve mutlu hissetmesi gerekiyordu. Bu şekilde daha güzel bir ekip işi çıkıyordu. Sonuçta buradaki herkes onların emekçisiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkür ederim, size nasıl yardımcı olabilirim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam aralanan dudaklarını kıpırdatmadan önce durdu. Boğazını temizledikten sonra etrafa gizemli bir bakış attı ve “az önce buradan çıkan kişiyi tanıyor musun?” dedi. Sesini bilerek kısmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülşen, ilk defa Uraz’ın böylesine birini sorduğuna şahit oluyordu. Genç adamın gözü dışarıda biri olmadığını tüm çalışanlar bilirdi. Bu yüzden meraklanmadan edemese de Uraz’ı şüphelendirmemek için olağan bir ifadeyle “evet, az önce iş başvuru formunu doldurdu.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O formu bana verin lütfen,”etrafa kısa bir bakış daha attı “tüm bu konuşmalarımızdan kimsenin haberi olmasın, olur mu?” dedi. Kafasında yazdığı tez, giderek doğrulanınca bu kadarını söylemek zorunda kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz hiç merak etmeyin Uraz bey, benden yana şüpheniz olmasın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç adam rahatlayarak kafasını salladı. “Mesain bitince yanıma gelirsiniz, birkaç isteğim olacak.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülşen, Uraz’la bu denli gizli bir konuşmanın içerisinde bulunduğu için içten içe böbürleniyordu. Kendini daha özel ve yakın hissetmişti. “Tamamdır efe-“ lafını tamamlamadan önce kendini güçlükle durdurdu ve gülümsedi “Uraz bey.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, efendim kelimesinden nefret ederdi. Ona göre çalışma statüsü ne olurla olsun insanları birbirlerinden üstün yapan tabirler uygun değildi. Herkes birbirine karşı aynı derecede saygılı olmak zorundaydı. Para kimseyi üste çıkartamazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kolay gelsin.” Dedikten sonra asansöre doğru ilerledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odasına girdiğinde vakit kaybetmeden masasına geçti ve dosyayı açtı. Sağ üst köşeye yapıştırdıkları vesikalık fotoğrafını gördüğünü an irkilmeden edememişti. Kız, çekik gözlerindeki ifadeyle fotoğrafı göreni kesecekmiş gibi bakıyordu. Kafasını iki yana salladıktan sonra bilgilerini okumaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl Karadereli, yirmi beş yaşında” parmağını, yazıların altında sıvazlayarak okumaya devam etti. Maslak da ki Fabrikada yaptığı stajdan aldığı tam notu görünce gözleri yuvalarından fırlar gibi olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi iş çıkartmış olmalı.” Stajyerlerden sorumlu olan yetkililerin not verme derecelerini biliyordu, o puanı almak için bir hayli çalışmış olması gerekiyordu. “İyi de neden şimdi? Üç yıl iş hayatına ara vermek zorunda kaldığı yazıyor, tüm bunların bir açıklaması olmalı.” Elindeki kâğıdı sertçe masaya bıraktıktan sonra ofis telefonunu aldı ve kuzenini odasına çağırdı. Muhbiri bulduğunu ona söylemeliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Muhbir…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bayraktar sülalesine geçen birkaç ayı zehir eden kişi… Peşlerinde her hareketlerini izleyen, dedelerinin ezeli düşmanı olan bir iblis vardı. Başı daha da büyük bir yılana çıkıyordu. O kısma bir türlü ulaşamıyor, peşlerindeki kişileri yakalayamıyorlardı. adamı ellerinden kaçırmışlardı. Birkaç haftadır izlenmediklerinden emin olsalar da aynı şey son günler için geçerli değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adımlarını takip eden, her hareketlerinden haberdar olan biri vardı. Birkaç gün önce fabrikaya şüpheli bir paket gelmişti. Getiren kişinin peşine takıldığı zaman karşılaştı Pırıl’la, daha doğrusu çarpışmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu yüzden genç kız kendisini ilk gördüğü andan beri rahatsız hissettirmişti. İlk başta paraları çaldığından şüphelenmiş, ardından üzerinde ki kıyafetler tanıdık gelmişti. Kovaladığı kişi olabilirdi. Ardından alay eder gibi konuşması ve suratına bile bakmadan kaçıp gitmesi… Fazlasıyla rahatsız ediciydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu yüzden onu takip etmişti. O kızın küçük bir mobilyacıda çalıştığını gözleriyle görmüştü, büfenin orada ki telefon konuşmasını tekrardan hatırladığında tüyleri ürperdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen benden suç işlememi istiyorsun. Böyle bir şeyi yapamam…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam, dur! Bakacağım bir çaresine, tamam mı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, çekik gözlü kızın başından beri her ne kadar günahını almak istemese de ne yazık ki tüm oklar ona çıkıyordu. Notlarla onları taciz eden kişi o kız olamazdı ama şirkette ki göz olabilirdi. Geçen aylarda uğradıkları suikast sonucu dedeleri zehirlenmiş, bir hafta hastanede kalmıştı. O anlar aklına gelince kalbi sızladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dedesi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babasını hiçbir zaman tanımayan Uraz için bir babadan fazlasıydı… Onun kanatları altında büyümüş, şu zamanki tüm karakterini dedesinin güzel özelliklerinden almıştı. Onu böylesine dürüst ve nezaket sahibi bir adam olarak yetiştirdiği için ona her zaman müteşekkirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babası, o daha doğmadan evvel vefat ettiği için dedesi onu yanına, İstanbul’a almıştı. O zamanlarda Bay Çelik yerine, Beyoğlu fabrikasında, tuvalet temizliğiyle sorumlu olan Abdullah, yetim kalan torununu, geliniyle beraber yanına almıştı. Rize de belirli bir gelirle yaşayan ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için memleket ve eşi Saadet hanımın hasretine dayanmış, tek başına İstanbul’a taşınmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk başlarda tek göz odada, kir pas içinde kalmak onu zorlasa da hayalleri vardı. İşleri en temelinden öğrenecek, tepeye kadar çıkacaktı. Yeşilin en güzel tonu olan memleketine yıllarca gidemedi. Karısı ve çocukları gelen çay paralarıyla hayatını idam ettirmeye devam ederken Abdullah dede üç yıl boyunca yalnızca tek öğün yedi. Ardından biriktirdiği paralar ve öğrendiği iş planından güç alarak arkadaşıyla ortaklaşa bir yer açtılar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Neyse ki belini doğrulttu ve sağlam adımlar atarak güzel işler yaptı. Tam refaha ermişken oğlunun ölüm acısı yüreğini dağlamıştı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, el kadardı yanına geldiğinde. Kederden sütü kesilen gelini her geçen gün çiçek gibi soluyor, olan bebeğine oluyordu. Tüm bu acının içerisinde ona Karadeniz de duyulmayan bu ismi kendisi koymuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz… Şans anlamına gelirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Abdullah onun şanslı ve bereketli bir bebek olmasını istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sütannesi Hafize’yi şans eseri bulmuş, yanlarına alarak Uraz’a süt vermesini istemişlerdi. Neyse ki aynı zamanda da memleketlileri olan bu kadın, Uraz’ı adeta kendi evladı gibi benimsemiş, bu yaşa kadar gelmesinde yardımcı olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hafize… Namı değer deli karı. Ona bu ismi Uraz’ın annesi Nihayet takmıştı. Hafize’nin hastalık derecesinde bir merakı vardı. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar kurcalayıp aklında tutardı. Eyüp’ler küçükken İstanbul’a tatile geldiklerinde onları parka götürür, bisküvi vererek annesiyle babasının kendi aralarında neler konuştuklarını sorardı. Herkesi tanırdı. Bir rivayete göre hukuk kitaplarından daha fazla dedikoduya hâkim olduğu biliniyor. Nihayet’le birbirlerinden haz etmez, Uraz’ı aralarında bir türlü pay edemezlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kuzeni, kısa süre sonrasında odaya girdiğinde Uraz ona iflah olmaz bir bakış attı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep, Muammer amcasının üç oğlundan en büyüğüydü. Rize den İstanbul’a nam salan cimriliğiyle meşhurdu. Parasını harcamayı sevmez, yakınlarının dağıtacağı kıyafetlerden aşırarak giyinirdi. Geçen ay aldığı arabasını ucuz olduğu için icradan satın almıştı. Eli bol dedesi Abdullah’ın en sevmediği torunuydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Söyle amcamın oğlu, yine ne oldu?” dedi Karadeniz şivesiyle. Kuzenleri Rize de doğup büyüdüğü için şiveleri son derece belirgindi. Üzerine bir beden büyük gelen pantolonu belinden tutarak yukarı çekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, elindeki kâğıdı masanın üzerine attı ve “muhbiri buldum.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep kulaklarına inanamamıştı. Hızla masanın üzerine atıldığında belinden düşen pantolonunu umursamıyordu. “seni bok yiyenin uşağı! İşte şimdi yedim seni!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son dakika kurtardığı dosyayı göğsüne bastırarak kuzenine uyarı dolu olan bakışlarını attığında Recep, masaya sarılı kalmış bir vaziyetteydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sakin ol Recep!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarını masaya dayadı ve hırladı “tutma la beni!” elini dosyaya uzattı, ikisi de kendine doğru çekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olum bırak diyorum sana!” Uraz ayağını masaya koyup dosyayı kendine doğru çekmeye başladığında ikisi de hırlıyordu. Recep, ani siniriyle kızı bulup olay çıkartabilirdi, onu bu halde gönderemezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dosya, Recep’in elinden kaydı. Uraz boşa çektiği kuvvetiyle sırt üzeri yere düştüğünde Recep de masadan ona doğru sarkmıştı. Kuzenler nefes nefese kaldığı an kapı birden açıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkili, sudan çıkmış balık gibi kapıya doğru baktıklarında içeriye giren Eyüp, ağabeyi ve kuzenine baktıktan sonra “Ula recep ağabey ne yapıyorsun?” dedi Karadeniz şivesiyle. İçerideki vaziyeti bir başkasının görmesinden çekindiği için hızla kapıyı örtüp içeri geçti. Recep doğrulup iç çamaşırının iki parmak aşağısına kadar sarkan pantolonunu düzelttikten sonra ayağı aksadı ve yere, Uraz’ın yanında düştü. “çık dışarı özel bir şey konuşuyoruz!” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp, önce masaya, ardından ağabeyine sonrasında da kuzenine baktı ve “la ha bu vaziyette mi?” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“La kes sesini kot kafalı!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne haliniz varsa görün,”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Lan Eyüp! Dedeme bir şey söyleme sakın!” Uraz, kuzeninin ne kadar çok boşboğaz olduğunu biliyordu. Etrafta yalan yanlış konuşabilir, gördüklerini abartarak otoritesini zedeleyebilirdi. Eyüp kapıyı açmadan önce içeriye son bir bakış atıp “gerçi göreceğinizi görmüşsünüz” dedi ve dışarı çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp, Muammerin en küçük oğluydu. Her şeye inanması ve saflığıyla meşhurdu. Üç ay önce nişanlandığı müstakbel eşinin, evlenecekleri gün erkek çıkmasıyla önce kendinin ardından da tüm sülalenin hayrete düşmesine sebep olmuştu. Nişanlısı altınları alıp kaçtığından beri Abdullah dedesinin ablukası altındaydı, her hareketi izleniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odayı terk eden kardeşinin ardından Recep doğrularak üzerini tekrar düzeltti. Uraz dosyayı rulo halinde sarıp ayağa kalktı. Alnına akan kıvırcık saçlarından bir tutamını geriye itti ve elindekini bir sopa gibi uzatarak uyarırcasına kuzenine salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geç otur şuraya, saçma sapan hareketler yapma.” Siyah ceketini düzelttikten sonra koltuğuna oturdu ve dirseklerini masaya yerleştirdi. “Çocuk gibi davranıyorsun, otuz yaşında adamsın, kendine gel.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ın sözleri Recep’i sakinleştirmek bir yana, daha da sinirlendirmişti. Aylardır peşlerinde her hareketlerini izleyen bir kansız varken nasıl sakin olabilirdi? Geçen ay biricik dedelerine suikast düzenlenmişken nasıl onunla böyle konuşabilirdi? Bir önceki muhbiri yakalamış olsalar da adam ötmemişti. Ellerinden kaçmıştı ne yazık ki! Birkaç gündür takip edildiklerine dair bilgi alsalar da peşlerindekinin kim olduğunu bulamamışlardı. Recep o kansızları bulacak, teker teker gebertecekti!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula amcamın oğlu bir şey dersin ne dersin?” dedi baskın şivesiyle. “Ben hacetimden mi uyduruyorum tüm olanları, ha? İstersen randevu alalım çaşutla görüşmek için, nasıl olur?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yahu ben öyle mi diyorum, önce sakinleş!” Genç adam ağzını tutamadan Recep’e her şeyi söylediği için içinden kendine küfürler ediyordu. Hata kendisindeydi. Sülalesinde bulunan laz damarını bilmiyormuş gibi hareket ediyordu sürekli.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula demin dedin ya deyyus!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz boğazını temizledikten sonra rahat bir soluk verdi. “Her neyse amcamın oğlu, beni iyi dinle. Bu seferki bir kız. Çaşut olduğundan daha tam emin değilim, o yüzden atlama hemen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula bok yiyenin uşağı madem emin değilsin bana niye heyecan yaptırıyorsun! Az daha gırtlaklayacaktım fendeleği!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her neyse, önce onu gözetleyip çaşut olup olmadığından emin olmamız lazım. Seni bu yüzden çağırdım, avetlema dedemlerin haberi olmasın, özellikle salak Eyüp’ün.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Doğru da onun haberi olsa yedi cihan duyar, sen bana daha detaylı anlat bakayım şu olayı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, Recep’e tüm olanları en ince detayına kadar anlattı. Birlikte istihare yapıp tüm olanları dikkatlice evirip çevirdikten sonra Gülşen’e Pırıl’ın yarın mülakata gelmesi için aranması talimatını verdiler. Caşut ayaklarına kadar gelmişken onu kaçıramazlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, dün akşam Bay Çelik den arandığı için çok mutluydu. Eğer mülakatı güzel geçerse işe girebilecek, teyzesine düzenli olarak ödeme yapabilecekti. Bu sayede ezeli nefret hissettiği babası kendisini bulamayacaktı. Küçükken mahkemede aleyhinde şahitlik yaptığı için kendisine attığı o bakışları unutamıyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sanki gün gelecek, kendisi de babasının ellerinden belasını bulacak gibi hissetmişti. Ölmekten değil de, annesini o pisliğin ellerinden kurtaramadığı günden korkuyordu. O günün hatıralarını tekrardan canlandıramazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her gece aynı kâbusu görüyor, aynı gecede yaşıyor olsa da hiçbir şey, o pislikle karşılaştığı an kadar net olamazdı. Pırıl belki de o kadar derin bir yarayı kaldıramazdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun, bunca sene sonra sağlıklı bir şekilde karşısında durmasına dayanamazdı. Bu, Pırıl’a göre haksızlıktan başka bir şey değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Can alan birinin özgürce tahliye edilmesinin hiçbir açıklaması olamazdı. Bunu bile isteye yapan babasının görüntüsü gözlerinin önünden gitmiyorken kafasını onaylamaz anlamda salladı. Toparlanıp mülakatına gitmesi gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık onun için her gün, bir diğerinden daha da zor ve sosyal geçecekti. Buna bir an önce alışmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dolabından, dünkülere benzer birkaç parça kıyafet çıkarttıktan sonra açmaya üşendiği saçlarını salık bırakıp taradı. Ördüğü için dalgaları Pırıl’a göre düzgün duruyordu. Bu şekilde dışarı çıkabilirdi. Uzun süredir saçlarına bir fırça bile değmediği için her bir teli toplamak başını ağrıtmıştı, böylesi daha iyiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fabrikanın ofis girişine geldiğinde kalbi göğsünü delercesine attı. Yol boyunca kendini telkin etmişti. Daha insancıl davranmaya, uzun diyaloglar kurmaya özen gösterecekti. En azından bugünlük çenesini düşürmeliydi. İşi kaptıktan sonrası nasılsa önemsizdi, despotluğuna yine devam edecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kız, bedenine dikilen iki çift gözden habersiz bir vaziyette içeri girdiğinde Recep ve Uraz bahçede, çalıların ardından onu gözetlemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu mu amcamın oğlu?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet dedemin torunu, bu...”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkili, burunlarının uçlarına indirdikleri siyah gözlükleri hafif bir kafa hareketiyle geri ittikten sonra “şimdi yedim seni” dedi Recep.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, bekleme odasına girdiğinde içeride kendisinin haricinse sekiz kişi daha vardı. Aralarında daldıkları koyu sohbetlere bakılırsa, çoktan kaynaşmışlardı. Zaten hep böyle olmaz mıydı? İnsanlar yalnız kalmaya öylesine korkarlardı ki, yabancısı oldukları her ortama hemen adapte olur, karşısındaki kişinin görüşleri kendisiyle uyuşmasa bile rol yaparlardı. Yalandan güler ve dinlerdi. Birlikte heyecanlarını paylaşırlardı taa ki yabancısı oldukları bu ortamın kurdu olana kadar.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte o zaman birbirlerinin başlarını ezmek için yarışırlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu sahteliklerden nefret ediyordu. Gülerek kendisine yaklaşan kızı görünce asık olan suratını başka bir yöne çevirdi. O, kimseye gülümsemek ya da iyi davranmak zorunda değildi. Hele bir yetişkine asla…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl KARADERELİ?” Gülşen hanımın adını sorarcasına sayıklamasına tepki olarak ayağa kalktı. Sıra ona gelmişti. Beyaz süveterini düzelttikten sonra avuçlarını sıkarak kadını takip etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mülakatın yapılacağı yer orta boyutta standart bir ofis odasıydı. Bekleme odasındaki gibi açık gri rengindeki duvarlar, bej renginde ki masalarla döşenmişti. Şirketin genel konsepti buydu. İçeride dikdörtgen şekilde tasarlanmış olan dört kişilik masada bir kadın, bir de erkek oturuyordu. Karşılarında ki sandalyeye oturduktan sonra gözlüklü adamla kısa bir süreliğine göz göze geldi ve adam konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merhaba Pırıl hanım, Mehmet Ali ben.” Kısa bir selamlaşmanın ardından Pırıl, adamdan pek haz etmemişti. Evet, genel olarak kimseden haz etmese de bu adamda farklı bir şey vardı sanki… Ön görüşünü konuşmasına yansıtmayıp olabildiğince düz bir biçimde mülakatını tamamladı. İşitme sorununun olduğunu belirttiği için sürekli yüksek sesle konuşmaları ve kulaklarına sıkıştırdığı pamuklar nedeniyle başı zonklamaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir bilerine iyi dileklerde bulunduktan sonra yerinden kalkacakken “Pırıl hanım, işe alındınız, yarın saat sekizde burada olun lütfen.” Dedi Mehmet Ali. Bu kadar hızlı bir dönüş beklemediği için şaşırsa da sorgulamadı. Gülümseyerek teşekkür ettikten sonra dışarı çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mehmet Ali… Muammer’in ortanca oğlu, kardeşleri bir yana, Uraz dan bile daha sakin olmasıyla tanınır. Fazla konuşmaz, düşüncelerini hiçbir zaman tam anlamıyla dile getirmeyip adeta bir sır küpü gibi davranırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dışarıda durmaya daha fazla dayanamayan Uraz, içeri doğru ilerledi. Pırıl’ın mülakat odasından çıktığını görünce kalbi hızlandı. Kıza arkasını döndükten kısa bir süre sonra kafasını çevirip baktığında bu çabasının gereksiz olduğunu fark etti. Kız ona gözünün ucuyla bile bakmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de kızın günahını alıyordu. Kız, Uraz’ı tanımıyor gibi davranıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Belki de işini fazlasıyla iyi yapıyor? Zaten amacı benim dikkatimi çekmemek değil mi?” Diyerek kendi kendine mırıldandı ve kafasını onaylar anlamda salladı. Kızın giderek uzaklaşan sırtını izlerken Recep’in sesiyle ayıldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oldu yengemin uşağı bir şey bulabildin mi?” Uraz kafasını onaylamaz anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mehmet Ali’ye Pırıl’ı işe almasını söyledin demi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula söylemez miyim, iyice tembih ettim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şeyden şüphelendi mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onun götünden haberi yok, umursamadı bile.” Recep baskın şivesiyle konuştuktan sonra Uraz rahatladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her şey tam da düşlediği gibi oluyordu. Dikkatini çeken ayrıntıyla kafasını kuzenine doğru çevirip pantolonuna baktı. “Yeni mi aldın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“He, salak kadir çöpe atıyordu, son anda yakaladım.” Nakliyeci adamdan bahsediyordu. Bir adım geri çekildikten sonra kendi etrafında dönüp ellerini iki yana açtı. “Baksana, gıcır gıcır değil mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Diğer topladığı kıyafetlere göre bu, tam bedenine oturmuştu, Uraz’ın bu yüzden dikkatini çekmişti. “Evet, gerçekten de öyle.” Dedi bıkkın bir sesle. Recep kendisine asla kıyafet almazdı. İlk zamanlar dayanamamış, Uraz yeni kıyafetler almıştı. Etiketli ürünleri geri iade edip parasını biriktirdiğini öğrendikten sonra etiketlerini çıkartıp vermeyi denemişti. Cumartesi pazarında kıyafetlerin satıldığını öğrenince umursamadı ve kuzenini kendi haline bıraktı. Recep iflah olmaz bir cimriydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kız perdelerini açtıktan sonra derin bir nefes çekerek balkona çıktı. Daha şimdiden yorulmuştu. Sonraki günlerde neler olabileceğini düşünerek zihnini kurcalarken endişeliydi. Kendisine yaptığı soğuk kahvesini yudumlarken bakışları karşı evdeki pencereyle buluşunca omuzları titredi. Her seferinde aynı şey oluyordu. Boş bulunarak karşı tarafa bakarken irkiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yosma. Pırıl’ın karşı komşusu… Kadın, Pırıl cama ne zaman çıksa cama yapışarak adeta televizyon izler gibi izliyorlardı. Pırıl’ın evinde ne zaman bir hareketlilik görse tüllerini açar, camın kenarında gezinirdi. Dışarıda kendisine hiç rastlamadığı için Pırıl, onun evinden çıkmadığını düşünüyordu. Yosmayı amda gördüğü zamanda o da aynı şekilde dik dik kendisine bakıyordu. Ardından bu tuhaf bakışmasının sonu gelmediği için asabı bozuluyor, içeri geçiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İki dakikalık balkon keyfimi bile zehir ediyorsun.” Dedi ve kahvesini yudumladı. “Ama bu gün sende sinirimi bozamayacaksın.” Ayaklarını balkonun duvarına yasladı, kafasını göğe kaldırarak bir şarkı mırıldanmaya başladığında aklına annesi geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yalnızca iki veya üç ayda bir kısa süreliğine keyfi yerine gelir, o zamanlarda da şarkı mırıldanarak biricik anneciğini düşünürdü. “Yaşasaydı, şu an nasıl görünürdü” dedi ve annesinin, hafızasında kalan gözlerinin kenarlarına kırışıklıklar ekledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birbirine bastırdığı dudaklarının kenarları yukarı doğru büküldü. “Keşke, anne… Keşke ileriki yaşlarını görebilseydim…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
* * *
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri ağabeyinin dükkânına geldiğinde yaşlı adam yazıhanesinde oturuyor, her sabah yaptığı gibi tahsilâtı sayıyordu. Pırıl artık orada çalışmadığı için erkenden dükkânı açmasına içi burulmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İlk iş gününe gitmeden önce onu görmek, helallik almak istiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri, içeri gireni görünce sevinçle elindeki paraları masanın üzerine bıraktı ve ayaklandı. “Oo, mor göz! Ne işin var burada!” Pırıl’ın üzerindeki kıyafetlere baktığında işe gitmek üzere olduğunu anladı. Başka hiçbir sebep Pırıl’ı böyle giydiremezdi, hele ki bu saatte!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Günaydın Nuri ağabey, bana dua etmen için geldim.” Yaşlı adam’ın burnunun direği titredi. Pırıldan böylesine laflar işiteceği aklının ucundan bile geçmezdi. Genç kıza sevgiyle baktı ve tahmin etse de sordu “işe girdin mi?” dedi. Genç kız kafasını sallayınca daha da şevklendi ve “yolun bahtın açık olsun mor göz. İnsanlara öldürecek gibi bakma, sıkı çalış güzel paralar kazan.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, içine doğru gülümsedi. “Bir arada benim ayakkabıları yenile,” diyerek aksayan ayağını öne doğru itince Pırıl adamın ellerini öpmek istese de kendini durdurdu. Onun yerine kafasını şiddetle salladı ve “bir daha ki ay sana, çarşısın sonundaki mağazalardan güzel bir ayakkabı alacağım, oralarda ucuz biliyorsun.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pahalı bir hediyedense Nuri’nin uygun fiyatlı, kaliteli bir hediyeye bayılacağını biliyordu. Eski patronu, genç kıza gururla baktı. Kızı Meryem gibi olmadığı için mutluluktan gözleri parlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aa, cinli! Senin burada ne işin var?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkili, İdris ustanın sesine doğru dönünce Nuri hiddetle “sana dün gel demedim mi? Senin yüzünden güneşten kapkara oldum.” Dedi ve kollarını öne doğru uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, “yine mi tente?” demeden edememişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Başka ne olacak, doğru düzgün yapamıyor ki!” İki kardeş tekrardan birbirine girince Pırıl telefonundan saate baktı, artık gitmesi gerekiyordu. Atışmalarına daha fazla şahit olamayacağı için iç çekti ve “ben geç kalıyorum, hadi size kolay gelsin.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Git tabi,” dedi İdris, kardeşine bakarak devam etti. “Eski patronun gibi salak olma, yağlı kapıyı bulunca yapış cinli.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kız kapıya doğru koşturdu “görüşürüz!” Ben yokken atışmayın! Kısmını içine saklayarak dükkândan çıktığında, ardından Nuri’nin ettiği duaları işitmek içini ferahlatmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fabrikaya koşarak geldi. “Biraz daha erken çıksaydım olmaz mıydı sanki!” Kendini kalayladı ve güvenlikten geçip hızlı adımlarla merdivene yöneldi. Şimdiden beş dakika geç kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gecikmekten, acele etmekten nefret ediyordu. Özellikle de ilk gün bu tarz hatalar yapmanın kendisine kötü enerji getireceğine inanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Deniz hanımın yanına çıktı. Odası hemen ikinci katta olduğu için asansörle uğraşmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeri girmeden önce şiddetlenen nefesini yuttu ve yalancı bir tebessümle konuştu. “Günaydın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aynı sahte tebessüm Denizde de oldu. “Günaydın, sizi Mehmet Ali beyin yanına götüreyim, onun yanında çalışacaksınız.” Dedi ve yerinden kalktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çalışacağı kişiyi öğrenince Pırıl rahatsız olmuştu. O kasıntı herifte kendisini rahatsız eden şeyler fazlasıyla vardı. Hisleri ona, hiç iyi şeyler olmayacağını söylese de derin bir soluk aldı ve kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Deniz’le beraber asansöre gidip gelmesini beklediler. Kapı birden açılında içeride ki iki metreye yakın olan adamı görmeden edememişti. Umursamayıp ona uzak olan köşeye geçtiğinde Deniz’in sesini duydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Günaydın Uraz Bey, nasılsınız?” dedi asansöre binerken.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, kapılar açılır açılmaz Pırıl’ı görmeyi kesinlikle beklemiyordu. Öncesinden tanıdık olan çarpıntı yüreğinde belirince kendini toparladı. Kızın gözleri daha öncesinde olduğu gibi ona değmeden geçip gittiğinde Deniz’in kendisiyle konuştuğunu geç de olsa fark etti. Ne dediğini algılayamasa da kafasını salladı ve “günaydın.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, dalgın bakışlarını asansörün kapılarında gezdirirken duyduğu isim, zihninde belirli hatıraları canlandırdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç gün önce çarpıştığı adam, yere düşen paraları, yerdeki kartvizit de yazan isim ve bedeninde gezinen bakışları yüzünden hissettiği tiksinti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alevle öfkelenen bakışlarını, kafasını çevirerek adama isabet ettirdiğinde gözlerini kıstı ve çehresini inceledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, Pırıldan böylesine bir atak beklemediği için şaşkın ifadesiyle ona doğru döndüğünde ikilinin bakışları çatışmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, kartvizit sayesinde akıl ettiği Bay Çelik’e gelirken neden bu adamı düşünmemişti ki? Birden tüm olanlar gözlerinin önünde canlanınca içinde saf bir nefret duygusu yeşermişti. En nefret ettiği erkek tipiydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, Pırıl’ın kendine yöneldiği bakışlarla şüphelerinde haklı olduğunu anladı. Caşut, Pırıldan başkası olamazdı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.