3. Bölüm

İspiyoncu I İki Ruh Serisi 1 / ÖYLESİNE BİÇARE

💬 0
“Hissedebildiğim tek duygu nefretti. Duygularım, dibinde ufak bir sevgi kırıntısı bırakamayacak kadar tükenmişti. Ruhum, ölümünü bekleyen, yoğun bakımdaki bir hasta misali yatıyordu…” Şule TERZİ
Bölüm Parçası; HEPSİ- Olmaz Oğlan
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geçmişe ait olan görüntüler gözlerinin önünden birer film şeridi gibi geçti. Lise yıllarında köşe bucak yediği dayaklar ve ardından edilen alayları hatırlayınca omuzları titredi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başındaki beladan kurtulmak için yerinden kalkarak salonda olta atmaya başladı. Geçmişiyle yüzleşirse bu işin içinden çıkamazdı. O günler ne zaman aklına gelse irkiliyor, insanlardan nefret ediyor ve daha çok kaçarak kozasına sığınıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teyzeme para ödeyebilmem için bu işten ayrılmak zorundayım…” dedi inlercesine. “ama… Ben, kalabalık bir yerde çalışamam…” Çaresizce yürürken suratını sıvazladı. “Bu imkânsız!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odada yankılanan bildirim sesinin ardından telefonuna baktı, teyzesi kart bilgilerini atmıştı. Bu işten kaçarı yoktu. Bankada ki parası teyzesini sadece bu ay susturmaya yeterdi. Peki ya sonra ki ay ne olacaktı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Buradan taşınıp gitmeyi, izini kaybettirmeyi de düşünmüştü. Yeni bir yere alışması hastalığını tehlikeye atabilirdi. O fikre hiç cesaret edemiyordu. Bir ofiste çalışabilme fikri daha kolay geliyordu. Pırıl, fena halde köşeye sıkışmıştı. Hassaslığını bir kenara bırakmalı, bir an önce tüm bu sıkıntılarını gidereceği bir iş bulmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonundan hastalığıyla ilgili ufak bir arama yaptığında, bir şey bulamamıştı. Yıllar geçmesine rağmen kendisiyle aynı sorunu yaşayan kimseyle rastlamaması ne de acınası bir durumdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ruh hastalıklarının herkes de aynı etkiyi yaratmadığını biliyordu, insan psikolojisi üzerine yaptığı derin araştırmalar sayesinde bu kanıya varmıştı. Teyzesinin rahatsızlığını öğrenmesinden deli gibi korktuğu için sadece kendinde saklasa da içten içe düzelmek için araştırmalar yapmaktan vazgeçmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sıkıntıyla iç çekti. Araştırdığı kadarıyla hastalığını bastırabilecek hiçbir tıbbi yöntemi yoktu. Kazağını dirseklerine kadar sıyırıp tırnak izleriyle dolu olan koluna baktı. “Sanırım seni feda etmek zorunda kalacağım…” Alt dudağını dişlediği an şah damarı tekrardan hızla attı ve zihninde, birkaç ay öncesine gitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl, hangileri dedim kızım?” Genç kız, bulunduğu dalgınlıktan sıyrıldı ve Tarık’ın gösterdiği kartelaya baktı. Dükkânın iç duvarlarının rengini değiştireceklerdi. Nuri, oldukça titiz bir adam olduğu için boyaların numarasına kadar belirlemiş, Pırıl’a işaretleyip onunla beraber göndermişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şey…” Alnını kaşıdı, uzun süredir yemek yemediği için dikkat dağınıklığı çekiyordu. Nuri’nin verdiği kâğıdı arka cebine attığını hatırlayınca ceplerini yokladı. “Hay Allah, düşürdüm herhalde… Bir dakika bekleyin lütfen.” Dükkândan çıkıp arabaya doğru ilerledi. Beş kutu boya alacağı için Nuri ağabey arabayı vermişti. Kaldırıma çıkana kadar yerlere bakarak ilerledi. Katlayıp ufaladığı kâğıdı göremeyince sitem ederek tek dizinin üzerine çömeldi. Arabanın altına baktı, arka tekerleğin yanında olduğunu görünce sırıtarak o tarafa doğru ilerledi ve kâğıdı aldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte bu kadar!” Doğrulmadan önce kafasını kaldırdığında, gördüğü görüntü sayesinde öylece kalakaldı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Semih… Bir kızla öpüşüyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nişanlısı Meltem’i sadece bir kez görmüş olsa da kızın yüzü hafızasında ne yazık ki oldukça netti. Annesine benzeyen açık kahve gözleri vardı. Pırıl, o tonda ki gözlerden nefret ederdi. Özellikle bu tarz vakalarda daha duyarlı oluyor, gördüklerini anlatmak için içinde zapt edilmesi zor bir güç beliriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçinden defalarca kez küfretmeye başladığında hızla gözlerini çevirse de o görüntü zihnine çoktan kazınmıştı bile! O günden beri uzun süredir yaşadığı sakinlik kaybolmuş, yerini karanlık ve uykusuz geçen gecelere bırakmıştı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu yüzden insan tanımaktan nefret ediyordu. İnsanlar birbirlerini sürekli kandırıyor, kullanıyordu!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl’ın, zaman içerisinde hastalığıyla ilgili geliştirebildiği tek panzehir, görmemekti. Bu olaydan sonra Meltem’le karşılaşmadıkları için kendini tutmuştu. Neyse ki onu bulup gördüklerini anlatacak kadar delirmemişti. Sadece o kişiyle denk gelmemesi gerekiyordu. Kolunda ki izlere bakınca içi acıdı. Kendisini tutma yöntemi tehlikeliydi. Hastalığını başka bir hastalıkla örtmekten başka hiçbir halt yediği yoktu ne yazık ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başka çaresi olmadığı için kolunu örterek yatağına uzandı. Kimsesi yoktu, kendine yetmekten başka bir çaresi yoktu… O, insanlara güvenecek kadar aptal değildi!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu hastalığı herkesten saklamaya devam etmeliydi. Aksi takdirde biri, onun aleyhine kullanabilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi sabah olduğunda gözlerinin altındaki koyu halkalar mümkünmüş gibi, daha da belirginleşmişti. Nuri ağabeyine ne diyeceğini düşünmekten tüm gece gözüne bir damla bile uyku girmemişti. Kendini üç yıl boyunca ondan olabildiğince muhafaza etse de Nuri, Pırıl’a fırsat buldukça çok güzel ağabeylik yapmıştı. Pırıl’ın böylesine iyilik gördüğü ilk adam Nuri’ydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her ne kadar itiraf etmek istemese de onu seviyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçinde ki buruk sancıyla geçen gün yıkadığı bol kıyafetlerini giydi. Aynanın karşısında durduğunda tam anlamıyla bir ümitsiz vaka gibi gözüküyordu. Onu bu halde işe kim alırdı ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha girebileceği bir işi bile yoktu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl’ın üstesinden gelmesi gereken çok fazla sorumluluğu vardı ve ne yazık ki tüm bunlarla tek başına uğraşmak zorundaydı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gün ilk defa ayakları dükkâna doğru gitmek istemedi. Bir adım ileri atıyor, iki adım geriliyordu sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bitap düşmüş bir vaziyette her zamanki gibi kepenkleri açtı ve eşyaları dışarı çıkarttı. Siftah olarak bir derin dondurucu bile satmıştı, yine de mutlu olamıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ona sandığımdan da fazla bağlanmışım…” Diyerek kendine itiraf etti. “Artık İdris ustayla Nuri ağabeyin atışmalarını göremeyecek miyim yani?” İçinden teyzesine lanetler okuyarak gözünden akan bir damla yaşı temizlediğinde ciğerleri parçalanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aa, ne oluyor Pırıl? Kendine gel.” Annesi ve kardeşi dışında ilk defa biri için gözyaşı döküyordu. Duyguları, Pırıl’ı dahi şaşırtmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Günaydın mor göz!” Nuri ağabey, aksayan ayağıyla ona doğru gelirken her sabah bu görüntüden mahrum kalacağını düşünmek kalbini incitti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri ağabeyi çözmüştü, onu sevmemek için çabalasa da işler umduğu gibi gitmemişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Günaydın Nuri ağabey…” Nuri, yanından geçip içeri geçecekken kapı oluğunda durdu, temkinli bir ifadeyle geriye doğru bir adım atıp dikkatle Pırıl’a baktı. İlk başta ne diyeceğini bilemese de boğazını temizledikten sonra gülümsedi. “Günaydın kızım dedi.”Tekrar ve içeri girdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırılda ki değişim ve durgunluk Nuri’yi endişelendirmeye başladığında akşam vakti olmak üzereydi. Daha fazla dayanamadı ve onu yanına çağırdı. Pırıl da bir terslik vardı. Çekinerek de olsa elinde ki bir fincan çayı önüne koydu ve karşısına oturdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, tüm gün boyunca Nuri’nin kendisine sorduğu sorulara özenle cevap vermiş, onun için uzun cümleler kurmuştu. Nuri, tüm bu değişikliğin sebebini merak etse de öğreneceklerinden dolayı mutlu olmayacağını daha şimdiden hissedebiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl” Genç kız, önüne konulan bardağı parmaklarının arasına aldı ve kedinin ciğere baktığı gibi, Nuri ağabeyine baktı. “Ne söyleyeceksen söyle.” Dedi tok bir sesle. Pırıl’ın karşısında kıvranmasından hoşlanmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kız eline gelen bu fırsatı değerlendirmeliydi. Bu yüzden lafı gevelemeden, “ben işten ayrılacağım Nuri ağabey…” Dediğinde Nuri’nin nefesi kesildi. Her şeyi beklerdi ama bir gün Pırıl’ın işten ayrılmak isteyeceğini hiç düşünmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an, göğsünde bir boşluk hissetmişti. Pırıl eğer işten çıkarsa, Nuri onun yemek yediğinden nasıl emin olacaktı? O hazırlamasa yemek bile yemezdi. Açlıktan ölebileceğinin düşüncesi zihnini sarınca irkildi. Ona bu kadar bağlandığının farkında bile değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Neden diye sormayacağım.” Dedi oturuşunu dikleştirdi ve “sana verdiğim maaş belli, sebebini anlayabiliyorum ama” öne doğru eğilerek babacan bir tavırla baktı. “Sana bir miktar zam yapabilirim Pırıl, sorunun her neyse birlikte çözebiliriz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kız, dolan gözlerini yukarı çıkartarak ondan kaçırdı. İlk defa böylesine bir şefkat hissediyordu. Diğer insanlara bu şekilde destek çıkan yakınları var mıydı? Onlar bu tarz ilgilerle, el bebek gül bebek mi büyümüşlerdi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yabancı olduğu hisler bedenini dağlarken içi titredi ve kanayan geçmişine bir kez daha yandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri’nin teklifini her ne kadar deli gibi kabul etmek istese de yapamazdı. Verebileceği zam az çok belliydi. O paranın teyzesiyle beraber kendisine yetmesi imkânsızdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an, kabul etse Nuri’nin onu her türlü idare edebileceğini hissetti. O ve sevgi dolu olan eşi Fitnat, yanlarında kalmasına bile göz yumabilirlerdi. Pırıl, derin bir soluk aldı ve zihnine düşen bu görüntülerin her birini koklayarak içti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nuri ağabey, seni bu şekilde bıraktığım için özür dilerim ama çıkmak zorundayım.” Nuri’nin endişe dolu olan bakışlarını görünce adamı rahatlatması gerektiğini hissederek “endişelenecek bir şey yok. Sadece çok daha fazla para kazanmam gerekiyor,” dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyi de kızım, benden daha çok parayı sana kim verecek?” Nuri, Pırıl’ın tahsilinden bir haber olduğu için anlamakta zorlanmıştı. Pırıl, ona okuduğu bölümü ve rahatsızlığı yüzünden çalışamadığını anlattı. Hiçbir zaman yalan söylemezdi ama bu her şeyi tüm çıplaklığıyla anlatacağı anlamına da gelmezdi. Ona, hastalığını anlatmadı, Nuri de sormadı. Sadece kızın gencecik yaşında kendinden bu denli vazgeçmesine bir kez daha üzüldü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona her baktığında gözünün önüne kızı Meryem geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızı hayat dolu, Üniversitesini bitirmek için ders çalışıyor, aynı zamanda da arkadaşlarına ve ailesine vakit ayırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl ise tam tersiydi. İçine kapanık, kendinden ve hayattan vazgeçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri, kısaca onu tarttı ve “olmaz öyle şey!” dedi. Genç kız, beklenmedik tepkisi karşısında ne diyeceğini bilemedi. “İş aramaya bu saçlarla, bu kılıkla mı gideceksin?” diye cümlesini tamamladı. “Meryem’i arayacağım, onunla çıkıp üst baş al kendine. Bu vaziyette seni kimse işe almaz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl daha ağzını açıp tek kelime edemeden Nuri ayağa kalkıp cebinden bir deste para çıkarttı. Parmağının ucunu yalayıp paraları saymaya başladı ve bir kısmını çekip Pırıl’a uzattığında, ne diyeceğini şaşırmıştı. Karşılaştığı bu hareketten etkilense de kafasını onaylamaz anlamda salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunu kabul edemem.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri, parayı Pırıl’ın hırkasının cebine tıkıştırdıktan sonra “çarşının ilerisindeki mağazalara gidin, uygun olanları al ki fazla kıyafete paran yetsin, her gün aynı paçavraları giyme.” Babacan bir tavırla omzuna vurduktan sonra yanından geçip yazıhanesine doğru ilerlemeye başladığında, Pırıl’ın dudak kenarları aşağı doğru kıvrılmıştı. Ona, tıpkı Meryem’e davrandığı gibi davranıyordu. Tutumlu olma konusunda kendi kızının başının etini yiyordu. Kendisine özel davranmayıp kızıyla bir tutmasından çok etkilenmişti…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nuri’nin gittikçe ufalan bedenine bakarken içinden “bir gün bu beladan kurtulurda iyileşirsem, sana sarılmak istiyorum Nuri ağabey…” diye geçirdi hasretle…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
* * *
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kızlar caddenin aşağı kısmında kalan mağazalarda dolandıkça Pırıl sıkılıyor, bakışlarını sürekli insanlardan kaçırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Meryem’in gösterdiği kıyafetler kesinlikle kendisine göre değildi. Önerdiği elbiseler yetmezmiş gibi bir de ondan topuklu ayakkabı giymesini istemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kucağına bırakılan elbiselere ve ayakkabılara baktıktan sonra bıkkınlıkla bir soluk verdi ve gözlerini Meryem’e dikti. Pırıl’ın çekik, bal rengi gözleri, altında ki biçimli morluklarında etkisiyle oldukça derin gözüküyordu. Meryem bakışlarından çekinse de belli etmedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bak, bu gösterdiklerin bana uygun değil. Tamam, eşofman almayacağım ama bana uygun bir şeyler arayalım tamam mı?” Ayağa kalktı. Kucağındaki bir yığın kıyafeti puf koltuğa koydu ve etrafa bakınarak “belki birkaç gömlek, süveter ve pantolon alabiliriz.” Kendi kendine mırıldanıp askıları inceledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Giyinirken hatlarını ortaya çıkartmayı sevmezdi. Gri, bol bir süveter buldu. Altına gömlek giyerek bu kombini resmileştirebilirdi. Meryem pes ederek Pırıl’ın istediği tarza göre kıyafetler seçmeye başladığında neyse ki ortak bir noktada buluşabilmişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alışveriş bittiğinde ikili, ellerinde ki poşetlerle bankların önünde durduklarında nefes nefese kalmışlardı. Meryem poşetleri yere koyduktan sonra ellerini beline yerleştirdi ve “madem topuklu istemiyorsun, o zaman sana bir çift spor ayakkabı almamız gerek.” Dedi. Konuşurken Pırıl’ın ayağında ki silikon terliklere bakıyordu. Bu kız gerçektende rahatına fazlasıyla düşkündü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başını, turkuaz terliklerine eğdikten sonra kafasını salladı. Beyaz bir spor ayakkabı işini görebilirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eve geldiğinde omuzları sızlıyordu. Yorucu günün ardından paketlerini girişe atıp kendini koltuğa devirdiğinde nefes nefese kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kız tam bir baş belası” Elini sırtına götürdü, büzüşen yastığı çıkartıp yere attıktan sonra Nuri ağabey’e acıdı. Kızı gerçekten de para harcamayı seviyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yerdeki paketlere baktı, kendine güzel kazandıracak bir işe girmesi gerekiyordu. Bankadaki parasının yarısından fazlasını teyzesine göndermişti. Artık bu duruma alışması gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, huzursuz bir şekilde cenin pozisyonu aldığında içi içine sığmıyordu. Hastalığıyla birlikte onca insanı nasıl idare edeceğini düşünürken, aklına staj görürken uyguladığı taktik geldi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Banyoya koşturdu ve duvara monteli olan raflarda kısa bir göz gezdirdi. Gözüne çarpan pamuktan bir tutam aldı ve ki eşit parçaya böldükten sonra parçalardan birinin ucunu sivriltip kulak deliğinin içine soktu. Tırnağıyla ittirip iyice deliğini kapattıktan sonra aynı işlemi diğer kulağına da yaptığında duyma kabiliyetinin sınırlandırıldığını anında hissetti. Kafasını çevirerek aynada kendine kısa bir bakış attı. Pamuklar gözükmüyordu. Zamanında köşeye öylesine sıkışmıştı ki, duyma kabiliyetini sınırlandırmak zorunda kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Özellikle tuvalet gibi ortak kullanım alanlarda insanlar muhakkak dedikodu yapardı, birileriyle ilgili konuşurlardı. Pırıl bu tarz durumları daha önceden yaşamıştı. Bu pamuklarla birlikte çekeceği sifonun sesi tuvaleti kurtaracaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onun dışında işi başındayken bir şeyler duyması zaten imkânsızdı. Yemek ve kahve molalarında, gereksiz konuşmaları bu pamuklar kesecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O zamanlar pamuk kullanmaktan kulakları tahriş olmuş, ağrıları başına kadar vurmuştu. Pırıl’ın bozulan ruh sağlığı onu her açıdan zorlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Geçmişe ait anılarını elinin tersiyle ittikten sonra yeni gireceği işle ilgili kendini telkin etmeye başladı. Olabildiğince az insan tanıyacak, gözlerine üç saniyeden fazla bakmamaya gayret edecekti. Biri ona doğru yaklaşıp bir şey söyleyecek gibi olduğunda hemen engelleyecekti. Pırıl, insanları çok iyi tanıyordu. Onların mimiklerinden ve beden dillerinden ne istediklerini, niyetlerini çözebiliyordu. Bu yüzden tüm sezilerini dört açarak bu işin altından kalkacaktı. Semih ve Meltem’in olayı gibi bir olaya da şahit olmak istemiyordu. Sadece işini yapacak, parasını kazanacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hastalığıyla ilgili olan durumları bastırsa da içten içe sosyalleşme fobisi vardı. Senelerdir yalnız olmak, kimseyle en ufak bir duygusunu bile paylaşmamak onu daha da yabanileştirmişti. Kendini insan gibi hissetmiyordu, o farklıydı…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tuhaflık anlamında epey farklıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Videoyu durdurdu. Duvarına yapışık duran boy aynasının önüne gitti. Bakışlarındaki tedirginliğe bir süre daldı ve sağ elini göğsünün üzerine koyarak kendini telkin etti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçecek… Atlatacaksın, geçecek.” Bunu en son Üniversite mezuniyetinde yapmıştı. Bir an o günler aklına gelince kanı çekildi. Üniversiteyi tamamlayana kadar okumak, insanlarla iç içe olmak Pırıl’a zulüm gibi gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha küçücükken anneciğine verdiği söze dayanarak okudu. Annesi ona sadece oku demişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl, gel kızım…” küçük ayaklarını hareket ettirdikten sonra camın önünde ki sedirde oturan annesinin yanına gitti. Annesi kızını yanına oturttuktan sonra ipek saçlarını koklayarak öptü. “Bak, sana ne göstereceğim.” Kızın küçük bedenini cama doğru çevirdiğinde yolda bir kadın göründü. Giyimi hoş olan kadın arabasını park ediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şu kadını görüyor musun?” Kafasını sallayınca annesi devam etti. “O benim ilkokul arkadaşım.” Küçük kızın içi cız etti. Kadının parlak ayakkabıları, taranmış saçları ve temiz elbisesini görünce annesinin üzerindeki kumaşı esneyen eski kıyafetlere baktı. O kadına nazaran annesi kendinden geçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Onu ilk gördüğümde seni emziriyordum, yeni doğmuştun, daha on yedi yaşındaydım.” Pırıl, kafasını kaldırıp üzüntüyle annesinin suratına baktı. Annesi gözlerini camdan ayırmıyor, kadına bakarak konuşuyordu. “O zamanki duygularımı tarif edemem Pırıl… Okumadığım için, babamı dinlemeyip kaçarak evlendiğim için öylesine pişmanım ki…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, aklı ermeye başladığından beri her şeyin farkına varmıştı. Yaşıtlarından çok daha önce olgunlaşmıştı. O küçük yaşlarında annesinin mimiklerinden hislerini okumayı öğrenmişti, sinirli babasının ve onu daha küçücük yaşında günahkâr ilan eden akrabaları sayesinde bu hale gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O zamandan ilerlemeye başlayan sezileri sayesinde annesinin pişmanlığını yüreğinin en derinliklerinde hissetti. “Şimdiki aklım olsa kafamı kitaplardan kaldırmazdım. Çok çalışır okurdum kızım, babamın sözünden çıkmazdım.” Kızını dizlerinin üzerine oturttu. Çenesini kavrayarak suratını kendine kaldırdı. “Ne kadar üzgün olduğumu görebiliyor musun?” Pırıl kafasını sallayınca “Bu üzüntümü gidermek ister miydin?” dedi. Küçük kız tekrardan kafasını salladığında annesinin sözleri minik yüreğini heyecanlandırmıştı. “O zaman oku, kızım. Kendi mesleğini edin, kimsenin elini bakma. Ben ilkokulu bile terk ettim. Sen Üniversiteye de gideceksin, kendi mesleğini edineceksin. Tamam mı?” Pırıl, Üniversite lafını o gün ilk defa duymuştu ve bir daha da aklından çıkartmamıştı. Annesinin isteğini yerine getirmeli, yüksekokul mezunu olmalıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu, annesine verdiği ilk ve son söz olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O günden sonra annesinin neden sabah vakitleri sedire oturup, candan dışarısını izlediğini daha iyi anlamıştı. Arkadaşı, karşıdaki sürücü kursunda ehliyet eğitmenliği yapıyordu. Vakit buldukça Pırıl da yan odadan o kadını izlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Büyüyünce bende araba süreceğim.” Dedi bir gün yine o kadına bakarak. Dediği de oldu. On sekizine bastığı gibi o mahalleden çoktan taşınmış, teyzesinin yanına yerleşmiş olsa da o kursa geldi ve annesinin ilkokul arkadaşından eğitimini aldı, Fitnat hoca hem sınıf arkadaşının, hem de yavrucağının hayatına dokunduğundan bir haberdi ve bunu hiçbir zaman öğrenmedi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aldığı duş sonrası nemlenen saçları yastığına serildiğinde bakışları tavana asılı kaldı. Yarın tüm gün dışarıda olma düşüncesi hala bedenini titretiyordu. Maslak da kalmaya devam etseydi staj gördüğü Bay Çelik otomobil firmasına girebilirdi. Ne yazık ki o firma Yenidoğana uzak kalıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aklına gelen görüntüyle gözlerini yumup hatırlamaya çalıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç gün önce, safa tepesinin orada çarpıştığı adamdan düşen kart canlandı zihninde. Bay çelik firmasının kartıydı, o an anın şokuyla bu olayın üstünde durmamıştı. Oturduğu semte oldukça uzak duran fabrikanın kartını görmek o an heyecanlanmasına sebep oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Komodinin üzerindeki telefonunu alıp fabrikayı arattığında safa tepesinin beş kilometre ötesine ek binasının açıldığını görünce yüreği bir umutla hopladı. Üniversitenin ilk yıllarından beri vakit buldukça o fabrikada çalışmış, parasını okuduğu dalda çaylaklık yaparak kazanmıştı. Son yıl stajını da resmi bir şekilde orada görmüştü. Bay çelik, yüksek staj notu verdiği öğrencilerine iş imkânı sunuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yoğun bir eğitim ve iş planından çıkan Pırıl, hastalığı sebebiyle öylesine yorgun düşmüştü ki okulu biter bitmez ilk işi teyzesinin yanından kaçarcasına ayrılıp, yenidoğana taşınmak olmuştu. Burayı araştırmıştı, İstanbul’un en sakin semtlerinden biri olabilirdi. Bu yüzden ilk zamanlar Pırıl’a ilaç gibi gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Senelerdir insanların içinde olduğu için doruk noktasına gelen hastalığı yüzünden bedenini kanlara katmış, çoğu zaman ağzını tutamayıp asla söylememesi gereken şeyleri ispiyonlayarak, hırpalanmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu üç yıl Pırıl’a ilaç gibi gelmişken şimdi tekrardan o zamanlara döneceğini düşünmek tüylerini ürpertiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonunu karnının üzerine koyduktan sonra gözlerini yumdu, en azından nerede çalışacağını artık biliyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gri süveterinin altına beyaz, bol ve uzun bir gömlek giymişti. Siyah, paçaları dökümlü kot pantolonu ve beyaz spor ayakkabılarını da giydi ve aynada kendisine baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kıyafetleri sportif olsa da rahatsız hissetti. Üç yıl boyunca eşofman ve terlik giydikten sonra bu tarza alışması biraz zaman alacaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birbirine geçmiş saçlarını, Meryem’in tavsiyesiyle aldığı spreyi sıkıp açtıktan sonra alt kuyruğu yaptı ve ucunu ördü. Daha derli toplu gözüktüğüne emin olduktan sonra anahtarını ve çantasını alarak evden çıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fabrikanın önüne geldiğinde göğüs kafesi şiddetle atıyordu. Kulaklarına taktığı pamuk, caddeden geçen otomobillerin sesini bastırıyor, az da olsa daha güvende hissetmesine sebep oluyordu. Süveterini çekiştirdikten sonra içeri girerek güvenliğe yaklaştı, kulübenin içerisinde kızıl saçlı bir kadın ve beyaz saçlı bir adam oturuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazını temizleyip kafasını yaklaştırdı ve Makine mühendisliği ile ilgili iş başvurusu yapmak için gelmiştim.” Dedi. Evden çıkmadan önce fabrikayı arayıp randevusunu almıştı. Kısa bir süre kadının suratına baktı ve ekledi. “Deniz hanımla görüşeceğim, Pırıl deyin lütfen.” Kadın birkaç dakika beklemesini söyledikten sonra telefon açıp Pırıl’ın sözlerini iletti ve aldığı onayla kafasını sallayarak masasından bir yaka kartı uzattı. “Kimliğinizi alabilir miyim?” Elinde hazır beklettiği kimliği kadına uzattı “sol taraftan dümdüz ilerleyin, ikinci katta yine solda kalıyor odası” kafasını salladıktan sonra kartın ipini boynuna taktı ve ilerlemeye başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üç metrelik bir aralıkta yaklaşık bir kilometre yürüdükten sonra fabrikanın ofis girişine ulaşmıştı. Ufak bir danışma vardı, gideceği katı bildiği için orada oturan sarı saçlı kadına bir şey sormadan üst kata çıkıp sol koridora daldı, şeffaf camlardan içerisi gözüken iki oda vardı. Birincisine girdi. İçeride dört tane ofis masası vardı, masalarda bir kişi dışında kimse oturmuyordu. Kısa saçlı, minyon kızın masasına ilerledi ve “affedersiniz, deniz hanımla görüşecektim.” Dedi sorarcasına.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl’ın dikkatini çeken ilk şey, kadının sarı ojeleri olmuştu. Parmaklarının arasındaki kaşeyi önündeki kâğıtlara dikkatle bastırırken kafasını kaldırıp bakışlarını etrafta gezdirdi. Göz bebekleri büyüyünce burnunun ucuyla işaret ederek “orada, geliyor.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, sırtını döndüğünde sarı saçlı, buğday tenli kadını gördü. Surat ifadesi Pırıl’ın hoşuna gitmemişti, bazı simaları taşıyan insanlardan hoşlanmıyordu. Ön yargılı yaklaşmamaya niyet etti ve masasının önüne geçti, Deniz hanım koltuğuna oturmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merhaba, bugün telefonda konuşmuştuk, ben eski stajyerim”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Mühendislik için başvuru yapacak olan değil mi?” Pırıl’ın lafını keserek konuşmuştu. Karşılığında sadece kafasını sallamakla yetindi. Kadın, kenardaki dosyadan birkaç kâğıt çıkarttı ve uzattı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aşağıdaki bekleme odasında bunu doldurabilirsiniz, daha sonrasında danışmaya teslim edin lütfen.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Teşekkürler.” Muhabbetin kısa ve öz olması hoşuna gitmişti. Belgeleriyle birlikte dediği odaya indiğinde birkaç kişiyi daha gördü. Boş bir koltuğa oturdu ve bilgilerini yazmaya başladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sağlık sorunu için ayrılan kısma, yalan olsa da işitme sorunu olduğunu yazdı. Kulağındaki pamuklar sebebiyle böyle bir anekdot eklemişti, tıpkı yıllar önce yaptığı gibi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, arabasını şirketin hemen önünde duran, kendisi için ayrılan yere park ettikten sonra dışarı çıktığında bahçede kimseyi görememişti. Bileğindeki gümüş saate kısa bir bakış attı, mola vaktine beş dakika vardı. İçeri doğru ilerleyecekken öylece yerinde kalakaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her şeyi görmeyi beklerdi ama geçen gün çarpıştığı suçlu kızı görmeyi kesinlikle beklemezdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Burada ne işi var?” Kendi kendine mırıldandığında bakışlarını yerden ayırmadan yürüyen kıza odaklanmıştı. Üzerindeki kıyafetlerden dolayı ilk başta o olmadığını düşünse de, uzaktan bile gözüken çillerinden onu çıkarabiliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçlarını toplayıp örmesine şaşırmıştı. O saçları daha öncesinde iki kez görmüştü ve iki seferde de felaket halde duruyorlardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz, kıza doğru yürümeye başladığında iki genç, ağır adımlarla birbirlerine doğru yaklaşıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pırıl, genç adamın bakışlarından bir haber vaziyette önüne bakarak yürüyor, içinden onu mülakat için arayıp aramayacaklarını düşünüyor, bir yandan da Allah’a yalvarıyordu. Genç kız, Uraz’ın yanından geçip gittiğinde Uraz adımlarını durdurdu, kafasını çevirdi ve giderek uzaklaşan sırta bakakaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suçlu kız Uraz’ı tanımak bir yana, görmemişti bile. Kızın vurdumduymaz tavrına içten içe sinirlense de ellerini beline yerleştirerek sakin kaldı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu kızda beni rahatsız eden bir şeyler var!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kızın fabrikaya neden geldiğini deli gibi merak ediyordu. Onu Mobilyacıda çalışırken görmüştü, burada olmasının ona göre hiçbir açıklaması olamazdı. Aklına gelen düşünceyle gözleri iricesine açıldığında sessizce mırıldandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“yoksa…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.