21. Bölüm

Vitrin Süsü / Ayık bakan bayık gözler

💬 0
İyi Okumalar!
Sadece ikimiz için savaşıyorum burada. Ne olur sende bizi mahvetme ve ağzını sıkı tut.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi içeriye zar zor atabildiğimde salondan gelen televizyon sesini bastırmadan yavaşça mutfağa geçmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kâğıtta yazılanları birkaç kez daha okudum. Her seferinde zihnim bulanıyordu ve harfler birbirine giriyordu sanki. Timuçin… O kadar zaman sonra bana ikinci kez mesaj gönderiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Etlerimin sertleştiğini hissettiğimde elim ayağım buz kesmişti sanki. Aralık kalan dudaklarımdan yavaşça solumaya devam ettiğimde ağlamak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İkimiz için mi savaşıyorsun?” Daha fazla kendimi tutamadığımda gözlerimdeki yaşlar yanaklarımdan akmaya başladı. Timuçin benim ilk sevgilimdi ve ona gerçekten de güvenmiştim. Her ne kadar negatif duygularımı yaşamayı bilmesem de, kırgınlıklarımı içime atıp hiçbir şey yokmuş gibi davranmaya çalışsam da bu tarz durumlar üstelendikçe canım yanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İkimiz için savaşıyorsan babaannemin ameliyat parası ortadan kaybolduğunda neredeydin?” Elimin tersiyle suratımı kaplayan yaşları sildim ve etrafa bakındım. “Buzdolabım boş şu an şimdi neredesin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her ne kadar başkaları seni kötülese de ben sana inanmıştım…” Sırtım duvarda sürtünürken kalçamın üzerine yere oturduğumda dizlerim kendime doğru çekilirdi. O kadar çok şey vardı ki boğazımda kalan, yutkunamadığım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendime içerisi beton kayalıklardan oluşsa da toz pembe bir hayat örmüş, her şeyin iyi olduğuna inanmıştım ancak… Bir gece de. Tek bir gece de bambaşka bir hayata gözlerimi açmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aylardır anın akışına kapılarak bir şekilde paçamı kurtarmaya çalışsam da içten içe derin bir çöküntüye eşlik eden hüzün hissediyordum. Sadece bu negatif ve sarsıcı duyguları yaşamayı bilmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Annemle babamın ölümünde bile yaşayamamıştım şimdi nasıl yaşayacaktım ki? Gerçi annemin ölümüne tam anlamıyla tanıklık edememiştim o zaten beni doğururken ölmüştü. Korkut’un annesi Melda teyze o zamanlar bana çok güzel bakmış, babaannem hep öyle diyor. Annemin çağrı merkezinden arkadaşıymış ve ani ölümü sonrasında alıp beni beslemiş. Normalde Korkut’la aramızda neredeyse iki yaş var ancak Melda teyzenin sütü hemen kesilmemiş. Beni de güzel bir süre götürdü o temiz anne sütü…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belki de bana nasipti. İşte annem olmasa da rızkım bir şekilde gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Daha sonrasında tonton babaannem ve dedem her şeyim olmuştu. Tabi Melda teyzeler her zaman yanımda olmaya devam etmişti. Ve tabi ki Korkut da. O zamanlar korumacılık oynardık. Ben zengin bir ünlü olurdum ve Korkut da benim korumam olurdu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlaşılan o ki o zamanlardan başlattığımız bu oyuna kendisini fazla kaptırmıştı. Hâlâ aynı tutkuyla korumam oluyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında Korkut’la ilk başlarda hep didişir kavga ederdik. Dişime dişti Korkut ancak babamın ölümünden sonra bir gün… Korumacılık oyununu başlattı ve o günden itibaren korumam oldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerim hüzünle doldu ve pencereden dışarısını izlerken sisli düşüncelerime daldım. İşte tam da o küçük çocukları görünce dudaklarım buruk bir tebessümle kenarlara doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Korkut’ların eski müstakil evlerinin bahçesinde paytak adımlarla koşuyorken babaannemin inatla kestiği alnımın yarısında biten kahküllerim uçuşuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Polen! Buraya gel!” Avuçlarımın arasında sıkıca tuttuğum kumları dökmemek için küçük parmaklarımı titreye titreye birbirine bastırıyordum. Henüz altı yaşında olduğum için alt damağımdaki süt dişlerimden ikisi dökülmüştü, bir yıl erken olmuştu. Çenemin hepsini açarak ona kıkır kıkır gülüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arabanı lekeleyeyim de gör!” Çocuksu kahkahalarım tüm bahçeyi sardığında Korkut hiddetle bana doğru koşuyordu. Heyecanlandım ve acele ederek ıslak kumu traktörüne döküp ellerimle etrafını yaydırdım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Polen!” Yanıma geldiği gibi ensemden tutup beni kenara fırlattığında popomun üstüne düşmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anında gözlerim doldu ve dudaklarımın kenarları aşağıya doğru kıvrıldı. Ardından gözlerimi sıkıca yumup bağıra bağıra ağlamaya başladığımda arabasıyla ilgileniyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sen de benim tokalarımı kopartmıştın ödeşmiştik!” Bağırarak ağlamaya devam ettim “neden beni yere attın ki!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne bu gürültü gebermeyesiceler!” Babaannem söylenerek eşarbını aceleyle çenesinin altında tutuyor, bir yandan da koşarak yanımıza geliyordu. “Polen! Ne bu halin!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alt dudağımı aşağıya doğru sarkıtarak sayıkladım “Korkut yere attı!” Babaannem terliğini çıkartıp Korkut’un kıçına sağlam bir tane vurduğunda Korkut’un tüm ilgisi arabasından kaymıştı. Bağırarak götünü tuttuktan sonra bize doğru döndüğünde ağlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Of Polen ya hep senin yüzünden dayak yiyorum! Neden geldin ki? Evine git artık!” Az önceki cazgır ağlamam durduğunda cam gibi gözlerle ona bakıyordum. Aslında söyler söylemez bundan pişman olduğunu hissetmiştim ancak… İçim titremişti işte bir kere.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İki hafta önce babam iş makinesi yüzünden yaralanmış, ardından da fazla dayanamadan vefat etmişti. Babaannem de okutmalardan sonra beni buraya getirmişti. Kafam dağılsın çok fazla etkilenmeyeyim diye Korkut’la olmamı istemişlerdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama ben zaten bu ölümü de olgunca kabullenmiştim ki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Belirli bir yaşa geldikten sonra mahalledeki güzel örgülü kızlar sayesinde daha fazla hissettiğim annemin yokluğu içimi soğutuyorken evde bir keresinde ağlamıştım. Belki de annemin yokluğuna ilk ağlayışımdı. O zaman hemen hemen dört yaşlarındaydım. Babaannem yanıma gelip neden ağladığımı sorduğunda dağınık saçlarımı gösterip “örgülerim yok!” Demiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaşadığı zorluklardan dolayı o günlerden erken çöken suratı hüzün dolmuştu ve kafasıyla koltuğu işaret etmişti. “Geç hele şöyle önüme.” Oturup sırtımı da dizlerinin önüne çektiğinde canım yanıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah! Babaanne canım acıyor ya!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Acıya dayanıklı ol!” O kararlı ve otoriter sesini duyunca cırlayarak ona bakmaya çalıştım. “Niye saçım örülürken acıya dayanıklı olayım ya!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O anı hatırlayınca tebessümüm genişledi. Hapishanedeki teyzeyle aynı cevabı vermiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından aynadaki görüntüme baktığımda dudaklarım iğrenircesine burkuldu. Babaannem örgü yapmayı bilmediği için kendince saçlarımı birbirine dolamıştı ama yine de olmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O gün Korkut’la beraber kavga ettiğimiz için çocuk kalbimin kırıldığını hissetmiştim ve isteğim üzerine evimize gitmiştik.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Babaanne! Ben artık bunları çöpe atacağım!” Bulduğum eski bir ayakkabı kutusunu açmış, içine Korkut’un verdiği oyuncakları doldurmuştum. Sessiz olup içeriyi dinlediğimde babaannemin abdest aldığını işittim ve hızlıca ayakkabılarımı giyinip küçük bedenime büyük gelen kutuya sarılıp apartmandan çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Adi! Onu hiç sevmiyorum! Zaten hep saçlarımı çekiyordu.” Mahallenin sonuna geldiğimde çimen dolu araziyi geçip çöp konteynırının önünde durdum. “Sevmiyorum işte seni! Atacağım bunlarında hepsini!” Kutuya sertçe vurduktan sonra dev konteynıra bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O an saçlarımı çektiği için isyan ediyor, onu sırf bu yüzden sevmediğimi dile getiriyordum ancak aslında yaram söylediklerineydi…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çaktırmadan kutuyu açıp işaret parmağım boyutundaki sert bebeği içinden aldım. Onu atmaya kıyamadım, seviyordum. Avucumun içerisinde sıkıca tutuyorken kutuyu çöpe atmaya kıyamadan konteynırın yanına koydum ve kapağını açtım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Belki oyuncak alamayan başka çocuklar gelip alır.” İşte şimdi içim rahatlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dizlerimin üzerine çömelmiş bir vaziyette duruyorken kutuyu izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Polen.” Tanıdık adam sesini duyunca omzumun üzerinden kafamı geriye doğru çevirdiğimde Güneş öylesine berraktı ki suratının yarısını gölgeliyordu. Sesinden tanımasam kim olduğunu bilemeyecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Arif amca sen misin?” Tek gözümü kırparak ayağa kalktığımda boyu o kadar uzundu ki yüzünü görmek için enseme kramp girecek şekilde kafamı kaldırmam gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapıyorsun bakayım sen burada?” Kafamı sallayarak kahküllerimi düzelttim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir şey yapmıyorum ya çöp vardı onları getirdim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arif amcanın yanında kendimi huzurlu ve güvende hissediyordum çünkü o babamın fabrikadan arkadaşıydı. Babamdan çok daha uzun ve iri yarıydı. Kendimi bildim bileli vardı ve bana hep çikolata getirirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gel sana çikolata alayım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümseyerek sakallı suratına ardından da bana doğru uzattığı ele baktım ve küçük elimi ona doğru kaldırdığım anda titreyerek o anıdan çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi defalarca kez yumup tekrardan açtığımda soğuk soğuk terliyor, zangır zangır titriyordum. Kollarımı bedenimin etrafına sarıp transa girmiş gibi kafamı sallamaya başladığımda gözlerim donuklaştı ve sanki içerisinden ateşler çıktığını hissettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Avucumla güçlükle ağzımı kapattığımda dolan gözlerim hızla aktı “hiçbir şey olmadı. Hiçbir şey olmadı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Nasıl olmuşum?” Alisya kahverengi yün kazağını düzelterek bana doğru döndüğünde gözleri adeta ışıl ışıldı. Her ne kadar Alpay komiserle aralarında doğru düzgün bir şey geçmemiş olsa da güzel arkadaşım kendini fazla kaptırmışa benziyordu. Daha önce bu kadar kısa sürede biriyle olurunu düşündüğünü hiç görmemiştim. Bu yüzden her ne kadar bu görüntüler bana yabancı gelse de gün yüzüne çıkartıp onu gazlamadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sadece kendi duygularına ulaşmasını istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Her zamanki gibi mükemmelsin deli misin?” Bu konuda istediği gibi gazlanabilirdi. Alisya’ya gerçekten de bayılıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçını da düzelttikten sonra yatağın ucuna oturup suratıma baktığında hararetle konuşmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnanabiliyor musun sen Alpay komiserin bana karşı ilgisini söyledikten sonra onların karakolun yanına işim çıktı. Şaka gibi ya tesadüfün de böylesi!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yapmacık bir tavırla bakışlarımı kıstım. Yoksa korktuğum mu oluyordu? Alisya şimdiden tesadüfler silsilesine mi dalmıştı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayatım ne tesadüfü. Zaten karakol her yere yakın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok ya bilmiyorum. Sanki bir işaret gibi. Neyse bir gidelim de bakalım karşılaşacak mıyız.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üşengeç bir şekilde montumu giyinip onunla çıktığımda sırtım çok fena ağrıyordu. Kütleterek kapıdan çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne zamana kadar bu yarı zamanlı işlerle idare etmek zorundasın?” Resmen yamulmuştum ve Alisya da bunun farkındaydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah Alisya ben yarınımı göremiyorum sen ne zamana kadar devam etmek zorundasın diyorsun?” Nerdeyse ağzımın içine doğru konuşmuştum. Kendimi o kadar çok yorgun ve uykusuz hissediyordum ki her an bayılacak gibiydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklısın kuşum ya kusura bakma. Benimki de laf işte.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Umursamaz bir tavırla omuz silktim. “Şu işi halledelim de eve gidip yatayım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Karakolun önüne doğru geldiğimizde elimi ense köküme doğru atarak sırtımı çevirmeye çalıştım. “Ah… Lizge Hanım olsaydı şimdi ne güzel kütletirdi beni…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ha?” Alisya tabi ki ne dediğimi anlamıştı. Zaten o kadar saçma bir durumu bir anda anlamasını nasıl bekleyebilirdim ki?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Boş ver boş ver. Gidip bir an önce alalım şu erzakları.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam be sen de he! Hayır madem bu kadar nazlanacaktın, ne diye ben gelirim dedin?” Alisya’ların rehabilitasyon merkezi için yeni materyaller gelmişti, taşımasına yardım edecektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapsaydım ALisya?” Tek kaşımı kaldırıp hararetle ona doğru döndüm “arkadaşımı ele güne muhtaç mı etseydim?” Son derece tutkulu olan konuşmamdan bir hayli etkilenmiş olacaktı ki gözleri parladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İşte bu da senin gibi delikanlılara yakışan bir hareket olurdu.” Sırtıma sağlam bir şamar geçirdi “aslan Polen!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ya!” Sırtımı tam biraz doğrultmuşum derken Alisya sayesinde iyice yamultmuştum. Bu kızın gerçekten de elinin ayarı yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İnanmıyorum! İnanmıyorum Polen şu tarafa bak!” İşaret ettiği yere döndüğümde Alpay’ın kodese ilk düştüğüm zamanlarda elini ısırdığım memurla beraber sigara içtiğini gördüm. “İnanmıyorum ya tesadüfün de böylesi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oldukça baygın bakışlarımı yorgun ifademle beraber Alisya’ya yönelttiğimde ona cidden inanamıyordum. “Ne tesadüfü Alisya ya! Karakolun önünden geçiyoruz ve onlar da sigaraya inmişler nesine şaşırıyorsun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratındaki ifade bozarmıştı. “Allah aşkına Polen sanki sürekli mi içiyorlar? Aynı saatte denk gelebilmemiz büyük tesadüf.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözlerimi devirerek onunla iki adamın yanına doğru ilerlediğimizde kendi aralarında koyu bir sohbete dalmışlardı. Neyse ki Alpay komiser en son gördüğümüz gibi bir garip değildi. Her zamanki gibi dalgacı bir ifadeye ve oldukça sıcak bir tutuma sahipti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anlaşılan bugün Alisya adamın ona karşı olan duygularını anlayabilecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merhabalar…” Normaline göre oldukça kısık bir tonla arkadaşım kedi gibi mırıldandığında neye uğradığımı şaşırarak ona dönmüştüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkası bize doğru dönük olduğu için hazırlıksız yakalanan adam sertçe yutkunarak sırayla ikimize, ardından uzun bir süre boyunca Alisya’ya bakmıştı. Genç adam resmen arkadaşıma öküzün trene baktığı gibi bakıyordu. Gözlerini bir an olsun gözlerinden ayıramıyor, duyduğu hayranlığı asla saklayamıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merhaba.” Dedi alık bir ifadeyle ve derya deniz olan bakışlarını aklına bir şey gelmiş gibi ışık hızıyla toparlayarak kafasını salladı ve sertçe tekrarladı. “Merhaba.” Sanki az önce ininden yeni çıkmış bir ayı gibi elinin tersiyle burnunun ucunu sildi ve ters ifadesiyle etrafı kısaca süzüp bana baktı. “Hayırdır sizi hangi rüzgâr attı buraya doğru?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O sırada bir yandan da öldürücü bakışlarını ısrarla üzerimden çekmeyen adama bakıyordum. Elini ısırdığım için hala daha bana kinliydi belli ki. Kıstığı bakışlarına dudak bükerek karşılık verdikten sonra gözlerimi devirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Önünden geçiyorduk sizi görünce bir selam vermek istedik.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazını yapay bir şekilde temizledikten sonra burnunun ucunu yükselterek umursamaz bir tavırla “anladım.” Dedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aman Allah.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte yine geçen ki gibi olmuştu. Yine aynısını yapıyordu. Tıpkı tıkırında çalına bir makinanın bir anda teklemesini andırıyordu bana. Birden muhabbetin kesilmesiyle Alisya ne diyeceğini bilemediği için lafa atladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ee nasıl gidiyor Alpay komiserim gününüz nasıl geçti?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yani nasıl olsun, bildiğiniz gibi işte it kopuk uğraşıyoruz.” Artık odağında sadece ben vardım. Bu adamın neyi vardı böyle ya. Kızın suratına bile bakmıyordu ve konuşmayı uzatmaya da hiç meyilli değil gibi duruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bir problem mi var? Her zamanki gibi değilsiniz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Son söylediklerim onu panikletmiş gibiydi. Dağılan ifadesini hızla toparladı. “Olur mu öyle şey? Ben hep böyle bir adamım. Bir şey olmadı ayrıca.” Hayretle dudak büktüğümde kaşlarım yukarı doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hep mi?” Ağzının içerisine doğru mırıldanıp hayal kırıklığıyla adama baktı. “Demek genel ruh haliniz bu şekilde.” Bakışları sislendiğinde belki de adamın eski tavrını düşünüyordu. İlk tanıdığı gibi olmaması fena halde moralini bozmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oradan çıktıktan sonra materyalleri alıp rehabilitasyon merkezine doğru ilerlemeye başladığımızda kafası tamamen dağılmıştı. Geniş koliye sarılarak kendi kendine sayıkladı. “Demek normalde öyle biri değilmiş…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ekşi bir şey yemişim gibi suratım buruştu. “Sanmıyorum Alisya ya. Niye böyle yapıyor anlamıyorum.” Yorgunluktan neredeyse bayılmak üzere olduğum için hiç oralı bile olamıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Polen bırak Allah aşkına ya sende savunup durma. Hem ne diye ümitlendiriyorsun beni adam senden hoşlanıyor diye?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bayık bakışlarla yürürken ona baktığımda zihnim kapanmak üzereydi uykulu bir nidayla inledim. “Ben demedim ya kendisi söylemişti seninle ilgilendiğini.” Sonunda itiraf ettiğimde hiç de etkilenmişe benzemiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yok devenin nalı artık ya! Kendi lafını toparlamak için neler saçmalıyorsun sen öyle?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçmalama Alisya neden sana yalan söyleyeyim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Binanın önüne geldiğimizde karşıma geçerek tüm sinirini üzerime akıttı. “Demek ki yanlış anlamışsın!” Burnunun ucuyla kucağımdaki koliyi işaret etti “ver şunu da git evine yat zıbar. Aklın yerine gelsin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana ne bağırıyorsun ya!” Tam karşılık vermeye devam edecektim ki öldürücü ifadesini üzerime akıtmaya devam etti. “Kes sesini ve bir daha sakın yanımda o ayının adını anma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı dişleyerek bir kasırga gibi yanımdan geçip içeri girmesini izlediğimde tüylerim diken diken olmuştu. Alisya normalde bir erkek için yolunu bile değiştirmezden ona karşı ılıman yaklaşmıştı. Adam ona karşı ilgili davranmayınca da tepesi atmıştı tabii. Hatta bu ilgili davranmamak da değildi resmen kabalık ediyordu Alpay komiser. O ruhsuz ve umursamaz ifadesi de neydi öyle…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi günü kuaför salonuna gittiğimde her ne kadar dünden daha iyi olsam da durumum yine de vahimdi. Bir türlü ana odaklanamıyor sürekli kendimi yumuşak yastığımı hayal ederken buluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzımı kocaman açarak esnerken elimin tersiyle kapattığımda bir yandan da dükkânın kapısını ittiriyordum. Yine o yoğun fön sesi ve kokusuyla karşılaşmıştım. Sıcak buhar suratımı okşayarak yüzümü gıdıklayıp geçtiğinde daha fazla uykum gelmişti işte.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bu ne ya sabahın köründe fön mü çektirilir.” Dilber abla önündeki kabarık saçlı kadının saçlarını yola yola çekiyordu fönünü. Kadın da halinden son derece memnun bir şekilde masanın rafında duran ojelere bakıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kız Dilber alayım süreyim bir tane hayrına?” Sorarcasına konuşsa da cevabını beklemeden fıstık yeşilli olanı seçmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Al bacım senden mi sakınacağım.” Aynadaki yansımamı görünce omzunun üzerinden dönüp ölü bakışlarla gülümsedi “oo gülüm hoş geldin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hoş buldum Dilber abla nasılsın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İyiyim gülüm nasıl olayım.” Bekleme koltuğunda oturan sarı saçlı kadına bakarak çenesinin ucuyla üzerini gösterdi “hemen bir 9.1 le 7.1 karşımı yapsana ablana.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Huh? Saç boyası mı ah tamam hallediyorum hemen.” İçeri geçip eşyalarımı bıraktıktan sonra boyaları hazırlayıp kaba sıkmaya başladığımda Dilber abla gelmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kız sen boya yapmayı biliyor musun?” Dalgın bir tavırla suratına baktım “bendeki de soru kafandakine bak.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“O benim kendi saç rengim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri hayretle belerdi. “Kendi rengin mi? Şanslı sürtük seni.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ney?” Neye uğradığımı şaşırmıştım. Çocuk gibi hayret etmeme güldü ve telefonunu işaret etti. “Amcan geldi iki dakika kapıya çıkarıyorum. Fönü çektim içerdeki gacıyla ilgileniver başla boyaya.” Amcam mı? Galiba kocasından bahsediyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah… Tamam… Yani zaten birkaç kez babaannemin saçını boyamıştım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Aferin kız hiç de boş değilsin ha.” Kıkırdayarak askılıktaki ceketini alıp çıktığında durgun ifademle boyaları hazırlamaya devam ettim. İçeriye geçtiğimde sarışın kadın işlem koltuğuna geçmiş, önüne serdiği dosyalara bir hayli dikkatli bir şekilde bakmaya başlamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Merhaba hoş geldiniz…” Ağzının içerisinde mırıldandık ve orta parmağını yalayarak sayfaları çevirmeye devam etti. Dudak büktüm. “Oldukça meşgul biri herhalde.” Kırklarının sonlarına doğru duruyordu. Diğer müşteriler kadar konuşkan değil, kendince bir şeylere odaklıydı. Neyse, işime gelirdi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Saçlarını ayırarak boyayı sürmeye başladığımda sürekli içim geçiyor, bir yandan da esniyordum. Yana doğru bükülen kafamı geri kaldırıp salladım. Kendine gel Polen. Daha yapman gereken çok iş var.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yarısından fazlası bittiğinde derin bir iç çekerek aynadaki yansımama baktım. Suratım nasıl da dalgın, göz altlarım nasıl da çökkündü… Ardından hararetle sayfaları okuyan kadına baktığımda bana bir garip gelmişti. İlk gördüğüm andan daha farklı duruyordu sanki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Huh?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dişlerimin arasından ıslak bir soluk alarak kıstığım bakışlarımla onu incelediğimde sonunda farkı anlayabilmiştim. İlk gördüğüm hale göre fazla şey duruyordu… Kızıl? Oh, evet kızıl.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ney!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ateşe değmişçesine son sarı tutamına değdireceğim fırçayı geri çektiğimde far görmüş tavşan gibi bir önümdeki kafaya, bir de aynaya bakıyordum. Kadının saçına yanlış boya hazırlamıştım ve bir güzel sarı olan saçlarını turuncu yapmıştım!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzım hayretle açıldı ve suratını izledim. Hala daha kağıtlara odaklıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne halt edeceğim? Ne yapmalıyım? Allah kahretmesin!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı çevirip dışarıya doğru bakındım Dilber abla neredesin ya gel de bir şey yap!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Anında kuruyup kabuk bağlayan dudaklarımı ıslatarak omzundaki havluyu kafasına sardığımda birden neye uğradığını şaşırmıştı. Bakışlarını hızla kaldırıp aynadan suratına baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, size özel bir boya kullandım şimdi yıkamaya geçebiliriz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dalgın bir şekilde kafasındaki havluyu tuttu “nasıl yani bekletmeyecek misiniz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Dedim ya özel boya bu yurt dışından getirdik. Hemen yıkamam lazım.” Her ne kadar üç buçuk atsam da oldukça neşeli bir tebessümle ısrar ettiğimde kadın şaşırsa da neyse ki itiraz etmedi. “Peki madem öyle diyorsunuz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendimi sıka sıka hiçbir sorun yoku oynarken hızlıca onu içeri sokup saçını yıkamaya başladığımda boya turuncu turuncu akıyordu. Of… Nasıl da iğrenç bir renkti ya! Aptal Polen bari güzel bir tonu ayarlasaydın!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kökünden beş santim boyunca sürdüğüm için dipleri tup turuncu olmuş, altları platin sarısı kalmıştı. Kadının saçları felaketti resmen! En son boyamaktan kurtardığım ensedeki sarı tutama baktığımda üzüntüyle dudaklarımı ısırıyor hararetle terliyor korkudan ne yapacağımı bilemiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kadını resmen kınalı yapıncağa benzetmiştim. Hiçbir yerden oluru yoktu ki!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Allah kahretmesin beni! Ne yapacağım şimdi?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Gülüm neredesin? Ana, Narin abla nerede?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şey! Buradayız dilber abla! Yıkamaya aldım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kız ne yıkaması hemen yıkama mı olur?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kadının bütün rahatlığı birden bozulduğunda kaşlarını çatarak gözlerini açtı ve o sakinliğini fazlasıyla bastıran bir hararetle konuştu. “Bak ben sana söyledim beklememiz gerekiyordu. Yeni mi başladın kızım sen çoluk çocuğun eline kaldık ya bırak şu saçımı.” Deyip omuzlarındaki havluya sarılmaya çalıştığında ellerim saçından çekilmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aptal Polen! Zaten nasıl ve daha ne kadar saklayabilirdin ki? Anlamaması için kadının resmen kör olması gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uzaklaşan kadının sırtına bakarak acıyla mırıldandım “böyle bir ihtimal çok zor…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından korka korka içeri geçtiğimde süt dökmüş kediye dönmüştüm. Önümde birleştirdiğim ellerimle kedinin ciğere baktığı gibi kadını izlediğimde bana aynadan ters bir bakış attı. “Ne bakıyorsun gelsene! Ben mi tarayıp kurutacağım saçımı?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı dişleyip korka korka arkasına geçtiğimde ellerim tepesinde bağladığı havludaydı. Sertçe yutkunduktan sonra kafası karışan Dilber ablaya doğru döndüğümde ikisi de havluyu indirmemi bekliyordu. Yavaşça omuzlarına doğru sıyırdığımda salonda derin bir sessizlik oluştu. Bir ölüm sessizliği…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı iç içe geçirip nefes almayı durdurduğumda kalbim adeta ağzımda atıyordu. Az da olsa kadının suratına bakacak cesareti buldum ifadesi resmen Çarşamba pazarı gibi dağınıktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kocaman açtığı ağzını eliyle örttüğünde biraz daha öyle bakmaya devam ederse gözleri kucağına düşecek diye korktum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kızım sen bu kadına ne yaptın böyle!” Diber abla hayret dolu bir nidayla konuştuğunda birkaç saniye daha geçti ve derin bir sessizliğe daha döküldük.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben… Şey… Senin dediğin numaraları katmıştım aslında.” Avuçlarımla kollarımı sardığımda küçücük olmak, hatta oradan yok olmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“S-sen… B-benim saçlarıma ne yaptın…” Kadın şoktan bir türlü çıkamıyordu. Ağlamaklı ifadesiyle ayağa kalkıyor, saçlarını parmaklarının arasına alarak inceliyor bir türlü ne olduğunu çözemiyordu. “Dilber ben doğru mu görüyorum?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dilber abla şimdi nanayı yedik der gibi alt dudağını dişlemişti. “Maalesef abla ama kurutursak bir şeye benzer sanki.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz ne saçmalıyorsunuz ya!” Dedi ve hiddetle bana doğru döndü. “Bu saçlarımın hali ne böyle neden bunu yaptın neden!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben… Gerçekten de sadece dediği numaraları karıştırdım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kız senin Allah canını almaya!” Dilber abla olayı çözmüş gibi yanıma geldi. Numaralar kutuların ortalarında yazıyordu sen sağdaki kızıl reyonundan mı aldın o kutuları!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu sefer eliyle ağzını örten ben olmuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hadi bari yanlış aldın, kabdaki turuncu rengi de mi görmedin kızım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şey… Dalgınlıktan fark edemedim ki ben…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kız boyarken de anlamadın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anladım!” Dedim ve dehşetle bağırdım “anladım hatta o yüzden… İşaret parmağımla kadının saçlarını gösterdim “o yüzden fark edince ensesindeki tutamı boyamaktan vazgeçtim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İkisi de hayretle bana bakıyorken her ne kadar çekinsem de elimi Narin Hanımın saçlarına daldırarak ensesindeki tutamı gösterdim. “Bakın, burayı boyamadım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dilber abla kendini tutamadan gülecekken dudaklarını hiddetle ısırıp kafasını çevirdi. “Sen benimle dalga mı geçiyorsun be!” Elimi iterek geri çekildiğinde elleri titriyordu. “Gül gibi sarı saçlarımı ne hale getirdin! Dilber bir şey yap çabuk düzelt şu saçlarımı!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dilber abla elinin tersiyle suratını sıvazlayıp Narin’e dönüp dostane sesiyle konuştu. “Abla valla bu renk sana çok yakıştı gel bakır yapalım saçlarının hepsini. Her yer eşit beklemediği için dalga dalga olmuş zaten renk hem sana da bir değişiklik olur.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Saçmalama ya ne bakırı! Çabuk saçlarımı eski haline getirin hemen!” O sakin kadının içerisinden adeta bir Tarzan çıktığında sesinin rüzgarıyla olduğum yerde kalmıştım…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birkaç saat sonra Narin Hanım işlem koltuğunda oturuyorken dudaklarımı ısırmaya devam ederek onun yeni, kökten uca tamamen bakır olan saçlarını izliyordum. O felaketi düzeltemeyeceğimiz için daha doğrusu düzelse bile saçlarının ciddi ölçüde elimizde kalacağı için onu bindir zorlukla ikna etmiştik. Aslında etmişti, yani Dilber abla… Çünkü kadın bırakın benim görüntümü sesimi bile duymaya tahammül edemiyordu. Zaten biraz daha konuşsaydım yaşıma aldırmayacak, neredeyse beni eline alacaktı. Bu yüzden çıt bile çıkartmadan korkuluk gibi dikilmiş, üzgün bakışlarla onu izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Fön Makinesi kapanınca Dilber abla bir adım geri çekilerek kadına baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ay vallahi çok güzel oldun abla ha valla parasını da almayacağım senden.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yeter Dilber! Daha fazla konuşma zaten cinlerim tepemde.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzına yalancı bir fermuar çekip bir adım geri çekildiğinde kadın eşyalarını toparladı ve bana öldürücü bir bakış atıp yanımdan kasırga gibi geçti. Öyle bir geçmişti ki omuzlarım titredi ve üşüdüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Anneciğim… Beni dövecek gibi baktı.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dilber abla daha fazla kendini tutamadan kahkaha atmaya başladığında bir o yana bir bu yana eğilip duruyor, gözleri yaşararak neredeyse haykırıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kız Allah senin canını almasın sen dua et o sarı saçlarını yolup eline vermedi, nasıl da mahvettin kadının saçlarını.” Sandalyeye oturup alt dudağımı sarkıtarak ona baktım. “Vallahi bakır da hiç yakışmadı ha. Bari adam akıllı bir ton yapsaydın be o ne öyle tuğla gibi oldu karının kafası.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarımı küçük Emrah gibi büküp melül melül ona baktığımda ciğerlerim yanıyordu. Gerçekten de söylediklerinin eksiği vardı fazlası yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Vallahi kendimi çok kötü hissediyorum dilber abla ya… Yazık günah kadını ne hale getirdim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gülümsedi “merak etme ben akıta akıta güzel bir tona getireceğim Narin ablanın saçını. O zaten güzel kadındır eski haliyle bebek gibi olduğu için yakışmadı dedim. Yoksa bu haliyle bile sana fink atar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Diyorsun?” Söyledikleri bir nebze de olsa içimi rahatlatmıştı neyse ki…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama şimdilik…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Alt dudağımı sarkıtarak oturmaya devam ettiğimde avuçlarımla çenemi tutuyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ah… Ah… Yirmi dört yaşında güzeller güzeli bir mankenseniz hayat gerçekten de çok zordu. Özellikle de çıtır ve de tatlı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O haftayı güç bela atlattığımda ayfonum patlamış bir vaziyette izin günüme uyanmıştım. Anca bir iki ay geçecekti ve ben o şekilde bu yeni düzene alışacaktım yoksa hiçbir şekilde oluru yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Efendim babaanne…” İçeriden seslenen kadına boğazım acıyarak cevap verdiğimde hızla yanıma geldi. Kapının tam oluğunda duruyorken yatağımın ucuna oturmuş, omuzlarıma ağır gelen yorgunluğumla öne doğru bükülüp kambur duruyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hasta mı oldun kız sen? Sesin ne biçim çıktı öyle…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çektim. “Hafif bir kırgınlığım var galiba…” Bu tempoda öğünlerimi düzenli yiyecek vaktim bile olmuyordu. Pantolonlarımın belleri bol geldiği için birkaç kilo verdiğimi düşünüyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dur bakayım ben sana bir nane limon yapayım bugün dışarı çıkma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Zaten çıkmayı asla düşünmüyorum…” Deyip kendimi Titanik gibi yatağa batırdığımda ağır ağır soluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir süre sonra babaannem elindeki bardakla geldi “al bakayım iç şunu çabuk.” Az bir şey doğrulup bardağı tuttuğumda üzerimde öküz ölüsü hissettim. Babaannem katır gibi bir yorgan atmıştı. “Ay bu ne babaanne tabuta soktun beni sanki.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Deli deli konuşma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça nane limonumu içmeye başladığımda dışarı çıkacağı her halinden belli olan babaannemi inceliyordum. “Hayırdır sen nereye böyle?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eşarbını düzeltirken ağzının içine doğru mırıldandı “çarşıya çıkacağız Mualla teyzenle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kız ben çıkmıyorum o kadar bir dur yerinde daha yeni ameliyattan çıktın.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yenisi be! Şunun şurasında zaten sayılı günüm kalmış evde oturup ne yapacağım.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne sayılı günü çıtır gibisin maşallah.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sus be deli deli konuşma.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Odamdan çıktığında suratımda tatlı bir tebessüm bırakmıştı. Babaannemi gerçekten de çok seviyordum. Onun bir gün hayatımda olmayacağının düşüncesine bile katlanamıyordum. O kadar kişi vermiştim toprağa ama babaannemin acısı düşünemezdim bile. Tabi, Allah ne derse o olurdu orası ayrıydı. Kafamı hızla onaylamaz anlamda salladım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şimdiden böyle şeyler düşünme Polen.” Ardından büyük bir zevkle içeceğimi bitirip yorganın altına girdiğimde kendimi pamuk gibi hissediyordum. Anında mayışmıştım. Sağlam bir öğlen uykusuyla belli ki bu kırgınlığı atacaktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telefonumun o kulak tırmalayan melodisiyle beraber istemeden de olsa gözlerimi açtığımda yanaklarım alev alev yanıyordu. Kendimi öylesine ağırlaşmış, aynı zamanda da rahat hissediyordum ki kolumu çıkartıp yanımda duran telefonumu elime almaya eriniyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Israrla çalmaya devam edince daha fazla karşı koyamadım ve inleyerek telefonu alıp açtım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alo…” Gözlerim kapalı bir şekilde mırıldandığımda kim olduğunu bilmek bir tarafa uyandığımın dahi farkında değildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Polen ben Zümra pastanenin oradayım. Babaannen ve Mualla teyze de burada ve bil bakalım bir de kim?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Alisya?” Ağzımı şapırdatarak yutkundum “ne diyorsun ya ne babaannesi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kenan komiser de burada diyorum ve babaanneni asla gönderemiyorum her şeyi öğrenebilirler acil durum diyorum gel çabuk.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Telaşlı ve kısık kısık gelen konuşması sonlandığında kaşlarım çatılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Babaannem.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kenan komiser.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her şeyi öğrenebilirler… Neleri? Hangi yalanları? İkisine de bir tomar yalan söylemiştim hangisini kurtaracaktım?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne!” Boğuluyormuş gibi soluyarak birden yatağımda döndüm ve sertçe yeri boyladım. “Ah!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Polen iyi misin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Suratımın önünü kapatan sarı, kabarık saçlarımı kafamı sertçe kaldırarak yukarı attığımda suratımda acı çekercesine bir ifade oluşmuştu. “Alisya! Alisya! Sakın babaannemin yanından ayrılma, bir dakika bile bırakma onları hemen geliyorum neresi demiştin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerime ne bulduysam giyip ateş almış gibi evden çıktığımda çarşıya doğru durmadan koşuyordum. Kırgınlık mırgınlık hiçbir şey kalmamıştı. “Of ya hasta olma lüksüm bile olmayacak mı benim!” İkidir izin günlerim de gidiyordu zaten. Sürekli ölme eşeğim ölme modunda takılıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Pastanenin önüne geldiğimde soluk soluğa bir şekilde öne doğru bükülüp ellerimi dizlerime yasladığımda Dağınık saçlarım öne doğru düşüp yanaklarımı örtmüştü. Bir elimle saçlarımı savurarak kafamı kaldırıp yandan pastaneye baktığımda babaannemlerin kapının önünde oturduğunu, iri bedenli adamı da köşede telefonla konuşurken görmüştüm. Arkası dönük olduğu için suratımı göremiyordu ancak ben onu direkt tanımıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nefes nefese bir şekilde babaannemin yanına oturduğumda üçü de irkilerek bana bakmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ay!” elinin tersiyle dirseğime vurdu. “Kızım nereden çıktın sen ya! Ödümü koparttın Allah iyiliğini versin.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dehşet içerisinde Alisya’ya baktığımda aslında hasar tespiti yapıyordum. Yavaşça gözlerini kapatıp açınca rahat bir soluk bıraktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Babaanne ne işin var burada ya? Kalk çabuk eve gidiyoruz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne diyorsun be sen? Arkadaşımla kırk yılın başı dışarıda tatlı yiyeceğim sana mı soracaktım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzımın içi iyice kuruduğunda omzunum üzerinden geri dönüp komiseri kontrol ettiğimde hareketleri hararetlenmeye başlasa bile durduruyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından yaşlı kadın dertli bir şekilde Kenan’a baktıktan sonra Polen’e doğru eğildi “o değil de kızım bu çocuğun durumu gerçekten de hiç iyi değil.” İri gözleriyle tekrardan arkası dönük adama baktı “kendini polis sanıyor”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne!” Tüyleri diken diken olmuştu. Ağzını eliyle örttükten sonra ifadesini toparlayıp sesini kıstı “ne alaka babaanne ya bunu da nereden çıkarttın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“İki saattir kısık kısık telefonda konuşuyor duymuyoruz sanıyor. Yok devriye, yok suçlular falan. Kendini komiser sanıyor galiba.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ağzım istemsizce beş karış açılıp duruyordu. Kan ter içerisinde Alisya’ya baktığımda oturduğu yerde kıkır kıkır gülüyordu haspam.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olur mu babaanne Kenan komiser değil. O bir komi.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafasını onaylar anlamda salladı ve sanki evi ocağı yanmış gibi dizlerini dövdü. “Biliyorum kızım bilmez miyim? Bunu gel de Kenan’a anlat.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Titrek bir soluk aldım “Vah vah görüyor musun sen şu işi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne işi kızım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Babaanne ocakta çorba unuttum.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gelişi güzel bir şekilde koluma geçirdi. “Allah senin cezanı vermesin ne diyorsun sen?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet ya babaanne eve git kapat hemen altını ben çekime gideceğim eve dönemem.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşlarını çattı ve o dehşet anında bile iğnelercesine üzerimi süzdü “bu halde mi?” Onun rehberliğiyle beraber üzerime giyindiğim alakasız renklerdeki bol kıyafetlere baktım. Gerçekten de ne alaka ya?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet. Şey bu bir yardım kampanyası çok gösterişli giyinmemem gerekiyormuş.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Mukaddes teyzeye döndü ve elini gelişi güzel bir anlamda salladı “görüyor musun ahiretlik yeni modaları rezil kepaze ediyorlar kendilerini.” İstemsizce gözlerimi devirdiğimde cüzdanını çıkartmıştı. “Neyse şu hesabı ödeyeyim.” O sırada cüzdanından sıyrılan kartları görünce gözlerim dehşetle aralandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Timuçin’in gönderdiği kartlar!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Babaanne bunların sende ne işi var?” Surat ifadem bu sefer tamamen dağıldığında Alisya Mukaddes teyzeye yardım ediyordu. O görmeden kartları hemen aldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hee faturalar gelmiş kızım gözlüğümü bulamadım okuyamadım bir türlü ne kadar gelmiş bu ay?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Boğazım dehşet içerisinde kuruduğunda kağıtları avucumun içerisinde sıkıca tutuyordum. “Babaanne çorba taşacak diyorum sen ne diyorsun ya hadi eve git çabuk!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kadıncağız aceleyle giderken başına bir hal gelmesin diye Alisya’yı da onlarla gönderdiğimde soluk soluğa bir şekilde arkalarından bakakaldım. “Ay… Anneciğim… Bir an hiç gitmeyecekler sanmıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden Kenan komiser gelince sırtımı dikleştirdim. Çatık ifadesini olağan tutmaya çalışıyorken masada beni tek başıma görünce kaşları daha da çatıldı “Sen nereden çıktın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ah!” İçtenlikle gülümseyerek göğsümün üzerinde yumruk yaptığım elimi kaldırıp selam verdiğimde otuz iki diş gülümsüyordum. “Merhaba komiserim hayırlı cumalar.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Söylediklerimden etkilenmeden avucumun içerisinden masaya düşen kırışık kağıtlara baktığında şuurumu kaybetmiştim sanki. Aptal Polen… Aptal.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sanki mideme sert bir top darbesi yemiştim o anda. Tek kaşı sorgularcasına kalktığında rüzgâr vurdu ve kâğıtlar onun önüne doğru sürüklendi. Teklifsiz bir şekilde elini uzattığında irice açılan gözlerim kesinlikle önüme düşecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.