9. Bölüm

İspiyonsuz I İki Ruh Serisi 2 / "PARAMPARÇA KALP"

💬 0
İyi Okumalar!
Sertçe yutkunarak ileriye bakmaya devam ettiğimde ayaklarım yere çivilenmişti sanki… Ne bir adım ileri atabiliyor ne de bir adım geri çekilebiliyordum. Ellerim iki yanımda kaldığında hayal kırıklığı içerisinde ileriye, oval duvara doğru bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Baktıkça tükeniyordum ve kalbim kırılıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte tüm duygularım kursağıma kadar yükselmiş hemen orada kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne olursa olsun benimle iletişim kurmasa bile o… Nasıl…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ben burada aklımı kaçırmak üzereyken, geldiği ilk günden itibaren neredeyse tüm kadınların gözü onun üzerindeyken cinnet geçirmek üzereyken o… İyice abartmıştı demek ha…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hatta bu abartmak da değildi. Bu batmaktı, yaşadığımız o masumiyete ihanetti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ama o an bir şey fark ettim. Geçmiş zamanda Uraz’la ilgili yaşadığım o derin acı sayesinde şu an ölmemiştim. O deneyimi yaşamayıp direkt olarak bu görüntüyle karşılaşsam kim bilir beni hangi hastaneye kaldırırlardı?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kalbim birden atmayı durdu sanki. İlk başta güçlü olduğumu düşündüm, birden bunu kaldırabildiğimi düşündüm ancak yanılıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beynim yalnızca kendini koruyabilmek için beni hissizleştiriyordu. Belki de az önce söylediklerim tamamen yalandı, hepsini sadece hayatta kalabilmek için yapıyordum, bilmiyordum. Bildiğim tek bir şey vardı o da… Üzerimde yaşam enerjisine dair en ufak bir kırıntının dahi kalmamasıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkunarak sürekli kolunda görmeye alışık olduğum o saatini taktığı elini kaldırışını ve kızın beline sarışını izledim, daha fazla dayanamadım. Boğazıma atılan bıçak yarasıyla beraber güçlükle arkamı döndüğümde omuzlarım aşağı eğikti sanki biri belime bir halat bağlamıştı ve o halatın ucuna taktığı devasa taş yüzünden hareket etmemi engelliyordu. İleriye doğru adım atmakta zorlanıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her hamlemde yere çakılıyor gibi oluyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımı birbirine bastırdığımda yüzüm acıyla ekşidi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bana bunu nasıl yaparsın?” Dedim varla yok arası güçlükle işittiğim sesimle. Ardından zorla devam ettim. “Bana bunu neden yaparsın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafamı onaylamaz anlamda salladım. “Demek hiç biz olmadık. Demek her şey koca bir yalandı…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ah… Benim aptal kalbim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ah… Benim bedbaht kalbim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nasıl da özel sandın ama kendini… Nasıl da sana karşı tozpembe tertemiz saf bir sevgiyle baktığına inandın ama…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nasıl da kandırıldın ama…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu sefer geçen ki gibi yapmadım ve kendime küfü etmedim, kendime kızmadım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kendime artık öfkeli olmadığımı fark ettim. Belki de yaşaya yaşaya tüketmiştim o asi dalgaları.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Artık kendime yalnızca acıyordum… Ben kendime üzülüyordum ya… Ben bitik haldeydim ya…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Birden bana geriye kalan isli Dünyamda da yer olmadığını fark ettim. Bu Dünya artık benim için ne dönüyor ne de oksijen üretiyordu. Bana artık hiçbir tarafta yer kalmamıştı sanki.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Başım yere doğru eğildi. Mutluluk sanki yasaklanmıştı o kızarıp moraran surata. Küçük bir çocuğun elinden şekerleri alınmıştı sanki ve o küskün çocuk bendim. Hangi ara şefimin yanına geldim, ondan izin istedim ve o sikik fabrikadan siktir olup gittim bilmiyorum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bildiğim tek bir şey vardı o da… Yeni evimin duvarlarıyla bakıştığımdı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Halbuki buraya geldiğimde nasıl da emindim ama her şeyi en baştan inşa edeceğime… Yeni bir ben olacağıma… Gömüldüğüm yerden sağlam kalkıp, bir daha da beni kimsenin yıkamayacağına…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu adam sanki yemin etmiş gibi hep ecelim oluyordu benim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ruhumu yoğum bakıma sokan yalnızca oydu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni yakıp kül eden, toparlanmama fırsat tanımadan tekrardan gömen ondan başkası değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bok mu vardı da tekrardan peşime gelmişti? Beni mahvettiği yetmiyormuş gibi daha ne yapabilirdi ki? Daha ne kadar dibe çökertebilirdi ki derken neden her seferinde daha da nefessiz kalıyordum?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Şu an neden soluk aldığımı hissedebiliyorum?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Neden varlığımı algılayamıyorum?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kollarımı kaldırıp sanki başka birinin uzvuymuş gibi hayretle onlara baktım ve yavaşça dokundum. Parmak izimin pütürüyle bile onları hissedemiyor, uzun süre önce bıraktığım derealizasyon duygusunu yaşıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senden bu kadar uzak kalıyorken…” Titreyen sesimle güçlükle konuşmuştum. “O kadar zorladıktan sonra…” Dayanamadan hıçkırarak ağlamaya başladım. “Beni o kadar zorladıktan sonra…” Boğazıma sağlam bir yumru oturdu ve düğüm oldu. Öyle bir kördüğümdü ki açılmıyordu. “Sınırlarımı o kadar zorladıktan sonra bana nasıl böyle davranırsın…” Acı içerisinde cümlemi tamamladığımda çıldırmak üzereydim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz beni mahvetmişti. Tamamen bitmiş vaziyetteydim ve toparladığım gücümü de altüst etmişti. Bırakacak mıydım? Buradan dönecek ya da pes edecek miydim?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım kinle kaplandığında damarlarımdan akan kana kadar hissedebiliyordum o koyu kinle kaplanan nefret duygusunu. Kafamı ağır ağır onaylamaz anlamda salladığımda içimde bir yerlerde çok gizli taraflarda o yoğun negatif duyguların sakladığı enerjiyi hissettim. Gözlerimi sertçe yumduğumda helak olacak kadar bile ağlamaya kaptıramıyordum kendimi. Burnumdan derin bir nefes alarak gözlerimi tekrardan açtığımda bakışlarımın yansıması kırmızı yandı ve ben o an ant içtim, Uraz Bayraktar’ı mahvetmek için.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ertesi gün kıpkırmızı sürdüğüm rujum, pürüzsüz cilt makyajım ve yapışık topuzumla beraber hazır olduğumda siyah taytımın üzerine diz üstü deri topuklu çizmelerimi giyiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üstüme siyah bol bir gömlek, onun üzerine ise ince örgü kısa bir kazak giyinmiştim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çantamı da alıp evden çıktığımda ise kendimi Fabrikaya değil de sanki bir savaş yerine gidiyor gibi hissediyordum. Daha oraya varmadan moda girmiştim ve adımlarımı nefretle atıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ofise geçtiğimde Sibel’i gördüğüm gibi cinlerim tepeme çıkmıştı. Ona sanki öldürecekmiş gibi baktım ve ardından sertçe çantamı masaya koyarak eşyalarımı hazırlamaya başladım. Bugün üzerimde devasa bir nefret vardı ve bu nefret belki de tüm fabrikayı yakıp kavuracaktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ekip arkadaşlarım üzerimdeki gerginliği fark etseler de bir şey söylemediler ve sessiz kalarak pasif agresif hareketlerimi izlediler. Sibel’in çıkarttığı işi dikkatle dinliyor, sürekli eksiklerini bularak gün yüzüne çıkartıyor bile isteye ona karşı sert davranıyordum. Uraz’la olan geçmişimizi bilmese bile tüm bunlar ondan nefret etmeme engel değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İçeriye bir süre sonra Uraz geldiğinde öfke dolu bakışlarım bu sefer onu bulmuştu. Kısa bir an bana baktı ve o doğal ifadesiyle görmezden gelecekken bu sefer bakışlarımda her ne farklılık görmüşse tekrardan bakmıştı ve bu bakışı oldukça uzun sürmüştü. Daha sonrasında şaşırsa da olağan ifadesine kondurmadı ve elleri ceplerinde kalmaya devam ederek masasına ilerledi. Kolunda dün gördüğüm o saati görünce bir kez daha kahroldum ve nefretle doldum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu adeta negatif enerjimle yakıp kül edebilirdim. Masadaki işlere bakarak birkaç soru sormaya başladığında ekiptekiler onunla sohbet edebilmek için adeta can atıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Tamam olmuş bunlar hazırlayıp kontrolünü sağlayın.” Dediğinde ayağa kalkarak sertçe konuştum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Olmuş mu?” Kafalar birden üzerime doğru çevrildiğinde dişlerimi sıkmaktan çenem ağrıyordu. Uraz masaya doğru eğili duruyorken gözünün karası ciddiyetle üzerimi buldu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Geçen gün vasat bulduğunuz projemi güncelleyerek önünüze koymuşlar bu konuda haklıya hakkını vermiyorsunuz üstüne üstelik dördüncü maddedeki basitliği de görmeden olmuş mu diyorsunuz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ofiste birden ölüm sessizliği oluştuğunda şefim tam konuşacakken Uraz kolunu ona doğru uzatarak susmasını sağladı. Önümdeki işleri alıp topuklarımı sertçe yere vura vura yanlarına doğru ilerlediğimde gözümü bir an olsun gözünden çekmiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir elini masaya dayamaya devam ediyorken öne doğru sırtı bükülü durduğu için ve ayağımdaki topuklulardan da dolayı aynı boyda duruyorduk. Elimdekileri masaya sertçe koyduğumda tek kaşı yukarıda kalmaya devam etti ve zeytin rengi gözlerini kırpmadan en ufak bir hamlemi dahi kaçırmadan izledi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bunlar benimkiyle aynı değil mi?” Kendi dosyamı açıp sanki saatlerce çalışmışım gibi taramalı tüfek gibi konuşmaya başladığımda sesim oldukça sertti. “Nasıl bir profesyonelsiniz ki geçen gün bana vasat diyorken bugün bu planlamayı beğenebiliyorsunuz?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Pırıl biraz sakin ol istersen…” Dedi Ömer abi oldukça yumuşa bir sesle. Onu ne Uraz umursamıştı ne de ben. Kaşlarımı yukarıda tutmaya devam ederek büyük bir meydan okumayla ona bakmayı sürdürüyorken diğerlerinden çıt bile çıkmamışı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Öyle mi?” Dedi suratını suratıma yakın tutmaya devam ederken.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sertçe yutkundum ve suskun bakışlarımla cevap verdim. “Öyle.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Madem kendi planına bu kadar güveniyorsun, hatalı maddelerini bu kızınkinden daha iyi yap ve getir o zaman.” Elini masadan çekerek doğruldu, o da oldukça öfkeli gözüküyordu. “Daha iyisini çıkartabileceğini sanmıyorum ama… Bir dene bakalım. O zaman haklıysan hakkını veririm.” Dediğinde tüm kinimi suratına karşı akıtmaya devam ederek masadan dosyamı geri çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Getireceğim.” Ardından tavırla yanlarından ayrılıp kendi masama geçtiğimde ekip arkadaşlarımın bakışlarının üzerimde olduğunu biliyordum, geri kalmadım. Kafamı kaldırarak ben de sırasıyla onlara baktığımda bir süre sonra kendi işlerine dönmüşlerdi. Kendi işine dönmeyip, bakışlarını üzerimden çekmeyen yalnızca Uraz idi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ona da dudaklarımı tiksinircesine buruşturarak karşılık verdim ve geri önüme döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hayrunisa yeter da bu kaçıncı dükkândı!” Eyüp bıkkınlıkla soluduğunda Hayrunisa’nın gitarlarını taşımaktan omuzları ağrımıştı. Genç kızın hiç cevap dahi vermeden sırtındaki darbukasıyla beraber yürümesine ayrı uyuz olmuştu. “Paçi sana diyorum! Yine dinlemeyi mi kestin beni?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayrunisa devasa gözlüklü suratını arkadaşına doğru çevirdi ve en doğal alık ifadesiyle ona bakarak yavaşça konuştu. “Hıh? Bir şey mi dedin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Oğlanın hiç dermanı kalmamıştı. Sonunda kendi evlerinin olduğu sapağa girdiğinde kenarda durarak telaşla soluklandı. “Arife cadısını alsaydın yanına! O bunları yiye yiye taşırdı!” Diyerek isyan ettiğinde bir süre sonra Hayrunisa da onunla durmak zorunda kalmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oldu?” Diye sordu kız en masum ifadesiyle. Tabi kendi sırtındaki hafif darbukası yüzünden o Eyüp kadar yorulmamıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eyüp kıpkırmızı olan suratıyla hayretler içerisinde kıza baktı ve çileden çıkarak bağırdı. “Ula Hayrunisa görmüyor musun pertim çıktı az dinleneyim da!”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula bok yiye uşakları ha bura da ne ediyorsunuz!” O sırada sapağa giren Recep’in cinleri tepesine daha ilk saniyeden çıkmıştı. Çıkmıştı çünkü yarım saattir ikiliyi arıyordu ve telefonlarına bir türlü cevap alamıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Seyrek kaşlarını çatmış, en sert bakışlarıyla onlara bakıyorken benzini bitmesin diye şirketin servisiyle kendini için üst yola kadar yürüyecekti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapalım abi ya! Hayrunisa Hanım daha çalamadığı enstrümanlarına kendi adını soyadını yazdıracakmış lazerci geziyoruz sabahtan beri gösterdiklerimiz yapamam dedi! Bizim üst yoldaki kaldı bir oraya da gideceğiz.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep Eyüp’ü dikkatle dinledikten sonra ellerini arkasında, kalçasının üzerinde bağlayarak hiddetle kıza konuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ula paçi! Ne diye ismini yazdırıyorsun yarın öbür gün sen bunları nasıl satacaksın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Hee abi bende öyle dedim, satamazsın yazdırma dedim.” Diyerek Eyüp de ona destek çıktığında Hayrunisa ağzında biriktirdiği soluğu yanaklarını şişirerek geri bıraktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Satmayı düşünmüyorum ki…”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Recep hararetle soluğunu bırakıp telaşla konuştu. “Paçi şimdi düşünmüyorsun! İlerde üst modele geçerken bunları satar yenisine eklersin ne diye isim yazdırarak değerini düşürürsün.” Dediğinde Hayrunisa artık bu muhabbetten sıkılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ciğerlerinde biriken soluğunu sertçe vererek hayıflandı. “Of o zaman bende Hayrunisa Yılmaz diye birine satarım satmak istediğim zaman!” Diye bağırdığında iki delikanlı da susmuş, söylediklerini dikkatle dinlemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ardından birbirlerine bakarak kafa salladılar. “Mantıklı.” Dedi Recep.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, o zamanda isme özel olduğu için fazladan kâr koyar.” Dediğinde kızın bu dahiyane fikrini onaylayarak onunla üstteki dükkâna doğru ilerlemeye başladılar, Recep de Eyüp’ün omuzdan gitarlardan birini alıp onlara katılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda kaynanası Adalet Hanım ve kızıyla beraber akrabalarının düğünü için kıyafet alışverişine çıktığında kendini oldukça gergin hissediyordu. Gergindi çünkü bu kadının kolay kolay bir şeyi beğenmeyeceğinden ve sürekli laf söyleyeceğinden emindi. Bir yandan da onun onayını almak zorunda olduğu için gelse iyi olur diye düşünüyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Butiklerden birine girdiklerinde Adalet Hanım hoşnutsuz ifadesiyle beraber suratını buruşturarak etrafa bakındı. Sürekli elbiselere kulp buluyor, seçtiklerini beğenmiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda en son toz pembe bir elbise gösterdiğinde Kaynanası suratını öyle bir geriye çekmişti ki alttan gıdığı fışkırmıştı. Kaşlarını çatarak hayretle Ferda’ya baktı. “Sen bu kadar açık renk giyinecek misin cidden?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne var ki anne?” Dedi hayretle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kadının yüzü iyice bozarmıştı. “Kocan ölmüşken matem tutmak yerine cıvıl cıvıl mı olacaksın?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Genç kadının omuzları aşağı doğru düşmüştü. Ama kocam öleli yıllar oluyor anne… Görmüyor musun ben yaşıyorum? Neden beni ısrarla yaşayan bir ölüye çevirmek istiyorsun ki? Diye düşünse de bir şey söyleyemedi. “Hem bu çok kısa.” Dediği elbiseyi Ferda üstüne doğru tuttuğunda dizlerinin yalnızca biraz altında kaldığını gördü.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Senin eteğinde o kadar kısa babaanne…” Ferda kızının zayıf sesini işitince önce ona, ardından da Adalet Hanımın üzerine baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Altına giyindiği klasik siyah etek dizlerindeydi ve kalın alt bacaklarını olduğu gibi ortaya çıkartmıştı. Siyah klasik ceketinin içindeki ince triko tişörtte tuttuğu elbisenin rengindeydi. O an kızının konuşmasıyla bu aydınlanmayı yaşamıştı Ferda.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bunca yıldır Kayınvalidesi tarafından öyle yoğun eleştirilere maruz kalmıştı ki okları ona doğru çevirmek aklına hiç gelmediği için kendisine şaşırıyordu. Kızı haklıydı. Gelinine çok karışmıştı ancak Adalet Hanım kendi üstüne başına hiç öyle dikkat etmemişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tıpkı bir hâkim gibi arkasında kıskaçlı tokayla topuz yaptığı saçlarından bir tutam önüne düşünce onu geri kulak arkası etti ve o ciddi ifadesini ilk defa bozarak dolan gözleriyle onlara baktı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Siz benim ne kadar çok üzüldüğümü bilmiyor musunuz?” Deyip hayretle devam etti. “Siz benim ne kadar çok perişan olduğumu bilmiyor musunuz oğlum öldüğü için?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda kendini kötü hissederek yanına gittiğinde bir elini de sırtına atmış, sıvazlayarak kaynanasını telkin ediyordu. Orada olup da yanına gidip onu telkin etmeyen bir kişi vardı ve o da yalnızca kızıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her ne kadar babaannesini çok sevse de kendisine verdiği ilginin ve şefkatin farkında olsa da babaannesinin annesinin moralini ne kadar bozduğunu ve onu kısıtlamaya yönelik bir yaşam sürdüğünü büyüdükçe çok daha iyi anlıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Küçük, kızıl kahve bakışları ikisinin arasında gidip geliyorken ince sesi ikilinin dikkatini üzerine çekti. “Burada olup da babamı sevmeyen kimse yok.” Dedi ve yanındaki askıda duran elbiseyi tutup kararlılıkla devam etti. “O yüzden annem bu elbiseyi giyebilir çünkü ne rengi ne de boyutu babama olan saygısını değiştirebilir.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adalet Hanım torunundan duyduğu kelimelerle bozardığında dudaklarını aralasa da ne diyeceğini bilememişti. Her ne kadar otoritesinin sarsılmasından nefret etse de torununa olan sevgisi aşikardı ve onun kalbini kırmaktan hep çok korkardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hararetle yazdıklarımın üzerini karaladığımda kafayı yemek üzereydim. Zaten fazla bir seçenek yoktu olanları geliştirmekte o aptal kızın planından altta kalıyordu. Yine de bundan etkilenmedim. Benim planımı görmüş olmasa o şekilde geliştiremeyecekti zaten bu yüzden ben de onunkinin üzerine çıkabilirdim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Uraz’ı haklı çıkartma düşüncesi bile beni perişan ediyordu. Her yeri yakıp kül edesim geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne oldu Pırıl? Daha iyi bir plan geliştirebildin mi?” Kafamı kaldırdığım an Sibel’i tepemde görünce artık bakışlarımdan ne aldıysa irkilmişti. O kızdan gerçekten de nefret ediyordum ve nefes almasına dahi tahammülüm yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bir şeyden haberinin olmaması umurumda bile değildi. Ondan yine de nefret ediyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu yüzden soruş tarzını da kesinlikle art niyetli algıladım ve tersleyerek cevap verdim. “Neden sordun?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben…” Dedi ve tekleyerek devam etti. “Sadece merak ettim.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Etme.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışları irileşti. İlk başta aralık kalan dudaklarını kıpırdatmaya çalışsa da ne diyeceğini bilememişti. “Ben… Sanki sabahta bana karşı tavırlıydın ve şu anda da neden böyle söylediğini anlayamadım… Farkında olmadan bir şey mi yaptım?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İfadelerini sanki düşmanımmış gibi izliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Varlığın bile sinirlerimi bozmaya yetiyor Sibel. Ve evet bir şey yaptın. Yaptın ve sonsuza kadar benim kinimi üzerine çektin. Bunu ona söyleyemeyeceğim için sessiz kalarak ters ters bakmaya devam ettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Daha bitirmedim, müsaade edersen devam edeceğim.” Soğukluğum onu ürkütmüştü. Varla yok arası kafasını sallayarak yavaşça arkasını dönüp gittiğinde gözümün önüne o görüntüler geldi birden. Geldi ve tüm odağımı bozarak kalbimi yordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Elimde kalem öylece kaldığımda nutkum tutulmuştu. Gözlerim doldu, kalbim yandı. Kendimi dinginleştirmeye çalıştım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çalışıyorsun şu an Pırıl ve bu şekilde kendini koy veremezsin…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sürekli kendi kendime telkinler veriyorken öğle molası olmuştu. Yemek yemeye çıkmadan fikrimi geliştirmeye devam ettiğimde ne yaparsam yapayım nafile olduğunu biliyordum. Bir işe yaramayacaktı çünkü kendimi az bir şey tanıyorsam şu anda üretkenlik gösteremezdim. Zihnime sürekli o ikilinin görüntüsü doluyordu ve nefret kusmak istiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ferda evine geldikten sonra alışveriş poşetlerini bir kenara bıraktığında üzerindeki ağırlığın haddi hesabı yoktu. Banyoya girip soğuk bir duş aldığında gözyaşlarını orada boşaltıyordu her zamanki gibi… Kızına karşı hep nazik ve sevecen anne rolüne devam edebilmesi için gizli patlamalar yaşaması gerekiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yumruğunu dudaklarının üzerine örterek hıçkırıklarını bastırdığında beyaz teni kıpkırmızı olmuştu. Gözünün önüne sürekli kocasıyla geçen o kısa anlar geliyordu. Zaten çok fazla duygusal anıya şahit olamasalar da onu seviyordu, sevmişti ama bir türlü olması gereken yerde bırakarak önüne bakamıyordu. Sürekli üzerinde o siyah yas dolu olan elbiseyi taşımak zorundaydı, yıllardır da taşıyordu zaten.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ne yaparsa yapsın Adalet Hanıma bir türlü yaranamamak zoruna gidiyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Aslında bilmiyordu, böyle yaparak Adalet Hanıma değil de kendini tatmin etmeye çalışıyordu. Kendini ikna etmeye çalışıyordu. En başta da Ferda gömememişti ki kocasına karşı olan boyun borcunu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yaşamaya devam etmek ona oldukça utanç verici geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tüm bu kargaşaları yaşadığı o anda tanışmıştı işte Recep’le… Recep daha karşısına çıktığı ilk anda kalbi uzun süre sonra farklı bir ritimle atmıştı ve Ferda… O an duygularından emin olmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Adamın kendisinde uyandırdığı hislerle dolup taşarken Adalet Hanımı ve sağlıksız boyun borcunu unutuyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çekip lila bornozuma sarıldığımda ağlama şiddetim az da olsa azalmıştı. Aynadaki buğuyu elimin tersiyle silerek saçlarımı taramaya başladığımda gözlerim kıpkırmızı olmuştu. Saçlarımı kurutarak koridora çıktığımda içeriden televizyonun sesi geliyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Üzerimi giyindikten sonra kızımın odasına gittiğimde
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Her zamanki gibi yorganı kafasına kadar çektiğini gördüm. Bu görüntü ne zaman olsa yüreğimi sızlatırdı. Sanki bir şeylerden saklanmak ister gibi uyurdu hep. Terliğimin sesini işitince yavaşça yorganı kafasından sıyırarak kızıl kahve gözlerini üzerime diktiğinde loş ışıktan gördüğüm o surat içimi ısıttı. Kızımın ifadesi hep sakindi ve gözleri de hep suskun bakardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bu zamana kadar gördüğüm en uslu çocuktu ancak ben bu durumdan hiç hoşnut değildim. Hoşnut değildim çünkü çocuklar uslu değil, yaramaz olmalıydı. Uslu çocuk erkenden olgunlaşmış, olayların neticesini sonuna kadar tahmin edebilen çocuklardı, yalnızca sözümü dinleyen değil. O yüzden kızımın akıllı olmasını ayrı seviyor olsam da benim uyarmama gerek kalmadan bir şeyleri düşünüyor olması bana kendimi eksik hissettiriyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Beni görünce hafifçe gülümsedi ve yavaşça sırtını yatak başlığına dayayarak doğruldu. Yanına gidip oturdum ve içtenlikle sarılarak kafasını öptüm, kokladım. “Oh… Mis gibi kokuyor benim yavrum.” Kaşlarının altından sevimli ifadesiyle bakarak gülümsedi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Sana kitap okumamı ister misin?” Yavaşça kafasını salladı. Yanımdaki masadan bir tanesini alıp okumaya devam ettiğimde beni can kulağıyla dinliyor, hikayedeki olayları arada ben tahmin etmiştim der gibi bakıyor çok kısa kısımlara da şaşırıyordu. Sonunda gözlerini tamamen yumarak uyuyakaldığında suratımı yaklaştırdım. Yanağıma çarpan soluk sesi işte benim daha rahat nefes almamı sağlıyordu. Gözlerimi yumarak yanağımı yanağına yapıştırdım ve güzel kokusunu derin derin içime çektim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Annem… Yavrum… Güzel kızım…” Birkaç kez daha içli içli öptükten sonra yanından zorlukla ayrılarak kapısını kapattığımda son ana kadar onu izlemiştim. Odama gitmeden önce salondan geçerken annemin televizyon izlemeye devam ettiğini gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yavaşça içeri girdiğimde kapının oluğunu tutuyordum. “Yatmayacak mısın anne?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Şu program bitsin yatacağım.” Elindeki kumandayla televizyonu gösterince o tarafa baktım. “Baksana dul kadın boyunca çocuklarına bakmadan koca aramaya gelmiş.” Dediğinde kalbimi sıcacık bir el tutup sardı sanki. Nefesim kesildi. Sertçe yutkunarak telefona baktığımda Adalet Hanım olumsuz anlamda sesler çıkartarak kadını ayıplıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Adam ne yapsın sanki seni? El değmemiş kızsın sanki bir de düğün istiyor.” Omuzlarım yavaşça aşağı doğru çekildiğinde boğuluyor gibi hissettim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ben yatıyorum, sana iyi geceler anne…” Dediğimde gözünün ucuyla baktı ve kafasını salladı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarımın kenarları aşağı doğru kıvrıldığında tekrardan gözlerim yanmıştı. Ben… Kızıma sahip olduğum için her zaman kendimi çok şanslı hissetmiştim. Onu doğurduğuma da evlendiğime de hiçbir zaman pişman olmamıştım ancak sanki “Dul” kaldığım için kendimi hep suçlu ya da eksik hissediyordum. Tabi, bunda Adalet Hanım ve yaftalamalarının çok büyük etkisi vardı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ondan öyle şeyler duyuyor ve üzerimde öyle bir baskı hissediyordum ki bana kendimi kusurlu hissettiriyordu. Sanki büyük bir ayıbım vardı ve ben onu yıllardır örtemiyordum. Bu yüzden yeni birini hayatıma almak veya bir evlilik daha yapmak benim için çok uç bir düşünceydi, neredeyse imkansızdı… Kendimi buna değer göremiyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bazen haddimi aşıp Recep Beyle ilgili hayaller kursam da hayallerimde bile o nikah töreni çok soğuktu. Kimseye haber vermeden acele acele onunla evlendiğimi düşünüyordum ve üzerimde hep siyah bir elbise vardı. Matemliydim…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Soğuk yatağıma girip gözlerimi kapatacakken sağ tarafımdaki boşluğa döndüm ve oraya kırık bir ifadeyle baktıktan sonra yastığı alarak cenin pozisyonunda sarılarak gözlerimi yumduğumda yumuşak yastığa sarılmak biraz da olsa iyi hissettirmişti.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Derin bir nefes alarak zihnimin olumsuz sesini duymamaya çalıştığımda yapamıyordum. O hep çok baskındı ve sürekli beni çok utandıracak şekilde konuşuyor, azarlıyor ve kızıyordu…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
***
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
PIRIL
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudağımın üzerindeki kabukları koparta koparta yiyor, bir yandan da kalemimi kıpırdatarak bir şeyler yapmaya çalışıyordum ancak olmuyordu. İçimden lanet okuyarak yerimden kaldığımda sandalyemi haddinden fazla duvara çarptığım için agresif bir ses duyuldu. Kafamı kaldırmamla birkaç ekip arkadaşımla göz göze gelmem bir olmuş, aynı zamanda da kısa sürmüştü. Bakışlarını hızla kaçırarak işlerine devam ettiklerinde çantamı alıp ofisten çıktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Tuvalete gidip aynadaki yansımama baktığımda sabahki kırmızı rujumun yoğunluğunun içtiğim hararetli sularla kaybolduğunu, geriye yalnızca hafif kırmızı bir dudak lekesi bıraktığını gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kısa ve şiddetli aldığım soluklar eşliğinde lavabonun kenar kısımlarını sıkıyorken birden musluğu açtım ve soğuk suyla yüzümü yıkadıktan sonra peçeteyle kurulayıp tekrardan makyajımı yaptım. Sabahkinden daha iyi göründüğüne emin olduktan sonra eşyalarımı toparlayarak geri içeri girdiğimde Uraz’ın geldiğini gördüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Onu sadece görmek bile anında nefesimi kesiyordu ancak bu seferki saf nefrettendi. Güzel olan farklı hiçbir duygu yoktu içimde ona karşı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapıyı kapatmamla kafasını bana doğru çevirdiğinde tek kaşı yukarı doğru kıvrılmıştı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Planlamanı bitirdin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumdan sertçe soluyarak masama geçtim. “Daha değil.” Ardından suratına bile bakmadan sertçe sandalyemi çektiğimde bakmasam da gözünü bile ayırmadan beni izlediğini hissedebiliyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Odama gel.” Umursamayıp sandalyeme oturduğumda daha sert bir sesle uyardı. “Odama.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Nefretle soluyarak oturduğum gibi kalkıp çalışmamı da alıp oradan çıktığımda kalan çalışanların kafasını bir hayli karıştırdığımızı biliyordum. Bugün ofiste sadece soğuk enerjiler kapışmıştı ve diğerleri de bu duruma ayak uydurmuştu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kapısını açıp odasından içeri girdiğimde uzun bedeniyle sandalyesine çoktan oturduğunu gördüm. Eskiden görmeye alışık olmadığım çatık ifadesi anında üzerimi bulduğunda kapıyı sertçe kapattım ve önüne doğru yürüyüp masasının üç adım kadar ötesinde kaldım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Dudaklarını orta kısmında buruşturmaktan eti beyazlamıştı. Dosyamı sertçe önüne attığımda nevri döndü. Döndü çünkü benden çok bu asabi tavırları kendine reva görüyordu ancak artık öyle bir dünya yoktu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne yapıyorsun?” Diye sordu ters ifadesiyle.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çenemin ucuyla önüne fırlattığım dosyamı gösterdim. “Onu istemedin mi?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları yukarı doğru kıvrıldığında gözleri irice açık kalmıştı. “İstemedin mi?” Diye sordu tekrar ederek.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Ne o? Hoşunuza gitmedi mi Uraz Bey çalışanlarınızın sizinle resmi konuşmaması?” Resmi konuşamıyorsun ama öpüşebiliyorsun değil mi çalışanlarınla? Piç herif.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnundan uzun ve sert bir soluk alarak boynunu kütlettiğinde en az benim kadar gergin ve sinirli olsa da daha sakin kalmaya çalışarak önüne dönüp dosyamı incelemeye başladı. Oluşan kısa sessizlikten rahatsızlık duyarak kollarımı göğsümün altında bağladığımda alt dudağımı dişlerimin arasına alamadığım için yanağımın içini kemiriyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sayfaları çalışmamı dikkatle incelediğinde her saniye asır gibi geçiyordu sanki. Nefessiz kalarak ayaklarımın yerini değiştirip ötekine yüklendiğimde sürekli sallanıp duruyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
En sonunda kafasını yavaşça kaldırdığında ciddi olup olmadığımı sorgular gibi bir hali vardı. Tek kaşı yukarıda kaldı. “Bunun için mi o kadar yaygara koparttın?” Dedi sertçe ve öfkeyle dosyamı kaldırıp masanın en ucuna attı. “Bu çöp için?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Çöp mü? Benim çalışmama vasat dediği yetmiyormuş gibi bir de çöp mü diyordu?
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Bakışlarım bir yanardağ olduğunda artık ikimizde fitillenmiştik. Yaklaşarak önümdeki dosyayı alarak dürdüm. “Çöp dediğin çalışmamı çalarak önüne sürdüklerinde alkışlamayı iyi biliyorsun ama değil mi?” Kaşlarım yukarı kalktığında ona deli deli bakıyordum. “Eskiden haklıya hakkını verme rolünü iyi oynardın, şimdi neden böylesin?”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Haklıya hakkını verme rolü?” Kafasını kaldırarak hemen yanında duran bedenimi geçip suratıma baktığında bana nazaran daha sakin gözükse de onunki fırtına öncesi sessizlik gibi bir şeydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet, adaletli insan rolünü bir zamanlar güzel oynardın, şimdi çok güzel gösterdin kendini.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sinirleri bozularak güldü ve kafasını onaylamaz anlamda sallayıp ayağa kalktığında hemen iki adım gerimde kalmıştı. Aynı zamanda da bir karış yukarıda olan suratı odayı benim için daha da küçük yapıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Kendini sadece gösteren ben miyim?” Sorusu saniyeliğine kafamı karıştırsa da hiddetle devam etti. “Daha fazla haddini aşma ve yerini bil Pırıl.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yerini bil Pırıl… Pekâlâ. Gülümsedim. Sadece acı acı gülümsedim. Haddini aşma ve yerini bil Pırıl… Gırtlağıma kadar yükselen tortuyu resmen orayı kanata kanata yutkunarak geri gönderdiğimde sürekli gözlerim yaşarıyordu.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
İşte yine zayıf anıma denk gelmiştim, lanet olsun. Hem de karşısında…
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Hayır. Hayır, bunu yapmayacaktım, yapamazdım ancak şu anda tam da karşımda durup bana öfkeyle bakan adamın nasıl da bir zamanlar o yoğun merhamet duygusuyla bakıp benim için her şeyi göze almasını anımsıyordum ve bu gerçekten de çok zordu… Onun iki ucuyla da yüzleşmeyi kaldıramıyordum.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Ailen olur seni korurum diyen de aynı adamdı, haddini aşma ve yerini bil diyen adam da aynısıydı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Yerini bil Pırıl.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Sanırım bu cümleyi ömrü hayatım boyunca unutmayacaktım gerçi o görüntüden sonra bunun da ne önemi kalmıştı ki? Burnumu çekerek dürdüğüm dosyamın ucunu sertçe masasına vurarak bir adım geri çekildim.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Bileceğim!” İlk defa ona bağırıyordum… Buna ben de hayret etsem de daha kısık konuşmam o an için mümkün değildi. Kafamı kuduz köpek gibi sallayarak tısladım. “Yerimi bileceğim!” Bakışlarım oldukça tehditvari üzerinde geziniyorken ondaki kuşkuyu sezsem de umursamadım. İlk geldiği zamanki kendinden emin tavırları yoktu artık, onu muallakta bırakıyordum. Bir bakışı ötekine nazaran daha kısık kaldığında ona bakarak geri geri yürümeye devam ettim ve elimi arkaya atarak kulpu kavradım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Artık senin de yerin geberene kadar bende hep belli.” Dedikten sonra nefretle oradan çıktığımda gözüm doluyordu ve önümü zorla görüyordum. Bir adım atmamla mesai bitiş zilinin çalması bir olmuştu. Ah… Çok şükür! Bin şükür!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Burnumu çekerek ifademi sabit tuttum, resmen kendimi donmuş bir kek gibi hissediyordum üzerimde sıvı jöleler vardı ve onların erimemesi için fazla oyalanmamam gerekliydi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Eşyalarımı aldığım gibi departmandan çıktığımda koridorun sonunda olduğunu gördüm. Lanet suratıyla tekrardan karşılaşmak isteyeceğim en son şey bile olamazdı!
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kaşları çatık bir vaziyette uzun bedeniyle beraber hemen ilerimde duruyorken o siyah, bir zamanlar görmek için can attığım katran karası gözleri oldukça suskun ve anlamlı bakıyordu ya da ben öyle sanıyordum. Evet, geldiğinden beri yaptıkları ve dün olanlar, bugün söyledikleriyle beraber ne kadar samimiyetsiz olduğunu kendisi çok güzel bir şekilde göstermişti zaten.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
O benim sandığımdan fazlası değildi.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Arkamı dönüp gidecekken karşıma Devran çıktığında o an için çölde bulduğum su gibiydi. Gözlerim parladı ve intikam ateşiyle kalbim sızladı. Arkamı dönüp acımasızca ona baktığımda tüm dikkatiyle bizi izlediğini gördüm, geri önüme döndüm.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Yüksek ihtimal bunu sorduğum için daha sonra pişman olacağım ama-“
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
“Evet.” Dedi Devran tek seferde. Vay canına. Bu beni bile şaşırtmıştı. Hızla kafamı onaylar anlamda salladım ve ona katıldım. “Gidelim o halde.”
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Gözleri parladığında nefes alış hızı bile değişmişti. “Gidelim.” Dedi ve benimle hemen yanımızdaki asansöre yöneldiğinde içeri girdim. Kapılar kapanmadan önce yerdeki bakışlarımı kaldırıp hâlâ orada duran ve hiç kıpırdamayan görüntüsüne baktım.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.
Kafası hafif bir açıyla yere doğru eğikken kaşlarının altından siyah gözlerini öfkeyle üzerime dikmişti. Bakışlarım bileğindeki saati bulduğu an dudaklarım buruştu ve beter olmasını dilediğimde asansörün kapıları kapandı.
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
Bu paragraf için henüz yorum yapılmamış.